Her birimiz için nasıl geçti bilemem ama ortak paydamız, yaşam biçimimiz, biricik sevdamız Galatasaray için 2008 güzel geçti. Yönetim, futbolcu taraftar naralarıyla şampiyon olduk. Adımızı kanla irfanla en tepelere bir kere daha yazdık. Onca olumsuz koşullara rağmen müthiş bir finalle göğüsledik ipi.
Hakan Şükür destanı sona erdi, bundan sonra gelecek nesiller dilden dile efsanesini yaşatırlar daha öncekileri gibi. Uğur Uçar uçtu gitti soğuk bir Konya gecesinde. Daha dönmedi, yolu gözleniyor. Aslantepe Stadyumu inşaası başladı. Her gün takibimizde, gün sayıyoruz tribünlerinde bağırmak için. Kewell ile Baros'u karşıladık hava alanında. Galatasaray'ımızı bir adım daha ileriye taşıyan yeni futbolcularımızla kaynaştık.
Şampiyonlar liginden elendik, çok kötü koydu, travmayı ancak guruptan kalifiye olarak atlattık. Takımın Avrupa maçlarında oynadığı oyunu görünce de Kadıköy'de final lafı etmeye başladık yeniden. İnsan bir garip oluyor, final derken, sanki hiç olmamış bir şeymiş, finali almamışız gibi. Ne varki bunda, bu sene bence daha kolay yol alınır üstelik aşırı bir motivasyona sahibiz.
En acı olayımızı Alpaslan'ı yıldızlara yollarken yaşadık. Yeri dolmaz, büyük bir insan ve tribün lideriydi.
Takım 2008'i unutulmaz futbolla yolladı. 2009 yılında da çıkışımız sürecek. Ali Sami Yen Stadı'nı şampiyonluk turu atmadan terkedersek gözümüz açık gider. Metin Oktay'ın , Ali Sami Yen'in aziz hatırasına, şampiyonluk gözyaşlarıyla, Stadın yıkımının gözyaşları karışacak.
Ey büyük Galatasaray taraftarı, sonsuza akıp gidecek yıllarda bu büyük ve şanlı takımınla her zaman gururlanmanı, övünmeni gönülden diliyorum. En kötü gününüz Galatasaray'ın yenildiği gün olsun. Hepinizin yeni yıllarda yolu ve bahtı açık olsun.