7 Ara 2008

Tadı Ne Güzel Barış'ın; Ankaragücü 0- Galatasaray 3


Sağbek yerinin laneti en son Sabri'ye patladı. Bereket Barış Özbek yetişti imdada. Hertha Berlin maçının yıldızı Barış sağ tarafta Sabri'yi aramazsınız ama bir şartım var dedi. Ben sağ bek oynamam. Meraklanmayın top rakipte kalırsa yetişirim ben sağ beke. İlerde oynayalım, gerekirse iki ciğerimden birini Sabri için harcarım. Sağ taraf gerektiği gibi işledi. Galatasaray atakları sağ taraftan geldi ilk yarı boyunca.

Arda'da bir durgunluk var gibi, bir kaç maçtır. Takım Lincoln'le coşarken bir de Arda coşsa fazla şeymi istemiş oluruz. İlk yarı fazla gol pozisyonu olmadı ama gol pozisyonu olabilecek çok pozisyon vardı. Kıl payı tehlikeye dönüşmeyen ver kaçlar oldu. Ankaragücü yeni yıldızı Gökhan'ın ayağından müthiş bir şut çıkardı. Gol olmaması mucizeydi topun. Sanctiz'in şanssızlığı dönmüş gibi.

Acaba Ayhan'dan daha fazla sarı kart alan takım kaptanı varmıdır. Her hareketi yürek ağıza getirecek cinsten, her pozisyona itiraz. Biraz ağırol be kaptan. İkinci yarı atılırsa şaşırmam.

Maç yazısını Barış Özbek'e kurduk ya, nazar değdirdik. Sakatlandı çıktı, çıkar çıkmaz bir 5 dakika seyrettik. Dahası Lincoln'ü. Önce bir topukla gol bütün medyaya geçirmek istedi baktı olmuyor, başkalarına attırayım dedi. Ayağıyla saz çaldı. 3 gol attırdı sonra çıktı. Halı sahada bir 3. gol seyrettik, tam halı saha golüydü.

Ey satılmış, halk düşmanı medya anladınızmı şimdi karşı takımı rencide edip etmemek ne demek. 3-0 olduktan sonra maç boyunca takımına küfür eden Ankaragücü seyircisine, ve bu şartlarda mücadele veren Ankaragüçlü futbolculara saygı duydular. İsteseler ne varyeteler yaparlardı. Maçı bıraktılar ve daha fazla ezmediler. Aynı durum malum takım olsa acımadan 6- 7 tane atarlardı.

İşte biz buyuz, maç koptuktan sonra kasmanın alemi yok. Ben Arda'dan da bir gol bekliyordum. Sonradan giren Nonda için görüşümüz aynı. Hazır galip takım, bir tanede ben atayım çabası yok. Bu adamın kanını muayene etmek lazım.

Son bir şeylerde kalecimize, gün be gün Galatasaray efsane kalecilerinden biri olma yolunda. Mondi'den sonra kalede güven, merak etme sen. Servet'in ileri çıkması yasaklandı, isteyen de yok zaten. Meira, Servet yarı sahayı geçmeyin arkadaşlar.

Hafta içindeki maçtan sonra bu maçta puan kaybı felaketimiz olurdu. Yengimiz yolumuzu aydınlattı.

Ben Cemal Aydın'ın yerinde olsam maç biletini 150 lira yapar maça kimseyi sokmam. Bu kadar küfür yemesi için bir insanın bu işten ne çıkarı olabilir, ya da ne büyük bir Ankaragücü sevgisidir.

Ben Ankaragücünü severim, geçmiş olsun acısını haftaya çıkarın. Geçmiş olsun.

8 yorum:

sembolist dedi ki...

Mehmet Topla-Barış'ın yaptığı 'pozitif' pres ve oyunu sıkıştırma hamleleri usta aykları rahatlattğı gbi,onların resital sunmalarını da sağladı.. İnşallah Barş'ın sakatlığı ciddi boyutlarda değildir...

Onur dedi ki...

1980'lerin sonunda sık sık duyduğumuz "iki rakip ilk yarıda birbirlerini tarttılar" sözünü anımsadığım maçtır. galatasaray oldukça karmaşık bir taktikle oynamıştır. öyle ki takım hücuma çıkarken 3-6-1 gibi, hatta açalım biraz: 3-2-3-1-1 hatta 3-2-3-2 göründüğü; defansif anlarda ise oyunun başında arda ve kewell'ın bile geri dönmesiyle neredeyse 5-4-1 ilerleyen dakikalarda ise 4-3-2-1 oynadığı maçtır. ilerleyen dakikalarda 3'lü defansa bir eklenip bir çıkan deli gibi enerjik oyuncu barış özbek'tir. biz lincoln'ü sakatlarlar diye bekliyorduk adamların tekmeleri barış'a uçtu. 3-5-2 diyemememin sebebi kewell'ın ilk yarıda forvet gibi oynamayaşıdır. ancak futbol hayatını "orta sahaya yardımcı olan gezici forvet" olarak idame ettirmiş kewell'ın gelecek maçlarda ciddi bir çift forvet alternatifi olabileceği yadsınamaz bir gerçektir. ankaragücü ise karşısında klasik 4-2-3-1 mantığıyla dizilmiş ve bu taktiğe ait sağ, sol beklerin geri dönüş problemleriyle gafil avlayabileceği bir galatasaray'ı karşısında göremeyince şaşırmış ve bocalamıştır. ünal karaman'ın tüm uyarıları defansif uyarılardı. zira ofansta nasıl çözüm bulabileceğini bilmiyor tüm umutlarını mehmet yılmaz - jaba fırsatçılığına, murat erdoğan frikiklerine ve gökhan emreciksin'in kontraataklarla galatasaray'ın 4-2-3-1'sel açıklarında coşmasına bağlamıştı. bu taktiksel değişim, skibbe'nin sezon başında belirttiği "sık sık sistem değiştirip rakiplerimizi şaşırtmayı deneyeceğiz." düstüru mu etkili olmuştur yoksa sağ bek eksikliği ve barış'ı orta alanda savaşmaya pres yapmaya itme düşüncesinden mi kaynaklanmıştır bunu zaman gösterecektir. bir ipucu vardır belki de. o da barış sakatlandığı zaman oyuna aydın'ın girmesidir. bu değişiklik özelikle ofansta "savaşmaya devam top kapmaya devam" fikrini gösterebilir. tabii ki bir risktir zira artık defansif anlamda 4'lü düzende top kesmede bugüne kadar sadece ortasahada şahit olduğumuz aydın'ın top kapmaları defansta ne kalitede olabilecekti bilemiyoruz. ancak kabak gibi ortada olan bir gerçek vardır ki o da mehmet topal ve barış özbek sahaya adım attıkları günden beri galatasaray'ın oyununa ve topa sahip olma arzusuna gözle görülür bir artış sağlamışlardır. mehmet topal henüz %100 kapasiteyle oynamamaktadır ancak ayhan'ın diğer partneri olmuş meira'dan daha iyi top kesip daha iyi kullandığı, hakan balta'dan ise daha fazla top kaptığı görülmektedir. yine de birkaç gereksiz faulü tehlikeli olmuştur canı sağolsundur. 3 golü bulduktan sonra (fazla birşey yazmıyorum goller hakkında öyle bir şiirselliği bozmak istemem) oyundan baros'un çıkarılışını ben de tüm galatasaraylılar gibi "ah be abi bıraksaydın coşsaydı" diye buruk karşıladım. ancak daha sonra sakinleştiğimde ümit'in sakatlandığı bu ilk yarının bitmeye yüz tuttuğu dönemde moralli ve maç oynamış bir nonda'ya da ihtiyacımız olduğunun farkına vardım. nonda kafa golünü kaçırdığında pes2009'da bin kere oyuna sonradan girmiş biri olarak empati yaptım ve "ah be nonda" lafı çıkabildi sadece ağzımdan. son dakikalar ise tamamen maç bitse de gitsek halinde geçti. bir parantez de sevgili gözbebeğimiz arda'ya. arda'm yiğidim aslanım. 3 yabancıyla rekabet içinde olduğunu ve onlar gol atarken suskun olduğunda içerlediğini görüyorum ve hissediyorum. hiç bozma arda. bu takımın sana her anlamda ihtiyacı var ve özellikle defansif anlamda ettiğin yardımları top saklamalarını, top çalmalarını görüyoruz. seni seviyoruz. de sanctis italyanlara gıcığım capello'dan tiksinirim giunti'yi yolda görsem döverim berlusconi et beyinlidir prodi kabiliyetsizdir bütün bu kurtarışlarınla "haydi haydi" diye bağırmalarınla gözümde biraz sempatikleştin anti italyan biri olarak seni kutluyorum. bu çok değerli birşeydir. fenerli futbolcu sevmek gibi birşeydir. yok abartmayalım o kadar da değildir. değerini bil. skibbe sakatlar iyileşti moralin düzeldi. inşallah daha fazla sakatlık olmaz. yavaştan medya da seni övmeye başladı. gördüğün gibi herşey sonuçlara bağlıdır bu ülkede.



not: glatasaray sözlükteki yazımdan alıntıdır... saygılar sevgiler iyi bayramlar

Nazmi Hasdemir dedi ki...

mükemmel bir analiz yapmışsın,tebrikler. Benim diyen spor yazarına gider olsun. Bu yazının yarısı kadar bile yazamayan sözüm ona yalamalar bu işten para kazanmakta bizleri dolandırmaktadır. Ama sayılarınız, sayılarımız çoğalıyor, bu düzen bitecek. Çöp olacaklar onlar çöp.

Chao Grey dedi ki...

@onur

bir sağ bek (uğur uçar ya da barış ya da yeni birisi) takıma katıldığı zaman sabriyi sağ açığa alıp kewellı forvet oynatmak çok mantıklı olacaktır bence

fenerli futbolcu sevmek gibi birşeydir. yok abartmayalım o kadar da değildir demişsin sen bizi güldürdün Allah da seni güldürsün :D

topal bırak yüzde yüzü yüzde elliyle bile oynamıyo morali çok bozuk gözlemlediğim kadarıyla

arda çok gergin bu aralar önümüzde çok keskin bir viraj var orayı atlatalım da dinlensin artık

barış için söyleyecek bir şey bulamıyorum maşallahtan başka arıca gibi bir kazma çok koşuyo tahrik ediyo deyip de bokunu çıkarmazsa işin yükselişi sürer inşallah

Onur dedi ki...

nazmi hocam çok teşekür ederim utandırdın gece gece... iyi bayramlar tekrar.

Onur dedi ki...

chao grey çok teşekkürler. bu arada evet arda dinlenebilirse dinlensin... dinlenebilirse diyorum zira ne yazık ki kewell'ımız sakatlandı ve devreyi kapadı. şimdi daha fazla yük binecek sırtına. ama onun galatasaray ruhu yeter. her yükü taşır.

not: evet cidden kılım italyanlara. =)

sembolist dedi ki...

Kewel'ın sakatlığı büyük kayıp.Ancak Arda-Lincoln-Aydın çok rahat onu idare edebilirler.. bizim için en büyük felaket Barışın,Sabrinin veya Mehmet topalın sakatlığı olur..

Kayaoğlu 29 dedi ki...

Kewell'in sakatlanmasi hepimizin moralini bozdu. Biz buna alisigiz gerci. Sezon basindan beri hic tam kadro olamadik. Buna alisigiz yani, sorun olmaz. Arda istedigi sekilde tüm maci solda oynayacak. Aydin belkide 90 dakika oynayip kendini gösterebilecek. Emre Güngör iyilesirse sagda Aydin'in arkasinda görev yapabilir. Gencler'i de gecer Besiktas'i bekleriz.