24 Haz 2009

Geyik Muhabbeti




İşin özünde bir fark yok. Anadoluda bir köy kahvesinde buluşan, görünürde hasım, çıkarları müşterek 3 ayrı köy ağasının muhabbeti.

Toplanmışlar 3 büyük takımın başkanları, Beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutluyorlar. Geleneksel hale getirmiş yöneticinin biri. Bu yıl olanı kalabalıkmış, medya maymunlarını da dahil etmişler. Kendi yardımcıları da hazırmış sofrada, kurtların sofrasında.

Yedikleri içtikleri onların olsun, güle güle sindirsinler de, biz geyik muhabbetinden çıkan neticeye bir bakalım istedik. İşin ucu biraz dokundu o yüzden. Arda Turan'ın pazarda oluşan fiatını cepte bilin demiş Yıldırırım, bizim Seramik'çiye. Maksat geyik olsun işte, bizimkiler Arda için Fener'e gitmez buyurmuşlar. Bizde her daim aynı şeyi söylüyoruz, pek önemli değil yani. Ardından Yıldırırım, müsade edin bir konuşayım demiş.

Ne konuşacak acaba? Kapalı kapının ardından Arda'ya ne der ki ikna eder. Bence bir şey demez, Mehmet Topuz'a yaptıklarını yapar tehdit ederler en fazla. Arda'da kolpaya takılır, ''ben ''bebekken sarı lacivert bez kullanmış annem'' der.( bu arada ben bizim Gencoya aynısını yaptım yalan yok. Annesi tekstilciydi o zamanlar, sarı lacivert bez kestirirdim, iki sene bu renk beze kakasını yaptı bizim mahdum)

Kahkahayla geçiyor yemekleri, muhabbetleri daim olsun. Daha 2 hafta evvel Yıldırırım 8 milyon dolar kazık atmış Tüpçü'ye. Daha gireni nasıl çıkaracağız diye kaygıya bile kapılmadan bu sefer Seramik'çi geçirdi. Normalde Tüpçü'nün bu iki başkanla tuvalete gitmemesi lazım. Kaybedilen paralar kendi paraları olsa böyle mi olur. Biz Tüpçü'den mazot alsak, çekimizi ödemesek hacizden icradan koltukları, televizyonu kurtaramayız. Sırtını dönemezsin bu kurtlara, demek bizimkinin otelinde bir futbolcu kalsa, Florya yakın kahvaltıdan sonra idmana.

Neymiş efendim Yıldırırım Avrupa'da başarılı olmak için iyi takım kuralım gazıyla dolandıracak diğerlerini. Sanırsın ki başka bir turnuvada oynayacaklar. Tamam madem dostsunuz, bir Türk takımının Avrupa'da bir kupa daha alması için güçlerin birleşmesi gerekiyor, ben varım. Anons edin şimdiden, bu sene Şampiyon olan takım, seneye istediği futbolcuyu alsın, bir sene oynatsın, biz de taraftar olarak o takımı destekleyelim. Dostluksa budur, gerisi adam kandırmadır. Beni kimse Mehmet Topuz ve Gökhan Zan transferinden Tüpçü'nün haberi olmadığına inandıramaz. İftira atmak istemem ancak nemalananlar olmadığına da inanmam.
Başkasına olunca kızıyoruz, başka futbolcuya sahtekar diyoruz. Burası mahalle takımı kardeşlerim, ben çuvaldızı kendime batırmadan kimseye iğne batırmam. Sözleşmesindeki esneklik yüzünden kaçıp giden Ribery'e etmediğim küfür kalmadı. Aynı boşluktan, gafletten bize gelen Gökhan Zan'a ne demeli. Yakışır mı bize? Bereket, Beşiktaş'lıların gidişine ağıt yakacağı biri değil Gökhan Zan. Ben ah almış, helalleşmeden ayrılmış futbolcuları hiç sevmedim. Oynar oynamaz o ayrı şey. Bugün Ribery benim için, nasıl 10 milyonlarca dolar eden bir şerefsiz futbolcuysa, Servet, futbolunu hiç sevmediğim, gidişine de kayıtsız kaldığım sapına kadar şerefli bir futbolcudur.


Köy kahvesi geyiği işte, normalde bir birlerine selam bile vermemesi gereken insanlar nasılda neşeli toplantılar yapıyorlar. Avrupa Ligini yayınlayacak olan televizyonun sahibi olası bir elenmenin önüne geçebilmek için ne numaralar tezgahlamaya başlamış. İşin içinde bizim gibi taraftarlara dekoder satma işi var, takımlarımız kuvvetli olsun, elesinler, bunlar da para kazansınlar. Kupaya, amatörce sevinmeye yer yok bunların sofralarında.
Çocuklar bu kadar da olur mu diye bana kızacaksınız biliyorum ama ben hem Fener'in, hem Galatasaray'ın bilerek Uefa Ligine kaldıklarını düşünüyorum. Düşünün bir an, D Smart için UEFA Ligine Fenerbahçe ile Galatasaray'ın oynamasıyla, bir iki maç sonra elenecek olan Kayseri'nin, Bursa'nın oynaması aynı şey midir? Bir de Beşiktaş'ın 3. olupta aynı lige düştüğünü varsayın, ballı ekmek kadayıfı işte.

Bunlar neşeli olmayacak da biz mi olacağız? Arda Turan'ı da meze yapmışlar işte. Şakası bile adamı ipe götürür muhabbeti, köy kahvesindeki ağalar yapmazdı oysa. Afiyet olsun.

3 yorum:

Özgür dedi ki...

25 Haziran 2005...
Haziran'da ölmek zor be Kazım Abi...

sembolist dedi ki...

Azize medyanın ve o kadar insanın önünde 15 ml.euro oratya atarak bir çeşit psikolojik üstünllük sağlaycağını hesap etmiş. Bizimkiler de gereken cevabı verememiş:((

ksenophanes dedi ki...

ben açıkçası başkan adnan polat'ın ilk anda böyle ezikçe cevap vermesini yadırgadım.. bu teklifin cevabı ''ehüehü sizde bize gökhan gönül'ü verin'' olmamalıydı.. Galatasaray başkanı o anda lafı gediğine oturtmalıydı..