24 Nis 2021

Crear Dos, Tres Muchos Fanaticos De GALA, Esta Es Conrasena; Adios Grande, Gracias





Pek çok şey hatırlıyorum Fatih Terim. 5 numaralı formayla  7.9.74 de ilk çıktığın Giresunspor maçından, 2.6.85 deki Altay maçına, Kulübedeki, 10.8.96 Vanspor maçından, 15 Mayıs 2021 Malatya maçına kadar pek çok şey.

Karanlık gecelerde Trabzonspor'a son penaltıyı atarak aldığın ilk kupayı, Gala'nın  ezildiği bir maç sonu uzatılan mikrofona  ''Yenilse de büyük yense de'' diye kükrediğini, hakem Hamza Alan nezdinde henüz kurulma aşamasında olan Teşkilatın yüzüne tükürdüğünü, Milano sokaklarına hezimetine iddiaya giren Halil Özer'i dövdüğünü, taraftarın bilmediği pek çok şeyi.

Mithatpaşa Stadı, deniz tarafındaki kale arkasındayım. Rapid Wien'le 1-0 yenildiğimiz maçın rövanşına çıkmışız. 3-1 e taşımışız sonlara doğru, rakip üstümüze cehennem gibi çökmüş. Son pozisyon hala gözümün önünde Krankl vurdu Yasin'i geçen top ağlara gitmek ve biz elenmek üzereyken bir ayak girdi topla kale çizgisinin arasına, doksan dediğimiz yerin bir karış aşağısında. Samantha ilk adıydı, o zamanlar başı sıkışanlara yardım eden sevimli bir cadı vardı televizyonlarda. Allah'tan umudun kesildiği anlarda kendisinden umut kesilmeyenlere hep o cadının  tatlı ismi verilirdi. Biz de verdik.

Son şampiyon olduğumuz kadroya  dahil olmuştu. Unutulmaz maçlar, unutulmaz yıllar çocukluğumuzun geçtiği nesil bitmişti. Galatasaray'ın gelmiş geçmiş en büyük futbolculardan biri olarak, Kadıköy'den 40.000 kişiyle uğurlamıştık sahalardan, Büyük Galatasaray'ın büyük kaptanını. Bu onu ilk ve son uğurlayışımız olacaktı.

1996 yılının yazında  çıktı geldi, hiç gitmemişti, futbol tanrısının da bir hesabı vardı.Koskoca Fatih Terim'e seneler boyunca kaptan olarak elletmediği şampiyonluk kupasını defalarca aldırarak günahını temizleyecekti. Çok daha fazlası oldu, takım Avrupa göklerine UEFA Şampiyonu takım yıldızını bıraktığında Samantha'nın adı artık İmparator'du. Dünya döndükçe parlayaduracak olan Avrupa Kupası, Ali Sami Yen'e indiğinde Galatasaray son lig maçına şampiyon çıkıyordu. İmparator'un veda ihtimaline karşı, gitme diye ağlayan 30.000 kişinin arasında bende vardım elbette. Bırakıp gitti İmparator takımı, yapacak çok daha güzel şeylerimiz vardı oysa, eminim gitmese o takım, o gün verdiği imaj, çizdiği rotayla şampiyon Kulüpler kupasını da alırdı, nitekim almaya da ramak kalmıştı.

O zaman başladı benim Fatih Terim'le kavgam. Aslında sitem, sevmediğin birine sitem edemezsin. Benim Terim'e olan kinim Galatasaray'a geldiği için değil, gittiği içindi. Gidişiyle Galatasaray'a zarar vermişti. Galatasaray'a bilerek veya bilmeyerek zarar veren her kimse benim baş düşmanımdı. Galatasaraylılıktandı bunca savaş. Ben Terim'in Florya'da olmadığı zamanlardaki zebanisiyim. Dünya'nın en büyük  5 takımından birinin başında sahaya çıktığı zamanlar, bütün ülke gurur duyarken, ben tek başıma nefret ediyordum. Ne yapalımdı, herkesin gidecek bir yeri olurdu da bizim yoktu. Biz Galatasaray'la beşik kertiğiydik. Bağrımıza taş, yaramıza tuz basacaktık. Derman bulunmaz yaranın kanaması azdığı bir sezonun bitiminde geri çağırdık.

Bir hışımla başladı 3. Grande sezona. Takımı değiştirdi, 2000 ruhunu geri çağırdı. Galatasaray mutlaka o olmasa da şampiyon olurdu ama o olmazsa asla 2000 li yıllardaki ruh, heyecan, coşku olmazdı. ve bizim de ihtiyacımız olan şey futboldan, futbolcudan ziyade ruhtu. Grande sanki kaybolduğu yıllarda Ganj Nehrinde yüzmüştü, Dalay Lama'ya takılmış arınmıştı. Katmandu'da, Nepal'de evliya olmuştu. Kulübede dosta güven, düşmana endişe veriyordu. Sanki taraftarın ortalama görüşünü uyguluyordu. Hepimiz hocaydık, kimi istersek o oynuyor, kimi istemezsek tribüne gönderiyordu. Ve artık büyümeyi tamamlamış, küçülmüştü.

Çocuklar inanın, taraftar sayısı sanıldığı gibi kupalarla şampiyonluklarla artmıyor. En azından bizim için böyle. Biz Şampiyon olamadığımız 13 sezon boyunca büyüdük, takım Şampiyon olamadıkça durumdan vazife çıkarıp tribünleri doldurduk, doldurdukça gırtlaklarımızı parçaladık, takıma daha da bağlandık, bağlandıkça peşimizden gelenleri sürükledik. Bağıra bağıra Şampiyon olduk. Deplasman trenlerine otobüslerine bine bine kendine has bir Gala tribün ultrAsı, öğretisi oluşturduk. Övündüğün, yüz akın, yaşamındaki tek gerçek yol göstericindir, sahip çık. O çileli doktriner  eğitim yıllarının  en büyük kahramanı, öğretmeni Şampiyonluk kupasını kaldıramamış Terim'dir, iyi belle.

Biz bir his takımıyız, Dünyada futbol takımı hocasına ihtiyaç duymayan, kim gelirse gelsin başarısız olacağı garanti tek takımız. Biz deliyiz, azız, farklıyız. Ülkede futbolu tezgahlayan Teşkilatın belalısıyız. Ne zaman tabutumuza son çiviyi çakmaya bir cenaze levazımatçısı gönderseler, hatta gömseler mezarlardan fırlayan bir hortlağız.  Aldığımız kupaların, kaybettiğimiz Şampiyonlukların futbol takımı hocalığıyla alakası yoktur. Sebep sorumlu aramayın. Bize kulübede, ceza aldığında tepede tribünde bir yerlerde tek başına , Florya dışında hangi delikteyse başımız derde girdiğinde, ezildiğimizde tam yeniliyoruz dediğimiz anda göz göze geleceğimiz, omuzuna yaslanıp ağlayabileceğimiz biri lazım. Olsa söylemez miyim, inanın ondan başkası yok. 

Büyük Fatih, Samantha, İmparator, Grande; 

Gelmeseydi, hoca olmasaydı belki çok daha fazla Şampiyon olurduk, belki de çok daha az. Bunu bilemem, ama eminim, üç kıtada 30 dan fazla ülkede bayrak salladım, Avrupa'nın en büyük statlarının deplasman tribünlerinde tepindim,  Gala adı nerede yaşıyor yaşatılıyorsa yanında Terim'le yaşatılıyor. Macellan Boğazından Sibirya Bozkırlarına, Yeni Zelanda'dan Alaska'ya dünyanın 4 bir köşesinde kalbi Gala için çarpanların en az 1/3 ü Fatih Terim sayesindedir. Kaybedilen kupalar gün gelir fazlasıyla alınır, aldığımız en büyüklerinin de büyüğünü alabiliriz, taraftarlık bir çocukluk hastalığıdır. Ve sonuç ne olursa olsun Fatih Terim bir taraftar makinasıdır. 

Turuncudan iz taşıyan tok bir sarı, vişneye çalan koyu kırmızılı beşiklere düşen tek bir Gala taraftarı bebek, inanın benim için  şampiyonluktan daha değerlidir. Ve bu yazıyı yazan abiniz, yüzlercesine şahittir ki son on yıllardaki Galatasaraylı bebeklerin sebebi Terim'dir. 

İşte bundan dolayıdır ki Fatih Terim ölene kadar, hatta ölse bile, en az 5 sene o da acınız, yasınız soğumaya yüz tutana kadar  Galatasaray'ın başına geçirilmek istenen yer yüzündeki hiç bir hocaya razı olmayın. Benim bildiğim, istediğim  Galatasaray hocasını analar henüz doğurmamıştır, yoktur, direnin.

İki üç ve daha fazla fanatik Gala taraftarı yaratmak; Parola budur. Elveda Grande, Teşekkürler.


21 Nis 2021

Maçtan Önceki Maç Yazısı; Galatasaray- NapoliTrapezus



Ölümüne bir kumar bizimkisi, tam canımız alacaklar ecelsiz, son potu kaldırıp devam ediyoruz. Masa hileli, hepsi ortak, bir birlerine vuruş yapmıyorlar. Öylesine aç ve çaresizler ki, bizden kumpasla kazandıkları torunlarına bile yetecek.

Her maç sonrası taktik değiştiriyorlar, acaba kime kursalar oyunu henüz karar veremediler. Beşiktaş Jimnastik Kulübünün önünde çipler yığılı(ydı) ama kumarbazı acemi, korkudan hiç bir ele bahis yapamıyor, giriş antelerinden bitecek. 

Hele masanın şer cephesine oturmuş, Al Capone, Ömer Şerif; Paraları bitmek bilmiyor, dolayısıyla da kumar. Dealer istediği kağıdı veriyor, yine de kazanıp fişi çekemiyorlar. Sergen tescilli eşek poker kumarbazı, elini belli ediyor, öteki de yeni başlamış, az para kesmiyor, Teşkilatın esas oğlanı benim diye, kendi küçük ortağını bile yutmaya oynuyor. Bizim büyük taraftarımızdan başka hiç bir şeyimiz yok, Oyuncumuz profesyonel,  Galataus( Gala kumar tanrısı) bir yerde ipten alıyor bizi, biz ölürsek Aslan gibi öleceğiz, kan kusturacağız, kazananlara yar olmayacak.  

İş başa düştü çocuklar, 50 + 1 yıldır tribünlerde neler gördük, ne maceralar. Ölüm kalım maçına çıkabilirsek kalırız, endişem yok. Her maçımıza tabutumuza son çiviyi çakmak üzere bir cenaze levazımatçısı gönderiyorlar, ne kötülük yaparlarsa yaparsa yapsınlar cenaze namazlarını kılıp gönderiyoruz.  Bu akşam da aynısı olacak. Şu ana kadar özellikle maçın hakeminin kim olduğunu öğrenmedim. Çünkü benim için fark etmiyor, ben bizim her maçımızı Rambo Okan'ın yönettiğine inanıyorum.

Masadaki Teşkilat penaltıyı veremeyen, kırmızı kartla atamayan hakem heyetine, tek bir şut çekmeden pozisyona girmeden, hatta son saniyede topu Beşiktaşlı oyunculara verdi diye kendi takım oyuncularının bile kızdığı kaleciye rağmen 2 puan daha yutuldu. Acil kodla toplandılar. Görülmemiş bir hakem faciasına  hazırlıklı olun. Kapalııııı, ayağa kalk bağırmayanı aşağı atarım, ( ne zaman oturduk ki be Amigo Mehmet abi) Bu Maçı Alıcaz, Başka Yolu Yok. 

Ne Yapmalı? 

Göztepe maçında kuşananlar, sefer görev emri çıktı, Arena'da saat 19.00 da tam teçhizat, gayri mevcut içtima var. 

1- İlk 35 dakikayı özellikle ilk topa basanlar kartsız atlatacak.

2- Olası bir dandik gol yendi, çıkarmak için saldırılacak, çıkaramadığımız her saniye, her dakika asır gibi gelir. Bir an önce gol yerine konacak, takımın savaş gücüne moral takviyesi yapılacak.

3- Serbest vuruş kullanamıyoruz, veya kafa vurucumuz yok, belki de sebep başka, hakeme güvenemiyorlar, hazır ol vaziyetinde de kafa vurulamayacağı için temas edemiyorlar. Sonuç değişmez, serbest vuruştan etkili olamıyoruz, boşuna stoperleri 100 metre koşturup geri çağırma, kornerleri paslaşarak, pozisyon almış savunmayı dağıtarak kullan.

4- Teşkilat kendi hocası Abdullah'a kesin talimat ve emir vermiştir. Muhtemelen yatacak, topu bize bırakacak, tuzağa düşme, toplamda 450 pası geçme. 450 pastan her fazlası bizim için zaman kaybı, kötü oyun, dolayısıyla istenen skoru alamama olasılığıdır.

5- Kerem'in attığı golleri Uğurcan yemez, vuruş standardını beğeniyorum, uzak tarafa vuruyor, daha etkili ve tavana doğru vurması lazım.

6- Maç yine Taylan'ın omuzlarında, hayatının son maçı gibi oynaması gerekecek, Gedson üstüne koyarak geldi, hepimizi utandıracak, bu gece TT olmasını bekliyorum.

7- Saraççi Göztepe maçını oynasın razıyım, akan oyundan gol pozisyonuna gireceksek hücum bekleri kumarın içinde olacak.

8- Taylan- Gedson en güvendiğim iki forma toplamda 23 km den fazla koşmuş, sıkıldıklarında en az 2 litre ter çıkmış olacak.

9- Hekemin aldığı emir, talimatla vicdanı arasında hassas bir denge vardır. İnandığınız bir pozisyonda sakın teslim olmayın, direnin, Var'a taşıyamasanız bile dengeyi bozarsınız, cesaretini kırarsınız.

Şimdiye kadar tatbikattaydık, savaş yeni başladı. 

Ne kumarlar gördüm, Dünyanın en büyük poker kumarbazlarına oyun oynattım, Korkudan daha çok kaybedecekler, kaybettikçe kare aslarına Flush  Royale çıkaracağız, kumarı delikanlı adam oynar, Fatih Terim; son seansı oynayacak testis sende fazlasıyla var, peşindeyiz. Masadan utkuyla kalkacağız.

Yenilsen de büyüksün yensen de. 

Haydi Grande gazan mübarek olsun.

17 Nis 2021

Oynanacak Maçın Maç Yazısı; FıratTepe- Galatasaray

Galatasaraylılık iflah olmaz çare bulunmaz bir çocukluk hastalığıdır. 50 yıllık tribün tarihimizin kitabını yazdıktan sonra hastalığın ilacını aşısını keşfettim. Artık maçları maçlardan önce izleyip, sonucun tescili için banttan izliyorum. Böylece  ağrıyan yerim( sol mememin altı)  azmadan önlem alıyorum. Aşı sırasına girin, ey Büyük Gala Hastaları.


Son viraja henüz girmedik,  FıratTepe maçımızdan sonraki 2 maç sonra son düzlüğü koşacağız. Yani son 5 maç kala finiş çizgisini göreceğiz. Büyük takım refleksimiz son 5 maça nasıl girdiğimizi dosta düşmana bir  kez daha gösterecek. Yanılmamak için son kozlarımızı oynuyoruz, yangına su taşıyan karınca misali olsa da.

Bir durum tespiti yapalım, kimlerle oynadığımızı rakiplerin kim olduğunu defalarca yazdık. Her maç bir futbolcu diğer taraftarlardan, yani sadece bizden özür dilemeye başladı, geçen gün Marafona, Babacar, dün Kulusiç. Bunlar tesadüfen futbolun içinde yorumlarla açıklanacak şeyler değil. Futbolcu elbette bilerek kendi kalesine atmıyor, ama içgüdüsel, şartlanmış bir beyin uç şu topa tak ağlara diye emir veriyor.

Bir paradoks var, takım kötü oynuyor, hakem iyi yönetse ne olacak ki. Büyük takımsan hakemi de yeneceksin. Bu amentünün meali  böyle değil çocuklar. 40 maç hakemi yenemezsin, hatta öyle bir konjonktüre denk geldik ki bir maç bile hakemi yenemezsin. Bu motto maç içinde sen iyi oynarken hakem sana saldırmışsa geçerli. Büyük takımlar tarihi hakemleri yenme tarihidir. Defalarca yenerek büyüdük. 

Dedik, bu işte bir iş var, futbolcuların tamamı, bize fark atmış takımın oyuncularından daha iyi. Atiba bizde olsa 5 sene önce teneke bağlayıp kovmuştuk, Vida'nın her maç atılması gerekiyor, Serdar Aziz bizdeyken kartsız maçı yoktu. Luindama'dan daha teknik, akrobat, çevik stoperi olan takım var mı? Her hava topuna çıkışı, her ikili savaşı faul.  Arda Turan'ın en iyi yaptığı şey yatarak top almasaydı, 2 defa denedi, ikisinde de sarı kart aldı, bir daha denemedi. Taylan'ın yolunu hakemler kesti. Emre Kılınç Fener'de olsa bugün heykelini dikerlerdi. Çocuğu oynatmıyorlar. Takım kötü oynamıyor, iyi oynamasına izin vermiyorlar. 

Bu gece de iyi oynamayacağımız garanti. Öyleyse bırakın maç başı antrenmanını, maç taktiği konuşmasını ben yaptırayım, 

Maç kadrosuna baktım tanımadığımız sürpriz biri isim yok, Yani bir Messi, bir Maradona oynamayacak. O zaman başlayalım, İlk 11 i tahmin etmeye çalışalım. Ne yazık, hâlbuki en deneyimli olduğum konuydu, 100 kişi içinden maça çıkacak 11 i tam olarak bilirdim., ligin sonu gelmiş bilemiyorum. 

Sağ kanat hücum bekine Etabo'yu bekliyorum. Sol taraf yazı tura atılacak sanırım, iki sol hücum beki de 1.5 maç iyi oynayıcı, devamında sakatlanıcı, veya kötü oynayıp kesilici, önümüzdeki sezon düşünülmeyici. Fark etmez, isimlerini bir torbaya at, çek. 

Ligin bana göre en iyi tandemiydi Lui- Marcao. Yine de öyle maç taktiğine nasıl oynatacağımızı yazacağız.

Taylan- Gedson- Arda Turan- Kılınç- Oğulcan- Santraforda Halil ilk 11 i bekliyorum.  Elbette böyle çıkmayacak biz maç taktiğine geçelim.

Maçtan bir saat önce Gestapo Subayı takımı iti gibi koşturuyor, illet oluyorum, bilimsel bir açıklaması olduğunu sanmıyorum. En azından bizim oyun planımız ve oyuncu grubumuza faydasından çok zararı var. ilk 11 oynayacak olanların tamamını aynı ritüellerle yorup yarım maç yaptırıyor. Başta söyledik kötü oynayacağız, kötü oynayarak yenmenin merhemini bulmaya çalışıyoruz. Yani ilk yarı çöpe gidecek, sonra maç başı eğitiminden firar etmiş 5 kişi oyuna girecek. Eğer  maç öncesi İtalyan çukuruna grip çıka çıka yorulmanın bir faydası varsa, eğitim yapmadan girenlerin ne faydası olacak.

Neyse bizim dememizle 40 yıllık kani fikrini mi değiştirecek?

Fırat'tan kaçacaksınız, ilk yarım saatte sarı kart almayacaksınız, yani topa çıkmayacaksınız, bizim ikili mücadele kazanma şansımız minimize edilmiş, adama değdiğinde aaaahhh diye yere atıyor, cart sarı. İyi oyun mümkün değil. Peki kötü oynayarak nasıl yeneceğiz.

Stoperler gol atamıyor, kafaya çıkarmıyorlar, belki de faul yapmamak için istedikleri gibi yükselemiyorlar, o halde kornere serbest vuruşa gönderme kardeşim. Korner olduğunda iki stoper içeri gidiyor, Etabo-Kılınç gibi kısalar oyun dışı geride bekliyor. Tam tersi onlar ileride olsun, paslaşarak kullanın, belki dönen topa şut çeker, hücumu devam ettirir. Hatta penaltı bile olsa paslaşarak kullanın, serbest vuruş kullanıcımız yok. Korneri, serbest vuruşu paslaşarak kullan alan ve adam savunmasıyla gardını almış, kapanmış savunmayı dağıtmaya çalış. 

Sağ ve sol kanat uç oyuncuları kim olursa olsun muhtemelen kötü oynayacak. Çünkü ilk görevi oynatmamaya çalışan bir topa basıcı karşılarında olacak, yetmez ikide kademe oyuncusunu atlatman lazım içeri sızabilmen için. Messi kadroda olmadığı için sakın deneme top kaybı yapacaksın, vakit kaybetme.

Sağ ve sol hücum bekleri görev sizin, önünüz açık, görece basan yok, öndekiler mümkün olduğu kadar taç çizgilerine oyunu, rakibi çekmeye çalışsın siz içeri girin, sakın ola ki orta yapmayın boşuna, koskoca Falcao'ya vurdurmayan Halil'e mi vurduracak. Çalımlarla dalın içeri, top kaybı yaparım diye tekme yerim diye korkmayın, sarı kart penaltı almaya bakın. Golden önce rakibe kart aldırmaya oynayın, silkinin, can çekişin, cebelleşin, burası Galatasaray, Aslan Yuvası. 

Aklı hür Gala taraftarına burada bir soru soracağım. Bir an için Muslera'yı unutun, ligin ikinci yarısı transfer edilmiş bir kaleci gibi düşünün. 6 aylığına gelmiş olsun, beğenirsek, istersek 3 sene daha sözleşme imzalayacak olalım ve şu ana kadar gösterdiği performans üzerine de 3 yıllık kontrat imzalayalım. Çok iyi yapmışız diyorsanız lafım yok, devam edeyim.

Bu maç dikkatle bakalım, bildiğimiz Muslera döndüğünden beri yediği gollerin en fazla 2 si hariç tamamını kurtarırdı. Belki de kötü oynama sebebimiz fazla güvenmemiz. Yokken savunma en az 10-15 metre daha geride kuruluydu, ve kaleciyle pek oynanmıyordu, son maçlarda nasıl olsa var diye öne çıkıyorlar, pas trafiğine kaleciyi katıyorlar. Suplaj(uçarak top çelme), blokajları estetik değil, artık kurtarışları sadece yer tutmaya dayalı. Özellikle sakatlandığı sağ ayağını kolluyor, o tarafa uçuşlar zayıf, sağına top gelirse felç geçiriyor. 

Toplayalım, ilk yarım saatte sarı kart almazsak, sağ ve sol kanat bekleri bari gole katkı yapacak kadar  iyi oynarsa, kafa kafaya giden oyunda 550 pası geçmezsek, dandik bir gol yemezsek, hadi yedik 5 dakika içinde cevap verirsek, olmaz ya serbest vuruş golü atabilirsek bu maçı kazanmışız demektir. 

Kazanırsak korkudan çok daha fazla puan kaybedecekler.  

Zulüm köpeklerine kaldı nazlı nazlı gezdiğin çöller, uyan ey yaralı kükreyen ASLAN bu gaflet uykusundan, çıkın tabutumuza çivi çakmak üzere görevlendirilmiş Fırat Aydınus'un nezdinde Teşkilat'ın cenaze namazını kılın. 

9 Nis 2021

Oynanacak Maçın Maç Yazısı; Galatasaray- Atleticogümrük


Maç bittikten sonra herkes yazar, biz su testisi kırılmadan, çeşmeye göndereceğimiz çocuğu tokatlayalım istedik. Maçı oynanmadan yazıyorum. 

Önce ahval ve şeraite bakalım. Oynadığımız oyun, dolayısıyla aldığımız neticelerle defalarca biz bu sene yokuz diyoruz.  Yokuz dedikçe, İzzet-i İkbal ile geri çekildikçe, tam tabutumuz çivilenecek, selamız okunacak dedikçe GALATAUS( Gala Futbol Tanrısı) devreye giriyor, bir şekilde mezarlardan fırlıyoruz. Eh bize de düşen tabutumuzu taşımaya gelenlerin cenazesini kılmak. Ne yapmalı?  Milyonlarca Galatasaraylının cevabını beklediği can alıcı soru.

Teşkilat( 17 Mayıs 2000 de Popescu penaltıyı ağlara gönderdiği an kurulan, misyonu Galatasaray Şampiyon olmasın da kim olursa olsun olan futbol baronlarının kurduğu Global Kraliyet Ailesi)'a fazla mesai yaptırıyoruz. 1-2 mağlubiyet daha alsak işleri çok kolaylaşacak, güle oynaya Şampiyonluğu paylaşacaklar. Biz olmasak Sergen bırakıp kaçacak, 3 defa yenilip kupayı Patron'a ikram edip ömür boyu yaşam sigortasını kapacak.  (Sinan Engin'in Lucescu Şampiyonluğunu hediye edip, zift medyasında senelerce maymunluk yapabilmesinin sebebi budur) Ne var ki Teşkilatın sigorta paneli takımı, Fener'in daha da beter tökezleme ihtimali karşısında olanca özveriyle kollanıyor. Alanya maçı öncesi maç sırası kepazeliği çok yazan oldu, ben yazmıyorum. Sadece bir hatırlatma yapayım, malum sezondaki Fener maçının ilk 11 i sızdırıldı diye Adnan Polat'ın kellesini almıştık. Sen taktik idmanını rakibinin gözünün önünde yapıp, şaibeli bir maç oynamışsan hüküm bellidir. ŞİKE. 

Gala Tarihinin en büyük maçına çıkıyoruz, Her zaman söylediğimizi tekrarlıyoruz. GALA'nın oynayacağı en büyük maç oynayacağı ilk maçtır. Şampiyonlar Ligi haftasının olduğu hafta maçlardaki takımlara bakınca daha büyük takımın giydirilmiş, kuşandırılmış, parlatılmış(köylüler bilir atları kızdırırsın deli gibi koşar)  Atleticogümrük olduğunu görüyorum. Çeyrek final maçlarından daha zor maç, Bavyera Münih'e karşı oynarsan maçtır, hakemi, Fifa'sı, Uefa'sı, zift medyası, Devlet Başkanı karışmaz, iyi oyna, bir delik bul çık kazan. Bizim maçta kazanman için iyi oynama faktörü en son faktör. Sen iyi oynarsın, cart bir sarı kart, felç geçirirsin.

Toplayalım, çıkacak ilk 11 i bilmiyorum, sonradan girecekleri, maç karosunu da bilmeden oynayacağımızın maçın sonucunu söylemeye çalışacağım. Yani bir bakıma maçı seyretmeyeceğim diyelim, sorularla maçın kaç kaç bittiğini tahmin edeceğim.

SORULAR;

1- İlk 11 de şu ana kadar hiç süre almamış bir futbolcu var mıydı? Olur ya Maradona vardır alt yapıda yeni fark edilmiştir, olamaz mı Emre, Tugay böyle çıkmadı mı, hatta Arda Turan'ı kimsenin beklemediği tanımadığı Avrupa kupası maçında Gerets sahaya sürmedi mi? Cevap; Yok

2- Kaleci beklenmeyen dandik  bir gol yedimi? Yediyse 5 dakika içinde gol yerine kondu mu, kaleci dolayısıyla takım kurtarıldı mı? Çok önemli, Yapılan hataya çabuk reaksiyon gösterilirse  maç morali katlanır. Cevap; Yedi 5 dakika içinde de gol gelmedi.

3- Stoperlerin yaptığı dandik bir hata oldu mu,(son maçlarda ki gibi geri pası verirken birinin araya girip karşı karşıya kalması gibi)  olduysa kaleci hata yapanı kurtardı mı? çok önemli, hata yapan minnetle gücünü oyununu üstüne koyarak sürdürür. Cevap; Hata yapıldı, gol de yendi.

4- Stoperler gol attı mı? asist yaptı mı, gollük pas attı mı? Cevap; Hayır

5- İlk 20 dakikada sarı kart aldık mı?  Tabelaya etki edilebilecek en önemli aksiyon budur. Ben razıyım her maç 1-0 geriden başlayayım ama istediğim 2 oyuncu da sarı kartlı maça başlasın. Hele ki ilk topa basanlar sarı kartlıysa geçmiş olsun, oynayacağı oyunun yarısını oynayamaz. Cevap; Sarı kart aldık. 

6- Hücum bekleri dediğimiz kanat savunucularının golü asisti gollük pası var mı? Cevap; Yok.

7-  6 ve 8 numaralı formalar toplamda 23 km den fazla koştular mı? Cevap; Hayır 

8- Takım kaç pas yaptı? Cevap; 450 den fazla. Baraj kendi sahanda 450, dışarıda 550 olmalı, 450 pasın üstünü yapmışsan geçmiş olsun.

9- Serbest vuruş, penaltı, kornerden gol attık mı; Cevap; Yok 

10- İlk golü biz mi yedik? Cevap; Evet

11- Atılan oyuncumuz var mıydı? Cevap Evet

Sorular bu kadar, son maçlara hatta ortalama son sezonların cevaplarına bakılınca ortalama hayır çıkıyor. Formanın içinde kim olduğu önemli değil, Atleticogümrük maçında bu 11 maddelik olumsuzluklar olumluya dönmemişse garanti kötü oynamışız demektir. Kötü oynadığımız maçı da kazanmamız mümkün değildir. Maçtan sonra ağlama yazılarını da şimdiden okuyorum 8 de 8 yaparız. 8 de kapanır 18 de.

Çok zor değil, 11 de 7 olsun razıyım, 2 gol avans veririm.

Maçtan sonra görüşelim.  

4 Nis 2021

Ali Sami'nin Bir Çiftliği Var; Hatay Saint Germen 3-0 Galatasaray

Dua  edin tribünlere gelemiyoruz, dönüş uçağınızı karşılayamıyoruz. Kurban kesin, namaz kılın o kadar çok paranız var ki 10 yıldır  Cadde'de her gün 10 km gidip geliyorum bir tek futbolcuya rastlamadım. Muhtemelen size özel bulvarlar, başka hiç kimsenin girmeyeceği mekanlar yaptılar. Tatil köyünüz ayrı, düğün yaptığınız yer ayrı, tribünde 10 taraftar çağırsak koşa koşa gelip formayı öpersiniz, gittiğiniz mekanların Galatasaraylı garsonlarına güvenliklerine boka bakar gibi bakıyorsunuz.

Sanmayın lan biz sizi seviyoruz, formanın içindeki adamsa kim olduğuna bakıyoruz, tarihe geçiriyoruz, ismini formalarımıza kalplerimize kazıyoruz. İsterse içindeki sizler gibi zengin şımarık nasıl hangi laboratuvarlarda üretildiniz bilinmez bir ırk olsun fark etmez. Biz Galatasaray'ı Şampiyon oluyor diye mi seviyoruz sanıyorsunuz ruhsuzlar. yoksa hangi hırsızın, hangi iş bilmezin bir anlık gafletiyle mübarek forma içinde her topu taca atan, kaleciye veren futbol topu ırz düşmanı var diye sizi mi? Sidiğin üstündeki saman çöpüne konup kendini kaptan-ı derya sanan bok böceğisiniz lan gözümüzde.

Ey bu milletin varsa spor savcıları suç duyurumdur. Türk Parasını Koruma Kanunu diye bir kanun var. Bu çiftliğin ağaları yıllardır, at pazarında sakatatları futbolcu diye alıp, bizi kandırıp ülke dövizini yurt dışına kaçırıyor. Son 10 senede çöplere ödediğimiz para küçük bir muz cumhuriyeti merkez bankasındaki paradan daha fazladır. Bizden, Gala'dan başlayın her takım aynı. Servetlerine çökün, hazineye irat kaydedin, halkın özellikle bu zor zamanlarda huzurunu kaçıranları, spor zevkine muhalefetten yargılayın.

Kurtulamadık, bu milletin geri kalmasının tek bir sebebi var, hiç bir millette olmayan minnet duygusu. Neymiş Avrupa kupası almış, şu kadar Şampiyon olmuş,  Sanki olmasa hiç Şampiyon olamayacaktık. Adam öğretilen öğreti icabı yaratana şükürcü. Ben değilim arkadaş, ben kaçan Avrupa kupalarına, olunamayan Şampiyonluklara yanıyorum. Kimseye borcum yok, 3 kıtada Gala bayrağı salladım, hiç bir maça bedava gitmedim, her sene forma aldım. Hayatımda iki defa da karavanadan ücretsiz Arena'da öğle yemeği yedim o kadar. Neymiş Şampiyon olurken kaledeymiş az gol yemiş. 1996 da gömleğinin üstüne giydiği örme kazakla çıkmıştı ilk defa yedek kulübesinde sahaya, araştırın bakalım bugün neyi var. Sirkler kapalı binlerce akrobat işsiz, rast gele birini alın geçirin kaleye, Muslera'dan daha iyi kalecilik yapamazsa eşek gibi anırırım. 50 yıllık tribün tarihimi çöpe atarım. Uruguay'ın dış borcunu ödedik. 3.5 sene daha havuzlarına olmayan dövizimizi pompalayacağız. Ülkede kaleci patlaması varken, her takımda 20 şer yaşında çocuklar kaleye geçerken biz elin papazına para yetiştirmek için Florya'daki darphanecimize fazla mesai yaptırıyoruz. 

Dünyanın her yerinde her kademedeki ligde sağlam bir Falcao varken, ne olacağı belirsiz dünkü bokla ölüm kalım maçına çıkan hocayı Alzheimer'den hastaneye yatırırlar. Bizdeki minnet duygusuna bakın küme düşürme opsiyonu varmış. Evet razıyım, Gala'dan kazandığı bütün paraları getirsin bağışlasın o zaman( bizden beter olur kağıt toplamaya başlar) alsın diyetini, alsın Şampiyonluklarını alsın Avrupa Kupalarını.

Koskoca bir Teşkilata karşı her maç final oynuyoruz, durumun farkında bile değiller, stoperlerin kart renklerini bile ayarlayamıyorlar, koruyamıyorlar. Bir bakıyorsun en önemli maçta bahaneye bak stoperler cezalı ben ne yapayım. 6. stoperin yedeği Ozonfour mu nedir adını bilmiyorum, bu kadar mı kötü, Emin Bayram bundan da mı kötüydü. Kötüyse niye para verdirdin.  Her hafta en az iki futbolcu negatif. Asgari ücret bile alamayan garibanlar kendilerini koruyorlar bu illetten de,  bir yemeğe gittiğinde o parayı bahşiş veren futbolcular niye koruyamıyorlar. Koç'un Sabancı'nın virüs kaptığını, hasta olduğunu ya da hastalıktan ölen bir zengin duydunuz mu?  

Büyük takım refleksimize güveniyorduk her zaman, Bir zamanlar Gala'nın geriye düştüğü maçlarda oynadığı futbolu dünyada oynayabilen takım yoktu. 0-2 Real Madrid'e çeyrek finalde geriye düştük biz. Bu ne lan gol yer yemez teslim bayrağı çekmek. Hele 10 kişi kaldığın zaman, dünyanın sonu. Arsenal maçında 10 kişi son topu hücumda kullandıran kendisi değil sanki. Rakip 10 kişi kaldı fark ettiniz mi? Ne bir oyun planı var, ne bir serbest vuruşçusu. Hadi kabul Ali Sami Bey'in çiftliğinde saltanatınız var. Hastayım diye çifte gitmekten yırtan öküzsünüz sadece. Salak mısınız lan taraftar için 10 metre fazla koşacaksınız. Bırakın eşek Taylan koşsun çifte gitsin. Devam edin çocuklar her maç yatın, işinize geliyor nasılsa ama bilesiniz kasapla pazarlık bitti. Hepinizin sonu geldi aşağılık adamlar.

Tudor'un yarım sezon oynattığı futbolu 3 sezondur 20 dakika oynatamayanlar, umut varken alın çöplerinizi defolun. Ben bir taraftar olarak teşekkür etmiyorum, Başarı diye saydığınız kupalar, ortalamanın altındadır, hatta bana göre başarısızlığı tam adıdır. Geleceğe dair sizlerden en ufak bir umudum yok. Teşkilat üyeleri içinde sizler de varsınız. Tarihe not düşmek adına buraya son kez yazıyorum. Yarın devran döner bakarsın futbol yeniden lağım sahalar yerine çim sahalarda oynanır birileri okur diye kurtuluş reçetesini Büyük Gala Taraftarına arz ediyorum.

9 da 9 yaparım, hatta bir beraberlik daha veriyorum. BJK maçı paketin içinde olmak koşuluyla 25 puan alıp Şampiyon olurum. Şartlar çok kolay ama bedeli çok ağır olacak.

1- Bu sabah acil Kadro dışı listesi; Muslera, Şener, Linnes, Ömer Bayram, Fernandes, Saraççi, Onyekuru, Feghouli. Lig bitene kadar go home. Maça gelmeleri, tesislerde yemek yemeleri yasak.

2- Fatih Terim dahil, bütün hocalar sezon bitene kadar go home. Aynı uygulamalar onlar için de geçerli.

3- Sağlık ekibinin topu kapı dışarı. Getirin Veli Efendi'den şampiyon bir atın baytarını. Maç önce takıma yarım maç yapıp pestilini çıkaran Gestapo Subayı'nın dönüş biletini alın yolcu etmeye bile kimse gitmesin. Bu kadar deliliğe tımarhanede bile izin vermiyorlar.

4- An itibarıyla Gala'nın Başkanı yönetici yoktur, kağıt üzerine yazanlar da tesislere giremeyecek, maçları televizyonlardan bile seyredemeyecek.

5- Kalan sağlar yoğun bir karantina ortamına alınacak. Tuvalete bile izolasyon eşofmanıyla gidecek. Hastalık giderek daha fazlalaşıyor. Muhtemelen bir an kollanıyor, bu lig bitmeyecek, tepedeki ilan edilecek. Biz bitecekmiş gibi önlemimizi alalım savaşmaya devam edelim.

6- Kalan sağlarla 9 maçın tamamın aynı takım çıkacak ilk 11 ilan edilecek, herkes kendi partneriyle yatacak, kalkacak tavla oynayacak, aynı masaya oturacak, oynanmış maçları izleyecek, doktriner dersler verilecek. 

Kaleye Okan geçecek, 25 puan alınırsa 10 yıllık sözleşme imzalanacak. 

Anaconda stoper başlayacak. Olmaz demeyin Raşit Çetiner Fener'den santrafor geldi, o kadar çok gol yiyorduk ki(şimdiki gibi, kalecimiz kovaydı, follaştı, savunma kazmalarla doluydu) 4 numara oynadı, her serbest vuruşa gitti, dönemin en çok gol atan stoperiydi. Mohammed kafa topu vurdurmaz, topla çıkar, serbest vuruşlara kornerlere gider, maç ya herroya ya merroya döndüğünde de santraforları üçler. Donk'tan daha mı kötü santrafor.  

Her iki yanında Luindama- Marcao. Kontratları beklet Okan için yapacağın uygulamayı onlara da yap. Kaybedecek neyimiz var, plan tutmazsa zaten devrim yapılıyor, vur kıçına tekmeyi. Donk savunmanın yedeği her maç oyuna mutlaka girecek. 

Etabo- Taylan çift ön çıpalar. Top rakipteyken savunmayı 5 leyecekler. Hücum bekleri Oğulcan-Kerem,  oyun kurucu, uzaktan serbest vuruşçu, kornerci Emre Kılınç.  Akbaba, Taşdemir yedek, onlar da duruma göre sonuçtan bağımsız mutlaka her maç süre alacak.  

Tabelacılar en önde Falcao, yakın serbest buruşları penaltıları atacak,  hemen arkasında yanında Halil, Babel yedek.

7- Takımın başında Arda Turan, yardımcısı Selçuk İnan. Kulübenin arkasında bir sosyal ağ merkezi kurulacak, 30 milyon Galatasaraylı oyunu sevk ve idare edecek. taraftarın ortalama görüşü neyse sahaya yansıyacak. 

Bu takım iki atıp bir sayar, tulum çıkarır, duygusallığı bırakın kimseye acımayın acınacak duruma düşmeyin. Burası Ali Sami Bey'in çiftliği değil ASLAN YUVASIDIR. Şu ya da bu şekilde Devrim Treni için semafor yeşil yanmıştır. Demirden korkuyorum diyenler ilk istasyonda insinler.

Yaşasın Galatasaraylılığın yüksek öğretisi.    


28 Mar 2021

Ulusal Takım Zaferleri Üzerine

Futbolda, maçta tam zamanı dediğimiz durumlar vardır hani, İşte tam zamanında beklenmedik iki büyük zafer geldi. Şimdi futbol herbokologları sayısız zift kanalında beyin tümörü ameliyatı yapıyorlardır. Biz yetişebilirsek öne geçelim.

Hiç kimse ne bir Hoca, ne spor Bakanı, ne Federasyon Başkanı leşin üstüne konmaya kalkmasın. Şükredilmesi gereken insanlar bunlar değil, alakaları bile yok. Eğer bu zaferler birilerine izafe edilecekse, yıllardır çöp, sakatat yabancıları kulüplere kakalayıp dolandıran menajerler, her sene 2 defa kurulan at pazarında  deal yapan hırsız yöneticiler, yabancının bokunda boncuk var zannıyla oynatan futbol topu ırz düşmanı hocalara şükranlarımızı sunarız. Hiç kimse çıkmasa bile ben tek başıma sunuyorum.

Altınordu'lu Çağlar, Galatasaray'lı Ozan ne yapacaktı oynamak için. Kazma Marcao atılacak, sakatlanacak, mecburen oynatılırsa diken üstünde oynayacak, iyileşince de tekrar yedek kulübesi paspasçısı olacak. Anti futbol hocalarına kalsa Burak Yılmaz çoktan futbolu bırakacaktı, Ozan Tufan geçen sene Fener Şampiyon olamadı diye yine kadro dışı kalacaktı. Ünal Karaman'a denk gelmese belki de hala Trabzon kalesinde Papaz Onur vardı, Uğurcan Çakır Faroz Mahlesinde halı saha maçı yapıyordu.

Net olan şu, çocuklar bir kaç sene önce bir köy yaylasında toplantı yaptı, örgüt (takım) kurdu, ve dağıldılar. Her biri Dünyanın her takımında oynayabilecek seviyeye geldi.  Direniş gösterdiler, anlayan olmaz ya sloganlarla naralarla, terle emekle kanla irfanla 2 maçta 7 tane attılar.

Her takımın kalesinde birer maymun var, bir çataldan bir çatala atlıyor. Sebebi tersten, eğri geminin doğru sefer yapması misali, pahalıya patlasa da Muslera'dır, Ayı Volkan'dır, Papaz Onur Kıvrak'tır. Nasıl geçeceğim abi ben kaleye bunlar varken. Tek yolu var kavga çıkaracaksın, kaçacaksın. Kalecilere bak, Mert, Altay, Uğurcan, Berke, Ersin, Doğan, İrfancan, Gökhan. Her biri ayrı ayrı Ulusal Takım kalecisi.

Engin İpekoğlu zamanı geldi, Rüştü'ye, Rüştü Volkan'a kaleyi teslim etti gitti. Volkan maskara olana kadro dışı kalana kadar direnmese, Mert'ler, Volkan Babacan'lar Serkan'lar geçecekti kaleye, bu çocuklardan bir ikisi Gala'da , Beşiktaş'ta olacaktı. Hocalar futboldan anlasa zaferleri yaşatan bu  futbolcular homojen dağılacak, her biri kendi gönül verdiği takımda birlikte oynama alışkanlığı gösterecekler, bu zaferler çok daha önceden gelecekti. Okan Koçuk belki de milli takım kalesinde olacaktı. Kelle koltukta kaleye geçti, hiç gol yemese ne yazardı, Muslera döndüğünde kenara gelecekti. Ben yedek beklemem diyen Günay'lar, Serkan'lar, Mert'ler hatta Korcan'lar kaleci oldu.   

Milli takıma bakın, yolda yürüseler çoğunu tanımayız, bizde oynanan lağım futboluna geri çağırsak 5 maç sonra teneke bağlar göndeririz. Delikanlı gibi söyleyin ligimizde gol yeme rekoru kıran takımın stoperi Ozan Kabak olsaydı, çocuk sokağa çıkamaz şehir esnafından dayak yerdi. Dünyanın en büyük takımında oynuyor. Yoldan geçeni milli takıma alanlar, Cağaloğlu'nda gezen Zeki Çelik'ten haberleri bile olmadı. 

Zaferleriniz kutlu olsun çocuklar, hiç biriniz bizim bildiğimiz, tanıdığımız hiç bir hocaya veya şahısa zerre borçlu değilsiniz. Hatta sizi oynatmayanlardan alacağınız var. Kendiniz başardınız, kendiniz savaştınız, kendiniz kazandınız. Anaların ak sütü gibi helal olsun. Siz aslında Hollanda'yı, Norveç'i değil ülkede ne kadar hoca varsa başınızdaki dahil onları yendiniz. 

Devran dönene kadar sakın gelmeyin, yolunuz bahtınız açık olsun. Sizi uzaktan sevmek aşkların en güzeli.

20 Mar 2021

10 Maçı Alacaz Başka Yolu Yok; Galatasaray 3-4 Manchester Rize


Yutturulan bir futbol yalanıyla başlıyorum. Atanın tutanın iyi olacak. İlk yarıyı kalecisiz, golcüsüz lider kapadık, yani yalan çöpe gitti.  Doğrusu orta sahan kadar konuşacaksın olmalıydı. Taylan'la konuştuğun için Şampiyonluk hayalleri kurdun. Golü kim olsa atar, orta sahan kükremişse, ben yenilmem diye savaş vermişse, Melo gibi direnmişse kalende kova olsun fark etmez. İstersen Rize gibi bir takımdan 4 tane ye, 5 tane atar çıkardın o cendereden. Aykut'la Orkun'la kaleye gelen her topun gol olduğu sezon Şampiyon olmuştu Galatasaray büyük takım refleksi.

Her şey Anaconda'nın atılıp Falcao'nun geri dönüşüyle ters gitmeye başladı. Hiç birimizin aklında bile yoktu. Atılmasa koskoca Falcao yedek kulübesinde 3. 4. pas tutma evresine geçmişti. Mohammed attıkça da aranmayacaktı.  Yokluğunda çıktı, sanki baldırına platin plaka taktırmış gibiydi Kaplan, attı, 1 maç sonra da gel de oynatma her ikisini de. 3 golle geçince sistem değişikliğinin oyuna aslında kötü yansıması sümen altı edildi. 2 iyi golcüyle çok daha fazla gol atılır sanıldı. İki hücum beki kendi ortalamalarının bir tık üstünde oynadığı için tabelaya göre rahat, bana göre çok zor geçildi Kayserispor maçı. Bu maçta cortladılar, orta saha timi olarak, bayan takımı 8 numarası Gedson ki -muhtemelen antrenman yapmaya gönderilmiş, belli sayıda ilk 11 sözü verilmiş- zayıflıktan bir şut atıp dermanı kalmayan Akbaba, sanki romatizmali gibi her ilk 11 oynadığında yağmur yağan Etabo, Milli takıma çağrılıp dengesi bozulan Kılınç'dan oluşan dörtlü, hücum beklerine alan açamadılar, dolaysıyla iyi golcü dediklerimiz topla buluşamadı.  

Burada bir mola veriyor, bir gün önce Morinho'nun yediği dayağı hatırlatıyorum. Mahalle takımından 3 gol yiyerek elendi. Maçı seyrettim, bizim Xamax maçı gibi ölmeye gelmişlerdi. Hayatlarının bütün oynayacakları topu bir maçta oynamış kazanmışlardı. Bakın görün bu turda nasıl paramparça olacaklar. 

Aynısı bu sezon bizim ligte sahneye konuyor. 20 takımın tamamı şu ana kadar 30 maçı bizimle ölüm kalım maçı oynar gibi oynadı. Kaybedenler zeten cezalandırıldıyor da kazananlar da öldü. Her takım Teşkilat'ın bütün kurum ve kuruluşlarını arkasına alarak son nefesini bizim maçta verdi. Hep söylerim, Dünya'nın en büyük takımı süper ligte bize karşı oynayan takımdır. Nedendir bilinmez  bütün kinlerini bize kusuyorlar. Bursaspor gibi, Başak Şehir gibi kinlerini paylaştırabilseler her sezon başka bir Anadolu takımı Şampiyon olabilirdi oysa. 

Nitekim sıradan bir küçük boy başaltı takımı olan Beşiktaş, filler tepinirken sinsice bir sincap çevikliğiyle ağaca çıkıp palamut kemirmeye başladı. Biz direnirsek aşağı sağ selamet inemezler, çok hata yapacaklar göreceksiniz. Her hafta Bayern'e, Real'e, Sen Germen'e oynamak kolay değil. Dünyanın hiç bir hocası hiç bir takımı dayanamaz. 

Bu sütunlarda Fatih Terim'e çok saldırdım, fikrimde değişiklik yok, taktik bilmez, oyuncudan anlamaz, oyunu okuyamaz, oyuncu bulup çıkaramaz, hiç bir futbolcu formunu artıramaz, eldeki iyi oyuncular bir müddet sonra çöpe çıkar, Donk misali, Ömer Bayram misali, Emre Akbaba misali. Ne var iş benim tek oyuma kalsa ölene kadar takımın başında kalsın isterim. Devran dönmediği, futbol lağım yerine çim sahalarda oynanmadığı sürece Fatih Terim dışında hiç kimse bu kadar nefret edilen, bu kadar saldırılan yanlız takımı yönetemez, iyi futbol oynatamaz. Adamın yardımcısı yok, yöneticisi başkanı, yeterli Gala his takımı futbolcusu yok, sahası yok, dayan diyen diren diyen Büyük Gala Taraftarından, bizden başka kimsesi yok.  

Nerde hata yaptıyı herkes çok güzel yazmış, yazıyor. Ben oynanmış bitmiş bir maçı, önümüzdeki maça bir mum ışığı kadar faydası olur mu diye deşeliyorum. Falcao- Anaconda ikilisi aynı sahada olmalı ama aynı bölgede değil. Terim çok iyi bilir kendisi santrafor olarak gelmiş, bir kaç maç sona liberoya geçmişti. Raşit Çetiner Fenerden santrafor olarak transfer olmuş atamayınca stopere çekilmişti. Açın bakın Gala tarihinde en çok gol atan stoperdir. Anaconda hazır stoperler cezalıyken Donk'la ortak oynatılmalı, her pozisyonda Falcao'ya desteğe yollanmalıdır.

Başta dedik orta sahan konuşamıyor, kalecin bana göre iyileşmedi. Dikkat edin sağına doğru atlayamıyor, uzun atışları isabetsiz. Sanki sakınıyor. Bu arada Muslera kaçmıyor, hiç bir takıma da gidecek değil apar topar 2 ay sonra olup olacağı belli olmayan yönetim 3 sene daha kontrat imzalayıp, sezon ortasında Okan Koçuk'u kovuyor. Muslera'ya bugün bir şey olsa kalan 10 maçta 30 tane gol yeriz. 

En son yenile yenile Şampiyon olmuştuk, ortalama 2.02 puan ortalamamız vardı. Aslında biz şampiyon olmamıştık da diğerleri Şampiyon olmadığı için en tepede görünmüştük. Kan kusa kusa hiç bir maçın 20 dakikasında bile iyi oynamadan. Yani demem o ki çocuklar Şampiyon olduğumuz sezondan iyi durumdayız. 2.03 le oynuyoruz. Ne olur diye bir umut soruyorlar, kalan 10 maçta bu oyun en fazla 21 puan alır. neticeyi bekleriz, 82 puan bizi vezirde edebilir rezil de. Şampiyonluk hayali kurmak isteyenler için 2 maç daha beraberlik veriyorum, BJK maçı paketin içinde olmak koşuluyla 26 puan alırsak Şampiyon oluruz.

İyi futbol beklemeyin, savunmadaki oyuncuların cezalı olmaları bana göre bir şans. Çoğunlukla Gala 11 ini Gala tanrısı GALATAUS yapar bizde. Keşke Saraççi'de de ufak defek sakatlık çıksa da oynamasa. Fatih Terim formda kalabalık oyuncu gurubunu oynatamaz. Ne kadar sakat, cezalı, kısıtlı kadro o kadar iyi netice. Kadroda ben olsam bana bile acır oynatır. İyi ki Belhanda kovuldu yoksa dünkü maça bir şekilde o da bulaşacak sinirlerimizi daha beter zıplatacaktı. Neyse ki Emre Akbaba top kaybında aratmıyor.

Yapılacak şeyi yazıp kapatayım. Taraftar olarak Manchester Rize derken şaka yapmıyorduk, biliyorduk en az onlar kadar oynayacaklar. Son 7 maç 21 puana kadar enerjimizi takıma verelim, bu süre zarfında detant uygulayıp sorunları hasır altına süpürelim. Nasrettin Hoca'nın eşeği kaybolmuş bütün köylü arıyor, Hoca'da en ufak bir kaygı yok. Biri demiş Hocam kaybolan eşşek senin derdi bize düşüyür. Şu karşı dağın arkasına bakalım tüm umudum eşşek orada, orada da çıkmaz ise bakın görün beni nasıl feryad ediyorum. Son 7 ye kadar beni getirin, gerisine karışmayın. 

Sıradaki maç Hatay Sen Germen maçı, Her takım gibi onlar da ölüm kalım maçına çıkacak, bizim maçtan sonra ölecekler. Biz iki ayrı 11 belirlemeliyiz. sırayla bir maç biri diğer maç biri ölüm kalım maçı oynamalı. Ölüm kalım maçında normal oynayana da dayak, para cezası, kadro dışı, küfür, seneye kovma  aklınıza ne gelirse. 

Bu diyardan gidemeyiz, bizim Galatasaray'dan başka hiç bir şeyimiz yok, sabaha kadar uyuyamadık, rahat uyuyan futbolcular varsa kabusumuz olacak rüyalarına gireceğiz bu  deveyi güdeceğiz, 

Haydi çocuklar 10 da 10, yaparsınız, olmayacak bir şey olsa istemem. 

14 Mar 2021

Türbülanstaki Uçağın Kabin Amiri; Kayseri Forest 0-3 Galatasaray

Kutuplardan bir Eskimo, Avustralya'dan bir Oborjini davet etsek, 10 dakika futbol kurallarını öğretsek, Nato kafa nato mermer devrini geçtim, cilalı taş devri aklı olsa razıyım. Desek ki Galatasaray'ın bütün maçlarını izleyip yorum yapacaksınız. Oynadığı her takım aynı, adı TEŞKİLAT ne rapor verirler acaba?

Derler ki TEŞKİLAT takımı dünyanın en iyi takımı, hangi ülkede oynarsa oynasın kafaya oynar.  

Evet doğru en azından ülkemizin en iyi futbol oynayan takımı Galatasaray'la oynayan takımdır. Yani TEŞKİLAT.

TEŞKİLAT takımın kuruluş tarihi 17. 5. 2000 saat 23.20 Popescu son penaltıyı Arsenal ağlarına gönderdiği andır. Hiç bir takım bir daha asla bu kupayı alamayacaktır. Ve artık mutlu olamayacak olanların en büyük mutluluğu başkalarının mutsuz olmasını sağlamaktır. Amaçları Gala şampiyon olmasın da kim olursa olsundur.

Her hafta 20 takımın karmasıyla ölüm kalım maçına çıkmak nedir arkadaş? 

8 de 8 yapıp yola devam eden kervan yol kazasına uğradı. Bir mola, bir ara gazı, bir bakım onarım arası ne dersek diyelim adına, uzun mesafe koşucusunun bir anlık gafleti 5 puana mal oldu. Hafta içinde de bal kaymak bir olay gerçekleşti şer cephesi adına. Aklı vicdanı hür Gala taraftarı da bin değişik fikir üretti. Buradan bir kaos çıkarmıydı?  Bir Gala yöneticisi misal Fener karşısında haydi Gençlerbirliği sana güveniyoruz diye bir tweet atsa bugün sizlere ömürdü. Linç etmiştik, oysa BJK yöneticisi Kayserispor'a yalvarmıştı puan alın diye. Hafta içinde UEFA'nın yayınladığı damgalı eşşekler listesinde adı geçenler ölü taklidi yapmıştı. Ne zaman norkozun etkisi geçti ne zaman dirildiniz? 

Filler tepinirken sincaplık yapıp ağacın tepesine çıkmayı başardınız meşe palamutlarını kemirdiniz de sağ selamet aşağı nasıl ineceksiniz bakalım. Dünyanın en korkunç yaratığı Yaralı Aslan'dır. 5 yerden yara aldık, kanımızı silmeyeceğiz,  hiç hakkınız olmadan Gala bağlarına daldınız, salkım salkım üzüm çaldınız. Ey kağnı gölgesinde yürüyüp de ne büyük gölgemiz var diye övünen itler, sizi pekmez sıçana kadar kovalayacağız.

Oynanmış maçın yorumununu eleştirisini herkes benden daha iyi yapar. Bir kaç notla kapatıyorum. Muslera karşı karşıya kalınan pozisyonda rakibi kenara zorladı, kaleyi çok küçülttü, büyük bir kurtarış sayıyorum. Kenar bekleri orta yapmıyor, orta gelişigüzel bir bölgeye şişirilen top demektir, bakarak görerek pas verdiler. İki 9 numarayı aynı anda ilk 11 görünce en büyük beklentim beklerdi, büyük ölçüde görev tamam sayılır. Çok daha fazla gol pası verecekler,  not alın 11 maçta en az 15 hücum beki asisti bekliyorum.

Mesut Özil devlet desteğiyle Teşkilat takımına transfer olduğunda yüzü buruşanlar olmuştu. Falcao hiç hesapta yoktu, bir düşünün Mesut'un ertesi gün transfer edilmiş olsaydı ne olacaktı. En büyük transferleri biz yaptık. Muslera ve Falcao transferleri. Anaconda biraz Falcao'nun ayakkabılarını parlatsın.

Maçın bitiş düdüğüyle benim hikayem biter, benim için en büyük maç Gala'nın oynayacağı ilk maçtır. Televizyon izlemem, zift medyası okumam, lağım kanallarındaki maymınları dinlemem de kaçamadık bir şekilde haberimiz oldu. Taylan'a kırmızı kart istemişler. Kafaya çıkanın yere düşmemesini istemek gibi bir şey. Faul bile yok, hakemin hatası, maçta en az 20 dakika uzatma vardı. Puan kaybetmemiz için düdüğünden bir şey gelmiyordu, lig olası genel averaja kalacak, bari fazla atmalarına engel olayım diyerek maçı erken bitirdi. Teşkilat'tan fırça yememeyi başardı.

Çok başıma geldi yüzlerce defa uçağa bindim hala tırsarım. Türbülansa girince hostese bakarım, pilotu görebilsem ona bakacağım. Bir anormallik var mı yok mu? Kabin amirini kollarım. 5 puan kaybedince iyi sallandık, Belhanda'yı yolcu ederken bulutlara toslamaya başladık, kulağımız Kabin Amirindeydi. Eyvah bu sefer tamam sonumuz geldi diye endişeyle baktık ne diyecek diye. Gülüyordu, rahat olun çocuklar. Daha ölmedik. Cenaze namazımızı kılmaya gelenlerin tabutunu taşıyacağız.

İşte tam da bu sebepten, tekerlekli sandalyeye düşene, koluna serum bağlanana kadar Fatih Terim kulübede kalmalı, biz his takımıyız bize futbol hocası gerekmez. Dünyanın en elit 5 hocası gelse bile istemem. Bize başımız derde düştüğü zaman omuzuna yaslanıp ağlayabileceğimiz ADAM lazım. Ne mutlu ki aramak mecburiyetinde değiliz. Başımızdadır. Fikirlerimiz aynı olmayabilir ama ilkelerimiz aynıdır. Amacımız iki üç ve daha fazla bebeği fanatik Galatasaraylı yapmaktır. mevcut Galatasaray Taraftarının en az 10 milyonu sayesindedir. Bir Galatasaraylı olarak adını her seferinde minnetle anacağım.

11 maçta 11 bekliyorum elbette ne var ki en kötü ihtimal, BJK havuzda olmak şartıyla 28 puana da  razıyım. Hiç bir şeye benzemez, Galatasaray yine şampiyon olacak korkusu. Çok kaybedecekler. Hele ki son 7 maç kala 21 puan gerekiyorsa asın bayrakları.

Şampiyon Cim Bom yazdıracağız.

8 Mar 2021

Son Sözümüz Söylenmedi; Galatasaray 2-2 Sivasspor


Ne güzel başlamıştık oysa, her zamanki gibi Teşkilat hazırlığını tamamlamış, Gala'nın kazanmasından endişesini duymuş, senede 2 maç oynayan Sivasspor'u hazırlamış, en az bir futbolcusuna piyasa değerinin çok üstünde transfer sözü verilmiş, Rıza'ya 5 senelik yeni bir kontrat önerilmiş, sahamız kötü, bir önceki yenilen takım cezalandırılmış, Anaconda yok, Falcao zeten futbolu bırakmış, bir depar bir şut atsa yeniden sakatlanacak. 

Güzel dedim, ironi değil, tuzak ne kadar büyük olursa, rakip ne kadar güçlü olursa büyük takım refleksimize güveniyordum. Dersini almış, işi son dakikalara bırakmadan ilk yarı tabelayı koparacak, daha büyük maç olan Kayseri maçına aktif dinlenmeye geçecek, zevk yaparak maçı tamamlayacak bir büyük takım bekliyordum. 

Eşi benzeri var mı bilmiyorum, kendi ülkesinde uzun yıllar kaptanlığını yaptığı takımın başında bu kadar çok maça çıkan Hoca. Gözünü bantlasalar, maç günü hücreye kapatsalar, yöneteceği takım her sezon en geç Mart ayına Şampiyon girmesi lazım bu ülkede. Kimlerle yarışıyoruz?  Geçen sezonu uzak ara Şampiyon bitirmiş takım kümeye oynuyor, her takım 3. 4. hoca turu atıyor. Bizim maçlar dışında bütün maçları izleyen biri olsam da puan cetveli sorulsa en az 10 puan Gala yukarıda derdim. Sinirden uyuyamıyorum.

Bu bir iman, zan, çıkıyor siz bilmezsiniz ben bilirim deyip Büyük Gala Taraftarının siyatik sinirlerini zıplatıyor. İyi oynadık diyor, ikinci cümlesinde saha bozuk diye mazeret üretiyor. Son 3 dakikada saha bin beter olmuşken oynadığı topu ilk 5 dakika oynasa rakip korkudan kendi kalesine 2 tane atar. Ben iman etmiyorum çocuklar, ispatlanamayan her şey benim için zandır. 8 de 8 yaptığında taraftarı dinleyerek takım çıkardı, oyunu taraftarın öngördüğü biçimde sevk ve idare etti, Alanya maçı hariç sorunsuz geçtik. Uzun sürmedi, Taylan belasından kurtuldum sanarak Kız Gedson'u oynattı. Sanırım ilk 11 garantisi var, buraya idman yapmaya göndermişler. Yarın çok büyük futbolcu olursa başıma kakmayın. Bana ne elalemin topçusundan ben müberek Gala formasının içindeki adama bakarım. Emre Kılınç Fernandez'i top diye oynar. Etabo son maçlardaki gibi oynasaydı da  şimdi Taylan yoktu. Belhanda takıntısı canımızdan can almaya devam ediyor. Bakalım 2 gol attı devam edeyin diye bu kez Anaconda'yı mı kesecek.

Kitabını yazmışım, bundandır bütün meridyenlerdeki başkaldırışım. Galatasaray'ın, taraftarından başka Hocası, yöneticisi, futbolcusu dahil hiç bir şeyi yok. Bizim dışımızı yüzdeye vursan %10 etmez. Geçen sezonu taraftarsızlıktan verdik, dün Arena'da olsak son 10 dakikaya böyle girsek 3 gol attırırdık. Pes mi edeceğiz asla, Fatih Terim'den vaz mı geçelim asla. Bin defa yazdım on bin defa daha yazarım, şu konjonktürde, TEŞKİLAT olanca kiniyle nefretiyle, olanca mühimmatıyla savaş açmışken Fatih Terim olmasa takımı 2. liglerden toplarız.

Hocam, silkin, titre kendine gel, yanındaki spor çantanı taşıyanlar da dahil hiç kimsenin sana yardım edecek bilgisi yok. Büyük Taraftarından başka neyin var, milyonlarcasını tek kişi kabul et, hangi 11i uygun bulmuşlarsa oynat, kimi çıkar diyorlarsa çıkar, inan bana berabere kalırsan en başta ben en az 100 kişi kafasına sıkar. Kim bunlar ya? Sen demedin mi adı geçenlerle rakip bile değiliz. Değiliz, ben değilim mesela başka hiç bir takım taraftarıyla merhabam bile yok.

Tekerlekli sandalyeye düşene , koluna serum bağlana kadar Florya'ya Morinho dahil kimseyi sokmam, Biz neler gördük, değil 5-6 puan 15 puan fark olsa ne yazar, son düzlüğe, finiş ipine kadar korkudan neler kaybedecekler. Dünyadaki en büyük nefret ve kin, ikincinin birinciye duyduğu nefret ve kindir. Öyleyse sloganı başka türlü okuyalım.

Dünyadaki en büyük zevk ve eğlence meydan savaşının sonunda birincinin ikinciyle eğlenmesidir.Son 7 maçta 21 puan gerekiyorsa bu iş tamam, Ben toplam 31 puan yeter diyorum da siz fit olmayın. 12 de 12 yapıp puromuzu bu kez maçtan önce yakalım.

Yaşasın Gala'dan da büyük, BÜYÜK GALA TARAFTARI

3 Mar 2021

23.Şampiyonluğun Şoklaması; Anakaragücü 2-1 Galatasaray

Klasik maç yazısı kelimesiyle başlıyorum. TUZAK. Ben yazmaktan artık sıkıldım, ama bugüne kadar kurulanlar bugün kurulanın yanında Miki Mausa kurulan kapan kalır. Çok profesyonelleştiler. Şeytanın aklına gelmezdi bunların geldi. Aslında yenseydik bile bu cümleyle başlayacaktım. Bilen bilir benim tabelayla ilgilenmem maçtan 5 dakika sonra biter. 

Ligin uzak ara en iyi hakemi Halil Umut Meler bizim maça verilince tahmin yaptık, hayra alamet değildi de neden verilmişti. En kritik maça en acemi hakemi verip, en kaşar hakem heyetini bu maça neden atamış olabilirlerdi. Sonuçtan bağımsız aynen böyle yazacaktım. Şebeke'ye görece en kolay maçımızdı, Rıdvan'ı, Rambo'yu hakem yapsalar yine Galatasaray yenerdi. Peki niye verdiler? Maçı koparsaydık, lehimize hakem hatası yapacaktı. Bakın görün sizin maçınızda da hakemler hata yapıyor deyip sesimizi keseceklerdi. 

Troller, zift kanallarında kusacaktı, İstedikleri sevdikleri hakemi maçlarına atadılar, Gala kazandı. Ankaragücü pis akvaryumun temiz balığı, hemen hemen akvaryum dışına da attılar zaten, vıyak vıyak bağırsın dursun. Hakem kervanı yolda düzdü. Baktı Gala kötü oynuyor, Ankaragücü haftalardır hazırladıkları gibi beklenmedik direniş gösteriyor, kollamaya başladı. Hatalarını yazmayacağım, hepiniz benden iyi görüp yorumladınız, ortada hata falan yok, suç işlediler. Bu suçun ödülü de ömür boyu yaşam sigortası. 10-15 sene sonrasının hakemlikten en zengin olan şahsı olmayı garantiledi.

Hakemi gereğinden fazla konuştuk.

Biz ne yaptık, ne yapmalıyız. Önce ki maç galipken yazdık devam edelim. Takım potadaysa kalecisiz, golcüsüz  potaya tutunmamızda en önemli rolü oynayan gözbebeğimiz Taylan'a ne oldu. Etabo'nun beklenmedik formu diyen futbolu bilmiyor demektir. Ne demek şimdi bu Anaconda atıyor diye koskoca Falcao hiç oynamayacakmı. Ya da onun atılmasını mı bekleyecek. Taylan oynamak için Etabo'nun küfür yemesini mi beklesin. İkisini de oynat, yer yok diyorsan birini kaleye geçir yine oynat. O olmaz diyorsan 6 numaralı formayı vardiyalı koştur. birer devre oynasın 15 km formayı koştursunlar. 45 dakikada 7.5 km koşamazlarsa da kadro dışı bırak.

Yenildiğimiz maçlarda futbolculara giydirmek hele şu ortamda faydadan çok zarar verir. Biz çocuğu çeşmeye giderken dövüyoruz, gelirken testiyi kırdığında değil. Takım ite kaka seri galibiyetler alıyorken söyledik, hepsini de Şer Şebekesine rağmen aldı. Kötü oynuyoruz, bu oyunla her maç hakemi yenemeyiz dedik. Başımızda Dünyanın en çok maça çıkmış hocalarından biri var, daha dün başlayanlar gibi bir motto bellemiş. Galip takımı bozmam. Soru; galip takımı mı bozmazsın?, iyi oynayan takımı mı?. Büyük hocaysan yenen takımı değil, yenilen takımı bozmayacaksın. Ne dedin maç öncesi çocuklara, bir önceki maç kazandınız, sizi ödüllendiriyorum, güveniyorum, çıkın bu maçı da kazanın.

Burası İsveç ligi, Izlanda ligi değil ki, sen her maç doldurulmuş, puan kaybettirilmiş, yine kaybederse dünyanın sonu gelecek hakemle desteklenmiş takıma karşı oynuyorsun. Ceza olarak yenilen takımı oynat hoca.  Anaconda atıldı, Falcao'yu koy aynı takımı çıkar, onlarda sebep oldukları rahatsızlığımızı temizlesin.

Maçtan sonra Fatih Terim'de söylemiş, bize tuzak kuruldu diye, 

Yineliyoruz, son sözlerimizi 23.ün kupa töreninde meşaleler altında söyleyeceğiz, sondan bir öncekileri zapta geçiriyoruz.

Tuzak aslana kurulur demedik mi hocam, eşşeğe öküze tuzak kurulduğu görülmüşmüdür?. Nihayet bu gece büyük bir pusuya düşürdüler, En umutsuz maceraya sürüklemek istediler. En umutsuz macera, yedi yerden yara almak değil, umutsuzluğa düşmektir. Dünyanın en korkunç yaratığı Yaralı Aslan'dır. Başlarına büyük bela aldılar. Berabere kalsak yazmazdım, yenildik diye daha bir kinle yazıyorum. Yenilgiyle şoklandık, takıma reset attık, kuşandık, hazır kıtayız. 

Teslim olun çağrılarına ateşle karşılık vereceğiz. Bu saatten sonra bizim için artık her yer tuzak, herkes hedef. Hepimizin kanı yerde kalmayana kadar, hiç birimiz kanımızı silmeyeceğiz. 13 de 13 yapıp ŞEBEKE'yi de yenip 23. Şampiyon Cim Bom yazdıracağız.  Köprülerden turuncudan iz taşıyan sarılı, vişneye çalan kırmızılı bayrağı seyredeceğiz. 

Çocukluk Aşkımsın, feda olsun. Ne Mutlu Galatasaray'lıyım diyene.