21 Haz 2008

Fatih Terim'in Evliyaları




4 gündür anket yapıyoruz, üstelik şu son Hırvatistan maçını sormadık. Ulusal takımın geldiği noktayı bizimkiler evliyalara ve futbolculara bağlamış. Daha sonra Terim demişler ve kimiside rakip takımın aptal kalecileri bize çalışmış diye görüş bildirmişler. Bizim okuyucu, oy verici nitelikli olduğundan araştırılması gerekir çıkan sonucu. Evliyalardan bahsedenler hiç inanmazlar hurafelere, uğura, metafiziğe.


Peki şu son maçtan sonradamı inanmayacaksınız. Ben olsam Diyanet İşleri'nin yerine fetva çıkartırım, peygamber mucizesi budur derim, dinden imandan çıkmış, şüpheye düşmüş vatandaşlarımızı tekrar camiye, muskaya kazandırırım.


Tamam sonuna kadar sevindik, üstelik takımda oynayanların çoğunun Galatasaray'lı olmasından onur gurur duyduk. Başlangıç kadrosunda sadece Servet ve Balta olan takım, nerdeyse Galatasaray olarak saha çıktı. 2002 deki rüya yeniden görülüyor. Ne kadar çok sevindiysekte başarıyı tek başına sahiplenen, leşe konan Terim'in aldığı prime, puana, kibire o kadar üzülüyoruz.


Zaferin coşkusunu yaşamaya devam edelim. Bu adamdaki bal varken Almanya'yı da yeneriz biz.


Başka bir şeyle açıklamak olanaksız. Golü atan şansa attım diyorda, kendisi bilimle, kurguyla, zekayla kazandık diye yutturuyor. Bu adam kazandıkça biz kaybederiz uzun vadede. Hiç bir katkısı yok takıma, belki ben nankörüm, körüm. Nefretim bütün organlarımı mühürlemiş, bilemiyorum.


Ey büyük hoca, beni de yendin. Seni sevenlerinle başbaşa bırakıyorum. Bize bu saatten sonra senin başını çektiğin ulusal takımı uzaktan sevmek düşer. Ne haliniz varsa görün ben çekildim.

1 yorum:

memo dedi ki...

Nazmi Abi, gene hislerime tercüman olmuşsun... 390 dakika sahada olup 60 dakika adam gibi futbol bile oynamadan 3 maç kazanmayı bildik. Almanya'yı da geçeriz bu gazla. Hem seviniyorum hem üzülüyorum çünkü Terim iyice havalanacak bu maçtan sonra. Ama ne diyelim, artık yolumuz açık olsun...