25 May 2009

Adnan Polat Bulunmaz Eşin, Bu Kulube Senin Eserin


Lika, Kulusic, Da Silva, Tozo, Smeltz, Tambwe, Zoko.
Bashir, Moreria, Bastos, Ross, Rashad, Nsumbu, Nguenheu, Zinko, Hüseynof, Agbetu.

Eğer kafayı yemediysem bu yukarıda yazdıklarım isimler, küme düşen Hacettepe ve Kocaelispor'un sezona başlarken ki kadrolarında bulunan yabancı futbolcular. Kocaelispor'un son maçına bunlardan Agbetu ve Nsumbu çıkmış. Gerisi bitpazarında çakmak satmıyorsa, pişmaniyecinin birine çırak girmiştir. Bunların hiç biri oynamasaydı da en kötü ihtimalle yine küme düşecekti Körfez ekibi.

De Santchiz, Linderoth, Meira, Kewell, Lincoln, Baros, Nonda. Sayarken bile farklı, her biri ayrı ayrı ülkelerinin ulus takımlarında oynayan yıldızlar. Galatasaray'ın kadrosundakiler. Son maça çıkanlar, Kewell, Baros, ve Ümit Karan veto yemeseydi olmayacak olan manda yiyicisi Nonda. Kocaelişspor nasıl küme düştüyse bizde öyle düştük. Üstümüzde, Trabzonspor, Sivasspor, Fener, Beşiktaş varsa, 4. lüğe tutunabilmek için önce gök tanrıdan sonra diğer takımlardan medet bekliyorsak bilin ki küme düşmüşüzdür haberimiz yoktur.

Geçen yıl Şampiyon olan kadroda Lincoln hariç hiç bir yabancı oynamadı. Bu yıl çoğu oynamadı, son maçta 2.5 yabancıyla oynadık. Alacağımız en kötü dereceyi aldık, ölümden öte köy yok. Derece kötü olunca, ilk başta mevcut hocaya bilet kesiliyor, yeni gelenin bokunda boncuk olmadığının anlaşılması zaman almıyor, bir iki futbolcu telef edilip hedef saptırılıyor, sayılı gün nasıl olsa sezon dediğin, 3 gün sonra bitiyor. Yalan transfer haberleriyle oyalarsın taraftarı, tozu dumana katar sıvışırsın ortalıktan bir müddet, taraftar içine sindirir küme düşmeyi, rezil olmayı nasıl olsa, sonra çıkarsın ortaya. Bir iki hamaset, bir kaç yüz beleş bilet, devran döner, böyle gelmiş böyle gider.

Dün maçı dikkatle izledim, baştan beklentim olmadığından çok rahattım, oyunun ilerlemesiyle bizimkilerin alışık olmadığımız, daha doğrusu unuttuğumuz o büyük futbol oynama karakteri geri gelince heyecanlandım. Nerdeyse takımın galip geleceğine inanmaya başlamıştım, hatta Bülent Korkmaz'ın başımızda olduğunu bile ihmal edilebilir saydım, ilgilenmedim. Arda'nın Ayhan'ın, hatta Sabri'nin açıldıkça Kewell'in oyununu gördükçe ve Beşiktaş'ın rezalet futbolunu izledikçe fark atarız diye düşündüm. 3 defa kaleciyle teke tek kaldı Baros, Arda'nın korneri içerden çıktı, Kewell'in ıskalayacağı tuttu, kaleye şutu olmayan( Tello'nun şutu taca gitti) Beşiktaş kazandı. Gol atmadan kazandılar, Fatih Terim'i sinirlendirdiler, ünvana ortak ettiler Dürüllülü Mustafa'yı.

Benim derdim kadrolardaydı, dahası kadrolardaki yabancılarda. Yüksek ve nitelikli dolandırıcılık değilse nedir peki gelinen nokta. Borsada işlem görüyor artık takımların hisse senetleri, sahada üzülenler kadar tahtada bitenler var. Manüpülasyonun kralı yapılıyor gün be gün. Hepsi ortak değilse adam değilim. Beşiktaş hisseleriyle oynadılar, kim bilir kaç Beşiktaş'lı çarpıldı Cuma ve Bugün. Ağızlarından salyalar akıyor Adnan Paşa'nın. Sermaye Piyasası azıcık adam olsa, bu ülkede savcılar biraz da bu cihete ilgi duysalar topu kodesi boylayacaklar. Kimin parasını kaptırıyorsunuz monşerler güruhu. Kendi işyerlerinizde çalışmayanlara maaş veriyor musunuz? Şu Linderoth'a kaptırdığınız paralarla Afrika'nın yarısı doyardı oysa.

Bülent Korkmaz'ı dün bir yönüyle ilk defa takdir ettim. Eğer bilerek yaptıysa, unutmadıysa, adam değiştirmemesini çok olumlu buldum. Takım sezonun en iyi futbolunu oynamış ve yine yeniliyorken bile değişikliğe gitmedi. Kulubede her ihtimale karşı, Aykut, Murat Akça, Mehmet Güven, Yaser, Aydın, Uğur vardı. Bu kulübe Beşiktaş kulubesiyle maç yapsa sonuç ne olur acaba? Sivok, Tello, Cisse, Ernst, Holosko, Bobo, Nobre... Delgado sakat olmasa o da oyuna girecek. Adamların bütün yabancıları banko oynuyor, sezonu tamamlıyor, bizimkilerin yarısından çoğu tatile çıktı.

Kaç sezondur aynı filmi seyrediyoruz, çok kullanıyorum belki ancak her sitem yazısına oturuyor. Hacivat zamparalık yapıyor, ceremesini Karagöz çekiyor. Adnan Paşa soysun takımı, oynasın oyuncak gibi, yapsın hovardalığını, Karagöz'üz biz çekeriz cefa.

Şampiyon olmasa da, kupalar almasa da, başında bin müsibet bulunsa da, seviyoruz işte var mı diyecekleri.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

abi sen ki 14 sene şampiyonluk görememiş büyüğümüzsün 14 sene şampiyon omadaıkda ne oldu tr yenin en büyük en çok kupa kazanan en çok tanınan ve en çok taraftarı olan takımıyız bir galatasarayız.boşver bu senede böyle geçsin.

UĞUR DEMİRCİ dedi ki...

Özhan Canaydın'la çile doldururken "Tanrım biz bunu hak edecek ne yaptık, ne günah işledik" derdim ara sıra.

Emek verenlerin nasıl tefe konduğunu gördükçe şimdi biraz biraz anlıyorum...

Özhan Canaydın! Çünkü siz buna değersiniz.

ksenophanes dedi ki...

Nazmi abi arda'nın '' bülent hoca bir sezon daha kalmalı'' lafını nasıl değerlendiriyorsun.. Futbolcunun işi kalmasını istediği hocanın verdiği direktiflere göre topunu oynamak mıdır yoksa kendi statüsünü açan açıklamalar yapmak mıdır ? arda canımız ciğerimiz çok seviyoruz ama sanki her geçen gün takım içersindeki o derin galatasarayı güdümlüyor..

Nazmi Hasdemir dedi ki...

çocuklar ben galatasaray şike yaptı demiyorum, tesbit yapıyorum. bakın ne güzel oluyor büyük takımlardan birinin iddiası yoksao maçlar. şimdi biz puan puana inönüye gelseydik, adnan çak yapacakmıydı tüpçüyle. Alavere dalevere kürt memet nöbete. bu işler böyle, sivasın şampiyon olması, şampiyonlar ligine gitmesi türk futbolunun sonu olur onlara göre. maçını kimse izlemez. o yüzden bakmayın siz kayıkçı kavgalarına, futbolcular, yöneticiler ve amigolar ortaktır. çıkar ilşkisi vardır.

her maç hırçınlaşanlar bu maçta ne kadar sakindi görmedinizmi. Sivas maçını da göreceğiz, bakın kaç kişi atılacak. Bülent yüzünden sivasa saldırmak, aydınların yakılması yüzünden sivasa saldırmak olmaz. bende sivaslıyım, hemde deniz gezmişi yakalatan ilçedenim.

sivasta sadece yobaz yaşamıyor, bülent uygun ise bugün var yarın yok.