1 Nis 2009

Bugün Milli Maç Var! Şaka


Bu gece Güney Afrika macerası için kader maçına çıkıyor ülke takımımız. Acaba sadece benim mi? diye soruşturuyorum ama değil. Kimsenin umurunda değil maç. Herkes derdine düşmüş, büyükler standartı daha ne kadar koruyabilirimin, küçükler eski bol harçlıklı günlerinin, gençler gelecek kaygısının derdine.

Kader maçlarının ilki İspanya'da oynanırken, faal futbolculardan, neden yok? zaman zaman seçmeyene sitem ettiğimiz, tam zamanıyken, bir iki gol atabilse en azından kampta olacakken Antalya'da barda eğlenmeyi tercih etmiş Ümit Karan. Tıpkı abisi Ergün Penbe gibi, Penbe kardeşte biz ölüm kalım maçına çıktığımız saatlerde maçı izlemek yerine bowling oynamıştı kız arkadaşlarıyla.

Peki bu adamlar, oynasa da oynamasa da senede milyon dolarları götürenlerin, kendilerinden sonra tufan saydıkları olayı bizim yaşam biçimi haline getirmemizin anlamı ne olabilir ki? Biz kerizmiyiz, Fatih Terim 80 milyon kişilik kadro açıklamış, yok ya. Sen önce oynamayan, onlarca futbolcuna söz geçir. Hepsi palavra, seçilme olasılığı olupta seçilemeyen Milli Takım'ın yenilmesini ister. Hatta eminim şu an ülkenin yarısından fazlası da yenilmemizi bekliyor. Yeneriz diyenlerle bahse girmeye hazırım. Yeneriz diyen kolpa yapıyor.

İşin içinde yoksan, sana ne be kardeşim bu şovdan. Bakın Ali Sami Yen'de sarı kırmızılı formalarıyla Bülent Korkmaz'ın kızları şov yapıyor her maç. Daha önce Fatih Terim'in kızlarının oturduğu koltuklarda şimdi onlar oturuyor. Umurunda mı? Galatasaray'ın maçları Fatih Terim'in kızları, sayın ailesi için. Yarın Bülent gittiğinde tıpkı kızlarının da tribünden gideceği gibi. Nerde Galatasaray'lılık, biz terkediyormuyuz takımı. Yenilse, şampiyon olamasa, en nefret ettiği adam takımın başında olsa ne yazar. 40 yıldır maça giderim 5 kişi takım değiştirmemiştir şimdiye kadar. Belki de hiç kimse değiştirmedi.

Kullanılıyoruz hepimiz, futbolu oynayanlar futbolu bizim kadar sevmiyorlar. Güney Amerika'lı futbolcuların sorunlu olmasının nedeni, budur. Onlar futbolu seviyorlar, koskoca Ortega'yı, Ceyhun'un maskarası yapmışlardı, aynı tezgah Lincoln'e yapılıyor şimdi. Biz küçükken, Türk Milli Takımı, bu düzey bir maçı İspanya ile oynayacak, halkın umurunda olmayacak. Yeminle maç saatinde dışarda gezeni döverlerdi.

Kimdir sorumlular, eskiden Milli takım kadrosu açıklanacağı zaman, üç gün önceden Millet siper alırdı. Takımı herkes tanır, ezbere bilir, saygı duyardı. Bakıyoruz şimdi yolda görsek tanımayacağımız adamlar kadroda, maça kimler çıkacak belli değil. Bu kadar ucuz olunca da forma, ilgilenenlerde ucuzluyor.

Bu akşam maçı televizyondan seyredeceğim. İçimde en ufak bir coşku yok, heyecen yok, maç tansiyonu ekside. Hani Arjantin'le oynasak da maça gitsek Messi'yi bari canlı seyretsek diye bir beklenti de yok. Kimi seyredeceğiz, 22 futbolcu içinde topun ayağına gelmesini izleyeceğimiz büyük futbolcu kim var, Arda'dan başka. İspanya'nın en büyük futbolcusu sağbek düşünün artık. başında da Sarıyer Kasabı Delik Boske. Arda, anlatmış zaten kendisini, ben tek başıma Messi'lik yapamam takım oyuncusuyum, İbrahim Üzülmez'le yan yana kahvede okey bile oynamadım, nasıl top oynarım diye bas bas bağırıyor. Beklentimiz, alsın Arda, çalımlasın versin pasını Semih'e, şapkadan tavşan çıksın, aradan 6 ay geçer nasılsa unutulur gider her şey. Pislik halının altında kalsa ne yazar.

En azından maça gidecek olanlara seslenmek isterim. Alın lan akülü borazanlardan, yada nerden bulursanız bulun bizim eski kaynana zırıltılarından. Gürültü yapın, beynimizin tasını karıncalandırmışlardı, sarhoş İspanyol'lar, sizde yapın bin beterini.

9 yorum:

Onur dedi ki...

Nazmi abi ümit karan'ı ergün penbe'yi sayıyorsun sallamayan adamlar kategorisinde eyvallah da... lincoln'ün nesi farklı? ayağında delik 2 iğneyle gözlerini kısa kısa oynayan arda varken bu takımda milyonlarca euroyu cebe atmış garanti para alan lincoln'ü neden kurban diye gösteriyorsun? neresi kurban bu adamın kafayı yieyeceğim yemin ederim. güney amerikalıyı futbolu seviyorlar diye koruyorsun da kewell güney amerikalı mı da yaşına başına kariyerine bakmadan amatör ruhla mücadele ediyor? diyelim ki bülent art niyetli ve lincoln'ü yemeye kararlı. lincoln de kewell'ın oynadığının yarısı amatör ruhla oynasaydı da yedirtmeseydi kendini. amatör ruh olsa ıslıklanır mıydı lincoln? bence maça olan ilgi azlığının temel sebebi senin bahsettiklerinin yanı sıra taraftar profilinin başarıya doymuş olması. euro 2008 yeterliydi çoğu insan için. bir de 3 büyük de başarısız insanlar futboldan soğudular bu kadar başarısızlıktan sonra.

gltsry dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
gltsry dedi ki...

bu lincoln sorunsalını ben anlayamadım.çözemedim gitti.nedir bu arda ayağı delik oynuyor o milyon dolarlar alıyor olayı.arda üzerinden bir futbolcu kıyaslanır mı? kıyaslanırsa arda nın gerisinde kalmaya mecburdur.çünkü arda galatasaray kulübünde doğup büyümüş biri onun yaptıkları, yapacakları özel kimseyle kıyaslanmayacak düzeyde özel.
ayrıca lincoln amatör ruhla oynasaydıda yedirmeseydi kendini derken ben miyim trabzonda,eskişehir maçında kulübede oturan,hamburg maçında maç 2-2 ye gelince oyundan alınan? ne yapacak yedek kulübesinden mi amatör ruhla saldıracak anlamadım bu işi? ıslıklanması ise apayrı bir sorunsal. 3 kişinin markajında oynamış ama oynadığı süre içinde defansı dağıtıp takımın 2. golüne katkı yapmış bir insan niye yuhlanır anlaşılacak şey değil.lincoln mü yedi 3 golü,o mu tek suçlu 2-0 dan 2-3 olan maçta.maçı her an değiştirebilecek bir oyuncuyu 2-2 iken tüm bu ihtimallerin dışına iterek çıkartmak ne kadar doğru? ve bu o oyuncuyu bir nevi şuan olduğu gibi seyircinin önüne atmak değil mi? lincoln çıkmasaydı maçı değiştirebilecek şeyler yapsaydı bugün neler konuşuyor olurduk.olamaz mıydı bilemeyiz ama bir ihtimaldi bu sonuçta.niye bu ihtimali yok saymak?
bu kadar basit olmamalı bir oyuncuyu böyle silmek.

Onur dedi ki...

ihtimali yok saymanın sebebi basit. çünkü bu adama 2 senedir bu ihtimal verildi hiçbirinde aha şu maçı lincoln aldı diyemedik. benim asıl anlamadığım şu: haydi tamam arda'yla karşılaştırmıyoruz (neden karşılaştıramıyorsak?! arda ay'da top oynuyor çünkü!) kewell'la da mı karşılaştıramayacağız? o da mı galatasaray alt yapısından yetişti? o da mı futbolu seven güney amerika kabilesinden? benim daha daha anlamadığım başka konu şu: sabri'yi harcamaya gelince herkes seferberlik ilan ediyor. bu adamın yerinin sağ bek olmadığını sağır sultan bile duymuşken galatasaraylılığından şüphe duymadığımız canını dişine takan mücadele eden sabrileri mehmet güvenleri bir kalemde silmeye gelince "ah evet defolsun gitsin!". lincoln amatör ruhla oynadı da mı kızağa çekildi? ne zaman bir oyuncu ikili mücadelede dayak yerken yetişip şöyle arkadan iki omuz atıp sert hareket yapıp hiç değilse hırısını gösterdi? bir de hagiyle kıyasladık şu ruhsuz herifi. yok anam ben koşamam ben teknik oyuncuyum hastir oradan. sebeple sonucu karıştırmayın insanları aptal yerine koyarak! bu adam yaptıklarının ceremesini çekti o 3 maçta da. 3 kişinin markajıymış!? başka maç mı izledik biz? benim gördüğüm 3 kişi arda'nın peşindeydi lincoln'ün değil. lincoln'ü tek kişi ya tutuyordu ya tutmuyordu. ulan bir insiyatif al ulan! bir kere de sen başlat bir atağı. yok ama eziklik psikolojisi içerisinde oynadı. bu adam geldiğinden beri eziklik psikolojisinde oynuyor. ben burada sene başından beri bir tarafımı yırtıyorum insanlara mağlubiyetlerin tek suçlusu ne teknik direktördür ne de tek tek futbolculardır diye ama işinize geldiğinde "3 golü lincoln mü yedi?" oluyor. nasıl vaktiyle 5 golü skibbe yedi 2 golü lincoln attı evet bu 3 golü de lincoln yedi! skibbe bunca zaman lincoln'ü alkışlattı da ne oldu!? ne verdi? hangi maçı çevirdi? seyircinin önüne atmışmış. oh iyi yapmış. eline sağlık büyük kaptan. ne kadar yalandan koşan varsa alayını gönder! nihayet "lincoln lincoln" diye bağıranlar bu takıma kötülük ettiklerinin takımda koşan mücadele eden adamlara en iyi anlamda hakketiklerini vermemenin neticesini gördüler. son 3 maçta mı amatör ruhla oynayacaktı? sen bu kendi dediğine inanıyor musun? 2 sene amatör ruhla oynamamış haydi geçtim... futbol hayatı boyunca amatör ruhla oynamamış 3 maçta mı oynayacaktı?

ben hagi gibi adamın koşmasını istemem. galatasaray takımı da öyle bir adamı tolere eder. ama bir hırs göster ulan bir azim göster bir yenilgiyle yıkıl ulan. bir serbest vuruşun da gol olsun be. hüngür hüngür ağlama arda gibi okan gibi o beğenmediğiniz sabri gibi! ama hem canım cennette hem şeyim bilmem nerede olmaz! hem koşma hem en ufak harekette düş hem de özel fizyoterapistini getir eşşek yüküyle para al.

bir oyuncuyu basit silmedik. basit silmek şu olur: bu herif gelir ilk sene ki gibi hastalanır yatar çat gönderirsin. budur basit silmek. ya da yıllarını galatasaray'a vermiş adamı "kazma bu defolsun" dersin budur basit silmek. 2 sene tahmmül etmişsin her türlü şımarıklığıa eşşek yüküyle para bayılmışsın, bu herif yüzünden d-smart'a mahkum olmuşsun,

HİÇ-BİR-ŞEY VER-ME-MİŞ!

defolsun gitsin. lincoln gidecek diye de büyük kaptanı daha transferini görmemişiz hazırlık kampını görmemişiz fizik kondisyonunu görmemişiz göndermem! isterse umudu hasan'da arasın isterse kemal'de.

"hasan şaş gel koy ruhunu" diyen de sizdiniz koyunca da "kurtarıcı hasan şaş'mı?"

sonra da ali kıran baş kesen fatih terim - bülent korkmaz. sizden ala ali kıran baş kesen mi var?!

alessandro del piero dedi ki...

daha hala lincoln'e sallıyanlar var ya, tek kelimeyle "bambaşkaymışsınız" diyorum.. adam bu sene takımı resmen tek başına taşıdı avrupa'da, 10 sene sonra galatasaray'ı avrupalı karakterine büründürdü, benfica, hertha, olympiakos maçlarında takımı organize edip tam da o aradığınız hagi gibi orkestra şefi olarak yönetip göğsümüzü kabarttı, daha hala gelmiş 2 senede ne verdi..

adam sadece ilk yarı boyunca yaptığı asistlerle şu an ligin asist lideri.. attığı gol sayısı da muhtemelen en az arda kadar, kewell'dan daha çok.. baros seneler sonra gol atan bir adam konumuna geldi, bir o kadarını kaçırdı, bunda en büyük pay elbette gözünüz biraz kör değilse lincoln'e ait.. adamı egosu büyük kafası küçük biri futboldan soğuttu, takımın hali ortada o günden beri.. e futboldan gram anlamıyosunuz tamam da, yahu bana 3 tane maç sayın lütfen bu sene boyunca lincoln'süz çıkıp da kazanabildiğimiz.. tutturmuşlar bi, yok biz geçen sene onsuz da şampiyon olduk diye.. nah oldunuz! o efsaneye dönmüş 6 maçlık periyodun ilk ayağı olan gençler maçında ben attım zaten son dakika golünü.. 2006da nasıl hasan kabze'nin bjk'ya 90. dakika golü olmasa şampiyon olamıyoduysak geçen sene de olamayacaktık o gol olmasaydı, o goldür bizi daha sonra iyice hırslandırıp kenetlenmemize sabebp olan.. umudun tükendiği yerde başarı gelmez öyle.. onu geçtim, geçen sene ilk geldiğinde lincoln değildi sanki, tüm o seyircisiz maçlar boyunca şov yapan, takımın oynadığı mest eden oyunda bizleri ayağa kaldıran.. tam da o potansiyelidir seyirciye her fırsatta lincoln diye bağırtan.. ya bunağın biri gelir en saçma yerde küstürür adamı, ya da mazisi büyük şimdisi küçük olan biridir egosu uğruna takımı harcayan..

hele şu kewell muhabbetini hiç anlayamıyorum.. yahu tamam adam büyük bi profesyonel, her şeyiyle hastasıyız da ama el insaf yahu.. kewell hakkaten sahada yaptıklarıyla lincoln'ün yanına dahi yaklaşamaz geldiği süre göz önüne alınırsa.. adam bi bordeaux'ya süper bi gol attı, lincoln'ün tüm o gollerinin, asistlerinin önüne geçti yahu.. kewell takım en iyi zamanındayken dahi o arda, lincoln, baros ve kendisinden oluşan süper dörtlünün en zayıf ayağıydı.. bunun istatistiklerden görebileceğimiz gibi, hem kondisyonunun zayıf olması sonucu 90 dakikaları tamamlayamaması hem de hep bi sakatlık endişesiyle asla o eskilerin kewell'ı gibi oynayamamasında gözlemleyebiliriz.. bi oyuncunun yalnızca büyük bi profesyonel olması yeterli olmaz bi takımın başarılı olmasına, somut olarak neler verdiğine bakar birazcok kafası çalışan adamlar.. o çok sevdiğimiz arda, allah aşkına ilk yarı boyunca lincoln'le kıyaslancak iş yapmış mı acaba.. skibbe'nin kovulması sürecinde ikinci yarı boyunca kendi var ruhu yok gibi dolaşan değil miydi sahada? noldu, bülent geldi hemen bi gazla hatta sakat sakat oynamaya başladı.. bu mudur yani profesyonellikten anladığınız, benim bildiğim büyük bi futbolcu yalnızca sevdiği insanların yanında değil her zaman ruhunu koyar sahaya, ama fazla eleştirmiyorum da arda'yı, takım içindeki o rezil çete sonuçta onun beynini yıkayan..

daha hala sabri'yi savunabilecek nedenler gösterebilen insanlara, niye hala biraz olsun gerçekleri hatırlatmaya çalışıyorum, o da ayrı konu.. keşke tüm o kendisine karşı nedenlere rağmen lincoln'üm çıkıp sahaya yalnızca bizim gibi taraftarlar için oynasa da takımı şampiyon yapsa, ortada ne bülent bıraksa ne de zihni köhneleşmiş taraftar, başka ne ister ki bi insan.. gerçi eminim öyle yapsa dahi, paragöz yönetim yine çıkarır elden onu ama napalım gittiği yerde hayaranlıkla seyrederiz biz de artık onu..

keşke her taraftar senin gibi gerçeklerin farkında olsa nazmi abi.. aptalca duygusallıklar yapıp sıçtığımın egosu uğruna takımı harcamaya kalkan adamların değerini hala eskilerdeki gibi sanmasa..

gltsry dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
gltsry dedi ki...

@onur
bu durmadan yönelttiğin soruları kime sorduğunu anlayamadım.benim yazdıklarımdan sonra yazdığını düşünerek kendi üzerime alayım diyeceğim ama bu sorularının muhattabı galiba ben değilim.yani sabri'yi m.güven'i bir kalemde silip,defolsunlar demediğim için,mağlubiyeti tek bir oyuncuya hiç bir zaman yıkmadığım için ''işinize geldimi 3 golü lincoln mü yedi diyorsunuz' cümlesinin muhattabı ben değilim.işime geldiği için söylemiyorum çünkü.lincoln günah keçisi ilan edildiği için söylüyorum.
bir kere sen sözü lincoln hiç-bir-şey yapmadının üzerine oturttuğun için dediklerimin bir manası olmayabilir senin için.ama bence bu anlayış yani olanları olmamış gibi yok saymak kolay silmektir.lincoln geldiğinden beri hiçbirşey yapmadıysa sana göre(ki bunun sana göresi bana göresi olmaz ama)diyecek çok sözde kalmıyor.yine de birkaç şey söylemeye çalışırsam geçen seneden başlayayım.
2007-2008 sezonu 24 maç 8 gol 8 asist ile oynamış lincoln.sakatlık geçirmiş herkesin başına gelebileceği gibi ve bazı maçları kaçırmış.ha tabii burdada medyanın dediği gibi sakat olmadığı ve kılının döndüğüne inanıyorsan o sakat olduğu dönem için lincoln'ü suçlu ilan edebilirsin.yapmadığı şeyler arasında sayabilirsin.son 6 haftaya gelince bülent korkmaz'ın göreve gelmeden önce dediği şeyler maalesef gerçeği yansıtmıyor.hani 6 maçta lincoln mü vardı şampiyon oldular hikayesi.zaten anlayamıyorum bu lincoln'süz de oluru gösterme çabasını.kime neyi ispatlıyorsak.bu insan son altı haftada maalesef dendiği gibi yok değil vardır.gençlerbirliğinde golüyle,i.belediye maçında bir gol ve asistiyle şampiyonluğu sahiplenen herkes kadar emeği vardır şampiyonlukta.
gelelim bu sezona 33 maç 21 asist 9 gol.bu neyi gösterir peki.anlıyoruz ki hiçbirşeye karşılık geliyor bunlar.ne zamandır? bir maçta.bu kolay değil zor silmekse oyuncuyu ben birşey demiyorum.sezonun en başından bu yana görüntüler ve istatistikler derki; lincoln galatsaray takımın bütün pozisyonlarında başroldedir.o meşhur mahşerin dört atlısının en önemli halkasından birisidir.o halkanın beynidir.lincoln'süz de olur iddaları gereksizdir der.galatasaray'a zarardır der.çünkü lincoln'lü 15 maçta 12 galibiyet alınmıştır.3 de mağlubiyet.biri fenerbahçe maçı.bu maçta 1 sayılsa 2 golü var.firikikten gol atabildiğinide gösteriyor bu ama tabii geçerliliği yok.neyse devam edelim.diğer 2 mağlubiyet biri bursa.diğeri ise 1 gol attığı bir de penaltı yaptırdığı kocaeli maçı.şimdi onunlayken kazandığımız galibiyetlerde madem emeği yok hiçbirşey yapmamış o zaman elinden geleni yapıp çeviremediği 3 maçı onun üzerine yıkmak daha kolay olsa gerek!!! galibiyette katkısı yok mağlubiyette suçlu! ne güzel ya. neyse devam edelim birde lincoln'süz maçlara bakalım.11 maçta bir galibiyet 5 mağlubiyet 5 beraberlik.istatistikler bunları diyor.
ayrıca bir de baros performansının sırrı sorulunca lincoln'ü işaret eder 'o' der.
eee bülent korkmaz ın bu oyuncuya sırt çevirmesinin sebebi bu ruhsuzlukları(!) mı? bütün bu reva görülenlerin sebebi bunlar mı? ama yazık ki işte yaptıklarının hiç kıymeti yok buralarda.iyiyse ne ala bir kere kötüyse hain! oynamak istemiyor diye eleştirilir oynamak istediği için çıkarken tepki verir yine eleştirilir.ağzıyla ne tutarsa tutsun nafile.
geldiği ilk günden bu yana neyine tahammül edilmiş anlayamıyorum ayrıca.ne yapmış? herkes gibi sakatlandığı performansının düştüğü zamanlar olmuş.ha tabi bu durumlar lincoln'nün yaşayabileceği şeyler değil.basının dediği gibi karaktersiz biri çünkü o.gerçekler daha çok satar diye basına ağzının payını veren bir korkak.top sektirip rakiple dalga geçen ve bunu utanmadan 'belli bir parasını ayırıp bizi izlemeye gelen taraftarımıza güzel şeyler seyrettirmek için birşeyler yapmaya çalışıyorum' diye açıklayan bir ruhsuz.fizyoterapist getirip özel idman yapan bir tembel.ilk yarı antalya maçında ömer çatkıç'ın üzerine vakit geçiriyor ve seyirciyle polemiğe giriyor diye yürüyen bir ruhsuz,hırstan yoksun.bu hareketi sonrası bütün stadın adını haykırdığı bir ruhsuz.hertha maçında tek kişilik resital yapan bir şımarık.galatasaray taraftarına hayranım diyen bir yapmacık.o bu takıma hiç-bir-şey vermeyen bir sorumsuz!!!
koşmayan bir yeteneksiz.koşmak ne kadar önemliymişte bilememişiz.sanki koşu yarışı yapılıyor.nedir koşmanın önemi?yapmıyor mu yapması gereken pasları,asistleri yapıyor.ee daha neyin peşindeyiz.
arda ile kıyaslanmaz diyorum çünkü arda bizim öz evladımız.biz gibi yenilince göz yaşı döken bir taraftar.her gelen oyuncu taraftar olamaz.olsaydı bugün bir tane değil yüzlerce ardamız olurdu.var mı yok.bir tane var.o yüzden kimle kıyaslanırsa kıyaslansın asla kıyaslayanı tatmin etmez.etmemeli zaten.
neyse boşa konuşuyoruz sonuçta lincoln hiç-bi-şey yapmamış.en azından hiç-bir-şey in tanımını gösterdi bize.o da bir artıdır!

alessandro del piero dedi ki...

gltsry bence hakkaten boşuna nefes tüketiyoruz bence.. sonuçta tam da bu zihniyet değil miydi, galatasaray tarihinin en efsane forvetlerinden biri olan biricik süper mario jardel'imizi elimizden alan.. hiçbir farkı yok o gün jardel'e yapılanlarla bugün lincoln'e yapılanların.. aynen o günlerde de ilk yarı boyunca esip gürlemiş, inanılmaz bir sayıya ulaşıp nice ol kralının bir senede atamadığı 21 rakamına bir devrede ulaşmış, o günlerin dünyasının en büyük takımı olan real madrid'i bir senede 2 kez mağlup etmemize hagi'den fazla katkısı olmuş, şampiyonlar liginde çeyrek finaline ulaşmamızın en büyük nedeni olan oyuncumuzu dalga geçer gibi sadece koşmuyor diye diye gönderttiler bizden.. bu noktada medya en büyük pay sahibi gibi duruyo ama bence alakası yok.. galatasaray tarihi boyunca ne zaman bir darbe almışsa bu hep içinden gelmiştir.. o gün de medyanın tüm o asparagas, rezil kepaze haberlerine iman eden taraftarımız el birliğiyle yollamışlardı jardel'i.. taraftar dediğin çok zeki olamayabilir, gerçekleri çok iyi süzemeyebilir her zaman ama hiç değilse takımının başarısının peşinde olur, bunu sağlayan faktörlerin engellenmesine karşı durur.. ama bizim taraftarımız saolsun tarih boyunca hep bunun tersi örneklerini çok istikrarlı biçimde sergilemiştir..
adam kalkmış lincoln ne verdi diyor ya iki senede? futboldan birazcık anlasa lincoln'ün oynattığı galatasaray'ın nasıl müthiş bir takım olduğunu fark eder zaten, hadi o kadarını algılayamıyor bari istatistik denen bilime saygı duysun ama yok, tipik gs taraftarı..

en çok anlamadığım da lincoln'e koşmadığı yönünde atılan iftiralar.. benim şu hayatta gördüğüm en çok top peşinde koşan 10 numaralardan biridir lincoln.. evet hagi dahi koşmazdı böyle, sergen'i, alex'i nice örnek sayarım, sırf koşmuyor diye eleştirilen. ama lincoln üst düzey pek çok yeteneğinin yanı sıra takımda ciddi anlamda en çok koşan, top kapan oyunculardan biri, eğer biraz olsun önyargıdan uzak izliyorsak maçları.. bu sene oynadığımız nerdeyse tüm avrupa maçlarında takımın en çok koşan 3 oyuncusundan biri olduğu yansıdı hep rakamlara..

ama dediğim gibi boşa kürek çekiyoruz biz burda, her zaman söylenen anlamlı bir söz vardır bu konuda; sen ne kadar konuşursan konuş anlattıkların karşındakinin anladığı kadardır.. nasıl ki faruk süren gibi tarihimizin en büyük başkanını harcamışsak, jardel gibi bu lige gelmiş en büyük yabancı forveti harcamışsak, şimdi de hagi'den sonra yine tarihimizin en büyük oyun kurucusunu harcıyoruz, çok zeki taraftarımız sayesinde.. bu konuda beni en çok düşündürense, pek çok gs forumunda filan medyanın şaklabanlıkları, asparagasları gibi takımı güya çökertmeye çalışan sebep medyaymış gibi gösterilmeye çalışılması.. taraftarının algısı bu kadar olan bir takım ancak kırk yılda bir büyük başarılara ulaşabilir, engellenmediği bir an bulup da kendine.. skibbe'li, lincoln'lü takımın bu sene uefa'yı kaldıracağından ne kadar emindiysek onların el birliğiyle bitirildiği bi takımın da büyük kaptan gibi hamasetlerle kabuslardan kabus beğeneceği o kadar bariz.. biz de burda laf anlataduralım anca..

gltsry dedi ki...

del piero;
galiba haklısın,çok yoruldum bu hiçbirşey yapmadı muhabbetinden.düşünüyor düşünüyor ama bulamıyorum ne zaman,nasıl bu hale geldik? lincoln üzerinde bu muhabbetlerin yapılmasını hakketmiyor cidden.
en basiti koşmuyor saçmalığı.evet bence de bir çok 10 numaranın yanında çok daha fazla koşan gerektiğinde defansta yapan biri lincoln.ömer üründül bir yorum yapmıştı lincoln ile ilgili 'lincoln zekasıyla defans yapıyor.' cidden doğru.ama yinede hala bir kere bile ikili mücadeleye girmediği söyleniyor.o söyleniyor bu söyleniyor bitmiyor hiç suçlamalar.dediğim gibi lincoln bu yaylım ateşini hiç ama hiç haketmiyor.hele ki böyle iki günde buruşturulup kenara atılmayı.
ama biz maalesef elimizdekilerin kıymetini bilmemekte ısrar ediyoruz.niye böyle bilmiyorum.öyle bir hale geldiki neresinden eleştirileceği şaşırıldı.
medya demişsin evet tek suçlu medya değil.ama yaptığı yalan haberler insanı bezdiriyor ve sorun tamda taraftar ona inanmaya,itibar etmeye başladığında ortaya çıkıyor.önce itibar görmeyen yalan haberler bile şu dönemde itibar görüyor.şaka gibi.2 günde bu hale gelmek hem takım hem taraftar olarak üzücü cidden.
hep suçluyu çok iyi bildiğimizi düşünüyoruz maalesef.skibbe de suçlu bulunarak gönderildi.baros kocaeli maçında o penaltıyı atsa bugün belkide herşey çok farklıydı.işte böyle basit olmamalı bir hocayı göndermek.kaçan bir penaltı yenilen beş gol ve tek suçlu skibbe.bu hiç adil değil.bugünü geleceğe kurban veriyoruz sürekli.sabretmek lüks bizim için.eğer azcık etmişsek sabır onu da başına kakacak yer arıyoruz.skibbe suçluydu gitti.daha mı mutluyuz şimdi,daha mı iyi herşey? lincoln gitsin deniyor.ne olacak rahata mı çıkacağız?
ne kadar seviyoruz hem yargı hem yargıç olmayı ve cezasını kesmeyi...
dilerim takımım adına ve lincoln adına herşey düzelir ve huzur geri gelir...