21 Eki 2022

6 Numrolu Kutsal GALA Forması




TEOREM; 

Hiç hesapsız, sonuçtan, oyundan, kurgudan bağımsız önümüzdeki ilk maçtan itibaren banko BERKAN KUTLU

HİPOTEZ;

Önce en büyük maceraların unutulmaz 6 numaralı futbolcularımızı minnetle analım. Top rakipteyken seyrine doyum olmayan, Mami'yi, Okan'ı, Suat'ı, Melo'yu, Ndiaye'yi. Siluetleri bir film şeridi gibi gözümüzden akarken, görüyoruz ki ellerinde kupalar, dillerinde şarkılar, şampiyonluk turları, çocuklar ne güzel günlerdi. 

Gala Büyük Takım refleksi, DNAsı Çift sarmalı, yazılan büyük destanlardan sonra gelen 4. sezonu da kupa ellemeden kapatmayı kaldırmaz. Ve görüyoruz ki bu süreç 6 numaraları kötü izler bırakarak aramızdan ayrıldı. O zaman mottoyu hatırlatmanın tam zamanı. Orta sahan kadar büyüksün. 

Peki son 10 yılın en beter sonucunu aldığımız geçen sezonun 6 numarasını neden bu sezon ilk 11 yazdırmayı diretiyoruz. Biz maçtan maça takımı seyredip aradaki zamanı 5 taş oynayarak geçirmiyoruz. Galaizm'e şan katmaya çalışıyor, tezimizi ispatlamaya çalışıyoruz, başlıyoruz.

Önce şunu yazayım, transfer edilen 6 numaralı oyuncu Lucas'a özel sempatim var. Kendim de kısa boylu (1.71)olduğumdan bücür 6 numaraların hastasıyım. Verotti, Cante, Lucas'ın ayakkabı bağını Pogba'ya değişmem. peki ne olacak? nasıl olacak? Gereksiz fazladan yapılmış bir transferdi. Domanec'i kovdurup muhtemelen büyük iddialarla gelen Okan Buruk(kendisine sormuşlar var sayıyoruz) Gala maçlarını seyretmiş, futboldan futbolcudan anlayan bir hoca olsaydı Lucas'ı aldırmaz, 9 maçı 6 numarasız geçirmezdi.

Tezimizin arkasındayız, sayıyoruz

1- Gala maçlarını çim sahalar yerine lağımda oynuyor, her maçı Şebeke tarafından aşırı dozda motivasyon aşısı zerk edilmiş takımlara, ve samanını, yemini, yalını Koç oligarşisinin sağladığı azı dişlerinden salyalar köpüler akıtan Şebeke'ye karşı oynuyor. Lucas tanıdığım bir futbolcu değildi, gördük ki, çok kısa boy dezavantajını yatarak kayarak top kapma istatistiğiyle kapatıyor. Aşırı bir zıplama yüksekliği yok. Hava topuna vücudunu kullanmadan çıkamaz, nefes sesine faul çalan hakemlerin hedefi. Biraz daha ön plana çıkarsa Melo'yu yaşatmayanlar biraz daha büyüdü, biraz daha kin dolu Lucas'ı yaşatmazlar. Sarı kartsız maçı olmaz, olursa da bilin ki puan kaybetmişizdir.

Berkan 3 sezondur burada, pasaport Türk, kendisi Yusuf Demir'den daha yabancı. Karar standartı olmayan kötü hakemlerin  içinden geçenleri bilir, varla konuşmalarını duyar. Futbolda en fazla cebelleşmenin olduğu alanda hakemle Lucas'dan daha iyi savaşır.

2- Berkan Kutlu geçen sezon alayı çöp tabir ettiğimiz yabancı futbolcularla oynadı. Futbolun dili her dilde aynıdır, bu sezon transfer edilen büyük futbolcularla futbolca konuşur, oyun olarak sahaya yansıtır. Taraftar baskısı yüzünden çekmediği şutları çeker, atmadığı pasları atar. Boy avantajı var Lucas'a göre. Hava toplarını toplar, ilk topa basar, kadrajdan çıkmaz. Top rakipteyken en büyük futbolcudur. 

3- Hocadan ziyade, ülkenin en iyi savaş taarruz futbolcuları Kerem-Yunus'u rahatlatır. Sanki fasulyeden oynatılıyoruz imajı bir tarafa, bize mecburlar  görüşü de taca çıkar.  her bölgeye homojen dağıtılmış, hak etmiş en az 3 Türk oyuncuyla çıkma, dolayısıyla ilk 11 çıkarma problemi çözülür.

4- Kalecinin artı eksi bütün yönlerini Berkan daha iyi bilir. Geçen sezondan çok antrenmanlı, top almada hata oranı düşüktür, Lucas'a görece. Rakip futbolcuları da daha iyi tanıdığından, mücadele pratiği mutlaka gelişmiştir.

SONUÇ;

Berkan Kutlu, Lucas Toreria'dan daha büyük futbolcudur demiyorum, zamanla o da olabilir, konu o değil. Takımın tabela sorunu var, 700 gol atmış 4 golcü kadro grubunda, kanatlarda genç, istikbal öneren 2 yabancı 2 Türk oyuncu var, kimi oynatsa itiraz edemeyiz. Top rakipte demek, Gala Bağlarına izinsiz girmiş köpek demektir. Pekmez sıçırtana kadar kovalayacak, maçtan sonra da aynı tempoda bir maç daha oynayacak, saha içi kaptanlığını alacak BERKAN KUTLU takımın 6 numarası, ilk bankosudur.  

18 Eki 2022

EU(Euro United) HAKEMLERİ

Önce Hakim neymiş bakalım. Adalet dağıtan kişi yazıyor. Yani pek anlaşılamıyor ne adaleti, kimin adaleti. Hukuk terimi çağrıştırıyor sanki. Kafatasında zerre beyin olan bilir, hukuk egemenlerin fahişesidir. İhtiyaç duyarsa günde 5 posta kullanır,

ihtiyaç duymaz ise işi olmaz. Daha açık yazalım. Günümüzde adalet dağıtması için görevli kişiler belini doğrultamıyorlar. Fazla mesai yapıyorlar. Onları Adalet Saray'ında bırakalım, biz futbol hakemlerine sataşalım. bakalım onların durumu ne?

Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız yöneten, karar veren kişiymiş. Yani Hukuk camiasındaki adamların günde 5 posta dayak yediği, tepedeki ne derse onu yaptığı bir ortamda, ülkede Hakem dediğimiz adam yansız olacak? Çok şey istiyoruz şerefsizim. Bana göre Hakemler bu ülkedeki en masum, en dürüst adamlar. Yani uzun lafın kısası, ülkede dürüst yetkili yok ki, maçlarımızı yönetmek zorunda kalan adamlar dürüst olsun. Dürüst olsa kurallara uygun maç yönetse gördüğünü yanlış bile olsa çalsa, bir hafta sonra, maç başı 100 liraya Kartal Bulvarspor- Kuşaadasıspor 3. lig maçını kurallara uygun yansız yönetecek.

Bu sezon Galatasaray maçları dışındaki hiç bir maçın özetini bile seyretmedim. Rica minnet dün oynanan maçlarda iki pozisyona bakıp görüşüm soruldu. Bu yazıyı yazmama sebep olan iki insanlık dışı hareket gördüm. Maçlarda yüzlerce Spor Büro Polisi görev yapıyor. Muhtemelen onların başında da bir Emniyet Müdürü vardır. Müdür görevini kurallara kanunlara göre yapsa tabanla golü atan Fenerbahçeli, adam öldürmeye teşebbüsten tutuklanırdı. Kaleci korktu diye yorum yapanımız var, beni destekliyor, korkmayıp ne yapsın, kafa göz parçalansın mı? 

Korkutmak, terör eylemidir, kaleci korktum golü bilerek yedim dese bile hareket kırmızı karttır.

Ofsayt çizgisi resmi geldi, yarım metreye kadar arı eksi ofsayt pozisyonun makinaya istediğin şekilde çizdirebilirsin. Topa vuruş anıyla ayağın topu terk ediş anındaki zaman aralığı  koşan adam için uzun zamandır. Perspektif yok, takıma talimata göre iptal edilmiş legal bir gol. 

Ama konu bu değil, bunlar usul, biz esasın peşindeyiz. Halep çölünde eşek izi arıyoruz. Yüce Gök'e şükür bugüne kadar yanılmadık, tezlerimizin doğru çıktığına şaşırıyoruz. şaşırmayan insan ölüdür.   

Futbolumuzu Global Kraliyet Kardinalizmi yönetmektedir. Kimlerden oluştuğunu bilemeyiz ama en fakirinin yalılarda oturduğunu söyleyebiliriz.  Ve bir şey söyleriz ki eminiz. Bu ailenin takımı yoktur. Galatasaraylılar boşuna ağlamasın, ortada Fener'e, Beşiktaş'a geçilmiş bir kıyak yoktur. Bu Ailenin takımının adı EURO UNITED'dir. Hakem diye konuya bahis insanlar bu takımın oyuncularıdır. EU her sezon şampiyon olur. Sen bazen göz yanılmasıyla kendi takımının Şampiyon olduğunu sanır sevinirsin. Bazen de bu sezon Galatasaraylıları olarak 9. haftada düşürüldüğün duruma kendin bile inanamazsın. Merak etme bu sezon ŞEBEKE artık işini perde arkasından yürütmüyor, gaspla gözünün içine baka baka, tehdit ederek korkutarak defterini dürüyor. Planları tutar da sen devre dışı kalırsan aynı hakemler bu kez sana doğru çalmaya başlayacak. Lağım Medyasındaki EU taraftarı maymunlar, Gala Maymunları dahil bak 10 hafta önce ağlıyordun haksız puan, penaltı aldılar diye, aynı hakem sana hem de daha haksız penaltıyı nasıl verdi diyecekler.

Eğer böylesi bir zaman konjonktüründe gördüğünü çalan hakem olsa tezlerimizden şüpheye düşerdim, hakem heyeti hata yapmıyor, görevini yapıyor. Bir insanın hayatında kaç kere böyle bir fırsat geçer. Alt tarafı bir oyunda samanını, yemini, arpanı kim sağlıyorsa, o ne derse onu yapacaksın. 10larca var, sen bir maçı atlat ömür boyu Allianz'dan tam hasarlı kaskonu yap çek git. Temiz futbol taraftarı anana küfür mü ediyor? de git lan, gazeteye ilan versen EU, 10 bin dolar verecek, ama 30 milyon kişi anana küfür edecek desen, kuyruk Nakkaş Tepe'den Adapazarı'na kadar uzar.

EU hakemi ben olsam ne mi yaparım?

Bunlar kadar akıllı değilim ya, kim kazanacak bilmiyorum, EU başkanını( KOÇ) ararım, kim galip gelecek diye sorarım, gerekeni yaparım. Baktım yenmesi gereken takım atamıyor, pis akvaryumdaki temiz balık direniyor, alır topu kendim voleyle kaleden içeri bırakırım, ggggollll, Var'la ortağız zaten var mı bir şey ortak? yok temiz. Dedik ya esas peşindeyiz, esastan aynı şeyi yapmış oluyoruz. Varla hakem konuşması yayınlansa anlattığım hafif kalır.

Ey EU hakemleri;

Serbestsiniz Büyük Gala Taraftarı erkeğe küfür eder.  Bir taraftar olarak en çok sevdiğim hakem, bize en ağır puştluğu yapan hakemdir. Henüz hiç biriniz bu seviyede değilsiniz. Daha çok çalışın, sakın lehimize Var incelemesi yapıp yazdıklarımızı çöpe attırmayın. Galatasaray sayenizde hakemleri yene yene tek büyük oldu.    

Elinizden geleni ardınıza koymayın, devran dönene kadar küpünüzü ambarınızı doldurun. Elbet bir gün fareler basacağını da unutmayın.

Gala'nın maç kazanması için en az 3 gol atması lazım, bu sezon kazanılan maçlarda EU hakemlerine zaman bırakmadık. Büyük Gala Taraftarı, hakem yüzünden yenildik diye ağlamak sana yakışmaz, zırlamayı bırakın ve beni bir kere daha dinleyin.

Gücümüzü, nefesimizi, avazımızı vişneye çalan koyu KIRMIZI, turuncudan iz taşıyan tok bir SARI renkli formaların içindekileri tetiklemek yolunda kullanmaktan başka çıkış yolu yok. Başındaki yöneticilere, sahandaki Hoca'na bile güvenme, onlar da bu sistemin içinde olabilir. 

Haydi çocuklar, kaybedecek neyiniz var, alınacak kupalar, gidilecek daha çok deplasman var. 2000lerin takımı olun, Metin gibi, Hagi gibi, Melo gibi oynayın, Aslan gibi kükreyin, saldırın, cebelleşin, direnin. taraftarınızla savaşın. EU'nun soytarısı olmayın 

 EU HAKEMLERİ'ni dee yenin.








16 Eki 2022

23 Yolu 9. İstasyon, Tren Kazası; Kayserispor 2-1 GALA

Çok güzel maç yazıları yazıldı, aklı vicdanı hür Gala taraftarı tarafından. Lağım medyasının Gala maymunlarının yazılarını okumaya ihtiyacımız yok. Bize fazla iş düşmedi, öyleyse biz de tezlerimizi ortaya koyalım, vaktidir.

Okan Buruk'a bir mektup gönderelim.

Hocam diyemiyorum, Gala Hocası başka bir seviye karizmadır. Mevcut Gala İdari Amiri diyelim, unvan büyüktür, Gala çaycısı olmak için kuyruğa girecek 5 dil bilen taraftar vardır. Bir devrim sonucu getirilmiş, taraftarın çoğunun açılan manipülasyon kanalı sayesinde aşağılandığı, koruyamadığımız Domanec Torrent'in yerine getirildin. Mitolojik İmparator gelmesin de kim gelirse gelsin diyenlerimizin sayısı az değildi, Kimimiz de Gala devrimini yapanlara güveniyorduk.

Uzatmayalım Babam Hocam dediğin, Avrupa kupasını aldı diye muhtemelen senin de biat ettiğin şahıs siz olmasanız en fazla Tınaz Tırpan( Yılmaz Vural değil) olacak, başı sıkışan vasat Anadolu takımları şehirlerinde ömür tüketecekti. Mitolojiye candan bağlı kalacaksın ki, belki sen de bir mitoloji(yalanizm) kahramanı olarak film çevirebilesin. Geç bunları.

Gala golcüleri, Sefer-Gomis-Mertens-İcardi toplam 700 gol atmışlar. Tarihimizde bir ilktir.  Ben gidiyorum dese bayram edeceğin Gomis hariç hiç birinin çerçeveyi bulan şutu yok. Maç öncesi yanlış okumadıysam (okumasaydım yazmazdım) bu maçı alamazsam ben giderim dedin. Tarihin en büyük kadrosundan şikayetçi oldun, antrenmanda bile takım yapamıyoruz, oynamayan somurtuyor diye olası puan kaybına mazeret uydurdun.

Dinlemedik seyretmedik, sen de ustan gibi maçı Hakem heyetine yıkmışsın. Yalçın Küçük ODTÜ'de öğrenci direnişi örgütlüyor rektörlüğe karşı. Yürüyüş kolunun başında ''satılmış rektör, satılmış rektör'' diye slogan atıp yürüyorlar. Kantininin önünden geçerken kantinci(adı Satılmış) Hoca'nın önünü kesiyor. Hocam yeter bağırmayın ben rektörlük yapamam. Biriniz fazla maç yapıyoruz kadrom kısıtlı, biriniz kadrom fazla kimi oynatmayayım. Çok basit aslında kantinci Satılmış kadar yüreğiniz olsa, biz bilmiyoruz deseniz, çekilseniz bu güzel oyunun içinden, şikayet ettiğiniz, ne var ki içinde olduğunuz Şebeke dağılacak. Yazık ettiniz, salı çarşamba Avrupa'da maç oynayamıyoruz.

Ekspresi raydan çıkarmanıza izin vermeyeceğiz. 5 taş oynamıyoruz Galaizme  katkıda bulunuyoruz.  23 Yolu diye trene boşuna binmedik. Son uyarılarımız yapıyoruz.

Sen 17. Ölüsün(Terim 3 defa) Muslera mezarlığındaki, yakındır. Kronometre tuttum, haberin yoktur 12.22 dakika vakit geçirdi. Normal futbolseverin seyir zevkinden bu kadar zamanı çaldı. Top kontrolüne geçtiğinden, bizim adamların kontrolüne geçtiği zaman aralığı. Büyük takıma zaman lazımdı oysa. Deli deli ritüeller, bir an önce rakip yerleşmeden oyuna sokmak yerine en yakınındakilere bir şeyler söylemek, genelde taca şişirmek, özelde stoperlerle gereksiz pas trafiği. Çerçeveyi bulan toplarda felç geçirme. 

Kaleci Mottosudur; Top çerçeveye girerken ayaktaki oyuncuların hiç biri kaleci değildir. Muhtemelen senin kaleci hocan bile bilmez, öğretelim, atlasa çıkaracağı 2 golü yedi. Atlayarak kurtardığı top çok daha tehlikeli şuttu.

Buraya yazıyoruz, eve göndermek zorunda olduğun büyük futbolcu yerine mitolojiye devam edip oynatırsan, 2023 ü görmeyeceksin.

Kadro gurubunda sıfır çöp var, ilk 11 çıkaramıyorsun. Senin seviyendeki hiç bir hoca çıkaramaz mazur görüyoruz, çaresi var. Hem de Yeşil Sepet'e kıymadan. Kerem-Yunus, Barış en formda 2sini, Miço-Lucas'ı, Mertens-Mata'yı, Kazım-Berkan'ı birer devre oynat, skordan bağımsız ikinci yarı paket değişikliği yap. Futbolcular bilsin, enerjisini 90 değil 45 dakikada harcasın. İcardi'yle devam et, büyük golcülerin ne zaman patlayacağı belli olmaz ama mutlaka patlarlar.

15 korner attık. ilk 2 kornerde sevindik, bir şeyler deniyorlar en azından dedik, 15. kornerde güldük. Kimin aklıysa Muslera'da kafa vurmaya gelmiş. Kayseri'ye gol lazım olsa hakem 15 saniye daha oynatsa boş kalemize 3. golü yerdik. Anlaşıldı, kornerde lanetlendik, Duran hocayı değil zayıflatıcı Koşan Şarlatanını getirsen nafile. Rakipler muhtemelen topu bilerek kornere atıyorlar. Rakip hoca ben olsam taktiği veririm çünkü, boşuna top kapmak için pili bitirmeyin, bırakın yaklaşsınlar, topu kornere atmaya bakın. Gala korneri demek rakip kontratağı demektir. Bayrak direğinin dibinden taca bırak. Taçtan dönen topu kapman daha kolay.

Toteme, uğura, Yüce Gök'e işini havale etme, yok öyle bir şey. Sen maçları çim sahada değil lağımda oynuyorsun, karşında full motivasyon rakipten daha güçlü bir ŞEBEKE var, kurgunu golü çabuk atma yönünde geliştir. 3 gol öne geçtiğin maçın bile garantisi yok, ne yapıp yapıp bir serbest vuruşçu icat et. Havadaki topa VAR müdahil olamıyor. 

Giyim kuşamın kötü, Hoca'ndan öğrenmen gereken tek şey buydu oysa, Soma'daki Bartın'daki delikten patlamamayı başarıp çıkan işçi kardeşlerim senden iyi giyiniyor. İçkin, sigaran, gece hayatın, kumarın yok, evden antrenmana, antrenmandan tekkeye, tekkeden maça gidiyorsun, parayı ne yapıyorsun. Bari eşofmanla çık da storlara bir faydan olsun. Ayakkabın 3 numara büyük palyaço ayakkabısı gibi, diksiyonun beter, cümlelerin devrik ne konuşacağını birine belirlet, motto olabilecek laflar ezberle. Kulübede çaresiz bitik bir görüntün var, ceketi fırlatma, hakemi etki altına almak istiyorsan kaptanlığı kalecinden al, banko birine ver, itiraz mekanizmasını devreye sok. 

Sen olsan da olmasan da bu takım Cumhuriyetin 100.yılına 23. Şampiyon unvanıyla girecek. Senle olursa kakın yok, olamazsa zaten sen olamadığını görmeyeceksin.

Gözlerinden öperim GALA  Akciğeri.

10 Eki 2022

23 YOLU EKSPRESİ SEYİR DEFTERİ

Şebeke; 17 Mayıs 2000 gecesi, biz kupayı sırtlamış uçaktayken, Aslan takım yıldızının en parlağı, kaptanı, 10 numarası Yüce Gala Gök'ü Regulus'u selamlarken kurulan De Facto kuruluş.

Misyonu; Galatasaray kupa alamasın maksadıyla bütün takımları, hakem heyetini, futbolcuları, medyayı, hocaları konsolide etmek.

Finansman; KÜS( Ülkeyi yöneten Koç-Ülker-Sabancı Oligarşisi) ün kaptanı Koç'un liderliğinde Global Kraliyet Ailesi'nin futbol departmanının bütün bileşenlerinin yalını, yemini, samanını ödeyip esir alan yasa dışı yapılanma havuzu. 

Başlıyoruz, ŞEBEKE bu sezon artık işini şansa bırakmak niyetinde değil, Ana kapitale tek katkı forma satışı, Acun'la yapılan hülle satışlarından her ne kadar kasaya kar girişi yapılsa da diğer cep delik, serum hortumuyla giren para, arozöz hortumuyla boşalıyor. Az da olsa resmi giriş için alamadığı 4 yıldızlı forma yerine yıldızsız forma satışının tek bir aspirin kadar faydası olmadı, 5 yıldızlı forma mitolojisine de Rambo Okan bile inanmadı, almadı. Elinden ne gelirse fazlasını yaparak aklı sıra 20. Şampiyonluğu alacak. Diğer takımları Şebeke kuruluş felsefesi doğrultusunda motive edip, Gala'yı çok geçmeden devre dışı bırakacak. Parası çok ya aklı da çok sanıyor.

Elinden şimdiye kadar neler gelmiş bakalım, açıyoruz, putları yıkıyoruz.

Fikstür randomu büyük bir üst akıl yazılımıyla mevcut şekilde denk getirilmiş. Biz buna  elle yazıldı diyoruz. Maksat geçen sezondan ağır yaralı Galatasaray, Hocalar, başkanlar değişmiş, sıradan futbolcularla şişirilen kadrodan kurtuluş umudu yok, Okan Hoca'yı yemek için para harcamaları bile gereksiz, kendi kendimizi yakarız biz.

Önce çok büyük bir kazan kurdular, soğuk suyla doldurup yoldaş Gala Kurbağasını içine attılar, biz aheste aheste yüzerken, kısık ateşi açtılar, sandılar ki su ısındıkça kurbağa mayışacak, kaçmak için gerekli sıçramayı yapamayacak. Öyle bir felsefeyi benimsettiler ki, lehimize hakem hatası yapılmadı diye seviniyoruz. lağımda top oynatıyorlar, bok kokmadık diye şükrediyoruz. Gün dürüst olma günü değil, silahı onlar belirliyorsa, buna da varız, aynı silahı kullanamazsak kazanamayız. Öldü derler değil kaynar kazandan sıçramak, mezarlardan fırlarız. Büyük takım refleksimiz en büyük futbolcumuzdur. 

Fenerbahçe sezonu erken açtığı için takım hazır olacak, muhtemel zayıf rakiplerle ön eleme antrenman maçları yaparken Galatasaray kazanda ya, acelesi yok ya, kadrosu çok zayıf ya, Fener'e İstanbul maçları yazıp, Gala'ya ölüm kalım maçları oynattılar. Bir kere deplasmana gitti, onda da başka şehirde oynayıp kaybetti. Hesapta yoktu, Ligin geçen sezonu en iyi finişle tamamlayan takımı Antalya, ilk maçtan Nuri'yle çarpacak, arkadan o moralsizlikle yine kendisine göre iyi bir dereceyle 2. sezonuna giren Giresun maçı oynatılacaktı. Hakem elde birdi, Giresun'dan umdukları medet yeterli değilse heyet eşek başımıydı, 1 puana razılarken 3 puan ballı ekmek kadayıfıydı. Plan dört beşlik yolundaydı.

Dünya yıldızları peş peşe hava alanlarına iniyordu, acaba mı? bu sezonda mı olamayacağız endişesi, hiç bir korkuya benzemez Gala yine şampiyon olacak korkusu. Çakma Filozof Apo sırasını savdı, Fener'in veya küçük ortağının piyasada olmadığı bir sezon Şampiyon yapalım da hem 2011e pansuman yapalım, kulaklara pamuk tıkayalım hem bu sezon haddini bilerek yarışıyor gözüksün, emrimizden çıkmasın.

Şampiyona gönderdiler Gala'yı, penaltısını vermediler, %58 le oynayıp, bir topumuz direkten döndü. Son saniyelerde garanti bir golü atamadık. 2 puan kazandık diye sevindiler, olsundu Cim Bom'un puanını leş kuşları yesindi.

Muhtemelen ligin dibini görecek takımlarla, hedefi varken maç yaptırdılar. En tehlikeli gördükleri Demirspor'u ilk maç Kadıköy'e getirdiler. Deplasmanda oynasa hezimet yeme ihtimali olan takımı hakem marifetiyle çok kolay derdest ettiler. Gala'yı da aynı mantıkla Adana'ya sürgüne yolladılar. Takım yüz akıyla hakem heyetine rağmen döndü. 

Büyükle küçüğün maçı komedi filmiydi, ne olacağı belli değildi, küçüğe yenilse erken sapma olacak, yense, ya başına halt gelirse kasko poliçesini imzaladılar. Aslında maç illegaldi. Futbolu dizayn eden oligarşinin başkanı olduğu takım, emrimizden çıkmayacaksın diye senet imzalattığı küçük takımın en büyük para kaynağıydı. Bakın son 20 yıla inanmazsanız, birbirleriyle asla çekişmezler, Gala'ya kim rakipse maçları o kazanır, maçları jübile maçı kıvamında oynanır, hakem hatası olmaz, ne sonuç çıkarsa çıksın diğeri itiraz etmez. 10 dakika bile konuşulmadan kapanır gider bu mecbur iki maçın konusu.

8 maç oynandı, lehimize bir kere bile VAR'a danışılmadı, saha içi hakem hatalarından biri bile lehimize değildi. Tacı bile gol olur belki diye oynatan hakemler gördük.  Öğrendik, TFF de, ne alakası varsa, bile bile, tiksine tiksine bizden biri oturuyor. Yusuf Günay'ın Galatasaraylılığını sorgulayacak değiliz, usule girer, biz esasa bakıyoruz. HİÇ BİR MASADA YOKUZ. Sahalarda kükreyeceğiz.

Nefret katlanarak büyüyor. İnsanlığın görüp görebileceği en büyük nefret ikincinin birinciye duyduğu nefrettir. Kahrolası ki Paranın Padişah olduğu çağın, darphanesinin ülkesindeyiz. Para ikincide, birincinin dışında kalan tüm departmanları örgütlemesi çok kolay oluyor. Yani çocuklar her sezon olduğu gibi bu sezonda rakip ŞEBEKE, bilinmeyen şeyi değil anlatmıyorum. Hile yapan kaybederse gücünü üçe beşe katlar. Azı dişlerinden zehir saçar, çok güçlü, birde içimizden hocaya, futbolcuya ömür biçenler, akıl verenler türemesin. Kenetlenin, sizin Galatasaray'dan başka hiç bir şeyiniz yok.

Bakım onarımda olduğumuz haftayı Şebeke planı doğrultusunda firesiz atlattı. Gelin biz 23 yolu Ekspresinde uğradığımız 8 istasyon neticesinde ne durumdayız ona bakalım. Makinist yolu biliyor mu? enerji yeterli mi? tekleyen bir teker var mı?

 1- Maç başı 15.1 şut çekmişiz.1 i kendi kalesine 9 gol atmışız, Ligin en iyi saldırı kanatları bizde, 3 büyük tabelacı var, berbat bir durum, önce analiz yapıyoruz, bakalım pozisyona mı giremiyoruz, golcüler mi kötü, rakipler mi iyi. Bilmeyene attığımız gol 8 maçta 9 desek liderden 10 puan geridesiniz der.

2- Sekiz top direkten dönmüş, ilk maddedeki düşük gol ortalamasına potansiyel etkisi var. Maçın başlarında biri girse, gol sayısı geometrik olarak katlamalı artardı. Kapanan savunmaları çözmenin en kestirme yoluydu serbest vuruş golü. Randoma sayıyoruz, elbet içeri girenler de olacak. Siftah hangi takıma denk gelecek bakalım.

3- Gol beklentisi 1.35 çıkmış, direnen Konya'ya karşı pozisyon bulamamışız, Alınan 3 puanın nümerik değeri çok daha fazla, son dakikada gelen balık golle rakip travmaya girmiş, puan kaybetmiş.

4-Topu mayınlı bölgede adamla birlikte maç başı 25 defa buluşturmuşuz. Okan Buruk'u kötü futbol oynatıyor diye suçlayanları bir kerede bu yönüyle düşünmeye davet ediyorum. Okan'a büyük hocadır demiyorum. Gala kazanırsa Hocanın payı olmaz, işini yapıyor en fazla, kaybederse Hoca yüzündendir. Ülkede maçların yarısı oynanmıyor zaten, en fazla 55 dakika oyunda kılır bu sürede bu kadar atak ortalama üstüdür. Panik yok.

5- 41 korner atmışız, serbest vuruş golümüz yok. Savunmamız az yedi diye başarılı bulanlara katılmıyorum, büyük takım savaş bekleri bu kornerlerin en az 5 ini gol yapmalıydı. Belli ki tabelacılar sıkı markajda, golü savunmadan beklemek hakkım. Bilmem istatistiği var mı, bence korner gollerinin çoğu stoperler tarafından atılıyor.

Kornerlerde hala en ufak bir kombin göremedik, kaç hoca değişti, DOM'un ikili kornerleri dışında bir şey deneyen de çıkmadı. Büyük tehlike, belki de rakip nasıl olsa atamıyorlar diye bilerek taca atacağına kornere atıyor. Takipçisiyiz.

6-Topla oynama istatistiği büyük takım istatistikleri dahilinde kalmış. %80 isabetle dakikada 12 pas yaparak 198 defa gol postta topla adamı buluşturmuşuz. Bu şu demek, fazla enerji ve vakit kaybetmeden topu kullanıyoruz. Memnunum, elbet skora yansıyacaktır.

Lağım medyasının dolduruşuna gelmeyin, tekrarlıyorum, Kerem-Yunus ülkenin en iyi yerli hücumcuları. Varsın şutları avuta gitsin, top kaptırsınlar. Neymar 10 çalım girişiminden 7 sini kaptırıyor. Orta sahanda iki adam yiyici oynuyor, kaptırdıkları topları kovalamasalar bile olur diyorum. Gençler enerjileri var, kovalıyorlar. Yunus neyse de Kerem'im çalım repertuarı zayıf, rakipler çözdü. Geçemediği zaman kanatları değişseler şok etkisi yaratır. İçeri çekip vuruşa, başka vuruş teknikleri geliştirmelerini bekliyorum. 

Çalım adam eksiltmenin en kolay yoludur, tabela geldikçe çalım oranındaki, şutlardaki isabet artacaktır. Mecbur 3 Türk yerine 5 Türk oyuncuyla bir maça çıkıp, kimilerinin fasulyeden oynuyorlar savını çürütmemiz lazım.

Ekspres doğru rayda, semafor yeşil yandı, bayrakları hazırlayın, Cumhuriyetimizin 100. yılında, Kumhan Irmağından Karaburun'a, Cebelitarık'tan Çin Setti'ne Şampiyon Cim Bom yazdıracağız.

Yolumuz 23 yoludur.





1 Eki 2022

23 Yolu 8; AdanaDemirYolSpor 0-0 GALA

 

Özlemişiz, göz bebeğimiz görücüye çıktı, 1 maç oynayıp yine nadasa çekileceğiz. Gala'yı özleyen sadece biz değiliz, başta rakip takım taraftarları, bizle oynayan seyirci rekoru kırıyor. Sistem çok özlemiş, güzel bir heyet atamışlar, kıyın kıyın devredeydiler, pek iş düşmedi kendilerine rakip takım lehine. Biz de dersimizi çalışmışız Şebeke'ye karşı oynamasını öğrendik. 

Adana takımın yarısı Gala'da isim yapmış futbolcular, zift medyası fırsatı kaçırmadı, elinden geldiğince doldurmaya çalıştı. Hepsi bu kadara yetti işte,  Demirspor'un bir manga Gala futbolcusunun yeteneği yetseydi, top yekûn bizde olurdu zaten.  Gereğini de yaparak oynadılar. 

Belhanda'ya bir paragraf ayırıyorum. Dünyada futbol yasaklansa Messi'ler, Meymar'lar kağıt toplar Belhanda gider bir sirkte top cambazlığı yapar yine aç kalmaz. Takımını mı bulamadı, hocasını mı, yarısı kadar oynayamayanın daha iyi CVsi var.

Maç öncesi ilk 11 görüşümüz 56.  dakikada isabet kaydetti. Rakip analizcisi eğer varsa boşuna maaş alıyor, ya farkına varmamış, ya da söylemiş hoca dikkate almamış. Kalecileri geriden oyun kurabilecek teknikte değil. Hücum prese daha dinamik biriyle başlasa en az 2 balık gol atardık. Gomis artık ne yazık ki ilk11 golcüsü değil. Hadi Okan bizim dediğimizi yapmasın, Mata'yla başlayıp, Mertens'i öne atmasın, bari Barış Alper'le başla. Sefer demeyin sakın, sezon sonuna kadar 5 gol atamaz, 5 maç oynaması bile imkansız. ÇÖP tabir edebileceğimiz takımdaki tek yabancı.

Ben son kez, hem de bu sezon ki performansından memnunken Muslera hakkında yazacağım. Savunma akan oyundan kolay kolay gol yemez, yese bile takım misliyle cevap verir. Orta saha çapaları Lucas, Miço topun mayınlı bölgeye gelmesini engelliyor, 15 yabancı oyuncu var, 4 ü maçları evden seyrediyor, bu durumda Gala forvetinde mevcut 2 Türk'ün banko oynaması takımı eksik, verimsiz oynatıyor. 

23 yolu diye yola çıktık, görüşümde en ufak bir sapma yok, Hamza'yı nasıl yaptıysak Okan'ı da yapacağız. Ne var ki Muslera hesabımda yoktu, 8 maç beklemiyordum. Elbet kaleye Okan geçecek, sol veya sağ saldırı beklerinden biri Türk olacak, Kerem-Yunus'a mecbur kalmayacağız sanıyordum. Muslera artık bir GALA efsanesidir, onurlu çıkış yapma zamanı gelmiştir. Mutlaka bu işe de el atılacak, sezonun son maçına oynayan ilk 11 de Muslera, Kerem, Yunus 3 ü birden olmayacak. Okan Buruk'a bırakmazlar. Evde maç seyreden yabancılar, kulübeyi paspas yapanlar huzursuz olur, sorun çıkarır, futbolları geriye gider. Nitekim Olivera'dan hiç bir verim alamadık. 2 maç daha sonradan sok o da çöpe çıkar.

Hocayla devam edelim, kendi bilgisinden daha çok totemden, uğurdan, oğlundan medet bekliyor. Rakip 10 kişi kalmış, hocası ameliyata başlamış, biz aynı takımla devam ediyoruz, zaman su gibi akıyor, rakip kapanmış, farkında değil gibi maçı sevk ve idare ediyor. Oyuna ilk 10 dakikada kement atmalıydı. Gomis topa 20. dakikada dokundu. 

Rakip 18 e topla adamı bizim kadar sokan takım olduğunu sanmıyorum, vuruşlarda ki çoğunu Kerem-Yunus kullandı, sanki bir birleriyle kavgalı gibi ya geç ya erken vurdular. Birbirinin rakibi değiller oysa, iyi arkadaş olduklarını da zannetmiyorum. Kerem'de çalım repertuarı yok, artık ondan çalım yemezler. Yunus da öyle, her takım aptal bir biz akıllıyız, forvette banko iki Türk oynatıyoruz.

Ben oyundan memnunum, geçen yıl ki takım şu Adana'ya çıksa 5 yerdi, zaten 3 yemişti. Kale direklerinden dönen toplar içeri girmeye de başlayacak. Büyük futbolcuların ilk golü çok önemlidir. Drogba golle başlamasa o da teklerdi. Bir an önce atalım diye kaçırıyorlar.

Son olarak kornerlere dokunalım, 8 maçta 50 küsur korner attık, hiç biri çalışılmış değil, köy takımları da aynı kullanıyor ortaya 20 kişinin arasına havadan topu şişirmece. Sanki senet imzaladık, kornerden serbest vuruştan atmayı ayıp sayıyoruz, penaltıyı bile atamıyoruz. Messi gelebilir seneye, aklınıza gelsin o bile atamaz, lanetlenmişiz. 

Kuruluş haftamıza liderlik yakışırdı, Galatasaraylılık bir hars, bir hulus, bir haslet bir yaşam biçimidir, yaşasın Galatasaraylılığımızın yüksek öğretisi diyelim, 23 yolumuza devam edelim. 

23 Yolu 8. İstasyon puan tablosu; Muslera 5( oynamasa, yerime Yusuf'u oynatın dese 10)- Boey 8( şu an takımın tek bankosu, doldurulmuş onyakuru pert) Nelsson+ Apo 14( tandem değişmez, ligin en iyi yerli stoperi bizde, transferine burun kıvıranlar vardı, Marcao gitmese ne yapacaktınız), Dobi 5( çocukta da ne şans varmış, sakatlanmasa sağbek te oynayacak muhtemelen Boey Gebze'de antrenman yapacaktı, hadi buyur Okan bey buldun belayı, savunma iyi hücum kötüydü)- Luc 6, Miço 6, Mertens 8( cenabetlik var o bölgede) Kerem 1, Gomis 0( ilk 11 çıkarmak aptallık) Yunus 1( keremle yakında kavga ederler)

Okan Buruk 1 (oyuna çok geç müdahil oluyor çekirge sıçrayamadı)


20 Eyl 2022

Netflix GRANDE TERIM 5.Bölüm

 

Türkiye'nin yerini haritada bile gösteremeyen, futbolu hakkında hiç bir şey bilmeyen bir Futbol analisti gözüyle, Ali Sami Yen Kapalısından olanca objektifliğimle belgeselle ilgili görüşlerimi Büyük Gala Taraftarına saygıyla arz ediyorum. 

1- Belgeselden anlaşılacağı üzere hikaye, Galatasaray özelinde kurgulanmış, Kurucusu Ali Sami Bey'i geçiyoruz ve tüm  Galatasaraylıların istisnasız kabul ettiği tek efsanesi Metin Oktay'la başlamamış, yani olmasalarmış olmayacak olan bir Mitoloji kahramanının kendi başarısı hikayesi bu seyredilen.

2- Yine anlaşıldığı üzere ülkenin tek büyük takımında aralıksız 13 sezon üst düzey kaptan olarak oynamış, bu süre zarfında Galatasaray hiç Şampiyon olamamış. Çok garip, zaferi tek başına üstlenen, başarısızlığı bütün bir camiaya (doğrusu budur) izafe etmiş, en ufak bir sorumluluk almamış. Anılan periyotta alınan kupalar, atlanan turlarda da haklı olarak kendini ön plana koymuş.

3- Belgesel çekilmeye konu en büyük maceralarda alınan saha sonuçlarında baş rolü oynayan Hakan Şükür'ün bırak adını buğulanmış şekilde bile attığı goller gösterilmemiş. Atılmayan gollerle, sırmalar saçılmış yollarına.  Mitolojiye uygundur, sokarsın elini boş bir şapkaya, kulağından tutar çıkarırsın tavşanı. Şaşırmadık, halbuki şaşırmak sonsuza açılan penceredir. Şaşırmayan insan ölüdür.  Aynştayn'ın ağzı bir karış açık şaşıran fotoğrafı ne güzel anlatır konuyu. Keşke şaşırtabilseydi.


4- Büyük Gala Taraftarı Avrupa'ya tribünlerini CEHENNEM  diye, kanla irfanla kazımış. Nice maçları hançerelerini parçalayarak çevirdiğine anlı şanlı en büyük takımların hocaları şahit olmuş,  bir zamanlar kurada karşılaştıklarında verdikleri tepkileri, endişeleri hep gördük, duyduk. Destansı tribünlerin en büyük kahramanlarından biri, ulu önderi Alpaslan Dikmen bir an bile gösterilmemiş. 

5- En çok kullanılan kelime ''ben'', anlaşılıyor ki belgesel, bir boksör, bir güreşçi, bir tenisçi gibi bireysel bir sporcunun kazandığı tek şampiyonluğun epistemolojik araştırmaya gebe hikâyesidir. Mademki alınan 8+3+5 ve bir UEFA kupası tek başına, pardon sadece tüm ailesinin desteğiyle alınmış, gerçek bir belgesel çekicisi, 15 sezonda onorer 5 kupa( 2 Avrupa, 3 yerel) 75 kupadan, almadığı(alamadığı değil) ya da ailesinin destek vermediği 58 kupanın sorumlusunu da (tabi ki belgeseldeki baş rol oyuncusu değildir), başkan olur, medya olur, hakem olur, her kimse, futbol dizi film izleyicisine göstermeliydi.

Hocanın almadığı (alamadığı değil) kupaların sebebini ailesi açıklamış. Eşi sürekli sen yapamazsın, köyümüze dönelim diye baskı yapmış, belki de doğruyu en iyi onlar biliyordu, bir gün devran dönerse gerçeğin ortaya çıkacağını. Nitekim ailemin desteği diye övünürken, zaferleri çekirdek ailesine mal ederken kızı sahneye çıkıyor, 10 yaşıma kadar golün nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum diyerek tezlerimizi doğruluyor, teşekkür etmeliyiz. Doğruluğu test etmek de mümkün oluyor, yaşayarak öğreniyoruz, babalarının her maçını antrenmanını tüm aile gayri mevcut izlerken, bizden daha fazla tezahürat yaparken, babalarının maaş almadığı maçların hiç birine gelmeyerek, bizi haklı çıkarıyor.  

6-İtalya Cumhurbaşkanından Comandatör ödülü almış, Siyasi bir ödüldür, bir futbol takımı hocasına acaba bu ödül neden verilmiştir. Tarihini bilmeyen, ders almayan yaşadığı kötü anıları misliyle yeniden yaşar, o günlere geri gittik, Acaba İtalya ile Türkiye arasında ne gibi bir siyasi kriz çıkmıştı da, Terim sayesinde Türk kamuoyu, İstiklal caddesinde Versace kravatlarını yakarken birden bire  Fiorentino'nun, Milan'ın maçları izleyerek yumuşamıştı. Siyasetten anlamıyoruz, belgesel çekimcisi sebebini söylemeliydi.

7- İnzagi'nin bilerek penaltıyı dışarı attığını söyledi o zaman ki prensi, kader ortağı, yardımcısı Ümit Davala, anladık ki iş adamlarına parasıyla nasıl daha başarılı, daha zengin olacaklarının aklını veren Grande, iki ülke arasındaki problem kalktıktan sonra, Maldini çetesi tarafından gönderilmiş. Akabinde Milan'ın başına ne gelmiş diye araştırdık. Normalde  çökmesi gereken takım Dünya Şampiyonu olmuş. keşke Netflix senaristleri de araştırsaydı. 

Yine net olarak anlaşılıyor ki aile kendi filmini kendi çektirmiş (yakışır böyle bir ailem bu kadar servetim olsa ben de böyle bir miras bırakmak isterdim), Netflix ticari olarak düşündüyse bir danışmana danışsaydı keşke. Penaltılardan 2 bölüm daha çıkarırdı, Hagi'nin İstanbulspor'a, Ümit Davala'nın Milan'a, Popescu'nun Aresenal'e attığı penaltılarla apoleti takmıştı, İnzagi'nin kaçırdığıyla mı söktürecekti sırmalarını?  

8- Milli takımlar başındayken ayrı bir efsaneymiş, hatta ufak bir anket yaptık, 2002 Dünya kupasında şampiyonluğu kaçıran Hoca kimdi diye. Eğri gemi bu sefer aslında doğru sefer yapmıştı, Fatih Terim'di dediler ki haklılardı(Şenol Güneş değildi). Arada kaynadı gitti, gösterilseydi,  bir kaç milyon kişi daha izlerdi, kaçtı güzelim reyting. 

9- Popescu topu Arsenal ağlarına gönderdiği an kıyamet koptu, Belgeselin en can alıcı sahnesiydi, binlerce defa izlenir, izlenecek. 2 maç daha oynarım ama bir ağırlık çöktü yere çömeldim dedi. Tek başına kazandığı zaferi, neden paylaşsındı ki, Dağ Başını Duman Almış Marşıyla kaleye geçmiş Büyük Gala Taraftarıyla.

10- Belgeseli izlemeye devam ediyoruz, yani belge niteliği taşıması gereken izlenceyi. Olması gereken isimsiz kahramanları aradık filmde, kendi devri iktidarlarında( 5 ayrı periyotta görev almış) Galatasaray'a aldırdıkları futbolcuları. Dünya yıldızlarına da rastladık elbette, Hagi'lere Popescu'lara, Drogba'lara, Taffarel'lere,,, daha nicelerine. Büyük futbolcuların transferi olmaz biliyoruz, büyük futbolcu oynayabileceği istediği her takımda oynar. Gala taraftarı oynadıkları için hepsiyle istisnasız övünç ve kıvanç duyabilir. Devam ediyoruz, Futbol İmparatorunun filmini izliyoruz, Ümit Davala baş rolde, biraz daha kazınca Capone çıkıyor, gerisi zaten transferin gözdeleri. Ne var ki esas belge bizim elimizde, koordinat var, buralarda olması lazım , biraz daha eşeliyoruz ve toplu mezarı buluyoruz. Gala cari açığının %80i, yazma yasağı var, görüntüyü yayınlıyoruz.

 
11- İnsanlık tarihinin görüp görebileceği en büyük nefret ikincinin birinciye duyduğu nefrettir. Türkiye'de 100 yılda oluşmuş taraftar popülasyonuyla mevcut ikincinin yerini hiç bir takım alamaz. Bu yüzden birinciye duyulan nefret ikincinin sponsorluğunda konsolide edilmiş. Bütün takım taraftarları Galatasaray'a duydukları kinle huzur buluyorlar. 

Büyük Galatasaray taraftarının belgeselle ilgili olumsuz düşünmesini gerektirecek bir şeyi yok. Ama olumlu düşünmesini gerektirecek, övünecek tek şeyi var ki 100 belgesel daha çekilse eksik kalacak. Fatih Terim, Fener Şampiyonluğu görmedi, çektirdiği belgeselle, Global Kraliyet Şebekesi ideolojisine verdiği rahatsızlık, tahterevalliyi sallayarak ayarını bozduğu hassas denge, Gala'ya karşı oluşturulmuş şer cephesinin siyatik sinirini zıplatması her şeye değer.  

Resmini duvarlarda gördükçe, filmi ekranlarda döndükçe kudurmaya devam edecekler, 

Kuduradursunlar. Galatasaray'ın olduğu yerde efsane bitmez. Kumhan Irmağından Karaburun'a söylene, anlatıladuracak.     

17 Eyl 2022

23 Yolu 7; GALA 2-1 Konyaspor

 

Her maç öncesi Gala taraftarının olmazsa olmaz prima gündemi, yine maçın önüne geçti. Bu haftayı da Oscar'lık filmle, Nobel'lik romanla geçirdik. Okan'a kefen biçmekle meşgul olduk kimimiz,  Kimimiz son sahnesine takıldık, acaba ne dedi, profesör Langdon olduk, şifreleri çözmeye çalıştık nasıl bir pusu bizi bekliyordu.

Biz uyuduk, su uyudu düşmanı her zaman ki gibi olanca kini uyutmadı. Cuma günü bizim maçı 20.00 ye yazdı. Biliyor ki kapalı gişe, biliyor ki taraftar 23 koduyla kenetlenmiş durumda. Ligin en iyi, en zor gol yiyen, hatta yemeyen takımına karşı puan kaybı için zerre katkısı olacaksa o hakkını kullanırdı, kullandı. Gözüm maçtan çok tribünlerdeydi, 30. dakikadan sonra tam kapasiteye ulaştı. Çoğu golü göremedi. Biz Ali Sami Yen'e Cehennem adını takmıştık, Maça zor gidebilen, giren, zor çıkan, metrolarda nefessiz kalan taraftar da nasibini aldı yangından.

Kolay geçecek demiştik, havaya hamasete değildi, tezlerimiz vardı, hocası, topçusu, taraftarıyla ligi domine edecek, maçı maç gibi oynayacak, pisliğe tenezzül etmeyecek pis akvaryumdaki temiz balıkla oynayacaktık. Öyle de oldu, aslanlar gibi kapıştık, göğüs göğüsse bir maç oldu, kalecisinin yedikleri talihsiz gole takıntısıyla yaptığı pislik olmasa tam bir büyük maç notu verecektik. 

1 dakikada 15 pası geçmeyeceklerdi, fazlası kötü futbola yazardı. Limitle oynadık, golü erken bulacağımızı öngörmüştük, ama bu kadar çabuk Okan Buruk'da beklemiyordu ki, yediğimiz gole kadar güzel futbol adına reaksiyon üretemedik.  Sağ saldırı beki, her geçen maç bir önceki maçından iyi oynadığı için, göze hoş gelen futbol sağ parselde oynandı. 

Sol saldırı beki Anholt'u çok dikkatli izledim, galip takım bozulmaz, atan oynar düz hoca mantığıyla değilse neden ısrarla yabancı kontenjanını en verimsiz bölge için kullanıyordu? Sağdan daha çok saldırı planlandığı için ters kademe nöbeti mi tutturuyor dedik ama değil. Ben çözemedim, doğal seleksiyonla sorun kendiliğinden çözüldü. Okan Buruk 1 yemle, 3 balık birden tuttu. Balıklar;

a-) Kefal; Boey çok formda, Cafu transfer edilse kesemez, başına bela kaldı.

b-) Sazan; Dobi, adamı yedekte paslatamazsın,  en zayıf halkanın hattında sunum yaptı, Bir büyük takım bekine yaraşır orta pası attı, o pasın hakkı %90 goldü zaten.

c-) Kofana; İcardi, sevinmediğine göre o atmadı dedik zaten, ne var ki golü yine de ona yazmamız gerekecek. Büyük golcülerin nefes sesi bile stoperleri ürkütür.

Korktuğumuz kısmen başımıza geldi, Muslera sarı kart aldı. Her takıma olur, her maç rakibi hakem heyeti olan takıma kaleciden kaptan olmaz. Pozisyonlara  uzak, hakemi kötü kararı öncesi baskı altına alması imkansız. Kaleci olarak iyi başladığı bir sezonda onurlu çıkış yapılması zamanı geldi. Top kontrolüne geçtiği anda fırçalar, söylenmeler, bir kaç adım öne yürümeler, deli deli ritüeller, rakip sete yerleşmeden topu oyuna sokmuyor. Gereğinden çok vakit geçiriyor, en önemlisi, 2 takım yabancı forması varken, birini işgal ediyor. Bir an evvel Okan'ın kaleyi devir alması, kendisinin kaleci antrenörü olması elzemdir. Koskoca Mata, maçları tribünden izlemek için gelmedi, oynamayan yabancı moral bozar, sıkıntı yaratır.

Emin Bayram'ın mecbur oynatıldığı kazanılmış maçtan sonra da ilk 11 yazılması doğru karardı. Forma için hem yerli hem yabancı oyuncu siperlerdeydi. Kötü oynarsa kayıp yok, değiştirirdi, iyi oynarsa yeni bir Ozan Kabak daha üretmiş olacaktı. Ben bu kumarı sabaha kadar oynarım.

Son 15 dakikayı kalecisiz oynayan takıma karşı cılız İcardi geri pasını saymazsak şutsuz geçirdik. Acridoidea Çekirgesi gibi bakalım kaç maç daha sıçrayacağız. İlk golü erken atacağımız bir maç kolluyordum gol yeme düşmanı Konyaspor'a denk geldi. Cehennem gibi saldırdılar, Direkten dönen toplardan birine kaleci felç geçirdi, diğerinde kaleye Nelson geçti, Emini kurtardı. 

Tam kadro en iyi 11 i henüz sahaya süremedik, milli maç arası çeyrek sezon öncesi kampı olur, çok adam takımlara gitti, hiç bir milli maç umurumda değil, kazasız belasız dönsünler yeter, son dakika, kendi kalesine gollerle kazanılan maçların nümerik değeri 3 den fazladır. Şebeke'nin sinirleri bozuktur, sevgili takımları travmayı atlatamadan puan kaybetse bari. 

Hakemin kötü niyetinden çok futbolu bilmemesi öne çıktı. Kerem'in muhteşem söktüğü topa, Muslera'nın kaptan olarak kavgayı ayırmayı gelmesine sarı kart gösterdi. Cenabet Dilaver yarım abdestle maça çıktı, son adam olarak indirildi, kırmızı vardı, tekrarını göstermediler, heyetteki bayan hakem maça güzellik kattı.

Şampiyonlar Ligi hazırlık maçlarımızın 7.sini mutlu, huzurlu bir şekilde atlattık. Bunlar tatbikat, savaş henüz başlamadı, yolumuz 23 yolu, yaşasın GALA 

23 Yolu 7 Puan Tablosu; Muslera 2( top kurtardığına puan verecek değilim, top kontrolüne geldiğinde rakip yerleşene kadar bekliyor, yediği golde atladı tamam, doksandan dönende felç geçirdi, artık kadro Okan’ı çağırıyor) - Boey 9( sağ saldırı beki tamamdır), Nelsson 5(hucümda yok), Emin 2( büyük takım savaş beki için erken) Aanholt 2( ilk 11 den ilk kesilecek yabancı- Buc 8, Sergio 9( maçın adamı) Mertens 2( büyük futbolcu refleksi gösteremedi)- Yunus 4( çalım repertuarını geliştirmesi lazım, 3 maç sonra çalım atabileceği bek kalmayacak Gomis 2( atan oynar felsefesi ilk 11 oynattı) Kerem( yunus için söylediklerimiz geçerli)

Okan Buruk 6( golü erken bulduğuna şaşırdı, klasik hoca sevk idaresi, kazanan takımı bozma, 60 a kadar adam değiştirme)

16 Eyl 2022

Şampiyonluk Ekspresi 7. İstasyonu; GALA- Konya

 

1-Şimdiye kadar oynadığımız maçlar içinde en kolay maça çıkıyoruz.

a-) Rakip lider, kazanmak için oynayacak, hocası iyi, ekstra dolduruşa ihtiyacı yok.

b-) GALA henüz en ideal 11 le maça çıkmadı, sonradan girecek 5 oyuncu çıkan 5 oyuncudan mutlaka daha iyi oynayacak.

c-) Liderle, muhtemelen şampiyonluğu son haftalara kadar kovalayacak takımla oynuyoruz, taraftarın bahanesi yok, mahşeri bir tribün bekliyorum.

d-) Terim belgeseli kim ne anladıysa usulen tartışmaya açık olsa da, esastan ekstra motivasyon sağlayacak.  

2- Topla oynama oranı, pas sayısı istatistiklerini ihmal et, dakikada 15 pası geçme

3-Saldırı bekleri mesaisini rakip sahada geçirsin, kim saldırıyorsa diğeri ters kademe için nöbette beklesin.

4- Savaş beklerinden artık gol bekliyorum, bir biriyle olan pas sayısı 20 i geçmesin.

5- Maçta her zamanki gibi en büyük rakip Global Kraliyet Ailesi Hakem Heyeti olacak, ilk 30 dakikayı kartsız geçir.

6-Adam yiyicileri (Luc + Dilaver Altıntop) toplam 25 km koştur.

7- Rakipten sarı kartlı olanın üstüne ısrarla çalımcıları sür,

8- Muslera vakit geçirmeden, en az 2 adam eksilterek topu oyuna soksun, rakip kalecinin ayakları iyi değil, pas trafiğinde birinin ayağı tetikte olsun.

9- Gol sırası Yunus'ta, şut özgürlüğü tanınsın, penaltı olursa topun başına Gomis gitmesin.

10- Efendiler bu gece 22 de liderliğimiz ilan ediyoruz. Yolumuz 23 yoludur.

12 Eyl 2022

23 Yolu 6; Kasımpaşa 2-3 GALA

Gözler gökyüzündeydi hafta boyu, uçaklar mevcut ve potansiyel dünya yıldızlarını indiriyordu. Öyle ki koskoca Mata ne zaman geldi, ne zaman antrenmana çıktı anlayamadık. İcardi'ye odaklandık, Gala'nın galasına. Zift Medyası( Şebeke'nin, samanını, yemini Cim Bom'un tekerine çomak sokma koşuluyla verdiği Gala maymunları dahil)  panik halindeydi. Ne güzel, mutluluğun resmini çizin Gala ressamları. Hiç bir korkuya benzemez Teşkilat'ın Gala yine şampiyon olacak korkusu. Nasıl olurmuş, araştırılmalıymış, 6.750 maaşın 6 sını PSG ödeyecekmiş. Senin gibi beyinsiz mi, Mpambe, Neymar, Messi varken koskoca İcardi'yi yedekte mi çürütsünler. Timurlenk ortadaki paraya fit olmayıp kumara devam etse üstüne para bile alırmış. İcardi, şampiyon olarak döner, Messi'nin yerine oynar. Kim bilir gelecek sezonun imaj transferi de Messi'dir belki.

İnsan alım satım pazarı kapandı, artık herkes ne pozisyondaysa ona yoğunlaşacak, el birliğiyle 23 bayrağını köprüye asacağız. Biz taraftar olarak, son pasa kadar takımın peşinde, yenilse de yense de en büyük itici güç olarak korku saçacağız. Yöneticilerin işi bitmez, stat yetmez, yapılabiliyorsa en acil eylem planı, kale arkalarındaki oturma guruplarını kaldırıp, numaraları sıklaştırıp en az 10.000 kapasite artırmak. açılacak 5 er bin kişilik alanı da altın kombine olarak 5 sezonluk pazarlamak. 1 haftada kapışılır, harcanan para yerine konur, taraftarın desibel gücüne güç katar.

Kaçak yayın yoğunluktan sadece bizim maçı veremiyor, ülkenin futbolla ilgili olanlarının tamamı bizim maçı izliyor. Gala Taraftarının  2/3 ü hariç, olanca güçleriyle, olanca nefretleriyle maçımızı takip ediyor. 2/3ün 2/3ü Okan'ın devrilip Terim'in geri gelmesi için totemde, 1/3ü  yine aynı dilekte esastan, Okan devrilsin yabancı hoca gelsin. Okan nasıl devrilecek peki, Gala devrilirse. taraftarı konsolide etmenin tek yolu, Okan başarısız olsa bile Terim beklentisini ortadan kaldırmaktır. Ben emekli oldum, Okan'a destek oluyorum maçlara da bu amaçla geliyorum açıklamasını ben beklemiyorum. Filmi çevirdi, belki de Roman'ı yazdırıyordur. Biz ona bırakacak değiliz, destanımızı hep birlikte yazıyoruz.

Geçen sezonlarda yanımızda sakinleştirici şurup, kusmamak için mide ilacı bulundururduk maçlarda. Etrafımızda da sert madde olmazdı, duvara uzak seyrederdik. Kafamızı vurmayalım diye sakınırlar, tv ye rakı bardağı fırlatmayalım diye de ekstra önlem alırlardı. Maçın bittiğine inanamadım, bir dahaki maça kadar ne yaparız, bay haftayı nasıl geçiririz korkusu kapladı içimizi. 

Kasımpaşa stat oldu olalı böyle bir taraftar görmemiştir. Gala tribünü 20 yıl öncesinin Ali Sami Yen Kapalısıydı, hepsine helal olsun. Bu sezon 14. sezonun kopyası gibi, taraftar ilk maçtan durumdan vazife çıkarmış, bir an evvel liderliği alıp çıktığımız gibi gelmenin sorumluluğunu almış. 20 yıl önceki Ali Sami Yen tribünleri gibi tezahürat yapılıyor. Konya maçı tribünlerinde olmak vardı anasını satayım.

Maçı büyük bir güvenle izledik, golü yediğimizde yeniliriz diyen Gala taraftarı bir kişi bile değildir. Bir taraftar olarak en çok gururlandığım şey, bu sezon 6 maçta da yaşandı. Normal bir takım, 10 kişi kaldığında atamıyorsam yemeyeyim diyeni dinler yatar, hakem direncini nispeten kırmayı başardığımız maçta bile son dakikalarda oyun 2-3 e gelmişken Estergon Kalesi savunması yapar, taraftarı tribünde maç bitsin diye ıslık çalar, kenardan hoca saati gösterir, futbolcular panikten topu şişirir. Maçı bitirme diye hakeme yalvardık, 4. golü kovaladık. İşte benim takımım, işte bizi 23 e götürecek trenin motor gücü budur.

TFF acil koduyla toplantıya çağırıldı, Gündem; Oyuncu değişikliği sayısı, Gala'nın kulübede, tribünde öyle bir görüntüsü var ki, zebella gibi bekliyorlar. Kadro gurubunda çöp tabir edeceğimiz kimse kalmadı, 30 kişinin içinden en iyi 11 sahaya çıkacak. Teknik olarak da o maçı en kötü geçiren 5 kişi değişecek. Yani giren 5 kişi çıkan 5 kişiden daha iyi olacak. Zift medyasını kullanarak 5 değişiklik virüs zamanıydı, normale dönelim derler yakında. iki kişi iki kişidir.

Her maçımız Şampiyonlar Ligi maçıdır. En kolay dediğimiz rakip bile bütün bir hafta ozonla gazlanacak, bizim maçta puan kaybederlerse dünyanın sonu gelecek zannıyla motive edilecek, kalecisi panter kesilecek. Kurguyu buna göre yapmalı, maçı erken kopartıp, gerçek Şampiyonlar Ligi maçları için hazırlığa antrenmana dönmeliyiz. 

Kerem'i yiyemediler, peşinden Yunus geldi, çocuklar beklenildiği gibi gollerle asistlerle döndüler, transferlerle kafaları karışıksa da dağıldı. yetmedi, iki Messi daha peyda oldu. Gomis  benim yaşımı yanlış yazmışlar aslında 19 yaşındayım dese İcardi bile kesemez. Eminim en az yorulan futbolcuydu. Yaralı Aslan gol kokuyor, gözünü bağla yine pozisyona girer, düşmüş, can havliyle bile gol vuruşu yapmış. Gel de yanma kovup yerine 5 santrafor daha alanlara.

Sergio Altıntop bu maçta da direği nişanladı, çok bekletmez, Kerem'in attığı gibi insanlık dışı gol atar. Taçlara çare bulduk, taçtan top kaybı olmadı, henüz serbest vuruş golü yok, ama beklenti var, kıl payı kaçanlar, direkten dönenler. +10 u buluruz, sezon sonuna kadar.

Maçı kartsız tamamladık. üstelik rakip Ersun Yanal faulü diye literatüre geçmiş sarı kartsız ilk bölgede ki faullere rağmen. Okan'a destek için yazmak lazım, Elinde çok sayıda çalımcı var rakibin sarı kartlı oyuncusunun üstüne salsan attırırsın. Kasap Sadık'tan gol yemezsin. Gol dedim aklıma geldi, Muslera'nın artık kendi isteğiyle kaleyi Okan'a teslim edip bir yabancı kontenjanı daha açması lazım. Üstelik formdayken, benim bile kaleciliğine pek laf edemeyeceğim bir başlangıç sezonu yapmışken. Bu işi huzur içinde çözmemiz lazım. Çok kötü geçen, sayesinde kaybettiğimiz bir maçtan sonra yaparsak olmaz.

18 içine rekor sayıda topla buluşan adam soktuk, biraz futbol şansı olsa 1. dakika dolmadan golü bulmuştuk. Kerem kurtuldu, Yunus'a da bir gol lazım. Emin Bayram sırıtmadan oynadı, golleri önleyebilse formayı kaptırmazdı. Bir süre daha yedek bekleyecek, üstelik Apo'nun bile garantisi yok, stoper alındı. En fizibil yol Van Ahnholt'un  yerine Kazo veya sağlamsa Emre Taşdemir'i monte etmek. Limon sıkmak istemem ama ben olsam Berkan Kutlu'yu hiç düşünmeden 4-5 maç banko oynatırım, nasıl olsa geri dönüş seçeneği var. Berkan çöpe atılacak futbolcu değil, sezon bitiminde en az 10x90 dakika oynamış olur.

Devrim sürüyor, oynayamayacak olan Gala futbolcuları, yatarak para almak yerine oynayarak geri dönüş kapılarını kapamayarak ayrıldılar. Emre'de Akbaba'da orta, başaltı takımlarının büyük futbolcuları, yolları bahtları açık olsun, Necati gibi gidip kendilerine küfür de ettirebilirlerdi.

Bizim için 14. sezon neyse, yeni jenerasyon için 4. sezon odur. Hiç bir Gala taraftarının 4 sene üst üste şampiyon olamadık deme lüksü yoktur. Yönetim, futbolcu taraftar ayağa kalkmışken şampiyonluk kupasını Arena'ya getirmeden oturan Fenerli olsun. Kükreyedurun.

Yolumuz 23 yoludur. Yensen de büyük yenilse de.  

23 yolu 6 yıldız Tablosu; Muslera 5( yan toplara çıkmadı, yenmeyecek 2 gol yedi, topu oyna bazen geç soktu), Boey 7( sağ saldırı bekini bu formuyla kesemezsin), Nelsson 5, Emin 5( çok iyi oynadılar bu oyuna 2 gol çok fazla) Anholt 1( artık sol saldırı beki hattına ameliyat gerekiyor) - Bücür 10 (boyda hüner olsa çamda hıyar olurdu, zift medyası maymunu cüce yapmış, Valbuena'dan uzun), Cenabet Dilaver 8( kaleleri kerkenez alma işini bitir artık lan) , Mertens 2( büyük futbolcusun, o yüzden notlar kırık)- Yunus 8(geliyor aslan parçası, bunlar tatbikat savaş başlamadı), Gomis 8 (kovanları utandırmaya devam) Kerem 6( ilk yarı 1 2. Yarı 10 ortalama 5.5 dan 6, hadi geçmiş olsun golünü attın kükremeye devam ) Yusuf, Raşit 9( çok büyük oyuncular, ligin içinden zamlı Marmaray tüneli gibi geçecekler)  

Okan Buruk  8; Sevk ve idaresi, golü yedikten sonraki sakinliği,   3-2 ye yatmaması, sıfır panik gidiş Vamos Bien, tavsiye, oğlana bir forma yaptır, madem maskot oldu, öyle sivil kıyafet olmamış. 

6 Eyl 2022

23 Yolu 5; GALA 2-1 Gaziantep


Son cümleyi bu kez en başta yazalım, Takım Şebeke'yi yendi, yolumuz 23 yolu.

Açalım; 2000 Gala'sı dahil ilk defa bu sezon öncesi takıma garanti şampiyonluk verdim. Hem de artık dişlerinden zehir akan, kudurmuş, gücünü 3 e 5 e katlamış, Gala Şampiyon olursa Dünya yörüngeden çıkacak, hayat son bulacak korkusuyla kenetlenmiş ŞEBEKE'ye rağmen.

Boş bir hamaset değil bizimkisi, bir devrimle kuruldu kurulmaya devam ediyor takım. Bir an evvel şu at alım satım pazarı kapansa da çocuklar rahatlasa. Maçın o ana kadar en iyisiydi Apo, Kaan geldi, Çağlar gelecek endişesiyle, Alpay'a dönüştü, gereksiz gerildi. İkisi de kart değildi diyene katılmıyorum, boşuna mı yazdık ilk paragrafı. Kafaya çıkarken rakibin aaaaaah diye bağırdı mı? ben görevimi yaparım arkadaş. Yemimi, samanımı, yalımı kim ödüyorsa düdük ağzımda, götüm çıkana kadar üflerim yakarım. Yakmazsam O.Ç olayım.

Okan Buruk'un kredisi falan yok, öyle çıkıp da şu kadar farkı kapatırım, yenilirsem kaybetmem, vazgeçmiyorum, bam bam bam yazılı tabela astırmazlar binalara. Devrim başladı ya bizde boğulacağız bu yangında, ya kazanacağız. Son dakikada kazandı diye övecek değiliz, başka maçlara bakalım, bu maç sevk ve idare bakımından en kötü maçıydı.

Son dakikada atılan golle gelen puan 3 puan değildir, Acil komutuyla toplantıya çağrılırlar, bu gece uyuyamazlar, ilaç hap ne varsa nöbetçi eczanelere hücum ederler. Bu kadar da olmaz dediğimiz maçtan sonraki maç bu kadar da olmaz dedirtiyor. 

Maç dediğimize bakmayın, her hafta güçlendirilmiş, hakem destekli Real Madrid'e karşı oynuyoruz. Her maça çıkan kaleci milli takım kalecisi. Koskoca şehir takımısın, yenilgin yok, başında büyük takım çalıştırmış hocan, karşında 10 kişi kalmış bir takım, senden yana hakem heyeti ver senden daha acemi Hoca var. Bir tarafına mı sokacaksın 1 puanı. Delikanlı gibi oynasana, topun canı var demediler mi? İskele Babası Sefer Emmi atamasa da korkudan yiyeceksin o golü. Futbolumuzun tetikçilerisiniz. 

Okan Buruk'a sarı kart verdik, Takımın en kötü penaltı kullanan oyuncusu Gomis'e penaltı attırdığı için. Gol olan penaltılar, hatta Şampiyon olduğumuz Göztepe maçında kullandığı penaltı bu kaçırdığından da kötü bir vuruştu. Mertens varken, Sergio varken nasıl attırırsın. Artı notu yok mu çoook, takım 10 kişi kaldığında maçı bırakması lazımdı, 60 dakika yatması, kalecisi vakit geçirmesi beraberliğe fit olması gerekirdi! Üstelik penaltı kaçtıktan sonra ünlü futbol filozofunun dediği aklına gelmeliydi, atamıyorsan yeme, çek takımı 18 içine Yüce Gök'e yalvar. Okan ne yaptı, büyük takım hocası gibi saldırdı, ikinci yarı unutulmaz futbol oynadık tv başında Onyekuru'nun Fenere attığı golden beri golll diye anırmamıştım. Dernekte seyrettik, 416 tribünü gibiydi, sanki bizi duyuyorlar gibi tezahürat yaptık, yıllardan sonra ilk defa sesim kısıldı.

Sergio acaba Hamit Altıntop'mu? bu kadar bahtsız şutör olur mu? o da gole bakan futbolcularımızdan. Bakalım şanslı takım kim olacak?  5 maçın gol yükünü hangi kaleci taşıyacak? 

Taraftar ölümüne kazanılan maçın keyfini çıkarsın, Hoca ekibinin 5 dakika vakti yok. Takım bulamayan, Gebze'de toprak sahaya sürülen  Şasa Boey Halk Kahramanı oldu, ne bok yiyeceğim diye kara kara düşünsün. Kestirme akılı vereyim. Aanholt'u oynatamıyor, içe sıyrılıp şut çekmek olan sol saldırı bekinin ortaları iyi değil, tırpanı atmanın tam zamanı. Dubias'da da ne kısmet varmış, sağbekler kötü diye alındı işe bak, şanssız değil de oyuncuysa sol saldırı beki olarak oynatılsın. Buz kovanı Aanholt'a taşıt. 

Yöneticiye 5 dakika bile çok, somut yaptırımlar bekliyoruz, gerekirse ceza alın maçı tv den izleyin. Yendik diye hakemi affetmeyin, ikinci yarı oynanan büyük futbola zerre saygınız varsa saldırıya geçin. Maçı büyük takım refleksi kazandı, topun canı vardı İskele Babası'nın 1 metreden atamadığı top korkakların eceli oldu.  

İlk golü erken atıp hakemden kurtulduğumuz bir maçı ağır hezimetle kapatacağız. Takım ritmini bulduğunda şebeke kendine başka ilaç arasın. İnanın çocuklar oynayacağımız en kötü maçları oynuyoruz. Ölümüz bu, tabutu taşımaya geldiler, hortladık. Şampiyonlar Ligi hazırlık maçlarına sayın, bunlar tatbikat savaş henüz başlamadı. Ayağa kalkın sallayın bayrakları;

Bir duvar yazısı da biz yazalım, belki biri görür. Sen 90 artıda atılan golle gelen galibiyet gibi güzelsin, ÇOCUKLUK AŞKIMSIN, ilk göz ağrımsın.

Yolumuz 23 yolu, 

23 yolu 5 yıldız Tablosu; Muslera 6(golü yemese oyunu 9 puan), ğ- Boey 10( halk kahramanı) Nelsson 8, Apo( hakemi hesap etmeliydi) -Emin(apo'yu aratmaz) 7, Anholt 3(Okan'a göre futbol stili yok9 - Luc 8( savaştı) Sergio 7( Hamit Altıntop'musun be bilader bu ne kısmetsizlik) Mertens 7( Tam kapasiteye çıktığında her maçı tek başına alır),Yunus 7 (Forma onun hakkı, Kerem oturacak), Gomis 7( 2 puan penaltıdan kırdım ilk 9 numara) Kerem 1( düşüş sürüyor)

Okan Buruk 3, APO'yu hakemden koruyamadı, penaltıcısı yok demek ki bunun da , sayısız korner attık, hiç bir kombin, varyasyon yok, ortaya şişirme kötü puan, 10 kişi kalmış ligin en iyi takımına karşı beraberliğe yatmayıp savaştığı için iyi puan.

Büyük Gala Taraftarı; 10( metroya yetişmeyi bırakıp son dakikaya kadar hançere yırttılar, hakemi yendiler, takımdan umudu kesmediler)

Detaylar 416;

1 - Sergio’nun frikiğinde Nelsson’a bakın vuruştan önce sıçrayıp kalecinin görüş açısını kapatıyor

2- penaltıda Mertens sağ ayağını rakibin önüne koyuyor, penaltı kaçınılmaz.

3- 3. golü iki defa Sefer yemiş, a)10 cm geride olsa daha net vuracak, b)Barış’ı bozmuş

4- Akbaba topu söktü, 4 e 1 yakaladık, gol an meselesi önce devam dedi baktı gol olacak bastı düdüğü

5- Boey'in pozisyonuna penaltı çalacaktı, gaipten bir ses devam diye bağırdı, korkusu refleksten belli oldu.