10 Şub 2009

Büyük Takım Ağlamaz


Maç, bitti, son dakikada yediğimiz golle berabere kaldık. Sezon başından beri klasik olmuştu. Biz yeneceksek, en az 2 farklı önde girmemiz gerekir son saniyelere. Takım sakar şakirlerle dolu. Maçın bitiminde yönetim bir ağlamaya başladı ki ne meme yetiyor, ne emzik. Ne yapmış maçın hakemi, heniz seyretmedim televizyondan ki Lincoln yalandan atlamış. Arkadan uyanıklık yapıp topa ayağını uzatmış. Son haftalarda dandik atılmalar, takım yakmalar, hakeme takmalar tavan yapmışken, sen laubali bir şekilde, 10 hakemden 8'inin göstereceği kartı görüp atılıyorsan, ne diyelim ki?.

Atmasın mı hakem?. Yalandan ağlamayı kesin, hakem hata yapmışsa, Baros'u, Emre Aşık'ı atmadığı için yapmıştır. Kötü maç yönetmiştir, oyunu sık sık kesip, devamlı bize kendini seyrettirmiştir. Mavi üniformasını unutmadığıma göre Hakeme çok bakmışım. Sen büyük takım değilmisin, Kayserispor'a 1-0 öndeyken 10 kişi oynayamıyorsun. Tek bir gol pozisyonu üretemeden sıçan gibi son dakikalara girip, kaleyi evliyalara emanet ediyorsun. Gol oluncada hakem kabahatli.

Ben anlamam, büyük takım hakem karşı tarafı tuttuğunu açıkça söylese bile ezilmez, gerekirse hakemi de yener. Sen ofsayt golle Kayserispor'u elerken de ağlasana. Ben yönetimin açıklamasını manidar buluyorum. Yersiz, Hocayı, futbolcuyu koruyan bir açıklama. Kur dünyanın dolarını harcayarak bir takım, emanet et bakkal çırağına koskoca takımı. Bu adam UEFA kupasını kazansak bile, benim için çaylaktır, çaylak kalacaktır. Bu takımın her zaman söylüyorum ki oynadığı en kötü maç, mutlak oynadığı en son maç olmalıdır.

Kriz zamanı yapacak bir şeyi yok, geriye düştüğünde öne geçme ihtimali mucizelere kalmış, kadroyu ekonomik kullanmaktan aciz, Arda Turan'ı tek bir maç dinlendirmek aklına gelmiyor, Mahşerin 4 Atlısı şov yapıp, farklı yendiğinde sanki dahli varmış gibi kasılıyor. Her maç hastaneye bir futbolcu taşınıyor, Sivas'ı 3 maç üst üste yenemiyorsun, eleniyorsun, ligte her maç kritik. Ortalama bir maçı koordine edemiyorsun. Yarın bu hocayla Fener maçına, hiç umudum yok ama yarı final, final maçına nasıl çıkacaksın. UEFA finalinde Yaser'i mi penaltıya göndereceksin.

Takım senelerdir küçüldükçe küçülüyordu, bu sene tekrar büyümeye başladı. Bu seferde takım fazla üst düzey memurla dolduruldu. Taraftar yenemediği maçtan sonra takımı çağırıyor, Arda, Emre, Ayhan, Sabri'den başka gelen yok. Takım bu kadar kalmış işte. İlerleyen haftalarda bir şekilde daha fazla geriye düşersek, geçen yıl ki şahlanışı, isyanı kimse beklemesin. Fener'in, Beşiktaş'ın bu kadar kötü olduğu bir sezonda uzak ara önde olamamışız. Sivas'ın, Trabzon'un maç kaybetmesine totem yatırıyoruz.

Bu yazdıklarımı not edin. Ben demedim mi? diye sormayacağım. Arda, Kewell, Lincon Baros'u aynı maçlarda oynatamadığı sürece, bu adam yüzünden bu sezonu kaybediyoruz. Korkuyorum, Arda'nın başına da bir şey gelecek diye. İşte o zaman Marmara çırası gibi yandığımızın resmidir.

6 yorum:

ultrANIL07 dedi ki...

Altına imzamı atıyorum abi.

Othello dedi ki...

With friends like these, who needs enemies?

alessandro del piero dedi ki...

çok saçma bi yazı.. galatasaray alenen doğranıyor hakemler tarafından son haftalarda ve galatasaray yönetimi açıkça çıkıp takımın haklarını savunuyor, aynı zamanında mehmet cansun yönetiminin 4 kırmızı kartlı facia fener maçından sonra yaptığı gibi..
federasyon başkanı özgener ve mhk başkanı sarvan'ın koyu fenerli olduğu bir futbol ortamından bahsediyoruz sonuçta..

çok şükür ki galatasaray başkanı artık ferpleyci össan değil ve sizin gibi fazla saf insanlar yönetmiyor kulübü.. takım elbette çıkıp futbolunu oynayıp gerekirse hakemleri de yenmelidir ama bunun her hafta düzenli bir şekilde yapılabileceğini düşünmek gerçekten garip kaçar..

Nazmi Hasdemir dedi ki...

Öcal Uluç'un bugün, Bugün Gaztesindeki yazısını okuyun.

sembolist dedi ki...

Artık derin galatasaray(hasan şaş,ümüt karan ruhu) el koymalı galatasaraya.. umutlarım iyice kırlımaya başladı.puan farkı heran tavan yapablr..sanki gün geçtikçe ölümü,beklenen sonu bekliyormuşum gibi bir his oluştu..birileri hemen birşey yapmalı..iş işten geçmeden.. kaybedilen her puan bizi biraz daha yaralıyor..

Burak dedi ki...

iyi güzel diyorsunuz da bir de galatasarayın hakem hatasıyla galip geldiği takdirde oluşturulan ortamı bir düşünelim. Resmen kazandığımıza kazanacağımıza pişman edip burnumuzdan getiriyor borazancılar. Galatasaraylıları psikolojik yenilgiye uğratmaya çalışıyorlar. Böyle bir ortamda sen de es kaza bir hakem hatasına maruz kaldıysan bunun hesabını sormalısın. Sen kazandığında papağan gibi konuşanlara sahipsiz olmadığını göstermen gerekiyor. Olay budur. Yoksa o efsane döneminde Galatasaray 10 kişiyle ne maçlar kazanmıştı. Mesela Hagili dönemde Ali Sami Yen'de Erzurumspor ile oynuyoruz,Erzurum 1-0 önde ve Capone bariz gol şansını engellediği gerekçesiyle atılıyor. 10 kişi kalıyoruz ve 1-0 yeniğiz.Ne oldu peki o maç 4-1 kazanmıştık o maçı hiç unutmam. Hem de gövde gösterisi yaparak.Sonra Lucesculu dönemde Çaykur Rize ile deplasmanda oynuyoruz. Maç berabereyken sarı kart bile verilmeyecek bir pozisyonda Kaptan Bülent atılmıştı. Peki ne olmuştu o maç? 6-3 kazanmıştık.Keşke hakemi de yenebilecek futbolu oynayan bir takımımız olsa ama tüm bunlar hakem hakkında konuşmamamız gerektiğini göstermez.