19 Haz 2026

Ateş-Güneş Olayı

Galatasaray'ın ilk üyeleri 1930 lu yıllarda yeni yeni divan oluşturacak yaşlara gelmişlerdi. O yıllara kadar sadece lisede okuyanlar futbol takımında oynayabiliyorlardı. 
Pera'dan, Galata'dan, Hasnun Galip'ten biri isterse  Messi olsun eğer lisede okumamışsa oynayamazdı. Öte yandan Fenerbahçe ve Beşiktaş istediği futbolcuyu, Beşiktaş misal Kuva-i Milliye'nin Kartallı kahramanı Kazım'ı oynatabiliyordu. Galatasaray'ın ilk üyelerine direnen Yusuf Ziya Öniş dışardan adam alınması için baskı yapıyordu. O zamanda Divan nuh diyordu da peygamber demiyordu. 1933 te ayrıldılar Galatasaray'dan, Ateş Güneş adı altında yine sarı kırmızı bir takım kurdular. Anlayana ders vereceklerdi ve de fazlasıyla verdiler. Gittikçe güçlendiler ve çok sevdikleri baba ocağı Galatasaray'a en büyük hezimetleri tattırdılar. İstanbul liginde şampiyon oldular ve bir gün, bir Galatasaray maçından sonra ağlayarak takımı feshettiler, ortadan kayboldular. Galatasaray'dan koparak ortalığı yakan ateş, kavuran güneş öyle bir battı ki, hala doğmadı.
Benzer olay CHP'de yaşanıyor, küçük olsun bizim olsun diyenler, kupalardan, şampiyonluklardan vazgeçtiler. En büyük oyuncularını kadro dışı bıraktılar. Yeni bir takım kurmaktan başka da seçenek bırakmadılar.

Ateş Güneş yeniden doğacak, CHP'ye tarihin en büyük hezimetini yaşatarak şampiyon olacak, göz yaşları içinde o seçim gecesi hepsi evine dönecek.

O büyük günler gelene kadar yolunuz bahtınız açık olsun Aslanlar.



14 May 2026

Dominasyon utkuyla taçlandı, 27 için konsantrasyon Mantra; Forselasyon

 


9 Mayıs gecesi…Gala 4-2 Antalya

Unutulmaz bir final


Rams Park’ın üstünde sadece meşaleler değil,
yılların özlemi yanıyordu.

İki kez düştü Galatasaray.
İki kez susturmaya çalıştılar tribünleri.
Ama bazı takımlar geriye düşünce korkar,
bazıları ise hatırlar kim olduğunu.

Ve o gece Aslan hatırladı.

50.000 yürek aynı anda ayağa kalktı.
Bir çocuk babasının omzunda ağladı.
Bir adam yıllar önce kaybettiği arkadaşını düşündü.
Bir anne camdan dışarı baktı,
sokaktan gelen “Cim Bom Bom” sesini duyup gülümsedi.

Çünkü bu sadece bir şampiyonluk değildi.
Bu, bir ömrün yeniden gençleşmesiydi.

We fell.
We rose.
And finally… we became eternal.

Son düdük çaldığında dünya yerinden yerinden oynadı.
26. Şampiyonluk bayrakları köprülere asıldı.
Sarı kırmızı ışıklar geceyi sabaha bağladı.

İcardi ellerini tribüne açtı.
Taraftar şarkıyı göğe bıraktı.
Ve Galatasaray, çıktığı gibi geldi.

Canı yananların,
umudunu kaybetmeyenlerin,
Mayıs gelince yeniden inananların takımı oldu yine.

Bir çocuk o gece defterine şunu yazdı:

“Ben Galatasaraylıyım.
Çünkü bazı hikâyeler sadece kazanmaz…
ölümsüz olur.”

Övünün büyükler.
Sevinin küçükler.

Çünkü Galatasaray
bir tarih değil artık.

Bir efsane.

Ve efsanelerin mevsimi hep aynıdır:

Mayıslar bizimdir.

Dominasyon utkuyla taçlandı, 26 bayrakları köprülere asıldı, durmak yok, durursan düşersin, tam konsantrasyon yolumuz 27 yoludur.

Mantra; Milyonlarca çocuk yanılıyor olamaz, FORSELASYON.