beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mar 2024

Beşinci Yıldızın Arifesi 28; FBJK 0-1 GALA

Her türlüsünü gördük ihanetin, 2011 Trabzonsporluları nasıl dayanmış? Koskaca bir belalı şehir takımı, tamamı Trabzonsporlu, nasıl zapt edilmiş, nasıl sakinleştirilmiş. Napoli'nin başına gelse sadece Roma'yı değil İtalya'yı ateşle verirlerdi. Nasıl bu kadar sakin kalmış, olmayan hukuka olan Galatasaraylılara güvenmiş. 

Şike artık şerit değiştirdi, suçlu ceza almadığı için olay yerini terk etmiyor, daha büyük suç işliyor. Her maçı İnterpollük. Hatır şikesi, tehdit şikesi, iş garantisi şikesi, yağlı eldivenli kaleci şikesi gördük. Başka olmaz dedikçe gözümüzün içine sokuyorlar. Bana doğru atın dokunmayacağım diye bağıran stoper şikesi, taktik şikesi. Hakem şikesi, var dolandırıcılığı şikesi, eski futbolcu yeni Hoca biat şikesi, siyasi menfaat şikesi, reklam şikesi, sponsor şikesi. Saman arpa yem, lojistik şikesi yeteeeerrrrr, futboldan nefret ettirdiniz. 

Koskoca bir yaralı şehir, futbolcusu depremde kaybedilmiş, yazıklar olsun lan size. Esir düşmüş, lige veda maçları oynuyor, daha ne şikesi yapacaksınız? Çıkın delikanlı gibi oynayın 5 tane yiyin. Ama bitmiyor şike türleri, tribün şikesine rastladık ilk defa bu sezon, bizim taraftar canını takımın yenilmesi karşılığı kurtardı, Başkan'ı tamamen Fenerlilere tahsis etmiş, hadi bu son olsun derken ilk 11 şikesi başımıza geldi.

Siz hepiniz biz tek, eğer Trabzon'da boyun eğerse, onlar da teslim alınmışsa, buradan söz veriyorum Şampiyon bile olsak ki en ufak bir şüphem yok, ben yazmayı, çizmeyi, okumayı maç seyretmeyi bırakıyorum. Sistemden çıkacağım, bütün hesaplarımı kapatacağım. Fener maçı olduğu saatler canımdan can gidiyor. Ulan bir maçınıza da oynadılar kazandılar diyelim. Derdiniz ne sizin? Futbol lağımını gün be gün maç be maç defekasyonla dolduranlar, rögarın dibinde lağım faresi gibi boğulacaksınız, susanlarınızla birlikte. Umarım o günleri görmeye ömrüm vefa eder. Kalleşler, elinizden geleni ardınıza koymayın. Mayıs ayında Şampiyon yine Cim Bom Bom diye it gibi bağıracaksınız., 

Çok iyi hazırlanmışınız lan, küçük boy başaltı takımı, tarihinde ilk defa koreografi yapmış. Gerçi yalan tarihli yalan efsaneli, Baba hakkı dedikleri Karagümrük efsanesidir, kulübün kuruluş tarih 1924'dür. ama bize ne?

Çocuklar maç için hiç bir şey yazmıyorum. Nedeni, BJK namlı bir takım yoktur. Her ihtimale karşı Fener'in başına bir şey gelirse, veya yarıştaysa Gala'ya karşı ortaya sürülen sahte okeydir. Ulan biz kaçın kurasıyız, ulan hala öğretemedik, acıdan, kahpelikten besleniriz.  Ulan hayatınızda hiç pusuya düşen aslan görmediniz mi? 

Ulan çok geç kaldınız. Attığımız golleri saymayacaktınız, hakemleriniz bize kendileri gol atacaktı. Ulan Ağlak Oligark Tüpraş'ı satıp bize oynayan takımlara dağıtacaktın.  Holdingi satıp çöpten kağıt toplasan nafile, son düzlüğe girmek üzereyiz. Dişimizden kan fışkırıyor. Çok görmüştüm ama bu sezon ilk defa görüyorum. 

Yok bir takıma karşı 3 puan aldık, 3 puan versek bile aynı yazıyı yazacaktım. Koyduk kupa daha erken gelecek, yenilsek biraz tehir edecekti. Koç'un tek güvendiği maç buydu, dağlarına Mart karı yağdı. Üçüncü'ye büyük ceza keserler, beter ola dursunlar. 

Ey Büyük GALA taraftarı, zafer öngören pek çok sözümü işittin.  Dünden daha büyük puntolarla haykırıyorum rahat ol, Mayıs'a Şampiyon gireceksin. İcardi'nin 5. dalgasında sörf yapan çocuklara söz verdim. Dönen namerttir.

GALAXI'nin Karnesi;

Muslera 8; BJK maçlarında en korktuğum futbolcuydu, golsüz geçemezdik, kaleye gelen topa gol dedim gözümü yumdum. Tekrarını izlemedim hala inanamıyorum gol değil demi çocuklar. Sepette ejder meyveleri vardı. Hepimize afiyet olsun, votkayla güzel gider.

Kaan 7;  Yetiş lan sağ bek, nerde görülmüş 10 maç kaçıran devre arası transferi. Herkes tamam olunca Kaan'ı güvenlik müdürü yapacağız. 

Patron 8; Bir efsane  son gün transferi. Büyük kumarbazlar son kağıt dağıtıldığında belli olur. Erden Timur son eli güzel oynamış. 

Nelsson 10; Viking'i dellendirmeyeceksin. Başına iş alırsın, cesedimi çiğnemeden 18'e sokmam maçı oynadı.

Khön 8; Sol saldırı beki tamamdır. 

Thor 8; ben pampaların orta saha savaş tanrısıyım. Bende dalak yok, ciğer yok, Gala nefesi soluyorum yorulmam. 

Kabadayı 8;  1 puan torpil. %90 pas isabetiyle en öndeydi, takımda en sevdiğim topçuların başına. 

Mertens 7; bu yaşta bu koşu ve pres temposu. Bilen biler uyurken bile şapka takarım. Şapkamı çıkarıyorum.

Barış 8; Sen bir futbolcu değil hayvanatsın. Dünyanın dara düşen her takımına lazımsın. Boşuna çekmedik bu çileleri, seni ilk 11 yazdırmak için.

Icardi 5; benim değil bizim hanımın notu; reklama çıktığından beri atamıyor. 

Kerem 8; maç başında yazdın 2. topla buluşmasında tabelayı söylerim diye. Kırmızı kart kendi kalesine gol dedim. Adamlar şaştı. 

Trabzon maçı istisna 5 puan öndeyiz, tekrar ediyorum Mayıs'a kalmayacak. Hakemler bile kurtaramayacak. Korkudan kaçacak delik arayacaklar, turnuvayı forseledik momentum bizde, Şampiyon Cim Bom yazdıracağız.


21 Eki 2023

Beşinci Yıldızın Arifesi 9; GALA 2-1 Beşiktaş

Maç küçük gündem yoğun, Fenerbahçe Global Kraliyet Oligarşisinin, kendisinin olamama ihtimali karşısında Gala şampiyonluğuna engel olma karşılığında su, saman, arpa lojistiği sağladığı Fitness Şubesiyle mecbur bir 90 dakika oynayacağız. 

Diyorlar ki her ihtimali düşünelim pis havuzu daha da bulandıralım, play off icat edelim. Zaten var, en az 14 takım her sezon play off oynuyor. Havuzdaki takımlardan sırası geleni çıkarıyorlar, Gala'yla 2 ölüm kalım, Fener'le iki deniz anası maçı oynatıp tekrar havuza bırakıyorlar. Serbest kalan 14 takım kendi arasında delikanlıca düşme kalma turnuvası oynuyor. Düşen razı, kalan dünden razı, yolda bir kaza olursa deve kinleri var, sonlara doğru darbeyi indiriyorlar. 

Havuzdaki 14 takımdan en çok puanı Fenerbahçe bu yüzden alıyor, 50 sene sonra bakın genel puan durumu açık ara Fener lehine açılacak. Rambo Ali cahil, kodaman kontenjanından hiç okula gitmeden Harward mezunu, hesap şaşıyor, en çok puanı alan ben, Şampiyon olamayan yine ben, bir iş var. İşin sonunda en azından İkinci belli, ah o diğer 6 takım olmasa, her sene Birinci olacaklardı tühhhh. 

Milli maç arası, takımı çok özledik radarı Milli maçlara çevirdik. Hoca değişmiş, seçilen kadro değişik, liyakat gözetilmiş. 2008 Almanya maçından beri ilk defa Milli Takımdan yanayım. Bir o kadar da beklemedeyim, acaba papazların cezası bitince sakatlıktan kurtulunca ne olacak? Cengiz, Yusuf'u, Yunus'u, tarım, orman gereci Çağlar- Merih, Apo, Samet'i taca atabilecekler mi? Komisyoncu, menajer ortağı hocalardan kurtulduk mu? Sonuncusu, Cengiz'i Fener'e, Merih'i Arap'lara aldırıp kovulmuştu.  

Çok iyi iki oyundan sonra finallere gitmeye hak kazandık, bizim çocuklardan BİZİM ÇOCUKLAR çok formda döndüler, aklım Letonya maçının son dakikasında asılı kaldı. Maç kopmuş, finaller garantilenmiş, Kerem Ekspres 80 metreyi 44 km hızla kat etmiş, mührü basmış. Ben büyük bir futbolcuyum mührüdür, ne mutlu ki bizim oyuncumuzdur.

Hodri meydanı Erden Timur çekti. Spor savcıları diye bir masa varsa göreve çağırdı, ilk beni gözaltına alın dedi. Zift medyasında Gala görünümlü yaratıklar en iyi ihtimalle sustular, gerisi, hangi takım görünümlü olursa olsun Ali Cabbar'ın gırnatasını üfledi. Telefona ne mesaj gelirse okudular, önce yok öyle bir şey dediler, whatsapp yoğun mesaide, sonra Ali Koç'a değil, berberine, köpek bakıcısına, şoförüne verilmiş mesajı geldi, zevkle haber yaptılar, baktılar ateş sönmüyor, öldürücü mesaj geldi, verdiyse ne olmuş!

Aziz Yıldırım görece delikanlıydı şikeli sezonda, en azından yakalanma riski karşısında erketede adamları vardı. Bu şahıs alenen, maçtan önce Hatay soyunma odasına para bavuluyla gelse, hakemi, medyayı televizyonu çağırıp bize yatın bu valiz sizin dese, emin olun Aziz'in bindiği polis arabasına bile binmez, ne var bunda zaten yenecektik derler. 

Süper Kupa finali Arabistan'da oynanacakmış, isterse Gazze'de oynansın. Bu iklimde yarı yarıya tribünde GALA-Fener maçı oynatılabilecek şehir, stat yok. Ülkede oynansın diyenler, deplasmana hiç gitmemişler veya her bokolog muhaliflerdir. Bu sezon maçlar seyircili olacakmış, olacakları kısaca yazalım 2500 azılı Galatasaraylı Fener tribünlerindeki kafesin içine saatler önceden alınacak, ritüeldir, Arena'da toplanılacak, Abdürrahim'in bakımı gelen en kötü otobüslerine salkım saçak sokulacak, camlar kırılacak deplasman yolculuğu başlayacak. İçeri girdin, ilk işin lavaboları, pisuarları tuz buz etmek, aynı anda girip acıktığın için aynı anda işeyip s.çacaksın. 3 kabin var zaten 10 dakikada tıkalı, yerler sidik gölü, önünde dev kolonlar, saatlerce aynı marşı dinlersin. yakın kaleyi göremezsin uzak kaleyi de ağların içinden seçebilirsen. Önceden girdiğin için derman yok bağırmaya. tabela ne olursa olsun maç bitiminden Fenerli evine gidene kadar tribündesin. Kolonlardan son desibel en iğrenç şarkı neyse onu dinletirler, az dirensen gaz sıkarlar, geldiğin gibi külüstür otobüslere bindirilir, Arena'da atılırsın.

Fenerliyle temasın yok, temasa geçilse yenilen takımın taraftarının gücü üçe beşe katlanır. olacak olanları kestirebilirsin. Maçın yarı yarıya tribünlerde oynatıldığını, hele bir de hakem hatasıyla Galatasaray'ın kazandığını düşün. Düşünme hatırla taraftarsız gittiğin şampiyon olduğun geceyi. Olmaz, o günler çok geride kaldı, başka şehirlerde oynatılan maçları gördük taraftardan çok polis vardı, tribünlerde büyük boşluklar. Neymiş Arabistan olmazmış. Şehirler Arap'a satılmış, tabelalar Arapça, futbolu Arap yayınlıyor, ülkede sokakta gördüğün 2 kişiden biri Arap, sesini çıkarma tweet at. Nerdeyse Gazze- Tel Aviv arbedesi şiddetinde Fener-Gala maçı Arabistan'da oynanmasın de kendini tatmin et. Oyna devam.

Zoo bahis oynamış yakalanmış ayağına zincir takılmış, Aston Villa sözleşmeyi iptal edecekmiş, Gala'ya büyük kazık girmiş, hahhhaaaa lağım medyasında bahar havası. Sorsan vatanseverler, 45 milyon Yuro batarsa bu ülkenin parası değil sanki. Potansiyel savcılar lazım bu ülkeye, görünürde suç olmayan, ama ülke zararına olan bir şey varsa ayıklasınlar. benim bildiğim Zoo, oynadığı maça sadece bir defa bahis aldı. GALA'nın Gala gecesinde Uzi dansözünün şovuna iki mıhlama katkısında bulunacağım bahsiydi. O bahsi de alacak, kazanacak  t.şşak fazlasıyla mevcuttu. Yazık size be, ne zaman eve hak edilmiş bir maaş götüreceksiniz, Zoo maç kadrosunda.

Ne demiştik, maçın kendisi önemli, Gala oynuyor, isterse Bayburt Belediye sporla oynasın, havuzdaki 14 takımdan biri, Büyük Patron için sezonun tek ve en büyük maçına çıktılar. Başkanları hakem raporunu yapay zeka sonucunu nasıl olmuşsa ele geçirmiş, aslında başka hakem yönetecekmiş. Bizim için fark etmiyor, hiç bir hakeme güvenmiyoruz da, sen nasıl ele geçirdin, seni kim adam yerine koydu da verdi. Ya da patron her zaman ki gibi mayınlı tarlaya seni mi gönderdi?

Kombine devri yasak, meali bu maçta karaborsa yok, iyi gidiyoruz, tribünlerde gerçek, hançere parçalayacak 50.000 Galatasaraylı var, mıymıntı yok, gözyaşlarına boğulduğumuz bir koreografi yapıldı. ve kadro gurubu içerisindeki en iyi ilk 11 le maça başlandı. 

14 havuz takımından sırası gelen, Beşiktaş'mış, beklediğimiz gibi ölüm kalım maçı oynadı, 10 kişi kalınca daha iyi oynamaya başladılar, özellikle sağbekleri bizim en çürük adamımız yüzünden sahanın yıldızı oldu. Az daha canımızdan can bile alacaktı.

Beş dakikada Beşiktaş diye bir tekerleme vardı, İcardi insan azmanıyla göğüs göğüse savaşıp önüne aldı, üstten vurdu kaleci kurtardı, devam tekrar başka bir azmanla boğuştu, kendi beşiğini kendi salladı, insanlık dışı bir gol bıraktı ağlara, 5 dakika dolmak üzereydi kaleciyle karşı karşıya kaldı, pozisyonda bir gariplik vardı, hakem bir dakika beyler deyince penaltı var sandım, dışarıda elle oynamış, Rambo Ali bile kırmızı verirdi, işi bitirdi. 

Okan Buruk değişiklik yapmakta yine geç kaldı, 10 kişi gol atmazlar, farkı önlemeye oynarlar diye düşündü, oysa ki Kaan Ayhan'a orta sahada gerek kalmamış, Angelinho zaten kötüydü, en kötü maçını oynadı. Kenara alıp Kaan-Apo değişikliğini önce yapsa kesin o golü yemezdik.

Bu arada Erden Timur'da kötü transfer yapar ispatı için Bakambu'yu soktu. Tribünlerde 53. yılım, uzak ara gelmiş geçmiş en kötü oyuncumuzdur. Bunu şimdi değil topa ilk dokunduğu anda söylemiştim. Ne var ki sırtındaki forma 100 yıllık forma, saygı sonsuz, sevgi sıfır.

Maç için daha fazla yazmaya değmez, Gala'nın her oynadığı takım dünyanın en büyük takımıdır, Bereket Cimnastik'de çok büyük top oynadı,  Alınan galibiyeti fazla önemseyip havaya girmeyin farz edin ki 50.000 taraftar önünde Bayern maçı antrenmanı yapıldı.  Takım belki çok kötü oynadı gözükmüş olabilir, 18 içinde cirit attık, fazla pozisyon vermedik, verdiğimiz ilk top da gol oldu o da Muslera klasiğidir, Beşiktaş'tan mutlaka gol yer. 

Hakem konuşmam genelde, görüşüm aynıdır, İcardi yarım voleye kalktı, insanlık dışı bir gol daha atacaktı, alttan tekmeyi yedi net penaltıydı, hocam bunu de verirsek Ali Cabbar bizim samanı keser dediler veremediler. 

Bu iş burada biter, havuza kepçeyi daldırın Rize'yi çıkartın, bu hafta kaybettiği 3 puanı yerine koydurmak için kudurtun.  Mayıs'a bırakmayacağız 5.dalga dünyanın 7 denizinde 

GALAXI'nin karnesi;

Muslera 4; Golde hatası yok, her BJK maçında gol yeme hastalığı var, yedin diye kızamıyoruz, kurtarsan eldivenini öpeceğiz.

Boey 5; En kötü maçını oynadı, hatası var mı? yok, hücumda görülmedi, 

Patron 7; Çok uzun yollardan iklimlerden geldi, yapılan ortaya kademeye girebilseydi maçın kahramanıydı.

Abdülkerim 8; Şu aanda dünyanın en formda stoperi olabilir, son 10 maç sıfır hatayla oynayan var mıdır? yoktur.

Angel 1; Bizim mübarek formayla ilk maçındaki görüşüm aynen devam ediyor, asla büyük takım sol saldırı beki olamaz, Lionel Carol'den eksiği var fazlası yok, Kayseri'ye yakışır.

Thor 7; Baskın özeliğini gösterebileceği rakip yoktu, bir ara Tayfur Bingöl'le kapıştı acıdım. Kimler kimlere karşı oynuyor. 

Kaan Ayhan 7; Rakip 10 kişi kalınca benim işim bitti dedi aslında kenara, Fernandez'i teslim aldı, esir değiş tokuşunda Burak'ın yanına gönderdi.

Kerem 6; Kredisi sonsuz, iki büyük maçtan döndü, 10 numara pozisyonu için teknik zayıf, 

Tete 8; neden çıkarıldı anlamadım, en iyi maçını oynuyordu oysa, Barış Alper'i ben de çağırdım, ama Tete yerine değil, İcardi'nin gol yükünü omuzlasın diye.

İcardi 10;Söylenmedi daha her şey Pampaların Rasputin'i, Kim ne yazarsa eksik, sen kendi hikayeni kendin yazmaya devam et. 

Kara Fare 5; Ben çözemedim, sanki Kerem varken yanlış transfer, Beckham belgesini izledim, Figo varken nasıl yanlışsa Kerem varken Zaha'da öyle gibi. Farzedinki her maç Cruyff  olsun, ne olacak Kerem'imi oynatmayacağız? 

30 Nis 2023

23 Yolu 30; Beşiktaş 3-1 GALA


Acrididae Çekirgesi bu sefer zıplayamadı, aslında zıpladı da konamadı. Ortalama bir hakemle 2-0 öne geçtikleri maçta, bir sonraki maçı düşünerek aslarını oynatmayan ligin sonuncusuna karşı bu kez 90 artılarda taklaya gelmiş. Miş diyorum, maç canımızdan can aldı. 2 Puan kaybetmişiz, dokuz canlı bir yaratık peşimizi bir türlü bırakmıyor, o bıraksa birileri çıkıyor son nefesi vermek üzereyken oksijen çadırına alıyorlar.

Bizim bir motto totemimiz var. Cim Bom'un derdi, ilk Fener maçı son düdüğüyle beraber son bulur.  Maçı seyretmemek için sokaklarda it gibi gezdim, insan görmemeye çalışıyorum olur da biri gol diye sevinir. Maçkoliğe bile bakmıyorum, 2 saati geçmiş bildirim gelmiyor, insan umutlanıyor, maç bitmiyorsa Fener'in başı dertte, Nihayet müjdeli haber maçkolikten önce telefonla geliyor. 24 saatimiz zehir oldu.

Ulan Gala taraftarı bir alemsin, anket yaptım %70 hemen hemen aynıymışız. Yani bu iş bildiğimiz, dua beddua yöntemleriyle olmuyor, futbol tanrısının çalışma biçimi böyle değil. Güveneceksin, hatırla sezon başı kaç topumuz direkten döndü, sonrasında kaç topu direkle attık. Son saniyede zıplayarak konduğun dal parçası, bu sefer örümcek ağı çıktı.

Türkiye futbolunda BİRİNCİLİK, Büyüklük  mücadelesi diye bir şey bir bekleme odasına alındı. hangimiz büyük diye yarışmıyoruz, ne kadar büyüğüz tartılmak için kantar arıyoruz.  Ağlamalarının nedeni, İKİNCİLİĞİ kaptırmamak içindir. Coğrafya kaderdir, turnuvayı oynayacağımız takımları biz seçemiyoruz. Adı mecburen bizimle anılan takımlarla bizim alakamız yok, benzer başarılarımız da. İKİNCİLİK mücadelesinde ise ÜÇÜNCÜ'nin bir gayreti, bir cebelleşmesi, bir can çekişmesi falan görülmüyor, duyulmuyor. Sinsice mide bulandırıp varlıkların ispat ediyorlar sadece.  Su arpa, yal, yem, saman verildiği sürece durumundan memnun. 

Dünyanın en büyük virtüözü Rambo Fazıl 100.yıl marşı bestelemiş. Lafın gelişi, marş şikesi yapmış. Büyük Gala taraftarı adam yerine koyup dinlemediği için kimse farkına varmamış. Cim Bom Galatasaray, Şampiyonum Cim Bom'um. Nakaratımızı araklamış. Müzik de sözlere uyumlu değil, marş uygun adım söylenen melodidir, Muhafız Alayını bu marşla 100 adım yürüt, yarısı düşer. 

Sivas maçlarını 15-20 dakika izledim, Deniz Anası taktiğiyle alın size 3 puan dediler. Tezlerimizin doğruluğuna yanıyorum. BJK adında bir takım olsa, başkanı, taraftarı bu gece Rıza Çalımbay'ın fişini çekerlerdi. Siz nasıl bir yok takımsınız be bilader? ikinci olmadan nasıl birinci olacaksın. Zavallı ÜÇÜNCÜ 

Gözünüz aydın İKİNCİ'ler, ÜÇÜNCÜ'ler, Okan'ın gaflet, delaletinden 3 puan kaybettirdiniz. İlk maçlar olsa tolere ederdim, ligin son düzlüğündesin, hadi bu maç özelinde çok kötü bir kadro çıkardın, buna rağmen İcardi insanlık dışı bir gol attı öne geçtin maçı okuyamadın, kazandığın ne varsa sıfırladım. Benim için artık yeni hocasın. Son 5 maç bakacağız artık. 

Gedson, Salih iki çöp, Galatasaray almadı diye hayatının topunu oynayacaktı, oynadılar. THOR'u tek başına bıraktın. Sergio- Mertens muhtemelen hayatlarının en kötü topunu oynadılar, 10. dakika belli oldu, hiç top gelmemişti. Aklına bir türlü gelmedi orta sahayı  terk ettin. Kime güvendin? Muslera'ya canım, Allah başımızdan eksik etmesin. Sayesinde Uruguay'ın dış borcunu ödedik. lağım medyası 12 senedir ülkenin en iyi kalecisi diye yutturdu hepimize, bari buradan anlayın, iyi olsa yaşatırlar mı? Sneijder'e Melo'ya neler ettiler unuttunuz mu?

Sol bekteki çöp(adını bilmiyorum, yolda görsem tanımam) ne hakla ilk 11 çıkıyor? Kazımcan'dan neyi fazla, acırsan acınacak duruma düşersin. Acıdın aldın tamam, yolla tribüne otursun lafım yok, geçen maç Çeşme Otobanı olmuş adamı, BJK'nin tek tehlikeli adamının olduğu yerde oynatıyorsun. 

Yolda sapma var mı? zerre yok, hatta 2 maç daha yenilme hakkımız var. Ne Okan ne Muslera ikisi de olmasa, Arena'da Fener'i hezimete uğratacak winner takım refleksimize güveniyorum. Berabere kalmakla yenilmek arasında fark yok, 

Hakem son yılların en büyük hakemiydi, vara danışmadan mükemmel bir maç yönetti, her iki takıma da puştluk yapabileceği sayısız pozisyon vardı. Özellikle avantajları büyük bir hakem gibi oynattı, tebrikler.

Yaralı aslan yarasını nasıl iyileştireceğini değil, öcünü nasıl alacağımı düşünür, kuyruğu dik tutun, enseyi karatmayın evire çevire geçirip son istasyona muzaffer gireceğiz.  

M-26-7 den Kuvai Milliye'ye, bütün direniş ordusu neferleri gibi savaş ve zafer naralarıyla Şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz, yolumuz 23 yoludur.

6 Kas 2022

23 Yolu 12; GALA 2-1 BJK


Yazıyı Şar Dağlarının Messi'sine ithaf ediyorum.

Akılları sıra Büyük GALA taraftarının tribünden gelen gücüne sekte vuracaklardı. Stadın yarısını blokladılar. Nasıl bir akustik yalıtım makinaları varsa  küfür edenleri( Mustafa Kemal'in Askerleriyiz diyenleri) ayıklamışlar. Yanlış yapmışlar, tamamı bloklanmalıydı. Karaborsa olmasa, baştan anlaşılsa aslında iyi bir şey bence. En azından kale arkaları, kombineyi iki kişi ortak alacak, durum hasıl olursa basacak en galiz küfrü, nasıl ki topçularda yedeğin yedeği var, taraftarın da yedeği olması lazım. Nitekim benim uğruna savaş verdiğim taraftarım yedekten İrlanda'lardan gelip yerini aldı. Korkmaları için bir faktör daha oluşturduk, Taraftar çok formda, yaklaşıyor yaklaşmakta olan.

Akıl verelim de bir daha abdest alamayacağınız deredeki kurbağaları boşuna ürkütmeyin. Karşınızda BJK taraftarı yok, yarısını bloklasanız, bedavaya devretseler dolduramazlar, sen her seferinde bize 5 er maç ceza ver, dünyanın dört bir tarafından akın akın yine 50.000 kişi oluruz o mabette. 

Bir türlü anlam veremiyorlar, oynanan 11 maçın genel istatistiklerini yorumluyorlar, pusuda Okan'ın devrilmesini bekleyen ben demedimmici Galatasaraylılarla aynı kafadalar. Yarımız kadar oynayamayan pozisyona giremeyen takımı, Ramses hocasını, kolay maçlara girip çalım atan çocuklarını övecekler ya, nasıl oluyor da Gala atamıyor.

Öyle ya, dünkü maç bile 2-1 zor yendi, son dakikalarda bizi Yüce Gala Gök'ü korudu. 11 topun direkten dönmüş, her maçının kalecisi Milli olmuş, duran toptan, penaltıdan golün yok. Her takımdan bu şekilde atılmış golleri çıkar bakalım geriye ne kalıyor. Tek kale oynadığın maçta bile Hakem heyeti yakanı paçanı tutmuş oynatmıyor. Ulan bize ilişmeyin, tek tabanca takılıyoruz kelle koltukta geziyoruz. Yüzde bir milyon eminiz de akla hayale gelmeyen, denenmemiş, görülmemiş bir puştlukla Şampiyonluğumuzu alırsanız yakarız bu ülkede statları.

Büyük maçmış, ne büyük maçı, Alanya maçı, Karagümrük maçı daha büyüktü, Başak maçı daha büyük olacak, koreografi bile yapmaya tenezzül etmedik, gece 12 itibarı maç konuşmayı bıraktık. Ayı Sinan'ın bir lafı vardı, abi gücüme gidiyor, bizi yeniyorlar ağlama Beşiktaş ağlama diye bağırmıyorlar, yok sayıyorlar diye. Doğrudur, yok hükmünde bir takımla oynadık. Beşiktaş takımı sivil kıyafetle balıkçılar çarşısında gezse yarısını kendi taraftarı bile tanımaz. 

GALA dünya çapında büyük bir takımdır, dünyanın neresine giderse gitsin bir futbol takımı taraftarı en az 3 kişiyi tanıması gerekir, hadi küçüldük 3 diyorum, Muslera, Mertens, Olivera, İcardi, Mata, Torreria, hatta çöpe attığımız Seferağa. Senede 8.750 yuro alan Dünya yıldızı kadronda, daha yeni iş başı yaptı. 1 aya kalmaz, Mata'yı da alırlar aralarına, Olivera, Mertens, İcardi poker masasını kurar. Hepiniz beke geçin yemeyin biz atarız derler ortada sıçana geçerler. 

Akan, planlanmış oyundan Şar'ın Messi'si Raşitsa'dan önce bir slalom izledik, arka direğe bilerek görerek hava pası attı, mutlak çalışılmış, İcardi geriye doğru koşu attı, normal her 9 numara kafayla paralel pas atar diye öne doğru hamle yapardı, dedik ya, normal 9 numaranın bizde işi olmaz, akıllı bir Hakan vardı, onun da aklı başka yerlerdeymiş, başı başka işlerden belada. Biz deli 9 numaraların hastasıyız, Ayı Gökmen olacaksın, dolandırıcı Tanju olacaksın, kafa vurmaktan beyin a.cıklaması olmuş Jardel, Kafes parçalayan Gomis olacaksın, kanımı silmeyin diyen Galat neferi Elmander, kıta ikonu Drogba,  

İcardi olacaksın oğul, gönlü hovarda, Dünyanın her takımında oynayabilecekken Arena'nın yolunu tutacaksın,  belki bunu da kurtarırlar amk deyip, insanlık dışı vuracaksın. Zift medyası ortaklığı gole bok atabilmek için çöpünün bala kısmete önüne düşen topa 1 metreden boş kaleye vurduğu golle yarıştırdı. Konuşmacılarımız bunlar diye beyin ameliyatı yaptıkları tımarhanede bir tane Galatasaraylı yok. Tugay demeyin ağır küfür ederim. Tanımasak, tanımayan olsa Galatasaraylı olduğuna kimse inanmaz. içlerindeki en az Galatasaraylı Tugay. Saha içine de iki eski BJK  çöpü şarlatan koymuşlar, bende ses kısık olduğu için ne dediler dinlemem, zaten bir şey dememişlerdir.

Maç ne olur abi demişlerdi, hezimet olur dedim. Lafımın arkasındayım, benim için maç sonucu tabelada yazılı olan tescillenmiş rakam değildir. Maç 7-1 bitmiştir. Devre arasında da bir racon kestim, İcardi'nin hayvani vuruşuyla 50.000 kişinin önünde öne geçmişsin, bu maçı kazanamazsan, hoca diplomanı yırtacak bir daha futbol maçı seyretmeyeceksin. 

Dünyanın en kolay işidir Gala hocalığı herkes yapar, his takımı futbolcularından kadroyu kur, grupta kupa ellemiş, tüm dünya futbolseverlerinin tanıdığı 3-5 oyuncun olsun, 50.000 taraftarı tribüne getir, bir hafta boyu aç bırak, su verme, Gestapo idmanı yaptır, sal içlerinden 11 kişiyi parçalasınlar. Sen git locanda puronu yak viskini iç. Gördük dün gece Jesus mu Casus'mu demleniyordu. İsmail Kartal gelse pide ayran söylerdi kendine, karizma böyle bir şey.

Dünyanın en zor işidir Gala hocalığı, kimse yapamaz. Şampiyon Kulüpler kupasını kaldırmış Reykart'lar, Mancini'ler, kimler geldi geçti, teneke bağlarlar. Boş yabancı büyük hocaları görmek isteyenler var, bu yüzden takımın yenilmesine bile fit olacaklar var. Son sözlerim onlara, yapamazlar kardeşim, büyük takım refleksi gerilmemişse istersen faal olanların tamamını getir yapamaz. 

Şebeke bütün kozlarını kullanarak bizi bu sezon devre dışı bırakmaya çalıştı, direndik, düşmedik, pusulardan, mezarlardan fırladık, yıllardan sonra futbolcu taraftar bütünlüğü yakaladık. Daha bu gördükleriniz bir şey değil, göreceksiniz aradaki gol farkını da katacağız. Önce maskelerini düşürdük, sonra inlerine kalelerine gireceğiz, sevgili takımlarını da vinçle kaldırdıkları yerden indireceğiz..

Biz 5 taş oynamıyoruz, Gala tribün ultrasına katkı yapıyoruz. Büyük futbolcuların attığı unutulmaz goller taraftarlığın mayası harcıdır. İki üç ve daha fazla fanatik Galatasaraylı yaratmak; Parola budur.

Bundan dolayıdır dilimde kurşun bukağı, ölüm buhurları içinde Galatasaray'ı sevmekten ben , 29.  meridyen, 40. paralelden 50 yıldır süren başkaldırışım.

23 yolu 12. istasyon puan tablosu;

Muslara 4( kurtardığı top duruş hatası, yese çok dandik yemiş olacaktı, yediği golde topun ortası düzgün yavaşlayan eğik atış çok rahat çıkıp alınabilecek toptu. Kontrolüne geçen topu herkes yerleşmeden oyuna sokmuyor, çoğunu da taca attı)- 

Boey 7( göğüs göğüse mücadelede  dayanabilen çıkmadı, oyundan çıktı) 

Nelsson 6( Muslera'ya kaç defa pas verdi sayamadım, bir türlü hücumda yok) 

Abdülkerim 1( bom boş iki golü atamadı, bir an önce çıkmak lazım, Gala futbolcusu gibi gelmiyor bana Gala Futbolcusu; etiketten bulunuz) 

Emre 3( bu tip oyuncular sezonda 5 maç oynar, 1.5 uğunu oynadı, 3 maç daha oynatırsan , 4. maçı 5 sene sonra oynar)- 

Lucas 3( fiziği bizim lige uygun değil, kendi gibi oynasa hakem izin vermiyor), 

Sergio 7( takımın futbol beyni, İcardi'nin attığı golü izleyin nereden nereye gelmiş, vuramayıp pas verebilir belki diye), 

Mertens 9(çok büyük çok şanssız bir futbolcu, insanlık dışı vuruşunu Mert maymuni refleksle çıkardı-

Raşitsa 9 (Şer Dağlarının Messi'si,  çalımlarla getirip vurduğu topu defalarca izledim) 

İcardi 10( Büyük, deli, hovarda futbolcuların hastasıyım.

Barış 7( saldırı kanatları güvende, bozdurup bozdurup salsın Okan Buruk içeri, Yusuf daha piyasaya arz edilmedi.

 

26 Eki 2021

Kadı S.kildikten Sonra Kapıyı Kapatmak; BJK 2-1 Gala

1-Rakipler köy kasaba takımlarına yenilmiş, alacağı galibiyetin fiyatı 3 puandan çok fazla. ilk 11 çıkarma, oyun okuma, değişikliklerdeki isabet 1/10, denk gelmiş köre atmış beraberliğe razıyken topalı vurmuş, takım insanlık dışı pas trafiğiyle golü bulup zaferle ülkeye dönmüş.

Gaziantep maçına çok var, BJK maçı da garanti değil, apolete nişan töreni güme gitmesin. Küçük boy bir başaltı semt takımıyla yapacağın sıradan maçı büyük maç havasına sok, antrenmana taraftarı çağır İmparator diye bağırt egonu tatmin et. Maç, Nef Arena'da kaybedildi.

2- Hakem Fırat, Var'da Mete, 30 milyon taraftar aynı şeyi söyledik, başımıza iş gelecek, gelmez, siz bilmezsiniz ben bilirim, bendeki taktik totem efendi taktiği, en son yendiğim maçta ne olmuştu, aynısını yaparım, sonradan soktuklarım maçı alır. Yenilirsem bahanem hazır, taraftar arkamda, suç hakemde.

3- Sebeke'nin sevk ve idare ettiği ligin üvey evlat takımısın. Her lehine pozisyonu Vara şikayet etmen lazım, kaleciden kaptan olur mu, itiraz etse sarı kart. Arda sürekli oynasa eminim bu kadar çok puan kaybı yaşanmazdı. Acil Marcao'nun kaptan yapılması lazım. Kaptan olursa kendisini bir nebze hakem illetinden korumuş oluruz.

4- Kaleci hakkında yazı yazmayı kendime yasakladım, merak eden www.mahalletakimi.blogspot.com dan Muslera etiketine girip okusun, benim kalecim değil, istediği kadar gol yiyebilir, ben sezonu 80 golle kapatırız fetvasını vermiştim,

5- Nelsson-Marcao tandemi son yılların en iyi tandemi. Bilerek, çalışılmış, planlı bir oluşum değil, random, tesadüf. 10larca çöp transferden sonra elbet biri rulette çiçek olacak. O da bakalım ömrü ne kadar sürecek.  Sağ sol saldırı bekleri patlak, biri banko oynayıp sürünüyor, Ömer Bayram'ın mezarını kazıyor, diğeri kayıp, bu kadar ucuz ve iyi beki aldıklarında kıllanmıştım zaten. Yetiş ya 2. dönem at pazarı transfer fuarı. O zamana kadar tutarız, motto hazır 8 de kapanır 28 de olasılık var mı var.  

6- Penaltıları angarya veya fantezi olarak görüyor, Emre Akbaba'yı kazanayım diye Şampiyonluğu verdi, muhteşem bir gol atmış, bırak duble yapsın Çika, olmaz Mohammed'i kazanacak, bizi uyutmayacak. Kazanılan 4 penaltının 3 ü adam kazanma ego sevdasına kaçmış.

7- Taç atmasını bilmiyoruz, kornerleri geçtik, 1000 defa daha korner atsak yine atamayacağız. Serbest vuruş topunun ırz düşmanıyız. Serbest vuruşun adı penaltı bile olsa atamayız. Son top kaleci bile gitmiş ki gülmekten çenem yırtılıyordu, acaba Muslera'nın gol atma olasılığı neydi, ben hesapladım, bir maymunun bilgisayar başında rastgele tuşlara basarak evrim tarihini yazma olasılığından bile düşük çıktı. Son top korner 10 kişi içeride atış, hakem acıyıp maçı bitirmese boş kaleye 3. goldü. Bu sezon tam 110 korner attık. Rakip kaleye sıfır tehlike, kendi kalemize 10larca kontra atak.

İroni değil kardeşlerim, tacı en uzak yere tekrar taca atmalı, korneri direk dibinden taca bırakmalıyız. gol atma, top kampa şansı daha çok, takım koşusu yapmamış oluruz. 

8- Futbol ölümü gelmiş, it yatağına doğru yola çıkmış Babel'den beklentin ne be Hoca. Bu adam senede 5 maç oynayacak 1 ini oynadı, bırak biraz dinlensin. Alacaksan diğer ölüyü al, Feghouli'nin de en fazla 5 maçlık mazotu var, bakarsın bir kere daha köre atar topalı vurur, omuzuna bir sırma daha takarlar.

9- Yayıncı kuruluş başta ülkenin spor ekonomisinin ayağa kalkması, isyan etmesi lazım. Neyin bedelidir bu BJK sevdası. Hadi Fener olsa hak veriyorum, pazarın en büyük müşterisi, bütün lağım medyasının yalını yemini suyunu Ali Koç veriyor. Bu ülke 3.defa bir küçük takım Şampiyonluğunu taşıyamaz. Futbol Takımı mağazaları sinek avlıyor. Benim kitap bile satılmıyor. Galatasaraylı yenildiği zaman tv bile seyretmez. Şebeke ısrarla Gala Şampiyon olmasın diyor, küçükler sıyrılıyor.

10- Ülkemizde BJK namlı bir takım yoktur. Galatasaraylının yarası ilk Fener maçında kabuk bağlar, Hatay'ın kuyruk acısı var hesabını soracaktır. Konya ligin en iyi futbol oynayan takımı, bir kere de onlar koyar dağılır giderler. Hepinize geçmiş olsun, yense de büyük, yenilse de. 

 


25 Eki 2021

Testi Kırılmadan; Beşiktaş Maçı

 


1- Andone vitese takmıştı, 18 içinde spin atıyordu, tekme yedi, devam etti, bir çalım daha atıp düştü, oyna devam. Karpatların Messi'si daldı çalımlarla, son çalımı atıp vuracaktı, komadılar, düşmedi, devam etti, hakemin canına minnetti, oyna. Olsun Gala topçusu duruşu budur, her futbolcu çevik, zekidir, ama tarih ahlaklı Atatürk sporcusunu yazacak.  

2- Rize'den çektiğimizi Real Madrid'den çekmedik, puan alamazlarsa kıyamet kopacak maçı oynuyorlar, Şebeke marifetiyle tam kıyameti önleyeceklerdi, tam Karadeniz taşmayacaktı ki Sevimli Öcü ben Andone'ye, ben Morutan'a benzemem, ben yıkılmam, onlar acıdı, ben acımam diye savaşarak golü attırdı. Bu taraftar kendisini minnetle anacak. Burada da gözlerden kaçan benden kaçamadı yakaladım. Herkes gole sevinirken bir kişi sevinmiyordu, Nellson hakemi adam markajına aldı, Şebeke'nin beyninde dolaşan muhtemel bir katakulliyi önledi. 

3- Bizden önce oynamışlar berabere kalmışlardı, biz de berabere kalsak el sıkışırdık. Önce BJK, sonra Fener kasaba, köy takımlarına kepaze oldular, birinin başında Abbasağa kaçkını tinerci Sefil Sergen, birinin başında 2. defa kovulmasına ramak kalmış ithal Haşortman. Rakip Konya, Rize, hakem heyeti Ali, Mete değil ki fark etmesin, Fatih Terim'le aralarındaki farkı. Çarpıldılar, Ülke puanı denen tuz çuvalını sırtımıza yüklediler.

Rakip turnuvanın gediklisi, Tavariş Demirspor. Onlar da gurupta kaybedilen 2 şer puan  durumundan vazife çıkarmış direnecek bes belli. Kenara bir bakıyor hocası, topçusu, olanca heybetiyle Fatih Terim hayaleti. Dünyanın neresinde maç yapsa tanınacak tek Türk Hocası, içeride lağım medyası marifetiyle fark ettirilmemeye çalışılsa da dışarda başka bir alem var, kimse Galatasaray'ın oynadığı kötü futbolla umutlanamıyor, başında Terim var diye ürküyor.   

Maçı hepimiz seyrettik, yorumları okuduk, ben golü yazayım. Son 6 pas tek pas oldu, ondan önce de 3 pas yapılmıştı. Normalde Marcao kaleciye dönerdi, ne var ki cellatlar oyuna girdikten sonra 2 topumuzu kaleci kurtarmış, uzun maçlardan sonra ilk defa üst üste korner tehlike yaratmıştı, gol an meselesiydi. beraberliğe fit olunacak eşik geçilmişti ki, tika taka başladı. Goldeki en büyük pay topa dokunmayan Sevimli Öcü'nündü, tekrar izleyin. Morutan el bombasını attığı anda Öcü stoperin birini ayıklayıp, Kerem'e yol verdi. Morutan'ın insanlık dışı pası güme gitseydi çok üzülürdük. Birlik dostluk dayanışmayla atılan kolektif bir goldü, daha güzeli atılana kadar en güzel Gala golüydü. Tuz çuvalını ülkeye tek bir zerresini bile düşürmeden getirdik. Bu iş bizim işimiz, bu dert bizim derdimiz. 

4- BJK maçına geçiyoruz. Halil, Öcü, Mohammed'den kim oynamıyorsa o kadar eksiğiz demektir. 2006 Şampiyonluğunda forvet ilk 11 çoğu maçta, Arda- Ümit Karan- Hakan Şükür-Necati- Hakan Şükür le çıkmıştı, İliç, Hasan Şaş'da bir arkalarında. Bir tek Saidou'yu orta sahada bırakıp her maç Gerets saldırmıştı, tarihin en iyi kadrosuyla, en kolay şampiyonlukta maç puan ortalaması 2.32 iken, 83 rekor puanla gelen şampiyonlukta 2.44 dü.  Büyük takım gol yemeye korkmaz, Bir maç bekliyorum, Morutan-Öcü-Mohammed- Halil- Kerem 5lisini ilk 11 de.

5- Paşa Bey'den kıllanmıştım, bu kadar ucuza bu kadar genç bu kadar iyi futbolcuyu alabilecek akıl bizde yok. Bir tuhaf sakatlığı var, umarım büyük bir problem yoktur, ne var ki korkmayın Yedlin form tuttu, son iki maçta geldiğinden beri en iyi maçlarını oynadı. Devam edecektir. 

Tarih yazdığımız sezonların tandemleri, biri teknik biri gözünü budaktan kafasını tekmeden sakınmayan savaş bekleriydi. Papaz-Yusuf, Popescu-Bülent gibi niceleri. Az daha kıyıyorduk Galatasaray etik kuralları belimizi büküyordu, Marcao tahliye oldu, Nellson'la birlikte hem teknik, hem savaş beki tandem oluştu, Muslera'nın da erken form tutmasıyla artık akan oyundan kolay kolay gol yemeyiz.

6- Hiç bir mecburiyet yok ilk 11 yabancıdan oluşabilir, nitekim diğerleri fasulyeden oynattıkları Türkleri kulübeye gönderirken, bizde Barış çıkıyor, Kerem oyun giriyor. BJK maçını da kazanırsak, Türk oynatma kotası koyarlarsa şaşırmayın. Kerem-Barış ikilisinden kim daha sonra girerse fişi çekme görevi onun, önce oynayan yatıracak, sonradan giren uçkuru çözecek.

7- Geçen sezon millet Salih rüyası görürken benim gözüm açık Berkan'ı kolluyordum. İlk 11 deki yerini tam perçinlediğinde çok daha iyi olacak. Uzaktan bir gol atsa Melo'ya dönüşecek. Hatırlayın Melo bize bidon olarak gelmiş, ilk golü 18 dışından atıp havlamaya başlamıştı.

8- Futbolda güzel oyunun, güzel golün olması için tek yol, mayınlı bölgeye çok adamla girebilmektir. Adam eksiltmenin en kestirme yolu da çalımdır. Takımın en iyi çalım atanı Morutan'a çalım yapma, kaptırdığı topu it gibi kovalamama özgürlüğü tanınmalıdır. 10 çalımdan 8 ini kaptırsın razıyım, insan yiyiciler birer km fazla koşsun, 2 defa geçerse felç eder tekerlekli sandalyeye düşürür. 

9- Galiba korner golü gelmek üzere, attığımız son iki kornerin gol olmaması büyük şanssızlıktı, kısmet Beşiktaş'a diyorum. Fazla, gereksiz pas futbolun katilidir, en somut örneğini Moskova'da gördük, 328 pastan sıralı 6 pası gol oldu. 450 yi geçmememiz lazım. Marcao'nun dönmesiyle stoperler arası pası minimuma indirdik. Saldırı bekleri gole katkı yaparsa, ilk yarıyı sarı kartsız geçersek yeni bir zaferle yuvaya döneriz. 

10-Fener son saniyede pert oldu, en büyük goller santrası yapılamayan gollerdir, evlat acısı gibi koyar, 5 tane yemekten beterdir, Galatasaraylı kardeşlerimiz; Şebeke, teşkilat dinlemeyip Fener'i gayya kuyusuna attınız, mesajınız alındı Ülke futbolu marka değeri çuvalını omuzladık, bir sezon daha küçük takım Şampiyonluğunu kaldıramayız, yükün ağır Cim Bom Bom, bu akşamdan itibaren misyon budur, saldır. 

11- Ülkemizde BJK namlı bir takım yoktur, 10 yaşıma geldiğimde adını ilk defa duymuştum, benim için hala yok hükmündedir. Antrenman şov yaptık bence gereksizdi, alt tarafı küçük boy bir başaltı takımıyla maçımız var.  Yolumuz 23 yolu, fazla avans verdik, emaneti Florya'ya getirecek, bayrağı köprüye asacağız.

8 May 2021

Pusu; Galatasaray- Yok Takım

Biliyorum çok rahatsızlık verdim, pek çok defa işittiniz, umarım önümüzdeki sezonlarda adından yıllar öncesinde olduğu gibi hiç söz etmem, Beşiktaş adında bir takım yoktur. Türkiye'deki futbol Teşkilat-ı Esasının 1. maddesi, Galatasaray Şampiyon olamasın da kim olursa olsun, 2. Maddesi de  Fenerbahçe olsun üzerine bina edilmiştir. Bazen ayarlayamazlar, Galatasaray direnir, tam gömdük sanılar mezarlardan fırlar, Şampiyon olur. Bazen de bu sezon olduğu gibi bir hortlağa dönüşür, maç be maç rüyalarına girer, kabusları olur.

İşte bu kabus sezonlarında onca dalavereye rağmen bir türlü yol veremedikleri Fenerbahçe'nin Galatasaray'a şampiyonluk kaptırma ihtimaline karşı yaşam sigortası olarak Beşiktaş devrede tutulmuş, iş son aşamaya getirilmiştir. Beşiktaş Şampiyon oluyor kollanıyor diye hiç bir Fenerbahçeli itiraz edemez, aynı şekilde Şampiyonluğu kaptırma riski Fener'e daha olası olduğu halde Fenerbahçe'ye geçilen kıyaklarda hiç bir Beşiktaşlı rahatsız olmaz. Olamaz aynı kağnı tekerinin kestiği öküz defactosudur.

Her sezon böyleydi ama bu sezon kurulan pusu en büyüğüydü. Güçlerini daha çok içimizdeki susanlardan aldılar. Tribünler zaten suskundu durumdan vazife çıkarıp iki Şampiyonluğumuzu gasp ettiler. Siz sanıyor musunuz ki bir kaç sene öncesinin kimin köpeği daha iyi şaklabanlık yapıyor diye puan veren Acun maymunu, Caddebostan batakhanelerinin Holdem Poker eşeği koskoca Fatih Terim'i geçip Şampiyon oldu. 

Ya öteki? uyuyor numarası yapan, yanında top patlasa bile uyanmayan Ulusun üretimden gelen gücüne çökmüş şımarık oligarşi mahdumu. Kovduğun Erol'mu geçti Fatih Terim'i, yoksa İmam Efendin mi? Hani sen Cumhuriyettin son kaleydin, bu değil miydi bizim Arda'yı Burak'ı da kandırıp sen de varmısın kardeşim diye Cumhuriyetin kolanlarına balyozlarla girişen. 

Geçin bunları sevgili Galatasaraylı çocuklar, gökten pislik yağarken şemsiyesiz gezen, bir damla ıslanmamayı başaran sizleri temiz gördükçe daha fazla saldıracaklar, daha büyük pusular kuracaklar, uyanık olun. Bu hafta içinde bir kez daha gururlandırdınız. Pusuya yardım eden, Galatasaray'ı bitirmeye yemin etmiş sistem kuklalarını kovdunuz. 

Galatasaray; Kayıtsız şartsız, kongresiz seçimsiz Büyük Gala Taraftarınındır. Prostatlı fosillerin seçtik sandıkları kravatlı eşkıyaların ömrü, atkılıların biçtiği kadardır. Biz neler gördük, Özhan'ından Adnan'ına, Duygun'undan Dursun'una. Kimdir bu Mustafa Cengiz? neyin bedelini ödetmişlerdir bizim sırtımızdan, Minibüsçü  Abdurahim acaba Saray'ın mandırasında kaç havuz sağılmıştır. 

Seçim sattı mahline girmiş bulunmaktayız, hiç birini tanımam, oy kullanma hakkım olsa kimseye oy vermem. Ben seçimle ilgilenmem, getirenlerden değilim ama Ordinaryüs Başkan kovucuyum. Bazılarına baktım kim bunlar diye,  bitirdiği okullar, yaptıkları dereceler, aldıkları nişanlar, bildikleri yabancı diller, yönettikleri sahibi oldukları holdingler, siyasi ayaklar, muktedir kemik yalayıcıları, muhtemel yeni Gala pazarlamacıları. Bana ne kardeşim senin geçmişinden çoluğun çocuğun sevinsin. Biriniz de aday olduğunuzda silin hakkınızda yazılan onca listeyi, tek bir özgeçmiş yazın. ''GALATASARAYLI'' bitti. Oxford'un Beyoğlu şubesini mi kuruyorsunuz. Alt tarafı hazır Büyük Galatasaray'ı yöneteceksiniz, Kaç defa maça geldin, kaç deplasman otobüsüne bindin, kaç defa üçlü çektin, kaç defa Galatasaray için ağladın, kaç tane bebeği Galatasaraylı yaptın. Özgeçmiş budur. Kitabını yazmışım, iki üç ve daha fazla Fanatik Galatasaraylı yaratmak; Şifre budur. 

Her Gala satıcısı çekip gittiğinde temizlik ekibi olarak çalışmak zorunda mıyız. Lavabolarda kurumuş sümkürülmüş salyangozlar, klozetlerde senelerce ne yediniz nasıl çiğnemeden yuttuysanız şerefsizler kol gibi denizaltılar, sifonları bile çekmemişsiniz. Yeni gelecek ekip tarihe not düşeyim diye yazıyorum. siz de şike yok diyenlerdenseniz, Global Kraliyet Ailesinin dostuysanız, Teşkilata bıçak çekmeyecekseniz, boşuna vaktimizi almayın. Burası Başkanlara biat edilen uyuşturulmuş mangalar Cumhuriyeti, Çarşısı pazarı değil, her daim uyanık hayatını Gala üzerine kurmuş Büyük Gala taraftarının Aslan yuvasıdır. Gazabımız çok ağır olur.

Bu gece Şampiyon ilan edilecek, Bakmayın siz 2 maç daha var deyicilere. Olacak olan tek farklı kontrollü bizim Galip geleceğimiz bir maç. Tek farklı galip gelmekle yenilmek arasında hiç bir fark yok. Tek farklı yenersek ki pusunun son butonu mekanizmayı bu yönde hareket ettirecek. Son iki maç BJK zaten yok, gömerler de Fener'i Şampiyon yaparlar. 

Peki 2 farklı yenersek, Gala'nın büyük Takım refleksi devreye girerse, 2 farklı yenersek averaj 6 ya inecek, bir maç daha yenilecekler en azından 5 olacak. İki maçta 5 averajı kapatır mıyız?   Kapatırız.

Önce hiç heyecan duymadığım, maçı atlatmaya bakalım. 3-0 yenip rahat uyuyalım. Ahval ve Şerait 1987-88 Şampiyonluğundan daha kötü değil. Yeter ki Arena'da Beşiktaş Şampiyonluk turu attım sanmasın. Ya kaybedin, ha hezimete uğratın göreyim Aslanları.

Binin bir kere daha Beşiktaş Tramvayına

Önce Büyük Gala Taraftarının yüksek enerjisine sonra GALATAUS'a güveniyorum. Galatasaray Futbol Tanrısına 

4 Oca 2021

Beşiktaş Namlı Bir Takım Yoktur



Önce Beşiktaş yalan tarihiyle başlayalım;

1903 de kurulduğu söylenen Beşiktaş 1905 de kurulan Galatasaray'la ilk lig maçını 1924 de oynamıştır. Çünkü yoktu.

15 değil bağışlananları saysak bile 13 Şampiyonluğu vardır. 1. lig öncesi 2 defa Şampiyon kulüpler kupasına çeşitli illerde oynanan maçlar sonunda bir İstanbl takımı olarak gönerildik demek ki şampiyonuz diye az sonra değineceğiz karanlık bir güç tarafından çok geride kalması sebebiyle 2 şampiyonluk yazılmıştır. Ne var ilk şampiyon kulüpler kupasına giden takım bir önceki sezon Galatasaray olmasına rağmen konu gündeme bile getirilmemiştir. (getireni ilk biz recm ederiz) 

Efsane Başkanımız dedikleri Süleyman Seba'yı millet dürüst, gariban emekli bir devlet memuru sanır. Aslı, ülkenin en karanlık, devletin olmadığı dönemlerin MİT mensubudur. Şimdilerde tezahürat yapan çarşı taraftarının solcu babalarına, amcalarına kimbilir neler etmiştir.Galatasaray'ın uzun süren Şampiyonluksuz geçen yıllarının tribün çocuklarıyız, şimdi sizlerin şike dediğiniz şeylerin bin beterini gözlerimizle gördük. Turgut Özal anlamazdı, Semra Özal eğlensin diye Beşiktaş maçlarına gönderdi, dönemin kare ası, Mit Süleyman Abi, Devlet Semra Özal, TFF başkanı Kemal Ulusu, Feto para darphanesi müdürü İhsan Kalkavan'dı.Hakemlerin direk gol attığı maçlara şahidiz.Şimdilerde yüz defa seyredip değdi değmedi vardı yoktu diye sinirden küpünüzü patlatıyorsunuz nafile, yapmayın, yok sayın, gerçekten yok, olsa ben rastlamazmıydım. 11 yaşıma kadar Bjk adında iyi kötü bir takım olduğunu bile bilmiyordum.

Efsane futbolcun kim diye sorsan Baba Hakkı derler, Baba Hakkı bir Karagümrük efsanesidir. Karagümrük o zamanlar Beşiktaş'tan büyük takımdı, kabadayıların takımıydı, bir başka kabadayı Beşiktaş'a zorla göndermişti. Karagümrük bugün de Beşiktaş'tan büyük takımdır. Tezlerimizi ispatlamaya çalışacağız. Sergen'i saymıyorum, Beşiktaş'tan çok daha büyük bütün takımlarda oynamış bir futbolcudur.

8-0lık Galatasaray Ankaragücü, Malatya Beşiktaş maçı için tek cümle yazmaya bile değmez.

Beşiktaş, Dolmabahçe Sarayının atlarına, at arabalarına bakan, arabacılar, kaşağıcılar, tımarcıların formda kalması, idman yapması için Kafkas kökenli saray bakıcıları Fetgeri kardeşler tarafından kurulmuş beden kulübüdür. Bu yüzden ARABACILAR diye nam salmıştır. Futbolla alakaları 20 sene sonralarına dayanır, Galatasaray'la maç yapabilecek seviyeye gelişi Cumhuriyet sonrasıdır. Şimdilerde büyük sayılmaları konjönktür sayesindedir. Beşiktaş'tan daha büyük takımlar tarih olmuştur. Mensucat Fabrikası takımı Alibeyköy Adalet, Gayri Müslim esnafın yoğun desteklediği Beyoğluspor, Ermeni tekstilcilerin takımı Feriköy, Kabadayıların, bitirimlerin, Bebe Ruhi'lerinin, tulumbacıların duman- ateş formalı büyük  takımı Karagümrük, Bozacıların Lise takımı Vefa bugün bile Beşiktaş'tan büyük takımlardır.


İmalat-ı Harbiye, Ankara'ya taşınmasa Ankaragücü, Zeytinburnu Sanatkarangücü olarak kalacak, belki de Galatasaray'dan bile büyük takım olacaktı. Beşiktaşlılar, Sarıyer, Beykoz gibi bir takım değilse Baba Hakkı'ya dua edeceğine İsmet İnönü'ye dua etsinler. Dolmabahçe Stadı şimdiki yerine değil de Haliç'e yapılmış olsaydı, Beşiktaş maçlarını yürüme mesafesi Saray'ın bahçesi Şeref stadında oynayacak, en fazla 3. ligte mücadele ediyor olacaktı. Stada yürüyerek gelip giden Beşiktaşlı çocuklar, çoğaldılar, semt takımını büyüttüler. Nitekim araçla gidemedikleri Olimpiyat Stadı günlerini hepimiz hatırlıyoruz. Sütlüce'den Taksim'e yürüyerek gelemeyen Alibeyköy, mazi olmuş, maçlara tabanvayla gelebilen Çarşı esnafı beden takımı, Beşiktaş'a dönüşmüş ise de. benim nazarımda Alibeyköy Adalet'ten büyük takım değildir.

Kendine özgü bir tezahüratı, harsı, hulusu yoktur. Semtin dışına hele ülke dışına çıksan tanıyan bulamazsın. Bugün her maçını izleyen ortalama bir taraftara yolda görse Beşiktaşlı futbolculardan 3 kişiyi tanımaz. 5-6 yıl önce Türkiye'nin en zengin ailesi Başkan iken, menemen yiyen takım, devlet desteğiyle pirzolaya geçmiş, hakem kararıyla Fenerbahçe ile yıldızı eşitlenmiştir. Yarın KOÇ, Tüpraş'ın spornsorluğunda Kocaelispor'u alsa, takımın başına Hagi'yi akademisiyle beraber İzmit'e getirse, 60.000 İzmit'liye kağıt attırır, Eskişehirspor'un 40-50 yıl önce yapamadığını yapar, Şampiyonluklara ambargo koyar. İsanbul takımı taraftarını Diliskelesi'ne kadar kovalattırır, Beşiktaş'ın önüne geçer. Neyin büyük? Şampiyonluğum çalındı diye cırt cırt öten Şenol Güneş'e şike yok dedirtmek için memur edip, Şubat ayını alttaki 3 takıma 28 puan puan fark attırılarak Şampiyon ilan edilmişsin, lağım medyad Fenerbahçe kadar adın geçmiyor.
Kaldı ki 3.yıldızı aldık diye sevindiğin bile yalan.1959 yılında kurulmuş ligde 1057,1958 şampiyonluğunu yazdırmakta övünenler, muhtemel alacakları 2011 Süper Kupadan kendi isteğiyle vazgeçmiştir. Sadece bu olay bile bir büyük takım refleksine uymamaktadır. Mit Ajanı Seba, Fetullahçı Kalkavan sayesinde çok geride kaldıklarından acımışlar, lig kurulmadan önce 2 sezon Avrupa kupası maçı oynadıkları bahanesiyle bedava Şampiyonluk vermişlerdir. Duyan da bir Avrupa destanı var sanacak. Aynı mantıkla onlardan önce ilk Şampiyon kulüpler maçını oynamış ve elemiş Galatasaray'a şampiyonluk verilmemiştir. Galatasaraylı da istemeye tenezzül etmemiştir.
2011 şike operasyonu iki takımı suç ortağı yapmış belgelemiş, damgalamıştır. Fenerbahçe hakim takım olarak göz önündedir. ne Fenerbahçe ne Beşiktaş hakemler tarafından katledildiğinde tek kelime edemezler, aynı takımdır. Lig tarihinde Beşiktaş'ın Şampiyon Fener'in 2. olduğu tek sezon 3.yıldız verilmesi için izin istedikleri sezondur. O sezon da diğer takımlar uzak ara geride kalmıştır. Fenerbahçe ile Beşiktaş ligte yarışıyorsa şampiyon Fenerbahçe olacaktır, çünkü BJK yoktur.

İşte böyle olsa olsa en fazla küçük boy bir başaltı takımının ısrarla, Fenerbahçe'nin geriye düşme ihtimaline karşı kasko olarak Galatasaray'la it dalaşına sokulmak istenmesi, futbolumuzun dip yapmasının biricik sebebidir. Futbolumuzun anıt mezara gömülmesinin ayıbı da şimdilik ne yazık ki bu büyük manüpilasyonlara karşı direnç gösteremeyen bizlerin,temiz  futbol dilencilerinindir. Bir gün herşey mutlaka çok güzel olacak, umarım günleri görmeye ömrümüz vefa eder.

3 Ara 2017

Kumpas; Beşiktaş 3-0 Galatasaray


Ey Büyük Galatasaray Taraftarı;

Her yenilgi bir hicran yarasıdır. Ok gibi saplanır sol memenin altındaki cevahire. Takımına, renklerine bağlılığınla orantılıdır acın. İçine akar kanın, kinlenirsin, sebep sorumlu ararsın. Elinden bir şey gelmez bir sonraki maça gidene kadar. Maçtır 3  ihtimallidir der teselli ararsın, gerçekler seni yarışın bir adım daha gerisine atar.

Unutmamalısın;

Yensen de büyüksün yenilsen de.

Sana bu maçı kazandırmayacaklarını haftalardır söylüyorlardı zaten, üzül ama fazla dert etme. Sen maça çıktığında karşında bir 11 gördüğünü sanıyorsan in bu trenden ilk  mahrumiyet bölgesi istasyonunda. Şu son 1 haftada olan şeylere duyarsızlığa bak istersen. Senin ki nedir? Karşında bir devlet, hakem şebekesi, 17 takımın kudurmuşçasına motivasyonu, lağım medyası, bertaraf edilmesi mümkün olmayan bir şer cephesi. Bu şer cephesini bilerek, onları da yenerek büyüdük, kupalar kazandık.

Bunları hepimiz görüyor, ve bilerek maçlara çıkıyoruz. Biz daha beterini, görünmeyen kripto cephenin kodlarını kırıyoruz. İnanın daha beter, daha zor onları yenmek. Prostatlı, mezar kaçkını iktidar kemik yalayıcılarını yenemezsin. Hangi kanattan akın yaptıkları, kimin şut çektiğini göremiyorsun. Karanlıkta maç ediyorsun, ve senin kalen devamlı bombardıman altında.

Tribün eşkıyalarını yenemezsin. Dün hezimete uğrattılar misal. Deplasman tribünü satış paneli hiç açılmadı. Karaborsadan 450 lira taban fiyatla sattılar. Onlar ki Hagi'yi, Sneijder'i, Ünal Aysal'ı kovan, Dursun'a biat edenlerdir. En büyük rakibindir. Yenilgiye en az üzülenlerdir. Onlar Galatasaray'ın kazanmasını, karaborsa ortamı oluşsun diye isterler. Senin gibi gururla caddede gezmek, okuluna işine gitmek için değil.

Kenarda hoca yok, Başkan yok, kulübede 12. futbolcu yok, tribünde taraftar yok, kalende kalecin yok, topu ileriye taşıyacak topçun yok, golü atacak adamın yok. Ve sana demişler ki bu maçı kazanmayacaksın. Yoksa lig bitiyor, şov bitiyor, en nefret edilen takım Şampiyon oluyor.

Ben kaybettiğimiz bütün maçları bilerek kaybettiğimizi düşünüyorum. Adına ne derseniz deyin, tehdit deyin, rüşvet deyin, şike deyin, futbolun Global Kraliyet Ailesi'nin ortak kararına uyum deyin. Denge bir şekilde kuruluyor. Alavere dalavere oyun(kelime manasında) kuruluyor ve oynanıyor. Kimin Şampiyon olacağı önceden belli, bazen imalat hatası futbolcular sonucu değiştiriyor Hagi gibi, Melo gibi, Sneijder gibi, sen oluyorsun. Ama cezası da çok ağır oluyor. Şampiyon olduktan sonra seni gayda kuyusuna atıyorlar.

Dünkü maçı kaybedeceğimizden emin, vakur, heyecansız, umutsuz tv başına geçtim. Oynayacağımız takımın bizden iyi oynadığı, iyi olduğu için değil. Kurt sofrası kurulmuş. Ya o sofrada davetli olacaksın, ya da meze. Biz de açtık rakımızı serdik mezemizi, bakalım bizi nasıl yiyecekler diye arınıyoruz. Peş peşe yağ gibi kadehe akan rakıda Ganj Nehri'nde yüzüyoruz.

Aslında kadro grubu içerisinden en iyi 11 sahadaydı. Bana sorsa aynı 11 i çıkar derdim. Tek tek bir kez daha taradım bizimkileri, imalat hatası futbolcumuz var mı acaba diye? Hani yenileceksiniz lan dediklerinde, teslim ol çağrısına ateşle karşılık verebilecek birini aradım. Hadi ben nankörüm kafadan yok diyorum, Sizi düşünüyorum, nikbinlikleri. Serdar Aziz'm, Maicon'um, Müslüm Baba'm var diyorum. İnsan yiyiciler geliyor aklıma, Gömis diyorum yürür mü acaba Aslan gibi Maçka sırtlarına doğru. Acaba diyorum güvercin takla atar mı Belhanda? beyhude umutlanıyorum.

Yok çocuklar, bu saydığım haslet sahibi futbolcular, top yekun ateşe karşılık verebilecek savaş gücü olan futbolcular değildi.  Bunlar iyi çocuklardı, sonradan Selçuk girdi, Yasin girdi ki, kavga çıksa ilk topuklayacak olanlardı. Hagi gibi hakemi dövüp atılacak, Melo gibi adam yiyecek, Sneijder gibi insanlık dışı füze gönderecek kimse yoktu.

Kaleci için pek çok şey söyledim. Buraya son bir not daha düşüyorum ki, bir sonraki maç beni hatırlayınız. Başka büyük maçlarda büyük kalecileri gördüğünüzde kıyaslayınız. Yarın Dünya Kupası başlayacak, büyük kaleciler hakkında notlar veriniz.

'' Top çerçeveye girerken, ayakta kalan kaleci değildir''

Çin Milli Voleybol Takımı hocası söylemişti, yıllar önce bir spor dergisinde okumuştum. Top bizim parkeye düştüğü anda yerde en az biriniz yoksa, takımı silerim.

Bu sezon dikkatle izlemek için tam arkasından kombine aldım. En azından yarım devre Muslera'yı izliyorum.

1- Vakit geçiriyor,  Top kendi kontrolüne geçtiğinde satranç oyuncusu gibi düşünüyor, acele edip topu oyuna soksa 1,2 adam eksiltmiş olacak. Yanındakine verse bile çok geç ve rahat top değil.

2-Genelde şişirerek oyuna sokuyor, yarısı taç yarısı da rakipte. Pas trafiğinde yok.

3- Yan toplarda tam ortada duruyor, Biz 50 sene önceki mahalle maçlarından biliyoruz. Kaleci arka direkte durur, ön direğe kısa boylu beki koyar, top havada en az 3 sn kalıyor o esnada öndekini ite ite dizini, bükerek havaya çıkar. Alır, veya yumruklar, en kötü ihtimalle adama vurdurmaz. Bizimki felç geçiriyor. İsteyen rast gele eski bir maçı izler, isteyen bir sonraki maçta not tutar.

4- En önemli kaleci mottosuna muhalefet ediyor. Top çerçeveye giderken çoğu golde ayakta hareketsiz kalıyor.

Ve ben artık pes ediyorum ki, Muslera kaleci falan değil. En azından şunu zapta geçiririm, büyük takım kalesine geçemez.

Diyorlar ki eskiden tutmuştu, kupalar kazandırmıştı, nankör herif!

Burası Florya, Baba Ocağı değil Aslan Yuvası. Tuttuğu için buradaydı, tutsun diye alınmıştı, şimdi tutamıyor, işin yapamıyor, Galatasaray'ın bu kaleciyle iyi oynaması mümkün görünmüyor. Çünkü sıra dışı futbolcumuz yok. O yediğinde, hakem attığında direnebilecek adam yok.

Gomis çok atıyor diyorlar, ilk 2 maçını gördükten sonra yazdığım notu başıma kakıyorlar. Tarık Çamdal'ın sağ bek, Ahmet'in stoper, Yasın'in, Sinan'ın Selçuk'un banko oynadığı takımın golcüsü atamaz demişim. Yine de pek ümidim yok. Tak başına bir şey yapabilecek bizi ipten alabilecek biri değil. Ağır, ve hızı gittikçe düşüyor. Değişik kombinasyonları yok, çabuk çözüldü. İkinci yarı daha az gol atacak. Belki de gol orucuna girecek. Hakan Şükür gibi biri de değil ki atamasa bile iyi oynasın. Top gelmez buna faydasından çok zararı olur, takımı eksik oynatır.

Atamayan da gidecek bu yuvadan.

Atanın tutanın kötüyse, isyan futbolcun da yoksa, Tudor'un biri gider, Prandelli'nin biri gelir.

Yapabileceğimiz tek şey devletin bu senenin son aylarında Şampiyon'a karışmaktan çok daha ciddi sorunları çıktığına kendi açımızdan prim çıkarıp umutlanmak.

Büyük bir kumpasın tuzağın içindeyiz. Biliriz ki tuzak Aslan'a kurulur, öküze tuzak gerekmez.

4 Mar 2017

Beşiktaş; Ülkemizin Küçük Boy Başaltı Konjonktür Takımı


Beşiktaş, Dolmabahçe Sarayının atlarına, at arabalarına bakan, arabacılar, kaşağıcılar, tımarcıların formda kalması, idman yapması için Kafkas kökenli saray bakıcıları Fetgeri kardeşler tarafından kurulmuş beden kulübüdür. Bu yüzden ARABACILAR diye nam salmıştır. Futbolla alakaları 20 sene sonralarına dayanır, Galatasaray'la maç yapabilecek seviyeye gelişi Cumhuriyet sonrasıdır. Şimdilerde büyük sayılmaları konjönktür sayesindedir. Beşiktaş'tan daha büyük takımlar tarih olmuştur. Mensucat Fabrikası takımı Alibeyköy Adalet, Gayri Müslim esnafın yoğun desteklediği Beyoğluspor, Ermeni tekstilcilerin takımı Feriköy, Kabadayıların, bitirimlerin, Bebe Ruhi'lerinin takımı Karagümrük, Bozacıların Lise takımı Vefa bugün bile Beşiktaş'tan büyük takımlardır.

MKE, Ankara'ya taşınmasa Ankaragücü, Zeytinburnu Sanatkarangücü olarak kalacak, belki de Galatasaray'dan bile büyük takım olacaktı. Beşiktaşlılar, Sarıyer, Beykoz gibi bir takım değilse Baba Hakkı'ya dua edeceğine İsmet İnönü'ye dua etsinler. Dolmabahçe Stadı şimdiki yerine değil de Haliç'e yapılmış olsaydı, Beşiktaş maçlarını yürüme mesafesi Saray'ın bahçesi Şeref stadında oynayacak, en fazla 3. ligte mücadele ediyor olacaktı. Stada yürüyerek gelip giden Beşiktaşlı çocuklar, çoğaldılar, semt takımın büyüttüler. Nitekim araçla gidemedikleri Olimpiyat Stadı günlerini hepimiz hatırlıyoruz. Sütlüce'den Taksim'e yürüyerek gelemeyen Alibeyköy, mazi olmuş, maçlara tabanvayla gelebilen Çarşı esnafı beden takımı, Beşiktaş'a dönüşmüş ise de. benim nazarımda Alibeyköy Adalet'ten büyük takım değildir.

Kendine özgü bir tezahüratı, huyu, kültürü yok. Semtin dışına hele ülke dışına çıksan tanıyan bulamazsın. 3-4 yıl önce Türkiye'nin en zengin ailesi Başkan iken, menemen yiyen takım, devlet desteğiyle pirzolaya geçmiş, hakem kararıyla Fenerbahçe ile yıldızı eşitlenmiştir. Yarın KOÇ, Tüpraş'ın spornsorluğunda Kocaelispor'u alsa, takımın başına Hagi'yi akademisiyle beraber İzmit'e getirse, 60.000 İzmit'liye kağıt attırır, Eskişehirspor'un 40-5- yıl önce yapamadığını yapar, Şampiyonluklara ambargo koyar. İsanbul takımı taraftarını Diliskelesi'ne kadar kovalattırır, Beşiktaş'ın önüne geçer. Neyin büyük? Şubat ayını alttaki 3 takıma 28 puan puan fark atarak geçerek Şampiyon olmuşsun, lağım medyada Fenerbahçe kadar adın geçmiyor.

Kaldı ki 3. yıldız mücadelesi veriyoruz diyorlar ya, o da yalandır. 12 Şampiyonlukları var. 59 yılında kurulmuş ligde 57,58 şampiyonluğunu yazdırmakta övünenler, muhtemel alacakları 2011 Süper Kupadan kendi isteğiyle vazgeçmiştir. Sadece bu olay bile bir büyük takım refleksine uymamaktadır. Mit Ajanı Seba, Fetullahçı Kalkavan sayesinde çok geride kaldıklarından acımışlar, lig kurulmadan önce 2 sezon Avrupa kupası maçı oynadıkları bahanesiyle bedava Şampiyonluk vermişlerdir. Duyan da bir Avrupa destanı var sanacak. Aynı mantıkla onlardan önce ilk Şampiyon kulüpler maçını oynamış ve elemiş Galatasaray'a şampiyonluk verilmemiştir. Galatasaraylı da istemeye tenezzül etmemiştir.

İşte böyle bir sıra takımının ligi forse etmesi, ülkede zaten dibe vurmuş futbolu, anıt mezara sokmuştur. Bu ayıp ve suç da Fenerbahçeli, Galatasaraylı başkan, yönetici, hoca ve futbolcularındır.

7 Ara 2016

Abbasağa Tinercileri


Dolmabahçe Sarayı'nın atlarına, arabalarına bakarlardı 1 asır önce. Yaşı 40-50 den yukarı olanlar hatırlar Kara Kartal'dan çok daha fazla Arabacılar diye anılırlardı. İnönü Stadı oturdukları semte yürüme mesafesi olmasa, çoktan Sarıyer Gençlik, Beykoz Spor olmuşlardı. Ya da İsmet İnönü, stadı Gazhane'ye değil de Haliç'e yaptırmış olsa, ülkenin 3 numaralı takımı muhtemelen Alibeyköy Adalet veya Vefa olacaktı. Daha büyük olasılıktı, Adalet, Mensucat fabrikasının takımıydı, Şeref Stadı'nda Baba Hakkı balık ekmeğe top oynarken, Dimitri Sütlüce'de uykulukla rakı içiyor doğmamış çocuklarını Hasköy'den Haliç'e bırakıyordu. Beşiktaş'ta gençler Jimnastik beygirlerinde takla atarken, Vefa Lisesi'nın zamparaları kızlarla boza içiyordu, Beko, Beşiktaş Çarşısında gaz ocağı satarken Karagümrük'lü bitirimler Piyer Loti'de üçlü nargile sarıyorlardı. Statları yürüme mesafesi olsa koskoca Konstantinapolis, şimdilerde  Kara Kara Gümrük, Vefa ya da A-da-let diye 50.000 kişiyle üçlü çekiyor olacaktı.

Yıldırım Demirören ülkenin en zenginlerinden ilk 5 e girer mi? girer. Fikret Orman illa ki Global Kraliyet Ailesinin içinde olacaksa, kendi beyanıyla yakışıklıymış en fazla bu ailenin playboylarına avcılık yapabilirdi. Ver parayı gitsin barlara, gece kulüplerine avlansın getirsin. Demem o ki iş servet beyanına kalsa, yaşam liyakata göre belirlense  Fikret Orman'ın, Yıldırım Demirören'in yalısındaki müştemilatta kahya olarak çalışması lazımdı. Peki nasıl oluyor da daha dün Yıldırım Demirören'le menemen yiyen futbolcular, Fikret Orman'la pirzolaya, antrkot, havyara dönüşüm yapabiliyor. İnönü Stadı tarihe gömülürken hafriyattan Vahdettin'in çalamadığı altınlar mı çıktı da biz bilmiyoruz.

Konjonktürün bu Beşiktaş sevdasının sebebi ne ola ki? Bir bakıyoruz bütün lağım medyası Beşiktaş Maymunlarıyla istihdam edilmiş. Gazetelerde 3. sayfada bile yazılmayan Beşiktaş 1. sayfalara transfer olmuş. Ülkenin en temiz, bana göre tek teknik direktörü Şenol Güneş'in Beşiktaş'a memur edilmesinin futbolla açıklanabilir tarafı var mı? Yolda görsem tek bir futbolcusunu tanımam, maçını seyretmem, en kuvvetli oldukları periyotta elimizden zor kurtulmuş, Arena'da yensek altımıza alacağımız bu yere göğe sığdırılamayan takımın bizim görmediğimiz ne özelliği olabilir?

TRT 1 maçı verdi, yine de seyretmeyecektim başka takımla oynasalar. Bir zamanlar Dünyanın en büyük takımı, Labonovski'nin Dinamo'su olmasa, bir de Dinyeper Nehri'nin hatırı kalmasa. Bana ne Beşiktaş'tan,

Aşağılık kompleksimize bakar mısınız, Beşiktaş tur atlasaymış, bir sonraki sezon 2.takımımız ön eleme olmadan Şampiyonlar Ligi oynayacakmış. 1. Takımımızın oynadığı mecbur 6 maçı gördükçe şerefsiz evladıyım, 1. takımımızın da ön eleme oynamasını istiyorum. Varsa cesaretin, büyük takımsan ön elemeden korkmayacaksın. Elalemin Bayern'i 5 ön eleme maçı oynayacaksın deseler tırsar mı? Oynasanız ne olacak, sıçan gibi maçlarla bala kısmete ağlaya yalvara 6. maçı kazanırsan kalifiye olacak duruma gelebiliyorsun. Dua edin Abbasağa'da tiner çeken gariban Beşiktaş'lılara. Dua edin onlara acıyan Devrimci Enternasyonalizm bayrağını biteviye sallayan Kuzey'in Menekşe'lerine. Messi gibi, Ronaldo gibi açlara denk gelseydiniz 15 tane atarlardı. Kiev'de votka içmek Abbasağa'da tiner çekmeye benzemez.

Benfica 2. golü atamamışş, son saniye serbest vuruşuyla 1 puanı almışsın, 3-0 geriye düştüğün maçta mucize olmuş. Random adil işlese en fazla 2 puanla son maça çıkman gerekirken, grubun en kötü, iddiası kalmamış takımını yensen lider çıkacağın bir maçı oynayacaksın. Daha maçı oynamadan kaybetmişsin, 3 gün önce oynadığın aşağılık lig maçından sonra zırlamaya başlayacaksın. Ölmeyi bayılmak sanan zift medyasının nankör maymunları Şampiyonlar Ligini ülkeye getirmiş takımın zaferlerini yok saymış, unutturmaya soyunmuş. Daimi 3. küçük boy başaltı takımına sermayeyi yüklemiş.

Maça baktık, maçtan sonraya bakıyoruz. Görünmez bir el butona basmış. Koruma altına alınmış Beşiktaş'ın rezil ötesi futbolu, aşağılık tabelası yok sayılacak, elenme hakeme, dış güçlere, bahis lobisine yıkılacak. Hakemin tek hatası 6. golde yan hakeminin kaldırmadığı bayrağa uymak ve Türkçe bilmemek. Ben hakem olsam Türkçe bilen birini pis futbol akvaryumunda yüzen bir zamanlar temiz olan balığının arkasına dikerdim. O zaman o tek hatayı da yapmaz, anama avradıma söven Şenol Güneş'e kırmızı kart çıkartır, anasından doğduğuna pişman ederdim. Her hakemi Cüneyt Çakır, Mete Kalkavan sandınız. Ne var o pozisyonda, Kazma Bek kendi kendine düşüyor, düşerken de adama takılıyor, %100 penaltı, topa dokunmaya çalışsa sarı kart, topla alakası yok kırmızı kart. Delikanlıysanız, o pozisyonda penaltıyı Beşiktaş'a verse yine saldırırdık dersiniz. Demezdim diyorsanız, ya hakem haklı ya da biz şerefsiziz diyeceksiniz.

Beşiktaş'ın gerçek sahibi Abbasağa'lı Tinerciler, bir kaç nefes ara ver beni dinle. O golleri Tolga Zengin yeseydi bugün ne yapıyor olacaktınız. Delikanlılığınızdan şüphem yok, ölmüş anasına küfür ederdik dediğinizi duyuyorum. Sarı kartı varken, takım ölüm kalım maçına çıkmışken topa dokunamayıp faul yapan, sonra da topu Ural Dağlarına atıp maçtan kaçan şerefsiz özürlü, Ebu Bekir değil de Necip Uysal olsaydı ne yapardınız? Çocuğu hava alanında linç etmiştiniz.

Ey Aşağılık Türk Futbol Lağım Medyası, bu maçı bu futbolla bu sonuçla Galatasaray kaybetseydi de, lig 2.nizi şimdiden Şampiyonlar Ligi dışına atsaydı ne yapar, ne yazar, ne söylerdiniz? Söyleyemezsiniz, biz söyleyelim. Galatasaray kazansa gruptan çıkacağı 5 Şampiyonlar Ligi maçı oynadı.5inden de muzaffer ayrıldı. Yense UEFA kupasına gideceği maçta Milan'ı yenip yürüdü, UEFA Kupasını alıp, Dünyanın en büyük takımı olup döndü. Hiç kuşkunuz olmasın, Galatasaray köpeklerin ulumasına izin vermezdi, bu maçı kazanmadan ülkeye giriş yapmazdı. Topyekun unutturmaya çalıştığınız yakın tarih şahittir o büyük maceralara. Sami Yen'de 5 tane yemişti Chelsea'den en unutulmaz senesinde. Real'den 6 yeyip başladığımız grup maçlarına, rövanşta Ronaldo'yu korkudan sol bek oynarken seyrettik, bir sonraki sezon final oynayacak olan Juventus'u eledik.

Konu Galatasaray değil, konu Beşiktaş bile değil. Gerçek olan, bu ülkede futbol can çekişme seanslarını tamamlamış morga kaldırılmıştır. Bu ülkede Şampiyonlar Liginde oynayacak 2 takım zaten yoktur. 2. takım maçlarını tamamlamış, rezil olmuştur. Ölüyü diri gibi göstermeye çalışmak beyhude uğraştır. Hakkını verelim bahsi kapalım. Beşiktaş Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük 3.südür. Olması gereken olmuş grubu 3. tamamlamıştır. Beklentiyle doğru orantılı düşünürsek başarılıdır.

Gerisi laf-ü güzaf

2 Kas 2016

RESPECT; Beşiktaş 1-1 Napoli



Ufak bir gazelleme yapayım.

Çocukluğumun geçtiği İnönü Stadı tribünlerine, Beşiktaş'a tahsis edildiğinden beri en son Fevzi'nin geri pasını ıskaladığı maçta çıkmışım. Beşiktaş benim ne rakibim ne maçlarını izlemeye değer bulduğum bir takımdır. Nitekim önceki Napoli maçını Salı-Çarşamba Beşiktaş'a Avrupa Kupası maçı yakıştıramadığım için Perşembe oynayacak sanarak kaçırdım. Hoş kaçırdığım da bir maç olsa gam yiyeceğim o ayrı.

Beşiktaş'ın Alibeyköy Adalet yerinde olmasının tek nedeni stadın, semte yürüme mesafesi olmasıdır. İnönü Stadı Haliç'e yapılmış olsa devrin önemli takımları Vefa veya Alibeyköy şimdiki Beşiktaş'ın yerini, yani küçük boy başaltı takımı unvanını alacak, ülkemizin 5. büyük takımı olarak anılacaktı. Demem o ki, maç yaptıkları stad İkitelli'de olsa ki-oldu- hiç bir Beşiktaşlı oraya isterse Şampiyonluğa oynasın maçını izlemeye gitmez, gitmeyince de Sarıyer gibi, Kasımpaşa gibi bir takım olarak kalır alt liglerde sürünürdü.

Gazele devam ediyoruz, toplasan TV dahil 10 BJK maçı izlememişimdir. Bizim maçları da mı izlemedin abi? diyen çıkarsa evet izlemedim. Bizim maçta rakibin oyununa bakmam. Dolayısıyla Galatasaray-Beşiktaş maçlarında bile Beşiktaş'ı seyretmem.

Yıldırım Demirören'mi zengin Fikret Orman'mı diye sorsam böyle soru mu olur diye odunla döversiniz. Soruyu değiştireyim, hangisi Saray'a daha yakın olabilir peki? Hangisi futbolumuzu yöneten Global Kraliyet Kardinalizmi içinde olabilir? Yıldırım Demirören zamanında 3-5 sene önce menemenle beslenen, Samet Aybaba'yla jimnastik yapan takım, ne oldu da Fikret Orman'la pirzola yemeye başladı, Şike var diye, hakkım yendi diye bağıran tek temiz balık Şenol Güneş'i Araba'ya! sürücü yaptı. 10 yılda bir payına düşen Şampiyonluğu yeni stadın bitimine denk getirip, hem sırayı savdırdılar, hem de Şenol Güneş'in ne dediği anlaşılmayan cırtlak ağlamalarını kestiler.

Gazeli kesiyorum, fazla uzattım. Bana ne, ne işim olur Beşiktaş maçıyla diyeceğim de, Şampiyonlar Ligi'ni biz kurduk, Logo'daki 8 yıldızdan biri biziz, marşı biz bestelettik. Yıllarca bu ülke maç seyredicilerine ister tüyler diken diken, ister kıskançlık krizlerinde biz dinlettik. Bu sene yokuz diye malımıza sahip çıkmayalım mı? Bakalım 6 mecbur maçlardan birini Ülkemiz adına Beşiktaş nasıl oynuyor diye, yapacak da en ufak bir şey olmaması sebebiyle maçı izledim.

Altan Tanrıkulu bana Türk hoca, Türk futbolcu düşmanısın der devamlı. Dün gece oynayacak, ve sonradan gireceklere baktım. Brekisafal Kafatasçı Şenol Güneş'in, Türk Hoca ve Türk Futbolcu dostu, arkadaşı Zift Medyasının aksine takımda ülkemizden yetişmiş tek bir Türk futbolcu olmadığına üzüldüm. Yazık, Galatasaray'a Fransız tohumu diyen Türk Sevicilerinin takımında bir tane Türk yok. Dışarıda üst düzey top oynayan iki halis malis Türk'ün Bizden değil, yabancı dedikleri takımın alt yapısından çıktıklarını söyleyemezler. Beşiktaş takımı caddede yürüyüş yapsa Quarizma'dan başkasını tanımam. Çoğunun ismini ilk defa duydum.

Dün geceye dönüyorum,

Maçı dikkatle izledim. Adını ilk defa duyduğum, bu yüzden tweeet atarken yanlış yazdığım Atiba adlı birine taktım. Meğersem Beşiktaş'ın kaptanıymış, en eski ve en vazgeçilmez oyuncusuymuş. Uzatmayacağım bizde olsa topa ayağını ilk değdiği andan itibaren kovana kadar savaşırım. Biz Koskoca Selçuk İnan'ı yana pas veriyor diye itin götüne sokuyoruz. Atiba, Mustafa Sarp'tan bile korkak futbolcu. Takometreciler, Beşiktaşlı futboldan anlamıyor diye kakalamış. Maçtan sonra pas hareketlerini gösteren bir grafik gördüm. Adam sanki İstanbul'un Fethi'nde savaşan Yeniçeri. Kendi hava sahasını, gerideki kendi futbolcularını ok yağmuruna tutmuş. Rakip futbolcunun ikramıyla bala yakaladıkları tek gol pozisyonunda da, futbolcu dışı bir vuruşunu izledik, TürkSever lağım spor medyamızın yere göğe sığdıramadığı top tepicisinden.

Not alın diye yazıyorum. Şenol Güneş Beşiktaş Arabası'nı sürdüğü sürece ki-ben çok uzun seneler kalacağını sanmıyorum- yeni açtıkları İnönü Stadında hiç bir büyük maçı kazanmaya oynamayacaktır. Veri tabanı oluşacak maçlar oynandığında bir bakacağız ki, Beşiktaş belkide bu stadyumda hiç yenilmemiş, ama beraberlik rekoru kırmış olacak.  O da aynı yanlış pas vermeme korkusuyla takometreciyi memnun eden futbolcu gibi, yenilmemeye oyun kuruyor. Yenilmekten korkuyor. Tarih,yenilmeyi, kaybetmeyi göze alamayan hiç bir komutan zaferini yazmamıştır. Türk Futbolu'nun en büyük macerası Ali Sami Yen'de alınan 5-0lık Chelsea hezimetiyle başlamış, utkuya ulaşmıştır. Dinemo Kiev'i bile yenmeye oynamaya cesareti yok ki, Necip'in sakatlığına ağlıyor. Şansa da olsa deplasmanda yendiğin takımla erkenden Final maçına çıkmışsın. Bir daha bulamayacağın coşkuda taraftarın var, Büyük Hoca olsan, takımın büyük takım olsa çullanır, İnönü'yü dar eder zaferle gruptan çıkarsın. Duymadın mı,Napoli Hocası kendi söyledi taraftardan tırstım diye.

Televizyondaki Beşiktaş Maymunları beraberliğe el sıkışırım diye böğürdüler maçtan önce. Deplasmanda yendiğin takımla kendi sahanda beraberliğe razı olarak mı Büyük Takım olacaksın. Neren büyük? övündüğü şeye bak 4. maçlar sonunda Şampiyonlar Ligi tarihinde yenilmeyen tek Türk Takımıymış. Sadece buna cavap vermek için tiksindiğim takımın maçını izledim ve şu an yazıyorum. Topunuzun oynadığı Şampiyonlar ligi maçını sadece Selçuk İnan tek başına oynadı lan. Kaç kere Şampiyon oldun, kaç maça çıktın ki istatistiğin oluştu. Şampiyonlar Ligi maçı oynamaya İstanbul'a gelen takımlar Galatasaray'la oynuyoruz sanıyorlar. Oynadığın takım İtalya'nın Maradona'nın Dünya'nın en büyük şehir takımı yaptığı 5.büyüğü. Bizdeki muadili Trabzon, Bursaspor. Aslında aynı kategorideki takımların maçıydı, bulaşmayacaktım da futbolcuların formalarının kolundaki yazıdan dolayı takımlardan bağımsız maça duyduğum saygı olmasaydı.

RESPECT

Büyük Takım neferi olarak son sözlerimi söylüyorum.

Bu maçı Galatasaray oynayacak da, o Napoli Arena'dan canını kurtarıp sağ selamet Çizme'ye dönecek.

Ağaları Juventus olsa kurtaramazdı be!


24 Eki 2016

Beşiktaş Şampiyon Olamayacak



Teoremi başlığa yazdık, Hipoteze geçiyoruz.

3 ana sebebimiz var,

A- SİSTEM

B- TEKNİK, TAKTİK, MEVCUT DURUM

C- MOTTO

İşin kolayına kaçmak isteyenler C şıkkını okuyup konuyu kapatabilir, okuma derdinden kurtulabilir.

A; SİSTEM, ŞEBEKE, KÜS( Koç, Ülker, Sabancı)

Türkiye'de futbolu Şebeke idare etmektedir. Şimdilik devrede değildir, önce oluruna bırakırlar, sonlara doğru fişi gereken prize sokarlar. Şebeke'nin Şampiyonluk paylaşımları 10 sene için şu şekildedir. 4 Fenerbahçe, 4 Galatasaray 1 Beşiktaş 1 de kaza bela imalat hatası şampiyonluk, ya da müdahale etmekte geç kaldıkları delikanlıca oynanan sezondur. Bu sezon öyle bir sezon değildir. Çünkü Fenerbahçe sırasını savamamıştır.

Şampiyonluk satılıktır. Fenerbahçe'ye satarlarsa maksimum karı elde ederler. Hele bu sezon satabilirlerse ballı ekmek kadayıfı yerler. 3 yıldızlı bütün ürünler Boklu Dere'ye atılır. Gerçi aynı sebep Beşiktaş için de geçerlidir de, Abbasağa'da 2 yıldızlı formaları yakacak tinerci sayısıyla kıyaslandığında Beşiktaş'a satmaya karar verecek kadar aptal bir oligarşi bizde mevcut değildir. Fenerbahçe'ye satamazlarsa diğer ensesi kalın müşteri Galatasaray'dır. Galatasaray Şampiyon olursa kardan zarar ederler. Kimse yeni forma, ekipman almaz. Galatasaray taraftarı lağım medyasına da itibar etmez, görüntü ve gürültü kirliliği yaratmadan, Şampiyonluk coşkusunu 1 haftada gündemden düşürür, Şampiyonlar Ligine hazırlanmaya başlar.

2 baba müşteriye satamazlarsa Beşiktaş'a mecburen verip bari zarar etmeyelim derler. Geçen sezon 10 yılda 1 hakkını kullanıp, cepten yedikleri için 2 cari yılı karsız kapatmaya göze alamazlar. Beşiktaş bu sezon da Şampiyon olursa futbol batar. Hele Trabzon gibi, Bursa gibi hesapsız müşteri çıkarsa hepten zarar ederler. Bu yüzden kimse ligin en büyük takımı Başakşehir'i dikkate bile almaz. Yeri en fazla 4.lüktür.

Şebeke bu durumda Fenerbahçe'yi bekleyecek. Umut kesildiği anda da Lağım Spor Medyasının Beşiktaş'a saldırın butonuna basacak. Fenerbahçe'yle Beşiktaş'ın yıldız eşitliği pazarın hassas dengesini bozar. Alıcıyı maymuna çevirir. Aziz Yıldırım'ı içeri atmadan, Fenerbahçe'yi esir almadan Beşiktaş'ı asla Fenerbahçe ile aynı sıklette maç yaptıramazlar. İzleyin bakın Rıdvan, Altan Tanrıkulu tehlikeyi ilk fark edenler. Galatasaray'a şirin görünme yarışında ilk deparı onlar attı. Diğerleri peşlerinden gelecek.

Yani Şebeke dağılmadığı sürece ki- uzun yıllar dağılmayacağı da aşikar- 3 takımın dışında hiç bir takım Şampiyon olmayacak, son Şampiyon da en az 7-8 yıl nadasa çekilecek.

B; TEKNİK, TAKTİK, SAHA İÇİ, FUTBOL AKLI

Beşiktaş'ın Hocası büyük takım hocası değil, Kalabalık oyuncu gurubunu barış içerisinde sezon sonuna kadar taşıyamaz. Şenol Güneş'in hem kaleci, hem hoca olarak şu ana kadar oynadığı en büyük takım Galatasaray. (Milli Maçı saymıyorum, o takım büyük takımdı, başında Hoca'ya gerek bile yoktu) En kuvvetli en hazır oldukları, Stadlarının ilk derbisinde gördük. Hezimetten kurtuldu. Üstelik Galatasaray bu sezon için yarım takımla sahadaydı.

Galatasaray'ın 25 milyon futboldan anlayan Hocası var. Dolayısıyla kulübede ayakta duran JORBEY'e her an yardımcı. Beşiktaş taraftarının futboldan anladığı söylenemez. Önlerine ne konursa onu yerler, daha doğrusu içerler. Şenol Güneş şu ana kadar Hocalığını konuşturması gereken bir durumla karşılaşmadı. Kendiliğinden yürüyor. Geçen sezon verilen Şampiyonluğu ben aldım sanıyor. Ve hata yapmaya müsait, mutlaka patlayacak.

Elinde kaleye kim geçerse fark etmez dediği 2 kalecisi var. Büyük takım için en büyük dezavantaj. Bakın Volkan Demirel'e, 2 sezondur patlak, neden? Çünkü kaleyi kaptırma ihtimali var, tedirgin. Muslera öyle mi? 50 tane hatalı gol yese yine kalede, rahat güvenli. Tolga Zengin 2 Şampiyonluk görmüş kaleci. Bütün bir sezonu kenarda bekletemezsin. Şimdiki kaleye geçen diken üstü maça çıkıyor. 2 kötü gol yeyip takım yenilse ilk onun kafasını koparacaklar. Kalecilik yapanlar bilir, rahat değilsen dandik gol yemeye hazır olacaksın.

Bir iş yerinde 5 sene çalışan işçi mafyalaşır. Patron onlara söz geçiremez. Oğuzhan, Olcan bu takımın ağır abisidir artık. Pastadan pay alamazlarsa ortamı dağıtırlar. Mecbur oynatacak, küçük maçın büyük futbolcuları Hocaların baş belasıdır. Oynadıkları maç efsane top oynayacak, kesemeyecek. Şenol Güneş için en uygun olanı takımda bazı futbolcuların sakat olması. Banko oynayacak futbolcuların 15-16 yı geçmesi durumu Şenol Güneş için hiç iyi değil.

Göl bölgesinde de aynı bela mevcut, Kimi koysa atıyor ligin başında, ortam kızışmamış. Süre alan adam ben atayım derdine düşecek. Beşiktaş golcüleri bu sezon çok gol kaçırır. Şimdilik 2 kazmanın uyumu sayesinde gol yemeden attıkları için, kaçan gollere vah çeken yok. Defansın en önemli futbolcusu Tosiç her maç kırmızı kart potansiyelli. Yukarıdan emir almayan bir hakeme denk geldiğinde atılır, penaltı yapar. Yarın kaleciler de önemli bir maçta cortlayınca göreceğiz.

Beşiktaş bir Winner takım değil, takımda Dünyaca tanınan tek oyuncu Quarizma, o da an meselesi kulübeye düşmesi. Şampiyonluk yarışında Vodafon'da yenemediği takımla Telekom'da oynayacak. Allah o maça düşmanı düşürmesin.

Beşiktaş Taraftarının faydadan çok zararı var. Maçın başında gürültüye başlıyor gol istiyor. Oyuncuların çoğu yeni, alışık değil strese girecek. Stadyum bir semt takımı için fazla büyük, hiç bir maç dolmaz. 25.000 kişi olsan boş görünür. Maçı etkiler.

Bu bölümde saydığımız olumsuz faktörler mutlaka Beşiktaş'a çok ciddi puan kayıpları yaşatacak.

C; MOTTO, AMENTÜ, TÜRK FUTBOLU'NUN DEĞİŞMEZ,DEĞİŞTİRİLMESİ TEKLİF BİLE EDİLEMEZ MADDESİ

Galatasaray ben Şampiyon olacağım dediği sezon, yönetim,taraftar, futbolcu DNA çift sarmalı devreye girer. Galatasaray'ın tarihinden gelen haslet, hars ve hulusu tribünle bütünleştiğinde Şampiyonluk kaçırdığı görülmüş şey değil. Bu sezon işte o sezon.  Aslan sofrayı kurdu. Davetliler içinde Beşiktaş ve Fenerbahçe yok. Davetliler listesinde adları yoksa bilsinler isimleri menüde yazıyordur.

Galatasaray ben Şampiyon olmak istemiyorum diyene kadar bekleyecekler. Dededen kalan Riva Çayırını, çöktükleri Florya bayırını sattılar, Tok Aslan'ı ağırlamakta çok güçtür. Uzun süre sofradan kalkacağı da yok.

Şimdiden Galatasaray'ın Şampiyonluğu kutlu olsun.

21 Eyl 2013

Bir Beşiktaş Tramvayı Aldı Beni

Haftalardır kara bulutlar dolaşıyor üzerimizde. Söylediklerimizin doğru çıkmasına sevinecek değiliz, o halde başımıza gelenlere üzülmemiz gerekiyor. Ve adımız Galatasaray'sa da çıkacak bir delik buluruz diyor ve arayışa geçiyoruz. Büyük takım trenindeyiz, ya arayışı hedef bilip yürüyeceğiz, ya tamam deyip ilk istasyonda ineceğiz. Tarihimizin en acı yenilgisini aldığımızın ertesinde önümüzde muhteşem bir maç çıktı. Keşke Kadıköy'de Fener maçı olsaydı ama buna da şükür.

Ligimizin en büyük başaltı takımıyla, hem de tarihlerinin en iyi ilk 100 metresini koştukları zamanda, ve rüyalarında göremeyecekleri bir fark atmışken, seyirci rekorunun kırılacağı bir maça denk gelmek, benden başka hiç kimsenin beklemediği bir tabela yapmış Galatasaray için Futbol Tanrısının bir hikmetidir.

Fatih Terim'siz bir Galatasaray'a razı olmadığım için, olası bir hezimet sonucunda, Hoca'nın uzama ihtimali dolayısıyla, futboldan futbolcudan anlamadığına inandığım Grande'ye bir yardımımız daha olsun diye, Beşiktaş maçının rahat geçilmesi adına, maç kadrosunu ve maç taktiğini yazıyorum.

Oyuncu grubumuzu incelediğimizde her kesin malumu. 10 yabancı futbolcunun yanında oynatabileceğimiz en az 20 futbolcumuz olduğunu görüyoruz. Yabancı futbolcular, bunca para verilerek, kadro açılsın diye de başka yabancılar kovularak getirildiklerine göre çok iyi futbolcular olduğunu tartışmak anlamsız. Öyleyse 10 kişiden 6 kişiyi, maç kadrosuna yazıp, yanlarına da 12 Türk futbolcuyu ekleyerek yarın gece kampa alacağız.

Muslera; Galatasaray kalecilerinin kendisi dahil çok kötü olduğunu düşünenlerdenim. Ufuk ve Aykut'un kaleci olmadığını çoktan anladık. Bizim paramızla 5 para etmezler, ama Grande'nin kendi parası olmadığı için eşek yükü para ödetmeye devam ededursun. Bari Arena'daki kombinelerini sattırsa da kulüp devede kulak kadar bir tahsilat yapabilse. Eray'ı hiç seyretmeseydik keşke. Kaleci sanıp bu seneyi de geçiştirebilirdik. Geçen hafta kalede Eray'ı seyredince, Muslera artık benim için antrenman maçında bile vazgeçemeyeceğim kalecidir. Muslera'sız maçın sorumluluğunu kimse taşıyamaz. Üstelik daha 2 gün önce yarım düzine yemesine rağmen.

Melo, Riera, Amrabat, Bruma, Drogba ;Yabancı futbolcularım.

Yedek kaleci (usulden kalburun biri, kalecilerimiz maalesef kova bile değil, Muslera'ya bir şey olsa bile ben kaleye geçirmem, Melo'yu kaleye geçiririm), Hamit( Sakatsa Sabri), Hakan Balta, Selçuk, Engin, Semih, Ceyhun, Burak, Gökhan, Umut, Aydın, Yekta.( bu son ikisi oynasın diye değil, kural böyle, yedek kulübesi pas pasçısı olarak yazılmıştır. A2 takımından iki kişiyi de alabilirdim ama  çocukların gururunu kırmayayım, utanırlar diye kaşar yedek tercih ettim)

Şimdi ilk 11 i açıklıyorum. Elimde şeffaf minkale, kuyumcu terazisi, kumpas, periyodik cetvel, ne zıkkımsa ne kadar ölçüm biçim aleti varsa sererim masanın üstüne. 11 i sahada 7 si yanımda oturacak futbolcuları en adaletli bir şekilde dağıtmam lazım başta. 6 yabancıyı ilk 11 koymak adaletli değil, üstelik oyun içinde hamle yapılmasının önünde engel. Madem yabancı futbolcular, yerli futbolculardan iyi, demek ki ben yabancı iyiyi çıkarırsam mutlaka daha kötü yerli bir futbolcu koyacağım için, oyuna somut olarak pozitif katkım olmayacak. Değişiklik dostlar tribünde görsün misalini geçmez. Oynatacağım 6 yabancının tamamının iyi oynamasına dua etmek için de Hoca değil hacı olmak lazım.

Bu durumda sahadaki 5 yerliden 3 ünü başka yerlilerle değiştirebiliyorum. Yani böylesi bir tercihte, 6 da sıfırlık bir şans var iken, 5 de 3 gibi büyük bir asimetri söz konusu. Bazılarının 604 kuralının Galatasaray aleyhine olduğu görüşü bu yüzdendir. Ama madem bu kural her takım için geçerli, risk minimizasyonuyla, kar maksimizasoyunun peşine düşmemiz lazım. Tam net açıklayamadım belki ama kısaca ben ilk 11 i her zaman 5 yabancı, 6 yerli, kulübeyi de 1 yabancı 6 yerliyle oluştururum.

Bu tercih hem hancı futbolculara daha fazla güvendiğimi, yolcularla maç kazanılır ama destan yazılmaz olduğunu takıma şırınga ediyorum, hem de oyun içerisinde gerçekten darbe yapabileceğim bir veya bir kaç koz bulunduruyorum. Ve Muslera'nın önündeki 10 kişiyi tahtaya yazıyorum.

Hamit-Semih-Hakan Balta-Riera savunma dörtlüsü, önlerine Ceyhun-Melo çapası. Selçuk İnan oyun kurucu(Oyun kurucusuz hiç bir maça çıkmam ve Galatasaray kadrosunda da şu an Selçuk tek oyun kurucudur. Daha önce büyük neticeler almış ismi, cebi, dolayısıyla cüzdanı büyük futbolcular oynayacak diye Selçuk kaybedilmek üzere) açıklarda Amrabat ve Bruma, golcü Burak.

Şimdi oyun planına geçiyor ve kafamızda maçı oynuyoruz.

Karıncayı ezmeyiz dediysek, böcekler durumdan vazife çıkarmasın. Real'den hezimet yediğimize sevinenler, önce bir Real Madrid maçı oynayacak, sonra sevinmeye kaldığı yerden devam edecek. Atarız tutarız ama yar (uçurum)başında tutarız. Bizim Galatasaray'dan başka neyimiz var? İmparatora söverim ama velev ki sokakta Terim'i biriyle kavga ederken göreyim, haklı mı haksız mı sormam, kavgasına ölümüne dalarım.

Galatasaray'ın hiç bir maçında beraberliğe razı olmam. Beşiktaş maçını da yenmeye oynayacağım elbet. Yenmeye oynayacak bir 11 ve maç dizilişi ortaya koyuyorum hodri meydan. 433 oynuyorum. Burak 11 km koşmayacak. Hangi salak icat ettiyse, bütün orta düzey hocalar atlamış bu koşu mesafesi denen şebekliğe. Kaleci bile top yokken gezinerek 4 km koşmuş sayılıyor. Semih 10 kere kornere, serbest vuruşa gidip gelse 100 metre gidiş, 100 dönüşle, 2 km boş koşu yapmış sayılıyor. Demek, Hagi, Sergen, Jardel, Tanju gibi futbolcular şimdi olsa hiç bir takımda oynayamayacak.  Ben Tanju Çolak'ı kendi 18 imiz içinde hiç görmedim. Messi'yi kendi kalecisinin yanında gören var mı? Burak'ı it gibi koşturmak neyin nesidir? Top kendi gol bölgesindeyse elbet basacak basabildiği kadar, top onu geçmişse atacak bir iskemle orta sahaya oturacak. Burak diri kalacak ki, topla gol postta buluştuğu zaman olanca zindeliğiyle darbe yapabilsin. Melo onun yerine de koşacak, koşar.

Ceyhun hazırlık maçlarının en iyi futbolcusuydu. Gerek fiziği, gerek tekniği ile, ve en çok da Terim'in çok eskiden beri tanıdığı, güvenip transfer ettiği biri olması dolayısıyla da kötü oynarsam bir daha oynayamam endişesi olmadan çok rahat maç oynar. Üstelik bir kaç mevki de rahatlıkla oynayabilir, şut çeker, serbest vuruş bile kullanır. İlk topa basar, her hangi müdahalesinde de Melo toparlar, oyun kurucuya aktarır, gerekirse de kendi kurar, havlar.

İki hızlı kanat forvetiyle oyun oynama alanını iyice açar, sahanın her metre karesini değerlendiririz. Sağdan soldan yağmur gibi Burak'a pas attırırım.(orta değil, pas) Açıklar genç futbolcular, kolay kolay yorulmazlar, ama ben geberene kadar koşun diye taktik veririm. Ve baştan anons ederim, ilerleyen dakikalarda ikinizden birini çıkaracağım. Hocalarda anlayamadığım, akıl erdiremediğim onca şeyden biri de budur. Kötü oynayanı çıkarırlar. Bu tamamen yanlış bir tercihtir. Ben yapmam. Ben kötü oynayanı çıkarmam, maçın tamamını kötü bitireni de bir daha oynatmam.

Diyelim ki Amrabat beklentimden kötü, Bruma beklentimden  iyi oynuyor. Ben o anda Mörfi kuralını uygularım. Bir şey iyi gidiyorsa, kötü gitmesi an meselesi. Bruma az sonra cortlayacak. Yok arkadaş bu çok basit bir önerme, ben daha bilimsel düşünürüm diyorsan aynı şey, o zaman George Politzer aklına gelsin. Diyalektiğin 4. maddesini işlet. Her madde, her olay zıttıyla birlikte hüküm sürer. Yani iyi oynayan futbolcunun bir süre sonra, kötü oynama ihtimaliyle, kötü oynayan birinin bir süre sonra iyi oynama ihtimali aynıdır. Nasıl olsa Bruma'dan verimi almışım, muhtemelen kötü oynamaya başlayacak, çıkarırım.

Şimdi dikkatle okuyun, esas sihir burada. Sihirin dışında kalanını Terim'de yapabiliyor, ben Terim'in yapamadığını yapıyor, tek değişiklik hakkımı kullanarak 4 değişiklik birden yapıyorum. İyi oynayan Bruma'yı çıkarıp, Drogba'yı oyuna alıyorum ve kötü oynayan Amrabat'ın iyi oynamaya başlayacağı dakikaları bekliyorum. Aynı anda Riera'yı sol açığa gönderiyorum, 2. değişiklik. Üstelik oyun planımda hiç bir değişiklik yok. Hakan Balta'yı sol beke kaydırıyorum 3. değişiklik. Son değişiklik, Ceyhun'u stopere çekiyorum ve iki değişiklik daha hakkım kalıyor.

Bu yaptığım değişikliğin dakikası, skor tabelasına göre değişir. Değişiklik garanti de, yeniksem ilk yarı bitiminde, galipsem 60 larda falan. Selçuk'u ön liberoya, Burak'ı çıkana kadar Drogba gerisine alır, çıkarınca Engin Baytar'ı içeri iterim. Muhtemelen son 20 dakikaya 2 fark önde girmişimdir, Beşiktaş şuursuzca gol kovalayacak, öldürücü darbenin zamanı geldi. Riera'yı yanıma çağırıp, Umut Bulut'u, Drogba'nın yanına gönderirim.

Adam atılırsa, sakatlık çıkarsa, hiç düşünmediğimiz bir futbolcu oynayamaz duruma gelirse o da önceden belli. Kaleci dahil, birinin başına halt gelirse Melo onun yerine de oynayacak. Melo'ya bir şey olursa artık kader utansın. Herkesin yerine koyabileceğim adam var ama Melo'nun yerine koyacağım adam yok.

Serbest vuruşları, penaltıyı, bize göre sol taraftan oluşacak kornerleri Selçuk, sağ taraftakileri Riera kullanacak. Yani toplar içeriye kavisle atılacak, öyle bir atacaksın ki kimseye top değmese gol olabilsin. Selçuk'un kullanamam dediği vuruşları,
Selçuk kimi isterse o atacak. Kornerlere Semih ve Hakan Balta gitmeyecek. Vurma ihtimalleri sıfır olan toplar için boşuna enerji tüketiminden başka işe yaramıyor.

Geriye, yana mecbur kalmadıkça pas atmak yok. Karşında elbet bir rakip var, top onlardayken alan savunması, alan presi yapılacak, ceza sahası yakınlarında faul yapılmayacak. Fernandez, Alex'ten daha iyi korner ve serbest vuruş kullanıyor, üstelik Almeyda çok yükseklerden ve çok iyi kafa vurabiliyor. Bu olasılık kaskoya bağlanacak. Faul yapacağınıza bırakın girebildikleri kadar kaleye yaklaşsınlar. Bu iki futbolcu dışındakiler için ekstra önleme gerek yok, her takımda hemen hemen aynı kalibrede oyuncu var. Kendi oyunumuza bakacağız, kendi planladığımız mücadeleyi vereceğiz.

Maç bittiğinde hiç kimsenin 20 metre koşacak dermanı kalmayacak şekilde sahadan çıkabilirsek, İkitelli'den Florya'ya kadar marş söyleyerek döneceğimizden şüphem yok.

Bütün bu planlar, gazlar, dolduruşlar, taktikler hikaye, takmayın kafanızı siz hasta bir Galatasaraylının saçma sapan sözlerine, Metin gibi oynayın yeter.

Haydi çocuklar; Gazanız mübarek olsun.