21 Ağu 2021

Testi Kırılmadan; Giresunspor- Galatasaray

Testi Kırılmadan; Giresunspor; Bu sezon her maç öncesi su al aya göndermeden önce çocuğa tokat atacağım, testi kırıldıktan sonra faydası yok. Video yaptım ama çok ağır oldu, biz en iyisi yazalım.

adlı kişiye yanıt olarak
1- Boş kale oynamak, benim için kaleci var zannıyla oynamaktan iyidir. En azından kaleciye güven olmayacağı içi.n topu sürekli kaşeden uzak tutmaya oynarsın. Çerçeveye gelen her top gol olacak, devam ediyorum siz de kontrol edin.
1
1
2- kaleci düşmanım değil kavgamız gala gol yemesin diye. A- Yan top kafa vurma mesafesi kesin çıkma, daha yukarıdan geliyor kesin çık. B- Top çerçeveden içeri girerken felç geçirme mutlaka atla C- Top çerçeveden girerken gol üçgeni dışında kalma
1
1
3- sağ ve sol bekleri hiç beğenmedim, not tutun en az %60 rakip yarı sahada değillerse, stoperler bir birleriyle 15 den fazla pas yapmışsa. Savunma oyuncuları gol veya asist yapmamışlarsa bilin ki iğrenç oynadık, muhtemelen yenemedik.
1
1
4- Bana Çika’yı soruyorlar, ilk ben söyleyeyim, stili Sneijder’e benziyor, ilk serbest vuruş golünden sonra söyleyen çok olur. Pandemi öncesine kadar Romen futbolunu canlı izliyordum, ülkede futbol bitti, futbolcu yok.
1
1
5- Çika’yı hatırlamıyorum, futboldan anlayan adamlarım var, fazla koşmaz, ilk atışları tedirgin olabilir, ama bahse girerim en fazla 4. Atışı gol olur. Berkan Kutlu büyük futbolcu, bizde büyük futbolcunun transferi olmaz, istediği zaman gelir oynar.
2
1
6- Muhammet futbolcu falan değil, bel bağlamayın iyi ki atamadı da eğri geni bu kes doğru sefer yaparak mecbur Öcü’yü oynatıyor. Öcü en az 5 Mobammed eder.
1
1
7- bu sezon beklentim en fazla ilk 4, benim temennim gelecek kuşakların Gala’sı için en iyi senaryo, kupayı almak, ki kolay olacak çünkü rotasyon futbolcularını oynatacak, Çuval 80 gol yiyecek demiştim ilk maç önü kaldı 70,
1
1
8- rezil kepaze olsunlar büyük Gala taraftarı Fatih Terim’in hoca çuvalın kaleci olmadığına kanaat getirdiği günler 2000 li yılların başlama günleridir.
1
1
İlk 4 maçı izledim, futbolcu değişmiş ama kafa aynı, Taktiğimiz fatih Terim taktiği yani yok. Messi’yi transfer etsen nafile Berkan, Taylan, Kerem dışında güvendiğim topçu yok, kişisel becerilerle yenersek yeneriz. Beklentim bu maç Necati’nin sağında Selçuk’un solunda,
1
2
Oturup kafa sallaması dikkat ediyorum her maç sırayla Biri sağında biri solunda en yakın yerden maçı seyrediyor. aldıkları maaşı hak ediyorlar.
1

21 Haz 2021

Futbolumuzdaki Şenol Güneş Manipilasyonu


En son yazacağım cümleyi ilk yazayım, futbolumuzda, hoca, futbolcu yönetici gazeteci, her kim varsa tamamı içerisinde gelmiş geçmiş en nefret ettiğim insan Şenol Güneş'tir.

Aslında benim için yok hükmünde bir adamdır, hiç ilgilenmem yolda görsem tanımazlıktan gelirim (bir kere caddede rastladım göz göze geldik, selam vereceğim sandı, tanımadım) isterse Dünya Şampiyonu olsun, isterse 15 küme düşsün umurumda bile olmazdı. Turnuvada en kötü 4. olmasına da yürekten sevindim, umarım teneke bağlanır layık olduğu çukura atılır.

Yine de bulaşmayacaktım, kulübede bizim çocukları öyle mahzun öyle yalnız itilmiş kakılmış gördüğümde içim parçalanmasaydı. Toplumun bir kısmını( en azından Galatasaraylı olanlarını) hedef alarak kin ve nefret duymak, bunu fiilen icra etmek kriminal, uluslar arası suçtur. Soykırımdır. Her birinin sapına kadar 11 hak ettiği bir dakika bile oynatmayıp aşağıladığı 40 milyon Gala taraftarından biri olarak durumdan vazife çıkarıyorum, tek tabanca saldırıya geçiyorum.

Sizi biraz eskiye götürüyorum, 45-50 yıl geriye. Karadeniz'in Kızıldeniz olduğu zamanlara. Her bir şehrinden vatanseverlerin fışkırdığı, deli dalgaların İstanbul saltanatına son verdiği zamanlara, Trabzon'un Faroz Mahlesine. Uzun eğri burunlu, konuşmayı seven, mısır ekmeğinin zaferi için çıkış arayan Trabzon'lu gençlerin mahlesine. Özkan Abi'leri, Ahmet Suat Abi'leri çalmadan hile yapmadan çıkış için yol gösterdiği zamanlara. Ya okuyacaksınız, ya futbol oynayacaksınız. Öyle oynamak yetmez, biz oynadık yetmedi, siz gideceksiniz İstanbul'un ağalarının tepesine çökeceksiniz.

Ali Kemal'ler, Necati'ler, Turgay'lar, Cemil'ler Trabzonspor'u teslim aldılar. Her biri gariban okuyamamış, ekmeğini isyanla arayan serdengeçtilerdi. İçlerinden az okumuşunu, top oynamasını beceremeyenini kaleye geçirdiler. Ben anlamam diyemedi, ne de olsa o da aynı mahlenin çocuğuydu. Kaleye top gelmedi, o zamanlar kaleciye pas vardı, her maçın en az 20 dakikasını çalardı. Sonra kalkar degaj yapardı, sahalar toprak göl çamur,  çocuklar ciğersiz, bir gol atar 2 puanı kapardı. Nitekim bir sezon sadece 25 gol atıp Şampiyon olmuşlardı. Hala rekor kırılamadı, en uzun süre gol yemeyen kaleci Trabzon kalecisiydi, top gelmemişti.  

Bugün devrim olsa herkesin kazandığı para yeniden değerlendirilse Şenol Güneş'in servetinin en az % 75 i Turgay, Necati, Kadir, Cemil e irat kaydedilirdi.  Kaleci değildi. 

Konumuz Şenol Güneş'in kaleciliği değil, bir tarih diyalektiği dersine girdik farz edin. Bakalım Hocam? neden gündemde?

95-96 sezonu çok büyük kadronun başında Şota gol kralı, aldığı Şampiyonluğu 2 maçta verdi, çıraklığına saydılar, meşhur sicilli sezon aslında Şampiyon oldu. Saymadılar ve macera işte bu yüzden başladı. Her gittiği yerde mekanda şampiyonluğumu çaldılar diye cik cik ötüyordu, haklıydı, temiz futbol severleri olarak biz de yanındaydık, sempati duyuyorduk.

Susturmanın yolunu aradılar ve buldular. Fener'e hoca yapsalar olmazdı, Fener'i şikeyle suçluyordu. Gala'ya getirmeye kalksalar 5 sene Şampiyonluk garantisi verse taraftar ayağa kalkardı, Florya'ya yemek yemeye bile gelemezdi. Kimsenin ilgilenmediği yok takının başına memur ettiler, iki şampiyonluk verip susturdular. 5 defa olsa yine kimse farkına bile varmayacaktı.

Rüzgarsız havada dönen fırıldak yaptılar, biri üflüyor saat yönüne dönüyor, 11 yabancıyla sahaya çıkıp şampiyon olup susuyor, sonra başka biri üflüyor tersi istikamete dönüp yabancıya karşıyım diye kafatası edebiyatı yapıyor.

Keşke kafatasçı olsaydın, Devlet Bahçeli hoca olsa en azından 14 yabancıya direnip kadroya girmeyi başaran gerçek bizim çocukları, Rıdvan'ları, Taylan'ları, Kerem'leri, Halil'leri, Salih Uçan'ları oynatırdı. Şenol Güneş reklamlarda oynayanları oynatmaya mecbur edildi. Koskoca Brezilya'nın 98 final maçında ısınmaya ilk 11 çıkmayan Ronaldo'yu reklam sponsorunun oynatacaksınız talimatıyla ilk 11 çıkarıp Fransa'ya kaybetmesi gibi kepaze olarak elendik.  Kim bilir ne emirler verdi Mavi Jeans kazma Merih'i oynatacaksın diye.

Ülker reklamında Ozan Kabak, Tüpraş reklamında Taylan oynayacak sen onları yine de oynatmayacaktın değil mi ? çakma filozof.

Maçların teknik taktik yorumlarına girmiyorum, değmez, Hoca olmadığın için oynanan oyundan, çıkardığın kadrodan aldığın sonuçtan sorumlu tutmam. Benim işim sana pantolon dikip cebini parayla dolduranları deşifre edebilmek.  Sonuçta bir devlet memurusun ne derlerse onu yaparsın kim üfürürse o tarafa dönen bir fırıldaksın. Faroz Mahlesindeki günler gibi temiz saf, geleceğinin ekmeğinin peşinde koşan bir öğretmen adayıysan sistemden çık gözden kaybol. Yok eğer ben devam ediyorum bu parayı bana bu keriz millet söke söke ödeyecek diyorsan Milli Takım hocası olarak aldığın parada soykırıma uğradığını düşünen aşağılanan bir Gala Taraftarı olarak payımı düşeni haram ediyorum.

Şenol Güneş bir yutturmacadır, deseleksiyondur. Yeni seçilen Gala Başkanlığına çağrımdır, hiç kimse bir Gala futbolcusunu ezemez, ezdim zannıyla hiç bir Gala taraftarının gururuyla oynayamaz, Şenol Güneş olduğu sürece Milli takıma futbolcu göndermeyin. Çünkü gönderdiğiniz takım Milli değildir.

Ozan, Halil, Kerem, Taylan'a hatıram olsun.  

22 May 2021

Giden Şampiyonluğun Ardından

 

Sıcağı sıcağına çok ağır yazmıştım çok. Orijinal şekliyle yayınlasam ya tutuklanırdım, ya Büyük Galatasaray Taraftarından linç yerdim. Düzelte düzelte anca bu kadar oldu, küfür serbest, linç meşru. 

Cezası neyse ödenerek maçı canlı izleyecek 1500 kişinin içindeydim. Bunu bile beceremediler, itiraz gelince listenin yarısını sildiler, silinenlere denk geldim. Listeye ismimi yazdıran dostumun sayesinde Yusuf Günay gelip beni kapıdan aldı, Şampiyon olsak Xamax, Arsenal ve bu maçla birlikte taraftarlığımın Perfect Trick ini yapmış olacaktım. Yürekle, bilekle, inançla.

Taytı, turbanı bir kombine parası olan süslü kadınlar, kravatlı eşkıyalar, sanki son maça bir kez daha birbirlerine görünebilmek için kalmışız gibi selamlaşan, sarılan tipler. Ve tabi ki bağırmayan, bağırmasını bilmeyen. İnanın çocuklar Kızıltepe'nin bir mezrasında keçi yayan Gala taraftarı çocuk kadar üzülen gördüysem içlerinde şerefsiz olayım. Ben felç geçireceğim diye başkasının içtiği yarım suyu içerken onlar gülerek eğlenerek maçtan çıkıyorlardı. Aynı takımı tutmuyoruz. 

Kaçan Şampiyonluğu Galatasaray Karar Vericilerine yazıyoruz önce. Rakip takımların başkanlarıyla kanka olanlara, takımı dışarıda savunmayanlara, muhtemelen tehdit rica adını ne koyarsanız koyun, sanki Gala Şampiyon olmasın diye ceket ilikleyenlere, belki bir yağlı ekmek peşinde olanlara, gözlerinin önünde doğranan takım için itiraz edecek bir merci bulamayanlara, kısaca Şampiyonluğu satanlara yazıklar olsun.

Seçim olacakmış, benim tarafım yok. Hiç birinin reaksiyon göstereceğine inanmıyorum. Gelecek sezon bu sezondan daha beter olacak. Teşkilat aynı teşkilat, hakemler aynı hakemler, misyon aynı misyon. Galatasaray şampiyon yapılmayacak, birleşin. Aslında ülkede futbol Galatasaray'ın 2000 yılında oynanacak bütün maçları oynayarak, alınacak yerli yabancı bütün kupaları alarak morga kaldırıldı. O günden beri bu ülkede biz dahil hiç bir takım şampiyon olmadı, bunca manipülasyona rağmen de son senelerde Fenerbahçe olamadı. Demem o ki Teşkilat gayet mutlu, her sezon istedikleri takım şampiyon oluyor. Galatasaray'da Başkan, Hoca , hatta futbolcu bile olmasa 3 senede bir zaten Şampiyon atanacak, tıpkı Beşiktaş gibi. Teşkilata direniş manifestosuyla işe başlamayacak hiç bir başkan gidenden daha iyi olmayacaktır. Galatasaray'da bu sezon Başkan yoktu,  yine olmayacak, sezona kendinizi buna göre hazırlayın.

Sizi 3. yıldız sezonumuza geri götürüyorum. Sami Yen'de Fener'i 2-0 yendik. Kadıköy'de okul tarafındaki deplasman kafesindeydik. 1-0 Fener galip, takım 7 kişi kalmış, Lucescu direniyordu. Takımın başında Terim olsa, 2. adam atıldığında hakemi  tokatlar, kendi atılır, 20 maç ceza alır takım 6-0 ı daha önce görürdü. İkili averajla döndük. Bana deseler ki puan eşitliği halinde sen şampiyon ilan edileceksin, 2 puan eksiyle başlamaya fit olurum. Sondan bir önceki maç İzmit'teyiz, oradaydık. Yenersek son maça Yüzbaşı ünvanlıyla çıkıyorduk. İstanbul'a Şampiyon döndük, Terim takımın başında olsa sezonu kesin kaybetmiştik. 

Son maçta 2 gol peşine düştük, aslında oynadığın ilk maçta bir gol atsan şu ligde 20 puanla Şampiyon olacaktın. Linçe ufaktan başlayın, ya Fatih Terim'in futbol takımı hocası olmadığını kabul edeceksiniz, ya bilerek şampiyonluğu verdiğini. Biz sıradan taraftarlar BJK Hatay maçının devre arasında kıyameti kopardık maç şike diye. Ne Terim'den ne yönetimden sinyal gelmedi, averajla kaybedeceklerini hesap etmiyorlardı. Belki de ediyorlardı ki daha büyük olasılık, 10 kişi kalmış Denizlispor'a 15 dakika kala tek gol daha atamadılar.

Emre Akbaba'ya Gala'da kaldığı, yarın futbolu bırakıp yardımcı valiz taşıyıcısı olarak bile dönerse de ömrüm vefa ettiği sürece saldıracağım. Hem kinetik hem potansiyel şampiyonluğun kaybedilmesinin bir numaralı sorunsalıdır. BJK maçı 2-0 yenik takım, maçı bırakmışız, 3, 4 gelse umurlarında değil, hatırlayan vardır, ulan bir gol atın, averaja kalma ihtimali var, averaj bu sezon 4 puan değerindeydi. Averajı tutmak için Sergen 3-1 e yattı, belki de o rahatlıkla Karagümrük'e yenildi. Son dakikalarda iki yüzde yüz golü kaçırdığı an söz vermiştim. Averajla kaybedersek linç edeceğim diye. Benden kurtulmak için Başakşehir'e kaç aklın varsa. 

Çocuklar, son maçta ilk 11 görünce midem bulandı, kafaya koymuşum, mağlup takımdan, üstelik BJK de mağlupken, çıkarmasa sahaya dalacaktım. Benim ismimi listeye yazan hatırlı kişinin hatırına rezalet çıkaramadım. Bir de görünmeyen zararı var, o oynayacak diye kimler oynamadı. Son dakikalarda gol atmış da potaya öyle girmişiz. Geçin, Büyük Babel direnmese 3.lüğe demir atmıştık.

Gedson Fernandez'in sözleşmesine kim 10 maç banko oynatacaksınız yazdırmışsa saygıyla minnetle anıyorum. Kendisi şart koşmuşsa benim gözümde daha da büyüdü. Terim'e kalsa, taraftar da zaten ilk başlarda kızıyordu, hazır Emre Akbaba'sı da yanında, çoktan teneke bağlayıp, çocuğun istikbaliyle oynayıp tribüne yollamıştı. Çocuk kendini biliyormuş da son maçlarda bir büyük futbolcu izledik, uçurumun kenarlarındaki otlara tutunabildik. 

Şimdi küfür edebilirsiniz. 3-3 lük Manchester maçını Galatasaray Adasında Simoviç'le beraber seyrettim. O gece yemekte anlattıkları, kaleye geçen her kalecimiz için kulağımda her maç çınlar durur. Dünyanın sayılı kalecilerinden Enver Mariç'in öğrencisiymiş. Üç kaleci mottosu öğretti ki, yıllarca amatör top oynadım halı sahada bile kaleye geçemem, uçamam.

1- Top çerçeveden içeri girerken ayaktaki oyunculardan hiç biri kaleci değildir.

2- Top çerçeveden içeri girerken gol üçgeni( top ve kale direklerinin birleştiği alan) dışında kalan futbolcu kaleci değildir.

3- Yan topta kafa vurma mesafesinden gelene çıkan, daha yüksekten gelene çıkmayan kaleci değildir. ( bu 3. yü Hayrettin boşa çıkıp iki kafa golü yediği an eklemişti.)

O gün bugün onlarca kaleci geldi geçti, yarın Nouer, Navas gelse bu üç maddeye bakarak kaleciyi yorumlarım. Benim için her maç ilk maçtır. Sanki futbolcuların hiç birini tanımıyorum, ilk defa izliyorum gözüyle değerlendiririm. Muslera, en azından Simoviç ve benim gözümde kaleci değildir. Son iki maç iki felç kaçan şampiyonluk. 

Saraççi, Linnes, Taşdemir, Kılınç, Ömer Bayram, Arda, Babel sol kanat futbolcu kaynıyor. Tanıdığı tek bir futbolcu var, Onyekuru'yu aldırdı. Nefret ediyorum dersem benden nefret eden çıkacaktır, ama nefret ediyorum. Kötü oynadığı için değil, zaten o tarafına bakmıyorum, çöp, Babel'e, bir önceki sezonun en iyi futbolcusu Ömer  Bayram'a haksızlık yapılmasına sebep oldu. Zaten yoktu da hiç olmasa kesin Şampiyonduk.  Hızlı koşuyormuş, verin bana 1 haftalık harcırah, alın gidiş dönüş biletimi gönderin Afrika'ya, ayda 10 bin dolar maaşla Onyekuru'dan daha iyi 10 futbolcu getiremezsem canlı yayında kafama sıkayım.

Bir mottomuz vardı tarih oldu, hatta iki. Hakemi de yeneceksin, biz bitti demeden bitmez. bu laflar ilk söylendiğinde 15-20 hakemden 1-2 şerefsiz bizim maça denk gelir, o maçta da pozisyonlar yardım eder takıma kıyarken söylerdik, hakemi de yeneceksin diye. Şimdi öyle mi hepsi aynı, hangi birini yeneceksin, hakemler bir köy kahvesinde toplanıp kimin şampiyon yapılacağına karar veriyorlar. Ya işin başında direneceksin ya sana sıra gelmesini bekleyeceksin. 

Biz bitti demedik, eğer Beşiktaş berabere kalsa biz de yenemeseydik o zaman bu slogan anlam taşıyacaktı. Bu sezon bitti diyen ne yazık ki biz olmadık. Kalem ilk maçlardan kırılmıştı.

Bir de şu yardımcı dedikleri eski futbolculara bir kaç laf söyleyip kapatayım. Aslında bu bölüm yoktu da Ümit Davala güleriz ağlanacak halinize diye bir post paylaşmış. Ayda 120 milyon kemiksiz kaldıran bu çöpün tabi diğerlerinin de yaptıkları işi anlatayım. Yardımla alakaları yok bir kere, ayrı oturuyorlar, buz kovasında oturup içeriye küfür hakaret yağdıran ( bu arada tespit ettim Taylan Antalyalı'yı net hiç sevmiyor, her hareketinde bağırıyor, önümüzdeki sezon kadro yazanlar ilk 11 yazmasın oynatmaz) Terim'e en yakını 10 metre asosyal mesafede. Bağırıyor Kerem'i çıkar Ömer'i sok. Ümit koşarak ısınanların yanına gidiyor veya o da bağırıyor, Ömeeerrrr, bir makbuz var doldurup 4. hakeme veriyor, çıkarken Kerem'in sırtını sıvazlıyor, gollerde de çak çak. GS lisesinden başarılı bir kaç öğrenciyi al yanına bakarsın bir akıl verirler. Bu yalamaları, spor çantası taşıyıcıları taşımak zorunda mıyız? Bodrum'un yarısını aldın sayemizde çok seviyorsan malikânene kapıcı yap. Yardımcı dediğin adı üstünde sen olmazsan senin yerine geçecek adamlar. Gidersen Florya'ya çaycı yapılmayacak adamlara hakkımı helal etmiyorum.

Son tahlilde Şampiyonluğun satıldığına, bilerek isteyerek olunmadığına eminim. Adını andıklarımın hiç birinin  umurunda değil, travmayı atlatamadım,

Hep biz olduk ağlayan. 

14 May 2021

Parola 7; Galatasaray- Malatyaspor

Yaşı 40 dan büyük olanlar biliyordur da, küçük olanları zaman yolculuğuna çıkarıyorum. Yakalanan 2011, yakalanmayan alenen gözümüzün önünde gerçekleşen 2021 sezonlarından bin beter bir pisliğin olduğu sezona götürüyorum sizi.

86 yılındayız çocuklar, Takım yenilgisiz yürüyor, son 2 maç ahval ve şerait şöyle; Özal Başbakan, toptan anlamaz, karısı eğlensin diye Beşiktaş maçlarına amigo olarak atanıyor. Tarihi eşelediğimizde çanak çömlek kırıntılarından anlıyoruz ki, işin kadınlara futbolu sevdirmek üzere devrin yalakalarının karılarının kızlarının oluşturduğu Papatyalar adı altındaki sosyal bir faaliyet yapılanmasıyla alakası yokmuş.

Siyaset, Mafya, Mit görevlisi dürüst, ahlaklı Süleyman Abi, Feto'nun Darphane müdürü İhsan Kalkavan'ın başka hesapları varmış. Puan puanayız, averajlar eşit, BJK nin son maçı o zamanların en büyük takımı Trabzonspor'la. Kocaelispor deplasmanındayız, truva yapmışız tarihinde ilk defa İsmet Paşa Kapalısını almışız. Kocaelispor ligte kalmış, İddiası yok ama Başbakan kemik yalayıcısı siyaset, Mit, Mafya, Feto marifetiyle Şampiyonlar Ligi Final maçına çıkartılmış. Bırak yenmeyi, beraberliği az gol yese bile kupa verilecek. 

Dolmabahçe'den beklenen gol sesleri çabuk gelmeye başladı. Sakaryaspor  aynı bu sezon Hatayspor'un oynadığı gibi deniz anası taktiğiyle oynuyor, çerçeveyi bulmayan top bile yön değiştirilip bir şekilde gol saydırılıyor. Biz ise 11 kişi ceza sahasının önünde Çin Setti duvarı örmüş bir takıma karşı öleceğimizi bile bile Plevne Savaşı hücumu yapıyoruz, Tabyalardan fırlayıp saldırıyoruz. O zamanlar kalecilere topu attığın zaman elle kontrol ediyorlardı, kaleci ilk devrenin en az 20 dakikasını yedi, gol gelmeyince tribünleri ateşe verdik. Bir taraftan jandarma tribüne dalıyor, bir taraftan ikide bir duran maçta Cüneyt kapalının önüne gelip daha maç bitmedi atacağız diye yalvarıyor. 1 gol atabildik , jandarmanın boşalttığı tribün dışarıda kalan Kocaeli taraftarı tarafından taş yağmuruna tutuluyor.  Köfteci ocağının arkasına saklandım şapkayı, atkıyı atletin içine sakladım beni atamadılar. İkinci yarı ölüm sessizliğinde geçti 1-0 kazandık, 6 gol atıp averajı garantiye aldılar.

Son maç İnönüdeyiz, Sarıyer'i yendik bekliyoruz, inanmayan videoya gole baksın Trabzon 1-0 yenildi, o golün çok daha zorunu Korcan yedi diye 10 senedir linç ediliyor. Trabzon'a, kalecisine bir şey olmadı, Yenilgisiz Şampiyon olamayan takım olarak tarihe geçtik. Dersimizi kötü aldık. Elbette intikamımızı bir sonraki sezon misliyle aldık.

Kötü niyetli pis adamlar yüzünden kurallar getiriliyor, Kötü niyetli kaleciler yüzünden geri pas kalktı, Bilgişiz pis hakemler, kötü niyetli futbolcular yüzünden VAR icat edildi. Daha 2 gün önceye gidelim VAR olmasa, Beşiktaş maçında yenilmiştik, Denizli'den bile eli boş dönmüştük.

İrtica yıllarıydı, ve biz her şeyi temiz sanıyorduk. Bir tarih diyalektiği dersidir gericilik, ihanet yılları, ne mutlu ki derslerimizi başarıyla geçtik, ne mutlu bize ki iki üç ve daha fazla bebeği Galatasaraylı yaptık. İşte şimdi vakit geldi, o çocukları çağırıyorum savaş alanına, Günler haftalar geçti, yıkamadılar, tam gömdük dediler mezarlardan fırladık, öcü olduk, zeballahları, kabusları olduk kaybettiler.

Çocuklar inanın demiştik, boş hamaset yapmıyorduk, bu günleri gördük. 22 defa Şampiyon olmuşsak en az 15 i korkularından kaybettikleri içindir. Yine kaybedecekler, çünkü korkuyorlar, korktukları içinde korkutmaya çalışıyorlar. Semih Kaya'dan korkuyorlar, Umut Bulut yakalarsa atmaz sanıyorlar, ne var ki aynı dakikalarda  oynayacak olan Beşiktaşlı Atınç'tan korkan şüphelenen  bir Galatasaray Taraftarına rastlamadım.

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı;

Yarın ölüm kalım için tahterevalliye çıkıyoruz. Bir yarımız  tahtanın Göztepe'ye güvenip kontrollü oynayıp maçımızı garantiye alalım sepetinde, diğer yarımız  düdükle başlayıp cehennem gibi saldırıp, ilk yarı 4 leyip Kordon'da meşale yakalım sepetindeyiz. Ortada kalarak dengeyi değiştiremeyiz. Ben diyorum ki çocuklar, öleceksek Aslan gibi ölelim, kan kusturalım. İşaret fişeğini ateşledim, büyük maçlar taraftar kazanma maçlarıdır. Nasıl ki o zamanlar bu zamanları düşünüp sizleri Galatasaraylı yapmışsak siz de gelecek nesilleri bu günler için yetiştirin. Geçin bu tarafa naralar atıyoruz.

Haydi Fatih'in fedaileri, teslim ol çağrılarına son bir yaylım ateşiyle karşılık verin. Parolamız budur;Ya 7 tane atacaksınız ya 7 kişi kalacaksınız. Sağ teslim olursanız, gelecek nesiller sizleri asla affetmeyecektir.

Mayıs Ayları Gala Aylarıdır, Çiçekler açtı, sırmalar saçıldı. Özelde İzmir'lilere , genelde Dünyanın bütün koordinatlarında kalbi Gala için atanlara sesleniyorum. Dağlarınızdan, kırlarınızdan, çiçekçilerinizden bu akşam için sarı kırmızı çiçekler alın. Yastığınızın altına koyun, renk arayarak koku arayarak uyuyun, uyandığınızda sizi Galatasaraylı yapanlara minnet duyarak, sizden sonrakileri Galatasaraylı yapacağınıza ant içerek uyanacaksınız. Gün boyu Galatasaray marşları söyleyeceksiniz, Hepiniz  Arena Tribünlerinde davetlimsiniz, formalarınızı giyin, renklere bürünün, düdükle beraber naralar atın. 

Göreceksiniz çocuklar göreceğiz ŞAMPİYON CİM BOM yazdıracağız.

11 May 2021

Galataus Düzlüğü Son 180 Metre; Denizlispor-Gala


Bağıra çağıra yaza sile, totem yapa yapa devrilmiş treni raya oturtmayı başardık. Kaldı iki istasyon, mazot yeter mi? Gala futbol Tanrısı Galataus bilir. Futbol bir hafta da ülkemizde mertçe, delikanlıca oynansa olacak olanlar, Karagümrük'ün Beşiktaşı yeneceği, Sivas'ın Fenerbahçeye yenilmeyeceği öngörülürdü.Ne yazık ki Teşkilat iki istasyon kala bizim treni gara yanaştırmayacak kadar kötü niyetli ve tecrübeli.

Fakat bir de akıllarından çıkaramadıkları maceralarımız var bizim. Daha beter durumlardan sıfır ihtimallerden turlar attığımızı en iyi sistem kurucuları biliyor. Kuyruk acıları asırlar geçse dinmez. Acaba yine kaybedecekmiyiz korkusu, Dünyanın en büyük korkusudur. Bu korku başlarına ne belalar açacak göreceğiz.

Yüzde bir milyon hakem desteği olmazsa her ikisi de kaybedecek. Gala teamülleri bunu gösteriyor. Yani demem o ki, Hatay gibi tehdit edilmemiş bir takımsa benim bildiğim, Bebe Ruhi'lerin,Tuzsuz Deli Bekir'lerin, zamparaların, kabadayıların, bitirimlerin takımı, 100 senelik mazisini pis akvaryumun çöpçü balığı için yakmaz. Karagümrük yanıyorsa, Ateş-Duman sarmışsa ortalığı, Dünya yanıyordur. Karagümrük Beşiktaş'tan büyük takımdır. 

Sivas aslında yiğitler memleketi olarak bilinir, son 10 yıllarda sicilini bozan çok şey yaşanmış olsa da tarih bu tarihtir. Sana ne Fener'den, Beşiktaş'tan, sen çık çatır çatır Gala'ya oynadığın gibi oyna hiç olmazsa şikeden pislediler, çamurun üstüne leke ilacı sür. Daha ne kadar yaşayacaksın bu onursuzlukla.Ya da gücün yetmiyorsa Şebeke'ye çık söyle itiraf et, diren cebelleş, can çekiş.Bir kere de Aşık Veysel gibi oyna, bir kere Pir Sultan ol. Bir kere de Memleketimin takımı için iyi bir şey yazayım.

Geç kaldık ama umudumuz devam ediyor. Fatih Terim mottoyu güncelledi. Biz bitti demeden bitmez lafı artık kolay kolay kullanacağımız bir isyan cümlesi değil. Neden? çünkü bizim kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz yetmiyor. İstanbul'a gözü kulağı kapatıp maçın ilk dakikasına konsantre olmalıyız. Takımda kaleye şut çekmiş kim varsa ilk 11 oynamalı. Hatta Muslera bile duran toplara gitmeli.7 gollük bir dez avantaj var. Şebeke bu günleri gördü, her ihtimali düşünerek Hatay maçından arayı açtı. Ne var ki küme düşmüş bir takımdan kapatmak zor değil. 

Fenerbahçe'nin sesi çıkmıyor, averaj hesabında işi yok, olsa Hatay maçında BJK yi hükmen yenik saydırırdı. Biz temiz balık Göztepe'nin kazanacağı varsayımıyla hesabımızı yapalım, ne bulursak atalım. Biz attıkça onlar dert sahibi olacak, bu filmi Ankara'da seyrettim, ilk 20 de en az 3ü bulursak felç geçirecekler. Taktik maktik yok, Muslera dahil herkes gol kovalayacak, Donk-Marcao arası pas trafiği yasaklanacak, 500 pas geçilmeyecek, taçlar kornerler, serbest vuruşlarda vakit kaybedilmeyecek. Bu maçın 90 dakikası 100 dakikadan az olmayacak. Velev ki ilk maç 7-0 yenildik rövanş maçındayız.

Haydi tarih yazıcı, haydi büyük takımın büyük taraftarı. Görecek günler var daha. Denizlinin Horozları benlidir, İki Şampiyonluk vermiş Aslanların kan kardeşidir. Ötedurun kükreyedurun. 

8 May 2021

Pusu; Galatasaray- Yok Takım

Biliyorum çok rahatsızlık verdim, pek çok defa işittiniz, umarım önümüzdeki sezonlarda adından yıllar öncesinde olduğu gibi hiç söz etmem, Beşiktaş adında bir takım yoktur. Türkiye'deki futbol Teşkilat-ı Esasının 1. maddesi, Galatasaray Şampiyon olamasın da kim olursa olsun, 2. Maddesi de  Fenerbahçe olsun üzerine bina edilmiştir. Bazen ayarlayamazlar, Galatasaray direnir, tam gömdük sanılar mezarlardan fırlar, Şampiyon olur. Bazen de bu sezon olduğu gibi bir hortlağa dönüşür, maç be maç rüyalarına girer, kabusları olur.

İşte bu kabus sezonlarında onca dalavereye rağmen bir türlü yol veremedikleri Fenerbahçe'nin Galatasaray'a şampiyonluk kaptırma ihtimaline karşı yaşam sigortası olarak Beşiktaş devrede tutulmuş, iş son aşamaya getirilmiştir. Beşiktaş Şampiyon oluyor kollanıyor diye hiç bir Fenerbahçeli itiraz edemez, aynı şekilde Şampiyonluğu kaptırma riski Fener'e daha olası olduğu halde Fenerbahçe'ye geçilen kıyaklarda hiç bir Beşiktaşlı rahatsız olmaz. Olamaz aynı kağnı tekerinin kestiği öküz defactosudur.

Her sezon böyleydi ama bu sezon kurulan pusu en büyüğüydü. Güçlerini daha çok içimizdeki susanlardan aldılar. Tribünler zaten suskundu durumdan vazife çıkarıp iki Şampiyonluğumuzu gasp ettiler. Siz sanıyor musunuz ki bir kaç sene öncesinin kimin köpeği daha iyi şaklabanlık yapıyor diye puan veren Acun maymunu, Caddebostan batakhanelerinin Holdem Poker eşeği koskoca Fatih Terim'i geçip Şampiyon oldu. 

Ya öteki? uyuyor numarası yapan, yanında top patlasa bile uyanmayan Ulusun üretimden gelen gücüne çökmüş şımarık oligarşi mahdumu. Kovduğun Erol'mu geçti Fatih Terim'i, yoksa İmam Efendin mi? Hani sen Cumhuriyettin son kaleydin, bu değil miydi bizim Arda'yı Burak'ı da kandırıp sen de varmısın kardeşim diye Cumhuriyetin kolanlarına balyozlarla girişen. 

Geçin bunları sevgili Galatasaraylı çocuklar, gökten pislik yağarken şemsiyesiz gezen, bir damla ıslanmamayı başaran sizleri temiz gördükçe daha fazla saldıracaklar, daha büyük pusular kuracaklar, uyanık olun. Bu hafta içinde bir kez daha gururlandırdınız. Pusuya yardım eden, Galatasaray'ı bitirmeye yemin etmiş sistem kuklalarını kovdunuz. 

Galatasaray; Kayıtsız şartsız, kongresiz seçimsiz Büyük Gala Taraftarınındır. Prostatlı fosillerin seçtik sandıkları kravatlı eşkıyaların ömrü, atkılıların biçtiği kadardır. Biz neler gördük, Özhan'ından Adnan'ına, Duygun'undan Dursun'una. Kimdir bu Mustafa Cengiz? neyin bedelini ödetmişlerdir bizim sırtımızdan, Minibüsçü  Abdurahim acaba Saray'ın mandırasında kaç havuz sağılmıştır. 

Seçim sattı mahline girmiş bulunmaktayız, hiç birini tanımam, oy kullanma hakkım olsa kimseye oy vermem. Ben seçimle ilgilenmem, getirenlerden değilim ama Ordinaryüs Başkan kovucuyum. Bazılarına baktım kim bunlar diye,  bitirdiği okullar, yaptıkları dereceler, aldıkları nişanlar, bildikleri yabancı diller, yönettikleri sahibi oldukları holdingler, siyasi ayaklar, muktedir kemik yalayıcıları, muhtemel yeni Gala pazarlamacıları. Bana ne kardeşim senin geçmişinden çoluğun çocuğun sevinsin. Biriniz de aday olduğunuzda silin hakkınızda yazılan onca listeyi, tek bir özgeçmiş yazın. ''GALATASARAYLI'' bitti. Oxford'un Beyoğlu şubesini mi kuruyorsunuz. Alt tarafı hazır Büyük Galatasaray'ı yöneteceksiniz, Kaç defa maça geldin, kaç deplasman otobüsüne bindin, kaç defa üçlü çektin, kaç defa Galatasaray için ağladın, kaç tane bebeği Galatasaraylı yaptın. Özgeçmiş budur. Kitabını yazmışım, iki üç ve daha fazla Fanatik Galatasaraylı yaratmak; Şifre budur. 

Her Gala satıcısı çekip gittiğinde temizlik ekibi olarak çalışmak zorunda mıyız. Lavabolarda kurumuş sümkürülmüş salyangozlar, klozetlerde senelerce ne yediniz nasıl çiğnemeden yuttuysanız şerefsizler kol gibi denizaltılar, sifonları bile çekmemişsiniz. Yeni gelecek ekip tarihe not düşeyim diye yazıyorum. siz de şike yok diyenlerdenseniz, Global Kraliyet Ailesinin dostuysanız, Teşkilata bıçak çekmeyecekseniz, boşuna vaktimizi almayın. Burası Başkanlara biat edilen uyuşturulmuş mangalar Cumhuriyeti, Çarşısı pazarı değil, her daim uyanık hayatını Gala üzerine kurmuş Büyük Gala taraftarının Aslan yuvasıdır. Gazabımız çok ağır olur.

Bu gece Şampiyon ilan edilecek, Bakmayın siz 2 maç daha var deyicilere. Olacak olan tek farklı kontrollü bizim Galip geleceğimiz bir maç. Tek farklı galip gelmekle yenilmek arasında hiç bir fark yok. Tek farklı yenersek ki pusunun son butonu mekanizmayı bu yönde hareket ettirecek. Son iki maç BJK zaten yok, gömerler de Fener'i Şampiyon yaparlar. 

Peki 2 farklı yenersek, Gala'nın büyük Takım refleksi devreye girerse, 2 farklı yenersek averaj 6 ya inecek, bir maç daha yenilecekler en azından 5 olacak. İki maçta 5 averajı kapatır mıyız?   Kapatırız.

Önce hiç heyecan duymadığım, maçı atlatmaya bakalım. 3-0 yenip rahat uyuyalım. Ahval ve Şerait 1987-88 Şampiyonluğundan daha kötü değil. Yeter ki Arena'da Beşiktaş Şampiyonluk turu attım sanmasın. Ya kaybedin, ha hezimete uğratın göreyim Aslanları.

Binin bir kere daha Beşiktaş Tramvayına

Önce Büyük Gala Taraftarının yüksek enerjisine sonra GALATAUS'a güveniyorum. Galatasaray Futbol Tanrısına