Ülke yangın yeri, her ocak ateşler içinde, ortalık veremden sıtmadan kırılıyor, biz nezleye çare arıyoruz. Milletin 3.16 olmuş 1 Doları yok ona mı ağlayalım, Galatasaray yenilmiş ona mı üzülelim. Bu ortamda maça gitmeye utandım, inşallah beni kimse görmemiştir.
Şehirler bitti, şimdi ilçelere bile modern statlar yapılıyor, sebebini bilmiyoruz. Lig liderinin maçını 300 kişi seyrediyor, FB taraftarı çoktan gitti, Kayseri'de 1 liraya maça giden yok, Kasımpaşa, Gençler,Osmanlı,Rize, Akhisar'da yaşayanların şehirde maç olduğundan bile haberi yok. Bir biz varız, tribünlerde savaştıran, ölü takıma can vermeye çalıştıran giydirilmiş umutlarla coşmaya zorlatan duyguyu yaşatan. 3 senedir Arena'nın yolunu bile unutmuş bendenizi bile tribünlere döndüren duygu, iflah etmez çocukluk hastalığı.
Stat yapıp maça gelmeyin diyen Futbol Şebekesi neyin peşinde? Trabzon maçında yarım dakika küfür edildi hepinize, gırtlağım parçalanacaktı ben de ettim, sistem tespit edememiş, akşam tribündeydim, Trabzon maçından dönerken bir grupla tanıştım, hiç küfür etmemişler, dün yoktular maçta cezalıydılar. Bu ortamda kombine alan Dünya'nın an aptal adamı. 6 lig maçından 2 sine gidememişsin. Bu ortamda bile değiş tokuş yapabilen, neredeyse Trabzon maçından bile daha çok gürültü çıkaran muhtemelen bu sezon ilk defa maça gelen Büyük Galatasaray taraftarına bir kez daha minnet duydum.
Maçları televizyondan seyreden, başka şehirlerde başka ülkelerde yaşayan Galatasaraylılar, neden İstanbul'dakilerin stadı tıklım tıklım yapmadıklarına anlam veremiyor. Ah orada olabilsek diye iç çekiyorlar. Ölüler dirileri her gün helva yer sanırmış. Sen sahanın içini görüyorsun, bir de dışını görsen. Kara yoluyla maça gitmek imkansız, Metroyla gideceksin, 20 dakika sürüyor yolculuk. 1 saat kala yola çıksam oley çektirmeye bile yetişirim diyorsan 20 dakikayı kaçırdığının resmidir. Tam 7 defa arama var, cebinde bozuk 100 lira bile olsa el koyuyorlar, kalemin çakmağın varsa hediye ediyorsun, cep telefonunun şarjını bile alıyorlar. Maç bitti otobana çıkan 2 metre eninde Çin Setti duvarı var, ezilmeden yolu bulabilmiş, karşıyı görebilmiş, çamura saplanmamışsan balık istifi minibüslere kendini attın demektir. Metroya yığılan 10 binlerce kişinin içindeysen durum daha vahim, 4 turnikeye yığıldın, çocuk,kadın değilsen idare edersin, çoğu jeton basmadan geçer, geçen de 1000 kişilik vagona 5 bin kişi biner. Paranla rezil olmak lafı Arena'ya maça giden Galatasaraylılar için söylenmiş sanki.
Yani özenme kardeşim, Galatasaray Veremi'ne yakalanmamışsan çekilecek dert değil.
Takım ısınmaya Linnes'le başladı, Karol yoktu. Vay be dedim JORBAY! yine beni okumuş. Çöp Karolü kesmiş. Yedeklerde de yoktu. Bir baktım ısınmanın sonuna doğru yetişti. Özel doktor nezaretinde hızlandırılmış ısınma yaptırdılar. Vay be dedim, Hoca kontra garantiye gitmiş, Linnes'le başlayacak ama cortlama ihtimaline karşı da Karol'de erken değişiklik için hazır bekleyecek. Ne gezer, hangi yardımcı akıl edecek de bu formülü uygulatacak. Gol olsa da sevinsem diyen Ayhan Akman mı? Duymaya başladığım pis kokulara parfüm sıkılıyor sanmıştım ki, Galatasaray kadrosu sayıldı. Karol ilk 11 çıktı. Ben Linnes'in yerinde olsam, ya da Linnes futbolcu olsa JORBAY'ın gırtlağına yapışırdı. Dalga mı geçiyorsun sen lan. Hazır değil diye oynatmadığın futbolcular yüzünden döndüğümüz tribünlerden bizi tekrar kovuyorsun. Sen hazırmısın koskoca takımın Hocası olmaya? Sildiğimiz futbolcuları kovdurdun diye beslediğimiz sempatiyi geri almak için fazla bekleyecek değiliz.
Çok iyi insan, artık CV'sinde de büyük takım hocalığı yapmış yazıyor. En fazla 15 kişilik kadrosu olan küçük bir Anadolu takımına Ağalık, Bey'lik yapabilir. Ne yalan söyleyeyim ben hoca olsam aynı olurum, 18 kişi kadroya alsam 19. futbolcu Hocam ben niye yokum dese yüzüm kızarır. Sahaya 11 kişi çıkaramam, hadi çıkardım oyuncu değiştiremem. Ne diyeceğim numarasını kaldırdığım futbolcuma. Acıyor, maçtan önce konuşuyor, 70 de seni sokacağım seni çıkaracağım diye bildiriyor. Bildirmediği zaman da Yasin gibi çıkarttığından fırça yiyor. Sen acımaya devam et JORBAY, bay bay diyeceğin günler uzak değil. Fener maçında Çöp Karol'un, taraftar sinir bozucusu Sabri'n, Hoca mezar kazıcısı Selçuk'un da sana acır da ömrünü uzatır.
İlk defa kovulan bir Hoca'nın arkasından üzüleceğim. Ağıt yazısı cebimde. Çok iyi adamdı,
Geçen haftaki maçın 3. 4. yarısını oynadık sanki. Hatırlatma yaparak bu maçla birleştiriyorum.
1- Eren Derdiyok beni dert sahibi yaptı. Fazla beklemeyeceğimi,yaftayı boynuna ilk ben geçireyim. Umut Bulut'a evrilmiş demişim, az bile söylemişim. Golcüyü geçtim, futbolcu bile değil. Bu cümleyi yazacağım için dikkatle izledim, top yokken özellikle. Topla buluşamamak için deli dana gibi koşuyor. Atılan kısa sayıda pas kendisiyle buluşmayınca da el kol hareketleriyle kızıyor. Dandik takımlara attığı dandik(Rövaşatayı saymıyorum, fiktif, 10 senede bir olur) 3-4 golle adam sandık. Izlandalı çöp çıkarsa yandık demişim. Burak Yılmaz bu salağı gol diye oynar. Halı sahada golcü başlayan uzun boylu abilere benziyor. O golü gece 1-2 maçında kaçırsan fırça yersin ya beke ya kaleye geçirirler. Basket Takımı hazır rezil kepazeyken acil Ergin Ataman'a gönderelim.
2- 3 maçtan 1 puan alırsak iyi demişim, fazla iyimserlikten 1 puana fit olmuşum. Hıncal Uluç'luk yapayım, 6-0 ı aramıyorsak ben 1-2 gol e razıyım. Lens, Karol'u, Volkan Sabri'yi maymuna çevirir. Hele kenar beklerin çok iyi orta yaptığını düşünürsek stoperlere felç iğnesi yetiştiremeyiz. Resim çektirerek kafaya çıkanlara, her iki stoper 1 cm bile sıçramadı. o iki kafa golüne yapacak bir şeyi olmayan stoperin Florya'da işi yok. Kravatlı eşkıyalara kurban giden, Uğur Uçar, Yalçın Ayhan, Uğur Demirok, Ferhat Öztorun savunmasını geri çağıramayacağımıza göre bilenler Muslera'ya şimdiden duaya başlasın, korku filmi gibi.
3-Taraftar ligin düzlüğünde bitim maçlarında olması gereken formda, düşer dayanamaz dedim. Ve iddia ettim, taraftar futbolcu yönetim bütünlüğünde yarışta varsak biz Şampiyon oluruz bahsi oynadım. Ne gezer, ağızlarından kaçırmışlardı zaten. Kongre öncesi takımın tepede olması demek satışa razı edebilmek içinmiş. Bakın çok iyiyiz, Florya'yı, Riva'yı İktidara peşkeş çekemezsek yanarız diye korkuttular. Küme düşecek 3 takımında olduğu ilk maçları fikstür avantajıyla iğrenç futbolla, Muslera'yla, Bruma'yla atlattık. Futbolu hatırı sayılır bir takım ve Hoca'ya denk gelince de tokadı yedik. Arkası gelecek, Ne Konya'yı, ne Osmanlı'yı ne Bursa'yı yenebiliriz.
4- Fener medyası birine iyi mi diyor, bilin ki takımın en kötü futbolcusu o. Sanırım Karol'a çöp diyen ilk taraftar benim, bunun da arkası gelecek. 11 maç oldu tek bir ortasını görmedim. Tam orta kesecek mahalle geliyor, hoop ters bir feyk, içerideki Buruma'ya ver kurtul el bombasını. Topu Bruma kaptırsın neme lazım. Ben pas hatası yapıp uyuyan arının götüne çöp batırmayayım. Isınmaya bile geç çıkayım hatta, ne kadar saklanırsam ömrümü o kadar uzatırım. Halı saha futbolcusu demişim vaz geçiyorum. Böyle futbolcuyu halı sahada döverler kendine oynuyor diye. Saat parasını aynı vereceğim, ben 2 dakika, Karol Bey 20 dakika topla oynayacak. Yok Yaaa!
5-Tolga sarı kart aldığına çok sevinmişti JORBAY. Ya almasaydı, ne halt edecekti, Selçuk bey lütfen sen oynamasan da İnsan Yiyici diye aldığımız adamı taraftara sunsam. Kusura bakmazsın değil mi? hatta ufak bir ishal yazdıralım doktora da yedek kulübesinde bile oturma ayıp olmasın. Yok yapamazdı, çok iyi adam, Selçuk maç başı parasını alamayacağı için razı olmazdı. Oh be teşekkürler maçın adi hakemi, 4. sarı kartı gösterdi de beni dertten kurtardı. Bu hafta iş kolay, tombaladan kimi çıkartıp koysa fark etmeyecek. Tecavüz kaçınılmaz zevk yapacak. Maçtan sonra 2 Hollanda yolcusundan birini uçağa yetiştirirler. Şebeke'nin takımı bu haftayı kayıpsız geçerse bizim tepemize çok rahat yerleştirirler. Kargo uçağına bizimkini bindiriler. Tabi Mustafa Kapı kendisini çağırıp iş vermezse.
6-Aslan çıplak çocuklar. Yelesi bile yok. Bruma'yı sayma, ya da top onda değilse 18 e bile giremezsin. Maçtan önce Ali Ece bir radyo programı yapıyordu, konuşmacı oldum. Bruma ne zaman gider dedi. Ronaldo Ulusal takımı bıraktığı, veya bırakacağı zaman dedim. Git kurtar kendini Pele. Burası çöplük, ben o topu oraya insanlık dışı çalımlarla getireceğim, Eren Dertsahibiedici boş kaleye dürtemeyecek. İkinci yarıya Eren'i çıkartmazdım, çıkarsa da ben çıkmazdım. Kariyerinle oynuyor, Takımda golcü olsa şimdi seni Dünya Futbolu konuşuyordu. Tarihe not düşüyorum yine de konuşacak. Maça gitme sebebim sensin. Kazmanın birine denk geleceksin ayağını eline verecekler diye ödüm kopuyor. Sakatlanmana kıyamam, tekrar söylüyorum yol yakın devre arasında kaç kurtul. Bu ülkede hiç bir şey daha iyiye gitmeyecek.
7- Gereksiz takometreci pasları trafiğine girildiğinde, yani maç 1-2 durumda Başakşehirli futbolcular yerlerde sürünüyor, kaleci vakit geçiriyorken, bizimkiler de isabetli pas sayısı ve topla oynama yüzdesini artırmaya çalışırken, Semih, Muslera'ya, Muslera Selçuk'a Selçuk Hakan Balta'ya, Balta Karol'a o tekrar Muslera'ya topu çocuk arabasıyla gezdirirken bir düdük çal hepsi gözünü yumsa 11 futbolcudan 9 u kalenin yönünü gösteremez. Gol atmaya gitmek bizim takım için ancak mayınlı araziden geçmek gibi. Bruma'yı mayın eşşeği gibi kullanacaklar, patlarsa o patlayacak.
De Jong'la Melo'yu kıyaslayıp son sözlerimi söyleyeceğim. Yaşatmazlar. Melo gibi atletik değil, vucudunu kullanıyor, her hareketine faul çalarlar. Delirtirler, sarı kırmızı aldırırlar. Henüz ilk 11 garanti değil, vazgeçilmez oyuncu olduğunda agresifliğe başlayacak, hakemlerin 4 gözü üzerinde olacak. Selçuk İnan olduğu sürece de hiç bir zaman gerçek oyununu göremeyeceğiz. Oynasa bile haftaya oynamama riski olduğu için toplara doğal yeteneği çerçevesinde giremeyecek.
Maç kazanırsın ama Şampiyon olamazsın Abdullah. Sıçan gibi oynayarak, öne geçince maçtan çalarak, futbolcuları yerden kaldırmayarak Büyük Hoca da olmayacaksın. 300 kişiye devlet, hakem desteğiyle oynayan, amacı belli olmayan, hedef koyamayan bir takımda, Türkiye'nin en büyük en güzel şehrinde sürgün hayatı yaşayacaksın. Sana hedefini büyüklerin söyler. Şampiyon olmayacak ama Şampiyonu belirleyeceksin. Onun için varsın. Henüz Global Kraliyet Kardinalizmi'nin Şampiyonu kim çözemedik. Beklemedeler, Beşiktaş olmayacak dedik, bizim de gırtlağımıza çöktürdüler, kala kala Fenerbahçe kaldı. Öngörülerimiz çıkar da Fenerbahçe bizi yenerse, hatta ağır yenerse görevin belli, Beşiktaş'ın yoluna taş koymak, Fenerin yolunu açmak. Sen Şike liginin sigorta poliçesisin. Kayıpların zararını tazmin edeceksin şimdi topladığın daha doğrusu heybene doldurulmuş puanlarla. İşini bitirip 5. liği cebe koyduktan sonra misyonun, Şampiyon kim olacaksa ona kaybedecek takımlara kaybetmek. Yoksa ne alakası, ne gereği var şampiyonluğa oynayan takımların kovduğu futbolcularla lider durumda olmanın.
Her maç olduğu gibi bu maçta da en az 30 dakika uzatma vardı. Başakşehir'de Cengiz diye bir çocuk var, bu gelişmesiyle ülkemizde büyük futbolcu olmaya en yakın adam olarak gördüm bu sezon için. Oynayan 28 futbolcu içinde de kalecileri saymazsak, Bruma'yla Cengiz'i çıkarırsak, bir de taraftarın ilgisini maçtan çekmeyi başaran pislik üreticisi Emre'yi ihmal edebilirsek alayı çöp. Hocalar dahil.
Sabri, Karol, Selçuk, Eren başlarsa, Serdar Aziz oynamazsa ölümlerden ölüm beğenin, imkanı olan maçı seyretmesin. Ya da benim gibi hezimete peşin rıza gösterin. Hayatımda ilk defa bir Fener maçına umutsuz çıkıyorum.
Yense de büyük yenilse de büyük, Galatasaray Taraftarına saygılarımla,
5 Kas 2016
2 Kas 2016
RESPECT; Beşiktaş 1-1 Napoli
Ufak bir gazelleme yapayım.
Çocukluğumun geçtiği İnönü Stadı tribünlerine, Beşiktaş'a tahsis edildiğinden beri en son Fevzi'nin geri pasını ıskaladığı maçta çıkmışım. Beşiktaş benim ne rakibim ne maçlarını izlemeye değer bulduğum bir takımdır. Nitekim önceki Napoli maçını Salı-Çarşamba Beşiktaş'a Avrupa Kupası maçı yakıştıramadığım için Perşembe oynayacak sanarak kaçırdım. Hoş kaçırdığım da bir maç olsa gam yiyeceğim o ayrı.
Beşiktaş'ın Alibeyköy Adalet yerinde olmasının tek nedeni stadın, semte yürüme mesafesi olmasıdır. İnönü Stadı Haliç'e yapılmış olsa devrin önemli takımları Vefa veya Alibeyköy şimdiki Beşiktaş'ın yerini, yani küçük boy başaltı takımı unvanını alacak, ülkemizin 5. büyük takımı olarak anılacaktı. Demem o ki, maç yaptıkları stad İkitelli'de olsa ki-oldu- hiç bir Beşiktaşlı oraya isterse Şampiyonluğa oynasın maçını izlemeye gitmez, gitmeyince de Sarıyer gibi, Kasımpaşa gibi bir takım olarak kalır alt liglerde sürünürdü.
Gazele devam ediyoruz, toplasan TV dahil 10 BJK maçı izlememişimdir. Bizim maçları da mı izlemedin abi? diyen çıkarsa evet izlemedim. Bizim maçta rakibin oyununa bakmam. Dolayısıyla Galatasaray-Beşiktaş maçlarında bile Beşiktaş'ı seyretmem.
Yıldırım Demirören'mi zengin Fikret Orman'mı diye sorsam böyle soru mu olur diye odunla döversiniz. Soruyu değiştireyim, hangisi Saray'a daha yakın olabilir peki? Hangisi futbolumuzu yöneten Global Kraliyet Kardinalizmi içinde olabilir? Yıldırım Demirören zamanında 3-5 sene önce menemenle beslenen, Samet Aybaba'yla jimnastik yapan takım, ne oldu da Fikret Orman'la pirzola yemeye başladı, Şike var diye, hakkım yendi diye bağıran tek temiz balık Şenol Güneş'i Araba'ya! sürücü yaptı. 10 yılda bir payına düşen Şampiyonluğu yeni stadın bitimine denk getirip, hem sırayı savdırdılar, hem de Şenol Güneş'in ne dediği anlaşılmayan cırtlak ağlamalarını kestiler.
Gazeli kesiyorum, fazla uzattım. Bana ne, ne işim olur Beşiktaş maçıyla diyeceğim de, Şampiyonlar Ligi'ni biz kurduk, Logo'daki 8 yıldızdan biri biziz, marşı biz bestelettik. Yıllarca bu ülke maç seyredicilerine ister tüyler diken diken, ister kıskançlık krizlerinde biz dinlettik. Bu sene yokuz diye malımıza sahip çıkmayalım mı? Bakalım 6 mecbur maçlardan birini Ülkemiz adına Beşiktaş nasıl oynuyor diye, yapacak da en ufak bir şey olmaması sebebiyle maçı izledim.
Altan Tanrıkulu bana Türk hoca, Türk futbolcu düşmanısın der devamlı. Dün gece oynayacak, ve sonradan gireceklere baktım. Brekisafal Kafatasçı Şenol Güneş'in, Türk Hoca ve Türk Futbolcu dostu, arkadaşı Zift Medyasının aksine takımda ülkemizden yetişmiş tek bir Türk futbolcu olmadığına üzüldüm. Yazık, Galatasaray'a Fransız tohumu diyen Türk Sevicilerinin takımında bir tane Türk yok. Dışarıda üst düzey top oynayan iki halis malis Türk'ün Bizden değil, yabancı dedikleri takımın alt yapısından çıktıklarını söyleyemezler. Beşiktaş takımı caddede yürüyüş yapsa Quarizma'dan başkasını tanımam. Çoğunun ismini ilk defa duydum.
Dün geceye dönüyorum,
Maçı dikkatle izledim. Adını ilk defa duyduğum, bu yüzden tweeet atarken yanlış yazdığım Atiba adlı birine taktım. Meğersem Beşiktaş'ın kaptanıymış, en eski ve en vazgeçilmez oyuncusuymuş. Uzatmayacağım bizde olsa topa ayağını ilk değdiği andan itibaren kovana kadar savaşırım. Biz Koskoca Selçuk İnan'ı yana pas veriyor diye itin götüne sokuyoruz. Atiba, Mustafa Sarp'tan bile korkak futbolcu. Takometreciler, Beşiktaşlı futboldan anlamıyor diye kakalamış. Maçtan sonra pas hareketlerini gösteren bir grafik gördüm. Adam sanki İstanbul'un Fethi'nde savaşan Yeniçeri. Kendi hava sahasını, gerideki kendi futbolcularını ok yağmuruna tutmuş. Rakip futbolcunun ikramıyla bala yakaladıkları tek gol pozisyonunda da, futbolcu dışı bir vuruşunu izledik, TürkSever lağım spor medyamızın yere göğe sığdıramadığı top tepicisinden.
Not alın diye yazıyorum. Şenol Güneş Beşiktaş Arabası'nı sürdüğü sürece ki-ben çok uzun seneler kalacağını sanmıyorum- yeni açtıkları İnönü Stadında hiç bir büyük maçı kazanmaya oynamayacaktır. Veri tabanı oluşacak maçlar oynandığında bir bakacağız ki, Beşiktaş belkide bu stadyumda hiç yenilmemiş, ama beraberlik rekoru kırmış olacak. O da aynı yanlış pas vermeme korkusuyla takometreciyi memnun eden futbolcu gibi, yenilmemeye oyun kuruyor. Yenilmekten korkuyor. Tarih,yenilmeyi, kaybetmeyi göze alamayan hiç bir komutan zaferini yazmamıştır. Türk Futbolu'nun en büyük macerası Ali Sami Yen'de alınan 5-0lık Chelsea hezimetiyle başlamış, utkuya ulaşmıştır. Dinemo Kiev'i bile yenmeye oynamaya cesareti yok ki, Necip'in sakatlığına ağlıyor. Şansa da olsa deplasmanda yendiğin takımla erkenden Final maçına çıkmışsın. Bir daha bulamayacağın coşkuda taraftarın var, Büyük Hoca olsan, takımın büyük takım olsa çullanır, İnönü'yü dar eder zaferle gruptan çıkarsın. Duymadın mı,Napoli Hocası kendi söyledi taraftardan tırstım diye.
Televizyondaki Beşiktaş Maymunları beraberliğe el sıkışırım diye böğürdüler maçtan önce. Deplasmanda yendiğin takımla kendi sahanda beraberliğe razı olarak mı Büyük Takım olacaksın. Neren büyük? övündüğü şeye bak 4. maçlar sonunda Şampiyonlar Ligi tarihinde yenilmeyen tek Türk Takımıymış. Sadece buna cavap vermek için tiksindiğim takımın maçını izledim ve şu an yazıyorum. Topunuzun oynadığı Şampiyonlar ligi maçını sadece Selçuk İnan tek başına oynadı lan. Kaç kere Şampiyon oldun, kaç maça çıktın ki istatistiğin oluştu. Şampiyonlar Ligi maçı oynamaya İstanbul'a gelen takımlar Galatasaray'la oynuyoruz sanıyorlar. Oynadığın takım İtalya'nın Maradona'nın Dünya'nın en büyük şehir takımı yaptığı 5.büyüğü. Bizdeki muadili Trabzon, Bursaspor. Aslında aynı kategorideki takımların maçıydı, bulaşmayacaktım da futbolcuların formalarının kolundaki yazıdan dolayı takımlardan bağımsız maça duyduğum saygı olmasaydı.
RESPECT
Büyük Takım neferi olarak son sözlerimi söylüyorum.
Bu maçı Galatasaray oynayacak da, o Napoli Arena'dan canını kurtarıp sağ selamet Çizme'ye dönecek.
Ağaları Juventus olsa kurtaramazdı be!
29 Eki 2016
Plaka; Adanaspor 0-1 Galatasaray
Bizim maçlar dışında henüz hiç bir maçın özetini bile izlemedim. Yani 9 defa Galatasaray'ı 9 da başka takımı görmüş oldum. Görmediklerim kusura bakmasın. Bu 10 takım içinde uzak ara en kötü takım biziz. Muslera'yı, Bruma'yı oynatma, PTT ligi seviyesinde bile değiliz. Bile derken laf söylemiyorum, PTT ligi özetlerini izliyorum, hemen hemen her takım bizden daha fazla gol pozisyonuna giriyor, oynadıkları maçları kazanmak için cebelleşiyor, direniyor savaşıyor. Bizim için maçlar ya 24 saat ya 10 dakika. 24 saat de olabilir, çünkü hiç acelemiz yok. Aynı dakika içinde top 5 defa Semih Kaya'ya, 4 defa Muslera'ya, 6 küsur defa Chedju'ya gelyor. Selçuk İnan'a gelince her Galatasaray'lı gibi küfür etmekten çene felçi geçiriyorum.
Ya da 10 dakika, yanis 80 den sonra. Eğer atamamış isek son bir gayretle o lanet olası golü kovalamaca, atmışsan da fark etmiyor, Dünya'nın en kötü, hiç hücum etmeyen takımı bile olsa yatmaca. Yatın lan, kavun karpuz da yata yata büyüyor.
Seyrettiğim bütün takımlar kötü, hiç biri kazanmak için oynamıyor. Her takım yenilmemeye oynuyor. Bir iki istisna futbolcu dışında hepsi takometreciyi memnun etmek için sahada. Pas kaybı yapmayayım, en çok koşanlar listesinde ilk 5 e gireyim yeterli. Her takım kötüyse kim Şampiyon olacak?
Bizde Şampiyonluğu çan eğrisi sistemi, belirliyor. Yani en kötü takımlardan biraz daha iyi olan, hakem, yönetici, şans faktörüyle ligin 1.si olarak tescil ediliyor. Liyakat sistemi olsa, iyi oynamayana Şampiyonluk verilmese hiç bir takım Şampiyon olamaz.
Çöp Umut Bulut'u kovması dışında bir hünerini görmediğimiz JORBEY bala kısmete Kasım'ı gördü. Henüz tepedeki takımlarla oynamadık. Önümüzdeki 3 maçtan 1 puan bekliyorum. Tabi onlar da bu kötüler kadar kötü değilse.
Eren Derdiyok Umut Bulut'a evrilmiş, hepimize geçmiş olsun. Ayağında gülleyle oynuyor, her hareketi faul, Takımın en gereksiz futbolcusu. Tek bir meziyeti var, o da yorulmamışken, güllenin ağırlığını hissetmemişken çıkacağı kafa topları, maşallah 9 maçı atlattık iki kanat bekinden tek bir orta gelmedi. Sneijder veya savunma oyuncularından gelen toplarla 5 gol atabildi, 10 golü bulsun ben bu bilgisayarı çatır çatır yerim. Nasıl atacak, yetenek yok, pas alamıyor, ver kaça giremiyor, şutları ölü şutu.
Geçen maç futbolculara saydırmayacağım demişim, sözümden cayıyorum. Bruma'yı çıkar topu 18 e bile sokamaz bu takım. Nitekim bu maçta da Bruma tersoya geldi.5 adam birden kademeye girdi, yine de çalımlarıyla öne çıktı. Topun da canı var derdi Prekazi, Sabri'ye Selçuk'a geldiğinde kan işiyor,
Tek güvendiğim dağ, büyük Galatasaray taraftarı. O da son düzlükte olması gereken tempoyu ligin başında yakaladı, son maçlara kadar taşıyabilir mi meçhul. Ergin Ataman taraftarın canını aldı, bağırmaya mecal kalmadı. 40-45 bin taraftar her maç Arena'da olmazsa bu takım ligi 8. bitirir.
Sinan Gümüş ben size fazlayım, 60 dan sonra oyuna girecek adammıyım diye isyan ediyor. U21 maçlarına geri döndü.Dandik kupa maçlarında yeniden denemekten başka seçenek bırakmadı.Galatasaray topçusu değil diye yazacağım da kim Galatasaray futbolcusu. Selçuk İnan'mı. 5 senede mafyalaşmış, dokunulmazlığa erişmiş. Korner atmaya bile gidemiyor yoruluyor.
Bu gece kazandık diyen Galatasaray'lı varsa benimle selamı sabahı kessin.Hekem son dakikada Semih Kaya'ya acımasa, kırmızıyı yapıştıracak. Belki de bilerek atmadı, Semih Kaya kazması takımda yerini almaya devam etsin istedi. Gerçi bu maç en kötülerin bir tık üstündeydi. İlk yarı bir topun önüne uçarak mutlak golü kurtardı. Kurtardı dediğime bakmayın Muslera kurtarırdı,
Cavanda'yı gördükten sonra Sabri Cafu gibi görünmeye başladı gözümde. Takımda 5 sağ bek var, en kötüsü Sabri, ne var ki kenardan Cafu gibi gören bir ben değilim.
Yasin Öztekin için de yazayım dedim ama değmez, adam değil. Müsadenizle Carol için yazayım. Çünkü çok beğeniyor lağım medyası.Lağım Medyası bizden birini beğeniyorsa bilin ki kötü futbolcudur. Hiç Melo'yu, Sneijder'i beğendiler mi? Halı saha futbolcusu, teknik var bütün solak futbolcularda olduğu gibi, cesareti yok. Hadi Sabri'yi ezberlediler, kimse bir şey beklemiyor içeri, daha doğrusu auta keserken de sen de o kadar dolusun şerefsiz, bir tane orta kessene. Tam kesecek gibi yapıp feyk atıp geriye dönüyor. Ben hiç beğenmiyorum.
Tolga'nın sarı kart almasına en çok JORBEY sevindi. Oh be deyip rahat bir nefes aldılar. Bu hafta da Selçuk'u oynatacağı garantilendi. Tolga'nın yerine oynayacak İnsan Yiyici'yle mucizevi şekilde Başak Şehir maçını atlatırsa, artık Tolga'yı da hezimet yiyene kadar oynatmaz.
Söylemeye dilim varmıyor ama Aslan çıplak çocuklar. Çöpüz. Oynadığımız bütün maçları kaybedebilirdik. Langırt golleriyle 2 deplasmandan 6 puan çıkardık. Takım 12-01 gece maçı oynamaya halı sahaya gelen şirket takımı. Maksat sağlıklı kalmak için, sosyalleşmek için bir araya gelebilmek. Hoca çok iyi insan, kimseyle kötü olmaya niyeti yok şu 3 günlük Dünya'da.Bir algoritma tutturmuş yenilmezsem aynı takımla oynayayım. Şimdi gel de Yasin'i bu hafta oynatma. Hocam galip geldik ben niye yokum dese yerin dibine girecek. Yanındaki unutulmaz BAM oyuncusu gollere çok iyi seviniyor. Ben oynarken bile bu kadar sevindiğini hatırlamıyorum. Hiç bir faydası yok.
Yeterince ağladık sayılır. Şimdi utanmaz herifler 3 puan alıp önündeki maçlara bakacaklar, maç başı paralarını sayacaklar.
Hiç mi umut yok, hiç mi iyi bir şey yazmayacaksın diyenler için notum var. Böyle iğrenç maçı deplasmanda kazanmak rakiplerin kimyasını felaket bozar. Yani şu maçı bu futbolla Fener kazansa biz yarın oynasak maçta 3 lü bile çekmem. En azından istemeyerek de olsa pisliğimizi bulaştırdık. Fenerbahçe futbolcuları mutlaka etkilenecektir. Siktirolgitsen de iyileşmez ise ya da iyileşse bile o da çöpse Marmara çırası gibi yandığımızın resmidir.
47 yıllık tribün tarihimde en utandığım galibiyet budur. Arena'da görüşmek üzere.
Ya da 10 dakika, yanis 80 den sonra. Eğer atamamış isek son bir gayretle o lanet olası golü kovalamaca, atmışsan da fark etmiyor, Dünya'nın en kötü, hiç hücum etmeyen takımı bile olsa yatmaca. Yatın lan, kavun karpuz da yata yata büyüyor.
Seyrettiğim bütün takımlar kötü, hiç biri kazanmak için oynamıyor. Her takım yenilmemeye oynuyor. Bir iki istisna futbolcu dışında hepsi takometreciyi memnun etmek için sahada. Pas kaybı yapmayayım, en çok koşanlar listesinde ilk 5 e gireyim yeterli. Her takım kötüyse kim Şampiyon olacak?
Bizde Şampiyonluğu çan eğrisi sistemi, belirliyor. Yani en kötü takımlardan biraz daha iyi olan, hakem, yönetici, şans faktörüyle ligin 1.si olarak tescil ediliyor. Liyakat sistemi olsa, iyi oynamayana Şampiyonluk verilmese hiç bir takım Şampiyon olamaz.
Çöp Umut Bulut'u kovması dışında bir hünerini görmediğimiz JORBEY bala kısmete Kasım'ı gördü. Henüz tepedeki takımlarla oynamadık. Önümüzdeki 3 maçtan 1 puan bekliyorum. Tabi onlar da bu kötüler kadar kötü değilse.
Eren Derdiyok Umut Bulut'a evrilmiş, hepimize geçmiş olsun. Ayağında gülleyle oynuyor, her hareketi faul, Takımın en gereksiz futbolcusu. Tek bir meziyeti var, o da yorulmamışken, güllenin ağırlığını hissetmemişken çıkacağı kafa topları, maşallah 9 maçı atlattık iki kanat bekinden tek bir orta gelmedi. Sneijder veya savunma oyuncularından gelen toplarla 5 gol atabildi, 10 golü bulsun ben bu bilgisayarı çatır çatır yerim. Nasıl atacak, yetenek yok, pas alamıyor, ver kaça giremiyor, şutları ölü şutu.
Geçen maç futbolculara saydırmayacağım demişim, sözümden cayıyorum. Bruma'yı çıkar topu 18 e bile sokamaz bu takım. Nitekim bu maçta da Bruma tersoya geldi.5 adam birden kademeye girdi, yine de çalımlarıyla öne çıktı. Topun da canı var derdi Prekazi, Sabri'ye Selçuk'a geldiğinde kan işiyor,
Tek güvendiğim dağ, büyük Galatasaray taraftarı. O da son düzlükte olması gereken tempoyu ligin başında yakaladı, son maçlara kadar taşıyabilir mi meçhul. Ergin Ataman taraftarın canını aldı, bağırmaya mecal kalmadı. 40-45 bin taraftar her maç Arena'da olmazsa bu takım ligi 8. bitirir.
Sinan Gümüş ben size fazlayım, 60 dan sonra oyuna girecek adammıyım diye isyan ediyor. U21 maçlarına geri döndü.Dandik kupa maçlarında yeniden denemekten başka seçenek bırakmadı.Galatasaray topçusu değil diye yazacağım da kim Galatasaray futbolcusu. Selçuk İnan'mı. 5 senede mafyalaşmış, dokunulmazlığa erişmiş. Korner atmaya bile gidemiyor yoruluyor.
Bu gece kazandık diyen Galatasaray'lı varsa benimle selamı sabahı kessin.Hekem son dakikada Semih Kaya'ya acımasa, kırmızıyı yapıştıracak. Belki de bilerek atmadı, Semih Kaya kazması takımda yerini almaya devam etsin istedi. Gerçi bu maç en kötülerin bir tık üstündeydi. İlk yarı bir topun önüne uçarak mutlak golü kurtardı. Kurtardı dediğime bakmayın Muslera kurtarırdı,
Cavanda'yı gördükten sonra Sabri Cafu gibi görünmeye başladı gözümde. Takımda 5 sağ bek var, en kötüsü Sabri, ne var ki kenardan Cafu gibi gören bir ben değilim.
Yasin Öztekin için de yazayım dedim ama değmez, adam değil. Müsadenizle Carol için yazayım. Çünkü çok beğeniyor lağım medyası.Lağım Medyası bizden birini beğeniyorsa bilin ki kötü futbolcudur. Hiç Melo'yu, Sneijder'i beğendiler mi? Halı saha futbolcusu, teknik var bütün solak futbolcularda olduğu gibi, cesareti yok. Hadi Sabri'yi ezberlediler, kimse bir şey beklemiyor içeri, daha doğrusu auta keserken de sen de o kadar dolusun şerefsiz, bir tane orta kessene. Tam kesecek gibi yapıp feyk atıp geriye dönüyor. Ben hiç beğenmiyorum.
Tolga'nın sarı kart almasına en çok JORBEY sevindi. Oh be deyip rahat bir nefes aldılar. Bu hafta da Selçuk'u oynatacağı garantilendi. Tolga'nın yerine oynayacak İnsan Yiyici'yle mucizevi şekilde Başak Şehir maçını atlatırsa, artık Tolga'yı da hezimet yiyene kadar oynatmaz.
Söylemeye dilim varmıyor ama Aslan çıplak çocuklar. Çöpüz. Oynadığımız bütün maçları kaybedebilirdik. Langırt golleriyle 2 deplasmandan 6 puan çıkardık. Takım 12-01 gece maçı oynamaya halı sahaya gelen şirket takımı. Maksat sağlıklı kalmak için, sosyalleşmek için bir araya gelebilmek. Hoca çok iyi insan, kimseyle kötü olmaya niyeti yok şu 3 günlük Dünya'da.Bir algoritma tutturmuş yenilmezsem aynı takımla oynayayım. Şimdi gel de Yasin'i bu hafta oynatma. Hocam galip geldik ben niye yokum dese yerin dibine girecek. Yanındaki unutulmaz BAM oyuncusu gollere çok iyi seviniyor. Ben oynarken bile bu kadar sevindiğini hatırlamıyorum. Hiç bir faydası yok.
Yeterince ağladık sayılır. Şimdi utanmaz herifler 3 puan alıp önündeki maçlara bakacaklar, maç başı paralarını sayacaklar.
Hiç mi umut yok, hiç mi iyi bir şey yazmayacaksın diyenler için notum var. Böyle iğrenç maçı deplasmanda kazanmak rakiplerin kimyasını felaket bozar. Yani şu maçı bu futbolla Fener kazansa biz yarın oynasak maçta 3 lü bile çekmem. En azından istemeyerek de olsa pisliğimizi bulaştırdık. Fenerbahçe futbolcuları mutlaka etkilenecektir. Siktirolgitsen de iyileşmez ise ya da iyileşse bile o da çöpse Marmara çırası gibi yandığımızın resmidir.
47 yıllık tribün tarihimde en utandığım galibiyet budur. Arena'da görüşmek üzere.
24 Eki 2016
Beşiktaş Şampiyon Olamayacak
Teoremi başlığa yazdık, Hipoteze geçiyoruz.
3 ana sebebimiz var,
A- SİSTEM
B- TEKNİK, TAKTİK, MEVCUT DURUM
C- MOTTO
İşin kolayına kaçmak isteyenler C şıkkını okuyup konuyu kapatabilir, okuma derdinden kurtulabilir.
A; SİSTEM, ŞEBEKE, KÜS( Koç, Ülker, Sabancı)
Türkiye'de futbolu Şebeke idare etmektedir. Şimdilik devrede değildir, önce oluruna bırakırlar, sonlara doğru fişi gereken prize sokarlar. Şebeke'nin Şampiyonluk paylaşımları 10 sene için şu şekildedir. 4 Fenerbahçe, 4 Galatasaray 1 Beşiktaş 1 de kaza bela imalat hatası şampiyonluk, ya da müdahale etmekte geç kaldıkları delikanlıca oynanan sezondur. Bu sezon öyle bir sezon değildir. Çünkü Fenerbahçe sırasını savamamıştır.
Şampiyonluk satılıktır. Fenerbahçe'ye satarlarsa maksimum karı elde ederler. Hele bu sezon satabilirlerse ballı ekmek kadayıfı yerler. 3 yıldızlı bütün ürünler Boklu Dere'ye atılır. Gerçi aynı sebep Beşiktaş için de geçerlidir de, Abbasağa'da 2 yıldızlı formaları yakacak tinerci sayısıyla kıyaslandığında Beşiktaş'a satmaya karar verecek kadar aptal bir oligarşi bizde mevcut değildir. Fenerbahçe'ye satamazlarsa diğer ensesi kalın müşteri Galatasaray'dır. Galatasaray Şampiyon olursa kardan zarar ederler. Kimse yeni forma, ekipman almaz. Galatasaray taraftarı lağım medyasına da itibar etmez, görüntü ve gürültü kirliliği yaratmadan, Şampiyonluk coşkusunu 1 haftada gündemden düşürür, Şampiyonlar Ligine hazırlanmaya başlar.
2 baba müşteriye satamazlarsa Beşiktaş'a mecburen verip bari zarar etmeyelim derler. Geçen sezon 10 yılda 1 hakkını kullanıp, cepten yedikleri için 2 cari yılı karsız kapatmaya göze alamazlar. Beşiktaş bu sezon da Şampiyon olursa futbol batar. Hele Trabzon gibi, Bursa gibi hesapsız müşteri çıkarsa hepten zarar ederler. Bu yüzden kimse ligin en büyük takımı Başakşehir'i dikkate bile almaz. Yeri en fazla 4.lüktür.
Şebeke bu durumda Fenerbahçe'yi bekleyecek. Umut kesildiği anda da Lağım Spor Medyasının Beşiktaş'a saldırın butonuna basacak. Fenerbahçe'yle Beşiktaş'ın yıldız eşitliği pazarın hassas dengesini bozar. Alıcıyı maymuna çevirir. Aziz Yıldırım'ı içeri atmadan, Fenerbahçe'yi esir almadan Beşiktaş'ı asla Fenerbahçe ile aynı sıklette maç yaptıramazlar. İzleyin bakın Rıdvan, Altan Tanrıkulu tehlikeyi ilk fark edenler. Galatasaray'a şirin görünme yarışında ilk deparı onlar attı. Diğerleri peşlerinden gelecek.
Yani Şebeke dağılmadığı sürece ki- uzun yıllar dağılmayacağı da aşikar- 3 takımın dışında hiç bir takım Şampiyon olmayacak, son Şampiyon da en az 7-8 yıl nadasa çekilecek.
B; TEKNİK, TAKTİK, SAHA İÇİ, FUTBOL AKLI
Beşiktaş'ın Hocası büyük takım hocası değil, Kalabalık oyuncu gurubunu barış içerisinde sezon sonuna kadar taşıyamaz. Şenol Güneş'in hem kaleci, hem hoca olarak şu ana kadar oynadığı en büyük takım Galatasaray. (Milli Maçı saymıyorum, o takım büyük takımdı, başında Hoca'ya gerek bile yoktu) En kuvvetli en hazır oldukları, Stadlarının ilk derbisinde gördük. Hezimetten kurtuldu. Üstelik Galatasaray bu sezon için yarım takımla sahadaydı.
Galatasaray'ın 25 milyon futboldan anlayan Hocası var. Dolayısıyla kulübede ayakta duran JORBEY'e her an yardımcı. Beşiktaş taraftarının futboldan anladığı söylenemez. Önlerine ne konursa onu yerler, daha doğrusu içerler. Şenol Güneş şu ana kadar Hocalığını konuşturması gereken bir durumla karşılaşmadı. Kendiliğinden yürüyor. Geçen sezon verilen Şampiyonluğu ben aldım sanıyor. Ve hata yapmaya müsait, mutlaka patlayacak.
Elinde kaleye kim geçerse fark etmez dediği 2 kalecisi var. Büyük takım için en büyük dezavantaj. Bakın Volkan Demirel'e, 2 sezondur patlak, neden? Çünkü kaleyi kaptırma ihtimali var, tedirgin. Muslera öyle mi? 50 tane hatalı gol yese yine kalede, rahat güvenli. Tolga Zengin 2 Şampiyonluk görmüş kaleci. Bütün bir sezonu kenarda bekletemezsin. Şimdiki kaleye geçen diken üstü maça çıkıyor. 2 kötü gol yeyip takım yenilse ilk onun kafasını koparacaklar. Kalecilik yapanlar bilir, rahat değilsen dandik gol yemeye hazır olacaksın.
Bir iş yerinde 5 sene çalışan işçi mafyalaşır. Patron onlara söz geçiremez. Oğuzhan, Olcan bu takımın ağır abisidir artık. Pastadan pay alamazlarsa ortamı dağıtırlar. Mecbur oynatacak, küçük maçın büyük futbolcuları Hocaların baş belasıdır. Oynadıkları maç efsane top oynayacak, kesemeyecek. Şenol Güneş için en uygun olanı takımda bazı futbolcuların sakat olması. Banko oynayacak futbolcuların 15-16 yı geçmesi durumu Şenol Güneş için hiç iyi değil.
Göl bölgesinde de aynı bela mevcut, Kimi koysa atıyor ligin başında, ortam kızışmamış. Süre alan adam ben atayım derdine düşecek. Beşiktaş golcüleri bu sezon çok gol kaçırır. Şimdilik 2 kazmanın uyumu sayesinde gol yemeden attıkları için, kaçan gollere vah çeken yok. Defansın en önemli futbolcusu Tosiç her maç kırmızı kart potansiyelli. Yukarıdan emir almayan bir hakeme denk geldiğinde atılır, penaltı yapar. Yarın kaleciler de önemli bir maçta cortlayınca göreceğiz.
Beşiktaş bir Winner takım değil, takımda Dünyaca tanınan tek oyuncu Quarizma, o da an meselesi kulübeye düşmesi. Şampiyonluk yarışında Vodafon'da yenemediği takımla Telekom'da oynayacak. Allah o maça düşmanı düşürmesin.
Beşiktaş Taraftarının faydadan çok zararı var. Maçın başında gürültüye başlıyor gol istiyor. Oyuncuların çoğu yeni, alışık değil strese girecek. Stadyum bir semt takımı için fazla büyük, hiç bir maç dolmaz. 25.000 kişi olsan boş görünür. Maçı etkiler.
Bu bölümde saydığımız olumsuz faktörler mutlaka Beşiktaş'a çok ciddi puan kayıpları yaşatacak.
C; MOTTO, AMENTÜ, TÜRK FUTBOLU'NUN DEĞİŞMEZ,DEĞİŞTİRİLMESİ TEKLİF BİLE EDİLEMEZ MADDESİ
Galatasaray ben Şampiyon olacağım dediği sezon, yönetim,taraftar, futbolcu DNA çift sarmalı devreye girer. Galatasaray'ın tarihinden gelen haslet, hars ve hulusu tribünle bütünleştiğinde Şampiyonluk kaçırdığı görülmüş şey değil. Bu sezon işte o sezon. Aslan sofrayı kurdu. Davetliler içinde Beşiktaş ve Fenerbahçe yok. Davetliler listesinde adları yoksa bilsinler isimleri menüde yazıyordur.
Galatasaray ben Şampiyon olmak istemiyorum diyene kadar bekleyecekler. Dededen kalan Riva Çayırını, çöktükleri Florya bayırını sattılar, Tok Aslan'ı ağırlamakta çok güçtür. Uzun süre sofradan kalkacağı da yok.
Şimdiden Galatasaray'ın Şampiyonluğu kutlu olsun.
Etiketler:
beşiktaş,
galatasaray,
sampiyon,
sebeke
23 Eki 2016
Satıldık, Yenilsek Ne Yazar; Galatasaray 0-1 Trabzonspor
Önce Sezar'ların hak edişlerini ödeyelim.
1. Sezar; JOR; Kazanan takımı değiştirmem lafına çok takmıştım. Ne demek kardeşim biz Sabri'nin oynamaması için yenilmeyi mi bekleyeceğiz gibi ufak çaplı homurdandık. Meğerse adam usulüne uygun oynatmadığım adamlar çöp demek istiyormuş. İstediğini yap arkadaşım, benden pes. İstersen Muslera'yı santrafor oynat, Sabri'yi kaleye geçir bundan sonra çıkaracağın takıma en ufak eleştiride bulunmam, Kovulana kadar destekçinim.
2. Sezar; Sabri; İstersen bir sene daha uzatsınlar sözleşmeni. Uzun yıllardır yabancı çöpe hasret kalmışız ki Cavanda ağır kazmasını adam sanmışız. Bu kadar kötü kanat oyuncusu bu devirde. Hem de garibanlıktan dededen kalma arazileri satışa çıkarmışken bu salağı alan aldıran kimse bu sezon kendime söz verdim futbolculara yöneticilere küfür etmeyeceğim, sebep olan Allahından bulsun.
3. Sezar; Yasin; Geçen sezon tek başıma savaşarak takımda tutuğum Sinan'ı kesiyor, kafası tavuk gibi koşuyor diye söylemediğimiz ağır laf kalmadı. Sinan Gümüş'e desteğimi çektim. Zorla oynatılmış gibi, surat bin parça, Hoca'ya küsmüş, bir tarafı büyük kalkmış. Ben size fazlayım, aslında yerim Real falan olmalı der gibi. Yasin'in yırtındığının, cebelleştiğinin yarısı bile yok.
4; Semih Kaya; 20 yaşında Ufoloji'nin çırağı, antrenmana akbille gelip giden Semih'i unutmuştuk. Bruma'yı ihmal edersek takımın en iyi oyuncusuydu. Her hava topuna vurdu, Hakan Balta ihtiyarının sakatlanmasına taraftarı üzdürmedi. Aratmadığı gibi, revirde istediği kadar da istirahat edebilir.
Şimdi televizyondan maçı seyretmişler için, Arena'dan naklen yayına geçelim.
Maçı kaybeden JOR değil, Ergin Ataman'dı. Basket maçına giden taraftarın bu gece sesi kısıktı. Ergin Hoca sadece seslerini değil canlarını almış. Pelte gibi taraftar hiç bağıramadı. Sezonun seyirci rekorunun kırıldığı maçta, kalabalığa görece gürültü berbattı. Haftada 1 maçı çıkaramayan futbolcu nasıl bahane uyduruyorsa 24 saatte 2 maç 5 saat bağıran seyirci de telef olacaktı haliyle. Yenilginin diğer sebebi de kombine aldığı halde maça gelmemekte direnen 7-8 bin kelleye. Onlara taraftar demiyorum. Sen bekle kardeşim, bir kaç maç daha gelme, gelenler de gelmez olsun, takımın direnci kırılıp ta geriye düşsün, nasıl olsa seyirci sayısı yarı yarıya düşer 2. yarıdaki Fener maçına gelirsin.
Diğer maçları seyretmediğimden bilmiyorum, bizim oynadığımız 8 takımın içinde en aşağılık takım Trabzonspor'dur. Yazıklar olsun böyle başaltı takımına. Değil gol pozisyonu 3 pas bile yapamadılar. Onur Kıvrak'ı Galatasaray kalesine layık görenler vardı, delikanlı olmayanın bizde işi yok. Maçtan 20 dakikayı çaldı. Bu kadar kötü oynamak için Hocaya ne gerek var. Hadi Kayserispor küçük takım, bu sene var bir sonraki sene yok. Sen 6-7 Şampiyonluk kazanmış Dünya'nın en büyük şehir takımlarından birisin. Bu günden sonra mezra takımızın gözümde, Trabzonsporlu futbolcuların çoğunun ayağına top bile değmedi. 100 pas yapmamışlardır. Beşiktaş'la Fener'le oynayacakları maçlarda bile hezimet yemelerini canı gönülden diliyorum. Antalya kadar olamadınız. 1-0 öne geçtiğinde yatmadı, 2. yi aradı. Maçta en az 30 dakika uzatma vardı. Adı büyük kendi küçük Hakem maçı maçlıktan çıkardı. Cüneyt'in, Fırat'ın yönettiği maçların iyi maç olma ihtimali zaten yok da, sadece sakatlık 6 dakika sürdü be şerefsiz.
Bruma olmasa 18 e girip giremeyeceğimiz şüpheli, Her futbolcunun yeri dolar onun dolmaz. Muslera, Bruma olmadan 1 maç bile çıkaramayız. Muslera'ya bu gece top gelmedi, oyuncu klasını gösterebileceği pozisyon doğmadı. Yenen golde ince ofsaytı görmeyen hakeme de sözümüz yok. Aziz Yıldırım gibi deli bir Başkan olmadığı için kimse pozisyonu bile tartışmaz. Bundan sonraki maçların hakemleri de görmeyebilir. Hakem kendisi gol bile atsa yine kötü yönetimi için laf söylemem. Ama maçtan çalan hakemlerden de nefret ettiğimi belirtirim.
De Jong girdi oyuna. Tamam diğerleri gibi Selçuk İnan'a da saydırıyoruz senelerdir. Gece 11-12 halı saha maçına gelmiş şirket takımı oyuncusu gibi. İnsan yiyici diye aldık, aç kalsa bir tane tavuk yakalayıp yiyemez. 1 maç Selçuk yerine oynasın da Selçuk'u 5. Sezar yapayım.
Jor'un yardımcıları özellikle Ayhan gole iyi sevinme dışında Hoca'ya yardımcı olduklarını düşünmüyorum. Unutulmaz BAM 3 lüsünün büyük futbolcusu, azıcık futboldan anlasan sıçan gibi deliğinden çıkmayan Trabzonsporlu futbolcuların üzerine gelmesi için bilerek kornere atalım topu Hoca derdin. Birileri belki Levent Jor'la konuşmalı. Bizde futbol, kazanmak için değil, kaybetmemek için oynanan oyundur. Maç ta 90 değil en fazla 70 dakikadır. 50. dakikaya kadar işini bitirememişsen her hoca Hakan Kutlu, her hoca Ersun Yanal. Maçın canını alırlar, linç ederler. İleride sarı kartsız faullerle hücum pres ustasıdır Ersun. JOR ne bilsin, Şenol Güneş gibi delikanlı oynayacaklar sanıyor. Bizim maçın sonlarında kazanmamız çok zor.
Yenilgi Şampiyonluk yarışında takımı sarsmaz. Beşiktaş'la kendi maçımıza kadar 3 puan fark fark değil. Belki bu beklenmedik yenilgiyle JOR'da rahatlamıştır. Maçtaki en büyük hatası Sneijder ve Selçuk'u birden çıkarmasıdır, Serbest vuruş kazansak kim atacak bilinmez? En doğru hamlesi de Cavanda Kazmasını çıkarıp maça sağ beksiz devam etmesiydi. Geçen hafta Muslera'nın Mondragon'u yardıma çağırmasıyla alınan 3 puan bu hafta Ersun Yanal'ın anti futboluna geri verildi.
Son sözüm miras hovardası hayırsız evlatlara
, dedelerden kalan yıkılmak üzere gecekonduyu müteahhitlere kat karşılığı vermek zorunda kalan torunlar bile zengin olacağı halde ağlarlar. Siz alkışlamışsınız. Selahattin Beyazıt'ta sizin gibi Umut Bulut'u, Olcan'ı, Tarık'ı, Cavanda'yı alırdı 100.000 liraya. O büyük Başkan çöp futbolcular alacağına inek otlatmak üzere Allah'ın siktir ettiği yerde arsa alıp 40 yıl sonra sizi kurtardı. Yalandan da olsa üzülüyormuş gibi yapsaydınız da anılar güzel kalsaydı bari.
1. Sezar; JOR; Kazanan takımı değiştirmem lafına çok takmıştım. Ne demek kardeşim biz Sabri'nin oynamaması için yenilmeyi mi bekleyeceğiz gibi ufak çaplı homurdandık. Meğerse adam usulüne uygun oynatmadığım adamlar çöp demek istiyormuş. İstediğini yap arkadaşım, benden pes. İstersen Muslera'yı santrafor oynat, Sabri'yi kaleye geçir bundan sonra çıkaracağın takıma en ufak eleştiride bulunmam, Kovulana kadar destekçinim.
2. Sezar; Sabri; İstersen bir sene daha uzatsınlar sözleşmeni. Uzun yıllardır yabancı çöpe hasret kalmışız ki Cavanda ağır kazmasını adam sanmışız. Bu kadar kötü kanat oyuncusu bu devirde. Hem de garibanlıktan dededen kalma arazileri satışa çıkarmışken bu salağı alan aldıran kimse bu sezon kendime söz verdim futbolculara yöneticilere küfür etmeyeceğim, sebep olan Allahından bulsun.
3. Sezar; Yasin; Geçen sezon tek başıma savaşarak takımda tutuğum Sinan'ı kesiyor, kafası tavuk gibi koşuyor diye söylemediğimiz ağır laf kalmadı. Sinan Gümüş'e desteğimi çektim. Zorla oynatılmış gibi, surat bin parça, Hoca'ya küsmüş, bir tarafı büyük kalkmış. Ben size fazlayım, aslında yerim Real falan olmalı der gibi. Yasin'in yırtındığının, cebelleştiğinin yarısı bile yok.
4; Semih Kaya; 20 yaşında Ufoloji'nin çırağı, antrenmana akbille gelip giden Semih'i unutmuştuk. Bruma'yı ihmal edersek takımın en iyi oyuncusuydu. Her hava topuna vurdu, Hakan Balta ihtiyarının sakatlanmasına taraftarı üzdürmedi. Aratmadığı gibi, revirde istediği kadar da istirahat edebilir.
Şimdi televizyondan maçı seyretmişler için, Arena'dan naklen yayına geçelim.
Maçı kaybeden JOR değil, Ergin Ataman'dı. Basket maçına giden taraftarın bu gece sesi kısıktı. Ergin Hoca sadece seslerini değil canlarını almış. Pelte gibi taraftar hiç bağıramadı. Sezonun seyirci rekorunun kırıldığı maçta, kalabalığa görece gürültü berbattı. Haftada 1 maçı çıkaramayan futbolcu nasıl bahane uyduruyorsa 24 saatte 2 maç 5 saat bağıran seyirci de telef olacaktı haliyle. Yenilginin diğer sebebi de kombine aldığı halde maça gelmemekte direnen 7-8 bin kelleye. Onlara taraftar demiyorum. Sen bekle kardeşim, bir kaç maç daha gelme, gelenler de gelmez olsun, takımın direnci kırılıp ta geriye düşsün, nasıl olsa seyirci sayısı yarı yarıya düşer 2. yarıdaki Fener maçına gelirsin.
Diğer maçları seyretmediğimden bilmiyorum, bizim oynadığımız 8 takımın içinde en aşağılık takım Trabzonspor'dur. Yazıklar olsun böyle başaltı takımına. Değil gol pozisyonu 3 pas bile yapamadılar. Onur Kıvrak'ı Galatasaray kalesine layık görenler vardı, delikanlı olmayanın bizde işi yok. Maçtan 20 dakikayı çaldı. Bu kadar kötü oynamak için Hocaya ne gerek var. Hadi Kayserispor küçük takım, bu sene var bir sonraki sene yok. Sen 6-7 Şampiyonluk kazanmış Dünya'nın en büyük şehir takımlarından birisin. Bu günden sonra mezra takımızın gözümde, Trabzonsporlu futbolcuların çoğunun ayağına top bile değmedi. 100 pas yapmamışlardır. Beşiktaş'la Fener'le oynayacakları maçlarda bile hezimet yemelerini canı gönülden diliyorum. Antalya kadar olamadınız. 1-0 öne geçtiğinde yatmadı, 2. yi aradı. Maçta en az 30 dakika uzatma vardı. Adı büyük kendi küçük Hakem maçı maçlıktan çıkardı. Cüneyt'in, Fırat'ın yönettiği maçların iyi maç olma ihtimali zaten yok da, sadece sakatlık 6 dakika sürdü be şerefsiz.
Bruma olmasa 18 e girip giremeyeceğimiz şüpheli, Her futbolcunun yeri dolar onun dolmaz. Muslera, Bruma olmadan 1 maç bile çıkaramayız. Muslera'ya bu gece top gelmedi, oyuncu klasını gösterebileceği pozisyon doğmadı. Yenen golde ince ofsaytı görmeyen hakeme de sözümüz yok. Aziz Yıldırım gibi deli bir Başkan olmadığı için kimse pozisyonu bile tartışmaz. Bundan sonraki maçların hakemleri de görmeyebilir. Hakem kendisi gol bile atsa yine kötü yönetimi için laf söylemem. Ama maçtan çalan hakemlerden de nefret ettiğimi belirtirim.
De Jong girdi oyuna. Tamam diğerleri gibi Selçuk İnan'a da saydırıyoruz senelerdir. Gece 11-12 halı saha maçına gelmiş şirket takımı oyuncusu gibi. İnsan yiyici diye aldık, aç kalsa bir tane tavuk yakalayıp yiyemez. 1 maç Selçuk yerine oynasın da Selçuk'u 5. Sezar yapayım.
Jor'un yardımcıları özellikle Ayhan gole iyi sevinme dışında Hoca'ya yardımcı olduklarını düşünmüyorum. Unutulmaz BAM 3 lüsünün büyük futbolcusu, azıcık futboldan anlasan sıçan gibi deliğinden çıkmayan Trabzonsporlu futbolcuların üzerine gelmesi için bilerek kornere atalım topu Hoca derdin. Birileri belki Levent Jor'la konuşmalı. Bizde futbol, kazanmak için değil, kaybetmemek için oynanan oyundur. Maç ta 90 değil en fazla 70 dakikadır. 50. dakikaya kadar işini bitirememişsen her hoca Hakan Kutlu, her hoca Ersun Yanal. Maçın canını alırlar, linç ederler. İleride sarı kartsız faullerle hücum pres ustasıdır Ersun. JOR ne bilsin, Şenol Güneş gibi delikanlı oynayacaklar sanıyor. Bizim maçın sonlarında kazanmamız çok zor.
Yenilgi Şampiyonluk yarışında takımı sarsmaz. Beşiktaş'la kendi maçımıza kadar 3 puan fark fark değil. Belki bu beklenmedik yenilgiyle JOR'da rahatlamıştır. Maçtaki en büyük hatası Sneijder ve Selçuk'u birden çıkarmasıdır, Serbest vuruş kazansak kim atacak bilinmez? En doğru hamlesi de Cavanda Kazmasını çıkarıp maça sağ beksiz devam etmesiydi. Geçen hafta Muslera'nın Mondragon'u yardıma çağırmasıyla alınan 3 puan bu hafta Ersun Yanal'ın anti futboluna geri verildi.
Son sözüm miras hovardası hayırsız evlatlara
, dedelerden kalan yıkılmak üzere gecekonduyu müteahhitlere kat karşılığı vermek zorunda kalan torunlar bile zengin olacağı halde ağlarlar. Siz alkışlamışsınız. Selahattin Beyazıt'ta sizin gibi Umut Bulut'u, Olcan'ı, Tarık'ı, Cavanda'yı alırdı 100.000 liraya. O büyük Başkan çöp futbolcular alacağına inek otlatmak üzere Allah'ın siktir ettiği yerde arsa alıp 40 yıl sonra sizi kurtardı. Yalandan da olsa üzülüyormuş gibi yapsaydınız da anılar güzel kalsaydı bari.
15 Eki 2016
MusleraGon; Gençlerbirliği 0-1 Galatasaray
Maça hafta arası JOR'un açıklamaları ve kadro inadı yüzünden 1-0 yenik başladık.
Çok basit goller yiyormuşuz, Eren Derdiyok kafayla attığında karmaşık ve usta işi atıyor, Ched-Hakan Balta felç geçirip kafaya çıkmadığında basit oluyor haliyle. Galip takımı, daha doğrusu yenilmeyen takımı bozmazmış ayıp olurmuş. Messi sakatlıktan döndüğünde galip takımı bozmam sen kulübede otur dese, Luis'i Noi Camp'ta taşaklarından asarlar. Ne demek kardeşim galip takımı bozmam. Yani bu gece kazandım mı diyorsun. Biz mecburmuyuz çöplerle oynamaya.
Cüneyt Çakır'ın yöneteceği maçın iyi maç olma ihtimali sıfır. En ufak bir temasta faulü çalıp, sarı kartı gösterip maçın içine edeceği belli. Serbest vuruş verdiğinde maçtan 2 dakika çalıyor. Nerede olursa olsun, topun olduğu yere yarım daire çizip, adımla mesafeyi ölçüyor, biçiyor, itişme kakışmayı önlüyor. 40 yıllık hakemsin 9.15 mesafeyi göz kararı hesaplayamıyormusun?
Galatasaray forması, büyük takım refleksi bu maçı kazandı. Hakem yardımı olmadan, beleş gol atmadan, pisliğe başvurmadan bu kadar kötü oyunla deplasmanda sadece Galatasaray maç kazanabilirdi, kazandı. Kazandı da içimde buruk bir sevinç, bu hafta yine kazandım sanıp aynı takımla sahaya çıkacak. 15 gün önce öküz gibi sahalara döndü Podolski, arada o kadar gün var daha mı beter oldu ki kenarda, en büyük gol silahını oynatmamak için deli olman lazım.
Maçın en çok topla buluşan futbolcusu Muslera oldu. Spikerin dili sürçmedi, doğru isim söyledi o kurtarışında. Bu gece kalede Muslera yanlız değildi, Mondragon'da kaledeydi, başka türlü bu maçı gol yemeden kapatmamız imkansızdı. Gol geliyor demeyen Galatasaraylı'nın anlını karışlarım. Maymuni bir suplajla topu çıkardı. Taffarel gittikten sonra kaleci tam istediğim kaleci oldu. Maçın içinde pas trafiğinde Sabri'ye, Yasin'e hatta Selçuk'a 5 bastı.
Bak JOR, bu maçta sarı kart gösterdik, Sabri Kabristanında 16 hoca yatıyor, devam edersen 17. Hoca olman çok uzak ihtimal değil. Galatasaray şovu Büyük Galatasaray Taraftarı içindir. Bu taraftar artık Sabri formasını seyretmek istemiyor, Muslera her maç Mondragon'u, Simoviç'i, Taffarel'i yardıma çağıracak değil. Farzet ki ikinci yarıda 3 gol yedin, artık kaybeden takımdan bazı oyuncuları değiştir. Ayıp değil, ölmüş eşşek Hamit'i de her hafta yaptığın GS muhabirleri maçında oynat. Sabri olmasa belki biz Reykart'ta topa basmıştık, hala Hocaydı. Yeter artık, taraftar kolay kolay Hocayı benimsemez, büyük enerji yakalamışken, operasyon müjdesini ver, bu hafta Arena'yı yıkalım. Hoş zaten yıkacağız da.
Ankara taraftarı, Şampiyonluğu müjdeledi, her zamanki gibi büyük bir coşkuyla 90 dakika takımı dirençli tuttu. Yönetim taraftar futbolcu kenetlenmesini bu kadar erken beklemiyorduk. Son yılların en büyük taraftarı var bu sene.
Gençlerbirliği bize en ters gelen takımdı, ilk yarı maçı koparabilirdik, ilk yarının ortasını geçtik, hiç bir maçı evire çevire iyi oynayarak kazanamadık. Tabelaya bakarsak söyleyecek lafımız yok, fakat bu böyle gitmez, Muslera, Tolga, Bruma, Eren eğri gemiye doğru sefer yaptırarak bu hafta da kazasız belasız limana yanaştırdı. Bizden uyarması. Kan işediğimizi sanarak maçı tamamladık, ama esas belayı gerçekten kan işeyenler buldu. Kötü oyunla alınan deplasman galibiyeti, rakiplerin siyatik sinirlerini azdırır. Şu maçı güle oynaya 3-0 kazansak bu kadar koymaz. Şimdi lağım medyası düşünecek.
Arena'da iş kolay, bu taraftarı artık bağlasan durmaz, Trabzon maçında muhtemelen kendi rekorumuzu kırıp cehennem gibi çökeriz. Doğu tribünü sol tarafı, gözüm üzerinizde, bu maça da gelmezseniz kombinelerinizi iptal ettireceğim. Mondragon'u andık maça çağıralım, yetmez Muslera'yla beraber tribünlere çağıralım. Maçları sayalım, geliyoruz, Biz Şampiyon olacağız dedik mi laf değil, Aslanlar kükrüyorsa çakallar araziye uyacak.
2 Eki 2016
Yine Düştük Yollara ; Galatasaray 3-1 Antalyaspor
Kombinesi olup da maça gelmeyen 10.000 Galatasaraylı, senden başlıyorum. Dünya'nın 4 bir yanında senin yerinde olmak isteyen milyonlarca Galatasaraylı var, Ve bu takıma kendini borçlu hisseden, bağırmak, gollerde coşmak, tanımadığı insanlara sarılmak, Alpaslan'ın dediği gibi Galatasaray için bir taşı yerinden kımıldatmak isteyen. Çok ayıp ettiniz, içinizde bu yazıyı okuyan varsa, geçerli bir sebebin de yoksa, yazıklar olsun diyorum. Hangi maça gitmek için kombine aldın? Real'le oynamayacağız, Fener maçı için aldıysan gelme, sana ihtiyaç yok, takım Şampiyon olduğunda, son maçta orada olayım diye aldıysan senin gibi Galatasaraylı olmaz olsun.
Yönetim devrimlere devam ediyor, umarım bu konuya da kafa yoran çıkacaktır. 2 maça gelmeyen, kombinesini devretmeyen adamın biletini, bildirim yapmaksızın satmak lazım. Maça gelen 40.000 Galatasaraylı gereğini yaptı, Hesapta olmayan geriye düşüşün altından takımı çok rahat ayağa kaldırdı.Biz tıklım tıklım tribünleri geriye düşmeyelim, 3 yerine 6 atalım diye istemiyoruz. Rakipleri ürkütüyoruz, bir sonraki maçın golünü atıyoruz. 3 yıl ara verdiğim tribünlere bu yaşta ben döndüysem, imkanı olup, hatta parasını verdiği halde maça gelmeyeni odunla dövmeye hakkım var.
JOR bu maçı çok kötü idare etti. Sabri'yi, Yasin'i oynattığı için değil bu sitemim. İnsanın yenilsek de rahatlasak diyesi geliyor. 6 maç aynı takımla 40 sene önce çıkılırdı. 30 kişilik kadro gurubunu bu şekilde götüremezsin. Belki de sakat oyuncuların oluşundan memnun oluyor. Sanki birini oynatmazsa küsecek sanıyor. Yanındakiler de bir alem, Tugay Kerimoğlu ceset gibi oturuyordu Mancini'nin yanında, gollere bile fazla tepki vermezdi, Ayhan'da gol olunca iyi seviniyor. Bir ortanız yok mu lan? Hoca gereğinden fazla insan. Hangi takımın başında, hangi ligte oynadığını söylesenize. Ülkemizde ligin 17 takımın de fakto senet imzalayarak nasıl Galatasaray'ı Şampiyon yapmayız diye kurgulanmış tiyatro olduğunu anlattınız mı? Maçı oynatmamak için, Galatasaray puan kaybeder mi acaba diye ortalıkta dolanan hakemlerden haberi var mı? Küçük takımların küçük hocaları, mucize eseriyle de olsa öne geçtiği zaman, futbolu linç ederler, JOR biliyor mu? Küçük takım futbolcuları öne geçtiğinde, maçtan zaman çalarlar, yalandan yatarlar, sinir bozarlar bir ön görünüz var mı? Bence yok, hatırlatayım. Galatasaray'a 1 farkla maç kazandırmazlar kolay kolay. Sen büyük takımsın hakemleri de yeneceksin,
Koskoca bir ilk yarı çöpe gitti. Gol her zaman ki gibi klasik, yandan gelen hava topuna stoperlerin kısmi felç geçirmesi sonucu, topu Muslera elleyemeyişiyle geldi. Ched- Hakan Balta ikilisinden biri fazla, Bir an evvel Serdar Aziz'i yetiştiremezsek ilk yenilgiyi almamız fazla uzak değil. Carole'de halı saha futbolcusu, hücuma katkısı eksi yönde. 6. maçları bitirdik, her iki kanat bekinin tek bir isabetli ortasını göremedik. Koray Gunter-Serdar Aziz tandemi ikinci yarıya yetişir, Hakan Balta'da büyük maçlarda sol bek oynar. Sabri'yi saymıyorum. Bugün maçın adamıydı. Bir kademe daha iyi oynasa, attığı şut her zamanki gibi taca değil de direğe falan patlasa oyundan çıkarmaya kıyamayacaklardı. Oynamayarak maçı tek başına aldı diyecektim ki, Yasin'in hakkını yediğimin farkına vardım. Kafası kesik tavuğun yönünü bulamadığına da şükretmemiz lazım. Yerlerine giren Podolski'yle maçı kazandık diyen varsa yanılıyor. Maçı girenler yüzünden değil, çıkanlar yüzünden kazandık.
Selçuk İnan, çöpleri ihmal edersek maçın en kötü futbolcusuydu, Usta işi mükemmel bir serbest vuruş golüyle kötü futbolunu kamufle etmeyi başardı. Atsan atılmaz, satsan satılmaz, gözünü korkutsun diye transfer edilen İnsan Yiyici de cortladı. Sakat olduğuna inanmıyorum. Böyle hayvani futbolcular sakatlanmaz, ameliyat olur, ayağı kırılır, atılır öyle oynamaz, King Kong'ta bir pis koku seziyorum, hayırlısı.
Oynadığımız takımlar küme düşmeye aday takımlar. Hiç bir maçı da rahat kazanamadık. Takıma girecek en az 4 banko adam olduğunu bilmesem bu takıma en fazla lig 3. lüğü verirdim. Nitekim yeni transferimiz Podolski Başkan, korkmayın yetiştim dedi de rahatladık. Adam yeme maçları henüz başlamadı, King Kong biraz daha pirzolayla beslenebilir. Fakat Serdar Aziz'i fazla bekletmemek lazım, Semih Kaya'yı unuttuk. Yandan gelen topa kafa vuracak adam eksiğimiz var.
Yönetim, futbolcu taraftar bütünlüğünü çok erken yakaladık. Bu demektir ki Şampiyonluğa oynuyoruz. Biz kolpadan değil, harbiden Şampiyonluğa oynadığımızda ne olur diye bir soru sormayı gereksiz buluyorum. Podolski'ye hoş geldin diyorum, Kara Rüzgar'ı selamlıyor, Tolga Ciğerci'ye minnettarlığımı iletiyorum.
Büyük takım refleksi devreye girdi, Eski tüfek taraftarlar yine düştük yollara, Hasan Şaş çocuğuyla çocuk tribününde, Tümer'i döven sürgündeki Aslan Burak numaralıda gölü çekiyor, Galatasaray.org sakat bir Galatasaraylıyı aratıp bulduruyor, Sakatlıktan çıkan futbolcusu takımı ipten alıyor, kalecisi orta sahada çalım atıp Eto'o yu bu sefer gerçekten bitiriyor. kenetlendik, senden başka neyimiz var Cim Bom, Hiç şüpheniz olmasın çocuklar başkaları yıldızları başka baharda arayacak bu sene Şampiyon Arena'ya geri dönüyor.
24 Eyl 2016
2250 Aslan'a Minnetle; Beşiktaş 2-2 Galatasaray
Büyük Galatasaray Taraftarına minnetle başlıyoruz.
Galatasaray Taraftarı Şampiyon olmadan, Galatasaray Şampiyon olamaz, 2250 Aslan parçası çocukların gözlerinden öpüyorum. Yıllarca içinde bulunmaktan bahtiyar olduğum deplasman tribünü, Galatasaray taraftarının kalbidir, DNA sıdır, öncü birliğidir, Maçın başından sonuna kadar sesleri hiç kesilmedi, 40.000 kişiye karşı galip geldiler, ne kadar övünsek azdır.
Galatasaray Beşiktaş maçlarının sonucu her şeye gebe olabilir, nitekim bu maçı hezimetle kazanacağımız gibi, kaybedebilirdik de. Ama bu maçların tek favorisi vardır, o da Galatasaray'dır. Josue'nin dürtemediği topun dönüşünde Muslera kurtaramasaydı bu travmayı atlatamazdık. Şimdi diyorum ki, elbette Büyük taraftarımıza da güvenerek kükrüyorum ki, Şampiyonluk ilan edilmiştir. Kutlu olsun.
Beraberliğe üzüldük elbet, Galatasaray taraftarı eğer işin içinde tur yoksa, Şampiyonluk yoksa beraberliğe bayram etmez, Lağım medyanın, İddia algoritmalarının hesaplarını boşa çıkardık. Bu beraberliğe şimdi değil, Arena'daki maçtan sonra sevineceğiz. Lig ikili averaja kalabilir, böyle bir Şampiyonluk kazanırsak, bu gece Beşiktaşlıların sevindiği beraberliğe biz o zaman sevineceğiz.
Tek tek futbolcuları eleştirip övmeyi bu maçlığına askıya aldım. Skor yüzünden değil ama sezon başından beri söylediğim şeyleri yazabilirim. 2 stoperden biri fazla, Chedju ve Hakan Balta aynı tip kesiciler. Teknikleri iyi hava topları çok kötü. Rakip kalede çok rahat kafa vuran ikili, top kendi kalemize doğru özellikle yandan geldiğinde sanki ayaklarında demir gülle bağlı gibi. Kaç topa çıkmadılar, gol olsun olmasın aynı şeyi yazardım. Cenk Tosun'un gol olan pozisyondan çok daha rahat vurduğu kafa dışarı gitti. Kornerlerde kalenin arkasında olsalar da 5 metre koşarak kafaya çıksalar vuracaklar. İlk hızla zıplayamıyor. Gölü nasıl yiyeceğimizi dün yazdım, golü kendi kendimize atabiliriz. Muslera'ya şutla falan gol atamazsın. Korner olacağına penaltı olsun daha iyi.
Büyük bir maç oldu, Hakem de çok büyüktü. İstese her iki takımı da yakabilirdi. Yani bu maçı istediğine kazandırabilirdi. Hakan Balta kaçırdığı adamlara çok kritik müdahaleler yaptı, kötü niyetli hakem olsa basardı sarı kartı, çalardı faulleri.
Attığımız ilk gol çalışılmış bir goldü, dikkat edin korner atıldığında Tolga-Selçuk ikilisinin topla alakası yok, Eren Derdiyok'u tutan Gökhan İnleri tutuyorlar. Sneijder'in kestiği topu Yasin aşırtacak, markajdan kurtulan Eren arka direkte Bom boş topla buluşacak. Bir şekilde Yasin iyi vuramadıysa da top planlandığı gibi Eren'e gitti.
İkinci golde ise Beşiktaş savunması muhteşem bir alan savunması yaptı. Bruma topla kopup slaloma başladığında hücumda Galatasaray'ın Eren'den başka adamı yoktu. Stoperler ve ön libero Brumayı Eren'e pasa zorladı, bir an için o olasılık doğmuştu, verilecek pasa Tosiç engel olacaktı. Bruma pas vermekten vazgeçip içeri daldığında da penaltı, kırmızı kart riski vardı, müdahele etmediler.
Şu takımda en az 4 kişi 2-3 maç sonra oynamayacak. Beni umutlandıran en büyük veri budur. Serdar Aziz teknik stoperin yanında kazma stoper olarak banko oynar. O toplara kafa vurdurmaz. JOR oyuna temasta geç kalıyor, hile hurda, dalga dümen bilmediği için şu maçı az daha veriyordu. 70 e kadar dayanmışsın, hepimiz aynı şeyleri düşündük, Sinan Gümüş'ü oyuna sokabilse sağ taraftan da kontra bulurduk. Yasin solda oynadığını sağda oynayamıyor, Bruma yorulduğunda girecek hamle oyuncusudur. Sinan'ı çok kolay sildi, ne var ki hazırlık maçlarında Sneijder'le en iyi oynayan oyuncuydu.
Beşiktaş'ı ilk defa seyrettim, Medya'nın doldurduğu kadar hacmi yok. Oğuzhan küçük maç futbolcusu, kalecisi dandik, golcüsü atıyor diye kesemiyor ama taşıyamaz. En tırstığım oyuncusu Gökhan İnler'di, Şampiyonluk kavgası Tolga Ciğerci ile Gökhan İnler arasında geçer diyordum. Bu maç emin oldum, Tolga tek başına Gökhan-Atiba ikilisiyle girdiği savaşı kazandı. King Kong çöp çıkarsa yandık, Bu maçtan kaçtığını düşünüyorum. Mübarek Galatasaray formasıyla gördükten sonra hükmümü vereceğim. Eh bir de dedikleri gibiyse, biz ligi son maçlara bırakmayız.
En büyük rakip Beşiktaş gibi görünüyor. Cürümü bu kadar, en büyük maçını oynadı, daha iyi oynamaları mümkün değil. Takıma girecek başka da oyuncusu yok. Galatasaray yarım takımla lige başladı, Serdar Aziz, Cavanda, King Kong, Jesue, Balina, Podolski döndüğü zaman, taraftar da Arena'da krallığını ilan ettiğinde takım puan kaybetmez.
Maçın hikayesi güzel başladı, takım kırık dökük ekipmanlarla Aslan gibi savaştı, elbette üzülün yenemedik diye, minnet duyun sizi Galatasaraylı yapanlara, ne yapıyorsanız onu yapın, Şampiyonluk marşları söyleyin, özellikle maçta gırtlak parçalayan çocuklar lafım size, bağırın kükreyin, dermanınız kalmasın, yorulun. Avazlarınız Dünyanın dört bir yanından duyuldu. Ne yapın edin birer sarı kırmızı çiçek edinin, yastıklarınızın altına koyarak uyuyun. Renk arayın, koku arayın. Uyandığınızda duyduğunuz onur ve güven, Galatasaraylılığın saygı doruğudur. Hikayenin bitim noktası, Galatasaray'ın utkusu olacaktır, İnanın.
Ne mutlu Galatasaraylıyım diyene.
18 Eyl 2016
Eve Dönüş; Galatasaray 2-0 Rizespor
Hafta içi, bir baş, bir başaltı bir deste takımımızın maçını izledik. Biri fark atacağı biri banko yenileceği maçı santrası yapılamayan serbest vuruş golleri ile berabere kalarak atlattı. Lağım medyasına bu lanet olası 1 puanlar bayram hediyesi oldu. Deste takımı, maçı rakip 18 e giremeden tamamladı, hakem acımasa Ukrayna'ya gitmeye bile gerek kalmayacaktı, zaten kalmadı. Bizim maçla ne alakası var deme bekle, var. Galatasaraylılık bir haslettir, harstır. Galatasaraylılığın mottosu, amentüsü Galasözüdür. Berabere bitirdiğin bir maçın sonunda kupa yoksa tur gelmemişse asla sevinmeyeceksin. Nitekim Prandelli son dakikada beraberliği yakaladığında 2 metre sıçramış, havadayken yorumu sonsuzluğa bırakmış, yere düştüğünde de kovmuştuk. Biz yoksak Avrupa maçları demek böyle geçecek, diyor başlıyoruz.
Eve dönüş muhteşemdi. Tam zamanı şimdi bir Galasözü daha döktürelim. Büyük Galatasaray Taraftarı tribünlerde Şampiyonluğunu Krallığını ilan etmeden, takımı Şampiyon olamaz. Bu duygularla metrolara doluşuldu. Arena tribünlerine çıkanlar ilk olarak 1 cm toz kurumu bağlamış koltuklarla karşılaştı. Bir an kendimi Beşiktaş stadında sandım. Yuh artık bir stad bu kadar pis olamaz. 1 ay daha gelmesek, arkeologlar bir zamanlar burada birileri oturup bir şey seyretmiş diye rapor yazacak. Deplasman hakkımız diye bağırıyorlar. Uyarıyorum kimse Arena'da deplasmana gelmesin. Bedava bile olsa gelmeyin, önünüzde 5 metre paslı plastik var, sahayı görmeniz, astığınız pankartın okunması imkansız. Bazen düşünüyorum Galatasaray bir şekilde bu ligde olmasa da biz maç yerine foseptik seyretmek zorunda kalmasak.
Koltukların pisliği dönüş maceramıza limon sıkacak değildi elbet. Bedava Belediye hizmeti yaptık, stadı pantolonlarımızla temizledik. Takım ısınmaya çıktığında Sami Yen Kapalısı coşkusu vardı. Lağım medyasının çomak sokması pek bir işe yaramadı, Sneijderve Selçuk peş peşe çağrıldı. JOR'a oley çektirildi, ve gecenin en güzel şeyi de Eren Derdiyok'un insanlık dışı golünden sonra açılışı yapılan Çocuk Tribünüydü. Yıllardır yazar söyleriz, amacımız bir iki veya daha fazla bebeği sarı kırmızı zıbınlara sardırmak, ilk avazlarını Cim Bom Bom diye bağırtmaktır. Dün gece o tribünde olan bayrak sallayan çocuklar, tribünlerin geleceğidir, emanetimiz emin ellerdedir. Çok yaşayın çocuklar, nice utkularda marş söylemeni, bayrak sallamanı gönülden dilerim.
Maça Bruma'yla başlıyorum. Bak çocuk, bazen 5 kişi arasına dalıyorsun, dal bizce sorun yok. Hasan Şaş'tan Keita'dan, Lincoln'den sonraki son fantastik futbolcusun. Ama daha küçüksün kıyamam, Yalçın Ayhan gibi bir baltaya rastlarsın, içinden geçmeye kalkarsın, elini ayağına verir yazık olur bize. Dua et Salih Dursun başka takıma transfer olmasın. Başakşehir maçında da rica ederiz Riekerink Bey'e seni oynatmaz, ben o maçtan çok korkuyorum. Derken, taraftar, tribünü sahaya regüle ederken Kara Tren soldan slaloma başladı.(sağ tarafımız Sabri-Yasin'le kısmi felç geçirdiğinden ataklar hep soldan olacaktı) Son çubuğa yaklaştığında olanca gücüyle vurdu, kaleci güçlükle kornere çeldi, golün koluna bir anlığına serum bağladı. Paslaşılan korneri Sneijder içeri kestiğinde biri ayağıyla kafaya çıktı. Şimdi bir nefes al Galatasaraylı, gözünü kapa, 2 ay önce bu mübarek 9 numaralı Galatasaray forması futbol topu ırz düşmanı Umut Bulut'un sırtındaydı. Tamam dürttüm uyan, sana da kıyamam korku filmi seyretme rahat ol. Artık o forma Hakan Şükür- Tanju Çolak -Jardel-Ümit Karan dörtlüsünün toplamının 4 e bölünmüşünde. Drogba'yı da hangi denkleme koyacağını sen düşün.
Ancak, böyle bir 9 numaranın bizim takımda olduğunun Sneijder'den başka kimse farkında değil. Hiç hücum yapmayan, yapamayan takıma karşı her iki kanat bekinin tek bir hava pası atmaması takımın gol pozisyonu ortalamasının dolayısıyla gol yüzdesinin düşük çıkmasına neden oldu. Sabri geri gelemem korkusuyla ileri çıkamıyordu, Takım, tac linç edicisi yüzünden topu kapmak için 10 kişi 20 şer metre koşsa, 5 defa taç atsa gereksiz 1 km fazla mesafe kat ediyordu. Carolle'yi de Harlem Basketbol takımın futbol versiyonu çıksa da oraya sol bek göndersek. Halı sahalarda teknik futbolcular olur, kendine oynayan, tekniğini konuşturan, top rakibe gider korkusuyla gol bile atmayan oyuncular olur. Aynen öyle. Bu hafta en korkacağım futbolcumuz. Quarizma maymuna çevirebilir.
Tolga Ciğerci'yi canlı izlemek, daha ötesi topsuz izlemek(nasıl olacaksa) dayanılmaz bir futbol keyfidir. Topun Siyam ikizi sanki. Maça gidenler dikkatle izlesin, Degaj yapılmışsa, top havadayken sanki uçacak topla gökte buluşabilmek için. Tolga'nın nefes sesini duymadan hiç bir futbolcu topla 5 metre oynayamaz, yalandan koşu değil 12 km. Mutlaka rakiple temas var, kazanılan topu istatistik kasarak risksiz yanındakine vermek yok. Bir gole bakar, sonrasında en çok gol atan orta saha oyuncusu olur. Büyük takım, orta sahası konuştuğu kadar büyüktür. Şampiyonluk kavgası veriyorsak, tribünde biz, sahada Gökhan İnler'le Tolga Ciğerci savaşacak, kim daha iyiyse onun takımı Şampiyon olacak.
Pas trafiğiyle oynuyoruz, büyük takım taktiği. Arda Turan da anlattı, sayısız pasla rakibi yor, moralini boz, bir delik bulduğunda öldürücü darbeyi indir. İyi de pas trafiği Yasin istasyonunda tehir ediyor, Sabri İstasyonunda duruyor. Tabi içimizi rahatlatan şey, takımın sadece dün oynayan oyunculardan oluşmadığı. Podolski,Serdar Aziz, Cavanda, Balina, King Kong floşundan bir per garanti ilk 11 e yerleşir. Yasin'den de muhteşem yedek olur. Sinan Gümüş olmadan koparılmış bir meyve sanki, tekrar ağaca yerleştirmek lazım. Sabri'yi unutmak istiyorum, 2 defa Fatih Terim'i, 2 defa Hagi'yi kovan, sayısız Hocayı işsiz bırakan, sayısız sağ beke Galatasaray Tahvilini kaptıran Sabri için JOR'u kovmak, U17 futbolcusu işi. Prandelli tehlikeyi çabuk sezip kadro dışı bırakmış, ekmek su bile vermemişti de Şebek Abdurrahim marifetiyle mancınıkla Çizme'ye fırlatılmıştı. Oynadığımız takımlar dandik, topladığımız puanlar fiktif, rehavete kapılmayın. Kayseri 2017 ye PTT liginde girer, devlet torpil yapmazsa Rize'nin maçlarını seneye TRT 1 bile vermez.
Son dakikada gelen penaltıyla ilgili görüşünüzü alıp Beşiktaş maçı kampına çekileceğim. Bruma fişi çekilmiş Hikmet Karaman'a karşı son bir zevk daha yapayım diye niyetlendi. Yani kaynamış bileğine tekmeyi yemeden 18 e daldı, indirdiler. Sonra film başladı. Ahval ve şerait şöyleydi. Takımın penaltıcısı Selçuk İnan, ilk yarı son 2 yılın ortalamasının üzerinde bir maç çıkarmıştı. Yana geriye pas vermeye ödü koptuğundan, it gibi koşarak taraftarın gazını nispeten aldığı bir maçı bitirmek üzereydi. Bir penaltı golüyle de sonraki maça yep yeni bir moralle hazırlanırdı.Penaltıyı kendisi atmalıydı. Bruma çocuk, 5 kişiyi ipe dizdim, imameyi de ben takayım bu da bana hatıra olsun diye Kaptan'a yalvardı, ben atayım. Nasıl olsa maç bitmiş Bruma'ya jest yapmalıydı. Sneijder 100. maçına çıkmış 2 gol attırmıştı. Çoluğu çocuğu tribündeydi. Bu sezon golü yoktu, medyadaki Galatasaray maymunlarına biraz fıstık dağıtılabilirdi, penaltıyı Sneijder atmalıydı. Eren 2 muhteşem gol atmış almış, Büyük Galatasaray Taraftarının kaskosunu kasasına kilitlemişti. Takımdaki ilk hat tricki olacaktı, yakışırdı, taraftar Eren diye yıkıyordu Arena'yı, penaltıyı Eren atmalıydı.
Futbol tanrılarının da bir adaleti vardı, Selçuk İnan ilk defa bir penaltı kaçırdı. Umarız ki bu son olsun du.
11 Eyl 2016
Zift Medya'sına Bayram Puanı; Kayserispor 1-1 Galatasaray
Maç yazılarına son vermiştim, Artık yazmayacaktım, bugün Tweeter'da Altan Tanrıkulu'nun Cüneyt'in yazısına referans göstermesi, Gökmen Özdemir'in Selçuk İnan'ı yalaması ve bir de bir taraftarın isteği sebebiyle yazmaya karar verdim. Cüneyt'in yazısının 3 cümlesini okuyabildim, midem kaldırmadı, küfür edip kapattım. Gökmen'de Selçuk İnan'a taraftarın çok büyük yanlış yaptığını düşünüyor. Zift Fener Şike Medyası'nın oyununa gelmeyecekmişiz buyuruyor. Dayanamıyoruz, yazıyoruz..
Bu yazarlarımız, maçı seyretmiyor, sosyal medya Galatasaraylılarını taklip ediyor. Ortalama bir görüş yürüyorsa bizden farklı olarak ne yazar, ne söyleriz diye düşünmeye başlıyorlar. Bir birlerinden yardım da alıyorlar. Misal, Yasin çok güzel bir gol attı ya, ilk yarının en iğrenç futbolcusu dedik ya, vay efendim JOR niye çıkarmış. 1-1 lik takımdan Selçuk değişirmiymiş. Niye? transferler boşuna mı yapıldı? Ne yapsın, kendi mezarını mı kazsın. Selçuk'un artık futbol ölümü gerçekleşti, gollere bile sevinemiyor, kornerlere gidemiyor, farkında değilmisiniz, kenardaki ÖCÜ, İnsan Yiyici bile ürkütmüyor. Kapı gibi sözleşmeleri var, futbol topu linç edicisi Umut Bulut'u gördünüz. İzlanda'da doğmuş olsalar, terzi, kasap, boyacı olamayacak adamlar futboldan ufak bir muz cumhuriyeti merkez bankası yükü para yaptılar.
Başlayalım, Kayseri benim memleket, umarım ilk yarı bitmeden küme düşmeyi garanti ederler. İsteyenle iddiaya giderim dün oynanan maçta en az 30 dakika uzatma vardı. Yerden kalkmayanlar, çıkarken yavaş yürüyenler, korner atmaya bile zor gidenler, kasaplar, futbol topu ırz düşmanları o lanet olası 1 puanı alabilmek için görev başındaydı. Bir önceki maçta Kadıköy'de Fenerbahçeye 3 gol atan Kayseri, ülkenin gelmiş geçmiş en çöp santraforunu sadece Galatasaray'a düşmancasına oynar umuduyla 90 dakika oynattı. Taraftarı yok, halk maça gelemesin diye anormal pahalı. Kına yakın 1 milyonluk şehirde 3.000 kişiye maç seyrettirip, 1 puan aldınız.
JOR; Biz bu adamı çok sevdik, iki kupa aldı, çok iyi top oynatıyor diye değil. Dokunulamaz çöpleri ayıkladığı için, maçı sanki bizim gibi bir Galatasaraylı olarak izlediği ve müdahil olduğu için. İkinci dalga çöpleri de temizleyebilirse adını tarihimize çok büyük harflerle kazıyacak. Uyarıyorum, Sabri-Selçuk-Yasin'le Fener maçına çıkarsa maçtan sonra kovulur. Sabri'ye yaptırdığı her antrenman, kendi mezarına vurduğu kazmadır. Son çöpler, oynamasa bile zarar verecek nitelikte. Medya arkasında. Bir de demezler mi, Medya onlara saldırıyor diye. Fener Medyası salak mı, Lincoln'e, Arda'ya, Melo'ya, Sneijder'e saldırır, Selçuk, Sabri, Tarık, Olcan, Burak, Selçuk onların kan kardeşleridir. Melo'yu kovdurmaslar, Hamzayı, Dürülü'lüyü hoca yaptırmasalar Şampiyon olabilir mi başka takım.
Çalınan 30 dakikayı tamamen Kayserili futbol dışı futbolculara yazmıyorum. En az 5 dakikası Sabri'nin taç atışlarında kayboldu. Hadi kazmasın, ne tür bir sıvı salgılıyorsun da hiç kimse seni kesemiyor, ayak topunu oynamayı bilmiyorsun. Tacı elle atıyorsun be şerefsiz, 1 dakika düşünüp sonra topu niye rakibe veriyorsun. Zaman sana lazım, madem ki atamıyorsun, rakibe çabucak ver ki zaman geçmesin bari.
Tolga Ciğerci'de aptal futbolcuymuş! Kedira'ya benziyor, bence daha iyi de futbolcu. En azından seyrettiğim Emrecan Coşkun'a, İlkay Gündoğan'a 5 basar orta sahada. Alman Milli Takımının bankosu olacakken,futbol lağımına bok taşıyanların eline düşmüş. Almanya'da tutunamamış, sebebi futbol olamaz, yakında kokusu çıkar. Yolunu bir şekilde kesmezlerse, 8 milyon boşanma parası varmış, biri ödeyip almaz ise lige ağırlığını koyacak. Bir gole bakıyor şutlarındaki isabet oranının ekmeğini yemesi. Bir topu çatala mıhladığında arkası gelir. Kolay kolay bir futbolcuya iyi demem, kötüyü hemen derim de iyiye iyi zor derim. Tolga için iddialı konuşuyorum. Çok büyük futbolcu, dikkat edin, yediğimiz her golde, pozisyonda mutlaka kadraja giriyor. Sanki maçta topun Siyam İkizi gibi.
Sakatlardan en çok yolunu gözlediğim adam Podolski. Orta saha artık çok daha dirençli, top bizde daha çok kalıyor. Aynı oranda pozisyon sıkıntısı var. Sadece Bruma'yla gol posta hem top, hem adam sokabiliyoruz. Eren'e de bir iki kazma yapıştığı zaman adamlar arası mesafe uzuyor. Sabri'yi saymıyorum, Carol'de bana göre Galatasaray sol beki değil. Ortaları çok verimsiz, Ortayla gol attıramaz kolay kolay. Keşke Serdar Aziz çabuk dönse ve iyi çıksa da Hakan Balta sol bek oynasa. İnsan Yiyici- Tolga orta sahaya Kanije kalesi hattı kurar, topları Sneijder'e aktarır, az koşacak Sino'da ameliyatı narkozsuz yapar. Bakarsın bir maç 3 golcüyle birlikte oynarız. Podolski, Eren- Balina 3 lüsüyle gol manyaklığına oynarız. Olmaz deme, ben, Ümit Karan- Hasan Kabze-Necati Ateş-Hakan Şükür'ün ilk 11 çıktığı maçı seyretmiş taraftarım.
Görevin büyüğü, büyük Galatasaray Taraftarında artık. Bu haftadan itibaren Arena'da lige ağırlığını koyma vakti gelmiştir. 1 sezon istirahat yeter. Galatasaray Taraftarı Şampiyon olmadan, Galatasaray Futbol Takımının Şampiyon olduğunu görmedim. Haydi çocuklar, bu yaşta ben tribünlere döndüysem, siz daha ne bekliyorsunuz ki. hasret bitiyor, Arena'da görüşelim 50.000 kişiyle Balina'ya son romantik Ulusal Takım İzlanda'nın tezahüratını yaptıralım. HUGH HUGH HUGH.
.
Bu yazarlarımız, maçı seyretmiyor, sosyal medya Galatasaraylılarını taklip ediyor. Ortalama bir görüş yürüyorsa bizden farklı olarak ne yazar, ne söyleriz diye düşünmeye başlıyorlar. Bir birlerinden yardım da alıyorlar. Misal, Yasin çok güzel bir gol attı ya, ilk yarının en iğrenç futbolcusu dedik ya, vay efendim JOR niye çıkarmış. 1-1 lik takımdan Selçuk değişirmiymiş. Niye? transferler boşuna mı yapıldı? Ne yapsın, kendi mezarını mı kazsın. Selçuk'un artık futbol ölümü gerçekleşti, gollere bile sevinemiyor, kornerlere gidemiyor, farkında değilmisiniz, kenardaki ÖCÜ, İnsan Yiyici bile ürkütmüyor. Kapı gibi sözleşmeleri var, futbol topu linç edicisi Umut Bulut'u gördünüz. İzlanda'da doğmuş olsalar, terzi, kasap, boyacı olamayacak adamlar futboldan ufak bir muz cumhuriyeti merkez bankası yükü para yaptılar.
Başlayalım, Kayseri benim memleket, umarım ilk yarı bitmeden küme düşmeyi garanti ederler. İsteyenle iddiaya giderim dün oynanan maçta en az 30 dakika uzatma vardı. Yerden kalkmayanlar, çıkarken yavaş yürüyenler, korner atmaya bile zor gidenler, kasaplar, futbol topu ırz düşmanları o lanet olası 1 puanı alabilmek için görev başındaydı. Bir önceki maçta Kadıköy'de Fenerbahçeye 3 gol atan Kayseri, ülkenin gelmiş geçmiş en çöp santraforunu sadece Galatasaray'a düşmancasına oynar umuduyla 90 dakika oynattı. Taraftarı yok, halk maça gelemesin diye anormal pahalı. Kına yakın 1 milyonluk şehirde 3.000 kişiye maç seyrettirip, 1 puan aldınız.
JOR; Biz bu adamı çok sevdik, iki kupa aldı, çok iyi top oynatıyor diye değil. Dokunulamaz çöpleri ayıkladığı için, maçı sanki bizim gibi bir Galatasaraylı olarak izlediği ve müdahil olduğu için. İkinci dalga çöpleri de temizleyebilirse adını tarihimize çok büyük harflerle kazıyacak. Uyarıyorum, Sabri-Selçuk-Yasin'le Fener maçına çıkarsa maçtan sonra kovulur. Sabri'ye yaptırdığı her antrenman, kendi mezarına vurduğu kazmadır. Son çöpler, oynamasa bile zarar verecek nitelikte. Medya arkasında. Bir de demezler mi, Medya onlara saldırıyor diye. Fener Medyası salak mı, Lincoln'e, Arda'ya, Melo'ya, Sneijder'e saldırır, Selçuk, Sabri, Tarık, Olcan, Burak, Selçuk onların kan kardeşleridir. Melo'yu kovdurmaslar, Hamzayı, Dürülü'lüyü hoca yaptırmasalar Şampiyon olabilir mi başka takım.
Çalınan 30 dakikayı tamamen Kayserili futbol dışı futbolculara yazmıyorum. En az 5 dakikası Sabri'nin taç atışlarında kayboldu. Hadi kazmasın, ne tür bir sıvı salgılıyorsun da hiç kimse seni kesemiyor, ayak topunu oynamayı bilmiyorsun. Tacı elle atıyorsun be şerefsiz, 1 dakika düşünüp sonra topu niye rakibe veriyorsun. Zaman sana lazım, madem ki atamıyorsun, rakibe çabucak ver ki zaman geçmesin bari.
Tolga Ciğerci'de aptal futbolcuymuş! Kedira'ya benziyor, bence daha iyi de futbolcu. En azından seyrettiğim Emrecan Coşkun'a, İlkay Gündoğan'a 5 basar orta sahada. Alman Milli Takımının bankosu olacakken,futbol lağımına bok taşıyanların eline düşmüş. Almanya'da tutunamamış, sebebi futbol olamaz, yakında kokusu çıkar. Yolunu bir şekilde kesmezlerse, 8 milyon boşanma parası varmış, biri ödeyip almaz ise lige ağırlığını koyacak. Bir gole bakıyor şutlarındaki isabet oranının ekmeğini yemesi. Bir topu çatala mıhladığında arkası gelir. Kolay kolay bir futbolcuya iyi demem, kötüyü hemen derim de iyiye iyi zor derim. Tolga için iddialı konuşuyorum. Çok büyük futbolcu, dikkat edin, yediğimiz her golde, pozisyonda mutlaka kadraja giriyor. Sanki maçta topun Siyam İkizi gibi.
Sakatlardan en çok yolunu gözlediğim adam Podolski. Orta saha artık çok daha dirençli, top bizde daha çok kalıyor. Aynı oranda pozisyon sıkıntısı var. Sadece Bruma'yla gol posta hem top, hem adam sokabiliyoruz. Eren'e de bir iki kazma yapıştığı zaman adamlar arası mesafe uzuyor. Sabri'yi saymıyorum, Carol'de bana göre Galatasaray sol beki değil. Ortaları çok verimsiz, Ortayla gol attıramaz kolay kolay. Keşke Serdar Aziz çabuk dönse ve iyi çıksa da Hakan Balta sol bek oynasa. İnsan Yiyici- Tolga orta sahaya Kanije kalesi hattı kurar, topları Sneijder'e aktarır, az koşacak Sino'da ameliyatı narkozsuz yapar. Bakarsın bir maç 3 golcüyle birlikte oynarız. Podolski, Eren- Balina 3 lüsüyle gol manyaklığına oynarız. Olmaz deme, ben, Ümit Karan- Hasan Kabze-Necati Ateş-Hakan Şükür'ün ilk 11 çıktığı maçı seyretmiş taraftarım.
Görevin büyüğü, büyük Galatasaray Taraftarında artık. Bu haftadan itibaren Arena'da lige ağırlığını koyma vakti gelmiştir. 1 sezon istirahat yeter. Galatasaray Taraftarı Şampiyon olmadan, Galatasaray Futbol Takımının Şampiyon olduğunu görmedim. Haydi çocuklar, bu yaşta ben tribünlere döndüysem, siz daha ne bekliyorsunuz ki. hasret bitiyor, Arena'da görüşelim 50.000 kişiyle Balina'ya son romantik Ulusal Takım İzlanda'nın tezahüratını yaptıralım. HUGH HUGH HUGH.
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












