Steaua Bükreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Steaua Bükreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağu 2008

Çavusescu Hortlamış Becali Olmuş

Galatasaray'ı ilk kez yurt dışında Romanya'da, Steaua Bukreş'e karşı Çavuşescu zamanında izlemiştim. Son defa da yine aynı stadyumda izledim. Bu sefer Romanya Avrupa Birliğine girmiş, gelişmiş olmalıydı. 94-2000 yılları arasında yaşadığım şehrin takımını için için sevmiştim. Kuralar çekilirken 1. torbanın en kötü takımı çıkınca nostalji yapıp kendimi Bükreş'te buldum.
Maçtan önceki günü görünce bayağı umutlanmıştım. Şehirde Galatasaray'lılar formalarla geziyor, Rapid ve Dinamo taraftarlarından biralar içiyorlardı. Arkadaşım Ruman televizyonlarını tercüme ediyor, hemen hemen hepsi Galatasaray'dan korkuyordu. Bizim Manchester United'le oynadığımız ön eleme maçı gibi bir şeydi. Onlar biz, biz Manchaster'dik. Rumenler bile Steaua'yı tam sayamazken bizim takımı hepsi tanıyordu. ultrAslan Romanya'da bayağı hereketlenme vardı. Binlerce bayrak getirdiler, büyük bayraklar vardı. Maç günü Türkiye'den geleceklerle birleşilip büyük seyirci desteği olacağı tahmin ediliyordu.
Maç günü zulüm başladı. Dernekte toplanan Galatasaray taraftarları arabalara doluştu. Önümüze geçen polis eskortu kaplumbağa hızıyla bizleri Ghencea Stadına ulaştırdı. Polis Nazi polisydi sanki. Gelenler biriktiriliyor stada sokulmuyordu. Nerdeyse bütün polisler zevklerini tatmin ediyorlardı üzerimizde. Donumuza kadar aradılar. Sandviçimizi, suyumuzu, kalemimizi bıraktırdılar. El bayraklarını içeri sokmadılar. Sopaları çıkaralım dediler, olmadı bayrakları da almadılar. Tribün önüne asılacak flamaları attırdılar. Maçın başlamasına 5 dakika kala ancak girebildik. Bir kısmımız 15 dakika sonra girebildi.
Adamlar maçı ve turu alabilmek için her şeyi yaptılar. Hepsinde bayrak vardı. Hepsinde borazan. Sesimizi çıkaramadık, duyuramadık. Maçtan sonra da devam etti eziyet. Saatlerce bekletildik, sonra dağıldık. Ters taraftan gönderdiler, formaları çıkarın diye tutturdu polis. Ne bir taksi var ne bir vasıta. Kilometrelerce yürüdük, sonunda bir taksiyle merkeze gelebildik. Steaua'lılar tura çıkmıştı, alkol duvarını aşanlar, sokaklara işeyenler, çılgınca eğleniyorlardı.
Bu Becali her iki maçta da hakemleri satın almamışsa ben bir bok bilmiyorum. Yine bu Becali bu güçle Çavusescu'nun yerinde olsaymış ne ezermiş halkını.
1. torbanın en kötü takımı 2. torbanın en iyi takımını elemişti. Haklarıydı, Radoi televizyonda bizim heykelimiz dikilmeli diye beyanat verdi. Çok sevdiğim Steaua, umarım 3. olurda tekrar karşılaşırız da iki maçta da perişan ederiz. Diyorum ama tahminim sıfır çekerler. Ah be Galatasaray boynu bükük döndürdün bizi. Bakalım bu travmayı nasıl atlatacağız.

27 Ağu 2008

Ga(la)ta Liga (Sampiyonlar ligi tamam)


Büyük takım taraftarı olmak iste budur. Yabancı bir ülkede takımı karşılamaktır. 3 neticeden ikisi aleyhine olduğu zamanlar takımadan asla umut kesmemektir. Dün konvoylarla havaalanına gidildi takım karşılandı. Gece Bükreş sokaklarında sarı kırmızı renkler hakimdi. Bu gün su saatlerde ultrAslan Romanyada toplanmalar başladı. 1000 den fazla taraftar tribünlerde olacağız. Romanyada ufaktan bir korku hakim. Galatasarayın ne kadar büyük bir taklım olduğunu Romen televizyonlarından anlıyorsunuz. Ben bu soçkuyla takımı sağ selamet getiririz diyorum. Yeterki salakça bir gol yemeyelim.
Yıllarca hüküm sürdüğümüz caddelerde, casinolarda Galatasaray formasıyla dolaşmak büyük bir ani oldu benim için. Çok kötü bir internet sitesinden sıcakta ancak bunları yazabildim. İmla hatalarını düzeltin ve maçtan sonra umarım ki zaferi daha bir coşkulu yazacağım.
Haydi Cim Bom, haydi Arda Turan.

1 Ağu 2008

Bükreş Yıldızı (Steaua Bükreş)

Ayaktaki Becali, direğin arkasındaki ben, yanımda Ökkeş Polat. 1996 Şampiyonluk Yemeği. Bükreş.

5.4.1989 unutulmaz Yarı final maçı Bükreşte. Hayatımda ilk kez yurt dışında Galatasaray'ı seyredeyorum. Rotariu'lu, Lakatus'lu, Muntiano'lu, Dimitrescu'lu, Hagi'li efsane Steaua Bukrasti ile Simoviç'li, Bülent'li, Prekazi'li Tanju'lu efsane Galatasaray'ın maçını.

Nikolai Cavuşescu'nun son zamanlarıydı. Maçtan önceki şehir turunda Dünya Harikası Herestrio gölünde balık yemiştik. Maçta ne olduğunu anlayamadan 2-0 geriye düştük. Hagi Simoviç'e takmıştı. Tam önümüzden şimdi olsa ofsayt olmayan pozisyonda Tanju atmış, hakem saymamıştı. 4-0 yenilerek döndüğüm ülkede iki şey için dilek dilemiştim.
1- Hagi Galatasaray'da oynasa

2- Bu ülkeye yeniden gelsem
Ben Hagi buraya daha gelmeden Romanya'da buldum kendimi. 1994 de Balkanların Başkentindeydik artık. Ekmeğimizin başkenti. İkinci vatanım romanyada kaldım 2000 yılına kadar. Steaua Bukresti'ye sevdalandık artık orada. Lung'lu, Filpescu'lu, İlie'li artık solmaya başlayan büyük Bükreş Yıldızını.

Sonra ben oradayken Hagi buradaydı. Hayallerimin futbolcusu Galatasaray'daydı. Hagi'li Galatasaray maçlarını izlemeye denk getirirdik seyahatlari. Oradayken denk gelirsek mutlaka Steau maçına giderdik. Hatta biz oradayken Fenerbahçe gelmiş biz kendi takımımızı tutmuştuk elbette. Kırmızı- lacivertli Rumen takımını.

Hep isterdim Steaua Galatasaray'la eşleşsin bir kere. Bu gün sabah takımlara baktığımda Steaua çıksa dedim. Gök tanrı beni bu kez sevindirdi.

3 senedir gitmediğim Bükreş'e yollara düşmenin vaktidir. Galatasaray- Steaua Bukreşti maçı beni ağlatır. Bekle beni bir zamanlar padişah hayatı yaşadığımız Balkanların Las Vegas'ı Bükreş, bekle beni kale arkanda Rumence tezahürat yaptığım Bükreş Yıldızı. Sonsuza kadar parlayadur