24 Eyl 2016

2250 Aslan'a Minnetle; Beşiktaş 2-2 Galatasaray



Büyük Galatasaray Taraftarına minnetle başlıyoruz.

Galatasaray Taraftarı Şampiyon olmadan, Galatasaray Şampiyon olamaz, 2250 Aslan parçası çocukların gözlerinden öpüyorum. Yıllarca içinde bulunmaktan bahtiyar olduğum deplasman tribünü, Galatasaray taraftarının kalbidir, DNA sıdır, öncü birliğidir, Maçın başından sonuna kadar sesleri hiç kesilmedi, 40.000 kişiye karşı galip geldiler, ne kadar övünsek azdır.

Galatasaray Beşiktaş maçlarının sonucu her şeye gebe olabilir, nitekim bu maçı hezimetle kazanacağımız gibi, kaybedebilirdik de. Ama bu maçların tek favorisi vardır, o da Galatasaray'dır. Josue'nin dürtemediği topun dönüşünde Muslera kurtaramasaydı bu travmayı atlatamazdık. Şimdi diyorum ki, elbette Büyük taraftarımıza da güvenerek kükrüyorum ki, Şampiyonluk ilan edilmiştir. Kutlu olsun.

Beraberliğe üzüldük elbet, Galatasaray taraftarı eğer işin içinde tur yoksa, Şampiyonluk yoksa beraberliğe bayram etmez,  Lağım medyanın, İddia algoritmalarının hesaplarını boşa çıkardık. Bu beraberliğe şimdi değil, Arena'daki maçtan sonra sevineceğiz. Lig ikili averaja kalabilir, böyle bir Şampiyonluk kazanırsak, bu gece Beşiktaşlıların sevindiği beraberliğe biz o zaman sevineceğiz.

Tek tek futbolcuları eleştirip övmeyi bu maçlığına askıya aldım. Skor yüzünden değil ama sezon başından beri söylediğim şeyleri yazabilirim. 2 stoperden biri fazla, Chedju ve Hakan Balta aynı tip kesiciler. Teknikleri iyi hava topları çok kötü. Rakip kalede çok rahat kafa vuran ikili, top kendi kalemize doğru özellikle yandan geldiğinde sanki ayaklarında demir gülle bağlı gibi. Kaç topa çıkmadılar, gol olsun olmasın aynı şeyi yazardım. Cenk Tosun'un gol olan pozisyondan çok daha rahat vurduğu kafa dışarı gitti.  Kornerlerde kalenin arkasında olsalar da 5 metre koşarak kafaya çıksalar vuracaklar. İlk hızla zıplayamıyor. Gölü nasıl yiyeceğimizi dün yazdım, golü kendi kendimize atabiliriz. Muslera'ya şutla falan gol atamazsın. Korner olacağına penaltı olsun daha iyi.

Büyük bir maç oldu, Hakem de çok büyüktü. İstese her iki takımı da yakabilirdi. Yani bu maçı istediğine kazandırabilirdi. Hakan Balta kaçırdığı adamlara çok kritik müdahaleler yaptı, kötü niyetli hakem olsa basardı sarı kartı, çalardı faulleri. 

Şu takımda en az 4 kişi 2-3 maç sonra oynamayacak. Beni umutlandıran en büyük veri budur. Serdar Aziz teknik stoperin yanında kazma stoper olarak banko oynar. O toplara kafa vurdurmaz. JOR oyuna temasta geç kalıyor, hile hurda, dalga dümen bilmediği için şu maçı az daha veriyordu. 70 e kadar dayanmışsın, hepimiz aynı şeyleri düşündük, Sinan Gümüş'ü oyuna sokabilse sağ taraftan da kontra bulurduk. Yasin solda oynadığını sağda oynayamıyor, Bruma yorulduğunda girecek hamle oyuncusudur. Sinan'ı çok kolay sildi, ne var ki hazırlık maçlarında Sneijder'le en iyi oynayan oyuncuydu. 

Beşiktaş'ı ilk defa seyrettim, Medya'nın doldurduğu kadar hacmi yok. Oğuzhan küçük maç futbolcusu, kalecisi dandik, golcüsü atıyor diye kesemiyor ama taşıyamaz. En tırstığım oyuncusu Gökhan İnler'di, Şampiyonluk kavgası Tolga Ciğerci ile Gökhan İnler arasında geçer diyordum. Bu maç emin oldum, Tolga tek başına Gökhan-Atiba ikilisiyle girdiği savaşı kazandı. King Kong çöp çıkarsa yandık, Bu maçtan kaçtığını düşünüyorum. Mübarek Galatasaray formasıyla gördükten sonra hükmümü vereceğim. Eh bir de dedikleri gibiyse, biz ligi son maçlara bırakmayız. 

En büyük rakip Beşiktaş gibi görünüyor. Cürümü bu kadar, en büyük maçını oynadı, daha iyi oynamaları mümkün değil. Takıma girecek başka da oyuncusu yok. Galatasaray yarım takımla lige başladı, Serdar Aziz, Cavanda, King Kong, Jesue, Balina, Podolski döndüğü zaman, taraftar da Arena'da krallığını ilan ettiğinde takım puan kaybetmez. 

Maçın hikayesi güzel başladı, takım kırık dökük ekipmanlarla Aslan gibi savaştı, elbette üzülün yenemedik diye, minnet duyun sizi Galatasaraylı yapanlara, ne yapıyorsanız onu yapın, Şampiyonluk marşları söyleyin, özellikle maçta gırtlak parçalayan çocuklar lafım size, bağırın kükreyin, dermanınız kalmasın, yorulun. Avazlarınız Dünyanın dört bir yanından duyuldu. Ne yapın edin birer sarı kırmızı çiçek edinin, yastıklarınızın altına koyarak uyuyun. Renk arayın, koku arayın. Uyandığınızda duyduğunuz onur ve güven, Galatasaraylılığın saygı doruğudur. Hikayenin bitim noktası, Galatasaray'ın utkusu olacaktır, İnanın.

Ne mutlu Galatasaraylıyım diyene.

18 Eyl 2016

Eve Dönüş; Galatasaray 2-0 Rizespor


Hafta içi, bir baş, bir başaltı bir deste takımımızın maçını izledik. Biri  fark atacağı biri banko yenileceği maçı santrası yapılamayan serbest vuruş golleri ile berabere kalarak atlattı. Lağım medyasına bu lanet olası 1 puanlar bayram hediyesi oldu. Deste takımı, maçı rakip 18 e giremeden tamamladı, hakem acımasa Ukrayna'ya gitmeye bile gerek kalmayacaktı, zaten kalmadı. Bizim maçla ne alakası var deme bekle, var. Galatasaraylılık bir haslettir, harstır. Galatasaraylılığın mottosu, amentüsü Galasözüdür. Berabere bitirdiğin bir maçın sonunda kupa yoksa tur gelmemişse asla sevinmeyeceksin. Nitekim Prandelli son dakikada beraberliği yakaladığında 2 metre sıçramış, havadayken yorumu sonsuzluğa bırakmış, yere düştüğünde de kovmuştuk. Biz yoksak Avrupa maçları demek böyle geçecek, diyor başlıyoruz.

Eve dönüş muhteşemdi. Tam zamanı şimdi bir Galasözü daha döktürelim. Büyük Galatasaray Taraftarı tribünlerde Şampiyonluğunu Krallığını ilan etmeden, takımı Şampiyon olamaz. Bu duygularla metrolara doluşuldu. Arena tribünlerine çıkanlar ilk olarak 1 cm toz kurumu bağlamış koltuklarla karşılaştı. Bir an kendimi Beşiktaş stadında sandım. Yuh artık bir stad bu kadar pis olamaz. 1 ay daha gelmesek, arkeologlar bir zamanlar burada birileri oturup bir şey seyretmiş diye rapor yazacak. Deplasman hakkımız diye bağırıyorlar. Uyarıyorum kimse Arena'da deplasmana gelmesin. Bedava bile olsa gelmeyin, önünüzde 5 metre paslı plastik var, sahayı görmeniz, astığınız pankartın okunması imkansız. Bazen düşünüyorum Galatasaray bir şekilde bu ligde olmasa da biz maç yerine foseptik seyretmek zorunda kalmasak.

Koltukların pisliği dönüş maceramıza limon sıkacak değildi elbet. Bedava Belediye hizmeti yaptık, stadı pantolonlarımızla temizledik. Takım ısınmaya çıktığında Sami Yen Kapalısı coşkusu vardı. Lağım medyasının çomak sokması pek bir işe yaramadı, Sneijderve Selçuk peş peşe çağrıldı. JOR'a oley çektirildi, ve gecenin en güzel şeyi de Eren Derdiyok'un insanlık dışı golünden sonra açılışı yapılan Çocuk Tribünüydü. Yıllardır yazar söyleriz, amacımız bir iki veya daha fazla bebeği sarı kırmızı zıbınlara sardırmak, ilk avazlarını Cim Bom Bom diye bağırtmaktır. Dün gece o tribünde olan bayrak sallayan çocuklar, tribünlerin geleceğidir, emanetimiz emin ellerdedir. Çok yaşayın çocuklar, nice utkularda marş söylemeni, bayrak sallamanı gönülden dilerim.

Maça Bruma'yla başlıyorum. Bak çocuk, bazen 5 kişi arasına dalıyorsun, dal bizce sorun yok. Hasan Şaş'tan  Keita'dan, Lincoln'den sonraki son fantastik futbolcusun. Ama daha küçüksün kıyamam, Yalçın Ayhan gibi bir baltaya rastlarsın, içinden geçmeye kalkarsın, elini ayağına verir yazık olur bize. Dua et Salih Dursun başka takıma transfer olmasın. Başakşehir maçında da rica ederiz Riekerink Bey'e seni oynatmaz, ben o maçtan çok korkuyorum. Derken, taraftar, tribünü sahaya regüle ederken Kara Tren soldan slaloma başladı.(sağ tarafımız Sabri-Yasin'le kısmi felç geçirdiğinden ataklar hep soldan olacaktı) Son çubuğa yaklaştığında  olanca gücüyle vurdu, kaleci güçlükle kornere çeldi, golün koluna bir anlığına serum bağladı. Paslaşılan korneri Sneijder içeri kestiğinde biri ayağıyla kafaya çıktı. Şimdi bir nefes al Galatasaraylı, gözünü kapa, 2 ay önce bu mübarek 9 numaralı Galatasaray forması futbol topu ırz düşmanı Umut Bulut'un sırtındaydı. Tamam dürttüm uyan, sana da kıyamam korku filmi seyretme rahat ol. Artık o forma Hakan Şükür- Tanju Çolak -Jardel-Ümit Karan dörtlüsünün toplamının 4 e bölünmüşünde. Drogba'yı da hangi denkleme koyacağını sen düşün.

Ancak, böyle bir 9 numaranın bizim takımda olduğunun Sneijder'den başka kimse farkında değil. Hiç hücum yapmayan, yapamayan takıma karşı her iki kanat bekinin tek bir hava pası atmaması takımın gol pozisyonu ortalamasının dolayısıyla gol yüzdesinin düşük çıkmasına neden oldu. Sabri geri gelemem korkusuyla ileri çıkamıyordu, Takım, tac linç edicisi yüzünden topu kapmak için 10 kişi 20 şer metre koşsa, 5 defa taç atsa gereksiz 1 km fazla mesafe kat ediyordu. Carolle'yi de Harlem Basketbol takımın futbol versiyonu çıksa da oraya sol bek göndersek. Halı sahalarda teknik futbolcular olur, kendine oynayan, tekniğini konuşturan, top rakibe gider korkusuyla gol bile atmayan oyuncular olur. Aynen öyle. Bu hafta en korkacağım futbolcumuz. Quarizma maymuna çevirebilir.

Tolga Ciğerci'yi canlı izlemek, daha ötesi topsuz izlemek(nasıl olacaksa) dayanılmaz bir futbol keyfidir. Topun Siyam ikizi sanki. Maça gidenler dikkatle izlesin, Degaj yapılmışsa, top havadayken sanki uçacak topla gökte buluşabilmek için. Tolga'nın nefes sesini duymadan hiç bir futbolcu topla 5 metre oynayamaz, yalandan koşu değil 12 km. Mutlaka rakiple temas var, kazanılan topu istatistik kasarak risksiz yanındakine vermek yok. Bir gole bakar, sonrasında en çok gol atan orta saha oyuncusu olur. Büyük takım, orta sahası konuştuğu kadar büyüktür. Şampiyonluk kavgası veriyorsak, tribünde biz, sahada Gökhan İnler'le Tolga Ciğerci savaşacak, kim daha iyiyse onun takımı Şampiyon olacak.

Pas trafiğiyle oynuyoruz, büyük takım taktiği. Arda Turan da anlattı, sayısız pasla rakibi yor, moralini boz, bir delik bulduğunda öldürücü darbeyi indir. İyi de pas trafiği Yasin istasyonunda tehir ediyor, Sabri İstasyonunda duruyor. Tabi içimizi rahatlatan şey, takımın sadece dün oynayan oyunculardan oluşmadığı. Podolski,Serdar Aziz, Cavanda, Balina, King Kong floşundan bir per garanti ilk 11 e yerleşir. Yasin'den de muhteşem yedek olur. Sinan Gümüş olmadan koparılmış bir meyve sanki, tekrar ağaca yerleştirmek lazım. Sabri'yi unutmak istiyorum, 2 defa Fatih Terim'i, 2 defa Hagi'yi kovan, sayısız Hocayı işsiz bırakan, sayısız sağ beke Galatasaray Tahvilini kaptıran Sabri için JOR'u kovmak, U17 futbolcusu işi. Prandelli tehlikeyi çabuk sezip kadro dışı bırakmış, ekmek su bile vermemişti de Şebek Abdurrahim marifetiyle mancınıkla Çizme'ye fırlatılmıştı. Oynadığımız takımlar dandik, topladığımız puanlar fiktif, rehavete kapılmayın. Kayseri 2017 ye PTT liginde girer, devlet torpil yapmazsa Rize'nin maçlarını seneye TRT 1 bile vermez.

Son dakikada gelen penaltıyla ilgili görüşünüzü alıp Beşiktaş maçı kampına çekileceğim. Bruma fişi çekilmiş Hikmet Karaman'a karşı son bir zevk daha yapayım diye niyetlendi. Yani kaynamış bileğine tekmeyi yemeden 18 e daldı, indirdiler. Sonra film başladı. Ahval ve şerait şöyleydi. Takımın penaltıcısı Selçuk İnan, ilk yarı son 2 yılın ortalamasının üzerinde bir maç çıkarmıştı. Yana geriye pas vermeye ödü koptuğundan, it gibi koşarak taraftarın gazını nispeten aldığı bir maçı bitirmek üzereydi. Bir penaltı golüyle de sonraki maça yep yeni bir moralle hazırlanırdı.Penaltıyı kendisi atmalıydı. Bruma çocuk, 5 kişiyi ipe dizdim, imameyi de ben takayım bu da bana hatıra olsun diye Kaptan'a yalvardı, ben atayım. Nasıl olsa maç bitmiş Bruma'ya jest yapmalıydı. Sneijder 100. maçına çıkmış 2 gol attırmıştı. Çoluğu çocuğu tribündeydi. Bu sezon golü yoktu, medyadaki Galatasaray maymunlarına biraz fıstık dağıtılabilirdi, penaltıyı Sneijder atmalıydı.   Eren 2 muhteşem gol atmış almış, Büyük Galatasaray Taraftarının kaskosunu kasasına kilitlemişti. Takımdaki ilk hat tricki olacaktı, yakışırdı, taraftar Eren diye yıkıyordu Arena'yı, penaltıyı Eren atmalıydı.

Futbol tanrılarının da bir adaleti vardı, Selçuk İnan ilk defa bir penaltı kaçırdı. Umarız ki bu son olsun du.

11 Eyl 2016

Zift Medya'sına Bayram Puanı; Kayserispor 1-1 Galatasaray

Maç yazılarına son vermiştim, Artık yazmayacaktım, bugün Tweeter'da Altan Tanrıkulu'nun Cüneyt'in yazısına referans göstermesi, Gökmen Özdemir'in Selçuk İnan'ı yalaması ve bir de bir taraftarın isteği sebebiyle yazmaya karar verdim. Cüneyt'in yazısının 3 cümlesini okuyabildim, midem kaldırmadı, küfür edip kapattım. Gökmen'de Selçuk İnan'a taraftarın çok büyük yanlış yaptığını düşünüyor. Zift Fener Şike Medyası'nın oyununa gelmeyecekmişiz buyuruyor. Dayanamıyoruz, yazıyoruz..

Bu yazarlarımız, maçı seyretmiyor, sosyal medya Galatasaraylılarını taklip ediyor. Ortalama bir görüş yürüyorsa bizden farklı olarak ne yazar, ne söyleriz diye düşünmeye başlıyorlar. Bir birlerinden yardım da alıyorlar. Misal, Yasin çok güzel bir gol attı ya, ilk yarının en iğrenç futbolcusu dedik ya, vay efendim JOR niye çıkarmış. 1-1 lik takımdan Selçuk değişirmiymiş. Niye? transferler boşuna mı yapıldı? Ne yapsın, kendi mezarını mı kazsın. Selçuk'un artık futbol ölümü gerçekleşti, gollere bile sevinemiyor, kornerlere gidemiyor, farkında değilmisiniz, kenardaki ÖCÜ, İnsan Yiyici bile ürkütmüyor. Kapı gibi sözleşmeleri var, futbol topu linç edicisi Umut Bulut'u gördünüz. İzlanda'da doğmuş olsalar, terzi, kasap, boyacı olamayacak adamlar futboldan ufak bir muz cumhuriyeti merkez bankası yükü para yaptılar.

Başlayalım, Kayseri benim memleket, umarım ilk yarı bitmeden küme düşmeyi garanti ederler. İsteyenle iddiaya giderim dün oynanan maçta en az 30 dakika uzatma vardı. Yerden kalkmayanlar, çıkarken yavaş yürüyenler, korner atmaya bile zor gidenler, kasaplar, futbol topu ırz düşmanları o lanet olası 1 puanı alabilmek için görev başındaydı. Bir önceki maçta Kadıköy'de Fenerbahçeye 3 gol atan Kayseri, ülkenin gelmiş geçmiş en çöp santraforunu sadece Galatasaray'a düşmancasına oynar umuduyla 90 dakika oynattı. Taraftarı yok, halk maça gelemesin diye anormal pahalı. Kına yakın 1 milyonluk şehirde 3.000 kişiye maç seyrettirip, 1 puan aldınız.

JOR; Biz bu adamı çok sevdik, iki kupa aldı, çok iyi top oynatıyor diye değil. Dokunulamaz çöpleri ayıkladığı için, maçı sanki bizim gibi bir Galatasaraylı olarak izlediği ve müdahil olduğu için. İkinci dalga çöpleri de temizleyebilirse adını tarihimize çok büyük harflerle kazıyacak. Uyarıyorum, Sabri-Selçuk-Yasin'le Fener maçına çıkarsa maçtan sonra kovulur. Sabri'ye yaptırdığı her antrenman, kendi mezarına vurduğu kazmadır. Son çöpler, oynamasa bile zarar verecek nitelikte. Medya arkasında. Bir de demezler mi, Medya onlara saldırıyor diye. Fener Medyası salak mı, Lincoln'e, Arda'ya, Melo'ya, Sneijder'e saldırır, Selçuk, Sabri, Tarık, Olcan, Burak, Selçuk onların kan kardeşleridir. Melo'yu kovdurmaslar, Hamzayı, Dürülü'lüyü hoca yaptırmasalar Şampiyon olabilir mi başka takım.

Çalınan 30 dakikayı tamamen Kayserili futbol dışı futbolculara yazmıyorum. En az 5 dakikası Sabri'nin taç atışlarında kayboldu. Hadi kazmasın, ne tür bir sıvı salgılıyorsun da hiç kimse seni kesemiyor, ayak topunu oynamayı bilmiyorsun. Tacı elle atıyorsun be şerefsiz, 1 dakika düşünüp sonra topu niye rakibe veriyorsun. Zaman sana lazım, madem ki atamıyorsun, rakibe çabucak ver ki zaman geçmesin bari.

Tolga Ciğerci'de aptal futbolcuymuş! Kedira'ya benziyor, bence daha iyi de futbolcu. En azından seyrettiğim Emrecan Coşkun'a, İlkay Gündoğan'a 5 basar orta sahada. Alman Milli Takımının bankosu olacakken,futbol lağımına bok taşıyanların eline düşmüş. Almanya'da tutunamamış, sebebi futbol olamaz, yakında kokusu çıkar. Yolunu bir şekilde kesmezlerse, 8 milyon boşanma parası varmış, biri ödeyip almaz ise lige ağırlığını koyacak. Bir gole bakıyor şutlarındaki isabet oranının ekmeğini yemesi. Bir topu çatala mıhladığında arkası gelir. Kolay kolay bir futbolcuya iyi demem, kötüyü hemen derim de iyiye iyi zor derim. Tolga için iddialı konuşuyorum. Çok büyük futbolcu, dikkat edin, yediğimiz her golde, pozisyonda mutlaka kadraja giriyor. Sanki maçta topun Siyam İkizi gibi.

Sakatlardan en çok yolunu gözlediğim adam Podolski. Orta saha artık çok daha dirençli, top bizde daha çok kalıyor. Aynı oranda pozisyon sıkıntısı var. Sadece Bruma'yla gol posta hem top, hem adam sokabiliyoruz. Eren'e de bir iki kazma yapıştığı zaman adamlar arası mesafe uzuyor. Sabri'yi saymıyorum, Carol'de bana göre Galatasaray sol beki değil. Ortaları çok verimsiz, Ortayla gol attıramaz kolay kolay. Keşke Serdar Aziz çabuk dönse ve iyi çıksa da Hakan Balta sol bek oynasa. İnsan Yiyici- Tolga orta sahaya Kanije kalesi hattı kurar, topları Sneijder'e aktarır, az koşacak Sino'da ameliyatı narkozsuz yapar. Bakarsın bir maç 3 golcüyle birlikte oynarız. Podolski, Eren- Balina 3 lüsüyle gol manyaklığına oynarız. Olmaz deme, ben, Ümit Karan- Hasan Kabze-Necati Ateş-Hakan Şükür'ün ilk 11 çıktığı maçı seyretmiş taraftarım.

Görevin büyüğü, büyük Galatasaray Taraftarında artık. Bu haftadan itibaren Arena'da lige ağırlığını koyma vakti gelmiştir. 1 sezon istirahat yeter. Galatasaray Taraftarı Şampiyon olmadan, Galatasaray Futbol Takımının Şampiyon olduğunu görmedim. Haydi çocuklar, bu yaşta ben tribünlere döndüysem, siz daha ne bekliyorsunuz ki. hasret bitiyor, Arena'da görüşelim 50.000 kişiyle Balina'ya son romantik Ulusal Takım İzlanda'nın tezahüratını yaptıralım. HUGH HUGH HUGH.
.

20 Haz 2016

Ulusal Takım Nedir? Hocası Kim Olmalıdır?

R
Önce bir durum tespiti yapalım. 2008 turnuvası bu ulusun 4-90 yaşında Dünya'ya dağılmış bütün Türkler'in, Edirne'den Ardahan'a Türkiye'de yaşayanların tamamının desteklediği, coştuğu maçlara enerji aktardığı son turnuvaydı. Sonrasında ne futbolcuya ne hocaya güvenin  tam olmadığı, Ulusal Takımın İstanbul'da maç yapamaz hale geldiği bir süreç halen yaşandı. Kadıköy'deki yenilgi Galatasaraylı, Arena'da yenen gol, Fenerbahçeli futbolculara yıkıldı. Üstelik seçilen futbolcular, seçen hocalar milletin içine hiç bir maç sinmedi.

Son turnuvaya takımı götüren Fatih Terim'in getiriliş biçimi, özellikle Galatasaraylı taraftarlar tarafından hiç hoş karşılanmadı, ve sadece Fatih Terim yüzünden çıkılan her maç büyük oranda takımın yenilmesi istendi.

Örnekler; Eleme maçlarından Hollanda maçında 1395 kişinin % 65 i, Kazakistan maçında 654 kişinin %73 ü Fatih Terim'in yenilmesini istedi. Mucizeler oldu ve takım finallere kaldı. Televizyonlarda dönen gaz verici reklamlardan, brakisefal kafatasçıların vatan millet Sakarya yazılarından, Hoca'nın futbolcuların kendilerini büyük gören rakipleri aşağılayan sloganlardan etkilenmedik. Hiç birimiz gidin kupayı alıp gelin demedik, Biz İspanya'ya yenildiler diye de sövmedik. Ki son İspanya maçında yapılan ankette % 60 İspanya kazansın dendi. Bu anketler, 2002 Şenol Güneş'ine yapılsa yapanlar vatan hainliğinden asılırdı. Milli takımın imajı ne yazık ki bu durumda.

Ülke konjonktürüne girmeyeceğim, Milli takım yenilsin isteyenlerin sebebi başka. Lağımdaki fareler değil bizim işimiz, lağımın ta kendisiyle. Kavgamız, lağımı örten Logarları, lağıma pislik taşıyan açları, doymaz, kan emicileri besleyen sistemle, çeteyle, şebekeyle, futbol oligarşisiyle, Global Kraliyet Ailesiyle. Teknik taktiğe girsek, her kır kahvesi, her maç, İmparator çıplak diyenlerle doluydu. Her kasaba lisesinin beden hocası bunlar kadar yapar. Son oynayan 11'in 8 i maç ritmi olmayan oyuncular, Ülkenin en büyük futbolcusu Arda Turan 3 aydır tek maç oynamamış, Caner kadro dışı, Burak'ı kovmak için Galatasaraylılar takımlarından vazgeçti, Selçuk sezonun en formsuz futbolcusu, Gökhan sakatlıktan en az maç oynadığı sezonunu geçirdi. Ülke takımın en güvenilir hattı stoper tandemiydi. Ömer Toprak, Serdar Aziz, Atınç, Ersan Gülüm banko oynardı, İş adalete kalsa, hak eden Milli Takımda oynasa, Yalçın Ayhan, sezonun en iyi ve formda maç ritmi olan, her maç oynayan stoperdi. Emre Belözoğlu ülkenin yetiştirdiği en büyük faal futbolcuydu. Bu turnuvaya kaptan çıkarak veda etmek hakkıydı. Ne kadar küfür edilirse edilsin Volkan Demirel bu ülkenin en büyük kalecisiydi. Medyaya taraftarın önüne yem etmemek Hocaların işiydi. Alper Potuk, Mehmet Ekici en azından bu kadroda olmalıydı. Galatasaray'dan bir oyuncu alınacaksa da o Sinan Gümüş'tü. Say say bitmez,

Milli Takımın pozisyona bile girememesinin sebebi bunlar değil. Çok daha kötü futbolcularla, daha iyi neticeler aldık. Tabelaya bakmıyoruz, Ulusal Takımla barışık olsak, neticede oynanan oyun futbol, 3 ihtimallidir, maç der sineye çekerdik.

Milli Takımın yenilmesini isteyenlerden benim sebebim teknik taktik, hak etmeyen takımın, kötü oynaması falan değil. Ben Milli Takım hocasının futbolu bilmediğini savunuyorum zaten, bahaneyi de futbol içinde aramıyorum. Benim takıntım Hoca'nın muhtemelen kendisinin bile % 100 inandığı, guruplardan çıkamayarak eve dönme ihtimali varken, 350- 400 Madenci maaşını alması, içine sindirmesi, K. İrlandalılar, Romanyalılar takımları yenildiğinde hocaya futbolcuya sövmüyor, beklentileri yok onların da tıpkı bizim gibi. Ne var ki bizim Hoca kemiksiz, vergisiz turnuvanın en çok para verileni(kazananı değil).

Sadeleştireyim; Takım beklediğim gibi hak etmeyenlerden oluştu, dolayısıyla kötü oynayacağı, rezil olacağı benim açımdan sürpriz değildi. Bu takımın başta Hocasının ve eğer milli maçlarda alıyorlarsa futbolcuların aldığı parada 80 milyonda 1 payım varsa helal etmiyorum. Vermiyorum, uzatıyorum geri istiyorum.

Peki ne olacak, ben ve benim gibi düşünenler için Milli Maçlar vicdan azabıyla, nefret arasındaki bir duyguyla mı seyredilecek, veya hiç mi ilgilenilmeyecek? Çıkış yolları tükendi mi? Hayır, bir fikrim var, iddia ediyorum, ülkeyi tekrar 2002 li, 2008 li turnuvalardaki yüksek enerjiyle donatırım.

Başlıyorum; Son maçtan sonra da ülke başlayabilir.

Şenol Güneş'e denk geldi, artık bundan sonra kime denk gelirse. Biz daha uzun yıllar Dünya Şampiyonluğuna oynayamayacağız nasıl olsa. Bir Hoca hem kendi takımını hem Ulusal Takımı maça çıkarabilir. Gurup maçlarına takımı, son Şampiyon olan Hoca hazırlasın. Milli maç sırasında zaten ligler yok, nasıl ki futbolcuda form aranıyor, Hocalar'da da form aranacak. En formda olan da doğal olarak son Şampiyon hoca olacak. Yerli yabancı, kim şampiyon olmuşsa 2 yıl boyunca eleme maçlarını oynayacak.  Son Şampiyon otomatikman Milli Takıma en çok oyuncu veren takım, onları da en iyi Son Şampiyon Hoca oynatır.  Örnek Oğuzhan'la Şenol Güneş Şampiyon oluyor, Fatih Terim ilk onu çıkarıyor. Hoca'nın yardımcıları da Süper Lige çıkmış takımların Hocaları olacak. Onlar da formda ve ödüllendirilmeleri gerekiyor. Önceden bilindiği ve kabul edildiği için Milli takım hocasına güvensizlik diye bir şey olmayacak. Guruplardan çıkıldığı takdirde de takımı finallerde yine son Şampiyon hoca kimse o çıkaracak. Ve yine yardımcılıklarını da süper lige çıkmış. 3 hoca yapacak.

Alacakları para da önceden belli olacak, Türk Milli Takımı o an ülkeler sıralamasında kaçıncı ise, bir öndeki ve bir alttaki ülke ortalaması hesap edilecek. Onların Hocası kaç Milli Gelir kişi başı ücret alıyorsa, bizim Hoca da Türkiye'deki o kadar Milli gelir kişi başı ücreti alacak.

Bir kanunla veya TFF de bir yönetmelikle bu sisteme geçilebilir. Kendimden empati yapıyorum, belki de bu ülkede Milli Takımın yenilmesini en fazla ben istiyorum, bu yönetmelikle misal FB'li Aykut Kocaman Konyaspor'u Şampiyon yapıp, Dünya Kupasında takımın başında olursa, alır ay yıldızlı bayrağımı deliler gibi koşup, marş söylemezsem şerefsizim. Hem Hükümetler, Cumhurbaşkanı , Federasyon, Milli Takımın başına kimi geçirsek diye bin dolap çevirmez, rüşvet dönmez, torpil olmaz, hak edenler Milli Takımı yönetir. Ayrıca bu kararlar Hocalara motivasyon olur, 50 sene sonra kim büyük Hoca diye yapılacak manipülasyonlar önlenir. İşte kariyer, işte hodri, işte meydan denir. En çok Milli Takım Hocalığı yapmış Hoca en büyük olur ve yarış başlar.

Söyleyeceklerim bunlardır. Umudum var mı? yok. Bir Fatih Terim gider, diğeri gelir, Milli takım Konya'dan dışarı çıkamaz, yenildiğimizde Galatasaraylılar Ozan Tufan'a, Fenerbahçeliler Arda Turan'a küfür eder, Böyle gelmiş böyle gider.

Biz bir garip çingeneyiz, nemize gerek gümüş zurna.

3 Mar 2016

Orhan Atik; Kovulmayı Bekleyen 73. Galatasaray Hocası

71. ve 72. canımızı çok acıttı, değiştirdik ama çok pahalıya patladı. Sayelerinde Galatasaray tarihinde ilk defa Avrupa Turnuvalarından atıldı. Bu ayıbı gelecek Galatasaray jenerasyonları boyunlarında ağır bir zincir gibi taşıyacak, sebep olanların mezarlarına işeyecek. Görevi hiç bir şeyden haberi olmayan şimdiki Galatasarayı bebeklere devredip, işimize bakalım. Galatasaray imajına muhalefet eden Köylü Allahçı Hamza ile, şehirli içkici kumarcı, huzur evi kaçkını alzaymır hastası Denizli'den sonra gelen adamı çıkaralım biz gün yüzüne.

Orhan Atik; Tanımıyorum, ismini ilk defa 2 gün önce duydum. Hey gidi Galatasaray hey, 17 yıl önce sorulsa, Florya bahçıvanının kim olduğunu, Hagi'nin ayakkabı numarasını bile bilir, Hakan Şükür'ün attığı golün resmini çizerdik. 6 yıldır  alt yaş gurubu takımlarımızın hocasıymış, kısa künyesinde bu yazıyor sadece. Galatasaray Hocası olması için yeterli mi? Çok bile. Şu an seyrettiğimiz mübarek Galatasaray formasının içindekiler, Galata Saray'ı Çöplüğüdür, başlarına hoca bile gerekmez. Peki tanımadığımız biri için ne diyeceğiz, ne yazacağız? Çok şükür bizi fazla bekletmediler. Dün oynanan maç kadrosunu gördüğüm anda birden Orhan Atik'i 40 yıldır tanıdığımı farkettim. Çok iyi tanıdığım için de yazıyorum. Kulübün DNA sını biliyorum, MR filmleri var bende,

Sabri ile Selçuk'a yardımcı olarak atanmış. Başta demiştik ya, geleceğimizin Aslanlarını yetiştiriyormuş. Bu kafadaki bir adamın yetiştirdiği futbolculara kaldıysak kılıcı kalkanı kuşanın. Bir kaç sene daha devrim yapamaz bunların elinde kalırsak takımı alt liglerden toplarız. Prostatlı, pilavcıların torunlarının çocukları 15-16 yaş gurubu futbolcuları. Tevekkeli değil, 11 tane yemişlerdi daha geçen aylarda. Messi'ler, Arda'lar olacak değil ya alt yapılarda, Orhan Atik'de onların bakıcısı. Bu düzen değişmesin, 20 sene geçsin alt yapıdan bir Sabri bile çıksın oynasın ben Galatasaraylılığımı askıya alacağım.

Çıktığı ilk maç çıkacağı ne kadar maç varsa bize ne olduğunu gösterdi. Çık kenarda dur aynı takımı oynat, al sana kriter, 71. veya 72. Çöp ne yapmışsa aynısını yap demişler. Gördük, postmodern Ramizist bir tavır koymuş. Dürülülü'nün aldığı Donk yerine, Ramiz Köfte'nin Bilal'ini tercih etmiş. Bence iyi zar atmış, biliyorsunuz Hamza, Titanik'te şarap mezesi olmak için havuzda bekletilen canlı ıstakozdur. doğarken götünü Evliyalar yalamış, öyle bir şansı var ki gemi batar kurtulur. Dünkü maçta kenarda Hamza dikilse, aynı sonucu alırdı. Kaleyi GSlı evliyalar, dervişler korudu. Hezimetten kurtulduk, Estergon Kalesi savunması yaptırdı, kaleci vakit geçirmekten sarı kart aldı. Dürülülü olsa, şansı yoktur, o toplardan bir kaçı girer, kupadan da elenir gider, rezil kepaze sezonun bokuna bir tüy daha dikerdik.

Selçuk bir daha ki maç hazır Shedju sakatken, Semih'i tekrar monte eder takıma. Varsa akıl sağlığı yerine kalan Galatasaraylılara da huni taktırır. İnsan da azıcık onur olur, sana çık şu kadroyu çıkar demişlerse çıkma, 15 yaşındaki çocuklarla macera ara, didiş, cebellen. Yok onurluyum diyorsan 1 gün önce kovulmuş, büyük hoca diye yuttutulmuş bunağın çıkardığı takımı çıkarma. Hiç bir şey bilmiyorsan gir Googla, Umut Bulut yaz, milyon Galatasaraylı hakkında ne demiş oku. Madem çocukların hocasısın, al 16 yaşında 2 kişi, Sabri'nin, Umut'un yerine oynat, 5 tane yersin en fazla, bu taraftar seni adam sanar arkanda durur, Kadro dışı bıraktım gençler takviyesi ile çıkacağım diye anons etsen 50.000 kişi maça gelir, ölüye top oynatır, fark atardın, tek maçla Galatasaray tarihine geçerdin.

Bizi yönetenler, 20 kuruş maliyetli plastikleri 5 liraya aldık deyip çalan, taraftarın saf duygularını sömürerek 10 x
2 den bilezik gibi geçirenler kan emicilerdir. Bu düzene boyun eğdiğimiz sürece bu günler iyi günlerimizdir. Orhan Atik namlı kulübe paspasçısı da bu düzenin çanak yalayıcılarından biridir. İşimiz çöpçülük, onlar önümüze atacak biz temizleyeceğiz.

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı; Galatasaray seçimsiz, kongresiz, pilavcısız, prostatlısız bizimdir. İnanın çocuklar bugünler de geçecek. Fenerbahçe maçı bir milattır, tecrübeli taraftarlar durumdan vazife çıkarmasını bilirler. Sami Yen Kapalısı şahittir ki, şanlı direnişimiz bir tarih diyalektiği dersidir. Yarım kalmış işi bitirme şansımız vardır. Tribünlerde olacağım, bir Devrim daha görmeden, bir marş daha söylemeden ölmem.

73. Galatasaray Hocası bile diyemiyorum, Sen de onlardansın, Büyük Galatasaray Taraftarının hedefisin, kovulma sırası sende Orhan Atik.

Her zamankinden daha fazla; Varlığım Galatasaray varlığına armağan olsun.

19 Şub 2016

Formaları Çıkartın, Def Olun Gidin; Galatasaray 1-1 Lazio


Normal bir ülke olsa, Dürülü'lüyü, spora varsa katkılarından dolayı emekli eder huzur evine yatırır. Normal bir ülke olmadığımızdan başlıyoruz.

Zengin olmasa Tahtakale'de hamal olacak adam, 25 Milyon Galatasaraylının kaderini, tasasını, kıvancını idare ediyor, ve bu zavallı emekli Alzaemir'ini daha önce sığır çobanı bile olamayacak taşralısının yerine hoca diye getirip, bizi canımızdan, ciğerimizden, ölümlere gidip geldiğimiz sevdamızdan, Galatasarayımızdan soğutuyor. Bu gerilemenin bir nedeni elbette var, ve bu kara günler de gelip geçecek. 

Biz eskiden forma seyretmeye maça giderdik, içindekilerin çoğunu şimdi hatırlamıyoruz bile. Şimdiki nesil farklı, herkesin sırtında sahadakinin giydiği formanın aynısı var. Forma seyretmek için maça gitmiyor, bu yüzden dün gece oynanan maça giden taraftar sayısı, geometrik hesapla belki de Dünyanın en kalabalık maç seyreden taraftarıdır. Formanın içindekilerin tamamı çöp. Kenarda eli kolu tutmayan, gol olduğunda kolunu havaya kaldırırken yorulan bir ihtiyar var. Git köyüne, bir çiftlik kur, zaten vardır, anana avradına sövdürmen mi gerek. 

Taraftar Burak'ı esastan, Umut'u Semih'i usulden kovarak Dürülülü'nün işini kolaylaştırdı. Torbaya futbolcuların isimlerini yazıp çekti. 5 stoper, 2 sağ bek, 1 liberoya çıktı piyango. Sağ bekin biri kale hariç her mevkide gözü bantla kapatılmış gibi koştu, bir mucize oldu, top 2 metre önüne, bom boş düştü, Normalde yine atamaz da anormal bir şey oldu top girdi. Şimdi yandık diye temkinli, vasat altı bir gol sesiyle irkildim.Bu golle galip gelemeyeceğimize imanım tamdı. Verilmiş sadakamız varmış ki son dakikalarda futbol topu ırz düşmanının kafasına çarpan top gol olmadı, olsa bu gerilemeye 5 sene daha geçse en ufak pansuman dahi yapılamazdı. 

Podolski. sana acıyorsam anam avradım olsun, ama aşk olsun be. Sen boğuş, cebelleş, didin, can çekiş topu sürükle içeri kes, gol mahallinde gelecek arayan Sabri'ye top çarpsın, gol olsun, 9 kişi Estergon Kalesi Savunması yapan Dürülülü'yü kurtar. Sana yanlış anlatmışlar, Galatasaray ruhu denilen bir olgu var da, golü o atmıyor. Golü atacak olana yardımcı oluyor sadece. Ali Sami Yen Kabristanı Galatasaray Ruhunun gömdüğü nice  leşlerle dolu. Top kaleye paralel taca çıkarken, dışım acıdı. İçi acıyan kardeşlerimin de Acısını paylaştım.

Bu maçla alakası yok, Dünyanın en büyük kalecisi bizde ya, biraz korkun diye yazacağım. Sonraki kalecimizin performansını yazıyorum, sahip çıkmaya devam edin Muslera'ya. Gelecek kaleci topu 40 saniyede oyuna sokuyor. Her maç 4-5 dakika vakit geçiriyor. Topu oyuna sokma şekli, degajla taca veya rakibe doğru şişirme. Yan toplarda kısmi felç geçiriyor, topa kafayı rakip vurur da çerçeveyi bulursa geçmiş olsun. 1-2 gol yedikten sonra top kurtarmaya başlıyor. Yiğidin hakkı çekilen şutlarda başarılı, bir çoğunu kurtarıyor. Gelelim zurnanın zırt dediği deliğe. Zift Fener medyası dahil, bütün medya maymunları için, kaleci Dünya Çapında. Taraftarlar da hipnotize edilmiş, ne yerse yesin görmüyorlar, saymıyorlar. Aman diyorum çocuklar, sakın kalemize gelmesin başka kaleci, Musleramıza tek bilek tek yürek olup koltuk çıkalım.

Koray Günter, 250 maça çıkıp tek golü olmayan, Dünyanın en kötü stoperinin ardında yedek bile bekletilmedi. Takımın en iyisiydi. Diğeri de nereye koysan koy fark yaratan Chedju adlı Aslandı. İkizinden ayrılan Selçuk İnan'ın hali içler acısıydı. İhbar ediyorum, varsa spor  savcısı dava açsın. Donk çöpünü kim transfer etti, bir derneği ne kadar dolandırdı ortaya çıkarılsın. 

Hoca olsa Başımızda soracağım, Carol'un yapamadığı, Olcan'ın yapabileceği ne vardı da değiştirdi. Her şeyi anlarız da 1 dakika varken Sneijderi çıkarıp Yasin'i niye aldı? Sokarken ne dedi? Bir de bizi yıllarca uyutmuşlar, Denizli Hücum oynatırmış. Hesabını hepiniz birden vereceksiniz hainler, dolandırıcı hırsızlar. Peki sihirbazlık marifetiyle bir abraka dabrayla kaybedilen Emre Çolak'a ne diyelim, nerede diye arayanı sorqanı yok mu benden başka? Halbuki, Arda Turan'a en yakın futbolcuydu, bir futbol Hocasının elinde olsa şimdi anlı şanlı futbol takımlarının menacerleri, Florya'da yatıyordu. Galatasaray'ın geleceğiydi, az para alıyor diye gözden gönülden ırak tuttular. 
Galatasaray kadro gurubundaki en teknik futbolcunun hayatını kararttılar.

Hepinizde olsun istemiyoruz kansızlar sürüsü, 3 ünüz 5 inizde Galatasaray hissi olsaydı, bu Lazio bize rakip olabilirmiydi? 

Maç başı paralarınızı aldınız, birer Avrupa maçı daha oynadınız, muhteşem kareografi eşliğinde tüyleri diken diken etmesi gereken tezahüratı dinlediniz, En ufak bir yararı olmadı, vicdanınız rahat yarın Ferarirlerle antrenmana geleceksiniz, biz ise 4 liraya kime yaptırıldığı ayrı bir hırsızlık dosyası oluşturulması gereken plastiklere 10 lira ödeyip bileğimize takacağız. Ayrıca 10 lira diye de dolandırıyorlar, sarı kırmızı mutlaka 2 tane alman gerekiyor, 3 lira imalatçı hırsıza 6 lira kulübü soyacak büyük baş dolandırıcıya kaptıracağımız bilekliği, bileğimize bilezik gibi geçiriyorlar. 

Formaları çıkartın, Defolup gidin şerefsizler, gitmediğiniz her maç kimimiz nefretimiz büyüyecek, her zaman olduğu gibi durumdan vazife çıkartıp alayınızı kovacağız. O büyük günün çok uzakta olmadığından emin olun, tek gezmeyin, taraftara stadyum dışında rastlamayın, özellikle de bana görünmeyin, bu yaşta cinayetlik küfür edip kafa göz girişmezsem Galatasaraylılığım zehir zıkkım olsun.


27 Ara 2015

Dürülülü; Kayseri 1-1 Galatasaray



Çakal, yılan, akbaba ormanda gezintiye çıkmışlar, kaplumbağaya rastlamışlar. hadi sen de bizimle gel demişler. kaplumbağa ben yavaş yürürüm size takılamam demiş. olsun bekleriz demişler. Uzatmayalım beraber yürürken şimşek çakmış gök gürlemiş, yağmur başlamış. Çakal, bir şimşek daha çakarsa ben uzuyorum arkadaşlar demiş. Yılan bana göre hava güzel kayalıklara sürünür bir delik bulurum demiş. Akbaba ben biraz daha takılırım, baktım yağmur şiddetlendi sel basmadan uçar emin bir yere konarım. Kaplumbağa kardeş sen ne yapacaksın?

- Sizi adam sanmıştım.

Büyük Mustafa seni adam sanmıştık. Bıraktığımızda Verder Bremen'i  elimizden mızıkacılar zor kurtarmıştı, Avrupa Avrupa duy sesimizi diye inliyorduk. Kim oynadı yarı finali diye kendi kendimize sitem edip, final düşleri kuruyorduk.

Ve yıllar sonra tarihin en çapsız, en hain, en bilgisiz hocasını kovdurup, seni takımın başına getirdik. Sen bunamışsın, konuşurken dilin sürçüyor, alzaimer olmuşsun, sen hastasın, Eğer bu teşhisler doğru değilse de gelmiş geçmiş en büyük dolandırıcısın. Organize hırsızlık için memur edilmişsin. Galatasaray'ı batırmak için, büyük taraftarını deli etmek için misyon verilmiş bir provokatör ajansın.

Madde madde saymaya gerek yok. Bizim parametrelerimiz oluştu. Umut Bulut'u oynatan adam, hoca değil haindir. Ramiz Köfte bu yüzden kovuldu. Bu saatten sonra Umut Bulut'la Avrupa Şampiyonu olsan bile sen de hainsin. Gider ayak emekliliğinde bizi tokatladın. Aldığın alacağın paralar haram , zehir zıkkım olsun.

Takımda işleyen tek yer Shedju- Hakan tandemiydi. Bu Semih Kaya nasıl bir mafya lideri oldu? Daha dün Kartal'da pide yiyordu, antrenmana Akbille gidip geliyordu. Kim emir verdi de, bertaraf edilemez duruma geldi. Futbolcusu demiyorum, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en kötü sporcusunu oynatarak neyin peşinden gidiyorsunuz?

Yok, ama ben varsa, kaldıysa helal süt emmiş bir savcıya, suç duyurusunda bulunuyorum. Galatasaray futbol takımının kurucuları, oynatıcıları, insan alıp satıcıları, yöneticileri hırsızdır. Büyük bir organize şebekedir. Rodrigez denen bir yaratığı 6 milyar insan içinden alıp, para verip, sahaya çıkarıp oynatan, taraftara travma geçirtenler  kimse ağır suçludur.

Sneijder'in oynamadığını fırsat bilen çete, Podolski'ye  pas bile vermedi. Yalan, sakat falan değil. Kendi çıktı, çıkmasa Sinan Gümüş girmeyecekti. Dürüllülü oynanan tiyatrodan memnundu. Galatasaray kadro gurubundaki en büyük oyuncu Sinan Gümüştür diye 2 senedir bağırsaklarımızı parçaladık. Futbol topu ırz düşmanına kafayla indirdiğinde ödüm koptu atacak diye. Emin olun çocuklar kaçırdığına çocuklar gibi sevindim. Kupa maçlarında attığı balık gollerle kontratını uzattı, beni Galatasaraylı olduğuma pişman ettirdi. Atsa şerefsizim Galatasaray adını ağzıma bile almayacaktım. Çok şükür kaval kemiğiyle vurduğu top gol olmadı.

Semih Kaya sakatmış, büyük fedakarlık göstererek oynamış. hesabına bu gece 50.000 lira yattı. Köyünde bir tarla daha almıştır. Bilemedin bir sığır sürüsü daha katmıştır çiftliğine. Kayseri'de, memleketimde maç 5 lira, 5.000 kişi maça gitmiş. Koskoca Galatasaray'ı izlemeye o kadar adam gitmiş, inanın çok. Ben 500 kişi bile beklemiyordum.

Her seyrettiğim maçı en kötü maç budur diye zapta geçirdim, şahitsiniz. Bundan daha kötü oynanmaz dedikçe oynuyorlar. Top Muslera'ya geldiğinde herkes kaçıyor, ben de boşu boşuna küfür ediyorum şişiriyor diye. Şişirmese birine verse o tekrar kendisine veriyor. Kaleci şişirip kaptırınca kimse kızmıyor benden başka, Semih, Hakan şişirirse ayıp olur. 20 metreye pas veremeyecek adamlar ilk 11 oynuyor. Bu kadar kötü futbolcu takımıyla oynanmaz, şu ana kadar toplanan puanlar mucize. Galatasaray'ın normalde, futbolun adaleti olsa en fazla 5 puanı olması lazım. 11 puan geriye düştük diye üzülmeyin, sevinin.

Bu gerilemenin futbolla açıklanması mümkün değil. Galatasaray geçen yıl aldığı şampiyonlukla cezalandırılmıştır. Şampiyon olmayacaksınız emri verilmiştir. En kestirme yol da para bahane edilerek çöp futbolcularla sezona başlatılmıştır. Zehrin dozajını tutturamadılar, aslında bu kadar fark açılmasını onlar da istemezdi. Galatasaray sistemden çok erken çıktı. Şimdi hırsızlar Florya'da cirit atıyor, 5-10 çöp futbolcu alırlar, bir kişi oynasın bu yazdığım bilgisayarı çatır çatır yerim. Devre arasında gelip de, çürük çıkmayan, oynayan futbolcu görmedim. Drogba, Sneijder demeyin bana sakın.

Yıllardır aziz Yıldırım'ın yaptığı şerefsizlikle uğraşıyoruz. O ne yaptıysa Fenerbahçe için yaptı, bizdekiler çok daha fazla şerefsiz. tersine şike bizimkilerin ki. Galatasaray'ı bitirmek için ellerinden gelenden bile fazlasını yapıyorlar. Dursun'dan Galatasaray Başkanı mı olur? Bu köylü nasıl olmuş ta Galatasaray Lisesini bitirebilmiş? Bu adamlar kendi işletmelerinde işe yaramayan bir odacıyı çalıştırırlar mı? Bu nasıl bir soygun çetesidir ki, 1 gün bile göz altına alınmazlar?

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı, az kaldı sizden de ümit kesiyorum. Biz size tribünleri miras bırakırken, bize zulüm edin demedik. Bu çöplerin üstündeki formaları çıkartın, oynatanları engelleyin. Tribünden gelen gücünüzü kullanın. 100 kişi bağırsanız yeter. Sildiğiniz adamı affetmeyin, attığı gole sevinmeyin. Bu gidişe bir son verin. Veremeyecek olan da haber versin. Biz tekrar dönelim tribünlere. Kombineleri devredin. Yok biz durumdan rahatsız değiliz diyorsanız nasıl dayandığınızı bize de anlatın. Benim 2 Galatasaray maçı daha seyredecek durumum yok. Maçlara boka bakar gibi bakıyorum, kaldı ki gibisi fazla, resmen bok. Tiksiniyorum top Semih'e, Umut'a, Yasin'e, Tarık'a, Selçuk'a değdiğinde.

Hastayı kaybettik, başımız sağ olsun. Ben hayatını tribünlerde helak etmiş biri olarak otopsi istiyorum. Galatasaray Aslan'dır, böyle ölmez, Aslan ölürken kepaze olmaz, kimseye görünmez. Bu ruh bu kadar kolay terk etmez bu sevdayı. Terketti,yazık oldu.Yazıklar olsun, Sebep olanların Yüce Gök belasını versin.

20 Ara 2015

Alpaslan Rahat Uyu Aslanlar Ölmez; Galatasaray 3-2 Akhisar



Bir yemin ettik ya bin defa döneriz amk. Galataaraylılık mertliği bozar. Babamızın kolundaki serumun musluğunu açıp Ali Sami Yen'e maça yetişmişliğimiz var, döneriz elbet. Burak'lı Galatasaray'ı seyretmem demişliğimiz var. 3 maç dayandım, son Beşiktaş maçında kendimce bir çözüm buldum, Burak kadraja girdiğinde maça bakmadım. Metafiziğe olanca imanımla yalvardım, ayağı baldırı kopsun dedim, başka türlü kurtulmamız mümkün değildi. çok şükür aylar sonra bir maçı kendime verdiğim sözü tutarak huzur ve şuh içinde izleyecektim, izin verseydi eğer geride kalan bertaraf edilemeyen çöpler.

Dürüllülü ile Büyük Mustafa arasında pamuk ipliği var. Şov dışında kalmamak için katlanmamız gereken bir kısa süreç yaşanıyor. Galatasaraylılığımın olanca içtenliğiyle söz veriyorum çocuklar. 2016 ya Semih, Umut, Burak, Sabri'den biri ile bile başlasa hiç bir maçın sonucunu beklemeyeceğim. Gerekirse hayatımı ortaya koyacağım da size bu çöpleri izlettirmeyeceğim. Rahat olun, tribünlere küsmeyin. O merdivenler bizim savaş alanlarımızdır, bizi hayata bağlayan yegane DNA larımızdır. Biz tribünleri, Umut gol attığında gol sesi çıkmasın diye kurmadık. Bizim tribünlerin eşi benzeri yoktur. Tabeladan kupadan 3 puandan bağımsızdır, emin olun bunu en iyi bilenlerden biri de eğer bunamamışsa  Büyük Mustafa'dır.

Kaleciyi saymazsan 3 yabancıyla oynayan tek takım Fransız sömürgesi Galatasaray'dır. Bu ne büyük bir çetedir şebekedir ki yedekler ligi oynansa ilk yarı bitmeden küme düşmesi garantidir. Bu nasıl bir yedek kulübesidir ki oyuna girecek tek bir kişinin bile en ufak bir katkıda bulunma ihtimali yoktur. Köy takımı Akhisar Lau Lau'yu, Hasan Kabze'yi oyuna sokarken 20 milyon Galatasaraylı travma geçirirken, biz son dakikayı atlatabilmek için Galatasaray'ın geleceği sandığımız Sinan'ı sahaya sürüyoruz. Bu gerilemenin sorumlusu kimdir? Tribünlerden Galatasaraylıyı kovanların hesabını sormadan mezara gideceğimizi sananlar kimdir? Namerdiz bunların hesabını sormadan ölürsek.

İnsanlık tarihi boyunca spor yapıldı. Okçuluktan at binmeden cirit atmadan  gladyatörlükten, güreşten futbola kadar. Net olarak söylüyorum, eğer söylediğime pişman ederse de kafama sıkacağım. Tüm jenerasyonların, tüm çağların en kötü sporcusu Semih Kaya'dır.  Burak nihayetinde kötü futbolcudur, ama iyi koşar, Umut toptan anlamaz ama misal güreşse en kötü Kırkpınar'da başaltı olur, Sabri misal o kadar arabası var mutlaka kötü de olsa bir rallici olur, Olcan'a Kaşıbeyaz'da 1 ay kebap yedir sumo güreşçisi yaparsın, Yasin'de ısrar et kafası kesik tavuk yarışında birinci olabilir. Semih Kaya'dan sporcu olmaz. Hiç bir sporu yaptıramazsın eğer Şebeke, mafya, kravatlı çete emir vermediyse. Verdiyse, oynatmak için Shedju'yu atşe atarsın, ortaya gönderirsin, olmaz, uymaz, seleksiyona ters gelir, Sabri'den daha iyi sağ bek bulamadığın için oynattığın Tarık'ın yerine oynatırsın. Sporcu olmadığını bile bile kornerde kafa topuna gönderirsin, o arada ligin en kolay maçını riske atarsın Het trik yapmasına ramak kala maç biter. Bu asil Galatasaray taraftarını 3 puan aldığına dua ettirirsin. Sen ölümlerden ölüm beğen, 2016 ya Semih'le başlarsan Büyük Mustafa.

Maçta ofsayt olmadı, hücum faul yapılmadı( beyin özürlü Yasin'inkileri ihmal ediyorum) %100 gol kaçmadı( Umut'u yok saydığımdan görmedim) hakemi kandırmadık, neden acaba? Galatasaray şovunun bir numaralı haini sakattı, hiç kimse birine gol attırayım derdine düşmedi. Keşke Atatürk'çü Olcan Adın son saniyede insanlık dışı götürdüğü topu Umut Bulut adlı futbol topu ırz düşmanına gol attırmak için pas vermeseydi  de tezlerim doğru çıkabilseydi.

Tezler doğru çıkmasa. o top Umut Bulut'a aktarılabilse, kaval kemiği marifetiyle gol yapılsa. Takıma sıfır katkısı olan Umut'a, negatif katkısı olan Burak Yılmaz yüzünden sempati duyacak matematiksel girdapların dönencesinde beyin amcıklaması geçirecektik. Çok şükür Polyanna Galatasaray'lı için Umut Bulut hakkında bir görüş değişikliği olmadığını sanıyorum. Kaldı ki Umut Bulut bugün, (benden öncekini bilmem, tanımam, hatırlamam) hayatının topunu oynadı.

Sneijder olmasa topu 18 içine bile sokamayız,Burak'ın baldırı kopsa, Umut Bulut oynamasa Podolski, bu maç 21. golünü atmış olurdu. Bu maç Hakan, Hakan Kadri Balta değil, sadece Hakan Balta'ydı. Rezalet ötesi bir maç daha oynadık. Arena'da 3 gol attığımız maçı kazanmak için götümüz çıktı. Üstelik kalecimiz iyi bir maç daha çıkardı. ne var ki 9 puan önümüzde olan takımlar, onların medya maymunları ölümüzden korkanlar, panik içerisinde. Sen ne büyüksün Galatasaray, seni bu çakallara yem olarak verir mi bu taraftar?

Çıkarız bu sarmaldan elbet, yeter ki kararmasın sol mememizin altındaki 4 yıldızlı cevahir.

Yaşasın her yerde her zaman, herkesin gideceği, ve Arena'dan başka gidecek hiç bir yeri olmayan Büyük Galatasaray Taraftarı;

Alpaslan Dikmen'in aziz hatırasına saygılarımla,

15 Ara 2015

Manifesto; Beşiktaş 2-1 Galatasaray


Bu bir maç yazısı değildir.

Bu Büyük Galatasaray taraftarına bir çağrıdır, manifestodur.

Galatasaray tarihinin kader maçları olan Neushatel maçı, Manchester Maçı, Arsenal maçı ve son Juventus maçlarından en az birine gitmiş, deplasman trenine, otobüsüne binmiş, Galatasaray yendiğinde ,yenildiğinde ağlamış taraftarları kapsamaktadır.

Ve bu yazı, Galatasaray tarihinin yüz karası oyunlarından birini oynayan, maç başı paralarını alan ve bu sabah antrenmana Ferarri'leriyle gelen futbolcuları Florya çöplüğüne bırakma azim ve kararında olan taraftara yol göstermek, önüne geçmek, direnmek için yazılmıştır. 

Biz bu tribünleri ileride çocuklarımız maça gitsin travma geçirsin, takıma küssün, Burak'a Umut'a sövsün diye kurmadık. Amacımız her zaman 1-2 veya daha fazla bebeği sarı kırmızı zıbınlara sardırmak, ilk avazlarını Cim Bom Bom diye attırmaktır. Bizi bu şiardan vazgeçirtecek futbolcu yönetici baş düşmanımızdır. Ve bu baş düşmanlarımızı teşhir ve tecrit etme zamanı çoktan gelmiştir. 

Burak-Sabri-Umut-Semih bu takımda futbolun ırz düşmanlarıdır. Bunların oynadığı takımın iyi futbol oynamasına imkan yoktur. Bunları oynatan Hocalar kendi mezarlarını kazmaktadır. Büyük Mustafa'yı bıraktığımız gibi teslim alamadık. Neushatel maçını televizyondan yayınlatmayıp 50.000 işsize boğduran Büyük Mustafa ne yazıktır ki geldiği şu kısa süre içerisinde tribünlere taraftarı döndürecek hamleleri yapamamıştır. Oysa Galatasaray'ın bütün büyük maceralarında Büyük Taraftarı yanındadır. Çöp futbolcular yüzünden Hagi'nin Galatasaraylı yaptığı çocuklar takıma küsmüştür. Prekazi'nin Galatasaraylı yaptıkları çoktan terketti. Galatasaray Şovunun parazitlerini kadro dışı bıraksa, o tribünler tekrar eski şevk ve heyecanıyla tepinecek, bağıracak zaferlerin kazanılmasında yine baş rolü oynayacaktır.

Zengin olsaydım tek bir şey yapardım, hemen bugün bir Çin, Kore, Amerikan takımına 25 milyon bağışlar, Burak-Umut-Sabri-Semih'i transfer eder, Arena'nın Ali Sami Yen kapalısı'na denk gelen tribününe heykelimi diktirirdim. Zaten yoktular, bu maçla birlikte azıcık şüphesi kalan taraftar da çok geç bile olsa her şeyin farkına vardı. Bu futbolcular yok hükmündedir. Oynatan Hoca da yoktur. istedikleri kadar da oynayabilirler. Ben mübarek Galatasaray formasının içine giren bu futbolcuları sildim. 

Burak'lı Galatasaray'ı izlememeye yemin etmiş bu maç için bozmuştum. Yüce Gök ilk defa hem bedduamı, hem duamı kabul etti, şükran duymaktayım. Burak'ın ayağının kırılması için çok yalvardım, baldırı kopmuş, umarım yürüyemeyecek derecededir. Yerine giren Dünyanın en zengin kaval kemiğinin gol atmaması için dua ettim. Çok şükür bir topu sırtıyla kurtardı, bir topu da Beşiktaş savunmasının yerine o uzaklaştırdı. O topta duran Shedju'yu, elini yana açan Sneijder'i gördünüz mü? Futbol topu bir kere daha ağladı. 

Cebinde 5 lirası varken, antrenmana Akbil'le gidip gelirken Semih Kaya neştere kafa atardı. Florya'da yangın çıksa Melo'dan sonra ilk kurtarılacak adam olarak zapta geçirmiştim. Şimdi zengin oldu, çeteye biat etti. Çekilen şutlara sırtını dönüyor. Ronaldo'yla boğuşan adam Oğuzhan'ın nefes sesini işitince yere yığılıyor. Abi nasihatı ediyorum, sakın Kartal'a geri dönmesin. Doğup büyüdüğüm hala yaşadığım Kartal'da top oynarım nasılsa diye aklından bile geçirmesin. Balıkçılar ilk maçta odunla dövecekler. Yabancı kontenjanı 1 olsun diye buyurmuş. Türkçesi yok, sanırım dili sürçtü. Özellikle Galatasaray'da Türk kontenjanı sorunu vardır. En fazla 1 kişi olmalıdır. Belki böyle söylemek istemiştir. Alt yapısı Türk takımlarında olan, Şebekeye ait Hocalarla tanışan en fazla 1 Türk oyuncu oynayabilir. O da uzatmayalım Selçuk'tur. Yazın Ulusal takımın katılacağı turnuvada en iyi Türk santrafor Burak'sa da bizim sorunumuz değildir. Biz yabancı bir santraforla da oynayabiliriz.

Galatasaray bir his takımıdır. Bir futbolcunun Galatasaray'da oynayabilmesi için iyi futbolcu olması da yetmez. 100 yılda  nice zaferlerle oluşmuş bir hasletimiz, huyumuz vardır bizim. Aynı şeylere ağlayıp güleriz, hiç tanımadığımız insanlarla Pınarbaşı çekeriz, gollerde dakikalarca kucaklaşırız. Aynı görüşte değilsen oynayamazsın. Bir maç denk gelir, bir kıvılcıma ihtiyaç olur, yakamazsan yanarsın ezilirsin. Seni bu his ayakta tutar, yorulduğunu anlamazsın. Tribün gücüne güç katar saldırırsın, ben yenilmem diye naralar atarsın. Dünkü takımın içindeki çöpsen, leş gibi futbol oynarken kalecinin hatasının Sneijder'e denk gelmesiyle öne geçer, arkadan 2 gol yer geriye düşersin. Maçın bitimine 20 dakika varken de felç geçirirsin. Kasların pelteleşir koşamazsın. Maç bitsin diye dua edersin. Sneijder'den başkası itiraz bile etmez 3 dakika uzatmaya. halbuki his takımın futbolcusu olsan sıçan gibi değil Aslan gibi ölürsün. Cebelleşirsin, didişir, can çekişirsin. Bu teslimiyeti Galatasaray taraftarı sindiremez. Sen Galatasaray futbolcusu değilsin. Biz sana mecbur değiliz.

En büyük his takımı futbolcumuzu kaybettik. Bundandır böyle dibi görüşümüz. Köpek gördüğü zaman korkmasın diye yolunu değiştiren Büyük Melo, insan korksun diye köpek olmuştur. Melo'suz bir Galatasaray orta sahasının korkutacağı, ürküteceği bir takım yoktur. Şenol Güneş'e dikkat ettim, takımı aktif dinlenmeye aldığında bizim takımdan Semih'in topla oynamasına izin verdi, Muslera ile birlikte en çok topla buluşan oyuncumuz Semih'ti. Kendi kalemize gol beklerken asist yapıp beni bir kere daha yanılttı.

Galatasaray sosyal medyası Galatasaray'ın başına geçmiş, geçecek bütün hocalardan daha iyi bilir. Hamza'yı kovup, görevin bir kısmını yerine getirdi. Şimdi sıra büyük balıkta. Bizi bu takımı seyretmeye mecbur bırakan Dursun Emmi'de. Çocuklara güvenim tam, Galatasaray tarihi  büyük geri dönüşler tarihidir. Bu gerilemenin de üstesinden gelecektir. 

Galatasaray kayıtsız koşulsuz, kongresiz seçimsiz Büyük Galatasaray Taraftarınındır.

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı;

İkitellili, Seyrantepeli, Hacıhüsrevli tribün çocukları çağrım sizedir. Titreyin, kendinize gelin başka Galatasaray yok, bu takım sizin. Turuncudan iz taşıyan tok bir sarı ile vişneye çalan koyu kırmızılı takım,asla, Galata Sarayı Efendilerinin, Beylerin, Oğullarının değil. Nevizade'de tersoluktan mezesiz ellerinde rakı bardağıyla marş söyleyenlerin, zafer ve savaş naraları atanlarındır. inadına BİRLEŞİN. Tribünler sizin savaş meydanlarınızdır, tribünden gelen gücünüzü kullanın, bir omuz atın düşsünler yakamızdan bu kağıttan kaplanlar. Zulüm köpeklerine kaldı nazlı nazlı gezdiği çöller, UYANDIRIN şu yaralı kükreyen Aslanı bu gaflet uykusundan. Hemen ilk maç, ben de geliyorum, Kaybedecek neyiniz kaldı;

Metin Oktay'ınız, Hagi'niz, Melo'nuz, Sneijder'inizden başka.

11 Ara 2015

Neden Kötü Oynuyoruz?


Baştan yazalım, kötü oynadığımızı düşünmeyen varsa bu yazıyı yok saysın. Ben başta kendim olmak üzere son maçlardaki bana göre iğrenç oyunumuzun nedenlerini yazmaya çalışacağım.

Geçen sezon alınan beklenmedik Şampiyonluklar, taraftarın beklentisi olası güzel futbolu bekleme odasına almış, 4. yıldızın keyfini doya doya çıkarmasını bile engellemişti. Biz biliyorduk ki zafer, kendi marifetimizden çok rakiplerin hatası, Muslera'nın, Sneijder'in, Yasin'in direnmesi, Melo'nun ameliyat masasından kaçıp savaş alanına dönmesiyle gerçekleşmişti. Hamza Hoca'ya güvenenlerin, şans verelim diyenlerin sayısı artmaktaydı. Başkan değişikliğiyle girilen sezonda beklenti büyüktü, oturmuş denilen kadroya yapılacak bir kaç marketing transfer, büyük Galatasaray'ı daha da büyütecekti. Ve biz büyüdükçe medya sülükleri Aslan'a yeni bir pusu daha hazırlayacaklardı. Biz biliyorduk ki, Türk Futbol Tarihi, Cim Bom'a kurulan tuzaklar, ve o tuzaklardan Cim Bom'un, taraftarıyla beraber kurtuluşunun tarihiydi. Öküze tuzak kuracak değillerdi ya, tuzağı elbet Aslan'a kuracaklardı. Bütün bir transfer sezonu boyunca Fenerbahçe Zift Medyası, ve Galatasaray dışında kalmış Galatasaray'ın kötülüğünü bekleyen, kıs kıs gülen Galatasaraylı medya maymunları Başkan'ı, Hamza Hoca'yı, taraftarın sevmediği oyuncuları korudu. Yani tuzak daha lig başında semeresini verdi. Korku dağları bekliyordu bu bağlamda. Galatasaray, bu sene de şampiyon olursa, hele Şampiyonlar liginde yürürse hayatları Fenerbahçe Şampiyonluğuna bağlı olan vak vakları, Galatasaray korku filmi daha şimdiden ürkütüyordu.

Godot'u bekler gibi beklediler ilk puan kayıplarımızı, kaybetmeye başlayınca winner takım, tamam dediler, kıvama getirmek üzereyiz Cim Bom'u. Halbuki takım geçen sezon oynadığı futboldan daha kötü oynamıyordu. Tek fark, tutan tutamıyor, atan atamıyordu. Tabeladan, kupalardan, puanlardan bağımsız, aklı vicdanı hür Galatasaray taraftarı olarak oy birliğiyle karar verdiğimiz şey, takımın kötü futbol oynadığıydı.

İşte biz bu takımı irdeliyoruz.

Direk söylüyorum, kötü oynuyoruz, kötü oynamaya da devam edeceğiz. Kötü oyunun ilk sebebi kaleciden topu alıp oyuna sokmayan tandemdir. kim oynarsa oynasın stoperlerimiz hemen hemen aynı oyunu oynamaktadır. Teknik bir stoper, kaleciyle paslaşıp, rakipten 1, 2 kişiyi daha atak başında oyundan düşürecek bir savunmacımız yoktur, bazı maçlarda Shedju'yu ihmal edersek tabi ki. Kaldırım taşlarının her biri doğrudur, ancak bir araya getirildiklerinde eğri büğrü, yuvarlak kavşakları oluştururlar. Doğru futbolcu olsalar bile birleşince inanılmaz bir yanlış çıkıyor bizim savunmada. Her ikisi de yerden gelen toplara yatarak müdahaleden yoksunlar, oyuna sokma becerileri yok. Topu oyuna iyi sokamadıktan sonra  güzel futbola nasıl, nereden başlayacaksın?

Semih Kaya işe Akbil'le giderken, maaşı 5.000 lirayken neştere kafa atıyordu,kaybedecek bir şeyi yoktu. Şimdi bakıyoruz, çekilen şuta sırtını dönüyor, tekniğinde en ufak bir gelişme yok, kafa topuna çıkamıyor, darbeli kafa atamıyor. Vücudunu topa siper etmiyor, zengin oldu, şimdi kaybedecek çok parası var, verimli olamaz bu gidişle. Dünya'nın en teknik kalecisi bizim takımın kaleci Hocası olmasına rağmen Muslera teknik bir kaleci değil, topu genelde şişirerek oyuna sokmayı tercih ediyor. Çok vakit geçiriyor, sayesinde şampiyonluklar kazandık ama büyük takımın kalecisi olmaz, 18 içinde topa elle dokunabilme hakkı olan oyuncusu olur. Bize bir kurtarış kalecisi yetmez, stoperlerin teknik olmaması, top istememesi de mazeret sayılmaz. Usta kaleci topu usta işi oyuna sokamıyor, gerideki ustalar ortadaki büyük ustaya topu enerjisiz aktaramıyor. Kabiliyet yok, bu yüzden çok garanti olmadan tandem, topu  kaleciden istemiyor, dolayısıyla orta saha mümkün olduğu kadar ilerde top bekleyemiyor. Hatırla Popescu- Taffarel ikilisini. Onların pas trafiğinden eksilen bir iki oyuncu oluyor, top fazla enerji kaybedilmeden Hagi'yle buluşturuluyor, diri kalmış usta, her seferinde başka bir hünerle ameliyata giriyordu. Ve bahtiyarız ki çoğunda muzaffer çıkıyordu.

İşte geriden oyunu iyi, verimli, usta işi kuramadığımızdan orta sahada kim olursa olsun topla kaleye çok uzak mesafede buluşabiliyor, ve karşı savunmaya savaş gücü kazandırıyor. Melo gittikten sonra orta sahanın savaş gücü düştü, sarı karttan korkan mıymıntı futbolcular top bizde kalsın diye geriye yana oynuyorlar.

İyi futbolun peşindeyiz, bizim gibi amatörler buna Hatice diyorlar. Endüstri canavarları ne kadar netice peşinde olsalar da Hatice'den vazgeçmeyenlerin nesli tükenmedi henüz. 

Teknik, topu oyuna acele elle sokacak, pas trafiğine katılacak bir kaleci.( Taffarel) Teknik, oyun kurucu, penaltının, serbest vuruşun başına gidebilecek bir stoper(Popescu), önlerinde her topa müdahale edebilecek rakip çapadan en az 2 km. fazla koşacak, şutör, pasör bir ön libero (Suat kaya) Topun yönüne bağlı olarak yanında bir bezdirici, fazla teknik olmasına gerek yok, top rakipteyken topa en fazla 3 metre mesafede, gerekirse rakibin en önemli futbolcusunu bitirebilecek biri(Okan,Ümit,), ve bir oyun kurucu. Voleyboldaki gibi maç içinde dönüşümlü, kime denk gelirse o,Saydığımız özellikteki iki ön libero bu oyun kurucuyuya (Hagi) taşıyacaklar. Topu kaptırdığında saldıracaklar. Cephedekiler mi? bırakın da onlar şov yapsınlar. Hakan Şükür, Jardel, Arif) artık hangi 3 kişiyse onlar. Maçın sonucu mu? bilmem tabelada bir takım rakamlar yazar elbet, ama biz büyük bir futbol seyretmiş oluruz mutlaka.

Çok şey istemiyoruz, biz bu filimi 15 sene önce gördük. Ve bu takım, bu kadroyla o unutulmaz filmi yeniden seyrettirebilir. Bu takımım genlerinde vardır, her güzel macera bizim tarafımızdan yazılacaktır. 15 sene bekledik yanımıza yaklaşan olmadı. Bu kupa demek ki 2. defa alınacak ve onu da büyük Galatasaray alacaktır. Bir efsaneydik, efsaneler ölmez şekil değiştirir. Ne olur biraz daha güzel futbol.