20 Haz 2016

Ulusal Takım Nedir? Hocası Kim Olmalıdır?

R
Önce bir durum tespiti yapalım. 2008 turnuvası bu ulusun 4-90 yaşında Dünya'ya dağılmış bütün Türkler'in, Edirne'den Ardahan'a Türkiye'de yaşayanların tamamının desteklediği, coştuğu maçlara enerji aktardığı son turnuvaydı. Sonrasında ne futbolcuya ne hocaya güvenin  tam olmadığı, Ulusal Takımın İstanbul'da maç yapamaz hale geldiği bir süreç halen yaşandı. Kadıköy'deki yenilgi Galatasaraylı, Arena'da yenen gol, Fenerbahçeli futbolculara yıkıldı. Üstelik seçilen futbolcular, seçen hocalar milletin içine hiç bir maç sinmedi.

Son turnuvaya takımı götüren Fatih Terim'in getiriliş biçimi, özellikle Galatasaraylı taraftarlar tarafından hiç hoş karşılanmadı, ve sadece Fatih Terim yüzünden çıkılan her maç büyük oranda takımın yenilmesi istendi.

Örnekler; Eleme maçlarından Hollanda maçında 1395 kişinin % 65 i, Kazakistan maçında 654 kişinin %73 ü Fatih Terim'in yenilmesini istedi. Mucizeler oldu ve takım finallere kaldı. Televizyonlarda dönen gaz verici reklamlardan, brakisefal kafatasçıların vatan millet Sakarya yazılarından, Hoca'nın futbolcuların kendilerini büyük gören rakipleri aşağılayan sloganlardan etkilenmedik. Hiç birimiz gidin kupayı alıp gelin demedik, Biz İspanya'ya yenildiler diye de sövmedik. Ki son İspanya maçında yapılan ankette % 60 İspanya kazansın dendi. Bu anketler, 2002 Şenol Güneş'ine yapılsa yapanlar vatan hainliğinden asılırdı. Milli takımın imajı ne yazık ki bu durumda.

Ülke konjonktürüne girmeyeceğim, Milli takım yenilsin isteyenlerin sebebi başka. Lağımdaki fareler değil bizim işimiz, lağımın ta kendisiyle. Kavgamız, lağımı örten Logarları, lağıma pislik taşıyan açları, doymaz, kan emicileri besleyen sistemle, çeteyle, şebekeyle, futbol oligarşisiyle, Global Kraliyet Ailesiyle. Teknik taktiğe girsek, her kır kahvesi, her maç, İmparator çıplak diyenlerle doluydu. Her kasaba lisesinin beden hocası bunlar kadar yapar. Son oynayan 11'in 8 i maç ritmi olmayan oyuncular, Ülkenin en büyük futbolcusu Arda Turan 3 aydır tek maç oynamamış, Caner kadro dışı, Burak'ı kovmak için Galatasaraylılar takımlarından vazgeçti, Selçuk sezonun en formsuz futbolcusu, Gökhan sakatlıktan en az maç oynadığı sezonunu geçirdi. Ülke takımın en güvenilir hattı stoper tandemiydi. Ömer Toprak, Serdar Aziz, Atınç, Ersan Gülüm banko oynardı, İş adalete kalsa, hak eden Milli Takımda oynasa, Yalçın Ayhan, sezonun en iyi ve formda maç ritmi olan, her maç oynayan stoperdi. Emre Belözoğlu ülkenin yetiştirdiği en büyük faal futbolcuydu. Bu turnuvaya kaptan çıkarak veda etmek hakkıydı. Ne kadar küfür edilirse edilsin Volkan Demirel bu ülkenin en büyük kalecisiydi. Medyaya taraftarın önüne yem etmemek Hocaların işiydi. Alper Potuk, Mehmet Ekici en azından bu kadroda olmalıydı. Galatasaray'dan bir oyuncu alınacaksa da o Sinan Gümüş'tü. Say say bitmez,

Milli Takımın pozisyona bile girememesinin sebebi bunlar değil. Çok daha kötü futbolcularla, daha iyi neticeler aldık. Tabelaya bakmıyoruz, Ulusal Takımla barışık olsak, neticede oynanan oyun futbol, 3 ihtimallidir, maç der sineye çekerdik.

Milli Takımın yenilmesini isteyenlerden benim sebebim teknik taktik, hak etmeyen takımın, kötü oynaması falan değil. Ben Milli Takım hocasının futbolu bilmediğini savunuyorum zaten, bahaneyi de futbol içinde aramıyorum. Benim takıntım Hoca'nın muhtemelen kendisinin bile % 100 inandığı, guruplardan çıkamayarak eve dönme ihtimali varken, 350- 400 Madenci maaşını alması, içine sindirmesi, K. İrlandalılar, Romanyalılar takımları yenildiğinde hocaya futbolcuya sövmüyor, beklentileri yok onların da tıpkı bizim gibi. Ne var ki bizim Hoca kemiksiz, vergisiz turnuvanın en çok para verileni(kazananı değil).

Sadeleştireyim; Takım beklediğim gibi hak etmeyenlerden oluştu, dolayısıyla kötü oynayacağı, rezil olacağı benim açımdan sürpriz değildi. Bu takımın başta Hocasının ve eğer milli maçlarda alıyorlarsa futbolcuların aldığı parada 80 milyonda 1 payım varsa helal etmiyorum. Vermiyorum, uzatıyorum geri istiyorum.

Peki ne olacak, ben ve benim gibi düşünenler için Milli Maçlar vicdan azabıyla, nefret arasındaki bir duyguyla mı seyredilecek, veya hiç mi ilgilenilmeyecek? Çıkış yolları tükendi mi? Hayır, bir fikrim var, iddia ediyorum, ülkeyi tekrar 2002 li, 2008 li turnuvalardaki yüksek enerjiyle donatırım.

Başlıyorum; Son maçtan sonra da ülke başlayabilir.

Şenol Güneş'e denk geldi, artık bundan sonra kime denk gelirse. Biz daha uzun yıllar Dünya Şampiyonluğuna oynayamayacağız nasıl olsa. Bir Hoca hem kendi takımını hem Ulusal Takımı maça çıkarabilir. Gurup maçlarına takımı, son Şampiyon olan Hoca hazırlasın. Milli maç sırasında zaten ligler yok, nasıl ki futbolcuda form aranıyor, Hocalar'da da form aranacak. En formda olan da doğal olarak son Şampiyon hoca olacak. Yerli yabancı, kim şampiyon olmuşsa 2 yıl boyunca eleme maçlarını oynayacak.  Son Şampiyon otomatikman Milli Takıma en çok oyuncu veren takım, onları da en iyi Son Şampiyon Hoca oynatır.  Örnek Oğuzhan'la Şenol Güneş Şampiyon oluyor, Fatih Terim ilk onu çıkarıyor. Hoca'nın yardımcıları da Süper Lige çıkmış takımların Hocaları olacak. Onlar da formda ve ödüllendirilmeleri gerekiyor. Önceden bilindiği ve kabul edildiği için Milli takım hocasına güvensizlik diye bir şey olmayacak. Guruplardan çıkıldığı takdirde de takımı finallerde yine son Şampiyon hoca kimse o çıkaracak. Ve yine yardımcılıklarını da süper lige çıkmış. 3 hoca yapacak.

Alacakları para da önceden belli olacak, Türk Milli Takımı o an ülkeler sıralamasında kaçıncı ise, bir öndeki ve bir alttaki ülke ortalaması hesap edilecek. Onların Hocası kaç Milli Gelir kişi başı ücret alıyorsa, bizim Hoca da Türkiye'deki o kadar Milli gelir kişi başı ücreti alacak.

Bir kanunla veya TFF de bir yönetmelikle bu sisteme geçilebilir. Kendimden empati yapıyorum, belki de bu ülkede Milli Takımın yenilmesini en fazla ben istiyorum, bu yönetmelikle misal FB'li Aykut Kocaman Konyaspor'u Şampiyon yapıp, Dünya Kupasında takımın başında olursa, alır ay yıldızlı bayrağımı deliler gibi koşup, marş söylemezsem şerefsizim. Hem Hükümetler, Cumhurbaşkanı , Federasyon, Milli Takımın başına kimi geçirsek diye bin dolap çevirmez, rüşvet dönmez, torpil olmaz, hak edenler Milli Takımı yönetir. Ayrıca bu kararlar Hocalara motivasyon olur, 50 sene sonra kim büyük Hoca diye yapılacak manipülasyonlar önlenir. İşte kariyer, işte hodri, işte meydan denir. En çok Milli Takım Hocalığı yapmış Hoca en büyük olur ve yarış başlar.

Söyleyeceklerim bunlardır. Umudum var mı? yok. Bir Fatih Terim gider, diğeri gelir, Milli takım Konya'dan dışarı çıkamaz, yenildiğimizde Galatasaraylılar Ozan Tufan'a, Fenerbahçeliler Arda Turan'a küfür eder, Böyle gelmiş böyle gider.

Biz bir garip çingeneyiz, nemize gerek gümüş zurna.

3 Mar 2016

Orhan Atik; Kovulmayı Bekleyen 73. Galatasaray Hocası

71. ve 72. canımızı çok acıttı, değiştirdik ama çok pahalıya patladı. Sayelerinde Galatasaray tarihinde ilk defa Avrupa Turnuvalarından atıldı. Bu ayıbı gelecek Galatasaray jenerasyonları boyunlarında ağır bir zincir gibi taşıyacak, sebep olanların mezarlarına işeyecek. Görevi hiç bir şeyden haberi olmayan şimdiki Galatasarayı bebeklere devredip, işimize bakalım. Galatasaray imajına muhalefet eden Köylü Allahçı Hamza ile, şehirli içkici kumarcı, huzur evi kaçkını alzaymır hastası Denizli'den sonra gelen adamı çıkaralım biz gün yüzüne.

Orhan Atik; Tanımıyorum, ismini ilk defa 2 gün önce duydum. Hey gidi Galatasaray hey, 17 yıl önce sorulsa, Florya bahçıvanının kim olduğunu, Hagi'nin ayakkabı numarasını bile bilir, Hakan Şükür'ün attığı golün resmini çizerdik. 6 yıldır  alt yaş gurubu takımlarımızın hocasıymış, kısa künyesinde bu yazıyor sadece. Galatasaray Hocası olması için yeterli mi? Çok bile. Şu an seyrettiğimiz mübarek Galatasaray formasının içindekiler, Galata Saray'ı Çöplüğüdür, başlarına hoca bile gerekmez. Peki tanımadığımız biri için ne diyeceğiz, ne yazacağız? Çok şükür bizi fazla bekletmediler. Dün oynanan maç kadrosunu gördüğüm anda birden Orhan Atik'i 40 yıldır tanıdığımı farkettim. Çok iyi tanıdığım için de yazıyorum. Kulübün DNA sını biliyorum, MR filmleri var bende,

Sabri ile Selçuk'a yardımcı olarak atanmış. Başta demiştik ya, geleceğimizin Aslanlarını yetiştiriyormuş. Bu kafadaki bir adamın yetiştirdiği futbolculara kaldıysak kılıcı kalkanı kuşanın. Bir kaç sene daha devrim yapamaz bunların elinde kalırsak takımı alt liglerden toplarız. Prostatlı, pilavcıların torunlarının çocukları 15-16 yaş gurubu futbolcuları. Tevekkeli değil, 11 tane yemişlerdi daha geçen aylarda. Messi'ler, Arda'lar olacak değil ya alt yapılarda, Orhan Atik'de onların bakıcısı. Bu düzen değişmesin, 20 sene geçsin alt yapıdan bir Sabri bile çıksın oynasın ben Galatasaraylılığımı askıya alacağım.

Çıktığı ilk maç çıkacağı ne kadar maç varsa bize ne olduğunu gösterdi. Çık kenarda dur aynı takımı oynat, al sana kriter, 71. veya 72. Çöp ne yapmışsa aynısını yap demişler. Gördük, postmodern Ramizist bir tavır koymuş. Dürülülü'nün aldığı Donk yerine, Ramiz Köfte'nin Bilal'ini tercih etmiş. Bence iyi zar atmış, biliyorsunuz Hamza, Titanik'te şarap mezesi olmak için havuzda bekletilen canlı ıstakozdur. doğarken götünü Evliyalar yalamış, öyle bir şansı var ki gemi batar kurtulur. Dünkü maçta kenarda Hamza dikilse, aynı sonucu alırdı. Kaleyi GSlı evliyalar, dervişler korudu. Hezimetten kurtulduk, Estergon Kalesi savunması yaptırdı, kaleci vakit geçirmekten sarı kart aldı. Dürülülü olsa, şansı yoktur, o toplardan bir kaçı girer, kupadan da elenir gider, rezil kepaze sezonun bokuna bir tüy daha dikerdik.

Selçuk bir daha ki maç hazır Shedju sakatken, Semih'i tekrar monte eder takıma. Varsa akıl sağlığı yerine kalan Galatasaraylılara da huni taktırır. İnsan da azıcık onur olur, sana çık şu kadroyu çıkar demişlerse çıkma, 15 yaşındaki çocuklarla macera ara, didiş, cebellen. Yok onurluyum diyorsan 1 gün önce kovulmuş, büyük hoca diye yuttutulmuş bunağın çıkardığı takımı çıkarma. Hiç bir şey bilmiyorsan gir Googla, Umut Bulut yaz, milyon Galatasaraylı hakkında ne demiş oku. Madem çocukların hocasısın, al 16 yaşında 2 kişi, Sabri'nin, Umut'un yerine oynat, 5 tane yersin en fazla, bu taraftar seni adam sanar arkanda durur, Kadro dışı bıraktım gençler takviyesi ile çıkacağım diye anons etsen 50.000 kişi maça gelir, ölüye top oynatır, fark atardın, tek maçla Galatasaray tarihine geçerdin.

Bizi yönetenler, 20 kuruş maliyetli plastikleri 5 liraya aldık deyip çalan, taraftarın saf duygularını sömürerek 10 x
2 den bilezik gibi geçirenler kan emicilerdir. Bu düzene boyun eğdiğimiz sürece bu günler iyi günlerimizdir. Orhan Atik namlı kulübe paspasçısı da bu düzenin çanak yalayıcılarından biridir. İşimiz çöpçülük, onlar önümüze atacak biz temizleyeceğiz.

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı; Galatasaray seçimsiz, kongresiz, pilavcısız, prostatlısız bizimdir. İnanın çocuklar bugünler de geçecek. Fenerbahçe maçı bir milattır, tecrübeli taraftarlar durumdan vazife çıkarmasını bilirler. Sami Yen Kapalısı şahittir ki, şanlı direnişimiz bir tarih diyalektiği dersidir. Yarım kalmış işi bitirme şansımız vardır. Tribünlerde olacağım, bir Devrim daha görmeden, bir marş daha söylemeden ölmem.

73. Galatasaray Hocası bile diyemiyorum, Sen de onlardansın, Büyük Galatasaray Taraftarının hedefisin, kovulma sırası sende Orhan Atik.

Her zamankinden daha fazla; Varlığım Galatasaray varlığına armağan olsun.

19 Şub 2016

Formaları Çıkartın, Def Olun Gidin; Galatasaray 1-1 Lazio


Normal bir ülke olsa, Dürülü'lüyü, spora varsa katkılarından dolayı emekli eder huzur evine yatırır. Normal bir ülke olmadığımızdan başlıyoruz.

Zengin olmasa Tahtakale'de hamal olacak adam, 25 Milyon Galatasaraylının kaderini, tasasını, kıvancını idare ediyor, ve bu zavallı emekli Alzaemir'ini daha önce sığır çobanı bile olamayacak taşralısının yerine hoca diye getirip, bizi canımızdan, ciğerimizden, ölümlere gidip geldiğimiz sevdamızdan, Galatasarayımızdan soğutuyor. Bu gerilemenin bir nedeni elbette var, ve bu kara günler de gelip geçecek. 

Biz eskiden forma seyretmeye maça giderdik, içindekilerin çoğunu şimdi hatırlamıyoruz bile. Şimdiki nesil farklı, herkesin sırtında sahadakinin giydiği formanın aynısı var. Forma seyretmek için maça gitmiyor, bu yüzden dün gece oynanan maça giden taraftar sayısı, geometrik hesapla belki de Dünyanın en kalabalık maç seyreden taraftarıdır. Formanın içindekilerin tamamı çöp. Kenarda eli kolu tutmayan, gol olduğunda kolunu havaya kaldırırken yorulan bir ihtiyar var. Git köyüne, bir çiftlik kur, zaten vardır, anana avradına sövdürmen mi gerek. 

Taraftar Burak'ı esastan, Umut'u Semih'i usulden kovarak Dürülülü'nün işini kolaylaştırdı. Torbaya futbolcuların isimlerini yazıp çekti. 5 stoper, 2 sağ bek, 1 liberoya çıktı piyango. Sağ bekin biri kale hariç her mevkide gözü bantla kapatılmış gibi koştu, bir mucize oldu, top 2 metre önüne, bom boş düştü, Normalde yine atamaz da anormal bir şey oldu top girdi. Şimdi yandık diye temkinli, vasat altı bir gol sesiyle irkildim.Bu golle galip gelemeyeceğimize imanım tamdı. Verilmiş sadakamız varmış ki son dakikalarda futbol topu ırz düşmanının kafasına çarpan top gol olmadı, olsa bu gerilemeye 5 sene daha geçse en ufak pansuman dahi yapılamazdı. 

Podolski. sana acıyorsam anam avradım olsun, ama aşk olsun be. Sen boğuş, cebelleş, didin, can çekiş topu sürükle içeri kes, gol mahallinde gelecek arayan Sabri'ye top çarpsın, gol olsun, 9 kişi Estergon Kalesi Savunması yapan Dürülülü'yü kurtar. Sana yanlış anlatmışlar, Galatasaray ruhu denilen bir olgu var da, golü o atmıyor. Golü atacak olana yardımcı oluyor sadece. Ali Sami Yen Kabristanı Galatasaray Ruhunun gömdüğü nice  leşlerle dolu. Top kaleye paralel taca çıkarken, dışım acıdı. İçi acıyan kardeşlerimin de Acısını paylaştım.

Bu maçla alakası yok, Dünyanın en büyük kalecisi bizde ya, biraz korkun diye yazacağım. Sonraki kalecimizin performansını yazıyorum, sahip çıkmaya devam edin Muslera'ya. Gelecek kaleci topu 40 saniyede oyuna sokuyor. Her maç 4-5 dakika vakit geçiriyor. Topu oyuna sokma şekli, degajla taca veya rakibe doğru şişirme. Yan toplarda kısmi felç geçiriyor, topa kafayı rakip vurur da çerçeveyi bulursa geçmiş olsun. 1-2 gol yedikten sonra top kurtarmaya başlıyor. Yiğidin hakkı çekilen şutlarda başarılı, bir çoğunu kurtarıyor. Gelelim zurnanın zırt dediği deliğe. Zift Fener medyası dahil, bütün medya maymunları için, kaleci Dünya Çapında. Taraftarlar da hipnotize edilmiş, ne yerse yesin görmüyorlar, saymıyorlar. Aman diyorum çocuklar, sakın kalemize gelmesin başka kaleci, Musleramıza tek bilek tek yürek olup koltuk çıkalım.

Koray Günter, 250 maça çıkıp tek golü olmayan, Dünyanın en kötü stoperinin ardında yedek bile bekletilmedi. Takımın en iyisiydi. Diğeri de nereye koysan koy fark yaratan Chedju adlı Aslandı. İkizinden ayrılan Selçuk İnan'ın hali içler acısıydı. İhbar ediyorum, varsa spor  savcısı dava açsın. Donk çöpünü kim transfer etti, bir derneği ne kadar dolandırdı ortaya çıkarılsın. 

Hoca olsa Başımızda soracağım, Carol'un yapamadığı, Olcan'ın yapabileceği ne vardı da değiştirdi. Her şeyi anlarız da 1 dakika varken Sneijderi çıkarıp Yasin'i niye aldı? Sokarken ne dedi? Bir de bizi yıllarca uyutmuşlar, Denizli Hücum oynatırmış. Hesabını hepiniz birden vereceksiniz hainler, dolandırıcı hırsızlar. Peki sihirbazlık marifetiyle bir abraka dabrayla kaybedilen Emre Çolak'a ne diyelim, nerede diye arayanı sorqanı yok mu benden başka? Halbuki, Arda Turan'a en yakın futbolcuydu, bir futbol Hocasının elinde olsa şimdi anlı şanlı futbol takımlarının menacerleri, Florya'da yatıyordu. Galatasaray'ın geleceğiydi, az para alıyor diye gözden gönülden ırak tuttular. 
Galatasaray kadro gurubundaki en teknik futbolcunun hayatını kararttılar.

Hepinizde olsun istemiyoruz kansızlar sürüsü, 3 ünüz 5 inizde Galatasaray hissi olsaydı, bu Lazio bize rakip olabilirmiydi? 

Maç başı paralarınızı aldınız, birer Avrupa maçı daha oynadınız, muhteşem kareografi eşliğinde tüyleri diken diken etmesi gereken tezahüratı dinlediniz, En ufak bir yararı olmadı, vicdanınız rahat yarın Ferarirlerle antrenmana geleceksiniz, biz ise 4 liraya kime yaptırıldığı ayrı bir hırsızlık dosyası oluşturulması gereken plastiklere 10 lira ödeyip bileğimize takacağız. Ayrıca 10 lira diye de dolandırıyorlar, sarı kırmızı mutlaka 2 tane alman gerekiyor, 3 lira imalatçı hırsıza 6 lira kulübü soyacak büyük baş dolandırıcıya kaptıracağımız bilekliği, bileğimize bilezik gibi geçiriyorlar. 

Formaları çıkartın, Defolup gidin şerefsizler, gitmediğiniz her maç kimimiz nefretimiz büyüyecek, her zaman olduğu gibi durumdan vazife çıkartıp alayınızı kovacağız. O büyük günün çok uzakta olmadığından emin olun, tek gezmeyin, taraftara stadyum dışında rastlamayın, özellikle de bana görünmeyin, bu yaşta cinayetlik küfür edip kafa göz girişmezsem Galatasaraylılığım zehir zıkkım olsun.


27 Ara 2015

Dürülülü; Kayseri 1-1 Galatasaray



Çakal, yılan, akbaba ormanda gezintiye çıkmışlar, kaplumbağaya rastlamışlar. hadi sen de bizimle gel demişler. kaplumbağa ben yavaş yürürüm size takılamam demiş. olsun bekleriz demişler. Uzatmayalım beraber yürürken şimşek çakmış gök gürlemiş, yağmur başlamış. Çakal, bir şimşek daha çakarsa ben uzuyorum arkadaşlar demiş. Yılan bana göre hava güzel kayalıklara sürünür bir delik bulurum demiş. Akbaba ben biraz daha takılırım, baktım yağmur şiddetlendi sel basmadan uçar emin bir yere konarım. Kaplumbağa kardeş sen ne yapacaksın?

- Sizi adam sanmıştım.

Büyük Mustafa seni adam sanmıştık. Bıraktığımızda Verder Bremen'i  elimizden mızıkacılar zor kurtarmıştı, Avrupa Avrupa duy sesimizi diye inliyorduk. Kim oynadı yarı finali diye kendi kendimize sitem edip, final düşleri kuruyorduk.

Ve yıllar sonra tarihin en çapsız, en hain, en bilgisiz hocasını kovdurup, seni takımın başına getirdik. Sen bunamışsın, konuşurken dilin sürçüyor, alzaimer olmuşsun, sen hastasın, Eğer bu teşhisler doğru değilse de gelmiş geçmiş en büyük dolandırıcısın. Organize hırsızlık için memur edilmişsin. Galatasaray'ı batırmak için, büyük taraftarını deli etmek için misyon verilmiş bir provokatör ajansın.

Madde madde saymaya gerek yok. Bizim parametrelerimiz oluştu. Umut Bulut'u oynatan adam, hoca değil haindir. Ramiz Köfte bu yüzden kovuldu. Bu saatten sonra Umut Bulut'la Avrupa Şampiyonu olsan bile sen de hainsin. Gider ayak emekliliğinde bizi tokatladın. Aldığın alacağın paralar haram , zehir zıkkım olsun.

Takımda işleyen tek yer Shedju- Hakan tandemiydi. Bu Semih Kaya nasıl bir mafya lideri oldu? Daha dün Kartal'da pide yiyordu, antrenmana Akbille gidip geliyordu. Kim emir verdi de, bertaraf edilemez duruma geldi. Futbolcusu demiyorum, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en kötü sporcusunu oynatarak neyin peşinden gidiyorsunuz?

Yok, ama ben varsa, kaldıysa helal süt emmiş bir savcıya, suç duyurusunda bulunuyorum. Galatasaray futbol takımının kurucuları, oynatıcıları, insan alıp satıcıları, yöneticileri hırsızdır. Büyük bir organize şebekedir. Rodrigez denen bir yaratığı 6 milyar insan içinden alıp, para verip, sahaya çıkarıp oynatan, taraftara travma geçirtenler  kimse ağır suçludur.

Sneijder'in oynamadığını fırsat bilen çete, Podolski'ye  pas bile vermedi. Yalan, sakat falan değil. Kendi çıktı, çıkmasa Sinan Gümüş girmeyecekti. Dürüllülü oynanan tiyatrodan memnundu. Galatasaray kadro gurubundaki en büyük oyuncu Sinan Gümüştür diye 2 senedir bağırsaklarımızı parçaladık. Futbol topu ırz düşmanına kafayla indirdiğinde ödüm koptu atacak diye. Emin olun çocuklar kaçırdığına çocuklar gibi sevindim. Kupa maçlarında attığı balık gollerle kontratını uzattı, beni Galatasaraylı olduğuma pişman ettirdi. Atsa şerefsizim Galatasaray adını ağzıma bile almayacaktım. Çok şükür kaval kemiğiyle vurduğu top gol olmadı.

Semih Kaya sakatmış, büyük fedakarlık göstererek oynamış. hesabına bu gece 50.000 lira yattı. Köyünde bir tarla daha almıştır. Bilemedin bir sığır sürüsü daha katmıştır çiftliğine. Kayseri'de, memleketimde maç 5 lira, 5.000 kişi maça gitmiş. Koskoca Galatasaray'ı izlemeye o kadar adam gitmiş, inanın çok. Ben 500 kişi bile beklemiyordum.

Her seyrettiğim maçı en kötü maç budur diye zapta geçirdim, şahitsiniz. Bundan daha kötü oynanmaz dedikçe oynuyorlar. Top Muslera'ya geldiğinde herkes kaçıyor, ben de boşu boşuna küfür ediyorum şişiriyor diye. Şişirmese birine verse o tekrar kendisine veriyor. Kaleci şişirip kaptırınca kimse kızmıyor benden başka, Semih, Hakan şişirirse ayıp olur. 20 metreye pas veremeyecek adamlar ilk 11 oynuyor. Bu kadar kötü futbolcu takımıyla oynanmaz, şu ana kadar toplanan puanlar mucize. Galatasaray'ın normalde, futbolun adaleti olsa en fazla 5 puanı olması lazım. 11 puan geriye düştük diye üzülmeyin, sevinin.

Bu gerilemenin futbolla açıklanması mümkün değil. Galatasaray geçen yıl aldığı şampiyonlukla cezalandırılmıştır. Şampiyon olmayacaksınız emri verilmiştir. En kestirme yol da para bahane edilerek çöp futbolcularla sezona başlatılmıştır. Zehrin dozajını tutturamadılar, aslında bu kadar fark açılmasını onlar da istemezdi. Galatasaray sistemden çok erken çıktı. Şimdi hırsızlar Florya'da cirit atıyor, 5-10 çöp futbolcu alırlar, bir kişi oynasın bu yazdığım bilgisayarı çatır çatır yerim. Devre arasında gelip de, çürük çıkmayan, oynayan futbolcu görmedim. Drogba, Sneijder demeyin bana sakın.

Yıllardır aziz Yıldırım'ın yaptığı şerefsizlikle uğraşıyoruz. O ne yaptıysa Fenerbahçe için yaptı, bizdekiler çok daha fazla şerefsiz. tersine şike bizimkilerin ki. Galatasaray'ı bitirmek için ellerinden gelenden bile fazlasını yapıyorlar. Dursun'dan Galatasaray Başkanı mı olur? Bu köylü nasıl olmuş ta Galatasaray Lisesini bitirebilmiş? Bu adamlar kendi işletmelerinde işe yaramayan bir odacıyı çalıştırırlar mı? Bu nasıl bir soygun çetesidir ki, 1 gün bile göz altına alınmazlar?

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı, az kaldı sizden de ümit kesiyorum. Biz size tribünleri miras bırakırken, bize zulüm edin demedik. Bu çöplerin üstündeki formaları çıkartın, oynatanları engelleyin. Tribünden gelen gücünüzü kullanın. 100 kişi bağırsanız yeter. Sildiğiniz adamı affetmeyin, attığı gole sevinmeyin. Bu gidişe bir son verin. Veremeyecek olan da haber versin. Biz tekrar dönelim tribünlere. Kombineleri devredin. Yok biz durumdan rahatsız değiliz diyorsanız nasıl dayandığınızı bize de anlatın. Benim 2 Galatasaray maçı daha seyredecek durumum yok. Maçlara boka bakar gibi bakıyorum, kaldı ki gibisi fazla, resmen bok. Tiksiniyorum top Semih'e, Umut'a, Yasin'e, Tarık'a, Selçuk'a değdiğinde.

Hastayı kaybettik, başımız sağ olsun. Ben hayatını tribünlerde helak etmiş biri olarak otopsi istiyorum. Galatasaray Aslan'dır, böyle ölmez, Aslan ölürken kepaze olmaz, kimseye görünmez. Bu ruh bu kadar kolay terk etmez bu sevdayı. Terketti,yazık oldu.Yazıklar olsun, Sebep olanların Yüce Gök belasını versin.

20 Ara 2015

Alpaslan Rahat Uyu Aslanlar Ölmez; Galatasaray 3-2 Akhisar



Bir yemin ettik ya bin defa döneriz amk. Galataaraylılık mertliği bozar. Babamızın kolundaki serumun musluğunu açıp Ali Sami Yen'e maça yetişmişliğimiz var, döneriz elbet. Burak'lı Galatasaray'ı seyretmem demişliğimiz var. 3 maç dayandım, son Beşiktaş maçında kendimce bir çözüm buldum, Burak kadraja girdiğinde maça bakmadım. Metafiziğe olanca imanımla yalvardım, ayağı baldırı kopsun dedim, başka türlü kurtulmamız mümkün değildi. çok şükür aylar sonra bir maçı kendime verdiğim sözü tutarak huzur ve şuh içinde izleyecektim, izin verseydi eğer geride kalan bertaraf edilemeyen çöpler.

Dürüllülü ile Büyük Mustafa arasında pamuk ipliği var. Şov dışında kalmamak için katlanmamız gereken bir kısa süreç yaşanıyor. Galatasaraylılığımın olanca içtenliğiyle söz veriyorum çocuklar. 2016 ya Semih, Umut, Burak, Sabri'den biri ile bile başlasa hiç bir maçın sonucunu beklemeyeceğim. Gerekirse hayatımı ortaya koyacağım da size bu çöpleri izlettirmeyeceğim. Rahat olun, tribünlere küsmeyin. O merdivenler bizim savaş alanlarımızdır, bizi hayata bağlayan yegane DNA larımızdır. Biz tribünleri, Umut gol attığında gol sesi çıkmasın diye kurmadık. Bizim tribünlerin eşi benzeri yoktur. Tabeladan kupadan 3 puandan bağımsızdır, emin olun bunu en iyi bilenlerden biri de eğer bunamamışsa  Büyük Mustafa'dır.

Kaleciyi saymazsan 3 yabancıyla oynayan tek takım Fransız sömürgesi Galatasaray'dır. Bu ne büyük bir çetedir şebekedir ki yedekler ligi oynansa ilk yarı bitmeden küme düşmesi garantidir. Bu nasıl bir yedek kulübesidir ki oyuna girecek tek bir kişinin bile en ufak bir katkıda bulunma ihtimali yoktur. Köy takımı Akhisar Lau Lau'yu, Hasan Kabze'yi oyuna sokarken 20 milyon Galatasaraylı travma geçirirken, biz son dakikayı atlatabilmek için Galatasaray'ın geleceği sandığımız Sinan'ı sahaya sürüyoruz. Bu gerilemenin sorumlusu kimdir? Tribünlerden Galatasaraylıyı kovanların hesabını sormadan mezara gideceğimizi sananlar kimdir? Namerdiz bunların hesabını sormadan ölürsek.

İnsanlık tarihi boyunca spor yapıldı. Okçuluktan at binmeden cirit atmadan  gladyatörlükten, güreşten futbola kadar. Net olarak söylüyorum, eğer söylediğime pişman ederse de kafama sıkacağım. Tüm jenerasyonların, tüm çağların en kötü sporcusu Semih Kaya'dır.  Burak nihayetinde kötü futbolcudur, ama iyi koşar, Umut toptan anlamaz ama misal güreşse en kötü Kırkpınar'da başaltı olur, Sabri misal o kadar arabası var mutlaka kötü de olsa bir rallici olur, Olcan'a Kaşıbeyaz'da 1 ay kebap yedir sumo güreşçisi yaparsın, Yasin'de ısrar et kafası kesik tavuk yarışında birinci olabilir. Semih Kaya'dan sporcu olmaz. Hiç bir sporu yaptıramazsın eğer Şebeke, mafya, kravatlı çete emir vermediyse. Verdiyse, oynatmak için Shedju'yu atşe atarsın, ortaya gönderirsin, olmaz, uymaz, seleksiyona ters gelir, Sabri'den daha iyi sağ bek bulamadığın için oynattığın Tarık'ın yerine oynatırsın. Sporcu olmadığını bile bile kornerde kafa topuna gönderirsin, o arada ligin en kolay maçını riske atarsın Het trik yapmasına ramak kala maç biter. Bu asil Galatasaray taraftarını 3 puan aldığına dua ettirirsin. Sen ölümlerden ölüm beğen, 2016 ya Semih'le başlarsan Büyük Mustafa.

Maçta ofsayt olmadı, hücum faul yapılmadı( beyin özürlü Yasin'inkileri ihmal ediyorum) %100 gol kaçmadı( Umut'u yok saydığımdan görmedim) hakemi kandırmadık, neden acaba? Galatasaray şovunun bir numaralı haini sakattı, hiç kimse birine gol attırayım derdine düşmedi. Keşke Atatürk'çü Olcan Adın son saniyede insanlık dışı götürdüğü topu Umut Bulut adlı futbol topu ırz düşmanına gol attırmak için pas vermeseydi  de tezlerim doğru çıkabilseydi.

Tezler doğru çıkmasa. o top Umut Bulut'a aktarılabilse, kaval kemiği marifetiyle gol yapılsa. Takıma sıfır katkısı olan Umut'a, negatif katkısı olan Burak Yılmaz yüzünden sempati duyacak matematiksel girdapların dönencesinde beyin amcıklaması geçirecektik. Çok şükür Polyanna Galatasaray'lı için Umut Bulut hakkında bir görüş değişikliği olmadığını sanıyorum. Kaldı ki Umut Bulut bugün, (benden öncekini bilmem, tanımam, hatırlamam) hayatının topunu oynadı.

Sneijder olmasa topu 18 içine bile sokamayız,Burak'ın baldırı kopsa, Umut Bulut oynamasa Podolski, bu maç 21. golünü atmış olurdu. Bu maç Hakan, Hakan Kadri Balta değil, sadece Hakan Balta'ydı. Rezalet ötesi bir maç daha oynadık. Arena'da 3 gol attığımız maçı kazanmak için götümüz çıktı. Üstelik kalecimiz iyi bir maç daha çıkardı. ne var ki 9 puan önümüzde olan takımlar, onların medya maymunları ölümüzden korkanlar, panik içerisinde. Sen ne büyüksün Galatasaray, seni bu çakallara yem olarak verir mi bu taraftar?

Çıkarız bu sarmaldan elbet, yeter ki kararmasın sol mememizin altındaki 4 yıldızlı cevahir.

Yaşasın her yerde her zaman, herkesin gideceği, ve Arena'dan başka gidecek hiç bir yeri olmayan Büyük Galatasaray Taraftarı;

Alpaslan Dikmen'in aziz hatırasına saygılarımla,

15 Ara 2015

Manifesto; Beşiktaş 2-1 Galatasaray


Bu bir maç yazısı değildir.

Bu Büyük Galatasaray taraftarına bir çağrıdır, manifestodur.

Galatasaray tarihinin kader maçları olan Neushatel maçı, Manchester Maçı, Arsenal maçı ve son Juventus maçlarından en az birine gitmiş, deplasman trenine, otobüsüne binmiş, Galatasaray yendiğinde ,yenildiğinde ağlamış taraftarları kapsamaktadır.

Ve bu yazı, Galatasaray tarihinin yüz karası oyunlarından birini oynayan, maç başı paralarını alan ve bu sabah antrenmana Ferarri'leriyle gelen futbolcuları Florya çöplüğüne bırakma azim ve kararında olan taraftara yol göstermek, önüne geçmek, direnmek için yazılmıştır. 

Biz bu tribünleri ileride çocuklarımız maça gitsin travma geçirsin, takıma küssün, Burak'a Umut'a sövsün diye kurmadık. Amacımız her zaman 1-2 veya daha fazla bebeği sarı kırmızı zıbınlara sardırmak, ilk avazlarını Cim Bom Bom diye attırmaktır. Bizi bu şiardan vazgeçirtecek futbolcu yönetici baş düşmanımızdır. Ve bu baş düşmanlarımızı teşhir ve tecrit etme zamanı çoktan gelmiştir. 

Burak-Sabri-Umut-Semih bu takımda futbolun ırz düşmanlarıdır. Bunların oynadığı takımın iyi futbol oynamasına imkan yoktur. Bunları oynatan Hocalar kendi mezarlarını kazmaktadır. Büyük Mustafa'yı bıraktığımız gibi teslim alamadık. Neushatel maçını televizyondan yayınlatmayıp 50.000 işsize boğduran Büyük Mustafa ne yazıktır ki geldiği şu kısa süre içerisinde tribünlere taraftarı döndürecek hamleleri yapamamıştır. Oysa Galatasaray'ın bütün büyük maceralarında Büyük Taraftarı yanındadır. Çöp futbolcular yüzünden Hagi'nin Galatasaraylı yaptığı çocuklar takıma küsmüştür. Prekazi'nin Galatasaraylı yaptıkları çoktan terketti. Galatasaray Şovunun parazitlerini kadro dışı bıraksa, o tribünler tekrar eski şevk ve heyecanıyla tepinecek, bağıracak zaferlerin kazanılmasında yine baş rolü oynayacaktır.

Zengin olsaydım tek bir şey yapardım, hemen bugün bir Çin, Kore, Amerikan takımına 25 milyon bağışlar, Burak-Umut-Sabri-Semih'i transfer eder, Arena'nın Ali Sami Yen kapalısı'na denk gelen tribününe heykelimi diktirirdim. Zaten yoktular, bu maçla birlikte azıcık şüphesi kalan taraftar da çok geç bile olsa her şeyin farkına vardı. Bu futbolcular yok hükmündedir. Oynatan Hoca da yoktur. istedikleri kadar da oynayabilirler. Ben mübarek Galatasaray formasının içine giren bu futbolcuları sildim. 

Burak'lı Galatasaray'ı izlememeye yemin etmiş bu maç için bozmuştum. Yüce Gök ilk defa hem bedduamı, hem duamı kabul etti, şükran duymaktayım. Burak'ın ayağının kırılması için çok yalvardım, baldırı kopmuş, umarım yürüyemeyecek derecededir. Yerine giren Dünyanın en zengin kaval kemiğinin gol atmaması için dua ettim. Çok şükür bir topu sırtıyla kurtardı, bir topu da Beşiktaş savunmasının yerine o uzaklaştırdı. O topta duran Shedju'yu, elini yana açan Sneijder'i gördünüz mü? Futbol topu bir kere daha ağladı. 

Cebinde 5 lirası varken, antrenmana Akbil'le gidip gelirken Semih Kaya neştere kafa atardı. Florya'da yangın çıksa Melo'dan sonra ilk kurtarılacak adam olarak zapta geçirmiştim. Şimdi zengin oldu, çeteye biat etti. Çekilen şutlara sırtını dönüyor. Ronaldo'yla boğuşan adam Oğuzhan'ın nefes sesini işitince yere yığılıyor. Abi nasihatı ediyorum, sakın Kartal'a geri dönmesin. Doğup büyüdüğüm hala yaşadığım Kartal'da top oynarım nasılsa diye aklından bile geçirmesin. Balıkçılar ilk maçta odunla dövecekler. Yabancı kontenjanı 1 olsun diye buyurmuş. Türkçesi yok, sanırım dili sürçtü. Özellikle Galatasaray'da Türk kontenjanı sorunu vardır. En fazla 1 kişi olmalıdır. Belki böyle söylemek istemiştir. Alt yapısı Türk takımlarında olan, Şebekeye ait Hocalarla tanışan en fazla 1 Türk oyuncu oynayabilir. O da uzatmayalım Selçuk'tur. Yazın Ulusal takımın katılacağı turnuvada en iyi Türk santrafor Burak'sa da bizim sorunumuz değildir. Biz yabancı bir santraforla da oynayabiliriz.

Galatasaray bir his takımıdır. Bir futbolcunun Galatasaray'da oynayabilmesi için iyi futbolcu olması da yetmez. 100 yılda  nice zaferlerle oluşmuş bir hasletimiz, huyumuz vardır bizim. Aynı şeylere ağlayıp güleriz, hiç tanımadığımız insanlarla Pınarbaşı çekeriz, gollerde dakikalarca kucaklaşırız. Aynı görüşte değilsen oynayamazsın. Bir maç denk gelir, bir kıvılcıma ihtiyaç olur, yakamazsan yanarsın ezilirsin. Seni bu his ayakta tutar, yorulduğunu anlamazsın. Tribün gücüne güç katar saldırırsın, ben yenilmem diye naralar atarsın. Dünkü takımın içindeki çöpsen, leş gibi futbol oynarken kalecinin hatasının Sneijder'e denk gelmesiyle öne geçer, arkadan 2 gol yer geriye düşersin. Maçın bitimine 20 dakika varken de felç geçirirsin. Kasların pelteleşir koşamazsın. Maç bitsin diye dua edersin. Sneijder'den başkası itiraz bile etmez 3 dakika uzatmaya. halbuki his takımın futbolcusu olsan sıçan gibi değil Aslan gibi ölürsün. Cebelleşirsin, didişir, can çekişirsin. Bu teslimiyeti Galatasaray taraftarı sindiremez. Sen Galatasaray futbolcusu değilsin. Biz sana mecbur değiliz.

En büyük his takımı futbolcumuzu kaybettik. Bundandır böyle dibi görüşümüz. Köpek gördüğü zaman korkmasın diye yolunu değiştiren Büyük Melo, insan korksun diye köpek olmuştur. Melo'suz bir Galatasaray orta sahasının korkutacağı, ürküteceği bir takım yoktur. Şenol Güneş'e dikkat ettim, takımı aktif dinlenmeye aldığında bizim takımdan Semih'in topla oynamasına izin verdi, Muslera ile birlikte en çok topla buluşan oyuncumuz Semih'ti. Kendi kalemize gol beklerken asist yapıp beni bir kere daha yanılttı.

Galatasaray sosyal medyası Galatasaray'ın başına geçmiş, geçecek bütün hocalardan daha iyi bilir. Hamza'yı kovup, görevin bir kısmını yerine getirdi. Şimdi sıra büyük balıkta. Bizi bu takımı seyretmeye mecbur bırakan Dursun Emmi'de. Çocuklara güvenim tam, Galatasaray tarihi  büyük geri dönüşler tarihidir. Bu gerilemenin de üstesinden gelecektir. 

Galatasaray kayıtsız koşulsuz, kongresiz seçimsiz Büyük Galatasaray Taraftarınındır.

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı;

İkitellili, Seyrantepeli, Hacıhüsrevli tribün çocukları çağrım sizedir. Titreyin, kendinize gelin başka Galatasaray yok, bu takım sizin. Turuncudan iz taşıyan tok bir sarı ile vişneye çalan koyu kırmızılı takım,asla, Galata Sarayı Efendilerinin, Beylerin, Oğullarının değil. Nevizade'de tersoluktan mezesiz ellerinde rakı bardağıyla marş söyleyenlerin, zafer ve savaş naraları atanlarındır. inadına BİRLEŞİN. Tribünler sizin savaş meydanlarınızdır, tribünden gelen gücünüzü kullanın, bir omuz atın düşsünler yakamızdan bu kağıttan kaplanlar. Zulüm köpeklerine kaldı nazlı nazlı gezdiği çöller, UYANDIRIN şu yaralı kükreyen Aslanı bu gaflet uykusundan. Hemen ilk maç, ben de geliyorum, Kaybedecek neyiniz kaldı;

Metin Oktay'ınız, Hagi'niz, Melo'nuz, Sneijder'inizden başka.

11 Ara 2015

Neden Kötü Oynuyoruz?


Baştan yazalım, kötü oynadığımızı düşünmeyen varsa bu yazıyı yok saysın. Ben başta kendim olmak üzere son maçlardaki bana göre iğrenç oyunumuzun nedenlerini yazmaya çalışacağım.

Geçen sezon alınan beklenmedik Şampiyonluklar, taraftarın beklentisi olası güzel futbolu bekleme odasına almış, 4. yıldızın keyfini doya doya çıkarmasını bile engellemişti. Biz biliyorduk ki zafer, kendi marifetimizden çok rakiplerin hatası, Muslera'nın, Sneijder'in, Yasin'in direnmesi, Melo'nun ameliyat masasından kaçıp savaş alanına dönmesiyle gerçekleşmişti. Hamza Hoca'ya güvenenlerin, şans verelim diyenlerin sayısı artmaktaydı. Başkan değişikliğiyle girilen sezonda beklenti büyüktü, oturmuş denilen kadroya yapılacak bir kaç marketing transfer, büyük Galatasaray'ı daha da büyütecekti. Ve biz büyüdükçe medya sülükleri Aslan'a yeni bir pusu daha hazırlayacaklardı. Biz biliyorduk ki, Türk Futbol Tarihi, Cim Bom'a kurulan tuzaklar, ve o tuzaklardan Cim Bom'un, taraftarıyla beraber kurtuluşunun tarihiydi. Öküze tuzak kuracak değillerdi ya, tuzağı elbet Aslan'a kuracaklardı. Bütün bir transfer sezonu boyunca Fenerbahçe Zift Medyası, ve Galatasaray dışında kalmış Galatasaray'ın kötülüğünü bekleyen, kıs kıs gülen Galatasaraylı medya maymunları Başkan'ı, Hamza Hoca'yı, taraftarın sevmediği oyuncuları korudu. Yani tuzak daha lig başında semeresini verdi. Korku dağları bekliyordu bu bağlamda. Galatasaray, bu sene de şampiyon olursa, hele Şampiyonlar liginde yürürse hayatları Fenerbahçe Şampiyonluğuna bağlı olan vak vakları, Galatasaray korku filmi daha şimdiden ürkütüyordu.

Godot'u bekler gibi beklediler ilk puan kayıplarımızı, kaybetmeye başlayınca winner takım, tamam dediler, kıvama getirmek üzereyiz Cim Bom'u. Halbuki takım geçen sezon oynadığı futboldan daha kötü oynamıyordu. Tek fark, tutan tutamıyor, atan atamıyordu. Tabeladan, kupalardan, puanlardan bağımsız, aklı vicdanı hür Galatasaray taraftarı olarak oy birliğiyle karar verdiğimiz şey, takımın kötü futbol oynadığıydı.

İşte biz bu takımı irdeliyoruz.

Direk söylüyorum, kötü oynuyoruz, kötü oynamaya da devam edeceğiz. Kötü oyunun ilk sebebi kaleciden topu alıp oyuna sokmayan tandemdir. kim oynarsa oynasın stoperlerimiz hemen hemen aynı oyunu oynamaktadır. Teknik bir stoper, kaleciyle paslaşıp, rakipten 1, 2 kişiyi daha atak başında oyundan düşürecek bir savunmacımız yoktur, bazı maçlarda Shedju'yu ihmal edersek tabi ki. Kaldırım taşlarının her biri doğrudur, ancak bir araya getirildiklerinde eğri büğrü, yuvarlak kavşakları oluştururlar. Doğru futbolcu olsalar bile birleşince inanılmaz bir yanlış çıkıyor bizim savunmada. Her ikisi de yerden gelen toplara yatarak müdahaleden yoksunlar, oyuna sokma becerileri yok. Topu oyuna iyi sokamadıktan sonra  güzel futbola nasıl, nereden başlayacaksın?

Semih Kaya işe Akbil'le giderken, maaşı 5.000 lirayken neştere kafa atıyordu,kaybedecek bir şeyi yoktu. Şimdi bakıyoruz, çekilen şuta sırtını dönüyor, tekniğinde en ufak bir gelişme yok, kafa topuna çıkamıyor, darbeli kafa atamıyor. Vücudunu topa siper etmiyor, zengin oldu, şimdi kaybedecek çok parası var, verimli olamaz bu gidişle. Dünya'nın en teknik kalecisi bizim takımın kaleci Hocası olmasına rağmen Muslera teknik bir kaleci değil, topu genelde şişirerek oyuna sokmayı tercih ediyor. Çok vakit geçiriyor, sayesinde şampiyonluklar kazandık ama büyük takımın kalecisi olmaz, 18 içinde topa elle dokunabilme hakkı olan oyuncusu olur. Bize bir kurtarış kalecisi yetmez, stoperlerin teknik olmaması, top istememesi de mazeret sayılmaz. Usta kaleci topu usta işi oyuna sokamıyor, gerideki ustalar ortadaki büyük ustaya topu enerjisiz aktaramıyor. Kabiliyet yok, bu yüzden çok garanti olmadan tandem, topu  kaleciden istemiyor, dolayısıyla orta saha mümkün olduğu kadar ilerde top bekleyemiyor. Hatırla Popescu- Taffarel ikilisini. Onların pas trafiğinden eksilen bir iki oyuncu oluyor, top fazla enerji kaybedilmeden Hagi'yle buluşturuluyor, diri kalmış usta, her seferinde başka bir hünerle ameliyata giriyordu. Ve bahtiyarız ki çoğunda muzaffer çıkıyordu.

İşte geriden oyunu iyi, verimli, usta işi kuramadığımızdan orta sahada kim olursa olsun topla kaleye çok uzak mesafede buluşabiliyor, ve karşı savunmaya savaş gücü kazandırıyor. Melo gittikten sonra orta sahanın savaş gücü düştü, sarı karttan korkan mıymıntı futbolcular top bizde kalsın diye geriye yana oynuyorlar.

İyi futbolun peşindeyiz, bizim gibi amatörler buna Hatice diyorlar. Endüstri canavarları ne kadar netice peşinde olsalar da Hatice'den vazgeçmeyenlerin nesli tükenmedi henüz. 

Teknik, topu oyuna acele elle sokacak, pas trafiğine katılacak bir kaleci.( Taffarel) Teknik, oyun kurucu, penaltının, serbest vuruşun başına gidebilecek bir stoper(Popescu), önlerinde her topa müdahale edebilecek rakip çapadan en az 2 km. fazla koşacak, şutör, pasör bir ön libero (Suat kaya) Topun yönüne bağlı olarak yanında bir bezdirici, fazla teknik olmasına gerek yok, top rakipteyken topa en fazla 3 metre mesafede, gerekirse rakibin en önemli futbolcusunu bitirebilecek biri(Okan,Ümit,), ve bir oyun kurucu. Voleyboldaki gibi maç içinde dönüşümlü, kime denk gelirse o,Saydığımız özellikteki iki ön libero bu oyun kurucuyuya (Hagi) taşıyacaklar. Topu kaptırdığında saldıracaklar. Cephedekiler mi? bırakın da onlar şov yapsınlar. Hakan Şükür, Jardel, Arif) artık hangi 3 kişiyse onlar. Maçın sonucu mu? bilmem tabelada bir takım rakamlar yazar elbet, ama biz büyük bir futbol seyretmiş oluruz mutlaka.

Çok şey istemiyoruz, biz bu filimi 15 sene önce gördük. Ve bu takım, bu kadroyla o unutulmaz filmi yeniden seyrettirebilir. Bu takımım genlerinde vardır, her güzel macera bizim tarafımızdan yazılacaktır. 15 sene bekledik yanımıza yaklaşan olmadı. Bu kupa demek ki 2. defa alınacak ve onu da büyük Galatasaray alacaktır. Bir efsaneydik, efsaneler ölmez şekil değiştirir. Ne olur biraz daha güzel futbol.

26 Kas 2015

Zift Medyasında Göbek Havası; Atletico 2-0 Galatasaray


Endülüs'te halay çekmeyi beklemiyorduk elbet. Bakmayın siz maçtan önce verdiğimiz ara gazlarına.Raksa meze olmayalım yeter de artardı. Neyse ki Galatasaray'ın ölüsü bile Flemenko'ya tıngırtı olmadı.Artık bir daha ki sefere beklesin yamyamlar, Galatasaray'ın rezil kepaze olacağı sıfır çekeceği, 8 yiyeceği sezonları.

Biz dinlemeyi, okumayı seyretmeyi bırakalı yıllar oldu. Ne var ki haberimizin olmamasına imkan yok. Zift medyasındaki Galatasaray şebekleri, muz ormanına, fıstık tarlasına düşmüş gibiymiş. Arkadaşları Hamza kovulduğunda aldıkları ağır yaradan sonra Denizli'nin gelmesini içlerine sindirememişler belli. Maçtan sonra da Sneijder'in konuşmaları zehirlerini akıtmaları için sebep olmuş. Ulan Galatasaray Başkanı, çık konuş delikanlı gibi, biz nasılsa biliyoruz gerçekleri. Sneijder istedi Hamza'yı kovdum de çiftliğinde köpek olmazsam Galatasaraylılığımın hayrını görmeyeyim.

Maçtan önce beyan etmiştik, Sonuç umurumuzda değil di. Sezonun ve son yılların en kötü futbolunu oynayarak 2 farklı yenilgiye hiç üzülmedim, hatta memnun oldum desem bile kızmayın. Gözünü yum düşün, futbolu çoktan bırakmış Semih Kaya'nın, kadro dışı kalması an meselesi Sabri'nin, ve daha beteri Jem Karaca'nın hayatlarının en büyük futbollarını oynadığını, ve hiç bir işe yaramayacak Atletiko beraberliğini aldıkları aklına getir.Atsan atamazsın, kesemezsin, oy birliği yerine oy çokluğuyla seçilen Denizli'nin sırtında  kafadan ağır bir yük. Hamza'nın daha doğrusu Fatih Terim'in hipnotize ettiği taraftarın, olası her kötü sonuçta Taffarel idare eder diye maç be maç Denizli'ye böğürdüklerini hayal et. Korkulu rüya göreceğine uyan aldığın yenilgiye sevin.

Sonuç olarak bence bitebilecek en mükemmel tabela oldu. Kötü futbolcular için umut kalmadı, Denizli'de, Galatasaray beter olsun diye irin saçan Galatasaray menşeili Galatasaray maymunlarını Florya'ya sokmaz artık. Yapacakları tek şey kaldı, bu gece bol bol yapmışlar, zift spor medyasında dansözlük. Aslında yazdıklarımı okuyorlarsa çok utanırım. Adam yerine koyup haklarında çok yazdım, biri beni tanır teşekkür eder diye de saklanırım. Şunu da yazmasam olmaz.

Ey Galatasaray olmasa otoparkçı olacak Fatih Terim'in itleri. Marakeş'te tatil ısmarlattığınız Selçuk-Burak yerine, Sneijder'le Podolski bu maçtan kaçsaydı zehir kusma yarışında hanginiz öne fırlayacaktı?

Çok daha ağır küfür yazmamak için maça dönüyorum.

Muslera 2 gol yemeden büyük maç çıkaramıyor. Bilen bilir pek sevmem, kurtarış kalecisi olarak çekilen şutlarda hiç korkmam. Kenarlardan gelen ortalar yok mu? Hani Semih'in, Shedju'nun, Hakan'ın bir türlü vuramayacağı garanti olan kafa topları. Bilmiyorum, belki bizim çocuklar vurur sanıyor, bir panter konsantresine geçemiyor, onlar vuramayınca da top gol alanına geldiğinde kısmi felç geçiriyor. Hayatı boyunca degaj yapmamış Taffarel'in Muslera'nın hocası olması inanılır gibi değil. Denizli ilk buradan başlayacak.Muslera hala gelişigüzel degaj yaparsa bilin ki Shedju devre arasında yolcu. Topu teknik bir libero oyuna sokacak, ben sokamam, risk alamam diyen stoperi oynatmaz.

Bakmayın maç yazıyorum dediğime. Magazine takılıyorum. Biri Semih Kaya'nın bu maçta özel olarak filmini çekmiş olsa, ben satın alırım. Üşenmeden 90 dakika izlerim. Kemal Sunal'ın boşluğunu Cem Yılmaz dolduramadı, eminim Semih doldurur. Komedi tutkunlarına öneriyorum. Çocuğun da hakkını yemeyelim. Çünkü bir zamanlar en sevdiğim futbolcuydu. Florya'da yangın çıksa Melo'yla beraber ilk kurtarılacaklar arasındaydı. Bitmiş, Kartalspor'da oynasın balıkçılardan her maç dayak yer. Dedim yiğidin hakkını verelim. Muslera'ya çok güzel pas veriyor. İnanmayan eğer oynarsa ki- sanmıyorum- bir daha ki maç dikkatle izlesin. Tekniğini konuşturuyor, yüzde bir milyon isabetli, Sneijder bile kaleciye böyle güzel pas veremez. Bence bu alanda Dünya'nın en büyük stoperi bile olabilir. Shedju'nun verdiklerine bakın bir de, Hakan'ınki lere de, sanki şut çekiyorlar.

Bir hak da Hamza'ya vermem lazım. Denge kuracağım diye tahterevalliye çıkardığı adamlar mezarını kazdı. Haklıymış. Sneijder'le Jem Karaca'yı aynı takımda oynatırsan, omurilik soğanını kıymalı pide yaparlar. Sen kalk Bilal'le Cem'i ön libero oynat, sonra Podolski'ye top gelmeyince dengesini kaybedip düşen cambaza kız. Çok ararız çoook!

Sabri'ye bu maç ikramiye verdim.Eğer isterse seve seve bir defa Ferrari'sinin tozunu alabilirim. Top benden çıktı diye hakemi uyardı. Biz işte bunun için Galatasaraylıyız. İsterse o top dönüp gol olsun, yine de Galatasaraylı duruşu yaptı diye tebrik ederdim. Adamlar aç kurt gibi, centilmenlikle alınan korneri gol atmak içim kuduruyorlar. Tersi bize olsa, korneri Sabri kullansa şerefsizim topu onlara verirdi.

Fener maçından sonra ben Olcan'ı 3-4 maçlığına unutum. Emin olun nasıl oynadığını bile bilmiyorum. Bu maçla birlikte kotası doldu. Önümüzdeki maç sıfırdan başlatıyorum takometreyi. Ulu Kaptan'da söylemiş Cuma'ya yeniden başlıyoruz.

Hayırlı yenilgilerden birini aldık. Milyonlarca Galatasaray'lı da benim gibi düşünüyor biliyorum. Kimse kalifiye olamadık diye üzülmesin, altın boka düşmekle değerini kaybetmez. Astana maçıyla beraber uzun yolculuğa çıkıyoruz, maça gidecek olanlar arkasından su döktürmesin, bu defa da çabuk gelmeyeceğiz.

Yensen de büyüksün Galatasaray yenilsen de. Bizler Denizli'yle 88 lerde Sami Yen kapalısında sabahlayan,  3-0 lardan dönen, stadın ismini Cehennem yazdıran, yarı final seyreden Galatasaraylılarız. Ne diyorsak o, Önce Avrupa Avrupa duy sesimizi diye uyardık, sonra kim oynadı yarı finali dedik, kafi görmedik, Cim Bom sana final yakışır diye anırdık. Sonrası yakın tarih, hepiniz şahitsiniz, 4 sene üst üste şampiyon, Avrupa'nın kralı olduk diye tribünleri gelecek kuşaklara teslim ettik. Şimdi görev sizin, Nasıl ki biz tezahüratları tarihe gömüp, revize ettiysek şimdiden beste düşünün.

Orient Ekspres'in daimi yolcusu bileti rezerve etti, Son durağı görmeden inmek yok, Uğurlar Olsun.

24 Kas 2015

Endülüs'te Halay; Atletico Madrid- Galatasaray

Ne zaman bir isyancı takımla karşılaşsak, gözlerim dolar, içerim sızlar. Hele ki bu isyancı takım kırmızı formalıysa bir başka olurum. Hele bir de beni çocukluk çığlığımı attığım tribünlere geri gönderiyorsa eğer, şimdi raksın vaktidir.Zil, şal ve gül, Sneijder'in insanlık dışı şutları, Podolski'nin hızı ve Çarşamba gecesi Endülüs sarı kırmızı.


Futbolun sihirli şarkısı yüzlerce dilde söylenir, bu gece şarkılarımız İspanyol ziliyledir. 

Nereden nereye? 41 sene önce Atletico Madrid'le eşleştiğimizde, büyük İspanyol futbolcularını görmek için koştuğumuz tribünlere, bu gün onları yenmek elemek için koşuyoruz. En babalarına kan kusturduk. Kral'ın takımından Süper Kupa'yı aldık, averajla yarı finalden döndük. Katalonya prensine çeyrek finalde ofsayt golle geçildik. Mallorka'larını, Sosyete takımlarını saymıyoruz. Ali Sami Yen'de harman dalı, kılıç kalkan oynattık.

Bu hafta seferiyiz Büyük Endülüs'e. Atalarımız Tarık Bin Ziyad'ın cebbelleştiği kayalıklarda, yelpaze çevrilir gibi dönüşlerini, işveyle saçılış, örtünüşlerini seyredeceğiz.

Her rengi istemeyiz, bizim gözümüz, kalbimiz aldadır. İspanya, Madrid, Calderon'da çıldırmaya koşanlar, dalga dalga bu akşam şaldadır. 

Televizyon başında bizler, orada olamayacak olanların kadehleri eldedir. Galatasaray'lı neredeyse, gönülleri Galatasaray'ın olduğu yerdedir. Madrid, bu akşam Galatasaray Dünyasının baş şehridir. 

Shedju başta, elinde mendil, halay ortasında bir durup bir zıplar gibi, bir baş çevirmesiyle Sneijder, bakanı süründürür gibi. Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli Atletik Madrid'li güzelleri. Şeytan diyor ki Kaptan, maç ne olursa olsun, sarmalı, yüz kere bin kere öpmeli. 

Ben diyorum ki Kaptan Ulu Sneijder; Atletico Madrid çocukluk aşkımdır. Yenilsek bile zerre kadar üzülmem. Bırakın lan maçı, bırakın raksı. Maç bitsin, topla takımı üçlüyle beraber çekin bir halay, atın naralar,''Her Yerde her Zaman En Büyük Şanlı GALATASARAY''.

Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle, her kalbi dolduran sarı kırmızı renklere, zile, her sineden, her kalpten, çekin bir ''OLEEEEEEE''

19 Kas 2015

Kovulma Sırası Senin; 72. Galatasaray Hocası


Biz düşen bok eşelemek, 71. canımızı çok acıttı, kovduk bakalım 72.nin bokundaki boncuklar işe yarar mı? i?

Kısa künyesinde, muhakkak yazacak, şu takımlarda oynamış, bu takımlar da kupalar kazanmış, Bizim Şebeke Lirasıyla şu kadar para gelirken, bu kadar da kovduğumuz zaman ödenecek diye borsaya bildirilecek. Galatasaray muhasebecisi dün geceden itibaren fazla mesaiye başladı. 72. nin maliyetinde kullanılacak, küçük bir muz cumhuriyeti merkez bankası yekunu  parayı saymak için yardımcı bile almıştır.

Ne iş yapacak çıktığı her maç için en az 100.000 bin yuro kemiksiz indiregandiyi hak etmek için? Bu Cumartesi Taffarel ne yapacaksa, aynısını Atletico Madrid maçında yapacak. Ha, ben yanılır mıyım, elbette. Bakarsın Muslera'yı ön libero oynatır, Sneijder'i kaleye geçirir. Yasin'in kıçına motor takar. Hakan'ın baldırına yay takar, belki de Umut Bulut'a beyin ameliyatı bile yapar, göreceğiz.

İnsan üstü bir yeteneği yok yani, uzmanlık alanı Teknik Direktörlükse, deşelemeye önce ben başlayayım.

Mishels olamaz, total futbol icat edildi, patenti kapıldı. Catenoccio yu ben buldum dese yalan, Hereria'dır mucidi. Bir zamanlar WM sistemi vardı, M şeklinde savunma W şeklindeki hücum hattının oluşturduğu sistemin yaratıcısı unutulmaz Arsenal'in unutulmaz Teknik Direktörü Herbert Chepman'da değil, 72. Galatasaray Hocası.

62 Brezilyasını sahaya Didi, Vava, Pele, Garrincha, Zagolla ölüm forvetiyle çıkartan, Dünya'nın sayılı büyük testisli hocalarından Moreira'ya benzer mi? O da değildir, Ulusları savaş zamanlarında bile futbola sevdalı yapan büyük hocalar uçurtmalara binip gittiler. 

Çok şey mi istiyoruz, Labonowski'nin top Dinemo Kiev'deyken, 1-8-1, top rakipteyken 0-10-0 taktiğiyle oynatıp, rakibi orta sahada boğacak gibi özgün, Rudakov'u Dünyanın en gereksiz kalecisi yapan, orijinal bir taktiği var mıdır?

Yok diyorsanız, bu yazacaklarımı not edin, 72. Hoca ile alakası yok, bir tez ortaya koyuyorum. Morinho'da gelse aynı şeyleri yazacaktım. Eğer 2.5 sene takımın başında kalsın, ben bu yazıyı yazdığım bilgisayarı çatır çatır yerim. Ne olacak 4 değil de 3 mü yiyecek. Atletico maçının İddia oranı 1.15 olan bir takımız biz. Alberto Aynştayn'ı Mardin'in Mazıdağı ilçesinin lise Fizik hocası yapmak gibi bir şey olur Dünya'nın sayılı Hocalarından birini getirmek.

Bizim ligimiz çim sahalarda değil, bok içinde oynanıyor. Spor bakanı, stadlara giremiyor, Federasyon Başkanı yönettiği takımda ibra edilememiş hırsız bir embesil. Başkanlar şikeden hapis yattı, deplasman otobüsünden daha fazla polis otobüsüne binen futbolcular var. Tribünleri çeteler idare ediyor, hiç bir maç yüzde yüz temiz değil. Taktik, teknik sökmez, sökse koskoca Reykart'lar, Dünya Kupası kazanmış Del Boske'ler, Aragones'ler, Low'lar, Hidink'ler kovulmaz. Başka bir şeye ihtiyaç var, sistem bozuk, spor medyası taraflı, iktidar futbola müdahale ediyor, hakemler maçın sonucunu değiştirebiliyor. Maç bittiğinde hiç kimse sonuca razı değil, Şampiyonlukların sayısı bile belli değil. Galatasaray'da bu sistemin bir parçası, sistemsizlikten biz de yararlanıyoruz. En azından rahatsız değiliz. En yakın rakibimiz şike yapmış, ceza almış, yaptırıma yanaşmıyor, bu ortamda hangi maç için, hangi spor için Dünya'nın parasına, Dünya'nın sayılı hocalarından biri sayılan birini getirebilirsin, getirsen ne olacak?

Hele ki bizim özelimiz, Galatasaray'ımıza Monşer Hocalar hiç uymaz. DNA.mız kaldırmaz, biz his takımıyız, taktikten önce isyan gelir. Galatasaray'ın Türkiye'deki langırt liginde Şampiyon olması için bir Hoca'ya ihtiyacı bile yok. Formayı sahaya atsan, en kötü en son oynayıp 4 yediğimiz maç gibi oynarız. Galatasaray'ın kötü oynaması, yenilmesi, Şampiyon olamaması için bir büyük Hoca hamlesi gerekebilir belki. İstesen de kötü oynatamazsın yani.

Pislikle mücadele edebilecek mi, yarın Galatasaray satırla doğrandığında verdiği taktiklerin bir işe yaramadığını gördüğünde ne yapacak? İşler kötü gittiğinde, Galatasaray yenildiğinde Büyük Galatasaray Taraftarı, 72.nin  omuzuna yaslanıp ağlayabilir mi? 

Hoş geldin 72. Galatasaray Hocası, Bizde saygı mecbur, sevgi özgürdür. Florya senin. Umarım 1-2 veya daha fazla Galatasaray taraftarı çocuk da, senin sayende aramıza katılır. O zaman görevini yapmış sayarım, alacağın kupalarla değil. Kesin dönüş gününe kadar koru kendini, Büyük Galatasaray Taraftarı en yakın yol arkadaşındır, Büyük Galatasaray sana emanet.