unutulan maçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
unutulan maçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eyl 2008

Unutulan Maçlar;Eskişehirspor 3-Galatasaray 0


Ne takım kurulmuştu o sene. Yıllardan beridir gelmeyen şampiyonluk artık garanti gelecekti. Takımın başına Darwall getirildi. Rüyalarımızda görsek inanamazdık ama gerçekti. Kaleye Dünya Kupasında Yugoslavya'nın kalesini koruyan Simoviç geçti. Bir önceki sezonun gözdesi Köylü Yusuf Florya'daydı. Alman milli takımının sağ açığı Abramczik, Dortmund'un bankosu Erdal Keser, yine Almanya'dan Burak'lı, Fatih Terim'li Cüneyt Tanman'lı, Büyük Metin'li takımın uzak ara çampiyon olacağına bahse girelimdi

İlk maç Sami Yen'de Denizli'yi misafir ettik. Havamızdan geçilmiyordu. Simoviç bana gol atana saat hediye ederim falan demişti. 1-0 yenildik, kaza maza dendi. Olsun nazar boncuğu hesabı önümüze baktık. Ali Sami Yen'de Malatya'yı zor yenince takım oturuyor falan diye geçiştirildi. 3. Maç Eskişehirspor'laydı. Unutulmaz büyük bir otobüs konvoyuyla gittik Eskişehir'e. O büyük seyircilerinin önünde bizi evire çevir yendiler. 3-0 yenildik. O maçı bu gün gibi hatırlıyorum. Sağ açıkta Rıza diye bir vardı. Abeylise Elvan'ın bacakları gibiydi bacaklar. Korneri yetiştiremezdi. Sağ tarafta gölgeden çıkmamıştı.

Yenildik polis eskortuyla konvoy Eskişehir dışına çıkarıldı. O zamanki külüstür maç otobüslerinden biri arızalandı Bozüyük girişinde. Diğer otobüsler durunca taraftar sıcaktan boğulup dışarı çıktı. Çevre illerden gelen Eskişehir'liler maalesef bizimkilerin önünden geçiyorlardı. Daha doğrusu geçemeyip, dayak yiyor, arabaları darp ediliyordu. O yönden gelen arabaların bize verdiği istihbarat hiç de iç açıcı değildi. Bütün Bozüyük ellerinde odunlarla asfalta dökülmüş bizi bekliyordu. Jandarmalar geldi bizi tarlaya yatırdılar gece yarılarına kadar beklettiler. Suçluları arıyorlardı oysa asıl suçlular çoktan arazi olmuştu.

Geç vakitte Metin Oktay geri geldi. Zarar ziyanı tazmin etme sözü vererek ve de önümüze geçerek Bozüyük'ten geçirdi. O maçtan sonra ambara fare girdi, ligi ancak 5. bitirebildik.



Tribünler tezahürata devam ediyordu,''13 senelik bu çileeeee, bitsin artık bu seneeeee''

12 Ağu 2008

Unutulan Maçlar ; Galatasaray 0 Antalyaspor 3



94-95 sezonuna fırtına gibi girmiştik. Uzun yıllar şampşyon olamamanın verdiği hınçla geçiyordu artık sezonlar. Bütün takımlara bela olduğumuz ve son iki sezonu şampiyon olduğumuz aradaki farkı kapattığımız sezonlardı. ilk 5 maçı kayıpsız atlattık. Devreyi açık ara farkla lider bitirdik. 17 maçın 13 ünü galip bitirdik. Çok kolay gelecekti 3. Şampiyonluk. İkinci yarı belalımız Gençlerbirliği'ne yenildik ama olsundu, takım çok iyiydi va fark büyüktü. Ali Sami Yen'deki Antalyaspor maçı sis yüzünden tatil edilmişti. Pazartesi yine doldurduk tribünleri ama göz gözü görmüyordu. Muhtemelen maç yine ertelebenceki. Sis dağilmadı biz dağıldık. Maç ertesi gün oynandı ve biz yine ordaydık.

Takım kabus gibi çökmüştü. Maç hemen hemen Antalyaspor 18 inde cerayen ediyordu. Gol an meselesiydi, direklerden dönüyor kaleci kurtarıyordu. Kaleci Stauche bile santraya kadar gelmişti. İşte o santrada beklerken bir Antalyalı can havliyle topu şişirdi, peşinden koşan başka bir Antalya'lı olanca kuvvetiyle topu en uzak yere göndermek istedi. Vurduğu top 40 metreden ağlarımıza gitti.

Gülüştük, adamlar gole fazla sevinmediler. Geçici sevinci ne yapsınlardı. Tekrar döndüler Estergon Kalelerinin önlerine. Topun canı var girmiyor, bir kontratağa yakalandık. Artık o kadarınıda hatırlamıyorum ikinci golü yedik. En ufak bir şüphem yok, biri iddiaya girse neyim varsa basarım Galatasaray'a. Ama atamadık, arkadan bir tane daha yedik. Şapa oturmuştuk, kimse inanamıyordu 3- yenildik.
Ambara fare girmişti artık. Peşinden gelen yenilgilerle ligi 3. bitirdik.

İster inanın ister inanmayın, o gün Galatasaray benim hatırladığım en büyük maçlarından birini oynamıştı. Maymunun bilgisayar başında rastgele tuşlara basarak insanlık tarihini yazma olasılığı ne kadarsa o maçı kaybetme olasılığımız o kadardı.

O maçı hatırlayan yoktur her halde ama ben unutamam. Bu unutulmaz unutulan maçlardan birini.

8 Ağu 2008

Unutulan Maçlar Galatasaray 0- Verder Bremen 0


Kupa Galipleri Kupası(Fenerbahçe'nin alınmadığı organizasyon) çeyrek finalinde Almanya Kupa galibi çıktığında az sevinmemiştik. Almanya'nın yarısı bizimdi. 92 nin martında Almanya'da ki maçı büyük seyirci desteğiyle 1-0 önde götürüyorduk. Son 10 dakikada Tugay'ın kaptırdığı bir topla beraberliği yakaladı mızıkacılar. Son dakikada gelen golle de 2-1 yendiler.

Olsundu, daha o zamanlar Avrupa cehennemin neresi olduğunu bilmiyordu. ''Avrupa Avrupa duy sesimizi, İşte bu Cim Bom'un ayak sesleri'' tezahüratları o sezon başlamıştı. Rövanş maçı 18 Mart a denk geldi. Çanakkale zaferiyle, bizim olası zafer çakışmıştı. Mustafa Denizli, Nushatel Xamax maçlarından tecrübeliydi. 50.000 işsizi Ali Sami Yen'e getirmeyi planlıyordu. 17 mart günü İstanbul'da hava çok güzeldi. Hepimiz Ali Sami Yen'i kontrole gitmiştik. Bir gün önceden maçta bulunacakların en az yarısı stadı tavaf edip, Ali Sami Yen umresi yapmıştı. Fakat lanet hava gece yarısı dönmeye başladı. Sanki kar sadece bizim stadın üstüne yağıyordu. Tıklım tıklım doldurduk tribünleri. Tipiden karşı tribün görünmez oluyordu. Maç başladı, kar, buz, çamur. Çöktük Almanların üstüne bela gibi. İlk yarı 0-0 bitti. Bizim yarı saha sanki top oynanmamış gibi karla kaplı olmuştu. Devrede 100 lerce kişi karları kürdü. Aynı kabus ikinci yarıda da vardı. Futboldan başka bir oyun oynanıyordu ama Bremen kalesine yakındı top. Ne ablukaları atlatıyordu ballı Almanlar. Bir türlü sokamıyorduk topu içeriye.

Son dakikaya girdik. Eski açık tarafındaki kaleye soldan bir orta geldi. Bülent kafayla içeri yolladı. Top kaleye yarım metre mesafede durdu, kara saplandı. En yakın oyuncumuz Rotariu idi. Roti sanki taş kesilmiş, felç inmişti, dürtemedi içeri. Pozisyonu hayal edecekler için söylüyorum. Hakan Yakın'ın milli maçta bize attığı golden daha kolay pozisyondu.

40.000 kişi gol diye kalktık, eleme golü, tur golü olacaktı. Karda kıyamette. Olmadı, elendik. O sene Verder Bremen şampiyon oldu. O maçtan sonra Denizli şöyle bir demeç vermişti. ''Rotariu, senin ve benim futbol Galatasaray'daki futbol hayatımız bitti.''

Denizli doğru söylemişti, o sezonun sonundaki ayrılık bu günlere kadar geldi. Roti kimbilir nerlerde şimdi.

3 Ağu 2008

Unutulan Maçlar ; Galatasaray 0- Atletico Madrid 1


3.10.1973 İnönü stadı. 15 gün önce İspanyol Şampiyonu Atletico Madrid'le İspanya'da 0-0 berabere kalınmış maçın rövanşı. Dönemin en büyük futbolcularının oynadığı İspanyol takımıyla yapılan ilk maça hezimet korkusuyla çıkılmış. Estergon Kalesi taktiğiyle oynanmış, 75 dakika bizim 18 de maç oynanmış, En büyük futbolcuları Luis'in, Tarık tarafından Kırım Kongo Kenesi markajıyla ayağına top gelmemesi sağlanmış gol yemeden ve tabiki atamadan(pozisyon yok, kalecilerine gelen tek topu santradan Gökmen kaleye atmıştı) İstanbul'a dönülmüştü.

İnönü Stadı tıklım tıklım, yeni açıktayız. Aynı Tarık( büyük maçların stoperi, o zamanın Emre Aşık'ı) aynı Luis'e yapışmış adım attırmıyordu. Maç 0-0 bitti. O zamanların en büyük skoruydu. Şampiyon kulüpler kupası maçında İspanyol Şampiyonu'na karşı iki maç golsüz kapanmış uzatmalara taşınmıştı. Stadyumda korkudan tezahürat yapılamıyordu. Uzatmanın ilk yarısıda kazasız belasız atlatılınca bayağı umutlanmıştık. Penaltılar da elenirsek kader utansındı artık. Bitime 5-6 dakika kala Yeni Açık tribünlerine doğru olan kaleye serbest vuruş kazandılar. Topun başında Luis vardı ve maalesef Tarık iki maç toplamında Luis'den ilk defa en az 9.15 metre mesafedeydi maalesef. Yine de hatırlıyorum elinden daha doğrusu ayağından geleni yaptı olanca gücüyle sıçradı, top barajın, dolayısıyla Tarık'ın saçlarını yalayarak Yasin'in solundan doksana yapıştı. 45.000 kişi taş kesildi, gol olup olmadığı bile anlaşılmadı.

Elendik aslan gibi. Bizi eleyen Atletico Madrid Kızıl Yıldız'la final oynadı ve kazandı. Kıl payı bizi eleyen takım dönemin en büyük takımıydı. Yaşları 40-50 dolaylarında olanlar ne hissettiğimi anlayabilirlar. Bu maç, unutulan maçlarımızdan biriydi.