25 Oca 2012

BastıramayANKARAGÜCÜ; Galatasaray 4- Ankaragücü 0


MAÇKOSKOP
KADRO:
Muso
8
Sabri
-1
Semih
7
Gökhan
1
Çağlar
1
Ceyhun
1
Emre
6
Engin
7
Riera
8
Elmander
1
Sercan
1

ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ AN:
58.dakika; Galatasaray taraftarı oynanan orta oyununa seyirci kalmadığını ve kalmayacağını ilan etti. Yok öyle yağma, bir puştluk varsa ki fazlasıyla var, bedelini ödeyecekler.
-
VARİL:
Sabri Maalesef; İçim elvermiyor, Sabri’nin şu en kolay maçta takımın en kötü futbolcu olduğunu yazmaya. Futbol terk etmiş bir görüntü çizdi, uzun pas trafiği top kendisine geldiğinde son buldu. Çok da moralsiz bir duruşu vardı. Sanki Ankaragücü’nün durumuna üzülmüş, yenmek istemiyor gibiydi. -
GLADYATÖR:
Muslera; Top hemen hemen hiç gelmedi, ama sanki Urugay’la final oynuyor gibi dikkatliydi. Böyle kolay maçlarda kaleye kim geçerse geçsin ilk gelen topu yer. Maçı önemsemez, üşür, konsantre olamaz, oyundan kopardı. Dikkatle izledim, maça en çok asılan futbolcuydu. Bu ironik yaklaşımdan sonra, Riera kolay maçta tekniğini, klasını gösterdi. Beni bu maçta oynadığı futbol bağlamaz, ileriye bakalım.
-
BOROZANCI:
Barış Şimşek; Hakem hiç maça gelmeseydi bile değişen bir şey olmazdı. Maça hiç ekleme yapmayarak, Ankaragücü’ne duyduğu saygıya, saygı duydum.
-
BİR SORU – BİR CEVAP:
Bugün rakibin kolay olması sebebiyle forma giyen futbolcularından kulübeye veda edebilecek futbolcu sayısı kaç?
Yazıyla sıfır. Yedek kalanlar, yedekliği sonuna kadar hak etmişler. Kadroyu zorlayacak hiç bir futbolcu yok. Yiğit Gökoğlan için de peşin söyleyebilirim ki en geç bir sonraki sezonun devre arasında kiralanır.
-
İMPARATOR:
Terim çok haklı olarak kupa maçlarından bile önemsiz geçmesi kesin olan maçta, takımın bankolarını dinlendirmiş. İki kişiye daha yatak istirahati verebilirdi. Biri kendisi, diğeri de Muso idi.  
-
ORDAKİLER:
Galatasaray taraftarı, özellikle Arena taraftarı gün geçtikçe daha da büyüyor, Rakibe saygıda, futbolun patronlarına attığı fırçada, alınacak muhtemel karara vereceği tepkide büyük taraftar olduğunu bir kere daha gösterdi. Kimse tribünleri dolduramıyorlar diye düşünmesin. 1.5 sezonluk topal kombine satışının kurbanı oldu maça gelemeyen seyirci.
-
ANALİZ:
İyi ki maça gitmemişim dediğim maçların belki de başında gele bir maç oldu. Hele sahaya çıkan takımı da görünce neredeyse televizyondan bile seyretmeyecektim. Bereket maç seyretmek için çilingire oturur oturmaz Belediye’nin Kadıköy’e boru döşediği haberini aldım.
Gerek dandik kupa maçları, gerekse skoru önceden belli kolay maçlar iki bakımından çok faydalıdır. Hem yedeklere şans gelir, şans gelen yedek oyuncu öyle bir maç çıkarır ki hoca oynattığına pişman olur, bir sonraki maç oynatsam mı diye karalar bağlar. Hem de uzun süre oynayan futbolcular, kenarda rahat bir maç izler, dinlenirler, ufak yarası, sakatlığı olan iyileşir, kenarda olmaları, oynayan gençlere moral verirler.
Bu maçın nesini yazacağız bilinmez, ne var ki bu kadar kolay maçta bile benden futbolcu olmaz diye bas bas bağıran futbolcularımızın olduğu manidar. Gökhan Zan, Çağlar, Sercan, Ceyhun kadroyu zorlayabilecek futbolcular değil. Sonradan katılan Yiğit için hiçbir iyi şey söyleyemeyeceğim. Yerine Aydın olsa arı eksi hiçbir şey fark etmez. Galatasaray futbolcusu değil. Ben hiç beğenmedim.

Ankaragücü benim en sevdiğim takımlardandı, dı diyorum yolcunun geri dönüşü yok. Türkiye belki de Dünya da tektir. Başşehri şampiyon çıkaramamış başka ülke yok her halde. Fener’i kurtarmak isteyen zihniyet ondan çok daha kıymetli Ankaragücü’nü kurtarsaydılar. Her takım oynatmadığı bir futbolcuyu verse bu günlere düşmezdi. Ankaragücü lan bu yolcu ettiğimiz takım, bütün futbol severlere, hocalara, para alamıyoruz diye Ankara’dan kaçan futbolculara yazıklar olsun. Fişini çekin bari acı çekmesin Gecekondu delikanlıları. Her takıma kafadan 3 gol 3 puan yazın.

Ben bu maçı saymıyorum, benim için oynanan futbol, zorluk derecesini ortaya koyarsak Eskişehirspor maçından bile kötüydü. Engin ve Emre Çolak’ın bir iki çalımı, şutu haricinde organize hiçbir varyete yok.  Gökhan Zan gol attı sanan taraftar varsa göz yanılmasına uğramışlar derim. Gol Gökhan’a değil topa yazılmalı, tarlada karga kovalayan korkuluk gibi dikilirken top geldi kafasına kondu, oradan da içeri girdi. Utanmadan gol attım der şimdi.

Maçın benim için en önemli hadisesi, 76 numaralı futbolcunun aramızdan ebediyen ayrılışının müjdesiydi. Tribünde bile değildi. Bir daha forma yüzünü göreceğini sanmıyorum.

Büyük Galatasaray’ın büyük taraftarına bir kere daha duyduğum sevgi ve saygıyla geceyi noktalıyorum. 

2 yorum:

kapalıtayfası dedi ki...

Nazmi Abi Yiğit konusunda yazdıklarına pek katılmıyorum.
Yiğit tartışmasız ülkemizin en hızlı futbolcusudur.Süper liğde orta sahada bir bir yakaladığı stoperlerin en hızlısına 5 metre fark atar.Dün attığı goldede hızını gösterdi.Futbolda sürat sonradan kazanılan,geliştirilebilen bir özellik değildir.Allah vergi süratin ya doğuştan olur,yada hiç olmaz.
Yiğit ilk onbirde yer almayabilir,takım öne geçtikten mutlaka kullanılması gereker bir kontratak silahıdır.Hızıyla her an rakibi on kişi bırakabilir,gol pozisyonuna girebilir.Ha girdiği pozisyonları atar mı? Şu an için emin değilim.Vuruş becerisini çalışarak geliştirmesi gerekir.
Bu sezonun başına kadar Emre Çolak'da benim için paf takım oyuncusuydu,gelişimini gördük.Yiğit'in doymuş,ruhsuz Kazım kadar forma şansı olmalı

Adsız dedi ki...

yiğit o yerden yere vurulan kazımın yarısı kadar çalışmadı aldığı süre içinde. gezindi durdu sahada, bu kafayla aydın dahi olamaz maalesef.

hele ki bir pozisyonda sağdan engin girdi, çizgiye inerken yiğit sadece izledi bunu, ne bi koşu yapayım var, ne bi çapraza kaçayım var, ne bi adam eksilteyim var.

benim ilk izlenimim boşa giden paralar yönünde, umarım haksız çıkarım.