26 Eyl 2011

Darvell'e Saygılarla; Galatasaray 2- Eskişehirspor 0_


MAÇKOSKOP
KADRO:
Aykut
3
Sabri
-3
Ufo
5
Gökhan
4
Hakan Balta
6
Selçuk
6.5
Melo
8
Engin
5.5
Kazo
3
Elmander
2.5
Riera
2

ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ AN:
-Melo’nun bir topu ısırmasından sonra, tribünleri gaza getirmek için yaptığı hareket. Kötü oyunla beraber uyumaya geçmiş taraftarı ateşledi.

VARİL:
-Sabri; Orta yapmasını, pas vermesini öğrenemeden futbolu bırakacak. Kafası kopuk tavuk gibi koşuyor.

GLADYATÖR:
-Melo; Bir kere daha Pitbull, köpeklerden hem korkmuşum, hem tırsmışım. Sayesinde köpek sever oldum. Uzun yıllardan sonra ilk defa bir Galatasaraylı futbolcudan onur duyuyorum. Sadece kendisini seyretmek için bir daha ki maç tribünde olacağım.

BOROZANCI:
-Toga Özkalfa; Kazım’a sarı kart vermekte çok geç kaldı. Avantaja riayet ederek maçın güzel oynanmasına yardımcı oldu. Yan hakemler iki defa Galatasaray aleyhine yanlış ofsayt bayrağı kaldırdı. Tabelaya tesir eden bir olumsuzluğu olmadı.

BİR SORU – BİR CEVAP:
-Sabri ne zaman orta yapmasını öğrenir?
Öğrenemez, öğrenemeden futbol hayatı bitecek. Ama ne yapalım ki biz Galatasaray taraftarı Sabri’yle beşik kertiğiyiz, katlanacağız.

İMPARATOR:
Eskişehirspor’a karşı tek santraforla oynadı. Maçın sonlarına doğru Emre Çolak taraftar için harmandalı oynarken kızdı. Ne yapsın çocuk, maç bitmiş zaten, onun da yeteneği kısa alanda çalım atmak. Takımın oyununda halen bir Terim katkısı göremedim. Takım gol pozisyonu yaratamıyor.
-
ORDAKİLER:
Galatasaray hala kötü oynuyor, piyangodan çıkan Melo’yu saymazsak takımda büyük futbolcu yok. Taraftar yine de beklediğimden daha yoğun maç seyrediyor. Takımda amigo sayısı fazlalaştı, büyük bir maçta görülmemiş tezahürat yaparlar.
-
ANALİZ:
Fenerbahçe, son 20 yılını 2 kaleciyle oynamış. 515 maça iki kaleciyle çıkmış. Biz son 5 maçımızı, 4 kaleciyle oynamışız. Millet bizden öğrenmiş, biz öürettiğimiz şeyin peşine düşmüşüz. Bu sefer sıra Aykut’taydı. Top gelmediği zamanlar, Aykut Dünya’nın en büyük kalecisidir. Bugün de top gelmediği için unutulmaz maçlarından birini çıkarmıştır. Hakkını yemeyeceğim, uyarı yapılmış muhakkak, bu kez topları şişirmeden kullandı.

Geçen Gs tv’den Almanya’da oynanan Juventus maçını seyrettim. Orhan Ak, Berkant, Petre, Tamas oyunda, Fatih Terim kulübedeydi. Juventus’a top göstermedik, maçın sonlarına 1-0 önde girmişiz, uzatmalarda 2. Yi arıyoruz, nitekim de buluyoruz. Ve biz o takımı beğenmedik, Terim’in kellesini aldık. Şu takıma bakıyorum, bu takım nasıl berabere kalır bir anlam veremiyorum?

Bu Pitbull, böyle giderse ve muhtemelen daha da ivme kazanarak gidecek, hepimizi köpek yapacak. Ben şimdiden oldum zaten de, kimbilir kaç Galatasaraylı çocuk sayesinde hayvansever olacak? Yakında hayvanseverler kendisine bir ödül verirse şaşırmam. Helal olsun, tam bir Galatasaray 10 numarası. Böyle bir adamı Galatasaray’a aldıracak kadar futbolu bilen adam olduğunu sanmıyorum içimizde. Ama böyle bir adamı da bulmuşken kaybedecek kadar aptalımız da yok. Uzun yıllar Galatasaray orta sahası NO PASARAN olmuş demektir. Bugün kü maça gitmedim, Galatasaray’ın kötü oynayacağını öngörüyordum, bence yine de kötü oynadı. Ama bir sonraki maç, sadece Pitbull’u seyretmek  ve ona daha yakın olabilmek için kalenin tam arkasında olacağım.

Ligin en uzun kalecisi Eskişehirspor’da ve o kaleye doğru ısrarla havadan gelişi güzel ortalar kesildi. Selçuk’un serbest vuruşunda da kaleci çıkmadığı için Gökhan kendisinden beklemediğim iyi bir kafa vuruşuyla topu içeri bıraktı. İkisini de sevmem ama eğer biri oynayacaksa Servet’in yerine Gökhan oynasın. Gökhan Zan çok acemice hatalar yaptı, ıska bile geçti ama Ufo pisliği çok rahat temizledi.

Galatasaray’ın oyununu ben yine beğenmedim. Bilinçli bir atak yok, 2 defa Selçuk’un ince pasını seyrettik, devamını getiremediler.  Bu kez sol taraf iyi çalıştı. Hakan Balta belki de son 20 maçın en iyisini oynadı. Engin Baytar, Galatasaray’ın oyunu domine ettiği maçlarda güzel oynar. Yalnız toplara çok sakat giriyor, sarı kartsız maç bitirmesi çok zor.  Takım, 4. Maçında en iyi oyununu oynadı. En azından topu çok daha fazla kullandık, kalemizde tehlike yaşamadık, gol yesek bile çıkarabilecek motivasyon vardı. Bir sonraki maç üstüne koyarlar, ama takımın notunu vermemiz için bir Fener maçı seyretmemiz gerekiyor.

Aboue bey sakatmış, oynamadı. Maça da 30. Dakikada teşrif etti. Sivilken bayağı sevimli adammış, oynamadığı zaman sanki adamı daha çok sevdim gibi. Belki biz bıktık bu işlerden, hiçbir maçı beğenmiyoruz, bilmiyorum. Dün Beşiktaş maçınının ilk yarısını tamamlayamadım, Fener maçını gol atılır atılmaz seyretmeyi bıraktım. Trabzon maçını zaten seyredemiyorum, bizim maça bile gidesim yok, hatta gitmedim bile. Şimdi tabelaya bakarak yazanlar, konuşanlar çıkacak. Benim seyrettiğimin tam tersi bir maç analizi yapacaklar. Ama boşuna da konuşmuyorum, Melo babamın oğlu mu? Aboue den çok mu daha büyük futbolcu? Niye seviyoruz daha ilk maçında? Sabri’ye niçin katlanıyoruz?

Zaten bu maçlar gazozuna maçlar. Ligin sonuna diri girmek lazım. Playoff maçları er meydanı olacak. O maçların taraftarı da bu satırları yazan. Çocuklar siz tatbikata devam edin, savaşta hep beraberiz evelallah.

1 yorum:

yAsin dedi ki...

www.gunlerdengalatasaray.blogspot.com

Blogumuzu takip ederseniz memnun oluruz.