28 Ara 2018

Türk Futbolu Kurtuluş Manifestosu


MEVCUT DURUM;

Kulüpler ve ulusal takım turnuvalara son torbadan iştirak etmektedir. Kura çekim törenleri korku filmi seyredilir gibi seyredilmekte dişimize göre olduğu varsayılan takımların çıkması için totemlere sığınılmaktadır. Katıldığımız turnuvalarda aldığımız sonuçlar içler acısıdır. Hiç bir taraftar takımından memnun değildir. Her takım,oynamayan veya rezil top oynayan çöp tabir edilen futbolcular mezarlığıdır.

Kulüpleri kuşatan yönetici başkan sıfatlı kravatlı eşkıyalar, kulüplerinin çıkarından çok kendi çıkarlarını gözetmekte, maddi manevi hiç bir zararda sorumluluk kabul etmemektedir. Takımların çoğunun hocası vasıfsız, güven vermemektedir. Şampiyon olan takım bile federasyondan hakemden şikayetçidir. Maç bazında alınan sonuçlara taraftar rıza göstermemekte, Şampiyonluğun arkasında başka sebepler aramaktadır. Küme düşen takımların, hakeme Federasyon başkanına ağıtları, bedduaları yürek yakmaktadır.

Sergilenen futbol adlı şovdan futbol severler memnun değildir. Belki de topun oyunda kaldığı sürelerde bizim lig sonuncudur. Oynamaktan ziyade oynatmamaya dayalı futbol felsefesi, maçları televizyondan seyretmekte olanları futbolu sevdiğine bin pişman ettirmektedir. Tribünlerde taraftar yoktur, hiç bir maç tam kapasite seyirciyle oynanamamaktadır.

Dünyanın hiç bir yerinde olmayan garabet bizde olmuş, ülke futbolunun değerinin %90 ını omuzlamış İstanbul taraftarının karşısına İstanbulluların vergileriyle sebebinin ne olduğunu bilemediğimiz bir nedenle seyircisi, mazisi, olmayan bir takım yaratılmış, futbolun doğal rekabet ortamının dışında sınırsız orantısız maddi güç kullanılarak diğer İstanbul takımlarının başına bela ettirilmiştir.

Yürütülen sistemden, sistemi yürütenler dışında memnun olan yoktur. Ve ne yazık ki önümüzdeki yıllarda da daha iyiye gideceğinin en ufak bir belirtisi görünmemektedir. Şimdi sorsak taraftarlara Şampiyon olacak takımın önümüzdeki 5 sezon içinde Şampiyonlar Ligini almaya talip olma ihtimali var mıdır? Milli Takım turnuvalara katılabilir mi, oldu da katıldı Kupayı elleme şansı nedir? Komedi filmi gibi değil mi? İstanbul'da maça çıkamayan Ulusal Takım Dünya Kupasına oynayacak, akıl alır gibi değil. Ama bir zamanlar akıl alır şeydi, kıl payı kaçırmıştık, kulüp takımımız Avrupa Şampiyonu olmuştu, Süper Kupa'yı almıştı. 10 sene sonra böyle gidersek bu kupalarla İstanbul'a inen takımın taraftarı bile inanmayacak, yalan diyecek duruma getirlmiştir.

Maçlarda hakemlere güven sıfırın da altındadır. Ne zaman hakemler açıklansa taraftarlar maçının hakemini olumsuz görüşleriyle TT yapmaktadır. Her hafta mutlaka tribünlerden şu hoca istifa, bu başkan istifa, o federasyon başkanı yeter tezahüratı yankılanmaktadır. Berbat halimiz hakkında sayfalarca yazılabilir,olumlu tek bir cümle yazılamaz durumdadır.

DEVRİM KARARLARINDAN SONRAKİ 6. SEZONDA GELİNECEK DURUM;

1- Lig 20 takımlı olacak, her sezona en az 10 takım lafta değil, icraatta Şampiyonluk hedefiyle başlayacak, ligte kalma amacıyla maçlara hiç bir takım başlamayacak. Şampiyon olan takımın şampiyonluğunda hiç bir şaibe, baskı, saha dışı faktör aranmayacak, olamayan takımlar saygıyla neticeyi kabul edecek. Ligden düşen takımlar da sebep sorumlu olarak kendi sportif mücadelesi dışında bahane peşine düşmeyecek.

2-Hiç bir takımın kadrosunda oynamadan para kazanan, yanlış transfer namlı futbola muhalif futbolcu bulunmayacak.

3- Her takımın başında belli bir puan ortalamasının üzerinde deneyimli, güvenilir hoca olacak.

4- Bütün maçlar tıklım tıklım tribünlerde oynanacak. 6. sezona başlarken stadyumlar yetmeyecek en az %20 kapasite artırımına gidilecek.( koltuk araları kaldırılıp oturaklar birleşecek)

5-Her takımın taraftarı, yöneticisine, hakeme, federasyon kurullarına futbolcusuna hocasına güvenecek, saha içinde alınacak sonuca saygı gösterecek.

6- Şampiyon olan Avrupa Ligi oynayan takımlarımız kura çekiminde şekilden şekle girmeyecek, oynadıkları turnuvayı kazanmak için oynayacak. Elenir eler o ayrı şey, kupayı bir takım alıyor ama görüyoruz en az 10 takım almak için başlıyor, biz mutlaka bu 10 takımın içinde olacağız.

7- Aynı şey Ulusal Takım için de geçerli, Ülkenin her stadında herkesin benimsediği bağrına bastığı çocuklarla maçlara çıkılacak, hocasına ve takıma kefil olacak, takım da oynadığı her turnuvayı kazanmak için oynayacak.

8- Ulusal takım hocalarının kim olacağı tartışmasına son verilecek, Bundan 23 sene sonrasının hocasını sistem bize söylemiş olacak.

9- Her takımın ilk 11 inde en az 2 alt yapıdan çıkmış oyuncu olacak. Mecburiyetten değil, sistem kendiliğinden alt yapılardan futbolcu fışkırtacak.

10-Futbolumuzun parasal ederi, şimdiki ederinden en az %40 daha fazla olacak. Dünyanın en büyük kartelleri takımlarımıza sponsor olabilmek, adlarını stadyumlara yazdırabilmek için sıraya girecek.

ÇÖZÜM; DEVRİM KARARLARI

1- Alınan kararlar önümüzdeki ilk sezon yürürlüğe girecektir. Alınan kararlar madde madde aşağıdaki gibidir.

A- FUTBOLCULAR;

Bütün futbolcuların sözleşmesi sıfırlanacaktır. Eşit işe eşit ücret felsefesi icabı bütün futbolcular eşit şekilde dakika başı ücret alacaktır. Futbolcular kendi kazandırdıkları parayı, eşit emeğe dayalı olarak bölüşecektir. Futbolculara dağıtılacak paralar takım bazında bir havuzda toplanacaktır. Futbolcu maaş havuzuna yayıncı kuruluştan takıma düşen payda + Türkiye Kupası katılım payı+ Şampiyonluk primleri+ Galibiyet beraberlik primleri + Avrupa kupalarından kazanılmış miktar + atılacak her gole ödenen primden toplanan meblağ dağıtıma esas olacaktır. Mevcut ve yeni futbolcularla bu şekilde sözleşme yapılacak, sözleşme yapmak istemeyen futbolcular aynen devam edecektir.

Örnek; Gala özelinden tüm takımlara şu şekildedir.

Futbolcu havuzunda toplanan para; Gala için ortalama 100 milyon yuro civarıdır. (yayıncı kuruluş, primler, Avrupa, Türkiye Kupası)

y; Takımın oynadığı resmi maç toplamı; Avrupa kupası lig Türkiye Kupası ortalama 50 maçtır.

z; futbolculara ödenecek dakika başı ücret, havuzda toplanan ücretin,oynanan maç oynayan futbolcu ve oynanan toplam dakikaya bölünmesiyle oluşacak meblağdır.

Gala için ;100.000/ 50 maç x 11 futbolcu x 90 dakikadır. Bu da 49500 dakika etmekte ve 2 yuro civarıdır.

Bu hesaba göre yılda 900.000 yuro alan Linnes 450 dakika, yani toplam 5 maç oynayabilirse bu parayı hak edecektir. Aynı şekilde yılda 130.000 yuro alan İsmail Çipe 65 dakika kaleye geçebilirse şimdiki ücretini almış olacaktır ki, 40 maç banko oayan Muslera 7.200.000 yuro senelik maaş almış olacaktır. Futbolun değerinin her yıl dahada artacağı öngörüldüğünden her takımın her futbolcusu bir öncekine göre daha fazla kazanacak böylece çok daha kaliteli futbolcuları seyretme imkanımız doğacaktır.

Sonradan girecek futbolcular için de durum şu şekildedir. 87. dakikada oyuna giren Yunus Akgün maçın 5 dakika uzatılmasıyla geriye doğru dakika işletilecek 8 dakikayı oynamış 16.000 yuro hak etmiş olacaktır. Futbolculara ortalama  hak edişleri normal periyotlarla ödenecek sezon bitimiyle kesin hesap belli olacaktır.  Forma ve kazanç oynayan futbolcuya dağıtılacağından futbolcular daha fazla hak etmek için hem formda kalmaya hem de takım derecesini maksimum seviyesine çıkaracaktır. Bu kararla birlikte kulüplerin kapıları ben de sizde oynamak istiyorum diyen futbolcuların menacerleriyle  dolup taşacaktır.

B- HOCALAR;

Devrim kararlarının yürürlüğe girdiği anda bütün hocaların lisansı sıfırlanacaktır. İsteyen her hocaya  5 yıl vizeli Süper Lig de takım çalıştırma hakkı olan A lisansı verilecektir. 5 sezon sonra vizesini yenilemek isteyen hocanın puanına bakılacak, çalıştırdığı takımlarda çıktığı maçlarda ortalama puanın altında kalan Hocalara vize verilmeyecek lisansı B ye düşürülecek 5 yıl boyunca Süper Lig takımı çalıştıramayacaktır.

Örnek; son 5 sezonun alınan bütün puanlar toplanıp oynanan maça bölünerek ortalama puan tespit edilecektir. Bu oran bizim lig için 1.27 puandır. Fatih Terim 5 yıl sonra vize yenilemeye geldiğinde puan hesabı yapılacak, 1.27 puan ortalamasının üstündeyse tekrar lisans verilecektir. Diyelim ki Cihan Haspolatlı hiç çalışmamış hoca olmak istiyor ve A lisansı talep ettiyse 5 yıllığına kendisine lisans verilecektir. Hiç bir takımda 5 yıl çalışmamış veya puan barajının altında kalmışsa lisansı B ye düşürülecektir. İdealist yeni bir hoca kendimi 1. lig de gösterip öyle geleyim düşüncesiyle B lisansını alır, başarı gösterir teklif bekler duruma gelir istediği zaman 5 yıllık A lisansına sahip olur. Böylelikle 6. sezon hiç bir takımda başarısız hoca bulunmayacaktır. Amaç hocaların geriye düşmesi için değil ileriye doğu gitmesini planlamaktır.

C- ULUSAL TAKIM HOCALARI;

Devrim kararlarıyla birlikte Milli Takım Hocalığı tarihe karışmıştır. Her yıl 1 temmuz günü Ulusal Takım Komutanı görkemli bir törenle el değiştirecek veya görev süresi 1 yıl daha  uzatılacaktır. Son Şampiyon hoca Ulusal takım komutanıdır, eğer yine şampiyon olmuşsa devam edecektir. Yardımcıları süper lige çıkan 3 takımın hocaları, kabul etmezlerse o takımların hoca gurubundan göndereceği hocadır. Böylece başarı veya başarısızlık durumunda hocanın kovulması, ekstra uzun süreli sözleşme yapılmasının önü kapanmış olup, hocalar arasında da doğal bir hedef imkanı doğmuştur. Ulusal takımın hocalarına itiraz kalkınca da çıkaracağı takıma bütün ulus kefil olacak, sinerjisini aktaracak, oynayan futbolculara da ekstra motivasyon sağlanacaktır. Şampiyon olan takımın Hocası yabancı olsa bile aynı kural geçerlidir. Kabul edilmeme durumunda bir alt dereceyi alan hoca görevlendirilecektir.

D- YÖNETİCİLER;

Spor kulübü yöneticiliği bir gönül işidir. Hiç kimse bu makamları kendi kişisel çıkarları için kullanamaz, nema elde edemez, sorumluluğun kazandırdığı kişilik onların en büyük kazanımı olmalıdır. Bu kararlardan sonra hiç bir yönetici ne kadar hain olursa olsun kulübü zarara uğratamayacaktır. Bütün futbolcu sözleşmelerinde en az 3 yöneticinin bağlayıcı kefalet imzası olacaktır. Örnek ,transfer, imza, menager parası 9 milyon uro bedelle 3 yıllığına bir futbolcuyla sözleşe imzalanmış olsun. Futbolcunun 3 yıl boyunca alacağı ücret A maddesinde belirtilmiştir.

Futbolcu oynanan resmi maçların %25 inde yani 50 maç oynayan takımın 12.5 maçı olan 1125 dakika oynayamazsa o seneye düşen 3 milyon 3 yönetici tarafından kulübe geri ödenecektir. Diyelim 2. sene de durum aynı futbolcuyu alırken kaptırdıkları para tazminatı büyüyecek, satıp kurtulmak isteyecek, o zaman kaça satarlarsa satsınlar 9 milyonu kulüp kasasına koyacaklar, fazlaya satarlarsa kendi zararlarını tahsil edip kar etmişlerse kulübe irat kaydedeceklerdir.

Sakatlık veya ceza durumu futbolcunun oynaması gereken resmi maçlar toplamından düşülecektir. Futbolcular isteğe bağlı sigorta ettirilebilir, tüm sezonu kaçırma durumunda zarar ziyan sigortadan karşılanabilir.

Oynamayacak futbolcuyu aldırıp komisyon almak, kovarken tazminat ödeyip komisyonu katlamak devri kapanmıştır. Her yöneticinin ilk görevi kulübünü daha yukarı taşımak takımlarının derecesine katkıda bulunmaktır. Her yönetici takımın kendi devrinde daha iyi derece yaptığıyla övünebilir. UEFA kupalı Faruk Süren'le Adnan Polat'ın camiadaki itibar farkı en güzel örnektir.

E- TARAFTAR

Taraftar şovun olmaz ise olmaz faktörüdür, ne yazıktır ki sistemden en çok şikayet edende kendileridir. Zaman Futbol Devrimine katkıda bulunma devridir. Kanunlar yürürlüğe girdikten sonra kombine alanlar şunu bilecektir. Aldığı yer numarası 3 defa maça giriş yapmaz ise otomatik olarak iptal edilecektir. Aynı vatandaşlık numarasıyla 2 defa iptal edilmiş kombine alanlara bir daha asla kombine veya normal bilet satılmayacaktır.

Kulüpler satamadıkları yerlerin veya kombinesi olup da giriş yapmayan koltukların bedelini ilan ettikleri satış fiyatı üzerinden Federasyona ceza olarak ödeyecektir. Yöneticilere düşen görev boş koltukla mücadeledir. Deplasman tribünü ceza sistemi de aynıdır. Ceza ödemek istemeyen taraftarı az olan kulüpler gerektiği kadar yer talep edip cezadan kurtulabilir. Zamanla boş tribünlere oynayan takımlar elimine olacak, taraftarı olan takımlarla doğal seleksiyon marifetiyle yer değişecektir.

Tek maçlık taraftar sistemine sistem açık olacaktır. örnek stadı hiç bir maç dolmayan Rize'de Fenerbahçe maçı var. Fenerbahçeliler kendisine ayrılan deplasman tribününe girebiliyorken, diğer bütün Passolig sahipleri stada giriş yapıp o maç için Rizespor'lu olabilir. İstanbul'da Kasımpaşa Gala maçı var, Gala taraftarı dışındaki tüm taraftarlar Kasımpaşa'nın yenmesini ister, şimdiki sistem maça girişe izin vermemektedir. Gala Passolig hariç her futbol severin maça girme imkanı olsa Kasımpaşaspor'da maçlarını tıklım tıklım oynayacaktır.

F- FEDERASYON

Federasyon tam bağımsız, lafta değil icraatta bütün takımlara eşit mesafede olduğuna tüm taraftarları inandırmakla yükümlüdür. Var sistemi, hakemlerle diyalog tartışmalı durumlarda halka açık olacaktır. Hakemler de hata yapabilir, bizim aradığımız kasıt, eyyam olmamasıdır. Maç bitiminde 1 kişinin bile sonuca itiraz etmemesi için seferberlik talimatı verilmiştir. Planlanıp uygulamaya konulan devrimin 6. sezonunda maç sonucuna itiraz tarihe karışacaktır.

Federasyon gittikçe kalite kazanan futbolu daha yüksek bedellere pazarlayacaktır. Önemli maçları derbileri çok daha önemli hale getirip futbolcu maaş havuzlarına daha fazla para aktarılmasına önderlik edecektir. Örnek FB-Gala maçlarına daha bir anlam yükleyip prim koyabilir. Ayrıca ilk maddede açıklanan futbolcu para havuzuna girecek kalemleri artırabilir. Her maçın her saniyesine hedef konacak, gol primi verilecektir. örnek Galibiyet 5, beraberlik 1, gol başı 1 milyon şeklinde açıklanabilir. 6-2 yenilen takım da 2 milyon kendi futbolcu havuzuna para kazanmış olacaktır.

Takımlara kendi alt yapılarından oynattıkları futbolcular için dakika başı gençlik primi ödenecektir. Bu paralar futbolcu maaş havuzuna değil, kulüplere alt yapıda kullanılmak üzere dağıtılacaktır. örnek Ozan Kabak 2250, Yunus 1100, Mustafa kapı 10 dakika forma giydi 3360 dakika ücreti Gala alt yapısında kullanılmak üzere Federasyonda bloke edilecek, istenildiği zaman alt yapı için harcanacak hizmetin bedeli, faturası federasyona gönderilecektir.

SONUÇ;

İş bu manifesto 18 süper lig takımı Başkanı, Spor Bakanı, Federasyon Başkanı tarafından oy birliğiyle imzalanmış, imzalanma tarihiyle birlikte yürürlüğe girmiş, yürütme ve yargı görevi Federasyona bırakılmıştır. Türk Futbol severlerine saygıyla ilan edilir.

1. Haziran 2019