arda turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arda turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Oca 2017

Bayrampaşalı Gümüş SİPSİ

SPek çok şey hatırlıyorum çocuk, Kapalının önünden Sami Yen sokağa doğru aktığın, topu sağına çekip ilk golünü attığın maçtan, Arena'da çıktığın son maça kadar. Pek çok şey. Sen gelinceye, yetişinceye kadar kim bilir kaç çocuk Metin olmuştu, kaç çocuk B.Mehmet, kaçı Hakan'dı, kaç baba Zeynep Kamil'den bağırdı, Bülent doğdu diye. Kaç çocuğun lakabı Hagi'ydi.

Sıra Arda'lara gelmişti, o günlerde sarı kırmızılı zıbınlara sarılan Arda'lar bu günlerde maçlara gelmeye başladılar SİPSİ. 66 Numaralı formanla çektin gittin aramızdan çocuk, çoktandır senden ümidi kesmiştik zaten. Büyüyen Arda'lara da Barça'lı Arda'yı değil, 66 numaralı çamurlu formayı anlatacağız. Çok uğraştın hakkını yemeyelim, Büyük Galatasaray Taraftarının gönlünden çıkabilmek için. Sarı Kırmızı çizgilerimizi çoktan aşmıştın, Bir Galatasaray'lının asla yan yana gelmeyeceği sistem şebeklerinin arkadaşı oldun. Alnından ter damlatacağına ağzından salyalar akıttın. Oynadığın takım Katalanya takımı, ne anlama geldiğini öğrenememişsen hala Pique'ye İniesta'ya sor, Yolcu Messi'nin, Neymar'ın değil Hancı Xavi'nin arkadaşı ol, Olamadığın için de üzülme Acun abin, Rıdvan abin, Kankan Burak sana yeter de artar bile. Zengin köle olmayı seçmişsin, yazın Marakeş'te dalkavukluğunuzun şamatasını beraber yaparsınız.

Dünya'nın en büyük Hocalarıyla çalıştın, Dünya'nın en büyük takımında oynuyorsun. Oysa hiç bir hocanın veremeyeceği taktik sana tüm jenerasyonların gelmiş geçmiş en büyük Hoca'sı tarafından verilmişti. Her spor, her sporcu için geçerliydi. ZEKİ ÇEVİK ve AHLAKlı olacaktın. Bayrampaşa arsalarında sümüğünü silerek çalım attığın çocukları çoktan unutmuşsun. Arena'da loca almak değil zengin Galatasaraylı marifeti, ben ne ağalar, ne kodaman sığırlar tanıyorum, Arena'yı satın alacak. Kale arkasından, yenilsen de yensen de diye bağıran bir çocuk olabilecekmisin? bundan sonra sen onu özle. Hagi'nin topunu toplayan Arda'nın topunu toplayacak bir Arda çıkar mı acaba? Sen ona yan.

İyi bir futbolcu olmak için Barça'da oynamak yetmez SİPSİ. Futbolcular da sanatkardır. Para'dan, şan şöhretten önce kendi halkını seveceksin. Geldiğin mahalleyi, ve bu mahalle gibi milyonlarca mahallenin oluşturduğu bu ülke halkını seveceksin. Hem de tombalacısı, çobanı, katili, profesörü, hırsızı, şeriatçısı, ateisti tümüyle, ve gün gelip de taraf olman gerektiğinde de bu halkın en gariban,en ezilmiş, en devrimci sınıfından yana olacaksın. Halkı ezilen bir ulusta sanatçı, ülkesinde iktidarda kim olursa olsun, karşısında olmak durumundadır. Çünkü ezilen sınıfın aslında iktidarla işi yoktur, kim hüküm ederse etsin ezilirler.

Maden ocağının dibinde zehirlenenlerden, El Bab'dan tabutla dönenlerden, son parasıyla maça giden çocuklardan yana olacaksın. En kolay yolu seçmişsin, Belki de gittiğin yollara sırma saçanlara diyet ödüyorsundur. Top oynamayı bırakıp Conk Bayırına koşan, Galatasaray'lı, Fenerbahçe'li Beşiktaş'lı dedelerin kurşunlara kafa ata ata, Sakarya'da Dumlupınar'da el bombalarına göğüs stopu yapa yapa, Anafartalar'da emperyalist obüslere baraj kura kura kurdu bu Cumhuriyeti, Bu gerici kazmalar bütün kiniyle, bütün gücüyle top yekun, kolonlarına kolonlarına vura vura deviremiyorlarsa hala,sizden bile medet bekliyorlarsa o kolonların harcı demirle betonla değil, kanla irfanla karıldığı içindir.

Senin beğenmediğin değiştirmeye kalkanlara yalakalık yaptığın bu Cumhuriyet, 200 yıllık ezilmişliğimize, kakılmışlığımıza 100 yıl kafa patlatarak bulduğumuz ilacın, aşının adıdır. Ne soytarılar geldi geçti, bir tarih diyalektiği dersidir Gümüş Sipsi, her kralın, her padişahın, her muktedirin soytarıları vardır senin gibi yüzlerce, tarih eceliyle ölen bir soytarıyı yazmamıştır. Ömrünüz, muktediri eğlendirebildiğiniz süreyle sınırlıdır.

İyilik kötülüğüyle, pisliğiyle de elbet, hatta beni eğlendir diye size büyük cepli pantolon diktiren, içini de dolarla dolduranları bile seveceksin. Bu güzel vatanın deresini, alabalığını, dağlarındaki çakallarını da seveceksin. Bu sevgi 100 lerce saat antrenman yapmaktan daha fazla güç katacaktır sana, bu gücü de oynadığın futbola aktarabildiğin sürece de büyük ve yol gösterici olacak, yarın tarih olarak anılacaksın.

Yoksa biz neler gördük,  bu toprakları eşelesek,  Arda Turan gibi binlerce yalakanın çanak çömlek kalıntıları çıkartırız. Elinizden geleni arkanıza koymayın. Cumhuriyet ebediyen yaşayacaktır diyen son bir kişi kalana kadar yaşayacaktır.

Sen bir garip Barampaşalıydın, nene gerekti gümüş SİPSİ olmak.




İzmir'in dağlarındaki çiçekleri solduramayaksınız, yaşa Mustafa Kemal Paşa diye tribünlerde gırtlak parçalayanları da susturamayacaksınız.

19 Tem 2013

Üzülme Be Sipsi; Kankalarına Bir Şey olmaz.

Vestvaalen'de Dortmund'u indirdiğimizin gecesi. Takımdan önce vardık otele, dışarıda en az 10.000 Galatasaraylı var, Stadyumda 60.000 kişiydik. Güvenlik amiri Savaş, Ali Sami Yen numaralı tribün amigosu Mehmet Kızılay'ın arkadaşı. Şahidimdir, bir kaç kişi girebildik lobiye. Takım geldi, Hagi'si, Popescu'su, Taffarel'i, Ümit'i,,, her gelenle kucaklaşıyoruz. Kucağımı açtım, çocuuk diye bağırdım, yanımdan geçti gitti şerefsiz. Mehmet'e '' bu adam sanki yenilmiş takımın futbolcusu lan'' dedim. Mehmet Kızılay tasdik etti, '' bu şerefsiz Fenerli'' dedi. Bildiğinden değil, o an öyle söyledi. Bu anlattığımı kimse bilmez, bu anlatacağımı herkes bilir.

Takım Yarı finalde, 2-0 yendiği maçın rövanşında, İngiltere'de. İlk yarı 2-2 giriyoruz içeriye, 2 tane daha yesek bile finaldeyiz de maç İngiliz takımıyla oynanıyor, son düdüğe kadar garantisi yok. Fenerli Emre devreye giriyor, durup dururken atılıyor, beyin sınırlı olduğundan içeriden yapabilecekleri tek şerefsizlik atılmak. Nitekim takım güle oynaya 5. Şampiyonluğa giderken, önceden yaptıkları planı devreye sokup Okan'ı durup dururken oyundan attırıp, yıllar sonra ödülünü, madalyasını fazlasıyla aldı. İnsan demeye dilim varmıyor, yılandı, akrepti bir kaç şerefsiz hayvanı ihmal edebilirsek, yeryüzünün görüp görebileceği en adi yaratık Emre Belözoğlu'dur.

Buraya kadar niye kafa ütüledik, kendisiyle ilgilenmiyoruz, ilgilenmeyeceğiz, beter olduğunu görmekten mutluluk duyacağız. Duyacaktık, ta ki bizim 10 numaralı kaptanımız, geleceğimiz, göz bebeğimiz Arda Turan'ın kan kardeşi olmasaydı eğer. Yetmedi, ulusun beyin ameliyatını tek başına gerçekleştirmiş, futbol aleminin pezevenkliğini yapan, hocalara, başkanlara, futbolculara karı kız ayarlayan Acun Ulucalı'nın manevi kardeşi bizim Sipsi olmasaydı.

Beni okuyan 300-350 kişi bilir, sevdimmi tam severim, sildiğim adamı Allah affeder ben affetmem. Arda Turan için hemen hemen benim 350 kişinin tamamıyla dövüştüm. Destanlar yazdım, tek başıma savaştım neredeyse. Fenerbahçeli futbolculara, taraftarlara üzülmüş, haksızlık yapılmış kendisine göre. Galatasaray kendisinin kaptanı olduğu son sene ligi 8. bitirirken 12 parmak bağırsaklarıyla gülen Emre'lerin, Acun'ların kardeşi, ortada aleni bir hırsızlık, şerefsizlik, hak yeme varken, hakkı yenenden değil de, kan kardeşlerinin tarafından görüşünü bildirmiş. Emre, Trabzonspor'da futbolcu, Acun'da Trabzonspor'un başkanı olsaymış ne yönde görüş bildireceğinden emin olduğumdan yazıyorum.

Hoş o sezon Trabzonspor'u Şampiyon yapan takımdan, Selçuk, Burak, Umut, Ceyhun, Engin'in Galatasaray'da olmasının da önemi yok. Hiç biri kendi kazandıkları zaferin peşinde değilken, Bokludere'deki kurbağaları ürkütmek yerine kendi cukkalarını nasıl daha fazla doldurulacağı hesabında iken, bizim gibi salakların bu işlerin peşine düşmesinin de bir anlamı yok belki. Belki de var, belkisi fazla, elbette var. Bizim aradığımız hak, parasıyla çakıl taşı arasında fark olmayan Selçuk'un, küçük bir muz cumhuriyeti merkez bankası kadar servet sahibi olmuş Burak'ın hakkı değil. Onlar mağdur değil, onlar Dünya'daki milyonlarca haksızlıktan birinde bile ortaya çıkmayan, ilgilenmeyen, neresine saklayacaksa, hangi mezara dolduracaksa dolar istifleyen çok önemli futbolcular, karışmazlar, hatta son dakikada egemenden, güçlüden yana oy kullanacak olan anlı şanlı idollerimiz onlar
. Biz isyancıyız, hakkı, utkusu gasp edilmiş Karadeniz'in deli dalgalarının çocuklarının tarafındayız. Ve ne mutlu ki bu vasıflarımızın yanındaki en büyük etiketimiz Galatasaraylılığımız.

Ya sen Galatasaray Kaptanı, bu yazıyı yazmadan evveline kadar ki büyük futbolcu. Ben tarafsızdan nefret ederim, sen tarafını belirlemişsin, bu anlamda sana saygı duyarım. Ben Galatasaray futbolcusunun oynadığı futbola bakmam. İstersen dönüp, Galatasaray'ı Şampiyonlar Şampiyonu yap, artık sen benim için Galatasaray futbolcusu değilsin. Sakın gelme, hatta Emre abinin, pezevenk Acun'un peşine takıl Türk futbolunun kara lekesine git. Memnun olmazsam şerefsizim. Sakın Arena'ya, ev sahibi takım soyunma odasına girme Arda Turan, ben sağ olduğum sürece Mustafa Sarp'tan, Servet Çetin'den beter yapmazsam Galatasaraylılığım haram olsun.

6 Eki 2011

Arda Turan Gerçeği


Galatasaray'da oynamayan futbolcular umurumda bile değildir aslında. Arda Turan'da olmayacaktı, misal Mehmet Topal'la en ufak bir ilgim alakam olmadığı gibi. Atletico Madrid'in maçlarıyla, Çemişgezekspor'un maçı kadar bile ilgilenmiyorum. Bir zamanlar Galatasaray'da oynadı diye, hiç bir futbolcunun bizden başka oynadığı takıma sempatim olamaz. Ben Atletico Madrid'i zaten severdim, Arda var diye de bu sevgimde artış olmaz.

Arda ile de ilgimi alakamı, gittiği gün kesmiştim. Kendisine zerre kadar sevgi duymuyorum, gidişi de ahlaklıca olmadığından, bir gün olası Galatasaray'da tekrar oynayacağı maça kadar cehennemin dibine kadar gidebilir. Bir gün döner de, ben oynadığı maça denk gelebilirsem, o güne değin hakkında ne bir yazı yazacak, ne bir yorum yapacaktım. ''Ben Galatasaray'a şu kadar para kazandırıp gittim, taraftar kıymetimi bilemedi'' demeseydi eğer. E bizde evvel allah tecrübeli, akil  bir Galatasaray taraftarı olduğumuza göre bir kaç kelam etmek büyük Galatasaray taraftarına boynumuzun bir borcudur.  

Kimse kimseyi kandırmasın. Bu arkadaşımız da  sağlıklı yaşam için spor yapanlardan değildir. Ülkemi, eski takımımı temsil ediyorum klişe hamasi lafları en kafatasçı Galatasaraylı için bile bir şey ifade etmez. Kaldı ki Galatasaray'a para kazandırdığı falan yoktur. Külliyen yalandır. Paramız yok diye, bizi hesap bilmez sanmasına, enayi yerine koymasına da itirazımız vardır. Oynadığı 6 sezon boyunca aldığı paraların toplamı, mal olarak satışından toplanan hasılattan daha az değildir. Eğer ortada bir para lafı dolaşıyorsa, kendisinin Galatasaray'dan kazandığı paranın yanında, kendisinden Galatasaray'ın kazandığı para devede kulaktır. Kaldı ki biz Arda Turan'dan Galatasaray'a para kazandırmasını değil, kupa kazandırmasını isterdik.

Atletico Madrid, Arda Turan'ı, Barcelona'yla başa çıkmak için transfer etmemiştir. Onlar için sadece ucuza aldıklarını sandıkları bir metadır. Yarın 20 milyona başka bir takıma geçirirlerse karlı bir iş yapmış olurlar sadece. Biz bu işlerden anlamayız, zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış. Biz işin, daha doğrusu Arda'nın futbolunu konuşalım biraz.

Atletik Madrid, bizim Kayserispor gibi bir takımdır. Eğer Kayserispor kafaya oynayabilirse o sezon, forvetleri, golcüleri prim yaparlar, el üstünde tutulurlar, insan satıcılarının gözdesi olurlar. Mutlak daha iyi olduğu düşünülen bir başka takıma satılırlar. Alış veriş tamamlanmış olur. Yok eğer Kayserispor'un başarısı konjoktürelse,  sadece bir sezona kaimse,  forveti ilk kovulacak futbolcu olur. Arda Turan büyük bir futbolcudur elbette. Ne var ki Arda Turan'ın büyük futbolculuğu tamamen oynadığı takımın büyüklüğüyle doğru orantılıdır. Eğer Arda büyük futbolculuğuna devam edecekse, bu ancak o takımın ülkenin en büyük takımı olması gerekir. Yani kısaca, Arda Turan Atletico Madrid'in futbolcusu değildir. Bala, kısmete Atletico, kendine Real'le Barca'nın arasında önünde bir yer bulursa Arda'yı Dünya'da tanımayan kalmaz. Aksine, olması gereken, orta sıralarda bir yerlerde tutunursa bu sene olmaz sa seneye kıçına teneke bağlarlar. Atletik Madrid'in kendisinden büyük takımlarla oynayacağı maçlarda Arda'ya top gelmez.

Nasıl ki Nihat, ilk senesinde göze battıysa, sonraki sene takımı dipte dolaştığı için silik bir sezon geçirmiştir. sonrasında da yitip gitmiş şimdilerde nerede olduğu bile bilinmemektedir. Hakan Şükür, gittiği takımlarda, bizde oynadığının yarısı kadar oynayamadı, oynayamazdı. Arda Turan'ın hiç bir Fener maçında iyi oynayamaması işte tam bu yüzdendi. Çünkü Arda Turan'lı sezonlarımızda Fenerbahçe'den daha iyi oynayamamıştık. Birazcık kafası çalışsaydı bu sene hiç bir yere kıpırdamazdı. Her oynadığı maça favori çıkan, bunu sadece kağıt üzerinde değil, sahada da göstereceği garanti bir Galatasaray'da tarihe geçerdi.

Üstelik, kendi beyanına göre, büyük futbolcuydu. Gidişiyle Galatasaray'ın gücünü düşürmüştü. Bence de böyle, gücümüzü zayıflatmış, Galatasaray futboluna zarar vermiştir. Galatasaray'a her zarar veren insan gibi benim nefretimi kazanmıştır. Şimdiye kadar şansı yaver gitmiştir, umarım devam eder de, oynadığı takımın dandik maçlarında, asist yapar gol atar. Oynayacağı maçların çoğunda beraberliğe el sıkışan bir takımın en etkili silahı Arda ise gök tanrı yardımcıları olsun.

Maça giden en etkisiz bir Galatasaraylı kadar bile delikanlı olamamıştır. Anıların bile güzel kalmasına izin vermemiştir. Kendisi için söyleyeceğim son sözlerim bunlardır.

22 Mar 2011

Uğur Meleke ile Ben

Uğur Meleke; Tesadüfen rastlamazsam, hiç bir spor yazarının ne yazdığını okumam. Topuna baştan ön yargılıyım. Tamamına yakını SPOR YAZAMAZI dır benim için. Bir kaç istisna var ise de bana haberi gelir şunu oku derler okurum. Onların başında da Uğur Meleke gelir. SPOR YAZARI dır. Okudum son yazısını.

61.dakikada maçın en önemli olayının gerçekleştiğini yazmış. Arda Turan'ın ,1-0 galip takıma, olanca hıncıyla, en yüksek motivasyonla, arkasına detant uygulamış, sorunları rafa kaldırmış 50.000 Galatasaraylıyı alarak, 2, 3 ve daha fazlasının yapılmasına katkıda bulunması sebebiyle Hagi Hoca tarafından sahaya sürüldüğü dakika. Bu dakikada yaşananlar Uğur Meleke'ye göre maçın en büyük olayıymış. Uğur Meleke haklı, maçları gözüyle izleyen, bu sülük medya dünyasındaki imalat hatalarından, kirli düzenin güzel insanlarından biri olarak, o kısık, buğulu gözleriyle gördüğü güzel hissettiği şeyleri, birilerine daha aktarmaya çalışıyor. İstiyor ki özelde konusu olan maçlar ve genelde de muhtemelen her şey güzel olsun, haklı olsun. Yenilen, ezilen, kaybeden suçlu sorumlu aramasın, kazanan, bir takımın tarafı olmaktan başka hiç bir şeyin sağlayayamayacağı tarifsiz sevinçlerin gurunu yaşasın.

Oysa ki benim, maçı, özellikle Fener maçlarını gözleri dışında bütün organlarıyla seyreden ben için durum tam tersi. Geçen hafta Ankaragücü maçının son dakikalarında Arda Turan oyuna girdi. Topla ilk buluşması Uğur Uçar'laydı. Belki 10 senelik çocukluk arkadaşları, bunca sakatlıktan sonra ilk kez karşı karşıya gelmişti o anda. Uğur, büyük bir kinle çift daldı, çocukluk arkadaşı Galatasaray'lıya. Hiç konuşmadılar pozisyondan sonra.

Bizim maçı, kalbimizle seyrettiğimiz, beynimizle sorguladığımız dakikalardı. 61. dakika da Arda Turan oyuna girdi. Maç diğer tarafta oynanırken büyük bir şebeklikle Gökhan Gönül'e sarıldı. Neşesi daim olsun du Galatasaray Kaptanının. Epey bir süre sohbet ettiler. Maça çok güzel hazırlanmıştı anlamıştık. Bizim için maçın en kötü dakikalarıydı Uğur Meleke. Biz senelerdir oluşmuş neticenin sebebinı arıyoruz maç be maç, hepimiz akıl tutulması yaşıyoruz. Çıkarılabilecek en iyi kadro çıkarılıyor, oynatılabilecek en iyi oyun oynanıyor. Aynı oyunla karşı tarafın hezimet yaptığı bir maçı, biz kaybediyoruz. Maçı gözünle seyredersen hiç bir şeyi göremezsin bizim taraftan. Gözükmez çünkü Uğur Meleke. İlk yarım saatte stoperleri sarı kartlık yapan hakemin beynini sen göremezsin. Bize anında gelir Fırat Aydınus'un tomografisi. Fenerbehçe'nin oyun üstünlüğüyle Galatasaray'ı yenemeyeceğini gören hakem, pozisyon üstünlüğü yaratmanın çarelerini aradı o bir kaç dakikada. Ne yazık ki buldu. Duran top kazandıracaktı, onun bildiğini Galatasaray cephesi de biliyordu elbet. İkinci sarı kartları almamak içim yeteneği kısıtlı Galatasaray stoperlerinin kolunu kanadını hepten kırdı. Artık Alex rahar rahat cirit atabilirdi bizim kaleye en yakın bölgede. Sen de görmüşündür Uğur Meleke, ilk yarım saatte ayağına top gelmeyen Alex, o dakikalardan sonra maç bitimine kadar Fener'in kaleye en yakın adamı olarak oynadı. Goller şöyle yada böyle mutlak atılacaktı. Biz o golleri atılmadan önce gördük Uğur Meleke. Görmediğini çalan, seyirciden etkilenmeyen, çaldığı da diğer tarafa yarayan hakemi, oturduğu yerden Galatasaray kaptanı da izledi elbet.

Biz isterdik ki, oyuna Hasan Şaş gibi girsin. Bir bok yapar yapamaz, orasında değiliz. Nice maçlar gibi bu maç ta gelip geçer. Bir titre, bir debelen, bir cebelleş, taraftarın ateşini harlandır. Bu kadar mı soğudun bizden be kardeş. Gökhan Gönül'e sarıldığın gibi, maçtan sonra ağlayan bir Galatasaraylı çocuğa sarıldın mı? Bu kadar mı bittiniz? ne oldu size? Hiç mi sorumluluk taşımazsınız? 1 maç bile olsa kendinizi paralayamazsınız?

En yakınında sendin, Baros, topu alırken bir şey varmıydı? Niye isyan etmezsin, her şey yolunda m senin için? Gidişine taraftar olay çıkarmasın, hatta sevinsin diye mi yaptın? Senin isyan etmen gereken yerde, Baros yapmış kabadayılığı. O kadar da hakkını yemeyelim, görmedik, umarım Fenerbahçeli futbolcuları soyunma odasında tebrik etmemişsindir.

Evet Uğur Meleke kardeşim. Senin gözünle görüp insani yönünü yorumladığın olayı, ben gözüm dışındaki organlarıma görüp böyle yaşadım. Ben böyle gördüm, benim için haksızlığa, yalana, dolana isyan etmeyen, karınca kararınca direniş göztermeyen insan, insan bile değildir. Galatasaray Kaptanı olmuş, seneye Galatasaray'ı tek başına şampiyon yapacakmış, olmadı kaçıp yarın Real Madrid'de gitmiş ne yazar? 

14 Şub 2011

Parlayadur Kaptan Arda

Zamanı geldi kaptan, her şeyin yolunda gittiği maçlardan sonra yazmak kolay. Gol attığın zaman bağırmak daha da kolaydı. Sana Paris Hilton'u yakıştırmıştı, şimdilerde siktir çeken taraftarın. Halbu ki ne güzel başlamıştı macera. Sami Yen'e ilk çıktığın maçta kapalının önünden bir yıldız gibi kaymış, topu ağlara bırakmıştın. İlk koyduğun o gol, bardağa düşen ilk damlaydı Arda. Farkı yoktu yani bardağa düşen damlaların. Cezayı son damlaya kestiler. Birilerinin vak vaklarını ürküttün. Birilerin sırça köşklerine taş attın. Güzel futbol seyretmek isteyenlerin sayısını fazlalaştırdın aynı zamanda. Yeni  doğan Galatasaraylılara ismini vermeye başlamıştın ne güzel.

İlk seyrettiğim maçtan, son seyredemediğim maça kadar düşüncelerim değişmedi. Sen büyük bir futbolcusun. Başka takımlar Arda'larını yaratabilmek için yıllarca ne futbolcularına katlandılar. Semih, Fenerbahçe'nin Arda'sı olmak için 10 senedir kulübede. Boğazın diğer yakasına düşseydin heykelini dikerlerdi. Ne mutlu ki bize dememiz lazım ki Galatasaraylısın, Galatasaray'dasın.


Arda Turan, takım, tarihinin en karanlık sezonunu geçiriyor. Kaleye gidemiyoruz, şut çekemiyoruz. Fantastik bir harekete hasret kaldık. Ne futbolcular gelip geçiyor, yerine birini koyamıyoruz. Kimi oynatsak olmuyor, sakatlandın, hücum hattı öksüz kaldı, takım kaptansız kaldı. Kaleciler bayram ediyor, en dandik takımların taraftarı ''kümeye cim bom'' diye tempo tutuyor.  Biraz daha geç kalırsan köpeklere maskara olacağız. Gerçi olduk bile.


Galatasaray kaptanlığını yakıştıramıyorlar sana. Ayhan'a yakışan, Servet'e yakışan kolluk sana yakışmıyormuş. Ne bekliyorlar bilemiyorum? Sen ki- limon sandığından Kewell'li Leeds'i Ali Sami Yen'de indirdiğimiz maçı seyrettin. Şimdi o Kewell'e fırça atmanı istiyor taraftar senden. Daha dün formasını almak için kapısında yattığın Ayhan'a küfür etmeni bekliyor. Rahip hayatı yaşamanı istiyor taraftar senden. Sen Galatasaray taraftarıyım dedikçe vebalı gibi kaçıyorlar senden.


Bu takıma çok yıldız geldi geçti Arda Turan. Hiç kimse çocuğuna Prekazi adını koymadı, Hagi isimli hiç bir Galatasaraylı yok. Kim bilir 2-3 yaşına gelmiş kaç Galatasaraylı çocuğun adı Arda'dır, onu da bilen yok. Varsa yoksa kilo aldığın, koşamadığın, çalım atamadığın. Milli takım bile sen yokken gol atamıyor. Somurtuyormuşun kaptan. Takımın şu halinde bir Galatasaraylı somurtmayıp ne yapacak? 


Takım ülkenin en güzel stadında oynamaya başladı, kimsede şevk yok, heyecan yok, coşku yok. Alınan saha neticelerini geçtik, bir güzel maç yok. Eskiden Galatasaray ilk dakikalarda gol yediği zaman sevinirdik, maçı dar ederdik bize gol atan takıma. Şimdi oyunu forse edebilecek, ben yenilmem diyecek hiç kimse yok. En güvendiğimiz adamlar sakat, yarın gitseler kimsenin hatırlamayacağı futbolculara methiyeler düzüyoruz, yüz yılda bir gelmiş, kendi öz evladımızı yuvadan kaçırmak için şebekeler kuruyoruz. 


Bu takımın taraftarları ellerinde örnekleriyle  yaşayabilecekleri en büyük maceraları yaşadılar. O büyük maceralarda mutlaka içlerinde kendi öz evlatları vardı. Gelmiş geçmiş en büyük efsane Hagi'yle beraber Avrupa'da imtihan verdiler. Sıkıntımız burada aslında, ne kadar büyük futbolcular gelirse gelsin, Galatasaray harsıyla bütünleşemezsek o büyük günler bir anı olarak kalacak, yenisi gelmeyecektir. 


İşte şimdi kaybedilen yıllardan sonra, aklımızı bir kez daha devşirelim. Bir daha belki de hiç gelmeyecek olan Arda'mızı büyük Galatasaray taraftarının bağrına basalım. 


Bir yıldızsın Arda Turan, sonsuza kadar parlayadur kardeşim.

17 Eki 2009

Fatih'in Fedaisi


Arda Turan gürlemiş. '' Fatih Terim benim babam, ben başımızda Türk Hoca isterim, şartlar el verirse Fatih Terim'in çalıştıracağı takımda oynarım''

Vefa güzel şey, minnet ise en değer verdiğim duygu. Eğer Arda Turan'ın bizim de bilmediğimiz bir minneti varsa Fatih Terim için, bize helal olsun demek düşer. Ve Terim'in Arda için en sevilen adam olmasına da bir itirazımız olamaz. Olmayacaktı da, Arda Turan takım kaptanımız olmasaydı. Metin Oktay ilan etmeseydik bize ne bile diyecektik. Sıradan bir Türk futbolcusunun Fatih Terim'e biatı der geçerdik.

İşte Fatih Terim'li Ulus takımının başarısız olmasının itirafı budur. Ülkenin en büyük futbolcusu Arda Turan bile Türk Milleti adına, geldiği Galatasaray'ı temsil etmek adına değil de, tas tamam Fatih Terim için oynamış. Arda'nın nezdinde şimdiye kadar bütün oynattığı futbolcular(onun için oynamayanlar iptal oldular) kendisi için oynadılar. Umurlarında değildi Türk Milleti. Kim bilir kimler plan yapıyordu yaz ayları için. Afrika'ya kaç kişi gittmişti, nice turizm firmaları bellerini belki de yazın oynanacak turnuvaya bağlamışlardı.

Reklam şirketleri, sponsorlar, televizyonlar..., Ben Arda Turan olsam, Fatih Terim'e yalamalık yapacağıma direnirdim.'' 22 yaşında Dünya'nın elit futbolcuları arasına girme şansımı senin yüzünden kaybettim'' derdim. Kaç Türk futbolcusunun hayalleri yıkıldı, mevcutlar Fatih Terim için oynarken.

Tarih bile okumamış Arda Turan. 2000 senesinde aynı duygularla, Fatih Terim için oynayan futbolcular kupayı kazandıktan sonra kellelerini verdiler. Hakan Şükür'ü 1 yıl sokakta gezdirdi, Bülent Korkmaz, Hakan Ünsal, Arif Erdem, Ergün Penbe kadro dışı kaldı. Hagi'yi zaten hiç sevmedi. Antrenörken maçını bile izlemedi Galatasaray'ın. Popescu ile Taffarel'in adını bile anmadı.

Arda Turan 12 yaşında iken Hoca Terim'miş. O porofesyonel kadroya almış. Fatih Terim olmasa sanki futbolcu olamayacak. Sen Mehmet Güven'misin kardeşim, oynaman Hocanın takdirine kalmış. Hoca Selçuk Yula bile olsa Milli Takım'ın tek bankosusun. Hal böyleyken başınıza gelecek amir için Milliyetçi kesiliyorsun. Yabancı getirecek olanlar merak etme en az senin kadar Milliyetçidirler. Milliyetçi olmasalar bu tezgahın başında durabilirler mi bir dakika?

Şimdi gel de güven Arda Turan'a. Diyelim İmparatorun Galatasaray'a dönme ihtimali Surinam'lının başarısına bağlıysa( Nitekim Fatih Terim Milan'dan kovulup Florya'da erketedeyken, Lucescu'nun başarısız olmasını beklediler, başarılı olduğu halde kovdular) Arda Turan nasıl motive olacak? Milli Takım'ın başına bir gevur getirdikleri zaman Arda Turan kötü oynarsa sülüklere nasıl savunma verecek?

Sana ne be Kaptan. Sen haftaya Kadıköy'den artık zaferle nasıl çıkarızın rüyasına yat. Sen bu ükenin 1 numaralı futbolcususun, bırak hocanın falına 11. 12. futbolcular baksın. Senin görevin futbol oynamak, oynadığın takımın gol atmasına katkıda bulunmak. Eğer Galatasaray'da oynuyorsan, sadece Galatasaray Taraftarı için oynayacaksın, Milli Takımda isen Türk Milleti için. Babam dediğin adam Galatasaray'lı zaten, sen kazanırsan sevinecek. Milli takımdaki başarıların için de sevinecek bir Türk olduğu için. Ha olur da bir takıma gider, seni isterse giderim demişsin ya, gidebilirsin Arda kardeş, biz buradayız, gidecek yerimiz yok, yeni Arda'lar çıkartırız. Nitekim yeni Metin Oktay'lar çıkarttığımız gibi.

8 Eki 2009

Arda Turan'ın Düşüşü!


Son yazacağım cümleyi ilk önce yazıyorum.

Arda Turan bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur.

Bu yaşına kadar ki verdiği imaj, çizdiği rota dikkate alınırsa eğer, Galatasaray tarihinin Metin Oktay'dan sonraki en büyük adamıdır da.

Arda Turan Bleslov maçında Sami Yen'de boy gösterdiğinde, güzel olan ne varsa onun düşmanı büyük Türk Spor Medyası'nın katırlarını ürkütmemişti. Sıradan bir genç futbolcunun, ilk çıktığı maçta bütün Galatasaray taraftarı tarafından tanınması ilgiyi çekmemişti. Korkulacak ne vardı ki, ne futbolcular görmüşlerdi onlar. Bir iki maç oynayıp, kaybolup giden. Arda Turan'da onlardan biri olurdu en fazla.

Ne var ki her geçen maç, hiç hesapta olmayan bir futbolcu, Galatasaray adına büyüyordu. Önce Galatasaray'ın sonra Milli Takım'ın bankosu oldu. Maçlara ağırlığını koymaya başladı. Tek başına maç alır duruma geldiğinde de Spor Medyasının hedefi haline geldi. En başta da Galatasaray'lı olduğunu söyleyenlerin.

Ve bu düşmanlık bu sezon tavan yaptı. Koskoca Galatasaray'ın 10 numarası, kaptanlık bantı Arda Turan'daydı. Taraftarlar onu şimdiden Metin Oktay ilan ettiler. Dünyanın en elit 10 hocasından biri, oyunu Arda üzerine kuruyor, Brezilya Milli Takım futbolcusuna takımda yer bulmakta zorlanıyordu. 2 hafta öncesine kadar ki durum vahimdi. Gol olan topların çoğunda son ya da sondan bir önceki krampon izi Arda Turan'ınkilerdi.

Sülükler, İstinye Park'ta gezerken yakalıdılar çocuğu. Sanki Pürtelaş Sokak'ta gördüler. Aziz Yıldırım'la bastılar. Galatasaray tesislerinin kilitlerini teslim ediyordu sanki. Hakan Şükür'e söylettiler, bir an önce Adnan Polat'ın himayesinden kurtulsundu. Bir yere gitsin de Galatasaray beter olsundu. Çünkü Arda Turan büyüdükçe, Hakan Şükür küçülüyordu. Hakan Ünsal'a sövdürdüler, bu genç yaşta kaptan olamaz dedirttiler. Önlem alınmalıydı, Arsenal'e gönderdiler Arda'yı. Kuyruk acıları vardı Arsenal'leriyle. Sarı Kırmızılı destan Arsenal'e karşı yazılmıştı.

Nonbertarafus erketeye yatmış maç sayıyordu. Galatasaray son 3 maçını yenememişti. Cezayı önce Surinam'lıya sonra Arda Turan'a kesti. Hasan Şaş'ırmıştı Arda. Gölgesine bile çalım atmaya kalkıyordu. Kaptanlığı kaldıramamıştı, yorulmuştu, takımda birileriyle arası kötüydü. Bir kaç maç dinlendirilse iyi olurdu. Hatta mümkünse Fener maçını yatak istirahatlisi olarak geçirse ne güzel olurdu.

Ne güzeldi herşey, futbol adına ülkemizde. Resmi takımları tulum çıkarıyordu, el birliğiyle Galatasaray'ı tökezlettirmişlerdi. Taraftarın gözbebeği Arda Turan'da bir an evvel gözden düşürülebilse hiç bir korkuları kalmayacaktı.

Strum Graz maçını seyredemedim, diğer maçların birinde tribünde, birinde televizyon başındaydım. Arda Turan'ı dikkatle izledim. Eskişehir maçının son dakikasında o kadar adamın arasından Keita'ya kestiği topu, Kara Şimşek mıhlasa, Strum Graz maçının daha ilk dakikasında Elano'ya yaptığı orta gol olsa, son maçta Manda Yiyici'si Arda'nın defansı maymuna çevirip verdiği pası dağlara taşlara vurmasa, aynı Arda düşüşte olmayacaktı henüz.

Büyük Galatasaray taraftarı, kendi gördüğünüz dışında hiç bir şeye inanmayın. Arda'da düşüş falan yok, yorgunluk hele hiç yok. 22 yaşında adam 90 dakikada 10 km koşmayla asla yorulmaz geçin bunları. Sadece şu var son maçta Arda'nın vurduğu toplar girmedi, attığı pasları gol yapamadılar. Son maçtaki ruhsuz oyunda bile farklı galip gelebilirdik. Sistemle uğraşıyoruz, Derwall zamanındaki sülükler aynısını yapmışlardı. İlk sene maskara yaptılar koca Derwall'i, direndik o sistemle devam edip Avrupa Şampiyonu olduk. Sistemsiz son iki şampiyonluğumuzun sancılarını çekiyoruz şimdilerde.

Arda Turan bu sistemin bir numaralı aktörüdür. Futbolunda her maç ilerleme olacaktır. Örnek olursa, son maçta iki kişiye birden attığı çalımı daha önce hiç görmemiştik. Bir rüyası varmış onu da öğrendik. Bir maçta 5 gol birden atacakmış. Bu sezon atar mı atar?

Galatasaray Kaptan'ı büyük Arda Turan; Sen büyürsen dertlerde büyür seninle birlikte, çocukluk edipte çabuk büyüme hemen. Gerek yok, şimdiden taktın omuzuna apoletleri. Büyük Galatasaray'ın büyük evladı nişanlarını.

10 Tem 2009

10 Numaralı Kaptan


Eğer hiç bir takımı tutmamış olsaydım, bugün hepinizden daha fanatik Galatasaray'lı olurdum. Hadi zaten Galatasaray'lıydım diyelim, eğer hiç maça gitmemiş olsaydım bugünden itibaren tribün amigonuz bendim.


Bugünü bir tarafa not edelim, sonraki yıllarda, sonraki nesiller, sevgili takımlarına bir kaptan, bir 10 numara bir Arda Turan aradıklarında o günlerde, bugünleri yazanların tarihe düştükleri notlarlı okuyacaklardır.


Galatasaray tarihi büyük kaptanlar tarihidir. Metin Oktay, Muzaffer Sipahi, Fatih Terim, Cüneyt Tanman, Bülent Korkmaz, Hakan Şükür ve kaptanlık bandını bugünlere kadar şanla şerefle getiren Ayhan Akman.

Arda Turan kaptan oldu, hem de 10 numaralı formasıyla. Ah be Galatasaray 10 numarası. Metin Oktay sembol yapmasa diğer takımlar gibi bizim içinde diğer numaralardan bir farkı olmayacaktı. Sonraki yıllarda bir başka efsane 5 sene giydi bu mübarek numaralı formayı. Hagi'den sonra her sezon yeni bir heyecanla aradık 10 numaramızı.


Yanıldığıma ilk defa sevindim. Lincoln için yazmadık yazı bırakmamıştım. Adam olmaması bir efsanenin doğuşuna sebep oldu. Arda Turan'ın en önde çıkacağı maçlara artık 1-0 önde başlıyoruz. Artık Galatasaray'ın sahaya çıkışları bir başka olacak. 22 yaşında, ülkenin faal en büyük futbolcusu, en has Galatasaray'lısı kaptanımız, daha ne isteriz.

Galatasaray Kaptanı; Bundan sonra sadece bir Galatasaray futbolcusu değilsin, sen milyonlarca Galatasaray taraftarının önderisin. Gittiğin mekanlar, takıldığın arkadaşlar, yani bütün bir yaşamın Galatasaray Kaptanısın artık. Metin Oktay'ın, Hagi'nin yanına 3. sac ayağı olmalısın.


Yönetimin Galatasaray taraftarına en büyük hediyesidir. İçimizden en fanatik taraftar, takımın en büyük futbolcusu olarak 10 numaralı formasıyla kaptan olarak sahadadır artık. ''Emre Aşık'ın lafının üstüne laf söylenmeyecektir'' raconuyla başladı macera. Aslında Kaptanlık Arda'yla yapılan ömür boyu mukaveledir.

Ayhan Akman'a, ve Emre Aşık'a saygılarımızla selamlıyoruz yeni ve daimi kaptanımızı. Arda Turan sen bizim herşeyimizsin, takımı önümüze getireceğin günleri sayıyoruz.

13 May 2009

Büyük Futbolcu







Büyük futbolcu, büyük takımda oynayacaktır. Oynadığı oyunla değil sadece adamlığıyla da büyük olacaktır. Giydiği kıyafet, gittiği mekanlar, gezdiği insanlar da büyük olmalıdır. Büyük futbolcu sahanın dışında da örnek olacak, kendinden küçüklere idol olacak yol gösterecektir. Büyük futbolcu, isyancıdır, liderdir, haksızlığa tahammülü yoktur, gerekirse hocasına bile diklenir.


Taraftarın gözbebeğidir, ilk çağrılandır, yokluğu aranandır, gidişinde karalar bağlanandır. Büyük futbolcu önlem alınandır, korkulandır, ürkülendir, en umutsuz anlarda bel bağlanandır. Büyük futbolcu ülkesi dışında tanınandır. Saygı görendir, davet edilendir.


Büyük futbolcu, takımının tanıtımına katkıda bulunacaktır, forması en çok satın alınacaktır, büyük futbolcunun ismi yeni doğan çocuklara koyulacaktır. Büyük futbolcu kupalara dokunabilendir, havalarda uçurulandır, gollerde üstüne yığılınandır. Büyük futbolcuya başka takım taraftarları da saygı gösterir, ahlaklıdır, haksız yere kazanç sağlamaz, yalandan düşmez, hakemi kandırmaz, rakibe saygısı vardır.


Büyük futbolcu, yenildiğinde taraftarlardan daha fazla üzülendir, büyük futbolcu takımın efsanesidir, adı yıllar sonra bile dilden dile dolaşacak olandır. Resmi tribünlere asılacaktır, ismi taraftarların şarkılarına kazınacaktır.


Büyük futbolcunun kendine has çalımı, pası, vuruşu, duruşu olacaktır.


Yani, kısaca uzunca hepimizin bir şeyler daha yükleme yapacağı futbolcudur işte.


Peki bizim kendi payımıza büyük futbolcumuz var mıdır?


Vardır, bir zamanlar Metin Oktay'mış, sonra Hagi .


Şimdi de bu çocuk!



Arda Turan.......

9 Nis 2009

Arda Turan'a Açık Mektup


Sevgili Arda Turan;

Sen doğmazdan önce tam 14 sene biz Şampiyon olamamıştık. Sen 1 günlükken Ali Sami Yen'de Diyarbakırspor'u yenip, o zamanlar ki devlet takımı Beşiktaş'a bir sezon önce averajla kaybettiğimiz şampiyonluğu almak için amansız bir savaşı sürdürmüştük. Devamında unutulmaz bir mucize gerçekleşti ve biz Şampiyon olmuştuk.

Şimdi Galatasaray tarih sayfalarını karıştırdığımızda anlıyoruz ki o yıl asıl mucize senin doğumun olmuş bizim için. Şampiyonluk kupasıyla hoş gelmişsin SİPSİ.

Arda, Galatasaray tarihini çok büyük futbolcular yazdı. Ve ben Metin Oktay'dan sonrakileri bizzat gördüm. Metin Oktay'dan öncekiler de vardı kuşkusuz, ancak 40 yıllık tribün hayatımda sahada olmasa bile bağırılan çok az futbolcu gördüm. Hatta tek Metin Oktay'ı sayarım. Diğerlerinin sürekliliği olmuyor. Ne zaman Galatasaray kötü top oynasa, biz Metin Oktay'ı salarız sahaya.

Uzun yıllar geçti, Galatasaray'ın adı Dünya'nın her tarafında sayıklanır oldu. Mazlum ülkeler futbolseverleri bizden yana oldu Avrupa Kupalarında boğuşurken. Hanry'le gırtlak gırtlağa Büyük Kaptan, Parlour'la yumruk yumruğa Hagi, Casillas'la burun buruna Jardel kupaları getirmiştik hep beraber. Hep o yüksek Galatasaray'lılık karakterimizdi bizi yücelten duygu.

Ancak bir şeyler hep eksik kalıyordu Arda Turan. O büyük futbolcular bir türlü Metin Oktay olamıyorlardı. İşin içine profosyonellik giriyordu. Yani para, lanet olası para o büyük Galatasaray'lı futbolcuların Metin Oktay olmasını engelliyordu. Biri gidiyor başka takıma yardımcı hoca oluyor, birileri gazeteci, televizyoncu olup bizi üzüyorlardı. Bırakıp kaçanlar, bırakmak istemeyip bıraktırılanlar, küsenler, ne sayarsan say ama bizim istediğimiz coşku tribünlere uzun soluklu yansıyamıyordu. Dolayısıyla sahaya da gerekli enerjiyi veremiyorduk.

Ve sen içimize bir güneş gibi doğdun Arda Turan. Önce futbolculuğunla geldin, sonra adamlığınla. Ama artık en çok Galatasaray'lılığınla. Ve bu sene tavan yaptı duygular, artık sen bizim Metin Oktay'ımızsın. Bundan sonraki nesiller senin adınla, şanınla yaşayacak, büyüyeceklerdir.

Arda Turan; Bu pazar büyük bir maça çıkacaksın. Takımın kaptanı, önderi, herşeyi olarak gözbebeğimiz olacaksın. Beklentilerimiz çok büyük Arda, Fenerbahçe'yi yenmek inan kesmiyor bizi. Şöyle bir kıstırın, evire çevire yenin. Çok yük var sırtında be çocuk, ama dedik işte Metin Oktay kolay olunmuyor.

Arda, senden bir ricamız olacak. Nasıl yaparsan yap, ne bahane uydurursan uydur, şu Emre Belözoğlu'yla takılmaktan vazgeç. Özellikle maçtan önce samimi olma. Büyük taraftarın senden beklentisi sosyal yaşantında da seni bağlıyor. Adam geçmişinde Galatasaray'da oynadığını bile söylemeye utanıyor, cebi para dolu ama kalbi bomboş. Seveni yok, sen Galatasaray'sın, seni sevmeyeni sen niye seversin ki?

Bu gece kzılarımız, basketbolda Avrupa Şampiyonu oldular, sente taraftarlığını yaptın, takım arkadaşlarınla birlikte. Biz buyuz Arda Turan, biz bu yüzden büyüğüz.

Ne mutlu bize ki senin gibi bir evladımız var. Arda sen bizim herşeyimizsin.

27 Mar 2009

Adamsın Sipsi





Kaç sene geçti, kaç ömür bitti, kaç nesil değişti. Ne futbolcular geldi, gitti ve bugüne getirdi bu mübarek takımı. Sancağı şanla şerefle taşıdılar şu son maça kadar ve taşıyacaklar sonsuzluğa akıp giden yıllar boyunca. Unutulanlar dışında, nice unutulmaz futbolcularımız Galatasaray'ın ismini, armasını Taksim Stadından, Dünya'nın dört bir yanına taşıdılar. Taraftar sayısı milyonlarla ölçülüyor. Ve binlerce futbolcu içinden bayrak futbolcular olarak kalplere heykeli dikilenler bir elin parkamları kadardılar. Ali SamiYen'den Metin Oktay'a, Metin Oktay'dan Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz'a teslimdi Galatasaray Sancağı. Araya birde yabancı girdi. Bir Hagi efsanesi gördü bu gözler, görmeyenlere aktarmak üzere.

İsmi Metin olanların çoğunun sebebi Metin Oktay'dı. Kalplerden başka, Florya'da heykeli olan tek futbolcumuz, en sıkışık anlarımızda adını andığımız, takımı motive etmek için onun gibi oynamasını dilediğimiz destanımızdı.

Ve ne mutlu bize ki, büyük Galatasaray Sancağını belki de hepsinden daha yukarılara taşıyacak bir futbolcumuz var artık sahalarımızda. Hem de Galatasaray'ın aşağı doğru yol aldığı son bir kaç haftada yukarı çıkan futbolcumuz. Yenildiğimizde ağlayan, ağladıkça ağlatan, yendikçe gülen, güldükçe güldüren gözbebeğimiz. Sakatlanacak diye ödümüz kopan, Galatasaray yenilse bile kendisi yenilmeyen, sahadaki biz, tribündeki o.

Bir bayraksın sen Arda Turan. Galatasaray bayrağısın, koskoca bir camianın genç liderisin. Uğruna ne kupalar, ne maçlar feda edilesi ADAMSIN SİPSİ. Galatasaray'ımızın 10 numaralısısın, ömür boyu kontratın, ayrıcalığın var. Şu kahrolası profesyonal piyasanın son fantastik, son asi futbolcusu sensin. Ne yazık ki Türk Futbol ligine fazlasın. Seninle, Yaser'i aynı takımda oynarken gören gözümün buğususun. Adını Hıncal'lar, Erman'lar Hakan Ünsal'lar duyduğumdaki isyanın çığlığısın.

Arda Turan, sen var ya sen Metin Oktay deden gibi, bundan sonra doğacak Arda'ların sorumlususun. İsmim Arda diye böbürlenerek büyüyecek olanların çocukluk aşkısın. Galatasaray'lı olma sebebisin. 66 yerine artık bu seneden sonra 10 Numarasın. Takım kaptanısın. Biz artık, çıkış tünelinden, her maç ilk maçtaki heyecan gibi beklediğimiz Sarı-Kırmızı sevdanın manga komutanısın. Galatasaray'ın olduğu her yerde bir umut vardır diye tribünleri dolduran amansız taraftarın generalisin.

Gelecekteki Arda'ların Hocasısın, burada doğdum burada öleceğim naraları atansın.
Arda sen bizim herşeyimizsin.

Galatasaray seninle bir başka güzel SİPSİ. Futbolun da biraz daha güzel olması için keşke her takımın taraftarının gırtlağını parçalayarak ismini haykırdığı bir ARDA TURAN'ı olsa.

18 Mar 2009

Kapalıya Gel Arda


Korkulan, beklenen oldu, gözünüz aydın, Galatasaray elerse biz ne yapacağız diyenler. Arda Turan yarın maçta yok. Son ana kadar bekler Arda ama boş bekleyiş olur. Bizde bu sağlık ekibi varken yakında, Veteran takımı takviyeli PAF takımla sahaya çıkarız. Arda'nın bacağı kan içinde, kurşun yemiş gibi duruyor krampon deliği. 7-8 dakika sahada kaldı, baytar çıkarın diyemedi. Bülent Hoca'nın, Lincoln sendromu yüzünden Arda sahada gereğinden fazla kaldı. Durum deplasmanda 2-1 lehimizeyken, dinlendirelecek tek isim Arda'ydı oysa.

Lincoln'ün yokluğunda bütün sahaya ağırlığını koydu. 2 golün birini attı, birini attırdı. En kolay maçlarda bile dinlendirilmeyen Arda, bir baltanın tabanıyla iptal oldu. Kimi suçlayacağız,'' futbol bu olur'' mu diyeceğiz. Peki biz ne yapacağız yarın Arda'sız. Arda sahadaki oyunundan çok, Arda'lığıyla olmalıydı yarın. Dara düşersek, kim motive edecek takımı, tribünleri kim bağırttıracak.

O kadar futbolcu aldılar, gönderdiler, hocalar değiştirdiler de şu doktorları değiştiremediler. 1 ay sonra sahadayım diyen Uğur'u, ne olduğunu anlamadığımız Serkan'ı, unuttuk. Linderoth'u saymıyoruz bile. Servet, Emre Güngör, bu kadarmı sakat olur bir takımda ya. Biri iyileşip dönüyor, daha takıma yerleşemeden ikisi revire kalkıyor.

Ey büyük Galatasaray futbolcusu Arda Turan; Eğer oynayamazsan ki öyle de gözüküyor- senin yerin tribünlerdir. Yarın stadı bayraklarla donatacağız, unutulmaz gecelerden biri yaşanacak. Aramızda görmek istiyoruz seni. Biraz daha fazla bağırabilmek için, biraz daha fazla boğmak için Hamburg'u. Al eline bir bayrak katıl aramıza. Özlemişsindir de zaten.

15 Şub 2009

Arda Sen Bizim Herşeyimizsin


Dünkü maçta en çok kızdığım futbolcu sendin. İnsan sevdiğine sitem eder. Meira kötü oynadığı zaman(iyi oynaması mümkün değil), kızmam ona. Bugün var yarın yok. Bir maç denk gelir, kapalı tribünden bir küfür ederiz siktirir gider. Servet'e de kızmam, ben hala onun futbolcu olmadığını savunuyorum. Estetik olarak bana hiç zevk vermiyor. Götüyle top oynuyor, ikili mücadeleleri kazanıyor, bütün enerjisini oyununa veriyor da bir şeyler eksik. Onun oynadığı oyun futbol değil. Verkaç yapamaz, rakip kaleye her kafa topuna çıkıyor, devamlı beynine geliyor top. O da bugün var yarın yok topçulardan. Bel bağlamam, giderse en ufak bir tepkim olmaz. Baros dersen, saatli bomba, her an atılacakmış gibi oynuyor. Kendini postal gibi yere bırakıyor, sahtekar, topu elleme hastalığı var. Ofsaytta çok yakalanıyor. 90 dakikayı atılacakmı travmasıyla tamamlıyoruz. Kötü oynarsa, yüzde yüz golleri kaçırsa bile ona da kızmam. Bizim kiralık futbolcumuz kendisi. Parasını almazsa topa ayağını sürmez.

Aydın desek, takım onca eksikken, bir umut sahaya sürülen gencecik çocuk. İnsan o durumda kudurur, adam ısırır, delirir de takıma bir payanda olur. Görüntüsüyle saha dışında ki yaşamıyla da muhtemelen Galatasaray futbolcusu olamayacak bu gence umut bağlamam. Kendini geliştiremez, bundan daha iyi oynayamaz.

Mehmet Güven'e kızamayız. Kabiliyeti yok, senede bir maç iyi oynar onu da oynadı. Yenik Galatasaray'a kurtarıcı sokuluyor, bizimle alay ediyorlar sanki. Mehmet Güven ancak bir ölüm kalım maçında Galatasaray'ın skoru koruması gereken dakikalarda oyuna girebilir.(Ben olsam o anlarda bile almam da). Kızamayız, kızmamız, sitem etmemiz için önce sevmemiz gerekiyor.

Sabri'yi yazdık uzun uzadıya. Onu da geçelim, başka kimimiz kaldı be Arda, söyle senden başka kimimiz. Yenemediğiniz bi maçtan sonra soyunma odasında ağlayan, her maçtan önce bizlere Galatasaray'a bağlılığının örneklerini veren, Sami Yen'e ilk çıktığı maçta kalbimize giren futbolcunun kötü oynamasına dayanamıyoruz.

Sen takımın kaptanısın, her ne kadar en çnde çıkmıyorsan sahaya, pek yakındır en önde çıkacağın maç. Bir derdin varsa Galatasaray Taraftar siteleri emrindedir. Seni çok eskiler bilir Büyük Mehmet'e benzetirirm. Çok büyük futbolcuydu ama devamlı küserdi. Küstüğü maçta topa ayağını sürmezdi. Silkin be Arda, koskoca Aslantepe'de sadece lig maçımı seyredeceğiz biz.

En çok sana kızdım, izlediğim kadarıyla da taraftarlar aynı gerekçelerle sana sitem etmişler. Sevgidendir Arda Turan. Sevgi özgürdür hesap sorulmaz, insan olmayana sitem konulmaz.

13 Oca 2009

Galatasaray'a Doymadım


Arda Turan Galatasaray Televizyonu'na böyle konuşmuş. Ne mutlu bizlere ki Arda gibi bir futbolcumuz var. İşte yıllardır tam bu noktada takılı kaldık. Bizler sahada oynayanların da en az bizim kadar Galatasaray'lı olmalarını istiyoruz. Tamamdır, her kim formayı giyiyorsa oynayabileceklerinin en iyisini oynarlar. Ama bu bizi kesmez, biz işe sadece oyun diye bakmıyoruz. Bizim için futbol bir oyundur, O oyunu Galatasaray oynadığı zaman ise bizim yaşam felsefemizdir.

Servet de Arda gibi sonuna kadar takımı için oynar. Balta'da öyle. Hepsi oynar ama hiç biri Arda gibi oynayamaz. Galip geldiklerinde Arda kadar sevinemezler, yenildiklerinde karalar bağlamazlar. Arda'nın top toplarken bir remi var. Hagi gol attığında havalara sıçramış. İşte o Arda aynı Arda. Gün geçtikçe futboluyla birlikte Galatasaray'lılığını da büyütüyor. Yaşantısıyla da gelecek kuşaklara yol gösteriyor.

Her maç, her geçen gün Galatasaray'a bağlılığının örneğini göstererek yüreğimizi aydınlatıyor. Her Galatasaray'lı artık bilir ki Arda Turan'ları asla başka bir takımın formasını giymeyecek. Arda Turan'ı takımın önünde sahaya çıkarken göreceğimiz günler uzak değildir.

Büyük Galatasaray taraftarı, Arda Turan gibi bir futbolcun varsa rahat uyu. Onun kaldıracağı önümüze getireceği çok kupa var daha. Daha çok geçecek tribünlerin önüne bizlere üçlü çektirmek için.

23 Ara 2008

Kaptan


Maç bitiminde Arda kapalının önüne geldi, bir elini boğazını keser gibi yapıp sahayı gösterdi. Biz anladık ki ölene kadar Galatasaray'lıyım dedi. Bu gün Milliyet gazetesinin daha yeni dikkatini çekmiş. Muhtemelen onlar gidip sormuşlardır ne demek istedin diye. Sonra da Arda tribünleri susturup 3 lü Cim Bom çektirdi, kendisi de söyledi.
İşte biz buyuz, İşte Galatasaray futbolcusu bu. Anlamazlar, anlatamayız ulemalara. Tribünlerden çıkan sesi futbolcu top kendisindeyken duymaz bile. O sadece çıkan uğultuya bakar, ne söylersen söyle. Hayatında bir kere bile tribünden tezahürat yapmamış Hıncal, Gole giden futbolcu ağzıyla konuşuyor, dur bakalım taraftarım ne diyormuş diye kendi kendine soruyor.
Futbolcu bilir ki arkasında 10 binlerce militan taraftar kendisiyle beraber atağa kalkar, atak karşılar, kaleye geçer, 90 dakikayı yaşar. Biz de bilirizki Arda'nın Galatasaray formasıyla oynayacağı oyunla, başka takım formasıyla oynayacağı oyun aynı olamaz. Örneğin Tugay Liverpool'a yenilince ağlamaz ama Arda Fener'e yenilince ağlar.
Bu genç yaşta yemin etmiş, Galatasaray'dan başka yerde oynamam diye. Bizler inandık ve ona takım kaptanlığının verilmesini istiyoruz. 3 senedir oynadığı ligte son 25 yılın efsanesine giren futbocumuza kendisinden eski bile olan varsa takımda kaptanlık yakışır. Daha bir motivasyonla oynar Arda. İş kaç sene oynamaktan geçiyorsa, Arda her halde bir 10 yıldır sarı kırmızı forma altındadır. Kaptanın banko olması da önemlidir.
İkinci yarıya kaptanı Arda olarak çıkacak bir Galatasaray'ı şimdiden özledim.

19 Ara 2008

Efsane Sizin Olsun Destan Bizim


Bir efsane 11 tutturdular şu sıralar. Medyamızın ulemalarına bakılırsa seçilen takımın çoğu Galatasaray'lı. Aziz Yıldırım tek başına jüri olsa, sadece Fenebahçe stadında oylama yapılsa çıkacak sonuç yine aynı. Galatasaray'lı fazla olacak. Maksat o değil, adet yerini bulsun. Arda Turan'ı seçmişler embesiller. Eyvah dediler ne yaptık, aday göstermekle bile hata yaptılar. Daha dünkü çocuk, bu yaşta efsane yaparsak gelecekte ne yapacağız.

Fenerbahçe resmi gazetesi Vatan, altarnatif efsane 11 yapmış. Sağ bek Kazma Recep yerine Rıza'nın. Olsun Beşiktaş'lı bir şey değişmez. Sol tarafa hem Trabzonspor'lular üzülmesin hemide Fener'e bir kontenjan lazım Apo'yu koymuşlar. Arda'yı yeme pahasına Oğuz'u feda etmişler. Veeee Tuncaycıksın'ı efsane yapmışlar. Ben olsam Tanju'nun yerine de Semih'i efsane yapardım. Efsane işte ismi üstünde bir zaman gelir kimi inanır kimi safsata der.

Bu ülkede tek bir efsane 11 sahaya çıkmış ve muzaffer dönmüştür. Arsenal'e çıkan 11 Türkiye'nin efsane 11'idir. Kaleye Taffarel'in yerine Rüştü'yü korsun, Popescu'nun yerine Tugay'ı, Hagi'nin yerine de Yıldıray'ı çıkartırsan Dünya 3. olursun. Efsane devam eder.

Avrupa Şampiyonu ve Dünya 3. apoletli futbolcular da artık efsanelikten çıkar yazdıkları destanlarla anılırlar.

Siz Fenerbahçe'nizi efsaneleştire durun, Arda Turan'ımızı rahat bırakın, işimiz var bir destan daha yazmaya gidiyoruz.

18 Ara 2008

Efsane 11'in Efsane Futbolcusu; Arda Turan


Kiminin saçı ağarmış, kimi şişmanlamış, yaşlı başlı dede olmuşlar, en son futbolu bırakan Kral 38 yaşında. Bir zamanlar her kes kendi futbolcusunun peşinde ne maçlarını seyrettik. Ne çok övündük onlarla. Bizden Bülent Korkmaz var, Hakan Ünsal var her ne kadar şimdilerde küstüysekde kendisine, neticede bizim sol bekte efsane olmuş, tarihe geçmiş bir futbolcumuz. Tanju Çolak herhalde Galatasaray'lı kral olarak efsaneye girdi. En büyük efsane yine bizimdi, Kral Hakan Şükür gelmiş geçmiş en büyük efsaneydi.

Diğerleri futbolu bırakmışlardı. Biri ise daha dün top oynamaya başladı. Nihat'lar, Tugay'lar, Tuncay'lar. Ne büyük onur, 21 yaşındasın iki yıllık tanınmışlığın var, taraftarın gözbebeğisin.

Sen son fantastik futbolcusun Arda Turan. Senden önceki Hasan Şaş'tı. Sen sonsun. Bu gidişle de senden sonra fantastik futbolcu gelmez. Senden büyük futbolcu gelebilir ama oynadığı takımın amigosu, gol atıldığında taraftarcasına sevinen, oynamadığında taraftar gibi maçı izleyen. Arda Turan sanki içimizden birini sırayla oynatıyorlar gibi geliyor bize seni seyrederken. Biz futbolcu olsak, Galatasaray'da oynasak senden daha fazla konsantre olamayız.

Arda, bu yaşta gelmiş geçmiş en büyük 11 e koydular seni. 10 seneye kalmaz Dünyanın en büyük 11 ine koyacaklar. Bizler ölmez sağ kalırsak, çıktığın ilk maçı seyretmiş biri olarak sen nerede olursan ol seninle gururlanacağız, övüneceğiz. Galatasaray'ın Galatasaray'lı futbolcusu bizi bırakma sakın. Daha çok maç var alınacak, daha çok kupa var getirilecek. Ne mutlu bize ki Arda Turan bizim futbolcumuzsun, bir destan senle beraber olmak.

4 Ara 2008

Kudurmaya Devam

Pastör hortlayacak neredeyse. Ya da Pastör zamanında bu kuduzlar yaşasaymış, daha önceden icat edilirmiş aşı. Kim bilir kaç kişi kurtulmuş olacaktı bu hastalıktan. Fakat aşılarıni kim yapmışsa bunların, kudurdu diyoruz ama bir türlü iptal olmuyorlar.

Arda'nın 2 metreden karın boşluğuna top geliyor. Nefesi kesildi çocuğun. Yere yattı, nefes aldırdılar, ayağa kalktı, topunu oynamaya devam etti. Hepsi bu kadar. Olur mu, nasıl taş koyacaksın. Sonra sana kızmazlar mı Galatasaray'ı övsen. Varlık sebebi Galatasaray'a sövmek olan biri ne yapacak, salyalarını saçacak. Pazar gününe kadar vaktiniz var köpekler. İşi gücü, maçı bırakacağız haberiniz olsun. Hiç maça gelmeyenler maçta olacak. Bakalım kudurmak nasıl olacak. Kulağınız bizde olsun, çatlayıp geberene kadar bağıracağız. Lincoln'e Kewell'e, Arda'ya sövmek nasıl olur göreceksiniz.

Satılmış medya mensubu , haber yapmış, altına yazı yazmış. Kendisi diyor göğsüne top geldi diye. Ama başlığı okuyor ya herkes o kadar yeter. Bunu okuyan Skibbe dinlendirecek Arda'yı.

Herta Berlin'i de gözünüzde büyüttünüz değilmi. Köpekler istedi diye atlar ölmez.

3 Ara 2008

Motivasyonumuz Kudurmuş Medya


Bu sene ilk defa maça gitmemiştim. Takımın başındakilerden tutun da, ruhsuz oynayan futbolcular canımdan bezdirdiler. Takım kötü oynuyor, bir türlü coşamıyordum. Gol atsa bile sevinmiyorum, gidiş gidiş değil bu yaşta kapalının betonu üstüne yığılıp kalacağız en iyisi uzaktan sevelim dedik gitmedik. Maçtaki iki güzel şey, hakemin kimsenin görmediği, hatta kendisinin de neden gördü diye ceza aldığı penaltı pozisyınu ile, Lincoln'ün sektirerek topla ilerlemesidir. Ben inanın seyretmiyorum ama gelen tepkilerden seyreden arkadaşların feryatlarını küfürlerini duymamazlık edemiyoruz, ne kadar kaçarsak kaçalım.

Galatasaray'ın golünde Barış'a ofsayt diyorlar, topa dokunmadı bile, Ümit'e top rakipten geliyor, görmemezlikten gelip saldırıyorlar. Hakeme o penaltıyı gördüğü için kartal göz madalyası vereceklerine infaz ettiriyorlar. Ve nihayet Lincoln'ün bacağını kırması için baltaları kazmaları göreve çağırıyorlar. Allahtan Ali Eren, Takoz Recep futbolu bıraktı, ve allahtan bu hafta İsmail Güldüren'e karşı oynamıyor zavallı çocuk.

Sabah gazeteleri okuyalım gafletine düştük, internette. Bir medya maymunu Arda'ya sataşmış. Ne demiş ki çocuk, biz bu kadarmı salak olduk anlamıyoruzda mealini medyadaki maymunlar yayınlıyor. Yalanmı ibneler 50.000 kişi küfür etmedimi. Senin kulağın sağırmı. Sıkıysa bir yenelim bakalım Fener'i orada evire çevire de sen o zaman gör Bokludere'yi. Aziz Yıldırım bile amigoluk yapar taraftarlarına.

Saldırın lan, elinizden geleni ardınıza koymayın. Senelerdir böyle gidiyor kervan zaten. Aptallar son iki şampiyonluğu siz verdiniz bize. Uyuyanları uyandırdınız, dağilmaya yüz tutmuş camiayı kenetlendirdiniz. Galatasaray'lı futbolcuların kendilerini aşmalarını sağladınız. Ben ki takıma küsmüştüm 1 gün bile küs tutamadınız. İlk maç için gün sayıyorum. Çıkacağım betonun üstüne çenem yırtılıncaya kadar size söveceğim.

Savaş baltalarını çıkarın çocuklar, kenetlenin erkenden. Hemen şimdi ilk maçta. Mutlaka besteleride hazırdır. Hiç tavizsiz, sezon sonuna kadar. Bunlar çatlayıp geberene kadar. Salyalarını akıtana, kudurana kadar. Haydi Arda, haydi Lincoln, her maç fantastik bir mesajınız olsun halk düşmanlarına.
Yetiş Hasan Şaş, geç manganın başına. Şov yapın, oynayın. Gün medya maymunlarına karşı mücadele günüdür. Savaş alanımız ne yazık ki stadların tribünleriyle sınırlıdır.

1 Ağu 2008

Burası Sami Yen


Üzmeyeceğim...’Yıldız futbolcu, Fenerbahçe’ye transfer olup olmama ihtimali ile ilgili olarak şu ifadeyi kullandı: “Kadıköy’e giderim; ama sadece deplasmana!..” Konu hakkındaki en net cevabı veren Arda, sözlerini şöyle sürdürdü: “Galatasaray benim ailem, yuvam, her şeyim... Defalarca söyledim, yine tekrarlıyorum. Aslantepe’deki yeni stadımıza Galatasaray formasıyla çıkmadan hiçbir yere gitmem. Ben doğuştan, ölene kadar Galatasaraylı’yım. Beni sevenleri asla üzmeyeceğim...”
Kim gelirse, kim gelmezse, kim oynamazsa farketmez. Bizim bu sene kadromuzda bir dünya yıldızı oynayacak. Tam kapalının önünde, işte bu taraftar gözleriyle görecek kendisini. İçim rahat, Arda'ya güveniyorum, Galatasaray'lılığına inanıyorum. Yalandan dolandan değil, içten söylediğinden eminim. Kendisini Hagi'nin golünde kale arkasında top toplarken tanıyoruz. Bu sene gol kralı olursa demedi demeyin. Bize profosyonel futbolcu lazım değil, biz profosyonel futbolcuyu ancak kontratı süresince severiz. Öyle amatör futbolcular gelip geçmiştirki adlarını andıkça tüylerimiz diken diken olur. Hagi, gibi Taffarel gibi, Bülent Korkmaz gibi, Hasan Şaş gibi. Ve elbette Arda Turan gibi. Böyle futbolcular tarafındayız ya ne kadar övünsek azdır.