11 Oca 2009

Çuvalın Forma Giymişi; Nonda


Kendi futbocumuza kolay kolay gıcık olmam. Bir istisna var ki ilk gördüğüm maçtan beri beni fıtık ediyor. Bu gözler ne iğrenç futbolcular seyretti bu güne kadar. Fakat istisna yok ki bu kadar ruhsuz, bu kadar gamsız bir Galatasaray futbolcusu görmedim. Lukunku'ya benzetmiştim bilenler bilir, haksızlık yapmışım Lukunku'ya.

Şu sıkıcı, şu moralsiz kış günü tesadüf Galatasaray hazırlık maçı yakalıyoruz televizyonda. Aslında hayatta seyretmem hazırlık maçlarını. Linderoth'u merak için açtım. Sakatlanmış, sakatlanmadığı zamanlar daha az. Bu ne iştir ya, beş taş mı oynuyoruz, rehabilitasyon servisimiyiz. Olabilir, sakatlanabilir bir futbolcu. Ne zamana kadar bekleyeceğiz beyler. Basında okuyoruz Alper'in başına gelenleri. Ben Alper'i silip, Linderoth'u bekleyenlere isyan ederim arkadaş.

Baktık Linderoth yok takımda. Beklenmedik bir şey değil, normal. Takım Meira ve Nonda yabancılarıyla oynuyor ne kadar oyun denirse. İki kötü yabancı. Haydi Emre Güngör, sil şu kademe mademe bilmeyen stoperi takımdan. Ümit Karan sana yazıklar olsun, şu çuval oynuyor sen oynamıyorsun.

Nonda, sen bu takımın futbolcusu değilsin. İki metreye pas veremiyorsun, 10 metre hızlı koşamıyorsun. Kafan hiç çalışmıyor, penaltı atarken bile 10 saniye düşünüyorsun. Bize hazırlık maçı bile seyretmemizi çok görüyorsun. Sen o penaltıyı atamadın ya, ben o televizyonu seyredermiyim. Kapattım, kendi futbolcuma küfür etmem kolay kolay. Ama sana çok kolay küfür ediyorum Nonda, senden cacık olmaz.

10 Oca 2009

Yusufçuk Yusuf


Doğuştan Beşiktaş'lı olduğunu söylemiş. Daha önce de doğuştan Fenerbahçeli'yim demişti. Keşke dedi, Fener Denizli'ye şampiyon olup öyle gelseydi buyurdu. Unutulup gitmek üzere olduğu sezonda bokunda boncuk buldular. Tekniğine bir şey diyeceğimiz yok. Toplasan bu kadar teknik futbolcu sayısı ülkemizde 10 kişi yoktur. Ama işte iş topçulukla olmuyor, 32 yaşındaki Sergen'i iptel edip 34 yaşındaki Yusuf'u alıyorlar. İş sebat etmeyle ilgili. Fenerbahçe'de banko oynarken Milli takıma almayanlar, gider ayak Milli yapıp cebine para dolduruyorlar.

Tevekkeli değil, bizim ortalama hatta vasatın altı futbolcularımız yabancı hocaları hiç sevmezler. Onlar için varsa yoksa Terim, Denizli, Rıza, Ziya.... uzar gider liste. Neden, neden olacak bu hocalar ekmek kapıları. Biat etmiş topçuysan baştaki seni bir milli takıma çağırır, alttakiler kapışırlar. Beşiktaş'ın başında Dürüllü'lü yerine Tigana olsa Yusuf'u aldırırmı.

Bütün bu hocaların kendi futbolcuları var. Kimse almazsa gittiği takıma aldırır. Ersun'dan sekse, Güvenç'e, Güvenç atsa Rıza'ya. Bir orta oyunudur gider. Yeter ki birinin adamı ol, birazda çocukluğunda top oynamışsan futboldan ekmek yersin. Ne kadar kötü futbolcu olursan ol, mutlaka bir takıma gidersin.

Büyük takımlarda 10 numaralı futbolcu olmak en zor iştir. Beşiktaş'ın orta sahasında sanmıyorum ya eğer oynarsa Yusuf'cuk top göremez. Görmesi de önemli değil, 1.5 sezon kulubede takılır çatır çatır yer aldığı paraları. Belki biraz da Denizli'ye koltuk çıkar. Yok parasından biraz verir diye değil, yarın Çarşı Yusuf'a küfür ederken Denizli'de sürüklenir. Ele ele giderler Dolmabahçe Saray'ına doğru.

8 Oca 2009

Büyük Takım Refleksi; Altay 1-Galatasaray 2


Fortis Kupasına angarya olarak bakmamışız demek. Kadrolara bir baktım, Lincoln ve kaleci hariç tam kadro. İzmir'de yoğun Galatasaray taraftarı var. Skibbe, kupada erken bir kazaya gitmek istememiş. Deplasmanda Altay'ı ayıklayıp, Ali Sami Yen'e gençlerle çıkmayı planlamış. Plan başka, saha başka. Bizim kaleciye gelen ilk top her zamanki gibi ağlarla kucaklaştı. O pozisyonda Meira korkuluk gibi seyretti. Bu adam bu kadar kolay maçta bile kademe hatası yapıyor, tırsık, tehlikeli toplara hiç bulaşmıyor. Orada Servet olsa o topa vurdurmazdı.

Altay'ın kalesinde bir çocuk az daha Halkapınar Panteri olarak tarihe geçecekti. İlk yarıda direklerle beraber Baros'u iyi kapattı. Takımı özlemişiz, gol bir türlü girmiyor ama takım kabus gibi Altay kalesine çöküyordu. Arda iyi zevk yaptı bu akşam. Her futbolcuyu çalımladı.

Penaltı ağırdı, içime sinmedi. Bu çocuk kurtaracak dedim Baros atarken. Penaltı kurtarılınca, büyük takımla küçük takım arasındaki refleks ortaya çıktı. Kriz dakikalarında Feyyaz yusuf yusuf futbola döndürdü takımı. İyice tırsan Altay'a gol atacağımızdan en ufak bir şüphem yoktu. Yaser bu pozisyonlara iyi vurarak kariyer yapmış sanki. Başka da bir hareketi yok. İlkinde tutturamadı, ikincisinde ters doksana gitti top. Aynı golü Kartalspor'da attığını görmüştüm.

Arda sonlara doğru nerede diye ararken bir baktım topla buluştu. Lincoln'ü özlemişiz ya, dur onun gibi bir pas verip taraftarı sevindirelim bari der gibi içeri ölümcül bir pas attı. Topla buluşan Baros bu kez yıkılmadı, vurduğu top direği kıracaktı neredeyse.

Altay'a acımadım dersem yalan olur. Maalesef düzen böyle, büyük balık küçük balığı yutacak. Kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı başka bir maça denk gelmeleri dileğiyle. Geömiş olsun Büyük Altay, en kısa zamanda lige bekliyoruz sizi. İzmir'siz takım çekilmiyor.

7 Oca 2009

Yüksel Ta Arşa Kadar

Aslantepe yükseldikçe, feryat figan da yükseliyor. Konu bulamadılar bu hafta spor programlarında. Çıkartmışlar bir kadın maymun, Galatasaray'ın falına baktırıyorlar. Bir umut da falcı kadına bağlamışlar meseleyi. Ne kadar kötü şey varsa hepsi bu sene Galatasaray'ın başına gelecek. Bir tek soru sormayı unuttular. Sorsaydılar ona da olumsuz yanıt verecekti. Aslantepe bu yıl bitecek mi? diye sorsa, bitmeyecek diyecekti. Unuttular sanmıştım, unuturlarmı. O konuya paragraf açmışlar.

Toplamışlar para alamayan üç beş amele onlara soruyorlar. Stadyum bitecek mi? diye. Onların verdikleri cevaba göre rahat edeceğiz, ya da korkuya kapılacağız. Stadyumun mimarı net bilmiyor ne olacağını, bizim medya bitmeze fal çıkarttırıyor. Stadyumun kolonları yükselmeye devam ettikçe, saldırı sürecek. Biz kendimize yer bakalım en iyisi. Ben kapalının alt ortasında bir yerde, açığa yakın bir nokta belledim. Şimdiki kapalı ve eski açık taraftarları, alt kattan yayılarak yerleşirse muhteşem olur. Bir de her blok, ya da her kat değişik bir formayla maça gelirse kareografiye bile gerek kalmaz.

Bu stadyum bize ikinci yarıda hazır olur olmasına da, yollar, gidiş geliş kepazeliği bitmez. Metroyla maça giderim diye bekleyen varsa boşuna beklemesin.

6 Oca 2009

El Fetih, Hamas, Arafat'ın Generalleri

Sporun ve Galatasaray'ın dışında bir yazı,


Arafat indikten sonra ivmesini artıran Filistin direnişi Haması başa getirmişti. Gelir gelmezde tuzu kuru olanlardan beyanatlar gelmeye başlamıştı. Bilmem kim Vaşhingtondan bildiriyor, ne zaman adını duysam gülesimin geldiği Asoseytid Piresten Edvin bildiriyor, İngiltere’den muhabirimiz Corc bildiriyor. Yıllarca Reha Muhtar Yunanistan bildirdi. Brüksel’den bildirdiklerine göre…

Bildiri ortak. Filistin’de seçimleri terörist Hamas kazandı. Aman ha nerde bir Filistinli görürseniz potansiyel bombacı, katil siper alın. Filistinli çocuklara ilaç göndermeyin süt vermeyin gebersinler. Yoksa büyünce ağabeyleri dedeleri gibi özelde Yahudi’nin genelde hepimizin ocağına incir ağacı dikerler.

Ulan şerefsiz oğlu şerefsiz sömürge gazeteleri, televizyonları, bir muhabir bir kameramanda Orta Doğuya göndersen de oradan bildirse olmaz mı nelerin olup bittiğini. Sen otur 10000 km kuş uçuşu mesafedeki, bomba, füze menzili dışındaki plazalarınızdan bildirin bize Hamas için neler düşüneceğimizi.

Sizin düşünmenize gerek kalmasın diye ben biraz düşüneyim dedim. Biraz eşeledim Şeria Nehrinin batısını, Gazzeyi, seyrettim ağlama duvarına yaslanmış yalandan ağlayan tefeci Moşeyi. Düşündüm yeniden intifada da tanklara sapan taşı atan Arafat’ın generalleri Filistinli çocukları.

Bir kere şu kesin sabiteyle yorum yapmaya çalışacağım ki her kim vatanını emperyalizme karşı savunuyorsa haklıdır. Emperyalizme karşı olmayan insan insan bile değildir. Hamasa terörist diyor emperyaller. Evet, teröristlik acımasızlıksa, bunlar El Fetihten daha acımasız. Adamı anasından doğduğuna pişman ediyorlar. Ama hangi adamın.

Anayasalarının birinci maddesi şöyle diyor. Biz ülkemiz toprakları dışında sebep ne olursa olsun eylem yapmayız. Evet, eylemciyiz acilciyiz teröre karşı terör estiririz. İslam’dan besleniriz. Yani ülkemizi savunuyoruz ve bu savunmayı yaparken de işgalcilere acımıyoruz. Ya onlar bizi şehit edecek cennete gideceğiz, ya da onları biz eşek cennetine göndereceğiz.

Iraklıların işgalci Amerikilalıra yaptıklarının bin beterini yapıyoruz. Peki, şimdi biz ne yapacağız, nasıl yorumlayacağız. Hamasın dünya görüşüne tamamen tersiz. Fakat yaptıkları anti emperyalist mücadeleye de sempatimiz var. Marksist Leninist değiller. Her Marksist aynı zamanda anti emperyalisttir ama her Müslüman emperyalizme düşman olamaz. Nitekim Arabistan müslümanı karşı değildir Amerikan emperyalizmine.

Ne yani ülkesini savunan birini duyduğumuzda solcumu, sağcımı, ibnemi, yavşak mı yaşlımı, erkek mi bunları mı sorgulayacağız. Yok, arkadaş kim ne düşünürse düşünsün ne olursa olsun. Savaşların en kutsalı en haklısı emperyaliste işgalciye karşı savaştır. Bu savaşı yapan Hamas ise de canları sağ olsun, sapına kadar yapsınlar.

Bir yardımda bulunamadığım bir omuz atamadığım içinde benim kusuruma bakmasınlar. Biz onların dağlarına, El Fetih gerilla kamplarına, en ihtiyacımız olduğu zamanlarda Denizimizi, Sinan’ımızı, Mahirimizi ve hatta sonradan dönek olacak olan Cengiz Çandarımızı bile göndermiştik.

Hamasa terörist diyen aydınlarımız var ya. Hani dışardan talimat alarak bizi uyutmaya çalışan satılmışlar. Hani Müslüman olup ta Yahudi’ye, İsrail oğluna dümeni çevirip ondan yana çözüm üreten, bağımsızlık mücadelesinin vitesini küçültenler, tansiyonunu düşürenler.


Bende karınca kararınca onlara saldırmaya devam edeceğim. Tövbe diyene kadar savaş. Hem de kolayına tövbe değil. Gidecekler Müslümanların kalelerine, kabesine. Millet yedi kere dönüyor bunlar yetmiş kere tavaf edecek kabeyi, yediyüz deve kurban edip Somali’ye gönderecekler, yetmiş gün yetmişer rekât namaz kılacaklar. Yediyüz gün oruç tutacaklar, yetmiş gün biz ettik siz etmeyin diye yazacaklar. Yetmiş gün eşek sudan gelinceye kadar biz vatanseverlerden dayak yiyecekler belki o zaman affederim kanı bozuk vatan satıcılarını, emperyalizmin çanak yalayıcılarını.

Ağla Filistin, çocukların şehit oldu diye değil. Ağla, acılarına yalandan ağlayanlara.
Nihat Genç'e sevgilerimle,

5 Oca 2009

Su Isındı


Son 8 yılda 13 gol attı.. Sakatlık, formsuzluk derken İtalya, İngiltere ve Türkiye’deki 270 maçın 124’ünü (yüzdesi 46) kaçırdı.. Ama 19 milyon kazandı... Dakikası 2 bin 28, her golü 1.4 milyon Euro’ya geldi.

Fenerbahçe resmi gazetesi Vatan, Emre'nin seceresini çıkarmış. Daha düne kadar koyacak mevki bulamıyorlardı Emre'ye. Ne ola ki saldırıya geçtiler. Ne gerek vardı şimdi herkesin bildiğini tekrar yazıp milletin gözünün içine sokmak. Yeni damatın kolpasını ortaya çıkarma işi bizim medyaya mı kalmış.

Biz adamı Boğaz'ın Maradona'sı olarak yollamıştık. Göğsünde Avrupa Şampiyonu takımın şeref madalyası vardı. Çizmeyi ters giydirdiler gittiği yerde. Oradan attılar, ada sahillerinde boşa kürek salladı. Aziz Başkan'a evlat acısı gibi koyan şampiyonluktan sonra kendini yeniden boğazda buldu.

Galatasaray'a ayar vermek için yapılan transfer ters tepti. Bağırlarına taş bastılar, ilk yarı idare ettiler. Demek Emre artık Fenerbahçe camiasına batmaya başladı. Emre yerine Ciksini parlatıyorlar herhalde. İki büyük maçta attığı iki şutu direkten dönen çocuğu. İlk açıklanacak Milli Takım kadrosunda olacak olan futbolcuyu.

Ciksin geldi, Emre'nin suyu ısındı. Emre için farketmez, kendisi sağlıklı yaşam için spor yapmıyor. Parayı verecek belediye takımlarından birine gider. Neticede senede 10 maç oynayıp cebine parayı doldurur. Gerçi doldurduğu paraları koyacak yer bulamıyor ya. Yeni cepler dikmeli Emre'nin pantalonuna.

2009'da Mahvoluyoruz!


Star Televizyonunda, Futbolig Özel'de falcı kadın falımıza baktı, işler iç açıcı değil sevgili çocuklar.


Galatasaray, UEFA kupasını alamayacak,


Arda transfer olacak,


Baros sakatlanacak,


Kewell'in futbol hayatı bitecek,


Ümit Karan gidecek,


Galatasaray 2. olacak,


Skibbe kovulacak,


Yani çocuklar başımıza gelmedik felaket kalmayacak. Gamlı baykuşluk yapan falcı hayatımızı kararttı. Ama iyi bir şey var yinede, Adnan Polat çok başarılı olacakmış.

Yani, akıl tutulması yaşıyoruz gibi. Takım nerdeyse duman olmuşken, başkanı nasıl başarılı olacak anlaşılır gibi değil.

Şarlatanlık işte, yazacak başka bir şey bulamadım. Şu yok zamanda bu yazıyla idare edin.

2 Oca 2009

Metin ile Hakan





Her ikisi de Galatasaray'la birlikte efsane olmuş futbolcular. Her ikisi de Galatasaray'ın efsane olmasına büyük katkıda bulunmuşlardır. Krallar Galatasaray'dan çıkar geleneğini sürdürdüler. Krallardan adı Metin olan 33 yaşında, 17 gol attığı ve Galatasaray'ın şampiyon olduğu sene futbolu bırak(tırıl)dı. Krallar palyaço olmaz demişler o zamanki ağalar. Büyük sözü dinlemiş, futbolu bırakmış. 40 sene olmuş Metin Oktay futbolu bırakalı, ve biz Metin Oktay'ı bırakmayalı. Floryaya heykelini diktiler. Oynadığı maçlarda hemen hemen her maç gol atmış(421 maçta, 405 gol) bu büyük golcü, ve bu büyük Galatasaray'lı ölümüne kadar ölümüne Galatasaray'lı gibi yaşamış sonsuza kadar da Galatasaray'lıların kalbinde yaşayacaktır.

Krallardan adı Hakan olanı futbolu 37 yaşında bırakmış, bıraktığı sezon 11 gol atmış ve golcülerin kaderi sanki O da omuzlarda Şampiyonluk kupasıyla veda et(tiril)miş. Kral Hakan Şükür oynadığı hemen hemen 2 maçta 1 gol atmış.(527 maçta,260 gol) Metin Oktay'dan farkı, o küsmüş, büyük sözü dinlememiş. Onunda heykelini dikmek istemişler Metin'in yanı başında dikilsin sonsuza kadar diye. Fakat ne hikmetse Kral heykelinin dikilmesini istememiş. Sarı kırmızı formasının içindeyken çok büyük bir Galatasaray'lı gibi hayatını geçiren Hakan Şükür demek oluyor ki formasının dışındayken ki hayatını büyük bir Galatasaray'lı gibi geçireceğinin garantisini veremiyor. Heykel bir şey değil dikilir, ya yıkılırsa ne olacak. Tarih sahnesi nice büyük insanların kırılmış devrilmiş heykelleriyle dolu.

Ey büyük Hakan Şükür; bu taraftar seni hiç kimsenin istemediği zamanlarda bile bağrına bastı. Kendi içinde ne kavgalar etti senin yüzünden, kimlere küsmedik ki seni savunurken. Vefasız dediğin Galatatasaray'ın bu büyük taraftarından başka kim senin kahrını çekerdi yıllarca. Haftalar, aylarca gol atamadığın zamanlar geldi geçti, biraz ters dönsek bu kadar sene oynayabilirmiydin.

Senden Metin Oktay olmanı bekleyen yok. Onun gibi sadık kalma tarihine. Ya Galatasaray'lı olduğunu formanı çıkarttıktan sonra da deklare et ve Galatasaray'lı gibi yaşa. Ya da Emrecik gibi takkiye yaptığını, profosyonellik gereği yıllarımı Galatasaray'da geçirdim, belli olmaz ben sadakatla Galatasaray'a bağlı kalmam, paraya bakar Fener'e asistan hoca bile olurum deki bizde bilelim. Bundan sonra senin adını hangi sıfatla anacağız bir bakalım.

Hem Galatasaray'lı Kral Hakan Şükür olur, hem Galatasaray'a söverim diye bir yaşam biçimi süreceğim dersen, bilesin ki durumdan vazife çıkaracak Galatasaray taraftarı sandığından çok daha büyük olacaktır. Yok öyle hem Musa'ya, hem İsa'ya yaranmak. Aklını başına devşir, bizim yuvamız aslan yuvasıdır, dingonun ahırı değil.

Lincoln'le Oynamanın Dayanılmaz Zevki


Başta Hakan Ünsal olmak üzere hepsi kin kusuyor Galatasaray'a. Hakan Şükür, Bülent Korkmaz.... Niye, Futbol oynamak istiyorlardı, para kazanmak istiyorlardı. Galatasaray bunların umurlarında değil. Koysan oynayamazlarmı oynarlar, solda Balta'nın yerine Küçük, Servet'in yerine Bülent, Baros'un yerine de Büyük olsa ne yazar. Çıkarlar formaları öperler o zaman, en büyük başkan bizim başkan oluverir bir anda. Dünyanın en büyük liberosu Frank De Boer'i maymun çevirdi bizim çete. Hollanda milli takımın kaptanı Galatasaray'da oynayamadı, koskoca Conceceao kaçacak delik aradı. Nankörlük edecek değiliz ama bir de bu taraftan bakın onlar bize ne vermiş, bizden ne almışlar. Madem büyük golcüsün git memleketinin takımda yarım sezon oyna, çıkar lige bizde gururlanalım. Sanki bedava oynadılar.

Ah be Hagi, bunlar neydi ki. Bunları futbolcu yaptın. Bülent Korkmaz'ı alacak takım yoktu o zamanlar, yanına Popescu'yu verdinde Bülent Korkmaz, Cengaver oldu. Ortalamalara bak senin oynadığın 4 senede Hakan Şükür attığı gollerin yarısını atmış, diğer yarısınıda senin olmadığın 8 senede.

Lincoln'ü az kalsın kovduruyordu. Bu sene kral oynasaydı, bu gün Lincoln diye bir futbolcu yoktu. Şimdi sorarım, Beşiktaş maçında aynı yerde Hakan Şükür olsa, Lincoln o pası atarmıydı. Atsa Hakan Şükür o topa ne yapabilirdi ki. Bütün takım çalışsın, topu kafana cillop gibi indirsin, sen çoğunu kaçır, attığın gollerle kral ol. Ölene kadar oynayacağım de, oynatmayınca da söv orda burda takımına.

Lincoln geçen yıl nasıl oynuyorsa bu yılda aynı oynuyor. Adam 6 aydamı öğrendi top oynamasını. 14 gol pası vermiş, golden önceki paslar sayılmıyor, gol attırdıkça da işin zevkini çıkarıyor, iyi oynuyor gözüküyor. Geçen yıl Hakan Şükür'ün kaçırdığı golleri biri çıkarıp saysa bu Lincoln'ün itibarını vermek için Baros'u beklemezdik.

Baros'un bu sene attığı gollerden kaç tanesini Kral atabilirdi. Kral oynasa ona göre oyun kuruluyor, genelde goller gelişigüzel ortalarla aranıyordu. 3 penaltı attı Baros, birini mutlak kaçırırdı Hakan.

Ben Lincoln'ün bu sene iyi oynamasını Hakan Şükür'e bağlıyorum. Kim ne derse desin. Attığı pasları gole çeviren olmasa kovulur gider. Biz ne anlarız futboldan, biz haticeye değil neticeye bakarız. Bakın Fener'de Alex'i bu sene maskara yaptılar Guiza atamadığı için.

Bu eski futbolcuların nefret kusmasını gördükçe, Adnan Polat'ı o kadar çok seviyorum. Demek yıllardır bizim canlı cenaze Başkan'ı parmaklarında oynatmış bu çeteler.

1 Oca 2009

Seneler Geçtikçe Küçüleceksin Küçük


21 saattir düşünüyorum. 99'un ilk yazısını nasıl yazsam diye. Kaç yazı yazdım, beğenmedim. Küçük Hakan'ın yazısını okudum, daha doğrusu bana gelen yorumlardan uyanıp okudum. Tamam bu adam küçükde bu takımın büyükleri nerde ya. Bu takımın fedaisi hep bizmi olacağız. Adam resmen Sivasspor'u, Mehmet Yıldız'ı kışkırtıyor bize karşı. Bu nasıl Galatasaray'lılık, tribünlerde bu adama cevap verme vaktimiz gelmedimi.

Bundan sonraki yazısı Arda Turan'ın içtiği ilaç olursa şaşırmam. Ne yaptı Galatasaray bu kazmaya ya. Üç kuruş kazanacakları jübile yapılmadı diye kin kusuyorlar ortalıkta. Hakan Ünsal jübile yapsa maça kim gider. Bu saatten sonra Büyüğünkine de kimse gitmez. Küçük böyle de büyük nasıl ki. Fener'e hoca olurum diyor. Olun kardeşim neticede profosyonelsiniz. Galatasaray maçında gol atarsanız takla atarsınız. Büyük Kaptan'ın Ankara'da yaptığı maymunluğu unutmadık.

Bizler taraftar olarak endişeliyiz ikinci yarıdaki maçlardan. Başta Lincoln olmak üzere, Kewell'a, Baros'a, Arda'ya dikkat edelim. Baltaları saldırtacaklar çocuklara. Haldun Üstünel uyuma.

Hakan Ünsal senden tiksiniyorum, o yüzden daha fazla yazı yazmak gelmiyor içimden. Bir gün tribünler gereken cevabı verirler sana, bende içlerinde olurum nasılsa.