15 Ara 2013

Küçük Takım, Küçük Hoca, Küçük hakem, Büyük Drogba; Gençlerbirliği 1-1 Galatasaray

Bizim maçın dışındaki maçları seyretmiyorum, bu yüzden biriniz sorsa 15 küçük takımın hocalarını say dese, şerefsizim 3 kişi sayamam. Maçın başında ekranlar kenarı gösterdiğinde bir küçük adam daha bana eyvah çektirdi. Rıza'dan sonra bir küçük Beşiktaş'lı daha Galatasaray futbolunu katletmek üzere büyük yerlerden talimat almış,başarıyla uyguladı.

Galatasaray yenemedi diye elbette üzülüyorum, ama bir taraftan da tezlerimin ispatlanması beni  teselli ediyor. Çok net konuşuyorum, eminim Türkiye futbol liginin en pis sezonunu geçiriyoruz. Bu kadarını ben bile ön görememiştim.  Çok rahat bir Fenerbahçe Şampiyonluğuna kurulduğunu biliyordum. Akıl sır erdirilecek gibi değil ama mevcut Galatasaray düşmanlığı karşısında somut bir adım atılamıyor. Atılmadığı için de durumdan vazife çıkaran küçük hakemler işimizi ilk yarıda bitirdiler. Eğer polisler, savcılar hala izliyorlar ise, sezon sonuna kalmaz çok daha büyük bir mahkeme ile karşılaşırız. Kudurmuş bir şekilde Galatasaray'a karşı saldırtılan küçük hoca ve küçük takımlar, Fener'e karşı adeta narkozla uyuşturulmuş olarak çıkartılıyor. Fener gol atsın diye faul yaratan, maçı uzatan hakemler, Galatasaray atamasın diye faulü görmüyor. En az 25 dakika uzatması gereken maçı 3 dakikalık yalandan uzatmayla bitiriyor.

Zavallı Mancini, ne bilsin küçük takıma, küçük hocaya karşı oynamayı. Anlaşılan Tugay'da bu konuda yardımcı olamamış. Sanmışlar ki maç 90 dakika, nasıl olsa atarım. Atamazsın Sinyor, hele bir de balık malık 1 gol yemişsen o maç en fazla 50 dakikadır. Önlemini ona göre alacak, işini son dakikalara bırakmayacaksın. Bir de şunu unutmayacaksın Hocam, eğer  hakkında uzun seneler geçmiş, hala iyi mi kötü mü olduğu belli olamamış futbolcular var ya, onları sileceksin. Hakan Balta'dan, Aydın Yılmaz'dan Galatasaray'a bu saatten hayır gelmez, taraftar kanser ilacıdır bunlar ve senin yanında oturan diğerleri.

Yine de maça Şampiyon gibi, kahraman gibi başladılar. Sneijder'imn atamadığı golün dönüşünde her küçük maçta olduğu gibi Şecu gözüyle asist yaptı, vuruş anında kısmi felç geçirdi. Sepet kaleci de kalesine gelen ilk topu yeme geleneğini bozmadı. Sonrasında koca bir ilk yarı, maç seçen Ayı Eboue'nin taç atışlarıyla, ancak yara bantı kadar faydası olan Umut Bulut'un yalandan koşularını seyretmekle geçti. Umut Bulut futbolcu falan değil, bu oyunda bir başka alanda kullanılması gerekir. Son 5 dakika maç pansumana gitmişse belki bir işe yarayabilir. Nitekim son büyük zaferde yaptığı şişirme gibi. Kimse farkında değil mi? Eboue'nin kullandığı uzun taçlardan kaybolan zaman en az tam bir maç kadar vardır. Yüzlerce atışından tek biri bile bizim futbolcularımıza gitmemiş, ancak kendi kalemize tehlike yaratmıştır.

Burak bey yine klasik maçlarından birini çıkardı. Bir kere ofasayta düştü, pas vericiler uyarılmış, Burak Bey ofsayttayken atmayın denmiş. En az 4-5 Galatasaray atağında ofsaytta olduğu için pas atılamamış, atak tehlike bile olmadan savuşturulmuştur. Yüzde yüz bir gol daha kaçırarak görevini yapmıştır. Drogba'nın kafayla vurduğu şiddette, ayağıyla vuramıyor.

Sabri tam maçını bulmuştu. Galatasaray dertteyken, ruhsuz Eboue'nin yerine giren bir taraftar gibiydi. Mancini taktiği mektupla verdi, bunu da görmüş olduk. Kim bilir ne matematiksel düşüncelerle, plan yapıyor ki, bunu o kadar kısa zamanda anlatma imkanı bulamıyor. tercüman kifayetsiz, beyni kıt futbolculara şekillerle, oynaması gereken bölge bildiriliyor.

Geçmiş olsun diyoruz. Takıma kızacak halimiz yok. Oynadığımız futbol olsa tekniğe de girerdik, ama gerek yok. Güreş, yarı Amerikan Futbolu, biraz boks, yalan dolan, hile, maçtan başka her şey var. Galatasaray'ın küçük maçı alması için maçın başında geçen haftaki gibi 2-0 öne geçmesi lazım. Başka türlü maçı doğal akışına futbol kalitesine bırakırsan, sisteme karşı  kazanman çok zor. Koskoca Juventus
'u yenen takımın Mehmet Özdilek adlı, futbol baronlarının çanak yalayıcısının takımını yenememesi  futbolla açıklanamaz. Top yekun bir bombardıman altındayız. Bu kadar pisliğin içinde tek yüz akının savaşı, futbolu sevdirmeye yetmez.

Alın hırsızınızı başınıza çalın, en tepenizdeki adam Dünyanın en kötü futbol adamı seçildi, iftihar edin. Biz mecbur maçlarımızı oynuyoruz, bizim yerimiz burası değil. Hiç bir Galatasaraylı yenemedik diye kahrolacak değil, hepsinin küfür etmekten çenelerinin ağrıdığına eminim. TFF Başkanı maça gidemez, her stadyumda yeter diye küfür edilir, Ulusal Takım Hocası, ayrı bir tür olan Fenerbahçeliler haricindeki ulusun göz bebeği takımının maçını seyredemez, eledi diye sevinemez, tebrik edemez.

Büyük takımız demekle büyük olunmuyor. Senin büyük olduğunu daha dün Bütün Dünya futbol severleri gördü. Kaybettiğimiz 2 puanın keyfini doya doya çıkaracak olanlar, yarın İsviçre'de, Araf'da, Cehennem'e girme sırası olan takımın belirleneceği kura çekiminde gerçeklerle karşı karşıya gelecekler.

Ankara'da takımın peşindeki büyük Galatasaray Taraftarına helal olsun diyerek kapatıyoruz.

Aklınızdan bile geçirmeyin, motor sanat terk mühendisi, bırakın sevinsin.

Teşekkürler Drogba, Yaşasın Büyük Galatasaray ve onun büyük taraftarı. Yensen de büyüksün yenilsen de..

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Bizim olimpiyattaki macta bjknin anası sikildi bi kere. Yetmedi bugün recep stadında bir daha siktiler.
bize terimi kovdurdular. Her maç hakemler, orospu çocuğu rakip teknik direktörleri.
Ben artık dayanamıyorum midem kaldirmıyorm

Arda Girit dedi ki...

Abi maçtaydık Ankaralılar olarak. Hala üşüyoruz resmen, yarımız hasta olacak muhtemelen ama yarın maç var desinler yine gideriz yine hasta oluruz aslanımız için. Ben takımın mücadelesini beğendim her maçı böyle isteyelim biz bu farkı da kapatırız. Yunus denen tip de ne yapsın yeteneksiz işe yaramaz adamın teki, mecburen önüne konulan çanağı yalayacak yoksa halı saha maçında bile hakem olamayacak bir tip. Maç alıp para kazanabilmesinin tek şartı güç kimdeyse onun kucağıan oturmak o da öyle yapıyor. Büyük Galatasaray taraftarı şikecilere verilmeyen kartları, çalınan ve çalınmayan faulleri görüyor, hesaba yazıyoruz bunları. Zaamanı gelince o salak tff başkanıyla da onu oraya atayanlarla da hesaplaşıcaz. Tarafsız hakemler olsa bu farkı kapatabileceğimize eminim ama işte yok ve biz her maç hakemi de yenmek zorundayız, şikeci pislikler de her maç hakemi de arkalarına alıp oynayacaklar, her şeye rağmen süper final de oyunlarını nasıl bozduysak, geçen yıl tüm engellemelere, uğraşmalara rağmen farkın kapanmasına nasıl izin vermediysek bu farkı da kapatıcaz, hakemleri de, federasyonu da, federasyonu maşa olarak kullananları da, şikeci başkanlarıyla gurur duyan şuursuzları da hepsini şişe dizip mangalda kızartıp rakının yanında götürücez. Azizeee, rakının yanına meze yaparlar adamı, ah azize vah azize...