3 Eki 2021

Testi Kırılmadan; Rizespor Maçı



1-Bundan sonraki yazılarda,  ilk maddeyi, bir önceki maçın analizine ayırıyoruz. Gözden kaçanlar, kimsenin değinmediği konulara.

A) BJK Şampiyonlar Ligi rekorunu tekrar kırmayayım derdine düşmüş 5-0 yenilgiye taraftarını hazırlamış, olası daha büyük bir facia kaleci kısmeti sayesinde önlenmiş. Fener Taraftarı Zift kanallarındaki maymunlarıyla beraberliğin iyi sonuç olduğuna inandırılmış. Her iki takım ülke puanına beklenen sıfır katkıyı yapınca bizim maç namus belasına dönüştü. Muhtemelen Terim maç öncesi ozon borusundan bu konuyu üflemiştir.

B)  En iyi tandemi, en güzel günlerimizi, biri teknik, biri savaş stoperi zamanında seyrettik. Falco- Stump, Popescu- Bülent, Tomas-Song, Ufo-Semih. Gördük ki daha iyi günlerimizi aynı zamanda iki teknik, iki savaş stoperi sayesinde göreceğiz. Googolda en çok sorulan soru olmuş, Marcao'nun cezası ne zaman bitiyor. Nellson- Marcao onlar gibi savaşarak, belki de onlar gibi tarihimize geçer.

C) Muslera için kötü söz yazmayacağımıza yemin ettik sözümüzde duracağız. Mus yazısını görünce bilin ki iyi şey yazıyoruz. Ne diye yırtındık, top çerçeveye girerken felç geçirmeyeceksin, atlayacaksın. Golü kurtaramasan bile kendini kurtarırsın. Takıma moral verirsin, taraftarı maça çabuk döndürürsün, yesen  bile sonrası pozisyonlarda bunu kurtarır zannıyla daha kötü vururlar. Hele bir de insanlık dışı kurtarırsan bir sonraki maçları da kurtarmış olursun. Kurtarıştan sonra tweet atmıştım, artık yemez diye, penaltıyı verseler bile kurtarırdı. Bak elin kalecisi bana göre kurtarışları da kötüydü, rakibin önüne çeldi slapajları, toplara atladı diye bir tek Altay alkışlandı.

Melih Gümüşbıçak çok üzüldü, Mondragon kurtardı sandı, biz de bu vesileyle büyük kalecilerimizi analım o zaman. Mondragon olsa bir iki adım sağa atar çift elle yaylanır slapajı o da yapardı. Taffarel olsa üç dört adım daha atar uçmadan yakalardı. Simoviç olsa Muslera gibi vuruşu bekler uçuşa başlar, dikkat edin ters elle, soluyla slapaj(çelme)ı atardı. Yasin olsa vuruşu tam ortada bekler blokaja atlardı. Sebebi var anlatalım, anılara devam, mahalle takımızın unutulmaz bir kalecisi vardı, lakabı Lastik. Bugün yaşı 50 den büyüklere Kartal'da sor herkes hatırlar. Dadcu seçmelerde seçmediği, mirasını Kova Yaşar'a bıraktığı için küstü kaleci olmadı, sirklerde akrobat olarak çalıştı. Blokaj kalecisiydi. Binlerce maç izledim, ne yazık ki hala Lastik'ten büyük kaleci görmedim.  Niye yumruklamıyorsun da blokaj yapıyorsun diye sorarlardı büyükler. Bilimdir verdiği cevap, saha toprak, çakıl, kazağım eskir, yırtılır, kolum acır, mecburum topu yutup üstüne yatmaya.

Yasin'e eskiyen kazağın yenisini alırlardı ama belki o da kolu acımasın diye topu yakalamaya uçardı. Boşuna Panter demedik. 

D) Halil tek santrafor oynayamıyor 12 kişi çıkamayacağımıza göre mutlak bir asistan yaratmamız lazım. Tek gol pozisyonu o yüzden kaçtı, pası verdikten sonra durdu, muhtemelen o an çok yorgundu. Dara düşen Kerem havarasını alacak birini aradı, imdat çağrısına kademeye giren hakem yetişti golümüzü önledi.

E) Burada gülelim Rize maçına konsantre olalım. Paşa sakatlanınca mecbur Yedlin'i aldı, geri dönmeler çoğaldı, toplar ileriye gidememeye başladı artık golü yedirmesi an meselesi, Yedlin'i savunması için Luindama'yı soktu. Ben de olsam sokardım yırtındım sok diye, ama sebebim gerçekten bu olurdu. Hatta sol saldırı bekinin boşalttığı alanın savunulması için de Alpaslan'ı alırdım. Nitekim dışarı giden adamın müdahaleye kalktı. Bereket Var'da Cüneytgiller familyasından bir Gala düşmanı yoktu. Bu arada Vaan benim saldırı bekim parametrelerine uyuyor, zamanın büyük bölümünü rakip yarı sahada geçiriyor. Boşluğu da bir zahmet insan yiyiciler doldursun.

2- Rize maçı Marsilya maçından zor. Fransa'da 11 kişiye karşı oynadık, bu gece karşımızda aşıdan kaçmış, ağzı salyalı, beli tabancalı Başkanı tarafından kudurtulmuş, bizden puan alamazlarsa Karadeniz'in Rize'den taşacağına inandırılmış hakem heyeti tarafından izini alınmış kasabına oynayacak bir güruh olacak. Ülkeye tek puan getirip sistem şebeklerinin façasını bozduğu için cezalı, tüm kurum ve kuruluşlarıyla saldıracaklar. Şebeke'ye karşı oynuyoruz. Taraftar için artık Rize maçı bir Fener maçı hükmündedir, 3 puan yetmez, hıncımızı, kinimizi boşaltın öyle gelin.

3- Göztepe maçında çatlağı iyice büyüyen testiyi çamurla da olsa sıvazladık. Sanki sızdırmaması için en azından 3-4 maç kayıpsız kurumaya almalıyız. Gücümüz var mı var, tabelaya bakınca aramızda görüne puan farkı fiktif. Yok aslında bir şey, o fark serbest vuruş golleri farkı. savunmanın gole katkısı olmaması farkı. Son bir iki maç kornerler rastgele şişirilmiyor başka varyasyonlar denendi, Marcao yetişene kadar bir serbest vuruş golü atın da öyle karşılayalım Savaş bekimizi. Taç atışlarında da top isteyin lan, korkmayın, gelişi güzel attırmayın. Bu akşam saldırı beklerinden hamle bekliyorum. 

Fatih Terim eski takımına karşı oynayacak olanları sever oynatır. Paşa sakatsa sağ saldırı bekine Oğulcan'ı oynatabilir. Hem hızından, hem de kelime manasındaki bir hesaptan. Oğulcan atarsa en çok muhasebecimiz sevinecek.

4- Rize maçı, Morutan'ın Karpatların Messi'sine, Çiko'nun Tuna'nın Sneijderi'ne evrim geçirme maçlarından biri olur. Artık zamanı geldi geçiyor. Fazla uzun oldu gibi, hadi bakalım. Kadroyu beklemeye gerek duymadım, kim oynarsa oynasın artık bu saatten sonra. Rize maçında da şu oynasa bu oynasa diyecek korkacaksak, bırakalım bu sene erkenden, izzeti ikbal ile sine-i tribüne dönelim.