25 Ara 2016

GalataSARBİ; Galatasaray 5-1 Alanyaspor

Titreyen Göl'deki tatil köyleri bu sezon sinek avladı. Hokkabazlık yapan, dans eden animatörler işsiz kaldı  top oynamasını bilen Afrika'lı animatörleri de toplamış, ağır idman yaptırmış derlemişler, Alanyaspor forması giydirmişler. Hayatlarının en güzel gecesiydi, Arena'ya çıktılar, Muslera'ya karşı oynadılar, üstüne bir gol attılar, Sneijder'e sataştılar, Bruma'dan yemediler, finali güzel yaptılar. Yeni yıllarını şimdiden kutluyorum.

7 yabancı ilk 11 deydi, biz Fransız takımıyız, Alanya Türk takımı. Sabri, Semih, Selçuk Fransa vatandaşı olup da top oynamak için bir halı sahaya gitse oynatmazlar. Yapacakları tek iş, çöplerden kağıt toplamak olurdu her halde. O da Cezayirli, Faslılardan sopa yemezlerse.

Ben bu hafta yemedim içmedim araştırdım. Sarbi(Sabri değil)nin sözleşmesini ele geçirdim. Doğru tahmin etmişim, Yıllardır şüpheleniyordum. Rahat olun çocuklar Sarbi para falan almıyor. Sülalesi taaaa takımın kuruluş yıllarına dayanıyor, uzaktan Ali Sami Bey'in arkadaşı dedesi. Riva arazisi de dedesinden kalma. Kaddafi'nin oğlu vardı, iyi top oynardı, ama babası çok zengin olduğundan üstüne para vererek oynamak istiyor, yine de gariban bir takım bulamıyordu. Babası İtalya'dan bir takım satın aldı, Kaddafi'nin oğlu oynadığı, kadroya girdiği her maç kulübe para ödüyordu. Sarbi Bey'de aynı o hesap. Maç başı para ödüyor. Galatasaray'da paraya ihtiyacı olan takım, Linnes'i oynatsalar para ödeyecekler, nasıl olsa Galatasatay bir şekilde idare ediyor, Bari Sarbi'yi oynatarak para kazansın.

Yani çocuklar demem o ki, Sarbi'den kurtulmanın tek yolu, Sarbi'den daha iyi bir sağ bek bulmak değil, Yok çünkü böyle bir olasılık, daha kötüsü olmadığı halde sürekli o oynuyorsa iş futbol değil. Çare, Riva'dan gelecek parayla borçları kapatmak, Sarbi'nin parasına ihtiyacın kalmamasıdır. Topun, formanın bile sahibi, dua edin de takımın formasına kendi Ferrari'sinin resmini koydurmasın. Ben kendi payıma artık hakkında kötü bir şey yazmamaya karar verdim. Topla buluştuğu ilk pozisyondan, son dakikada sakatlanana kadar ağır küfrümü edip, Sarbi goygoyu sisteminden çıktım. Ne hali varsa görsün, yok hükmündedir.

Maça 12.000 kişi gitmiş, bence çok büyük bir rakam. Ölü seyretmeye kim gidecek. Anca ölü sahibi mecburen cemaati oluşturuyor. Sneijder'i oynatma 5.000 e düşer. Çöpleri oynatma en az 20.000 kişi daha maça gelir.

Galatasaray Taraftarı bundan büyük, maça gidenleri kast etmiyorum. Sosyal platformda yazılanlara bakılırsa 5 gol attığı oyundan memnun değil. Ben de değilim. Ama el insaf, Başkan'ı yok, Hocası yok, her maç 5 çöple oynamak zorunda, attığı goller Barca golü, yedikleri goller S3 Golü( Selçuk kaptıracak, eskorta başlayacak, Sabri ortaya engel olamayacak, Semih kafaya çıkamayacak). Yere göğe sığdıralamayan üstelik bizi yenen Fenerbahçe'nin önünde, Beşiktaş'ın da üstünde aslında. Lağım futbol şebekesinin korkusunun sebebi de bu, ya Hocası olsa, ya tam kadro oynayabilse, Allah muhafaza. 2. yarı fikstür avantajı var, BJK, FB Arena'ya gelecek, kuşanıp bekleyeceğiz. Maçlarımızı kazanırsak Şampiyon oluyoruz. Galatasaray forması direniyor. Son viraja bu şekilde girilirse işi bitiririz. Şenol Güneş'in ağlamaları, hakemlerin kıyakları da bir işe yaramayacak.

Hakem demişken, Halis Özkahya hocayı da tebrik etmem lazım. Beni şaşırtmadı, Hakemi'de yeneceksin büyük takımsan. De Jong'un dalışı topa, faul yok, sarı kart verdi, Büyük Kaptan isyan etti pozisyona ona da sarı kart vererek zevk yaptı.Bizdeki hakemler büyük futbolculara kart gösterme fetişisti. Hagi'de bir hakem yüzünden erken ayrıldı Ülkemizden. Ben razıyım, her maç hakem bizi yakmaya çıksın. Galatasaray büyükse, hakemleri arkasına değil, karşısına aldığı için büyüktür.

Sneijder için bu sefer başkaları yazsın. Ben kötü oynadığı maçlarda yazarım. Yeter ki çabuk şişsin alnının damarları. Pası kötü yere attı diye arkadaşına kızan kaptana değil, dünyaları kaçıran yoldaşının sırtını sıvazlayan kaptana hasretiz. Arkadaşı sarı kart aldı diye Hakeme efelenen kaptana. Bu maç De Jong'u yazmaya devam edeceğim. Pitbull gittiğinden beri bir hicran yarasıydı orta sahamız benim için. Yeri dolmaz demiştim. King Kong olarak geri döndü. Orta saha, takımların sözcüsüdür, orta sahan kadar konuşacaksın. Konuşmadı, naralar attı yürüyedur.

Hamit'in ayakları futbol oynamayı bırakmış, ama beyin fonksiyonları Aynştayn gibi çalışıyor. Leş gibi futbol oynasa da Selçuk İnan'ı top diye oynar. Gücü yettiğince topu ileriye taşımaya gayret etti. Gol atmayı istedi, şet çekecek dermanı yok. JOR kovulursa takımın başına Hoca olarak geçebilir.

Dikkat eden yoktur belki,ben takip ediyorum.Serdar Aziz'in sahada olduğu hiç bir maçta kafa golü yemedik. Öyle ahım şahım bir futbolcu olmadığı halde kafa topu üstünlüğü sağlıyor. Yani bir tık üstü bir stoper olsa Galatasaray nasıl gol yer bilemiyorum. Penaltı dahil, Muslera şutlardan gol yemez, kahrolası yan toplar olmasa. Semih Kaya yan topta kafa vuramıyor, takımın tamamını değiştiremeyiz, Ufo gibi bir usta olsa, ağır işçiliğe Semih'i gönderip etrafını süpürebilir. Hakan Balta bu iş için yeterli değil. Sağ bek bulamayız, Linnes'e de gıcıklar, büyük bir suç işlemiş bilmiyoruz nedir. Çare 3-5-2 ye dönmek. Tolga-De Jong'la orta sahayı anırtmak, kükretmek, Podolski'yi iyileştirmek yeterli.Eksiğimiz yok, fazlamız var. Forma kendi kendine puanlar alıp lige tutunuyor.

Lağım Futbol yorumcularına, Galatasaray'ın farklı galibiyetinden çok Sneijder'in büyük futbolu koydu. Böğüredursunlar. Kendi ipimizi kendimiz çekelim. Bisiklette gibiyiz, yavaş da olsa mutlaka gitmemiz lazım. Durursak biteriz. Kenetlenin, Galatasaray'ın,büyük Galatasaray Taraftarından başka kimsesi yok.

Yıldız Tablosu;
Muslera 6, Sarbi -3, Semih 1, Hakan Balta 3, Carole 3, Selçuk -2, Hamit 6, De Jong 10, Yasin 8, Eren 4, Sneijder 9, Bruma 3

Maçın Adamı; De Jong

Hiç yorum yok: