19 Oca 2010

Gamlı Baykuş Bildiriyor


Bu hafta şenlik başlıyor. Ligimizi, futbolumuzu büyük paralara sattılar. Kulüplere gelecek bu büyük paraları, bakalım nasıl harcayacaklar? iş bilmez, ya da tam tersi işi çok iyi bilen yöneticiler. Garanti veriyorum, tüm takımlarımızda bu paranın en az yarısını buharlaştırıp iç edecek kurnaz tilkiler mevcuttur. Al sat, sat al bakalım bizim payımıza ne düşecek bu alış verişlerden?

Neyse biz bu düzenin, düzülen tarafında olduğumuza göre, gerçeğe dönelim de bizi ilgilendiren taraftan dalalım meseleye. Son iki resmi kupa maçını izledim. Sezon başından beri yazmakta direndiğim ahval ve şerait şöyleydi. Garanti veriyordum, Servet ile Gökhan'ın arka, Sarp ile Topal'ın ön liberoda oynatmayacağını. Lukas'ın gelişiyle bu iki kazmadan birinden kurtulduğumuzu müjdeleyebilirim. Aslında bir iddaam daha var ki Lukas, Servet'in yanına değil, tam tamına Servet'in yerine gelmiştir. Araştırmalarıma göre Lukas benim beklediğim oyuna topu çok iyi sokabilen bir stoper değildir. Daha çok Bülent Korkmaz vari bir oyun bekleyeceğiz kendisinden. Bir kaç maç bize gösterecektir ki savaşan Lukas'ın yanına topu bir an önce öne aktarabilecek teknik biri takıma oturacaktır. Balta veya Topal olabilir(bu arada teknik biri derken soyadları cuk oturmuştur ya neyse). Ben mücadelemi Servet'ten sizi kurtarana kadar sürdürme azminde ve kararındayım. Servet ilk geldiği sene gözümüzü boyayıp kendini kabul ettirdi. Sonrası işte bu kadar. Kendisi de biliyor ki 3-5 maç oynamasın, Sivas'a bile almazlar. O yüzden ne atılıyor, ne sakatlanıyor, ne etliye karışıp ceza alıyor. İş bize düşüyor yani.

Baros'un geri dönüşü uzamış, bu arada ben pek ilgilenmedim desem yeridir. Ne gazete okuyorum, ne de televizyon seyrediyorum. Maçtan maça bizimkilere bakıyorum o kadar. 2.5 senedir bir kavgam da Manda Yiyiyicisi'yle oldu. Hatta onun yüzünden 45 senelik arkadaşım Eski Tüfek'le kötü oldum. Gerçi bizim Eski Tüfek, Nonda'yı oynadığı futbol için değil daha çok, 3. Dünya ülkesinden geldiği için sever. Yani sen hem Emperyalist İngiliz, İspanyol, Portekiz'li ol, ütüne kötü oyna bak bakalım o zaman Eski Tüfeğin gazabını. Kötü oynayacaksan bari gariban Angola'lı ol, Kenta'lı ol, Gana'lı ol.

Nonda sakat çocuklar, o yüzden koşmuyor, koşamıyor. Korner atsın yetiştiremez, yetiştirecek kadar sert vursun lifi çıkar yerinden. Arada sırada dandik, beleş, şans golü atar o kadar. Bu takımda 5 dakika yeri yok, sakat olsa daha iyi. En azından oyuna girip bizi kanser etme ihtimali ortadan kalkmış olur.

Orta saha yangın yeri gibi. 2 kişilik boş yer, 8 kişi talip var. Ortadan servis yapacakların kaderi, arkadaki ikiliye bağlı. Bir şekilde eğri doğruya gelir de tam uyumlu iki kişi devamlı oynayabilirse, defans bloğu daha önde kurulacağından, orta saha da rakip kaleye daha yakın, dolayısıyla daha çok pozisyon bularak oynayacak.

Keyta'dan gelen haberler iyi. Üstüne koyarak aramıza katılacak, Kewell Aslantepe'de gol atmadan dönmem diyor. Arda kardeş'in üstündeki psikolojik yük kalktı gibi. Elano 60-70 metreye nokta paslar atıyor. Yıllardır beklediğim Galatasaray, sezon sonuna doğru sahada olur. Seneye de oturmuş takımdan büyük zaferler bekleriz.

Haydi hayırlısı diyelim, ikinci yarıya konsantre olalım.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

nazmi hasdemir her gün 3-4 defa senin bloga bakıyorum yazı yazmış msın diye..:)bu kadar ara verme bi daha..

Faruk Alpaslan dedi ki...

Güzel günler göreceğiz!