15 Mar 2008

Ankara'nın Taşına Bak, Ankaraspor 0 - Galatasaray 1




Bizim gençler maça gittiler, 19 Mayıs Stadına alışmış deplasmancılar stadı tabelalardan kolay bulmuşlar, haber geldi. Bizde televizyon başından yoruma başlıyoruz. Küçük Hakan stadı çok kötüleyerek yayına başladı. Zor bulmuş stadı, Olimpiyat Stadından özür diledi. Sahanın zemini çok bozuk. Bakalım Lincoln nasıl oynayacak. İyi oynayacak diyemiyoruz ne yazıkki. Stadın çoğu Galatasaray'lı ama her zamanki gibi Lig Tv. hiç göstermedi. Yarın Konya'da Fenerlileri gösterirsen a.s. emi Musa Çözen. Dakika 40 oldu, maç başından beri hiç susmadan Galatasaray taraftarı yıkıyor ortalığı, en büyük şovu yapıyor deplasmanda, Sami Yen'den daha büyükler. Spiker bir kere bile söylemedi. Yönetmen tek kare göstermedi. Hepinizin allah belasını versin. Lincoln usta işi paslar verdi. Ümit Karan, bir kerede balık, beleş, kötü gol, Semih Şentürk golü at be golcü. Arda çok istekli oynadı ilk yarıda. Geride Emre hatasız gidiyor, Servet'in her zamanki oyunu kafa göz, yürek.
İkinci yarı cok büyük bir mücadele oldu. Lincoln'ün kaçırdığı gol ve Ümit Karan'ın direkten dönen topu vardı. Kale giderek ürkekliğini üstünden atıyor. Aykut Servet'in ıskasından doğan pozisyonda inanılmaz bir top çıkardı ve geçen hafta yazdığımızı tekrar yazdırdı; piskopat Orkun bir daha takım yüzü göremez.
Maçın sonları çok zor geçti bizim açımızdan. Doldur boşalta döndü bereket Emre hiç bir topu sektirmedi. Servet'in saatli bombası az daha yakacaktı hepimizi ama her işte bir hayır vardır hesabı o pozisyon Aykut'a yaradı ve kaleciliğini gösterdi. Bence Sivas maçı hariç zor maçımız kalmadı. Maç saymaya başlayabiliriz, geçmiş olsun hepimize.

Jose Mourınho ve Ahmet Akçan

Resimlerdeki ifade benzerliği



Esas meslegi öğretmenlik olan Mourinho, teknik direktörlük kariyerine tesadüfen başlamıştır. Sporting Lisbon'da ingiliz teknik direktor Bobby Robson'nin tercumanliğini yaparken, Bobby Robson'un Barcelona'ya gitmesiyle birlikte onuda yanında götürmesi ile teknik direktörlük yaşantısı gerçek anlamda başlar.

1980 yılında Almanya'da Spor Akademisi'nde öğrenciyken, G.Saray'ın Almanca bilen antrenör araması üzerine yaptığı başvuruyla hayatı değişir Ahmet Akcan'ın.
Almanya'nın efsane teknik direktörü Jupp Derwall'ın Galatasaray'da göreve başlaması üzerine Ahmet Akcan'ın da Sarı-Kırmızı takımdaki günleri başlar...

Kaderleri aynı çizilmiş, esas Hocanın başına iş gelmesiye takımları onlara kalmış. Tercümanlıktan büyük takım hocalığına bir kısa mesafe koşusu. Şans işte, allahın hikmetinden hesap sorulmaz!. Yüksek dağların tepelerinde yılana da rastlanır, kartala da. Bir sürünerek, biri uçarak gelmiştir.

Biri Jose olmuş, biri Ahmet kalmış ne farkı varki. Jose bizi ilgilendirmiyor ama Ahmet bu akşam cortlarsa ki- uzak bir ihtimal değil- yazık olacak, bunca emeğe.Çünkü emek, en yüce değerdir.

Çeyrek Final Kuraları





Erken finalSon iki sezonun UEFA Kupası Şampiyonu Sevilla'yı eleyerek tüm dünyayı ayağa kaldıran Fenerbahçemiz, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde İngiliz devi Chelsea ile eşleşti.(Fot0maç) Bugünkü gazete böyle yazmış.



Real seni yine yeneriz
G.Saray, Süper Kupa'yı elinden aldığı İspanyol devi ile eşleşti
İşte eşleşmeler
G.Saray-Real Madrid
M.United-B.Münih
Leeds-Deportivo
Arsenal-Valencia(Hürriyet) O günkü gazete öyle yazmış. Hemde daha dün Real Madrid'den Süper Kupayı almışken, önceki gün UEFA Şampiyonu olmuşken, bırak finali, yarı finali bile öngörememişler. Olsun o takım Galatasaray'dı temkinli konuşmak işkembeden atmamak lazımdı. Bu günkü takım ise Fenerbahçe, Ne dersen de. Final oynar hatta kazanır diye iddiaya gir. Kimse senin yazdıklarını yedirmez yediremez. Bizi saymazsalar tabi.

14 Mar 2008

Ateş Güneş



Galatasarayın ilk üyeleri 1930 lu yıllarda yeni yeni fosilleşmeye başlamışlardı. O yıllara kadar sadece lisede okuyanlar futbol takımında oynayabiliyorlardı. Mahalleden biri bile eğer lisede okumamışsa oynayamazdı. Öte yandan Fenerbahçe ve Beşiktaş istediği futbolcuyu oynatıyordu. Beşiktaş misal Kuva-i Milliye'nin Kartallı kahramanı Kazım'ı oynatabiliyordu. Galatasaray'ın ilk fosillerine direnen Yusuf Ziya Öniş dışardan adam alınması için baskı yapıyordu. O zamanda Divan nuh diyorduda peygamber demiyordu. 1933 te ayrıldılar Galatasaray'dan, Ateş Güneş adı altında yine sarı kırmızı bir takım kurdular. Anlayana ders vereceklerdi ve de fazlasıyla verdiler. Gittikçe güçlendiler va çok evdileri Galatasaray'a en büyük hezimetleri tattırdılar. İstanbul liginde şampiyon oldular ve bir gün, bir Galatasaray maçından sonra ağlayarak takımı feshettiler, ortadan kayboldular. Galatasaraydan koparak ortalığı yakan ateş, kavuran güneş öyle bir battı ki, hala doğmadı.

Şimdilerde de aynı hava var sanki. Ama ayrılmak olmaz, mevzuat uygun değil zaten. Çok yaşlı üyelerimiz var, ellerinden gelse yabancı futbolcu aldırmazlar, Liseden olmayanı tribünde taraftar bile yapmazlar.

Ama bir taraftanda örneği varmı acaba, dünyanın en büyük lise takımı her halde bizizdir.

Ahmet Akcan; Galatasaray Hocası





Geçmiş yıllarda yine Adnan Polat işin içinde ve başındayken, lanet bir Alman Hoca vardı takımın başında. Bu Adnan Polat beyefendi başka milletten adam tanımıyor galiba. 95 yılında takım öyle yada böyle şampiyonluğa oynarken Kadıköy'de 3 -0 yenilmiş Saftig kovulmuştu. Yardımcısı bi boka yaramayan hayatı boyunca yaramayacak olan Müfit Erkasap idare etti sezon sonuna kadar. 8 maç hocalık yapıp 5 ini kazanmış 3 ünü berabere bitirmişti. Ama hepsini kazansa ne olacak karizma sıfır, Sounese bıraktı sonrasındada ilerleme dönemine girdik.
Şu yıla bakın senelerdir takım küçülme yarışında. Galatasaray Kulübünün resmi yöneticisi Adnan Ağa, bir dedeyle sezona başladı. Yepyeni bir takım kuruldu. Ama dede bu, torunlarını gezdireceği yerde Sivas'ta ,Konya'da soğukta Hakan Şükür'ü Arda'yı Lincoln'ü yönetiyor. Gözü görmez kulağı duymaz. Gol oluca elini zar zor çırpabilecek kadar dermanı var. Defoldu gitti. EEE ne olacak şimdi koskoca Galatasaray. Şampiyonluk potasında, Kupa'da yarı finalde. Takımın başında Ahmet Akçam. Bu devirde, bu ortamda bir tercüman Galatasaray Hocası. Sermaye Piyasasında bir yetkili olsa borsadan atar Galatasaray'ı. Dalgamı geçiyorsunuz lan bu düpedüz manipilasyon. Kim alır Galatasaray hisselerini.. Hastaymış, sıtmaymış bize ne. Tabi hastalanacak. 75 yaşında olsan sen hasta olmayacanmı. Galatasaray Taraftarı buraya yazıyorum, istersen sakla. Bu günleri daha çok arayacaksın. Bu Adnan Polat iki sene başkanlık yapabilsin, Fenerbahçe Stadının ortasına bayrağı ben dikmezsem Galatasaray'lılığımın hayrını görmeyeyim.

Kartaca Yıkılmalı




Kartaca İmparatorlu'ğu(Galatasaray Kulubü) Kral, meclis ve senato (Başkan,Divan ve Kongre üyeleri) tarafından seçilme esasına dayalı bir demokrasi ile yönetiliyordu. Yönetim kademesini aristokratlar(Liseli, zengin ya da zengin olmak isteyenler) oluşturuyordu, ve yöneticiler için sınırsız seçilme olasılığı vardı. Senato (Kongre Üyeleri) 300 kadar asilzadeden oluşuyordu ve 33 kişilik iç konseyin(Yönetim Kurulu) üyeliği ömür boyuydu. Zamanla 'Yüzler'' adını alan iç konsey üyeleri kağıt üstünde her yıl (Galatasaray'da 2 yılda bir) yeniden seçiliyordu; gerçekte ise aynı kişiler sürekli seçiliyordu. Kartaca Meclisi( Galatasaray Kongresi) ne belli bir sınırda mülk sahibi Kartaca'lı( zengin Galatasaray sempatizanı) katılabiliyordu. Böylesi bir oluşum içindeki Kartaca Krallığı yüzyıllarca Akdeniz'de hüküm sürdü.

Bundan 2200 sene önce Kartaca Komutanı Hannibal büyük bir ordu ile Romalılara saldırdı. Romalılar çok büyük kayıplar vererek Kartaca'lıları püskürttü. Büyük felaketten kurtulabilen Roma'lıların ünlü senatörü Marcus Cato her konuşmasının sonunda ''Kartaca yıkılmalıdır'' diyerek bitiriyor ve bu laf bu günlere kadar taşınıyordu.

Adı; Ümit Burnu'ndan, Sibirya Bozkır'larına, Yeni Zelenda'dan Alaska'ya yayılmış milyonlarca seveni olan Galatasaray'ımızı 2 yıl yönetecek şahsiyetlerin değişme zamanına 10 gün kaldı. Şahsiyetlerin değişeceği garanti ama bizim için ne değişecek bilen varmı. Zihniyet, kafa yapısı, üye profili, ön görü, hedef, motivasyon..... değişmediği sürece gelen gideni aratır. Etraf çok bulanıktır, Tabula Rasa (Masayı temizlemek) gerekir. Ve bizler sezon başlayana kadar umutlanırız, sonra enkazı tribünlerde teslim alırız kah bağırırız feryadımız gökyüzüne dağılır. Kah patlarız, yıkarız stadları. Tek bir yol vardır ''Kartaca yıkılmalıdır''

Dunga Futbolu Bilmiyor



Bir futbolcu düşünün 753 maç oynamış, oynadığı maçlardan 429 unda galip takımın futbolcusu olmuş. Fenerbahçe'de 3.5 sezonda 90 gol atıp 100 tanede attırmış. Üstelik attırdığı adamlarda Semih, Kezman, Tuncay.... Ah birde Hanry ile Van Nistelroy'la Etto'yla oynasa kimbilir kaç tane attıracak. Böylesi yüksek ortalamayla oynayan, daha doğrusu oynamadan bu ortalamayı yapan futbolcu daha önce Parma'da 5 maça çıkmış, yönetimle, teknik kadroyla anlaşamadığı için geri dönmüş. Kimse farkına varmamış Aziz Başkan'dan başka. Yani bu kadar verimli bir futbolcuyu Dunga milli takıma almıyorsa bu işi bilmiyor demektir. Ya da bizim bilmediğimiz bir bit yeniği var bu işte.

12 Mar 2008

Renk'den Büyük Floş Ruayal Var


Semboller önemlidir seçimlerde, çok parti çok aday varsa hele. Misal at sembollü Demirkırat Parti % 50 nin üstünde oy nasıl alacaktı, Atatürk CHP sinin ardından. Bu millet demokrat yerine demirkırat dedi tuzu aldı koştu, at resminin üstüne yapıştırdı mührünü. Ampül resmine basın dendi, bastılar. Son seçimde DTP Güneydoğu'da bağımsız isimlerle kazandı. Bu cahil millet sembole basardı isimleri nasıl okusundu. Onunda yolunu buldular ip verdiler. Kağıdın başına tut ipin sonuna gelen isme bas damganı.

Adnan Polat, Adnan Öztürk, Nazım Durak, Taner Aşkın, Serdar Eder. Kimler bu karşımıza renk çıkaranlar. Ey büyük Galatasaray taraftarı; içinde yıllardır tribünlerde tepinenlerde var, belkide Kayseri maçında ilk defa taraftar olanda. Bu canın kadar sevdiğin, milyonlarca seveni olduğuna inandığın takımının başına bu Renk'lerden biri gelecek. Adnan Polat'ı katarsak ayıp olur. Galatasaraylı olupta kendisini tanımayan varsa kavga ederim. Peki diğerleri kim. Bu büyük ailenin başında olmak isteme cüretini gösterenler kim. Tanıyan varmı, yoksa sadece 1300 kişinin tanıdığı ve abileri ne derse onu yapacak olanlarmı tanıyor. Yoksa ben Galatasaray cahilimiyim.

Bir duayen lafı tutturmuş gidiyor. Bir kaç yazı önceki resimde var o duayenlerimizin resmi. Acaba oy verici gençlerimiz, ilerde bizde duayen oluruz o zamanda bizim dediğimizi yaparlar görüşündemi.

İçlerinde gerçekten tanıdıklarım ve sevdiklerim var. O 1300 kişinin içine girmiş sayın arkadaşlarımız bari siz bir kez olsun abinizin dediğini değilde Galatasaray'lı olduğunu iddia ededurduğunuz kalbinizin dediğini yapın. Yok bu kolpa düzen devam eder, siz çapulcularda kim oluyorsunuz deyip abilerinizden bir beklentiniz varsa bu düzen böyle gitmeyecek haberiniz olsun.
Bu takım kongre üyelerinin, lisenin, duayenlerin değil, kayıtsız şartsız, seçimsiz, kongresiz taraftarlarındır. Tamam renginiz büyük, istediğiniz gibi vuruş yapabilirsiniz. Her zaman görürürüz, ve aynen üstünüze rest döneriz, bizim elimizde kim oldukları bilinmeyenlerin renkleri değil, sarı kırmızılı bayrak var arma var, forma var. Bizim alametlerimiz Floş Ruayal hükmündedir.

Herkes Fal Açsın


İlk aday Götz Şampiyonluk mücadelesi yapan Galatasaray’ın bu durumdan olumsuz etkilenmesini istemeyen Polat ile Kalli’nin gizli planı futbolculardan da sakladıkları ve sezon sonunda açıklayacakları belirtildi. Yeni teknik direktör konusunda bir dönem sarı-kırmızılı formayı giyen ve son olarak Hertha Berlin’i çalıştıran Alman Falco Götz’ün ismi adaylar arasında tutuluyor. Götz’ün yanı sıra Feldkamp’ın tavsiye edeceği sürpriz bir ismin de takımın başına getirilebileceği ifade edildi. Galatasaray’ın, Kayserispor’la oynadığı maçı tribünden birlikte izleyen eski kaptanlardan Bülent Korkmaz ve Reinhard Stumpf da yardımcı antrenör adayları arasında yer alıyor. (MİLLİYET)


Sezon sonunda açıklanacak planı açıklamış günlük gazetemiz. Seçim var ya bizde. Her seçim yeni bir umut, yeni bir ekmek kapısı. Ramsesin asker arkadaşı hocamız malulen emekli olacak. Şimdi yeni başkan Adnan Polat hoca ve dolayısıyla hoca da futbolcu pazarına gitmişlerdir. Gazeteler kim bilir ne hocalar futbolcular getirtecekler. Bakalım hangimizin ki çıkacak. Gerçi Adnan Baba'nın tanıdığı bir Sounes kaldı ama oda sanıyorum gelmedi ki Kalli'yi getirdi. Ben Sigi Held gelir diye bir fal açtım, Çünkü daha kötü hoca yok piyasada, olsa bizden kaçmazdı. Galatasaraylıları canından bezdiren bu çirkin, lanet hocayı çok özledik!

Fenerbahçe Yarı Finalde!

''Bu fikstür F.Bahçe’yi yorar
Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk çeyrek finalden önce Beşiktaş derbisi var. G.Saray derbisi ise yarı finaldeki 2 maçın arasına rastlıyor''11.3.2008 Vatan Gazetesi

Ben demiyorum günlük gazete diyor. Meğer Fenerbahçe'miz çeyrek finali geçmişte haberimiz yokmuş. Yarı final maçları arasında bizim maç varmış. Daha ne istiyorsunuz yalamalar, niye yorsun sizi fikstür. Nasılsa kazanacağınız garanti maç!. Moral olur sizlere.