18 Ara 2008

Bir Beşiktaş Tramvayı


22 sene öncesine götürüyorum sizi çocuklar. Beşiktaş maçına. Hepiniz 28 yaşındasınız. Takımınız en son şampiyon gördüğünüzde 14 yaşındaydınız. Burun buruna giriliyor Beşiktaşla son haftalara. Hatta tam kelime manasıyla burun buruna. Puanlar eşit.(Şimdiki sistam olsa şampiyon biziz, ilk maç 0-0 ikinci maç 1-1 bitti).

O zamanlar, kombine, numaralı, biletiks, araba, forma falan yok. Digitürk, oynat bakalım, Şansal- Erman şebekesi henüz kurulmamış. Alırsın bayrağını delikanlıca, havalar sıcaksa kartondan, soğuksa annenin ördüğü sarı kırmızı bereyi geçirirsin kafana düşersin yola. Ama bu maç her zamanki gibi bir maç değil. İnönü Stadında, 40.000 kişi maçı izleyecek, 40.000 kişi maça girmeyecek. Diğer bütün taraftarlar radyodan dinleyecekler maçı.
40.00o kişinin yarısının içine girmemiz lazım. O zaman maçlar gece oynanmıyor, Cumartesiden düşmek lazım yollara. Ben, Eskitüfek aldık bayrağımızı Cumartesi gecesi Beşitaştaydık. Eski Tüfeğin öğrenci arkadaşlarının evinde kampa girdik. Erkenden kalkıp, pastırmalı bir yarım ekmek arası götürdük. Ve kapalı kuyruğuna daldık. 4 kuyruk var, deniz tarafına yakınlardan ikisi bizim kuyruk. Kapalıda nerde oturacağın, dikileceğin demek istiyorum pafta dışarıdaki kuyruktan belli oluyor. Beşiktaş'lılar yukarı kuyruktalar. İtişmeler, kavgalar,polisler kendini demir tünelin içine attınmı girdin artık. Araya kimse giremiyor. Gişeden biletini alıyorsun, sonra biri yırtıyor kendini tribüne attın geçmiş olsun. Geçmiş olsun da maçın başlamasına 7 saat var.

Arada bir kıvılcım çakılıyor, her iki takım taraftarı yoğun tezahürata girişiyor, mola. Millet bir birinin kucağında uyuyor. Saat başı bağırmaca. Kapılar kapanmış, kapı önleri lime lime insan, açık alt demirlerinden fırlarcasına dolmuş taraftar.


Maç saati yaklaşıyor, en gergin, en kritik yarım saate girilmiş. Şimdiki gibi takımlar ısınmaya çıkmıyor. 10 dakika kala Beşiktaş çıktı sahaya, şimdikilerde sahaya çıkmamı. Sahaya çıkış, maça galip veya mağlup başlamak demekti. Çanakkale Savaşı çıkmıştı sanki, çatapatların barut kokusu, havayı kaplayan sis.

Cüneyt büyük kaptandı, çok iyi bilirdi nasıl sahaya çıkacağını. Bekledi tüğnelin ucunda Beşiktaş taarruzunu, arkadan gökler gürledi, kıyamat koparken süzüldü büyük kaptan. Adam başı 20 şer rula kağıt atmışızdır. Maç, mahşerin zebanisinin borazanıyla başladı sanki. Tezahüratlar, çığlıklar, yırtınlmalar, ahlar vahlar bir birine karıştı. Köylü Yusuf 18 dışından topu doksana taktığı an çıkan gol sesi, ve insanların gol sevinci yazarak anlatılmaz. 2 dakka süren tepinmeden sakinleşince yaralanmayan taraftara ben taraftar demem.

Devre olduğunda arada en az 5 Beşiktaşlı sedyeyle ambulansa taşındı. İkinci devre Beşiktaşlıların can havliyle tezahüratı, sahaya yansıdı. Kedi Bülent yüzde yüz bir golü kaçırdı. Atsa 13 sene diyecektik. Ziya Doğan golü attığında Simoviç'e bu sefer biz taş kesildik. Maç 1-1 bitti. Averajla Beşiktaşın liderliği devam ediyordu. Son maça kadar da böyle devam etti.

Şimdi bakıyorum, hak da veriyorum. Maça gidenler, gidecek olanlar Galatasaray'ın en büyük 20.000 kişisi değil. Parası olan, bilet bulabilen gidiyor. O maça Galatasaray'ın yeryüzündeki en ateşli taraftarı gitmişti, pazar günü aynı şeyleri söyleyemem. Başka yolu yok arkadaşlar, yemeyip içmeyeceksiniz para biriktireceksiniz kombine alacaksınız. Alamıyorsanızda lanet olsun böyle sisteme diye küfürü basacak televizyondan izleyeceksiniz.

Ha isteyen olurmu acaba bizim sisteme dinmek isteyen. Bizim gittiğimiz büyük maça biriniz gidin şimdi bir daha maça gitmeye tövbe edersiniz. Yatın kalkın medeniyete dua edin derim ben yine son tahlilde.

3 yorum:

aksilaz dedi ki...

abi kombine konusunda haklısın belki ama bu biletix illeti en buyuk karaborsacı.walla saat 10 dan önce girdim internete ama alamadım.2 saat ugrastım almak ıcın.simdi maça gidemeyeceksem benım sucummu? yönetim yönetim olsa cıkar acıklama yapar bu konuda.taraftar maç izlemek için çile çekmek mecburiyetinde degil.

Sefa dedi ki...

Ahh ulan ahh belkide 38 senemin en üzüldüğüm canlı stadyumdaki seyrettiğim maçtır o lanet olası sonuçlu maç.Öldüyse rahmetli Amigo Orhan açığa bir baloncudan aldığı yüzlerce balonla gelmişti.Yeni Açıkta seyretmiştim en yakından golleri.Yusuf un mermisini,Ziya nın ensesine yakın yeriyle vurduğu topu.Nasıl da ezmiştik aslında beşiktaşı ama yine de olmamıştı.Çirkef beşiktaş taraftarının devre arası pisliklerini hala hatırlarım...Bizim taraftarımız o zamanlar da bambaşkaydı.En medeni ve delikanlı taraftar hep bizdeydi...

Juan y Fer dedi ki...

Hello,
it will be a good derby, although I think Galatasaray has more chances to win the game.
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)