16 Şub 2017

Sarıoğlu Sabristan'ı


Sebastian Perez'den başlayalım, Muhammed Sarr, Emrah Umut, Suat Usta, Cesar Pratez, Cihan Haspolatlı, Uğur Uçar, Ali Turan, Serkan Kurtuluş'ta mola verelim. Xavier'i hatırlayalım, Koskoca Eboue'yi Florya'ya sokmadığını, Salih Dursun'a, Veysel Sarı'ya, Tarık'a kulübü soydurduğunu söyleyelim.Yasin Öztekin'in kupa maçlarına denk gelmese Florya'nın sağ bek kapısından atılacağını dikkate alalım, devam edelim. Linnes'i Cavanda'yı salgıladığı bilinmez sıvıyla zehirlediğini, kollarına serum bağlayıp yoğun bakıma kaldırdığını da hesaba katalım.

Bu arkadaşlar Florya Sarıoğlu Kabristan'ında yatan sağ bek şehitleri.

Luıcescu, Terim(2 defa), Hagi(2 defa), Bülent Korkmaz, Reejkard, Gerets, Feldkamp, Skibbe, Bülent Ünder, Cevat Hoca, Mangini, Prandelli, Hamza, Dürülülü, Orhan Atik, JOR;

Bu ulu ölüler de, Sabri eşinin garajına Ferrari, Landaulet, Mclaren, Zenvo, Lombarghini çeksebilsin diye kendilerini feda eden kamikaze komandoları. Sarıoğlu Kabristan'ın şeref konukları. 

Her sezon sağ bek aramışız, her gelen önce sağ bek sorunu var zannıyla operasyona kalkışmış, başına iş almış. Şu saydığımız adamlara kaptırılan paraları kendisinin aldığı parayla toplasak, Küçük bir Güney Amerika takımına yatırsak, Kıta Şampiyonu olurduk. Ve o kıta Şampiyonu takımın Dünya'nın dört bir yanına dağılmasıyla da binlerce Sabri'yi ben de futbol oynarım umuduyla futbol sahalarına sokardık.

İşte tam da bu noktadan tezlerimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Futbolun kendi felsefesiyle açıklanamaz bir durum söz konusu. Sabri, Galatasaray'dan ayrılsa, Tepecikspor'da bile oynatmazlar, halı sahaya çağırmazlar. Karizma yok, tipten kaybediyor, ülkenin belki de en zengin futbolcusu ama görüntüsü gariban. Muhtemelen eğitim de hak getire. Neredeyse 2 demet Hoca görmüş ama bilgi birikimi olduğunun bir emaresi yok, hoca yapmazlar. Futbolla ilgili donanımı 3 e kadar sayıp ellerini sahanın ortasında havaya kaldırıp indirmek taraftarı coşturmakla sınırlı, zift medyasında Galatasaray Maymunu da olmayacak.


Peki neyin bedelidir, neyin karşılığıdır, Milyonlarca Galatasaraylıya senelerdir çektirilen bu cehennem azabı?

Rumence'den, İsanyolca'dan, Almanca'dan, Flemenk'çeden, İtalyanca'dan, Japonca'dan,,, her dilden sporcuyla muhatap olup, Türkçeyi bile konuşamamak, nasıl bir Galatasaray Kaptanlığıdır? cevabı bulmaya çalışacağız.

Önce her maç tutulduğumuz, küfretmekten çene felci geçirdiğimiz, Sabri atraksiyonuna değineceğiz.

Sabri'nin Uzun Taç Atışı;

Top defalarca sağ taraftan taca çıkıyor, 100 metrelik hat boyunca nereden çıkarsa çıksın, Sabri topu ellemezse sanki hükmen mağlup sayılacağımız başkaları için küçük, en azından benim için büyük olan eylemini deşeceğiz. Özellikle rakip kaleye yakın yerden top lehimize taca çıkmışsa. Mücadeleye en yakın oyuncu topu bir an önce oyuna sokmak ister, tac atmasını bilmeyen, daha doğrusu Sabri'den daha kötü atan oyuncu bulunmadığından, Sabri'nin ''bıraaaak'' emriyle taç atımından vaz geçer. Hele maç yağmurlu bir havada oynanıyorsa bu ritüel daha bir anlam taşır.

Galatasaray konumu itibarıyla her maçını galibiyete oynamak durumundadır. Dolayısı ile saniyelerin önemi büyüktür, top ne kadar çok oyun içerisinde kalırsa Galatasaray için avantajdır. Tabi Sabri için bu avantajın önemi yoktur. Topu top toplayıcıdan ister, çoğunda beğenmez, kenardaki çocukla değiştirir. Formasının içine sokar, topu kurular. Bu eylemi bilimsel olarak açıklamaya kalksak, kalkabiliriz. İhmal edilebilir şeyleri bile ihmal etmiyoruz. Topun üstündeki ıslaklık zerreleri, muhtemelen taç atışı boyunca sürtünmeyi olumsuz etkileyebilir. Mutlaka bir ağırlığı vardır topun üzerindeki damlaların.  Topun yer çekimine direnci azalır, Sabri'nin hesapladığı zamandan daha önce eğik atış durumuna geçebilir. Bu durumda misal Podolski'ye doğru atılmış gelişi güzel taç, Podolski'ye gelemeden rakip oyuncu müdahil olabilir. Hadi Sabri hesabı tam yaptı diyelim, ıslak topu Sneijder'le buluşturdu, Sneijder kel kayabilir, Eren'le buluştursa boyu ayarlayamaz topla buluştuğunda ne gibi olumsuzluk olur çalışılmamış. En iyisi topu kurulamak.

Kurulanmış top, Sabri'nin elinde atış anını bekleyedursun. Zaman Galatasaray aleyhine işliyor, taç atışından kaybedilen süre maça eklense Sabri'li maçta sadece taç atışlarından 4 dakika eklenmesi lazım. İnanmayan ilk lig maçında kronometre tutsun. Sabri Reiz hesap yapıyor rahatsız etmeyelim. Topu başının üstüne getirdi, atacak, rakip taraftar olsam sadece bu anları seyretmek için maça giderim. Topla buluşmak isteyen futbolcuların deli danalar gibi sağa sola kaçışmaları, Sabri'nin bir türlü karar verememesi, verdiği andaki kimyasal, tıbbi değişimler. Ciğere oksijen çekiş, duluğu şişiriş, denge, Taç kullanan Sabri, taçtan gelen topa dokunan futbolcu, kaleciden oluşan üçgenin hipotenüsü, açı, ilk hız. Pozisyona alınacak, verilecek reaksiyon, rakip futbolcuların tacı kapıp, kontratağa çıkma telaşı. Kalbe son bir nefesle kan pompalama, geriliş ve topun elden çıkışı. O an gözünü kapa, 3 saniye bekle, sonra aç, Sabri'nin kaptırdığı topu kapmak için takımın 10 futbolcusunun hesapta olmayan enerjisini, koşu mesafesini, mücadelesini, büyük ihtimalle rakip takımın kalemize bilinçli veya kontra başlattığı atağı, Sabri'nin kıçına nişadır sürülmüş kedi gibi koşuşunu göreceksin.

Sabri'nin kullandığı tacın golle sonuçlanmasını geçtik, tehlike yaratmasını da geçiyoruz, topun bizde kalmasına razıyız. Vakit geçirmek bizim avantajımıza değil, ayağınla atamıyorsun, onun sebebine daha geçemedik, en kısa anda, en yakınındaki adama elinle bile atamıyorsan, o Porshe'ler, Ferrari'lere nasıl biniyorsun?  Taç atışlarından kaybettiğimiz zamanı, çoğu zaman mumla arıyoruz. Topa en yakın kimse tacı o atsın, bizi ızdıraptan kurtarsın diyoruz, teknik tarafından meseleyi kapatıyoruz.

Hiç bir büyük takım futbolcusu olma özelliği olmayan futbolcu, neden bertaraf edilemez peki. Yazının başında saydığımız futbolcuların çoğu Sabri'den daha iyi futbolcu olduğu, defalarca kadro dışı kaldığı halde alavere dalavere Sabri Reiz Sağ beke nin futbol dışı açıklaması nedir?

Muhtemelen, yüz binlerce baba, oğlunu, Sabri'yi gördükten sonra benim oğlum da futbolcu olur haklı hayaliyle spor okullarına yazdırır, futbol endüstrisine bu anlamda büyük bir katkısı vardır. Her sağ bek Dany Alves olsa, düşünsene hangi baba çocuğuna futbolcu olsun diye yatırım yapar. Futbolcu olmayacak olan çocuk, okumaya yönlendirilecek, muhtemelen bir baltaya sap olacak. Sap olunca ülke meselelerine kafa yoracak, muhtemelen kurulu sistemlere bizim gibi muhalefet yapacak. Anarşi, kargaşa. Bakın Acun Ilıcalı'ya, 10 yıldır, bir ulusun beyin ameliyatını tek başına yaptı. Kutu açtırdığı dakikalarda Fener- Bursa yarı final maçı vardı, Her iki takım tam kadro, stadyum tıklım tıklımdı, halkımız narkozu yemiş, Acun'un hokkabazlarını seyretmeyi uygun görmüştü.

Sistem hassas bir tahterevalli üzerinde suni bir denge üzerine kurulmuştur. Selçuk Şahin gibi, Sabri gibi çok kötü futbolcu olduğu halde çok uzun süre kompanse edilmesi gereken futbolculara ihtiyaç vardır. Bir takıma bir Sabri çok, hiç Sabri eksiktir. Bu yüzden futbolun kendi kriterlerine göre Sabri, her sezon için önce düşünülmüyor, sonra ihtiyaç duyulacak hale getiriliyordu. Tıpkı Selçuk Şahin gibi. Sabri sayesinde takıma takıma 15 sezonda 18 sağ bek transfer edilmiş, kim bilir kaç yönetici, kaç hırsız, kaç menajer, kaç kravatlı eşkıya sırtımızdan palazlanmıştır. Düşünsenize Sabri iyi çıksa bu transferlerin hiç biri yapılmayacak, borcumuza borç eklenmeyecekti- ki bu durum futbol endüstrisine darbe demekti.

Bir gün elbet her şey olduğu gibi futbol da temizlenecek. Oyunu biz kurduk, halk çocukları, düştüğü lağımdan çıkaracak olan da bizleriz. O günler geldiğinde, mertçe, delikanlıca maçlar yeniden oynandığında hak etmeyen hiç kimse futbolcuyum diyemeyecek, Sabri özelinde tüm vasat altı, niteliksiz, futbolcu lisansına sahip gençler, büyük maçları bizim gibi tribünlerden izleyecek. Şimdi zaten izleyenler de para alamayacaklar. Porshelerini, sevgililerini antrenman sahalarında sergileyemeyecekler. 

Umarım o günler çok uzaklarda değildir.


Split Haydutu Igor Tudor yoldaş, uyarım sanadır, bu bir Galatasaraylılık tarih diyalektiği dersidir. 





15 Şub 2017

Split'li Haydut; İgor Tudor


Geçici, kalıcı, çöp, çaylak, efsane 81 hoca geldi geçti, İGOR TUDOR 82. olarak bu akşam Florya'da idmana çıktı. ilk sözlerimizi söylüyoruz, umarım son sözlerimizi alabildiğince geç söyleriz. Büyük Galatasaray Taraftarı Sosyal Medyası çok hoca kovdu, ilk defa da bir hoca aldı, daha doğrusu İgor, emeğiyle, kavgasıyla, his takımı hocasının 1 numaralı adayı olarak yoğun sevgi ve saygı desteğiyle aramıza katıldı.

6 ay önce kimsenin tanımadığı adamın kısa künyesine baktık. Romanya, Yugoslavya, Polonya, Çekoslavakya deme bana hüzünlenirim. Bükreş'in, Belgrad'ın Kızıl Yıldız'larına Lili Marlen Türküsünü dinlediğimiz Zagreb'in , Partizan Marşı söylediğimiz Moskova'nın, Duvarının dibinde ağladığımız Berlin'in Dinamo'larına, Split'in Haydut'larına dayanamam. Öyleyse kredin sonsuz İgor Yoldaş, hoş geldin, sefa geldin.

Kendi takımından başka bir büyük Şampiyon'da oynamış, Hocaların hocası Lippi'nin üniversitelerinde doktora yapmış, genç yaşında sırtına dinamit çuvalı almış en çok hoca kovan takımın başına gelmiş. Sabri'nin 16. hocası olarak iş başı yapmış. Bize Hoca gerekiyor olsaydı, Hocalığını sorgulayacaktık. Bize Hoca gerekseydi, hoca bile olmayan JOR'la çalışmayı kabul etmezdik. Şampiyon olmak için Hoca gerekiyor olsa Hamza'ya katlanmazdık. Bu yüzden Hocalığına bakmadık, oynadığı 2 maçı kazanmasaydı da aynı heyecanla gelişine methiyeler yazacaktık.

Ayda 100.000 Yuro alacakmış. Semih'i 2 metre sıçratmak, Hakan'ın baldırına yay takmak, Sabri'yi 15 km koşturmak, Selçuk'a geri pas yapmadan maçı bitirtmek, Yasin'in kıçına motor takmak, Carole'ye beyin ameliyatı yapmak için getirilmediğine göre ne yapacak bu sevimli HAYDUT.

İnsan üstü bir yeteneği yok yani, uzmanlık alanı Teknik Direktörlükse, deşelemeye önce ben başlayayım.

Mishels olamaz, total futbol icat edildi, patenti kapıldı. Catenoccio yu ben buldum dese yalan, Hereria'dır mucidi. Bir zamanlar WM sistemi vardı, M şeklinde savunma W şeklindeki hücum hattının oluşturduğu sistemin yaratıcısı unutulmaz Arsenal'in unutulmaz Teknik Direktörü Herbert Chepman'da değil, 82. Galatasaray Hocası.

62 Brezilyasını sahaya Didi, Vava, Pele, Garrincha, Zagolla ölüm forvetiyle çıkartan, Dünya'nın sayılı büyük testisli hocalarından Moreira'ya benzer mi? Keşke olsa, o da değildir, Ulusları savaş zamanlarında bile futbola sevdalı yapan büyük hocalar uçurtmalara binip gittiler. 

Çok şey mi istiyoruz, Labonowski'nin top Dinemo Kiev'deyken, 1-8-1, top rakipteyken 0-10-0 taktiğiyle oynatıp, rakibi orta sahada boğacak gibi özgün, Rudakov'u Dünyanın en gereksiz kalecisi yapan, orijinal bir taktiği var mıdır?

Bizim ligimiz çim sahalarda değil, bok içinde oynanıyor. Spor bakanı, stadlara giremiyor, Federasyon Başkanı yönettiği takımda ibra edilememiş hırsız bir embesil. Başkanlar şikeden hapis yattı, deplasman otobüsünden daha fazla polis otobüsüne binen futbolcular var. Tribünleri çeteler idare ediyor, hiç bir maç yüzde yüz temiz değil. Taktik, teknik sökmez, sökse koskoca Reykart'lar, Dünya Kupası kazanmış Del Boske'ler, Aragones'ler, Low'lar, Hidink'ler kovulmaz. Başka bir şeye ihtiyaç var, sistem bozuk, spor medyası taraflı, iktidar futbola müdahale ediyor, hakemler maçın sonucunu değiştirebiliyor. Maç bittiğinde hiç kimse sonuca razı değil, Şampiyonlukların sayısı bile belli değil. 

Galatasaray'da bu sistemin bir parçası, sistemsizlikten biz de yararlanıyoruz. En azından rahatsız değiliz. En yakın rakibimiz şike yapmış, ceza almış, yaptırıma yanaşmıyor, bu ortamda hangi maç için, hangi spor için Dünya'nın parasına, Dünya'nın sayılı hocalarından biri sayılan birini getirebilirsin, getirsen ne olacak?

Hele ki bizim özelimiz, Galatasaray'ımıza Monşer Hocalar hiç uymaz. DNA.mız kaldırmaz, biz his takımıyız, taktikten önce isyan gelir. Galatasaray'ın Türkiye'deki langırt liginde Şampiyon olması için bir Hoca'ya ihtiyacı bile yok. Formayı sahaya atsan, en kötü lig sonunu 3. bitiriyorsun. Galatasaray'ın kötü oynaması, yenilmesi, Şampiyon olamaması için bir büyük Hoca hamlesi gerekebilir belki. İstesen de kötü oynatamazsın yani.

Pislikle mücadele edebilecek mi, yarın Galatasaray satırla doğrandığında verdiği taktiklerin bir işe yaramadığını gördüğünde ne yapacak? İşler kötü gittiğinde, Galatasaray yenildiğinde Büyük Galatasaray Taraftarı, 82. Hocası Split'li Haydut'un  omuzuna yaslanıp ağlayabilecek mi? 

Hoş geldin 82. Galatasaray Hocası, Bizde saygı mecbur, sevgi özgürdür. Florya senin. Umarım 1-2 veya daha fazla Galatasaray taraftarı çocuk da, senin sayende aramıza katılır. İşte sen o zaman başarılı sayılacaksın, aldığın kupalarla değil, tribünlere gönderdiğin çocukların sayısıyla şanlanacaksın. Büyük Galatasaray Taraftarı en yakın yol arkadaşındır, Galatasaray sana emanet, 

Yolun ve bahtın açık olsun HAYDUT:

13 Şub 2017

Kafanızı Sikeyim; Galatasaray 1-2 Kayserispor

-18 okumasın!

Çıktığınız maça bakın orospu çocukları, lider kaybetmiş, altındaki son dakikalarda gol yemiş 2 puanı uçmuş, bir üstündeki 2 saat önce çarpılmış ve sen lig sonuncusuyla oynuyorsun. Tekrara girmesin, Başkanın yok, olmasın ne boka yarıyor zaten, Hoca çöp, tak gaz maskeni, ben çöpüm, 90 dakika diren, cebelleş, boğuş leş kokma be puşt futbolcu. Galip gelsen Şampiyon olacaksın, tarihine baktın mı yavşak oğlu yavşak, var mı böyle bir maçı kaybetmek şecerede.

10 yıldır yazıyorum söylüyorum, biz kazansak da değişmez, bu lig kurulu. En belirgin sezon Hamza salağıyla Şampiyon olduğumuz sezondu, Beşiktaş şampiyon olacak, geçen sezonu da Yıldız Savaşları adıyla pazarlayacaklardı, Hamza'yı memur ettiler ki 10 sene Real'i çalıştırsa yine Şampiyon olamaz, imalatçı hatası oldu, Muslera tuttu, Sneijder attı, Yasin'de para kazanmak için amelelik yaptı. Bu sezon da kurulu, Beşiktaş Şampiyon olmayacak, olursa Fenerbahçe ile aralarındaki kalite tescil belgesi eşitlenecek, izin vermezler. Peki kim olacak? Biz kurmadık, bilmiyoruz, bildiğimiz tek şey Şampiyonluk Kupası'nın içinde zehir olduğu, kimse içmek istemiyor. Bu durumda da aptallardan biri langırt farkıyla önde bitirecek. Tıpkı şimdi Beşiktaş'ın lider olması gibi, Beşiktaşlı bile inanmıyor.

Galatasaray'ın gol atıcıları ( Rodrigez-Sinan-Eren-Podolski- Bruma-Yasin-Sneijder) ligin Şampiyon olacak takımları arasında en yüksek skoru yapanlar, Süper Lig ortalamasının üstü. Gol yedirmeyicileri( Sabri-Selçuk- De Jong-Hakan-Semih--Linnes-Carole-Ahmet) Süper ligi geçtik, 2. lig seviyesinde bile değil. Bu durumda Galatasaray'ın iyi futbol oynaması mümkün değil. Hakan-Semih-Sabri 1. bölgede aralarında 30 pas yapsalar tiksinirsin, Aynı paslaşmaları, Sneijder-Bruma-,Podolski 3. bölgede yapsa coşarsın. İyi oynuyoruz dersin, niye? gol atma ihtimalin var diye.

Hoca demeye dilim varmıyor dallamaya. Elindeki bütün çalımcıları sahaya sürünce çok gol atarım sanmış, topu ayağına alan da başlıyor slaloma. Yerde kar yok(var aslında) kayak yapıyorsun. 10 numaran cezalı, onu yedeklemek için aldığın adam kulübede. Kaşının beyazını sikeyim penaltı olsa atacak adamın yok, korneri yetiştiremiyorsun. 25 milyon taraftar içinde biz korner atarken atarız, bize korner atılırken yemeyiz diyen bir kişi var mı?

Ligin en iyi kafa vuran stoperi Ahmet bizde, İnanmıyorsan Gençlerbirliği'nin yediği gollere bak. Evde bile sabah konuştuk, Galatasaray'a gol atamayan Hocayı odunla dövmek lazım, stoperler kısmi felç geçiriyor, Galatasaray olmasa şike yapıyorlar derim, bilerek kornere atıyor, 5 saniye havada gelen topa kafaya çıkmıyor, yan toplarda seyrettiğim en kötü kaleci Muslera'da seyredince gol oluyor. Yediği 12 golü seyrettim, 10 tanesinde Muslera suçlu. Kafasındaki beyni siktiğiminin kazma stoperlerin, savunmanın suçu yok mu abi deme sakın. Onların sahada olması suç, suçun suçlusu olmaz. Hadi Hakan Balta kurtuldu, oynatılmazsa futbolu bırakır, Aslan gibi hiç hak etmediği CV si ile ömür boyu futboldan Ferrari'ye biner, Semih Kaya çapsızı sen ne bok yiyeceksin. Aydın Yılmaz'a bak gör halini, Kartalspor'da oynayamazsın. Yaşın 25, bırak futbolu hiç bir sporu yapamazsın. Bari bir ilk olsun, tarihe geç BOSMAN gibi. Futbolcu istifası diye bir manifesto yaz. Mecburmusun oynamaya, biz oynadık mı, orospu çocuğuyum ki senden daha iyi futbolcuydum. Ben bilmiyorum de siktir git köyünde mangal yap, çiftçilik kur. 25 yaşında Çöp Semih olarak bizim gibi garibanlara anana sövdüreceğine Semih AĞA ol. Olmam diyorsan da gün say kardeşim ASİMO ( Bakınız Google Asimo Semih Mahalle Takimi) Sen bu sezonu tamamla ben de tescilli ibneyim diye Arena'daki Galatasaray Dükkanının önünde stand açacağım.

Sabri için son sözlerimi çok önceden söyledim, ekleyecek bir şeyim yok. Futbolun dışında söyleyeceklerim bitmez. Aldığı paranın yarısını tribün eşkıyalarına dağıtıyor, sadece o değil, siz maçları seyrederken kafanızın tası sikiliyor, duvarları yumrukluyorsunuz ya, sebep olan çöplerin tamamı, amigolara, ve Zift Medyasındaki Galatasaray maymunlarına yediriyorlar. Ondandır yerli futbolcu sevicilikleri. Kimse aptal değil, aptal biziz, cebimizde 40 lira maça verecek paramız yok, dün Sabri 30 bin lira ekstra para aldı. Olması gereken oluyor. Dün yenemedik diye mutlu olmamışlarsa kabul ediyorum, maç bitiminden, hatta 20. dakikadan bu yazıyı okuduğunuz ana kadar ne kadar küfür ettiyseniz üstüme alıyorum. Benim ölmüş anama sövün ki bilerek kazanmadılar. Son 3 dakikada  4 gol pozisyonuna giren birini atan takım 88 dakika niye beklesin. Kayseri çok akıllı, iyi oynadı demeyin sakın. Pozisyonları yok, Bakın göreceksiniz bu hafta kendi sahalarında yenilecekler. Şov bitti çünkü, Sergen'i artık kimse takip etmez, futbolu bu ülkede en iyi kim oynadı en iyi kim biliyor desen ilk 3 e koyarım. Galatasaray'a nasıl gol atılacağını, nasıl yenmeyeceğini biliyor ki bu da sır değil zaten. Topu havaya kaldır, içeri şişir.

JOR Sikiği, hiç bir bok bilmiyorsun tamam, siktir olup gitmedin de dünkü kader maçına çıktın, bilet alınmamışsa bir maça daha çıkarsın en fazla. Kefal Eren Derdiyok'u stopere çek. Kefal koskoca balıktır, kafayı kopardığında Hamsi kadar et çıkmaz. bu uyuz da kafa olarak doğmuş, başka bir uzvu yok. Kafa içinde de beyin yok, gelen her kafa topuna vursun uzaklaştırsın. Senin de kafan yok, aklına gelmedi o zaman oynattığın kazmalara söyle kornere atacağına penaltı yaptırsın. 2 penaltıdan birini kurtarırdı. Yan top harici gol yemez zaten, bu yüzden de dikkat edin artık Muslera top da kurtarmıyor. Çünkü şut çekmiyorlar. Çekilen şutlar da top benden gitsin diye cılız pas oluyor.

Dursun, Cengiz, Levent, JOR ebenizin amına koyayım sizin, siktirin gidin, ülke zaten karışık iç savaş çıktı çıkacak, eğer çıkarsa karambolde ananızı ben tek başıma sikeceğim haberiniz olsun. Kim vurduya gideceksiniz, Sabri, Semih, Hakan, Carole, Selçuk siz de götünüzü kollayın, arabalarınıza iyi sahip çıkın, 59 yaşındayım ilk gördüğüm yerde yumruk yumruğa dalacağım, arabanızı görürsem çizeceğim. Siktirin gidin ananıza avradınıza daha fazla sövdürmeyin. Kanla irfanla getirdik bu günlere Galatasaray'ı, paralı çakalsınız diye Aslan Yuvalarının başında ulutmayız. Kendi payıma size geçen 1 kuruşum varsa ki var, zehir zıkkım olsun, hastane parası yapın, hepiniz Orospu Çocuğusunuz.

5 Şub 2017

Rejim Değişikliğinde Bir Futbol Maçı; Devlet 2-1 GalataEsir


Futbol Kardinalizmi'nin bu maçı kurduğuna emindim. Biz kazansaydık da aynı cümleyle yazıya başlayacaktım. Dini imanı para olanlar, bir kez daha Galatasaray-Fenerbahçe finali tezgahlayıp, 3 ay daha ekmek yer diye düşünmüştüm. Esastan doğru da usul de bir değişiklik yapıldığını bana haber verecek değillerdi ya. Yine de kurulmuş. Bu mecburi yapılması gereken angarya turnuvadan gelecek para onların Nusret'te yedikleri bir yemekten sonra dağıttıkları bahşiş, köşklerinde, yalılarında besledikleri köpeklerin bakım masrafını bile karşılayamayacak kadar az olduğunu da hesap etmem gerekirdi. Üstelik Kupa'yı da Galatasaray alıp, muktedirlerin siyatik sinirine toplu iğne batırıyordu. Böyle yorumcuları olduğu sürece de varsın Finali Urfaspor-Ümraniye oynasın ne fark edecek. Yeter ki tribünlerde daha az, mümkünse hiç İzmir Marşı söylenmesin.

Bu maç bir provaydı, yıllardır zaten maçlar kuruluyordu da, artık kurmaya bile nasıl gerek duyulmayacakın antrenman maçı yapıldı. Sistem tek kişinin olacak, o tek kişi hangi maçı kim kazanacak önceden bildirecek. Maç yorumcusu en güvenilir biri olacak, misal Erman Toroğlu. Zavallı Toroğlu, maçtan önce Fatih Terim Stadını bir yağladı, mühendislik harikası dedi, neredeyse yayın odasının önündeki camın temizliğini diliyle yaptı. Konuşmacı stad dolu dedi, olsun kim boş demeye cesaret edecekti ki. Podolski bazukayı salladığında ödleri koptu, tekrarını vermeselermiydi acaba? Gözlerini Sneijder'den ayırmıyorlardı, 5. dakikada değiştirin işaretini büyük bir huşuyla bizlere bildirdiler. Bu kadar bedduaya Yüce Gök hem de bu konjonktürde sessiz kalacak, olur şey değildi elbet. 10 numara çıktı 1 numara girdi. Maçın başında Muslera hariç takım tam kadro diye bir şeyler de zırvalamıştı, konuşmacılar.

Oysa ki Esir alınmış Büyük Galatasaray'ın Büyük Taraftarı için durum farklıydı. Muslera yoksa takım yarım takımdı, 5. dakikadan sonra da diğer yarısı telef olmuş, Tepecikspor'la bile oynayamayacak kaliteye düşmüştü. Muslera-Sneijder hariç takımı, tam diye sahaya sürmek, 2 nala 6 lı ganyanda yarış koşturmak demekti ,2 nal bir at daha gerekiyordu bizim de adil yarışabilmemiz için.

Evrim yok dediler, 1 hafta geçmeden sav çürüdü. Koskoca Erman Toroğlu gözümüzün önünde 90 dakikada Şebek oldu. 5 metre ofsayta, ofsayt diyebilmek için devre arasına kadar tekrarını izledi, güvendiği adamlara sordu, Şener Şen'in domates sattığı sesle bana göre ofsayt diyebildi, kimse duymadı Erman rahat ol. Hele kırmızıya hiç girme, ah o hareketi De Jong yapacaktı ki, bakın o zaman ben Şebeklikten Çakallığa nasıl dönüşecektim. Hakemin  atmadığına pişman ettirmezsem ben de Çakal Erman değilim der saldırırdım maç boyu, yetmez maç sonu lağım kanalımda, yetmez zift gazetemde.

İyi bak çocuk maçlara, olmaz deme olur. Bahçeşehir, Hitler'in Schalke'sine dönüverir. Hani o 7 şampiyonluğunun 6 sını kazandığı o muhteşem devir var ya, gidiş o gidiş. Kazanma burada resmi terim manasında. Korkudan maç verildiği, iyi oynayan her futbolcunun Schalke'ye transfer edildiği, daha büyük takımların yöneticilerinin nefesinin kesildiği, Führer'im kızmasın diye kendi takımlarının yenilgisine sevindiği, iyi oynayan futbolcularına kötü oynayın talimatının verildiği muhteşem 6 sene. Bu kadar da olmaz diyorsan görevin tribünlere gidip kuzu kuzu olup bitene razı olmak, Selçuk'a homurdanmak değil. Ne yapsın Selçuk? ilk geldiği sezon gibi oynasa elinden servetini alırlar, kaçıp kurtulamıyor, bari maçtan kaçayım da De Facto sorumluluğu üzerime alayım, sadece bana küfür etsinler, büyük resmi göremesinlere oynuyor. Sneijder çıkmasa kesin kendisi de çıkmazdı. Ben Selçuk hakkında hükmümü 2 yıldır verdim. Bilerek kötü oynuyor, Galatasaray'ın esaretine hukuki zemin sağlıyor. Yerine Josue oynasa ilk kötü oynadığı maçta kafası koparılır, Selçuk'a dokunulamıyor, ve bu mübarek takım zaten her maça 12 ye -10 başlıyor.

Maç olarak söyleyecek lafım fazla yok. Oynadığımız lig maçı gibiydi. İki çöp bekin oynamasına izin verdiler, topun arkasına geçtiler, Çöpler kendi arasında paslaşıp yorulurken, kendileri dinlendiler, içerideki ajanları marifetiyle istedikleri zaman topa sahip oldular, kale boştu zaten 50 metreden şut çekerek bizi rencide ettiler. Yukarıdan durun lan çok açık belli oluyor talimatı almasalar 10 luk yapmaları işten bile değildi. Galatasaray'ın gol atması için bile uyarı aldıklarına eminim. 2-1 elenmekle 5-0 elenmek arasında bizim açımızdan büyük bir pozitif fark olacaktı. Olanca taraftar, olanca kiniyle, oyunu bozmak için için tribünlerde olacaktı, yine de olacak mı?

Siz bilirsiniz çocuklar, biz 50 yıl önce bu tribünleri kurmaya başladığımızda bugünleri böyle hesap edemedik elbette. Sami Yen kapalısının set demirlerinde bir birimize tutunarak cambazlık yapa yapa, nice büyük takımları boğdura boğdura oluşturduğumuz Büyük Taraftar kimliğimizi, sizlere emanet ettik. Göreviniz bizimkinden çok daha büyük. Sizler ölüye top oynatmaya çalışıyorsunuz. O dirseği Sami Yen'de Hagi, Arena'da Melo yiyecek, Galatasaray Kaptanı atılmayacak, Hakem balgamlı suratını yıkamak için Galatasaray Hamamına ambulansla yetiştirilmeyecek. Bağırarak olsa işiniz kolay, Saldırın dersiniz Carole çöpü 1 metre daha fazla koşar, ıslıklamazsanız Sabri Cafu topu oynar, gaz verirsiniz Pinokyo Semih rakibin nefes sesini duyduğunda yere yığılmaz.

Yani çocuklar demem o ki, gerilemenin sebebi sportif değil, üstelik kimse de ne aptal ne uyuyor. Uyuyor olsalar yine iş kolay, bir çöp dürtersin uyanır, uyuyor numarası yapanları uyandıramazsınız. İstifa dersin parmağını burnuna sokar, 20 milyon taraftar tweet atar Selçuk Çin'e git diye, okumadım der. O zaman uyuyor numarası yapanları da uyandırmak senin görevin,bir yolunu bulacaksın, sen de çocuklarına Galatasaraylılık bir imajdır, mürşittir, harstır, hulustur haslettir demek istiyorsan bir şeyler yap, seferberlik ilan et. Gün bu gündür.

Kayseri maçı maç değil, uçurumdan önceki son çıkıştır. Tribünleri öyle bir doldurun ki, daha bağırmaya başlamadan korksunlar. Tabeladan bağımsız, özelde kendi yöneticilerimiz, genelde oyun kurucu Futbol Kardinalizmi Galatasaray'ı esir tutabilmenin başka yollarını aramaya başlasınlar. Aslanlar da pusuya düşer, düştüğünde de nasıl kurtulacağını değil, kurtulduktan sona pusuya düşürenlerden nasıl öcünü alacağını düşünür. En ufak bir şüphem yoktur ki ''Galatasaraylılık'' karakterini yazan Büyük Galatasaray Taraftarı takımını bu kan emicilerden, hainlerden tez zamanda kurtaracaktır.

Yolunuz ve bahtınız açık olsun çocuklar.

Not; Bu yazı dirsek yediğinde Parken'de, hakem tarafından haksızlığa uğradığında Sami Yen'de ne yapılması gerektiğini uygulamayla gösteren, 52 yaşına basan büyük öğretmen HAGi'ye armağan edilmiştir.

Öyle ağırız ki Commandante sen gittin gideli.

29 Oca 2017

Türk Lağım Spor Medyası; Stadyum



Gollere, Sneijder'e, Bruma'ya doyamadım. Bu sezon ilk defa o da gece yarısı bir zift kanalında golleri tekrar izlemek için, şebekler acaba ne diyor diye lağım kanallarını taradım. Tekrarıymış Stadyum'a rastladım. Çok utandım, onlar da beni görüyor sandım. Defalarca, uzun uzadıya özeti verdiler. Ve başladı leş kokmaya program.

Ben Giray Bulak'ı adam sanırdım, futboldan anlayan 5 Medya maymunu say deseler ismini yazardım. Bir de Hoca, amatör takımlardan bile uzak tutulması lazım. Zaten programın en ezik adamı, konuşmaları mutlaka daha baskın şebekler tarafından kesiliyor. Görüşleri makbul sayılmıyor, sanki Hoca o değil de Kaya Çilingiroğlu. Hülya Avşar'ın eski nöbetçi kocası olması dışında Medya Maymunluğundan para alması için ne vasfı var çözemedim.  Ayı Sinan olsa aklım erer. Futbolculuğu sayesinde Seda Sayan'ın eski eşi olabilmiştir. Her devrin adamıdır, aldığı paranın yarısını mafyaya kaptırır, futboldan da halk dilinden de anlar. Oğuz Çetin nerede diye merak ederdim, buradaymış rast geldim. Fenerbahçeli olup da sevdiğim 2 kişi varsa biri odur, diğeri Alex'di. Büyük futbolcu, tahsilli, konuşmaları düzgün, o konuşmayacak da kim konuşacak? Zavallı Oğuz'un işi hepsinden zormuş meğer. Sneijder'e bok atsa diğerleri gibi, koskoca İmparator, futboldan anlamıyor damgası yemek istemez, Bruma'yı övse Medya sahiplerinden fırça yer. Bereket dediğim gibi tahsilli, konuşabiliyor konuşmasına da, ne dediği anlaşılmıyor.

Ah be Oğuz Çetin, Sakarya'lısın, takımınız can çekişiyor, geç başına, anlarsın çıkar 3-5 Tatanga, saldır şu İstanbul'un futbol baronlarına. Ne işin var senin bu zır cahillerin arasında. Futbol terminolojisinden döktürdükçe döktürüyor. Alan daraltmadan girdi, 3-4-2-1 den çıktı. Sanırsın ki Morinho'lara, Trapattoni'lere konferans veriyor. Yeminle acıdım. Yorumların tamamını dinledim, beklerdim ki Bruma'nın slalomla daldığı ceza sahasında, çok rahat çalım atabilmesi için Sneijder'in 20 numaralı stoperi peşine taktığını söylesin. Ne gezer, hiç bir şey söyleyemedi.

Ali Gültekin'i de severdim oynarken. Eh işte diyebileceğim tek adamdı programda ,en azından atılan 6 golde de savunma hatası arayan şebeklerle aynı fikirde değildi. Ersin Düzen'de bir ara düzene uymuş sürüye katılmıştı. Gözü sürekli telefonundaydı, muhtemelen biri benim gibi ağır küfür etti, çalımı yiyenlerin hatasını konuşurken, çalımı atanı da göz ardı etmeyelim gibisinden bir şeyler zırvaladı.

Sneijder, Bruma'yla korneri paslaştı, Beni bloklamış Kaya başladı kusmaya. Vay efendim Bruma'ya neden bir adam basmazmış. Giray Şebeği ne bilsin paslaşacağını dese de kim susturabilecek. Bunlar iyi ki BBC Sport'ta maymunluk yapmıyor. Maradona'dan  çalım yiyen bütün takımı Times nehrine attırılardı. Korneri paslaşmaya karar veren her futbolcu paslaşır, engel mi var? var da 9.15 mesafede. Sneijder paslaşır iki kişiyi çalımlar yine ortayı yapar. Akıl verin başka hocalara da bir sonraki maç korneri kullanamasın. 20 dakika golü nasıl yedileri konuştular. Şebeğin biri kale direğindeki adamın paslaşma esnasında neden çıktığını soruyor. Bana sor yavşak, şike yaptı. Sneijder falsolu sallamayı, siz dallamalar ötün diye Semih'e doğru ateşledi. Ön direği alan çocuk da Semih Abi kafayı bu direğe vuracak, en iyisi ben kaçayım da gol olsun dedi. Midem bulana bulana izlemeye devam ettim, dedim ya golleri 500 defa verseler seyrederdim.

Sneijder'in Bruma'ya açtığı yolu fark eden çıkmadı. Nasıl boş bırakırlar, nasıl bu çalımı yerler diye kudurdular. Aynı golü Messi atsa mest olacaklar, Lens atsa o çalımı, o golü ,çanağa ne koyarsan koy, sabaha kadar yalarlardı.

3. golün anlamı büyüktü bizim için. 300 defa sızlatmış olacaktık yüreklerini, Yasin'e nasip oldu. Sneijder kaptırdığı topu tekrar alarak bütün bir savunmayı sağa doğru feyk attırıp, soldaki Podolski'ye aktardığındaki ustalığa dikkati çekip, seyredenlerden küfür yemenin alemi yoktu, sadece benden yemeyi yeğlediler.

Kara Yılan kıvrıla kıvrıla medyayı sokmaya süzülürken, eyvah çekmişlerdir. O kadar adam çalımı yer de Bruma'nın ayağını nasıl kırmaz. Yeri geldi söylemedi demeyin Bruma'ya sezonu bitirtmezler, Tosiç gibi, Yalçın gibi, Uğur Demirok gibi bir kasaba, bir baltaya çocuğu sakatlacaklar diye ödüm patlıyor.

Penaltı olan pozisyonda Sneijder'in attığı pası konuşacak değillerdi. Her futbol sever, her futboldan anlayan konuşurdu, bunlar farklıydı konuşmamayı tercih ettiler. Ah ulan 1 karış dışarıda olsaydı pozisyon da 5. gol için penaltı çalan hakimi linç etselerdi. Bakın Galatasaray'a da penaltı veriyorlar diye lağımı biraz daha pislikle doldursalardı.

Son golün asisti, yüzyılın asistiydi, ne yazık ki yine Sneijder patentliydi. İnsanlık dışı bir pas daha atarak medyaya son balgamı atmıştı. Savunma oyuncularına bok atacak bir şey bulamamışlar, golleri tekrar vereceğiz demişler hiç konuşmamaya özen göstermişlerdi.

O pası İniesta'nın attığı stadyumda maçı 100.000 kişi seyrediyordu. Sneijder'in attığı stadyumda 7.000 kişi seyrediyorsa suçun büyüğü lağım spor medyasınındı. Spor Bakanı ben olsam bütün kanalların medya maymunlarını futbolun marka değerini düşürüyorsunuz diye mahkemeye verir, Silivri'ye attırır mal varlıklarını hazineye irat kayıt ettirirdim.

Yıllar önceden bırakmıştım şebek seyretmeyi, okumayı bırakıp kendim yazmaya başlamıştım. Ah ulan Sneijder, ah ulan Bruma sizin yüzünüzden yeminimi bozdum. Bir daha olmaz. Siz koymaya devam edin, ben tekrar seyretmesem de olur.  Siz de seyretmeyin, lağıma pislik taşımayın.

28 Oca 2017

Aşık Vesley'den Pınarbaşı Bruma Bruma;Galatasaray 6-0 Akhisar

Maç kadrosu açıklandığında bastım kalayı, sadece ben olduğumu sanmıyorum. Macellan Boğazından Sibirya Bozkırlarına, Yeni Zelenda'dan Alaska'ya kadar Dünya'nın bütün koordinatlarına dağılmış, milyonlarca Galatasaray'lı da eminim aynı fikirdeydi. Bir önceki hafta rezalet oynamış takım, ligin en kolay geçmesi beklenen maçta yine aynı dizilişle sahadaydı. Oynadığı ilk maçta konçerto yapan Rodrigo kenarda, Josue sahada, Tolga tribünde, Linnes her zamanki gibi sürgündeydi.

Ne var ki maç başlar başlamaz gördük ki, eğri gemi bu sefer doğru sefer yapıyordu. Sneijder bir maç oynamamanın takıma kaybettirdiği 3 puanı tahsil edeceği maça çıkmıştı. Arena'da 300. golü atma yarışı erken başladı. Taktiği JOR'un verdiğini sanmıyorum, bu takımın adı Galatasaray'dı, en umutsuz maceralarda bir çıkış reçetesi her zaman vardı. Yeter ki lige tutunsun du mübarek forma, bağlasan durmazdı. İsyanımız her zaman Galatasaray'ın potansiyel enerjisini kinetik enerjiye geçirtemeyen, hocalara, başkana, ve çöp futbolcularaydı.

Sabri bir sezonda mükemmel oynama kotasını kullanıyordu. Tanımasak, devre arası transferi olsa Sabri'nin yerine nihayet bir sağ bek bulduk diye bütün maçı kendisine methiyeler düzerek yazardık, inciler düzerdik boynuna. Bir daha buna yaklaşabilen bir maç oynar mı kim bilir? Linnes derdine yanmaya devam ededursun.

Carole bile muhteşem oynadı. Rakip cillop gibiydi diye küçümsemeyeceğim. Her takım hemen hemen aynı, çok daha kötü takımlara, bin beter futbolu seyrettik. Golü erken bekliyorduk da bu kadar erken hem de Semih'ten hem de Ramoz kafası, alışık değildik elbet, yadırgadık, attığı golü nasıl sa yedirir diye düşünmedik değil. O da ne, Ahmet Çalık öcüsü Semih'i korkutmuş Ufoloji günlerine döndürmüştü sanki, hatasız oynadı. Hamleleri tam istediğim gibiydi, Muslera'yla oynaması bu sefer adam eksiltmeye yönelikti.

Muslara sol köşe gönderinden bir İniesta çalımı daha attı. Bilerek veya kendiliğinden bu maçta en çok dikkat ettiğim şey, rakibin hücumlarını kanatlar yerine göbeğe iteklediler. Kanatlardan orta yapma şansı bulamayanları şut çekmeye zorladılar. Muslera'ya şut çekmeye korkanlar da çaresiz, topa ayak bombası muamelesi yapıp bir birlerine vermeye çalıştılar. Takımın en teknik futbolcusu Özer Hurmacı bile ayıp olur endişesiyle dostlar alış verişte görsün hesabı şut çekmeye yeltendi. Sonuç hüsran.

Asistten önceki pası verenler arada kaynıyor gidiyor. Dolayısıyla Sneijder'in gollere katkısı maçtan sonra unutuluyor, kayda geçmiyor. Ama Sinan Gümüş'e yaptığı asisti, ben yıllar geçse de unutamam. Bence son yılların en büyük pasıydı. Mesafe, denge, falso, zamanlama, vuruş yapana bırakılan tek hamle, ve vuruş. Gol olmasaydı çok üzülürdüm. Sneijder'in resitalini büyük bir onur ve keyifle izledik. Pozisyonu tekrar izlemeden yazıyorum, Bruma'ya attığı pası, Bruma'nın slalomla kameraya bile çalım atarak attığı muhteşem goldeki rakibi sürükleyişine dikkatle bakın. Sanki ver kaça gidecekmiş gibi stoperi yanına çekti, çalıma limon sıkılabilirdi, tıpkı Beşiktaş maçında Eren Derdiyok'un alan açması gibi, çalım yiyecekleri Bruma'ya hazırlaması da unutulmayacaktı.

Şimdi gel de yanma bir önceki hafta kaçan 3 puana. Çok maç var daha, transfer sezonu korkusu sardı taraftarı. Halbuki insan pazarı açılana kadar idare edelim yeter diye ne çok beklemiştik. Podolski gidecek, Bruma'ya büyük bir sakal indirilecek diye ödümüz kopuyor. Bu salaklar ellerinden bir kaza çıkarmadan zabıtalar pazarı kapatsa da kurtulsak. Pirince giderken eldeki bulgurdan olacağız. Bizim eksiğimiz yok, fazlamız var. Sneijder-Sinan-Yasin-Rodirguez, Podolski, Bruma'dan çıkacak 5 li forvet, 1958 Dünya Kupasının unutulmaz Brezilya Didi-Vava-Pele Zagolla-Garrinca ölüm forvetine dönüşür. Bir maç Rodirgo'nun gitar konçertosu eşliğinde şarap içeriz, bir maç Sneijder'in resitaliyle dans ederiz, bir maç Bruma'yla Pınar başı halayının başına geçer mendil sallarız. Maç bitiminde de Podolski'yle üçlü çekeriz.

İyi ki Akhisar'ın Hocası Cihat Aslan değildi. Gel de şimdi Feto'nun maçı Galatasaray'a satmadığına inandırmak için tweet başında derdini anlat. Erken gol atıp Tolunay'a futbolu idam sehpasına çıkarma şansı vermedik. O da kulübeden kafasını çıkaramadı.

Penaltıyı atması için taraftar Muslera'yı davet etti, Selçuk bırakır mı leşi. Cv sine bir gol daha yazdırdı. Takımın en kötü oyuncusu olma şerefi bu maçta da kendisine aitti. Carry'yi kıskanıyor diye Bruma'ya fırça atmıştık, aklına geldi, normalde kendisi vururdu, pası verdi, o da heyecandan atamadı. Büyük takım refleksi, titreme nöbetlerini çabuk atlatırsa, kanatlar cehenneme döner.

Maçları önce oynamak alınan neticeye göre rakiplerin de oyununu etkiler. Ya çok kötü oyunla tek golle kazanacaksın ya çok iyi oyunla hezimetle geçeceksin. Kötü oynayıp kazanırsan sinirden, iyi oynayıp fark atarsan korkudan oynayamazlar. Mutlaka puan kaybı yaşayacaklar.

UltrAslanın Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa tezahüratı maçın olayıydı.

Şimdi rahat uyuyun, Galatasaray'ın sizden başka kimsesi yok.

26 Oca 2017

Bayrampaşalı Gümüş SİPSİ

SPek çok şey hatırlıyorum çocuk, Kapalının önünden Sami Yen sokağa doğru aktığın, topu sağına çekip ilk golünü attığın maçtan, Arena'da çıktığın son maça kadar. Pek çok şey. Sen gelinceye, yetişinceye kadar kim bilir kaç çocuk Metin olmuştu, kaç çocuk B.Mehmet, kaçı Hakan'dı, kaç baba Zeynep Kamil'den bağırdı, Bülent doğdu diye. Kaç çocuğun lakabı Hagi'ydi.

Sıra Arda'lara gelmişti, o günlerde sarı kırmızılı zıbınlara sarılan Arda'lar bu günlerde maçlara gelmeye başladılar SİPSİ. 66 Numaralı formanla çektin gittin aramızdan çocuk, çoktandır senden ümidi kesmiştik zaten. Büyüyen Arda'lara da Barça'lı Arda'yı değil, 66 numaralı çamurlu formayı anlatacağız. Çok uğraştın hakkını yemeyelim, Büyük Galatasaray Taraftarının gönlünden çıkabilmek için. Sarı Kırmızı çizgilerimizi çoktan aşmıştın, Bir Galatasaray'lının asla yan yana gelmeyeceği sistem şebeklerinin arkadaşı oldun. Alnından ter damlatacağına ağzından salyalar akıttın. Oynadığın takım Katalanya takımı, ne anlama geldiğini öğrenememişsen hala Pique'ye İniesta'ya sor, Yolcu Messi'nin, Neymar'ın değil Hancı Xavi'nin arkadaşı ol, Olamadığın için de üzülme Acun abin, Rıdvan abin, Kankan Burak sana yeter de artar bile. Zengin köle olmayı seçmişsin, yazın Marakeş'te dalkavukluğunuzun şamatasını beraber yaparsınız.

Dünya'nın en büyük Hocalarıyla çalıştın, Dünya'nın en büyük takımında oynuyorsun. Oysa hiç bir hocanın veremeyeceği taktik sana tüm jenerasyonların gelmiş geçmiş en büyük Hoca'sı tarafından verilmişti. Her spor, her sporcu için geçerliydi. ZEKİ ÇEVİK ve AHLAKlı olacaktın. Bayrampaşa arsalarında sümüğünü silerek çalım attığın çocukları çoktan unutmuşsun. Arena'da loca almak değil zengin Galatasaraylı marifeti, ben ne ağalar, ne kodaman sığırlar tanıyorum, Arena'yı satın alacak. Kale arkasından, yenilsen de yensen de diye bağıran bir çocuk olabilecekmisin? bundan sonra sen onu özle. Hagi'nin topunu toplayan Arda'nın topunu toplayacak bir Arda çıkar mı acaba? Sen ona yan.

İyi bir futbolcu olmak için Barça'da oynamak yetmez SİPSİ. Futbolcular da sanatkardır. Para'dan, şan şöhretten önce kendi halkını seveceksin. Geldiğin mahalleyi, ve bu mahalle gibi milyonlarca mahallenin oluşturduğu bu ülke halkını seveceksin. Hem de tombalacısı, çobanı, katili, profesörü, hırsızı, şeriatçısı, ateisti tümüyle, ve gün gelip de taraf olman gerektiğinde de bu halkın en gariban,en ezilmiş, en devrimci sınıfından yana olacaksın. Halkı ezilen bir ulusta sanatçı, ülkesinde iktidarda kim olursa olsun, karşısında olmak durumundadır. Çünkü ezilen sınıfın aslında iktidarla işi yoktur, kim hüküm ederse etsin ezilirler.

Maden ocağının dibinde zehirlenenlerden, El Bab'dan tabutla dönenlerden, son parasıyla maça giden çocuklardan yana olacaksın. En kolay yolu seçmişsin, Belki de gittiğin yollara sırma saçanlara diyet ödüyorsundur. Top oynamayı bırakıp Conk Bayırına koşan, Galatasaray'lı, Fenerbahçe'li Beşiktaş'lı dedelerin kurşunlara kafa ata ata, Sakarya'da Dumlupınar'da el bombalarına göğüs stopu yapa yapa, Anafartalar'da emperyalist obüslere baraj kura kura kurdu bu Cumhuriyeti, Bu gerici kazmalar bütün kiniyle, bütün gücüyle top yekun, kolonlarına kolonlarına vura vura deviremiyorlarsa hala,sizden bile medet bekliyorlarsa o kolonların harcı demirle betonla değil, kanla irfanla karıldığı içindir.

Senin beğenmediğin değiştirmeye kalkanlara yalakalık yaptığın bu Cumhuriyet, 200 yıllık ezilmişliğimize, kakılmışlığımıza 100 yıl kafa patlatarak bulduğumuz ilacın, aşının adıdır. Ne soytarılar geldi geçti, bir tarih diyalektiği dersidir Gümüş Sipsi, her kralın, her padişahın, her muktedirin soytarıları vardır senin gibi yüzlerce, tarih eceliyle ölen bir soytarıyı yazmamıştır. Ömrünüz, muktediri eğlendirebildiğiniz süreyle sınırlıdır.

İyilik kötülüğüyle, pisliğiyle de elbet, hatta beni eğlendir diye size büyük cepli pantolon diktiren, içini de dolarla dolduranları bile seveceksin. Bu güzel vatanın deresini, alabalığını, dağlarındaki çakallarını da seveceksin. Bu sevgi 100 lerce saat antrenman yapmaktan daha fazla güç katacaktır sana, bu gücü de oynadığın futbola aktarabildiğin sürece de büyük ve yol gösterici olacak, yarın tarih olarak anılacaksın.

Yoksa biz neler gördük,  bu toprakları eşelesek,  Arda Turan gibi binlerce yalakanın çanak çömlek kalıntıları çıkartırız. Elinizden geleni arkanıza koymayın. Cumhuriyet ebediyen yaşayacaktır diyen son bir kişi kalana kadar yaşayacaktır.

Sen bir garip Barampaşalıydın, nene gerekti gümüş SİPSİ olmak.




İzmir'in dağlarındaki çiçekleri solduramayaksınız, yaşa Mustafa Kemal Paşa diye tribünlerde gırtlak parçalayanları da susturamayacaksınız.

21 Oca 2017

Geri Döneceğiz Dursun! Karabük 2-1 Galatasaray





Sondan başlayalım, 7 as futbolcusu olmayan Karabük Hocası Galatasaray'ı yenmiş, '' iyi oynamadık'' rezil bile oynamayan takımın Çaylak Hocası ''kötü oynamadık, hakkımız beraberlikti''

Hadi şimdiye kadar ligin en kötü futbolunu oynaya oynaya, her maç birinin atması, Muslera'nın çoğunu tutması sayesinde tepelerdeydin, pişmiş aşa su katmadın. Galatasaray'ın başında bir sığır çobanı yoksa ki- Sığır çobanlarına saygılarımla, o bile yok- Karabük-İstanbul otobüsüne bindirmeyin şu salağı.

Yasin, hiç sevemediğim futbolcudur, leş takımın tek iyi gibi olanıydı, 2 defa kadro dışı kaldı, bu kez JOR'a kafa atıp çıksaydı, Florya'ya heykelini diktirirdim. Üstelik Podolski'ye pas vermeyip,çok rahat bir galibiyet alma ihtimalimizi ortadan kaldırdığı halde.

Hakeme lafım yok daha önce yazdım.( bakınız, google ECU Hakemi Cüneyt Çakır) hatta hoşuma bile gitti, ben Galatasaray'ı yakan hakemleri daha çok severim. Uyuyan devi uyandırmaya yarardı, benim uğruna ölümlere gidip geldiğim Galatasaray'ım olsa, yani bir Bülent Korkmaz, bir Hasan şaş, bir Melo sahada olsa o penaltıda çaldığı düdüğü 3 tane de ona koyarak bir tarafına sokarlardı. Hakan Balta'yı bir önceki pozisyonda, ceza sahası üzerinde adamı indirdiğinde atmalıydı. Bence Hakan Balta Arena'dan kaçtı, bakalım hangi suratla çıkacaklar bu hafta maça. Gerçi sucuklar hazırlanmıştır, böğürürler kale arkasından ''ölüm varmış korku varmış''

Bu takımın hakkı, liyakata, oynadığı futbola göre olsa lig sonunculuğuydu. Oynadığımız hiç bir maçta iyi oynamadık, her maçı kaybedebilirdik, benim için hiç sürpriz değil, her maça boka bakar gibi bakıyorum. Galatasaray 3. golü atmamışsa gol diye yerimden bile kıpırdamıyorum. Hatta erken gol yesek de maç seyretsek bari diyorum. Galatasaray tarihi çok kötü hocalar gördü, ilk defa Hoca olmayan, kötü bile olmayan biri tarafından sevk ve idare ediliyor, futbolla açıklanamaz, olması gereken oluyor.

Hafta içinde bir anket yaptım, Arap'lara satılacak ilk takım hangisi olacak diye. 1. Galatasaray çıktı, boşuna Arabistan'da görücüye çıkarmadılar, en tutucu, en hisli taraftarı bile razı etmek için buldukları tek yöntem bu, tetikçi olarak Selçuk kullanılıyor. Sneijder'in cezalı olmasına çok sevindiler. Bu kadar kötü futbol oynamak için çok iyi futbolcu olman lazım. İnşaattan Galatasaray'lı bir amele çağır 4 sene profesyonel idman yedir, her maç banko oynat, İniesta'ya dönüşür. Selçuk İnan bilerek kötü oynuyor, talimat veriliyor kötü oyna diye. Pısırık, salak Hocaların biri gidiyor biri geliyor, Kariyerli büyük hocaya kötü oynat talimatı veremezler. Yüz yılda kanla irfanla dövüşerek kurduğumuz Galatasaray'ın kolonlarına kolonlarına kazma vuruyorlar, yıkılmıyorsak hala, ölümüzden bile korkuyorlarsa 3-5 futbolcuyla Şampiyonluk kovalıyorsak, her daim direnen bir kaç onurlu futbolcu, mübarek forma ve Büyük Galatasaray Taraftarı sayesindedir.

Maçtan önce bir öngörüm daha vardı, çıktı. Cüneyt lehimize veya aleyhimize çok büyük bir hata yapacak demiştim. Oyunun kurulduğuna eminim ama kuran ben olmadığım için bize mi rakibe mi çalar bilemedim. Fenerbahçe'yi devreden çıkardılar, taraftarını tribünlerden kovdular, sıra bizdeydi, umut varsa sonuna kadar taraftarla saldırırdık, şimdi bizi de kovdular. Şu maçı alsalar bu hafta 40.000 kişi tribünlerdeydik, Tribün çeteleri engelleyemeyecekti, bağıracaktık, '' Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa'' diye. Devreden çıktık, 5.000 çapulcu maça gider onlar da, tabeladan durumdan bi haber ağlarlar.

Ne var ki biz de ağlıyoruz. Elimizden bir şey gelmiyor, özelde Galatasaray'ımız genelde futbolumuz elimizden alındı, Beşiktaş taraftarını da Şampiyonluk yalancı memesiyle uyuturlar, halk protestoları da önlenmiş olur. Bir daha asla hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, Arena Tribünlerini hiç bir çocuk 52.000 kişi göremeyecek.

Biz Faruk Süren'in Hagi'siyle puro yakmış, Ünal Aysal'ın Drogba'sıyla Sheteau Cheval şarap içmiş, Melo'suyla siyah havyar yemiş taraftardık. Dursun Özbek'in Selçuk'uyla sucuk ekmeğe Güzel Marmara köpek öldürenine düştük, bundandır böyle dibe vuruşumuz.

3-4 bin kişi de gişelerden bilet alabilsin diye 47.000 kombinede satışı durdurmuş, Şebeke'nin teslim ol çağrısına ateşle karşılık vermiş Ünal Aysal'dan, Ata mirasını peşkeş çeken Dursun Özbek'e gerilemenin de var bir nedeni. Bu günlerde gelip geçecek inanın  çocuklar. Tribünleri biz kurduk, Galatasaray'ı itlere meze yapmayız şimdi geri çekilmiş isek, gücümüz yetmediğinden, aklımız ermediğinden  değil cehennemler gibi döneceğimiz içindir.

O büyük günler uzak değil, yeter ki kararmasın sol memenizin altındaki cevahir.

14 Oca 2017

Rodrigo Konçertoya Başladı; Konyaspor 0-1 Galatasaray

Başlıyoruz,

Son 2 yılın yedek kulübelerine baktığımızda, ilk defa bu gece kenarda oturanların, oynayanlardan daha iyi olduğunu gördük. Kötü olan, neden ısrarla, sahaya sürsen rakibi boğacak adamların varken ısrarla ben artık futbolu bıraktım diyenler oynatılıyor? İyi olan, kötü futbolcularla en fazla kaleci dahil 3 kişinin iyi oynayabildiği takımla bu kadar puan toplamışız, sahaya sürecek daha en az 5 futbolcumuzun olması.

Selçuk İnan, Carole başta, takımın puan kaybetmesi için ellerinden geleni fazlasıyla yaptı. Artık Selçuk İnan'dan iyi futbol beklentimiz kalmadı, Uzun zamandır, hepimiz aynı fikirdeyiz, daha kötü oynayamaz dediğimiz her maç bir önceki maçı arar olduk. İlk defa seyrediyor olsam kesin şike yapıyor derdim. Yine de diyorum, bir futbolcu bu kadar kötü istese de oynayamaz. Kötü oyunu bence bilerek oynuyor. Galip geldiğimiz bir maçta yazayım da, tabela yazdırıyor denmesin. Takım Arabistan'a boşuna götürülmedi, yeni sahip Emir malı görücüye çıkardı. Gidiş Galatasaray'ın bir Arap tarafından satın alınışı gidişi ve bu işi alıştıra alıştıra yapıyorlar. Tetiği de Selçuk'a çektiriyorlar. Kazandığımıza sevindiğine beni kimse inandıramaz. Dursun'dan, JOR'dan çöplerden kurtulmak için satışa sevinecek çok Galatasaraylı olduğunu da biliyorum. 10 kişi kalmış takıma karşı bile oyunu forse edemiyorsak, son saniyede kendi 18 imize top kesiyorsa, bunun adı futbol değil, ihanettir.

Kırık parmakla kaleye geçen, bir topu da 1 metreden kurtaran Muslara'ya bir kere daha minnet duydum. Yıllarca topu şişiriyor, yan topa çıkmıyor diye söylendim durdum. Önündeki kazmalara rağmen yıllardır direniyor, bir kaleci değil, bir Adam transfer etmişiz. Bu maçı da kendisine yazıyorum.

Kazmalar demişken, Galatasaray savunma tandemini bir teknik süpürücü, ve gözünü budaktan sakınmayan bir kasap tarafından oluşturduğunda Şampiyonluklar geldi. Papaz-Cüneyt, Falco-Stump, Popescu-Bülent ve en son Ufo-Semih'le destanlar yazmıştık. Ahmet Çalık'ı tanımıyorum, Semih'ten daha kötü bir stoperin olamayacağı, teknik bir stoperin de alınmayacağı varsayımı ile Hakan Balta-Ahmet ikilisi kör topal da olsa bizi yarışta tutacak diyorum.

Maç 11 ini öğrendiğimde takımın topu rakip 18 e sokamayacağını öngördüm. Hakan-Semih paslaşmaları rekor yaptı belkide, koca bir ilk yarıyı her zamanki gibi çöpe attık. Oynayan Galatasaray forması olmasa, Konyalı futbolcular girdikleri pozisyonları çok rahat gol yapabilirdi. Nasıl ki bizim klasik oyunumuz deşifre oldu, rakipler de Galatasaray'a gol atmanın klasik metotlarını keşfettiler. Galatasaray'dan gol yemek istemiyorsan topun arkasına geç, basma, göreceksin ki Muslera-Semih_Hakan arasındaki paslaşmalarla en az 30 dakikayı atlatacaksın. Poescu-Bülent-Taffarel paslaşmalarını hatırlayın en az 2 futbolcuyu oyundan düşürürlerdi, bunlar oyundan düşmüş futbolcuyu, tekrar oyuna sokuyorlar. Kötü futbolumuzun 1. derecede sebebi budur.  Muslera'ya şut çekmek büyük aptallık, sol tarafa akıllı toplar indir, Çöp Carole, muhtemelen yerinde olmayacak, olsa da müdahale etmeyecek, olabildiğince sıfıra in, içeri kes, stoperler eğilecek, kafayı mutlaka sen vuracaksın, vurdun, çerçeveyi buldu, uzak köşeye gitti Bein TV almış futbolumuzu, tabela değiştiricisini çağır. En az 3 defa aynı taktikle, çalışılmış kombinasyon  yaptılar, dediğim gibi mental eksiklikleri, büyük takıma, büyük kaleciye karşı çok daha garanti vurmak istedikleri için kaçırdılar. Gol olmaması, savunmanın iyi olmasından değildi. Muslera'ya her ne kadar top gelmese de, sakat sakat kalede olması bile rakibi ürkütmeye yetti.

Paradoksal olarak ilk yarı gol atamadığımıza sevindim. Atsak konçertoyu dinlememiz gecikebilirdi. Takım yapmayı bilmeyen yaşlı Çaylak, Rodrigo'yu oyuna sokmayı aklına bile getirmezdi. Yanlışlıkla Bruma'yı oyuna soktular sandık. Tipi, stili, hızı, öldürücü çalımları aynıydı. Sabri gibi lanetli bir futbolcuya gol attırmasıyla da gitarın tellerine ilk dokunuşunu yaptı. Bruma-Sneijder-Podolski-Rodrigo- Sinan Gümüş, 58 Dünya kupasının unutulmaz  Brezilya'sının unutulmaz ölüm forveti Didi-Vava-Pele-Zagolla-Garrinca 5 lisini oluşturabilir.

Gördük ki Linnes sağ bekte aklıyla oynar, boyu uzun kafa topuna çıkabiliyor, tekniği iyi, çalım atıp adam geçebiliyor, en önemlisi orta yapacağı zaman yüzücü gibi kafasını çevirip bakıyor, orta değil pas atıyor. Ah bir de maçın başındaki sakatlığı ciddi olsaydı! JOR için Meram Bağları'na dalıp izinsiz üzüm yemek gibi olacaktı. Sezonu kapattı derler, Sabri'yi garanti ederlerdi. Şans işte, bazılarının götünü doğarken evliyalar yalardı, Sabri hem golü attı, hem bütün gol pozisyonlarında vardı. Gol attığı için yerini sağlamlaştırdı belki ne var ki üzüm yemenin de bir ölçüsü var, kararında yersen şarap içmiş olursun, fazla yersen pekmez sıçarsın JOR Efendi.

Kötü oyunla bir maçı daha atlattık, Sneijder cezalı, her işte vardır bir hayır, JOR memnun olmuştur, mecburen bu 5 liden 3 üyle sahaya çıkacak, Karabük maçını da geçersek taraftar geri dönüş yapar, vakit çok erken daha Galatasaray iyi oynamadı. Kadro gurubundan çıkan en iyi takım bu değil, futbolcular da son düzlüğe tam kapasiteyle girmek ister, ligin bitimine 5-6 hafta kalmış olsa, Fener, Beşiktaş maçları dahil takım puan kaybetmez derdim. Görünen o ki ızdırap çeke çeke ilerleyeceğiz. İçeriden bir ihanete uğramazsak, Başkansız, Hocasız, bir Şampiyonluk daha görürüz.

Zorlu deplasman, kudurmuş seyirci önünde, kötü oyunla üstelik Sabri'nin golüyle galip gelmek rakiplerin kimyasını çok kötü bozar. 5-0 yensek bu kadar koymaz, tv.leri seyretmiyorum kim bilir nasıl ağlıyorlardır. Ölümüz bu, 5-6 futbolcuyla De Jong'la, Linnes'le galip gelmesini beceren mübarek forma, 11 kişiyle sahada olduğunda neler yapabileceğini dosta düşmana bir kere daha gösterdi. Korku filmi izler gibi izlesinler artık kendi maçlarını. Düşünün Fener'den 2 puan gerideyiz, Konya ile deplasmanda oynuyor, mutlak puan kaybetmesini beklediğimiz, dilediğimiz maç, hezimetten kurtulmuş, berbat oynamış, en kötü futbolcusu gol atmış, Konya'nın en iyi oyuncusu atılmış, hakem Konya'nın penaltılarını vermemiş(bize de öyle görünecek),sinirden bizim maçı bile seyredemezdim.

Bu gece de ölmedik, Bu dağlarda Aslan olmalıyız, olamazsak çakallara yem oluruz. Direnin Çocuklar, Galatasaray'dan başka hiç bir şeyimiz yok.

25 Ara 2016

GalataSARBİ; Galatasaray 5-1 Alanyaspor

Titreyen Göl'deki tatil köyleri bu sezon sinek avladı. Hokkabazlık yapan, dans eden animatörler işsiz kaldı  top oynamasını bilen Afrika'lı animatörleri de toplamış, ağır idman yaptırmış derlemişler, Alanyaspor forması giydirmişler. Hayatlarının en güzel gecesiydi, Arena'ya çıktılar, Muslera'ya karşı oynadılar, üstüne bir gol attılar, Sneijder'e sataştılar, Bruma'dan yemediler, finali güzel yaptılar. Yeni yıllarını şimdiden kutluyorum.

7 yabancı ilk 11 deydi, biz Fransız takımıyız, Alanya Türk takımı. Sabri, Semih, Selçuk Fransa vatandaşı olup da top oynamak için bir halı sahaya gitse oynatmazlar. Yapacakları tek iş, çöplerden kağıt toplamak olurdu her halde. O da Cezayirli, Faslılardan sopa yemezlerse.

Ben bu hafta yemedim içmedim araştırdım. Sarbi(Sabri değil)nin sözleşmesini ele geçirdim. Doğru tahmin etmişim, Yıllardır şüpheleniyordum. Rahat olun çocuklar Sarbi para falan almıyor. Sülalesi taaaa takımın kuruluş yıllarına dayanıyor, uzaktan Ali Sami Bey'in arkadaşı dedesi. Riva arazisi de dedesinden kalma. Kaddafi'nin oğlu vardı, iyi top oynardı, ama babası çok zengin olduğundan üstüne para vererek oynamak istiyor, yine de gariban bir takım bulamıyordu. Babası İtalya'dan bir takım satın aldı, Kaddafi'nin oğlu oynadığı, kadroya girdiği her maç kulübe para ödüyordu. Sarbi Bey'de aynı o hesap. Maç başı para ödüyor. Galatasaray'da paraya ihtiyacı olan takım, Linnes'i oynatsalar para ödeyecekler, nasıl olsa Galatasatay bir şekilde idare ediyor, Bari Sarbi'yi oynatarak para kazansın.

Yani çocuklar demem o ki, Sarbi'den kurtulmanın tek yolu, Sarbi'den daha iyi bir sağ bek bulmak değil, Yok çünkü böyle bir olasılık, daha kötüsü olmadığı halde sürekli o oynuyorsa iş futbol değil. Çare, Riva'dan gelecek parayla borçları kapatmak, Sarbi'nin parasına ihtiyacın kalmamasıdır. Topun, formanın bile sahibi, dua edin de takımın formasına kendi Ferrari'sinin resmini koydurmasın. Ben kendi payıma artık hakkında kötü bir şey yazmamaya karar verdim. Topla buluştuğu ilk pozisyondan, son dakikada sakatlanana kadar ağır küfrümü edip, Sarbi goygoyu sisteminden çıktım. Ne hali varsa görsün, yok hükmündedir.

Maça 12.000 kişi gitmiş, bence çok büyük bir rakam. Ölü seyretmeye kim gidecek. Anca ölü sahibi mecburen cemaati oluşturuyor. Sneijder'i oynatma 5.000 e düşer. Çöpleri oynatma en az 20.000 kişi daha maça gelir.

Galatasaray Taraftarı bundan büyük, maça gidenleri kast etmiyorum. Sosyal platformda yazılanlara bakılırsa 5 gol attığı oyundan memnun değil. Ben de değilim. Ama el insaf, Başkan'ı yok, Hocası yok, her maç 5 çöple oynamak zorunda, attığı goller Barca golü, yedikleri goller S3 Golü( Selçuk kaptıracak, eskorta başlayacak, Sabri ortaya engel olamayacak, Semih kafaya çıkamayacak). Yere göğe sığdıralamayan üstelik bizi yenen Fenerbahçe'nin önünde, Beşiktaş'ın da üstünde aslında. Lağım futbol şebekesinin korkusunun sebebi de bu, ya Hocası olsa, ya tam kadro oynayabilse, Allah muhafaza. 2. yarı fikstür avantajı var, BJK, FB Arena'ya gelecek, kuşanıp bekleyeceğiz. Maçlarımızı kazanırsak Şampiyon oluyoruz. Galatasaray forması direniyor. Son viraja bu şekilde girilirse işi bitiririz. Şenol Güneş'in ağlamaları, hakemlerin kıyakları da bir işe yaramayacak.

Hakem demişken, Halis Özkahya hocayı da tebrik etmem lazım. Beni şaşırtmadı, Hakemi'de yeneceksin büyük takımsan. De Jong'un dalışı topa, faul yok, sarı kart verdi, Büyük Kaptan isyan etti pozisyona ona da sarı kart vererek zevk yaptı.Bizdeki hakemler büyük futbolculara kart gösterme fetişisti. Hagi'de bir hakem yüzünden erken ayrıldı Ülkemizden. Ben razıyım, her maç hakem bizi yakmaya çıksın. Galatasaray büyükse, hakemleri arkasına değil, karşısına aldığı için büyüktür.

Sneijder için bu sefer başkaları yazsın. Ben kötü oynadığı maçlarda yazarım. Yeter ki çabuk şişsin alnının damarları. Pası kötü yere attı diye arkadaşına kızan kaptana değil, dünyaları kaçıran yoldaşının sırtını sıvazlayan kaptana hasretiz. Arkadaşı sarı kart aldı diye Hakeme efelenen kaptana. Bu maç De Jong'u yazmaya devam edeceğim. Pitbull gittiğinden beri bir hicran yarasıydı orta sahamız benim için. Yeri dolmaz demiştim. King Kong olarak geri döndü. Orta saha, takımların sözcüsüdür, orta sahan kadar konuşacaksın. Konuşmadı, naralar attı yürüyedur.

Hamit'in ayakları futbol oynamayı bırakmış, ama beyin fonksiyonları Aynştayn gibi çalışıyor. Leş gibi futbol oynasa da Selçuk İnan'ı top diye oynar. Gücü yettiğince topu ileriye taşımaya gayret etti. Gol atmayı istedi, şet çekecek dermanı yok. JOR kovulursa takımın başına Hoca olarak geçebilir.

Dikkat eden yoktur belki,ben takip ediyorum.Serdar Aziz'in sahada olduğu hiç bir maçta kafa golü yemedik. Öyle ahım şahım bir futbolcu olmadığı halde kafa topu üstünlüğü sağlıyor. Yani bir tık üstü bir stoper olsa Galatasaray nasıl gol yer bilemiyorum. Penaltı dahil, Muslera şutlardan gol yemez, kahrolası yan toplar olmasa. Semih Kaya yan topta kafa vuramıyor, takımın tamamını değiştiremeyiz, Ufo gibi bir usta olsa, ağır işçiliğe Semih'i gönderip etrafını süpürebilir. Hakan Balta bu iş için yeterli değil. Sağ bek bulamayız, Linnes'e de gıcıklar, büyük bir suç işlemiş bilmiyoruz nedir. Çare 3-5-2 ye dönmek. Tolga-De Jong'la orta sahayı anırtmak, kükretmek, Podolski'yi iyileştirmek yeterli.Eksiğimiz yok, fazlamız var. Forma kendi kendine puanlar alıp lige tutunuyor.

Lağım Futbol yorumcularına, Galatasaray'ın farklı galibiyetinden çok Sneijder'in büyük futbolu koydu. Böğüredursunlar. Kendi ipimizi kendimiz çekelim. Bisiklette gibiyiz, yavaş da olsa mutlaka gitmemiz lazım. Durursak biteriz. Kenetlenin, Galatasaray'ın,büyük Galatasaray Taraftarından başka kimsesi yok.

Yıldız Tablosu;
Muslera 6, Sarbi -3, Semih 1, Hakan Balta 3, Carole 3, Selçuk -2, Hamit 6, De Jong 10, Yasin 8, Eren 4, Sneijder 9, Bruma 3

Maçın Adamı; De Jong