göztepe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
göztepe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eyl 2021

Düşen Testideki Büyüyen Çatlak ; Göztepe Maçımız

 


9- Bu kez tersten sayıyoruz, müjdeyi veriyoruz. Galatasaray farklı kazanacak. Hemen sevinmeyin, hoca marifeti doğru 11 süper taktik, oyuncular akıllandı artık hata yapmaz diye değil, alakası yok. Tam Şebeke'lik maç. Bir taş atıp üç kuş vuracak. 

Narkozu fazla kaçırdılar, az daha hasta masada kalacaktı. Azı dişleri törpülenmiş, pençeleri sökülmüş Fatih Terim Aslan'ını yedirmezler. Uysal, her maç hata yapan, futbolu unutmuş, kulübede dalıp dalıp eskiye giden Fatih Terim'in Galatasaray'ı daha uzun yıllar tehlike yaratamayacak. Göztepe maçı olası puan kaybı Terim'in sonu olabilir bu riske girmezler, biz atamazsak hakem atar, Göztepe'ye karşı çok büyük bir hakem kıyımı bekliyorum, sarı kartlar, kırmızılar penaltı bile olur.

İkinci kuş  hakem bakış açısını değiştirmek olacak. Gala'nın kazanması garanti maçta lehine bir kaç hakem hatası yaptırıp, kritik maçlarda hakem kıyımlarına ses çıkaramaması sağlanacak. Bir sonraki maç hakem yakarsa size de oldu gidin derdinizi Marco Paşa'ya anlatın.

Üçüncü kuş, pis akvaryuma iki temiz İzmir balığı fazla. Dürülülü aldı başını gidiyor, sistem takımını bile yendi, sen misin İzmir Marşını söyleyen, birini kesin recm ederler, denk geldi Göztepe'ye sarı kart maçı.

8- BJK yenilmiş, hakemi de yeneceksiniz lafı Denizli'nin. Geçen maç Yedlin'in kolunu sıyıran topa penaltı çaldılar, biz bile oh olsun dedik. Rıdvan topa dirsek attı, tekrar izlemeye bile gitmedi, Altay'ın fişi çeken pozisyonunda tereddütsüz çaldı, nasıl olsa sonuç değişmeyecek, dışarıdaydı, kırmızı kartı veremedi. Ne de olsa BJK çok sakatlı, bir de cezalı olmasın. Bize ne, niye aldık konuyu buraya? Çünkü  data topluyoruz, hangi takımların üstüne geçebiliriz, son şampiyon nasıl oynuyor, yine olur mu? Bizden kötüler, ama çok iyi can çekişiyorlar, 1-0 galipken 10 dakika kala 2. golü biz yesek uçağa binmiş dönüyorduk. Ders olsun diye hatırlatıyoruz. 

Rakiplerin maçını izlemeye korkuyoruz, ben çoğu zaman izlemiyorum. Ligimizin hayırsever takımı Hatayspor maçına Fener gol atana kadar bakayım dedim. Belki alnına yapılan şerefsizlik dövmesini sildirmeye çalışır. ne mümkün operasyon hakemi sahada, pozisyon penaltı demek için hakem olmaya gerek yok, penaltı dememek için şerefsiz denmesini içine sindiriyorsan penaltı, kırmızı yok devam. 

Bu yüzden sezon başından beri çırpınıyorum, ya 12 kişi oynayacaksın, ya her maça 1-0 galip başlayacaksın. Bu sezon şike sezonundan bin beter hileli, biz takıma güvenmediğimiz için 8. oluruz demiyoruz. Bizi 3. lük 4. lükte tutmaya çalışacaklar, biz bırakacağız. Sistem kendine başka şebek bulsun. Biz izzeti ikbal ile geri çekiliriz..

7- Golcüler gol orucunda, kural; Atamayan yatar, bir dahaki maç kulübeye mitili atar, öteki oynar muhtemelen korkudan o da atamaz, bir sonraki maç diğeri, o da atamaz sonlara doğru atamayan birini sokar, atarsa bir sonraki maç onla başlar, atamazsa sıradaki santrfor. Dünyada bir ilk gerçekleşebilir. 3 santraforu tek gol atamadan sezonu kapatan takım olabiliriz.

6- Diyorlar ki son iki maç 23 korner kazanmışız, sadece birinde Nelson'un beynine değip dışarı çıkmış. Bu maç veya önümüzdeki maçlarda dikkatle bakın, biz korner kazanmıyoruz, rakipler bilerek kornere atıyorlar, dönen toplarla bizi az adamla yakalıyorlar. Her kullandığımız korner kalemize ölüm tehlikesi. En iyi korner atışı, korner bayrağı dibinden taca atmak. Çok  daha fazla gol pozisyonu üretiriz.

5- Kornere çare bulduk, taca bulamıyoruz. Kullandığımız taçlar direk rakibe gidiyor. Neden? kimse top istemiyor. Senelerin derdi, top sanki tahrip güçlü el bombası, pimi çekilmiş saniyesi belli değil, aman başka birinde patlasın diye toptan kaçıyorlar. Top taca çıktığında en az 3 alternatif yoksa en yakın futbolculara ceza vermek lazım.

4- Yaşı görece küçük futbolcuları aldık takımı gençleştirdik bize zaman verin diyor, aklımızla alay ediyor. 6 maçta 30 futbolcu çıkarıp 30 futbolcu sokmuş. Çıkanların toplam yaşı 756, girenlerin 854. Arda Turan sakat olmasa koy bir 60 yaş daha. Girenlerin gol pozisyonu bile yok, BJK'li Rıdvan'ı hayranlıkla izledim, ülkenin en iyi sol kanat saldırı beki. Bizim saldırı beki dediğimiz çöpler sıçan gibi oynuyorlar, gol pozisyonu bile yok. Mahmut Keskin- Süleyman Luş her iki saldırı bekini top diye oynardı.

3- Sezon başı öngörüde bulunmuştum. Son transfer gelmeden önceydi. 80 gol yeriz dedim, 6. hafta sonu 22 yi bulmuşuz. Random, ilerleyen haftalarda özellikle yarıştan erken koparsak bu sayıya kesin ulaşırız diyor. Neden çok gol yeriz, çünkü savunma hemen hemen kendi 18 çizgimiz üzerinde, gol bölgesine en uzak savunma bizde. Nelson diye bir çöp almışız, Marcao dönene kadar zevk yapsın, her durunda kaleciye pas verebiliyor. Topu taca bile atacak kabiliyet yok. Neymiş çok gençmiş, gelişecekmiş. Bırak bedava maliyeti Işık Kaan gelişsin.

Takıma 4.lük vermiştim. Son yılların en büyük maçı Konya Trabzon maçını izleyince dehşete kapıldım. Biz Trabzon'da geri pasından balık golü atmasaymışız ağır hezimet yermişiz. Düzeltiyorum 8.lik veriyorum. Devre arası 2. dönem at pazarı kurulana kadar bir maç kazanır, bir maç yenilir, bir maç berabere kalırız, yani küçük takım tabelası yapar, kapanabilme ihtimaliyle devreyi görürüz. Alınan çöplerden daha kötüleri sezon sonu kovulmak üzere geldiğinde düşüş butonuna basarlar. Kazasız belasız Avrupa'ya bile gidemeyecek bir sıralamaya oturur, gelecek sezona geç başlama hakkı kazanırız. Böyle olmadı çok yoruluyorlar. 3 günde bir 90 dakika koşamıyor 20 yaşındaki çocuklar. Halbuki bıraksan 3 maçı aynı tempoda oynayacaklar.

2- Son transfer , adını ezberleyemediğim çocuk, ben kolay olsun diye Kıvırcık diyeceğim. Portekiz, Brezilya ligleri futbolcu ihraç eden ülkeler örgütü. kasap futbolcu barınamaz, bizim ligte ezerler. Nitekim insan azmanı Mensah karşısında maç boyu sopa yedi. O teknik bizde banko oynamaya yetmez. Oynayamaz.

1- Testi kırılacak diye ödümüz kopuyordu, sakınan göze çöp battı, 4 defa düşürdü, her düşürmede yarık biraz daha büyüdü. Göztepe maçında çamuru süreriz, kuruduğunda test ederiz, bakalım su kaçırıyor mu. Bari bir sonraki maça kadar vesvese yapmayalım, vaktimiz var Rize'de bizi kurşuna dizmek için siper kazmaya başladılar bile.  Rezil olmadan Marsilya'dan dönelim düşünürüz.

17 Nis 2021

Oynanacak Maçın Maç Yazısı; FıratTepe- Galatasaray

Galatasaraylılık iflah olmaz çare bulunmaz bir çocukluk hastalığıdır. 50 yıllık tribün tarihimizin kitabını yazdıktan sonra hastalığın ilacını aşısını keşfettim. Artık maçları maçlardan önce izleyip, sonucun tescili için banttan izliyorum. Böylece  ağrıyan yerim( sol mememin altı)  azmadan önlem alıyorum. Aşı sırasına girin, ey Büyük Gala Hastaları.


Son viraja henüz girmedik,  FıratTepe maçımızdan sonraki 2 maç sonra son düzlüğü koşacağız. Yani son 5 maç kala finiş çizgisini göreceğiz. Büyük takım refleksimiz son 5 maça nasıl girdiğimizi dosta düşmana bir  kez daha gösterecek. Yanılmamak için son kozlarımızı oynuyoruz, yangına su taşıyan karınca misali olsa da.

Bir durum tespiti yapalım, kimlerle oynadığımızı rakiplerin kim olduğunu defalarca yazdık. Her maç bir futbolcu diğer taraftarlardan, yani sadece bizden özür dilemeye başladı, geçen gün Marafona, Babacar, dün Kulusiç. Bunlar tesadüfen futbolun içinde yorumlarla açıklanacak şeyler değil. Futbolcu elbette bilerek kendi kalesine atmıyor, ama içgüdüsel, şartlanmış bir beyin uç şu topa tak ağlara diye emir veriyor.

Bir paradoks var, takım kötü oynuyor, hakem iyi yönetse ne olacak ki. Büyük takımsan hakemi de yeneceksin. Bu amentünün meali  böyle değil çocuklar. 40 maç hakemi yenemezsin, hatta öyle bir konjonktüre denk geldik ki bir maç bile hakemi yenemezsin. Bu motto maç içinde sen iyi oynarken hakem sana saldırmışsa geçerli. Büyük takımlar tarihi hakemleri yenme tarihidir. Defalarca yenerek büyüdük. 

Dedik, bu işte bir iş var, futbolcuların tamamı, bize fark atmış takımın oyuncularından daha iyi. Atiba bizde olsa 5 sene önce teneke bağlayıp kovmuştuk, Vida'nın her maç atılması gerekiyor, Serdar Aziz bizdeyken kartsız maçı yoktu. Luindama'dan daha teknik, akrobat, çevik stoperi olan takım var mı? Her hava topuna çıkışı, her ikili savaşı faul.  Arda Turan'ın en iyi yaptığı şey yatarak top almasaydı, 2 defa denedi, ikisinde de sarı kart aldı, bir daha denemedi. Taylan'ın yolunu hakemler kesti. Emre Kılınç Fener'de olsa bugün heykelini dikerlerdi. Çocuğu oynatmıyorlar. Takım kötü oynamıyor, iyi oynamasına izin vermiyorlar. 

Bu gece de iyi oynamayacağımız garanti. Öyleyse bırakın maç başı antrenmanını, maç taktiği konuşmasını ben yaptırayım, 

Maç kadrosuna baktım tanımadığımız sürpriz biri isim yok, Yani bir Messi, bir Maradona oynamayacak. O zaman başlayalım, İlk 11 i tahmin etmeye çalışalım. Ne yazık, hâlbuki en deneyimli olduğum konuydu, 100 kişi içinden maça çıkacak 11 i tam olarak bilirdim., ligin sonu gelmiş bilemiyorum. 

Sağ kanat hücum bekine Etabo'yu bekliyorum. Sol taraf yazı tura atılacak sanırım, iki sol hücum beki de 1.5 maç iyi oynayıcı, devamında sakatlanıcı, veya kötü oynayıp kesilici, önümüzdeki sezon düşünülmeyici. Fark etmez, isimlerini bir torbaya at, çek. 

Ligin bana göre en iyi tandemiydi Lui- Marcao. Yine de öyle maç taktiğine nasıl oynatacağımızı yazacağız.

Taylan- Gedson- Arda Turan- Kılınç- Oğulcan- Santraforda Halil ilk 11 i bekliyorum.  Elbette böyle çıkmayacak biz maç taktiğine geçelim.

Maçtan bir saat önce Gestapo Subayı takımı iti gibi koşturuyor, illet oluyorum, bilimsel bir açıklaması olduğunu sanmıyorum. En azından bizim oyun planımız ve oyuncu grubumuza faydasından çok zararı var. ilk 11 oynayacak olanların tamamını aynı ritüellerle yorup yarım maç yaptırıyor. Başta söyledik kötü oynayacağız, kötü oynayarak yenmenin merhemini bulmaya çalışıyoruz. Yani ilk yarı çöpe gidecek, sonra maç başı eğitiminden firar etmiş 5 kişi oyuna girecek. Eğer  maç öncesi İtalyan çukuruna grip çıka çıka yorulmanın bir faydası varsa, eğitim yapmadan girenlerin ne faydası olacak.

Neyse bizim dememizle 40 yıllık kani fikrini mi değiştirecek?

Fırat'tan kaçacaksınız, ilk yarım saatte sarı kart almayacaksınız, yani topa çıkmayacaksınız, bizim ikili mücadele kazanma şansımız minimize edilmiş, adama değdiğinde aaaahhh diye yere atıyor, cart sarı. İyi oyun mümkün değil. Peki kötü oynayarak nasıl yeneceğiz.

Stoperler gol atamıyor, kafaya çıkarmıyorlar, belki de faul yapmamak için istedikleri gibi yükselemiyorlar, o halde kornere serbest vuruşa gönderme kardeşim. Korner olduğunda iki stoper içeri gidiyor, Etabo-Kılınç gibi kısalar oyun dışı geride bekliyor. Tam tersi onlar ileride olsun, paslaşarak kullanın, belki dönen topa şut çeker, hücumu devam ettirir. Hatta penaltı bile olsa paslaşarak kullanın, serbest vuruş kullanıcımız yok. Korneri, serbest vuruşu paslaşarak kullan alan ve adam savunmasıyla gardını almış, kapanmış savunmayı dağıtmaya çalış. 

Sağ ve sol kanat uç oyuncuları kim olursa olsun muhtemelen kötü oynayacak. Çünkü ilk görevi oynatmamaya çalışan bir topa basıcı karşılarında olacak, yetmez ikide kademe oyuncusunu atlatman lazım içeri sızabilmen için. Messi kadroda olmadığı için sakın deneme top kaybı yapacaksın, vakit kaybetme.

Sağ ve sol hücum bekleri görev sizin, önünüz açık, görece basan yok, öndekiler mümkün olduğu kadar taç çizgilerine oyunu, rakibi çekmeye çalışsın siz içeri girin, sakın ola ki orta yapmayın boşuna, koskoca Falcao'ya vurdurmayan Halil'e mi vurduracak. Çalımlarla dalın içeri, top kaybı yaparım diye tekme yerim diye korkmayın, sarı kart penaltı almaya bakın. Golden önce rakibe kart aldırmaya oynayın, silkinin, can çekişin, cebelleşin, burası Galatasaray, Aslan Yuvası. 

Aklı hür Gala taraftarına burada bir soru soracağım. Bir an için Muslera'yı unutun, ligin ikinci yarısı transfer edilmiş bir kaleci gibi düşünün. 6 aylığına gelmiş olsun, beğenirsek, istersek 3 sene daha sözleşme imzalayacak olalım ve şu ana kadar gösterdiği performans üzerine de 3 yıllık kontrat imzalayalım. Çok iyi yapmışız diyorsanız lafım yok, devam edeyim.

Bu maç dikkatle bakalım, bildiğimiz Muslera döndüğünden beri yediği gollerin en fazla 2 si hariç tamamını kurtarırdı. Belki de kötü oynama sebebimiz fazla güvenmemiz. Yokken savunma en az 10-15 metre daha geride kuruluydu, ve kaleciyle pek oynanmıyordu, son maçlarda nasıl olsa var diye öne çıkıyorlar, pas trafiğine kaleciyi katıyorlar. Suplaj(uçarak top çelme), blokajları estetik değil, artık kurtarışları sadece yer tutmaya dayalı. Özellikle sakatlandığı sağ ayağını kolluyor, o tarafa uçuşlar zayıf, sağına top gelirse felç geçiriyor. 

Toplayalım, ilk yarım saatte sarı kart almazsak, sağ ve sol kanat bekleri bari gole katkı yapacak kadar  iyi oynarsa, kafa kafaya giden oyunda 550 pası geçmezsek, dandik bir gol yemezsek, hadi yedik 5 dakika içinde cevap verirsek, olmaz ya serbest vuruş golü atabilirsek bu maçı kazanmışız demektir. 

Kazanırsak korkudan çok daha fazla puan kaybedecekler.  

Zulüm köpeklerine kaldı nazlı nazlı gezdiğin çöller, uyan ey yaralı kükreyen ASLAN bu gaflet uykusundan, çıkın tabutumuza çivi çakmak üzere görevlendirilmiş Fırat Aydınus'un nezdinde Teşkilat'ın cenaze namazını kılın. 

25 Ara 2017

Kenetlendik; Galatasaray 3-1 Göztepe

0
Maçı herkes gördü, en az bizim kadar da futboldan anlıyor. Yazmaya gerek yok, biz kimsenin görmediği, görse bile yazmadığı şeylerin peşine düşelim.

Şunu yapmayalım Tudor olsaydı, Terim yerine başka biri gelseydi.

Görünmez eller bu değişikliği çok önceden kurdu zaten. Tweet'i bile hazırmış 1 yıl önceden baksanıza. 

Kesin bilgi yarın Fatih Terim antrenmana çıkıyor,
Uzun yıllardır ilk defa tribünlerin erkekçe kapıştığı bir maç oldu. Erkekçe dediğim tezahürat anlamında. Yoksa orantısız güç elbette var. 2500 kişiye 45.000 kişi. Hem de stadın en kötü, önü pis paravanlı bölgesinden. Maçın başlamasından önce başladı muhteşem Büyük Göztepe Taraftarı şovu, aşağılık stad DJ'yi onlar marşa başlayınca anfinin butonuna yüklendi. Her şeyin kötü olduğu ortamda stat cazgırı adam olacak değil ya. Maç boyu, 3-1 yenikken, maçtan sonra hiç durmadan bağırdılar, sıralı tezahüratlara geçmesek sesimiz hiç çıkmayacak şekilde tarihe not düşerek gittiler. Helal olsun.
Terim aynı takımı çıkardı sananlar, ne Terim'i tanıyor, ne Galatasaray'ı.
Kaleciyi değiştirmiş misal, tam konsantre 1 numara vardı kalede, vakit geçirmeyen, pas trafiğine giren, resmini çektim bir kornerin, ön direğe birini koyan, çıkıp alan.
Sağ bek transferi yapmış 1 günde, Mariano sakat demişler, sorun yok demiş, kuzey ülkelerinden birini getirmiş, Kurtalan Ekspres'i seferlerine başlatmış. Çoğu zaman saha yetmedi çocuğa.
Oynadığı her maçta ezilen uzun saçlı biri var, sağ bekte görüyorduk, bu sefer sol beke almışlar. Sol ayağım yok demiş muhtemelen, oyna lan demiş salmış sahaya.
Gomis transfer edilmiş, sağlı sollu ortadan muhtemelen en çok topla buluştuğu maçını oynadı. Bari golü o atamasın diye olağan dışı önlem almışlar. Gerçi vurduğu toplar da oldu ama insanlık dışı değildi. Normal vuruşlarını da kurtardılar. Göztepe pozisyona giremeden maçı bitirmişse en büyük pay yeni transfer 9 numaralı futbolcunundu.
Biri sakatlanıp çıkarken eyvah çekerdik, Rodrigez ağlayarak gidip Yasin girerken çok iyi oynayacağından emindim. Daha önce de yazmıştım. Maçın başında yapılan ağır idman futbolcuları çok yoruyor, özellikle çok koşacak futbolcuları. Yasin'in sonradan girdiği maçlardaki büyük oyunlarının tek sebebi bana göre maçın başındaki salakça yapılan ağır idmanlara katılmayıp diri olması. Artı yedek kalmayı içine sindirememesi. Çok büyük oynadı, attığı kafa golü Metin Oktay golüydü.
Feghouli takımda en çok sevdiğim oyuncu benim. Şovunu gösterebilmesi sağlanacak her maçın yeni transferi olur. Maçın adamı seçtim kendisini.
Adam yiyiciyi saymıyorum, yeni transfer değilse de 2 gündür  aç bırakıldığı kesin. Bir insan bu kadar mı acıkır, bir maç daha olsa sofradan kalkmayacak. Hani Fatih Terim'in ilk maçı olmasa hakem 2. golü de atsa diye iç çekerdim. Yazıyı okuyanın kulağına küpe olsun. Galatasaray yenikken, hem de ballı kaymak golü hakem atmışsa N'Diaye'nin forsesine doyamayacaksınız. 
Belhanda kötü oynadı sananlar varsa diye not düşelim. Öldürücü atakların çoğu kendisinden.  Golden önceki pası verenden önceki adam mutlaka o. Yeni transfer sayılmaz, aynı oyunu oynadı. Maçın tamamını izlersen kadraja en az giren, özetleri izlersen en çok giren oyuncudur. Verdiği paslar direk gol pası olmadığı için hakkı ancak bizim gibi maçı mikroskopla izleyenler tarafından veriliyor.  Yerine Selçuk oynasın beyaa diye böğüren iyimser Galatasaraylı bile var. Selçuk İnan veteran t0akımı kaptanı olmuş, usulen kadroda, yorulanın yerine girip oynadığı maç sayısı artırılan eski futbolcu.
Serbest vuruşun başına Maicon'u Fatih Terim'in gönderdiğini sanmıyorum. Öyle kararlı gitti ki, millet telefonlara kaydetti vuruşu. Yok eğer Terim göndermişse de saygıya bir iki puan daha eklerim. Örümcekleri aldı, hem de sert bir şutla. Yalnız ters takla atarken içim cız etti, sevinmeyi bile bıraktım. O cüsseyle o akrobasi nedir arkadaş ya?
Kendi payımıza duygularımızı da yazalım da emsal teşkil etsin. Uzun yıllardan sonra ilk defa sesim kısık, ilk defa gollerde yanımdaki tanımadığım çocuklara sarıldım, 3 lüye icabet ettim dizlerim hala ağrıyor.
Yürüyedurun çocuklar, Mayıslar bizim.