24 Oca 2011

Stad Yemiyor Abi; Galatasaray 1- Sivasspor 0

Aslında oturacaksın, sabah akşam stadı yazacaksın. Ben ki, hatırı sayılır stadları görmüş biri olarak racon kesebilirim. Barnebau bok yemiş bizim Arena'nın yanında. Ne var ki, 3 maç sonra çıkmayın, Pegasus tribünü alt kısma bakın. Fil seyretse olmaz arkadaş, o koltukları bırak insan, hiç bir mahlukat kıramaz. O koltukta, Galatasaray lehine sandığı tepinişi gerçekleştirmiş mahlukata istediği aleti vereyim, zarar veremez o sağlam üstü koltuklara. Tel cambazı olsa, koltuğun üstünde zıplayamaz. Nasıl bir senkron yakalamışsa ayı, zıplıyor, o sırada koltuk tam kapanacakken , koltuğun üstüne düşebiliyor. Yazıklar olsun diyorum sadece. Bir de o tribün Galatasaray'ın en has evlatlarının oturduğu tribün olarak geçiyor. Yönetim yanlısı, maşa, eylem kırıcı, kurtlar vadisi sempatizanı. Diğer 30.000 Galatasaraylı olmayanların oturduğu yere bakın bir de. Taraftar farkı olmasa da yaratık farkını göreceksiniz.

Neyse futbol işte böyle bir şey. Taraftarlık, siyaset, din iman dinlemiyor. En azılı faşist de var içimizde en iflah olmaz komünist de. Yani ne sağcıyız ne solcu, futbolcuyuz futbolcu.

Galatasaray liderden 19 puan geride ya, stadı dolduramaz demişlerdi. O stadyumda maç olmasa bile 30.000 Galatasaraylı olmayan 15 günde bir gider, tavaf eder orayı.

İlk maç, ligin en kötü takımı, başında ligin en kötü hocası ve Arena'da hodri meydan. Ben kafadan muhalifim, en başta formaya. Değiştirilemez yönetim kurulu kararı çıkartılması ve Arena'da sonsuza kadar Galatasaray'ın aynı formayla çıkması sağlanmalıydı. Biz şimdi her şeye sıfırdan başlıyoruz. Cehennemden kurtulanlara yeni bir azap yeri yaratmaya çalışıyoruz. Saha sonuçları zor gibi görünüyor, öyleyse en kestirme yoldan, tribünlerden gitmeliydik. Desibel ölçme aletleri hatırı sayılır bir gürültüyü kaydettiler, sıradan bir lig maçında. Bir Fener maçı, o stadın çıkartabileceği maksimum avazı, narayı, anırmayı test edecek. Desibel metre patlamazsa ben bir şey bilmiyorum.

Maçtan ziyade, yeni transferleri mercek altına aldım. Romanya'dan aldığım tüyoları sizlerle paylaşayım. Zapata'nın tek başına çok maç aldığını seyretmiş benim Sıkoutt. Bir zamanlar, onun seyredip, bizim Türkiye'de Vanspora bile aldıramadığımız Cosmin Contra var portföyünde. O yüzden çok güvenirim futbol bilgisine. Çok penaltı kurtarırmış, saçma sapan goller yermiş ama, yan toplarda iyiymiş, teknik bir kaleciymiş. Yani korkmayalımmış, kale emin ellerdeymiş. Stancu için Pino'nun daha tekniği, Arda'nın mücadele edeni dedi, yakın geleceğin büyük futbolcusuymuş. Baros'u unutun, diğerini zaten hepiniz tanıdınız. Bir de dikkat ettiniz her halde, 8 tane ayrı dil konuşulmayacak soyunma odasında bundan sonra.

Amaç koşan, mücadele eden, savaşan bir takım yapmak. İş Hagi'ye kalsa, seneye, olmazsa bir sonraki seneye bu takım bir Avrupa Kupası daha indirir, ne var ki komazlar. Benim ise hiç umudum yok. Hagi'ye yedirmezler.  Devre arasında gelenleri, Adnan Sezgin tanımıyor o yüzden içim çok daha rahat. Söyleyeceklerimi söylediğim için, bu konuda yazmakta zorluk çekiyorum.

Kimse yazmadan ben yazayım, Yekta'yı yakında İniesta diye çağırırsınız. Kazma orta saha oyuncularından sonra, topla oynayan, topun kendisinde kalması için çırpınan oyuncular doluştu orta sahaya. Tabela hiç önemli değil, dün Galatasaray yüzde 70 le oynadı. En net pozisyonları Sivas kaçırdı, yeseydik bile kesin atardık. Ama ayıp be çocuklar, şu stad gol yer mi? Ufuk kurtardı sanıyorsanız yanılıyorsunuz, sen atamasan bile korkma bu satadyumda sana kimse atamaz. Ufuk demişken, kaleci olarak her şey var kendisinde. Heybet desen tam kaleci heybeti, tip desen, hafif kaçık gibi, kel tam kaleci yani. Uçma, kaçma  o da mevcut. Ya kardeş, Galatasaray kalecisi degaj yapar mı? Vakit geçirir mi Sivasspor'a karşı. Yedeğin yedeğine gelince,

Aykut için vikipedyaya girdim bakalım ne yazıyo diye. 2001 den önce soru işareti var. Egişligen diye bir takımda bankta oturup resim çektirmiş. Stutgart yazıyor 2 sene, 2 maça çıkmış. Çok merak ediyorum, kaseti varsa üşenmeden seyrederim o iki muhteşem performans maçını. Demek bizim o zamanki Adnan Sezgin için muhteşem bir 2 maçmış ki Florya'ya getirmişler. 11 senedir çekirdek çitiyor, 69 maça çıkmış. Kaç tane yediğini araştırmaya üşendim. İnsan da biraz şeref haysiyet olur be kardeşim. Her gelen kalecinin yedeği olmayı nasıl kaldırıyor miden. İlerde torunlarına ne diyeceksin, ha hocan Nezihi'nin izindesin kabul. O da hiç oynamadan kariyer yapanlardan.

E hagi baba, sana ne desem, ne söylesem. Şu dandik maçta bile, tek forvetle çıkıp milletin yeni stad heyecanına limon sıkmaya değer mi? Taraftarın en sevmediği iki futbolcuyla siftah yaptın, haydi yolun bahtın açık olsun. Paragrafa uymadı bilyorum ama, Cana'dan ben çok tırsıyorum. Tam konsantre olduğu maçtan sağ selamet çıkamaz. Fener maçında bizi yakabilir. Çok kasap giriyor, başka takımda olsa nefret ederiz, bizde diye çok seviyoruz, benim aklım karışık.

Kapatıyorum, 17 de 17 bile olur. Cana'yı size bırakıyorum, bundan sonra benim adamım, Yekta Kurtuluş.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

O değilde abi, Samiyen Kapalıda senin solunda duran KARŞI'nın tribünlerden çekilmesine ne diyorsun?

Adsız dedi ki...

Eline saglik Nazmi abi. Daha sık yaz lutfen.

hayatvefutbol dedi ki...

yönetimin orya öyle koltuk yapması yanlış,oraya öyle koltuk yaparsan kırılır,barnebauda yada diğer lüks stadların kale arkalarındaki koltuklar sami yendeki kapalı tribün tarzında.evet kırmaları gerekmez ama tribüne çıkınca insan hayvanlaşıyor.bunu sizde bilirsiniz bi kapalı tribün sevdalısı olarak
teşekkürler..