27 Nis 2010

Ne Bok Yedik Usta

Bilindik bir hikayedir, lafın tamamı aptala anlatılır desturuyla kısa geçelim. ''Bir ağa, yanında ırgatlarından biri, kağnı ile kasabaya gidecek olur vakti zamanında. Mola verdiklerinde ağa taşak geçmek için yerdeki öküz bokunu yerse kağnıyı ırgata vereceğini söyler ve ırgat boku yer. Dönüşte kara kara düşünen ağasına mola verdikleri bir anda, ''ağam pişman oldun galiba, istersen şu öküz bokunu sen ye kağnıyı sana geri vereyim'' der. Ağa boku yer ve kağnıyı kaprtırmaktan kurtulur. Şen şakrak dönerlerken ağa ''biz bu ticarette ne kazandık, ne kaybettik'' diye sorar.

''İkimizde boku yedik ağam ikimizde''

Kazananlar Boklu Dere'ye döndüler, götleriyle gülüyorlar.

Ligin zirvesindeki takıma bakın. İki gol kralı yedek kulübesinde oturuyor, İspanya gol kralından Allah razı olsun, daha ne yapsın çocuk?  Atamadı işte garanti golleri. 7 gol atıp 7 maçı galip bitirmişler. Golleri kim atmış? inanılır gibi değil. Bu kadar kötü futbolu, bu kadar kötü futbolcularla oynayan takım şampiyon olacak. Peki bu şampiyon takım hangisi?

Kimse kimseyi kandırmasın ki, şampiyon takım falan yok ligimizde. Bir tarafta Aziz Yıldırım, diğer tarafta 2 salak, 1 şampiyon olacağını sanan talihli, 12 işbirlikçi. Teke tek maç yapsalar Aziz Başkan her sene şampiyon olur. Dünyanın bütün profesörleri, şifreci Don Brown, Hawkins bir araya gelse böyle bir plan yapamazlar. Ligin en kritik haftasında bu kadar verimi aldın ya Aziz Yıldırım, tek kelime söylüyorum sana bütün içtenliğimle. Kinaye falan değil, HELAL OLSUN.

Öyle bir takım kurdun ki, kendine değil takımı bizim salaklara kurdun. Leo'yu geçirttin kaleye, Peypır Muun'daki toplantıda, Beşiktaş'ın kovduğu Hazreti Balta Gökhan Zan'ı alavere dalevereyle Galatasaray'a kakaladın. Beşiktaş'ın aldığı Mehmet Topuz'u da Kadıköy'e. İmparatore'nin Türk futboluna en büyük kazıklarından, Kazma Servet'le beraber oynamasını sağladın Reykart'ın. Çok geç de olsa Reykart uyandı, kovdu Servet'i ama olsundu, sayesinde leş kuşları yeterince beslenmişti. Gerçi hala uyanamadığı biri daha vardı senin Galatasaray kadrosuna koydurduğun. 16 numara hala sana hizmetini sürdürüyor başkan.

Yıllar önce Beşiktaş seri şampiyonluklar alırken, yönetici Selim Soydan demişti.'' Beşiktaş'ın kazma bekleri Samet, Ulvi, Kadir'i transfer edelim'' Ne demek istediği sonra anlaşıldı,'' bu adamları alıp oynatmayalım, zaten oynayamazlar, Beşiktaş'ı bozalım, Beşiktaş'ın suni dengesini bozamazsak şampiyon olamayız''

Benim Kasımpaşa maçından önce yazdığımı bugün Hıncal Uluç yazmış. Yekta'nın ve Sercan'ın seneye hangi takıma gideceklerini bir takip edelim lütfen.

Kalede Leo, Servet, Gökhan Zan, 16 numara bizden. Tabata, Nihat kahveci Beşiktaş'tan. Gerekirse kullanacağı Şampiyonluğa yakın Anadolu takımından pişmiş aşasu katmaya aday futbolcu. (Sercan, Volkan, olmadı gerekirse İvankov) Orta sahaya oyun  kuramayacı bizim Başkan. Gol atmamaya programlı Mustafa Denizli, Forvete dolandırıcı Tüpçü. Olmadı kıdemli bir yan hakem(orta hakemler bu ara çok kamerayla izleniyorlar, operasyonlar yardımcılara, hem harcaması kolay oluyor) Sindirilmiş Federasyon başkanı. Bütün bunların başına da hoca olarak sülük Türk Spor Medyası. İşte büyük ligimizin büyük takımı. Her sene Şampiyon.

Böyle bir takımın başkanı da yaksın purosunu, maçları izlemeye bile gerek yok. Sene sonunda gitsin ilgili makamdan kupasını alsın.

Elimde imkan, cebimde para olsa moda şimdi bir film de ben yapacağım. Yılmaz Vural'ı doldurdular önce, daha doğrusu dolmuş gibi yaptılar. Daum'la ilgili bir kaç kem söz söylettiler. Yani usta Yılmaz, can düşmanı Daum'u yenecek ha meraklanmayın. Aklınıza kötü bir şey gelmesin. Hem kümeden kurtardık Kasımpaşa'yı, son haftalara Barça gibi futbol oynayarak girmesini sağladık. Bu ne demek? bizim lig için dandik bir maç çıkarmak demek. 11 kişi defans yapmayacaksın, Don Kişot'sun ya kısa, teknik paslarla, çalım denemeleriyle idare edeceksin. Maçı gergin oynayarak bir kazaya sebebiyet vermeyeceksin. Sert girmek yok, abanmak yok, kazayla gol pozisyonuna girersen vur Lugano'nun üstüne günah senden gitsin. Ey kaleci Murat, bizden ekmek yedin, daha fazlasını da hak etmelisin. Vakit geçirmeyeceksin, topa sahip olduğunda önünde Pike var Doni Alvez var onlara ver topu şişirme. Yılmaz, şimdi ne gerek vardı, bütün bir sezon kapıştığın, parasını kıskandığın ve yüzde yüz de haklı olduğun Daum'a 70 milyonun önünde yalakalık yapmana.

Ama aslında o yalakalık değildi yaptığı, bize mesajdı. Bakın benden umut bekleyen varsa nesli tükenmemiş futbol sevdalısı. Ben de bir emir kuluyum yani, bunca yıldır yaptığım şaklabanlıklar bi işe yaramadı. Bırakın kalan ahir ömrümü sermayenin kemil yalayıcısı olarak tamamlayayım. Mesaj alınmış, adam listemizden çıkarılmışsınızdır Yılmaz Vural.

Hafta boyunca Galatasaray ürkütülmemeye çalışlıldı. Yapılabilecek en iyi şeyi yaptı takım. Aykut tarihinde antrenman maçı dahil, gol yemeden bir maç bitirdi. Kafaları karışık, Arda ve Sabri dışındakiler oynanan tiyatroya Fransız'dı. Gol atmak için sezonun en iyi performanslarını gösterdiler. Taraftar ikiye bölündü, kronik Galatasaraylı'lar, Fenerbahçe'ye şampiyonluğun gitmesine tarafsız kalamıyorlardı. İşte kaptanlar, büyük liderler böyle anlarda ortaya çıkarlar. Tarihte belki ilk defa Arda, böyle bir yol kavşağına geldi. Boşuna ticaret yaptılar, sonunda ikisi de boku yedi. Ben Galatasaray kaptanı olsam, sahada işi bitirirdim. Ömer'le anlaşırdım. 85. dakikaya kadar aslan gibi oynardım aynı oynadıkları gibi. Sonrası daha önceden belli olacaktı. Ve maç mutlaka biri tarafından kazanılacaktı. İki gündür maymun gibi bütün Galatasaraylı'lar. Bok yemenin nahoş tadı var damaklarında.

Geçen yıl, 4. olan takıma, Elano, Keyta, Leo, Caner tansfer edildi, başlarına Reykart getirildi. Yetmedi Lukas Neil, Co, El Çiko fazla mesai yaptılar, 4.olmamak için son 3 gazoz maçına çıkacaklar. Benim suçlularım bellidir. Büyük pasta Adnan Gillerin, sonra Servet ve 16 numara'nın. Sonra taraftarın kalanı da büyük Surinamlının.

İdam sehpasında Temel'e sormuş savcı,''son bir sözün var mı?''

''Bu bana bir ders olsun'' demiş Temel, Geçen yıl bu zamanlar da Temel sizdiniz, onun kadar olamadınız, yazıklar olsun.

2 yorum:

sevdamrenklere dedi ki...

çok güzel bir yazı nazmi abi,uzun zamandır blogunu takip ediyorum.Benim de nacizane bir blogum var.http://sevdamrenklere.blogspot.com herkesi bekliyorum

Adsız dedi ki...

Belki biraz senaryo gibi olacak ama;"bu adnangillerin çok gizli kamera kayıtları herhalde aziz yıldırımın elinde".Ancak bu kadar öküzce yönetilir bu kadar yüce makam.