24 Nis 2017

Manifesto; Elveda Sami Yen, Elveda Galatasaray

1971 de çıktığım tribünlerden 23 Nisan 2017 tarihi itibarıyla inmiş bulunmaktayım. 1000 den fazla canlı maç izlemiş, en büyük maceralarında savaş ve zafer naraları atmış, tribünlere yüzlerce taraftar kazandırmış olmanın onuruyla veda ediyorum.

10 yıl öncesinde de lağım yazarların, medya maymunlarının foyasını ortaya çıkarmak üzere yazmaya başladım, bahtiyarım ki kısmen de olsa bunu başardım, yüzlerce yazı yazdım. onlarca öngörüde bulundum, ne mutlu ki bir çoğunda isabet kaydettim, ne yazık ki ben isabet kaydederken, futbol, özelde Galatasaray elimizin avucumuzun içinden kayıverdi. Nereye doğru sürükleniyor öngöremiyorum, bu yüzden beyhude yazılara son veriyorum. MAHALLE TAKIMI son defa sesleniyor, ne yazdı acaba diye boşuna tıklamayın, eğer bir gün geri dönüş virajına girersek, zerre kadar bir umut belirirse, ömrüm de vefa ederse sözüm söz ilk ben haber vereceğim, her maç bitimi beni hatırlayın, benden haber alamadığınız her maç ya serbest düşüş sürüyor, ya da ben sarı kırmızı taşlı bir köy mezarında yatıyorum demektir.

Ne kadar yukarılara taşımışız seni be Sevgili Galatasaray, cümbür cemaat, egemen irade, satılmış yönetici, satın alınmayı bekleyen sayısız futbolcu, sucuk ekmeğe istediğin gibi bağırtılan gariban, garibanları güden tribün eşkıyaları, hakemi, zift medyası, top yekun saldırdılar da hala yere düşüremediler. Aslında düştün de kan emiciler tatmin olmadı, ölünden bile korkuyorlar.

Hala bir umut Dünya'nın dört bir yanına dağılmış Büyük Galatasaray taraftarı ise televizyon başlarında iyi haberlerini bekliyor. Onlar için son sözlerimizi bırakalım, vedalaşalım.

Maçı hepiniz seyrettiniz, maç dediğim gazozuna oynanan bir çocukluk maçı bile değil. Veda maçına nostalji yaşamak yakışırdı, Sarı kırmızı montla Söğütlüçeşme  Metrobüs durağına gittim, sıkımı 5 sene önce alametle oralarda dolaşmak. Dışarıda bir derbi maçı oynanacak cümbüş yok,renk yok, koku yok, otobüste benle beraber 3 Galatasaraylı var. Sami Yen Sokağa attım kendimi. Maç Fener maçı, Orjin Köfte'den ilk defa bu kadar çabuk köfte aldım. VanSpor maçını hatırlıyorum mesela, yarım saat beklemiş, arabanın camını yumruklamıştım da Adem Usta beni tanıyıp aradan vermişti. Toplasan 50 kişi yok, onlar da Volkan'a küfür ediyor. Anladım ki maç öznesi Volkan olacak.

Maç öncesi Fener taraftarı gayri mevcut İzmir Marşı'nı söylüyor. Bizim çapulcu ne dediklerine bakmaksızın, ıslıklarla sesi boğuyor. Tıpkı 1 hafta önce neden Evet dediğini bilmeyen vatandaş gibi, Fenerliler, Galatasaray marşı bile söylese susturulacak, emir abileri tribün eşkıyalarından gelmiş. Tiksindim.
,


Kurduğumuz tribünlere son defa çıktım. Gözlerim Sami Yen setinden tanıdık birilerini aradı, Çoğunu tanıyordum mafya bozuntusu, irticacı eşkıyaların, onları aramana da gerek yok, gelir seni bulur, kafayı yapıştırır. Gözüm kanla irfanla beraber tribün kurduğumuz, marş bestelediğimiz, çocukları aradı 23 Nisan'da. Hiç büyümeyecek, alıp bayrağını Galatasaray maçına gidecek olan Galatasarayın asi çocuklarını. Bizim Bayramdı ya ne de olsa bugün. Sami Yen Kapalısından bir tek ben vardım. Hepsi daha önce gittiler, bize evlat acısı gibi koyuyordu, direndik, bizimdi bu tribünler, gidemezdik, tükendik, bağırmadık, zaten tezahürat yoktu, küfür etmedik, futbolcumuza bile kızmadık, yediğimiz gole üzülmedik, atsaydık sevinmeyecektik, vakit tamam biz de gidiyoruz, gittik. İzzet-i ikbal ile çekiliyoruz. Hayrını görün, hırsızlar, gaspçılar, karaborsacılar, satıcılar, satılmışlar, mafya bozuntusu eşkıyalar.



Veda maçına girmiyorum, tek bir 90 dakika değildi o yüzden. son 4 yılda kaç maç varsa 90 dakikayla çarpın o kadar dakika. Takım son bir çırpınışla Fener kalesine çökmüş, leş gibi futbolcularla, kalleşçe top oynayan bizden beter bitmiş, farkında bile olmayan Fener kalesine gol atması an meselesi, taraftar Volkan'a küfür ediyor, su atıyor, ölüm varmış korku varmış diye böğürüyor. Kalenin arkasındaki kuleye kümelenmiş 4-5 sülük, o esnada maçtan bağımsız salyalarca küfür ediyor. garibanlara cep telefonlarını attırıyor. Maç polisi, savcısı, müdürü olsa tamamı müebbetten yatması lazım. Kaldı ki Volkan hayatının en centilmen maçını oynuyor. Fenerbahçe'ye gol attırana kadar, hiç bir Fener futbolcusunun savaşmadığı kadar savaştılar. Gol gelince Volkan, bildiğimiz Volkan'a dönüştü, ellerini şortunun önünde ilikledi, atın atın diye bağırdı. Zavallı Galatasaraylı görünümlü sucuk ekmeğe fit aç gariban, uslandı, su damlası bile atmadı, sustu, Galatasaray'ın mezarı başında abileri kına yaktırdı. Tribün eşkıyalarından kurtulmadan, Galatasaray'ı pusudan almanın bir yolu yoktur. Egemen iradeden kurtulmadan da tribün eşkıyalarından kurtulmanın yolu yok. Futbolcu formaları işgal edilmiş, tribünler işgal altında, Galatasaray Başkanlık makamı esir alınmış, Büyük Galatasaray Taraftarı tribünlerden kovulmuş, Benden bu kadar. Bizim neslin son Galatasaraylısı da vuruşarak çekildi.

Stadın tabelasına son bir kez el sallayarak Aslanlı Yol'dan metroya yöneldim. Beleş verilmiş kombinesi olup, Akbili olmayan taraftarlar, turnikelerden  atlayarak doldu vagonlara.

Oynayan Galatasaray futbolcusu ama forması değil, tribünlerde ki güruh sanki Galatasaray taraftarı ama değil. Yenen takım taraftarı bile ölü gibi, gece sokaklarda bağıran sevinen tek bir Fenerli yok. Yenilen takımın taraftarından bir kişi bile üzülmüyor. Fener maçı kaybedildiğinde okula gitmezdik biz, ağlamayanı da taraftar saymazdık. Fener maçından çıkanın sesi kısılmamışsa selam sabahı keserdik.

Amacımız bir iki ve daha fazla bebeği, sarı kırmızı zıbınlara sardırmak, ilk avazlarını Cim Bom Bom diye bağırtmaktı. Yine öyle olacak, bizim Galatasaray'ımız bu günlerde futbol oynatılan, maymuna döndürülmüş, köpeklere maskara yapılmış Galatasaray değil, Bizim Galatasaray'ımız gitti, biz gittik, dönüş yoluna girersek 1971 coşkusuyla tekrar ellerde bayraklar, dillerimizde sloganlarla haber vereceğimi tekrar hatırlatır, hepinizi Galatasaraylılığımın olanca ateşiyle kucaklarım.

Elveda.

Hiç yorum yok: