29 Kas 2008

3.Ramses


Beni, ırkçı, şoven, faşist yaptınız lan bu yaştan sonra. Ne alıp veremediğiniz var bizle. Ne diyet borcumuz var da senden vazgeçemiyoruz. Yıllar önce sen Frankfurt'un başındayken geçirmiştik sana. Kuyruk acınmı var lan. Yaşlısın, saygı gösterecekmişiz. Siktirin gidin başımızdan, yıllardır babalarımızı, dedelerimizi, amcalarımızı köpek gibi çalıştırdınız yetmedi mi. Ben Galatasaray'a zarar verenin yaşına başına bana yakınlığına bakmam. Bazen tek bir taraftar gibi hürüm, bazen de bir tribün dolusu adamım ben. Tribünden gelen gücümü kullanır, küfür ederim. Ramses'misin nesin, ne diyet borcıumuz var açıklayın.
Ülke batmış, binlerce kişi simit yiyor, 75 yaşındaki moruğa euro kaptırıyoruz. Ne iş yapacakmış bilen varmı. Skibbe'ye karışmayacakmış. Niye geldin lan o zaman. Muhasebeyemi bakacaksın. Ortaksınız lan siz ibneler. Geçen sen 5 tane yedirdiğin maçtan sonra gülüyordun. Galatasaray tarihi bu kadar ruhsuz hiç olmadı. Yeniliyoruz, sonraki idman neşe içinde geçiyor, ha gayret diyen bir futbolcu yok saha içinde. Galatasaray kaptanı her maç itirazdan, kasaplıktan sarı kart alıyor. 15 sene kaptanlık yapan Cüneyt bir kere sarı kart aldı. Aziz Yıldırım'ı vekaleten başa getirsek bu kadar zarar veremez takıma. Tabeladan vazgeçtik, kötü oyundan vazgeçtik, bizi biz yapan hasletimizi bitirdiler. Re re re, Ra ra ra diye bağıramıyor kimse. Futbolculara bağıra çağıra Metin Oktay formaları giydirdik bir kaç maçtır. İçindeki utanıyor, sıkılıyor, elinden gelse çıkacak formanın içinden. Ben adammıyım, ben futbolcumuyum da bana bu formayı giydiriyorsunuz diyor çoğu.
Verin paralarını hiç bir oynamak istemez. Götüyle, sümüğüyle futbol oynayan hazreti balta Servet bile, anlaşamazsam giderim diyor, para için oynadığını bari söyleme hıyar. Hepiniz defolun lan, Galatasaray tarihi örnekleriyle doludur kolpacı futbolcuların. Geçen yıl takım yabancısız şampiyon oldu. Hasan Şaş kulubeden kaç kere asist yaptı. Sivas maçını, Fener maçını eski hocalar aldı. Ruh aldı, hepimiz kaleye geçtik, gol attık tribünlerden.
Lanet olsun bu endüstri futbolunun fitilini ateşleyenlere. Sanıyorlarki böyle gider bu düzen. Çok sevgili, çok zengin Fenerbahçe'nizi göreceğiz, bu maçı alamasın bundan sonraki maçlarnı 5.000 kişiye oynarlar. O zenginler takım sevgisinden mi maça geliyor sanıyosunuz.
Galatasaray taraftarının Dünyada eşi benzeri yoktur. O taraftar futbolcularını sadece formanın içindeyken değil, formayı çıkarttıktan sonra da sevmek ister. Takımda öylelerini görmek ister. Simoviç'i, Prekazi'yi, Taffarel'i, Hagi'yi.....
Şu Nonda siktirip gitse bir tane Galatasaray'lı adını bile anmaz. Skibbe döndüğü zamanTürklerin ikinci vatanında sokakta, barda gören Galatasaray'lı selam bile vermez. Ben daha önce yazdım, ironiyle karışık. Artık inanıyorum. Adnan Polat bu Almanlar'dan hınç alıyor. Kovduğunda zevk alıyor.
Ramses efendi, burası Adnan Baba'nın çiftliği değil. Her ne kadar ferman onlardaysa takım bizimdir. Burası Aslan Yuvası'dır. Florya'daki villalardan ibaret değildir bizim yuva. Tribünler bizimdir, geliş biletinizi ferman sahipleri alır, bize sormazlar, ama dönüş biletini bu güne kadar hep biz kesmişizdir. Sonsuza kadarda biz keseceğiz. Kimini seve seve, ağlayarak göndeririz, kimini döve döve paketleriz.
Al geçen yıl bizi kumpasa getirip kakaladığın vatandaşını defol git, sabrımız taşmak üzere. Kargonuz hazırlanıyor.

6 yorum:

hadesperado dedi ki...

bir veledimiz var şimdi dedesi de geldi, bu nasıl bir yönetim anlayışıdır aklım almıyor...

abi bu işin sonu ne olacak?
her maçta sıkıntıdan tv karşısında bunalıyoruz, siz tribünde ne yapıyorsunuz? bu akşam da tek forvetle çıkıp Baros'u stoperlerin kucağına meze diye atarsa kim kimden hesap soracak?
bunlar adamı hayattan bezdirir yahu...

Nazmi Hasdemir dedi ki...

bu sene ilk defa galatasarayın maçına gıtmedim. lanet olsun bu almanlardan. benı takımdan soğuttular

drvenom dedi ki...

kusura bakmayın doluyum bir yere yazmam gerekiyordu son zamanlarda buraya sardım. erman toroğlu ömer üründül mehmet demirkol hakemi linç ediyorlar. neymiş!? hakem küçük takımı ezmiş. buyrun inceleyelim pozisyonları! lincoln kontratağa çıkarken adamın bacak arasından geçiriyor topu ve adam yavaş olduğundan lincolnü engelleyerek faulle hızlı atağı kesiyor. bu pozisyon dünyanın her yerinde sarı kart!! sonrasında barış faul yapıyor. hakem faulü veriyor pozisyonu kart olarak değerlendirmiyor. yerdeki oyuncu sarı kart işareti yapıyor doğal olarak sarı kartla cezalandırılıyor. gel gör ki medyam ağız birliği yapmış ilk defa olarak bu kuralın uygulanışını eleştiriyor! ulan şimdi mi geldi aklınıza bu kuralın uygulamasını eleştirmek kansızlar?!! galatasaray çuvalla sarı kart görürken sesiniz çıkmıyordu allahsızlar! oradan mehmet demirkol da şerlok holms gibi sanki büyük bir şey yakalamış gibi barış özbek'in hakeme "hocam sarı kartlık bir hareket yok" diyen göz kırpışını yakalmış(!) "bak barış özbek göz kırpıyor" diyor!!! ulan şerlok sen şerloksun da burası skatlınd yard değil! yemezler... gelelim penaltıya! doğrudur kart yanlış adama gösterilmiştir. lakin hakem ilk yarı da penaltıyı yapan adama sarı kartı verebilseydi (sabri'nin tekme tokat indirilişi hiçbir kanalda gösterilmez!) doğru kartla kırmız kart görecekti. yahu inanamıyorum adamların sesleri titriyor sinirden bu pozisyonları anlatırken. galatasaray nefreti bu kadar yoğun ne kadar yaşanabiliyor inanılmaz! galatasaray'ın üçüncü golüne bakalım! nedir kardeşim barış özbek yaygarası!? adam topa dokunmadığı sürece ofsayt olmadığı meydanda değil mi? kural mı değişti yine? kaldı ki topa bırak barışı servet bile dokunamıyor. yahu hasta fenerbahçeli galatasaray spor muhabirleri var! galatasaray taraftarının iki eli yakanızdadır hem bu dünyada hem de öbür dünyada. aziz'in adamları(!).

Adsız dedi ki...

kusura bakma da frankfurt u yendiğimizde kalli galatasaray ın başındaydı.bu ülkedeki kalli düşmanlığını da anlayamadım.bana göre uefa şampiyonu olan takımın temellerini bu adam atmıştır.o yıllarda kim 18 yaşındaki okan a 10 numaralı formayı veriridi,kim haftalarca gol atamayan hakan şükür etahammül edip onu kazanırdı.

Nazmi Hasdemir dedi ki...

evet frankfurtu yendığımızde kallı bızım başımızdaymış.kusura bakmayın düzelttim ama onun dışında ne yazmışsam arkasındayım. ben bu almanlara ne güvenıyorum ne inanıyorum.kısacası sevmiyorum. ve başımıza iş açacaklarından korkuyorum

Onur dedi ki...

nazmi abi her konuda katılıyorum sana kalli konusu hariç. adsız arkadaş gibi ben de onun hep faydası olduğuna inandım. sen daha iyi bilirsin gerçi de daha önesinde ben galatasaray'ın pres yaptığına şahit olmadım. 4 kupa aldık o sene kadıköyde 4 attık fenere. beşiktaşa karşı 10 kişi kupayı aldık. ahmet çakar yönetmişti maçı bizim götz almıştı sarı kartı. pes etmeyen saldıran galatasarayı ilk o zaman görmüştüm. bursa karşısında iki kez malup duruma düşüp 3-2 kazanmıştık. belki kızacaksın abartıyorsun diyeceksin ama 90lara damgamızı o futbol sayesinde vurduk... milne ile pres yapan beşiktaşı bozan takım biz olduk o sene...

not: ben drvenom aynı kişiyiz bu arada. bu blog işine alışacağım inşallah =)