fenerbahçeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nis 2013

Galatasaray Ergenekonu

Çocuklar çok büyük risk alarak bu yazıyı yazıyorum. 55 senelik hayat, 45 senelik Galatasaraylılık hayat tecrübemdir. Tecrübe yanılgılar toplamının ortalamasıdır, en büyük risk ise hiç risk almamaktır Fenerbahçeli'den uzak durun. Eğer iyi bir Galatasaraylıysanız, yaşam felsefenizi bu şiar üzerine inşa edin. En büyük vasiyetimdir. 55 senelik hayatımda kendi öz kardeşim dahil hiç bir iyi Fenerli görmedim. Test et kardeşim Galatasaraylı, etrafına iyi bir bak, senin var mı?Başın derde girdiğinde omuzuna yaslanıp ağlayacağın bir Fener'li var ise futbol Tanrısı bana Arena'ya gitmeyi bir daha nasip etmesin.

4 gol atıp 3 tane takım elemişler, yöneticilerinden en adam sandığımız şebek, Türkiye'de ilk yarı final oynayan takım olduğunu söylemiş. Anlı şanlı takımlarının başındaki sinsi stajyer, bizi geçen sene Şampiyonlar ligine götürmeyenler utansın demiş. Akıl mantık çerçevesinde tartışmayı geçtik, cami duvarına işeyenler bile imam görmesin diye sakınırlar. Ulan Aykut efendi dallaması, 3 kere istifa ettin, kaçacak yerin bile yok lan senin. Takımın mahkemeye düşmüş, her ne olmuşsa o sene, yine devam ediyor, oligarşinin yüzü suyu hürmetine hala lige tutunmuşsun. Madem büyüksün, bu sene ön eleme maçında dandik bir kasaba takımına neden elendin? tutan yok, aksine iteleyen sülük Türk Spor medyası vardı, neden yürüyemedin?

Ulan şebek oğlu şebek takım elbiseci Kığılı, Alzheimer mi oldun annem gibi? Vagina oğlu, senin sıçan gibi oynaya oynaya geldiğin yere biz aslan gibi oynaya oynaya taaaaaa, 1988 yılında geldik. Hem de Şampiyonlar kupasında, hemde 3-0 yenildiğimiz maçın arifesinde 5-0 geçirerek. Ulan gömlekçi şebek, unutturmaya çalıştığın, bizim aldığımızda teneke dediğiniz kupa yarı finali, finali oynamadan nasıl geldi Galatasaray müzesine?

Bakın çocuklar, büyük bir manipülasyonun içindeyiz, uyanık olun. Ne kadar büyük bir takım taraftarı olduğunuzu bir an bile aklınızdan çıkarmayın. Bu sülüklerin kurduğu tezgahın ister istemez içindeyiz. Ve bu tezgah ağzı salyalı Fenerbahçeliler tarafından finanse ediliyor. Galatasaraylı, maçını seyreder, kazanmış ise kusur bulacak olanlara küfürünü eder yatar uyur, kaybetmiş ise hiç açmaz televizyonu. Fenerli böyle değil, Fenerliyi üzemezsin, Fenerli sinir olmaz, Fenerli takımı yenildiğinde ağlamaz, mutlaka bir bahanesi vardır kendini tatmin için. Bu yüzden şebekenin gazete ve televizyonlarında Fenerli kaynar foku fokur. Galatasaraylı geçinenler bile ekmeğini Galatasaray karşısında direnmekle kazanırlar. Yorum gerektiren bir durum varsa yorumları Galatasaray'ın aleyhine olmak durumundadır. Çanak Fener yalağıdır, oradan yalayamayanların sonu uçurumdur.

Nitekim yeni patladı, Uğur Meleke'yi hepimiz severiz, severdik. Meğerse en büyük takkiyeyi o yapmış. Kendini bunca sene saklamayı başarmış. Bizde kendisini adam sanıp okunacak, dinlenecek tek adam bellemiş, teorilerimize ter düşmüştük. Meğerse haklıymışız, Galatasaray ali menfaatlerini ölümüne savunan birine bu alemde ekmek yok. Ve fakat ne yazık adamlar çok akıllı. Ben bir ara anket yapmıştım, spor programlarını seyredenler kim diye.  Bahtiyarım ki, benim çocuklardan sülükleri izleyen sayısı %10 u geçmedi. Bazen kanalları gezerken ister istemez takılıyorum, Real Madrid maçı öncesi yarım dakikalığına Beyaz Tv'ye denk geldim. Çoluk çocuk yatıyor, Penthaus kanalını seyreder gibi kaçak seyrediyorum, utandım. Ahmet Çakar, Ümit Özat'da beni görüyor vehametine kapıldım.


Söylediklerimi ciddiye alan büyük Galatasaraylı çocuklar, gençler, bu güne kadar ettiğim bütün laflarımın arkasındayım. Başıma gelen en büyük felaketlerin müsebbipleri Fenerbahçeli'dir. İmbiklerden süzdüm, hakkını yemeyeyim, hedef göstermeyeyim diye uzun süre düşündüm. Yok, belki bana denk gelmedi diyeceğim ama demem. Çünkü hep kamunun içinde oldum, çalıştım. Ortaklık ettim, kardeşlik ettim. Kardeşten öte bir ilişki var mı? Ben Galatasaray için kardeşimden vazgeçtim.

İçim dolu yazıyorum, biri dur demez ise 40 gün 40 gece yazarım. Fatih Terim'e 9 maç ceza vermişler, az bile, ben olsam sene Bodrum'dan dışarı çıkmama cezası verirdim. 2001 Lucescu'suna, bizde, 2003 Lucescu'suna Beşikataş'ta büyük operasyon yaptılar. Şenol Güneş'e yaparken yakalandılar. 2013 Fatih Terim'ine de yapıyorlar, emin olun başımızda Morinho olsaydı, biz Ordu ve Mersin maçlarını kaybetmiştik. İşte tek bu yüzden, bilinen korkularım yüzünden tekerlekli sandalyede bile olsa başımızda Fatih Terim olsun istedim, istiyorum. Kendini yaktı, Galatasaray'ı ateşlerin içinden aldı.

Çocuklar gönlümden geçen ne biliyor musunuz? Biz 3 puan geriden Kadıköy'e gidelim. Şerefim, bütün Galatasaraylılığım üzerine söz veriyorum, hezimete uğratırız.  6-0 ın altından ancak böyle bir atmosferde kalkarız. Evire çevire geçirip Şampiyon olacak olmanın zevkini yaşamak istiyorum. Hayatım boyunca Galatasaray gol yediği zaman sevinen kimseyi görmedim etrafımda. Bu yüzden hiç bir Galatasaray maçını toplu bir yerde seyredemem. Kendimi çok büyük kazıklar yedikten sonra bile olsa karantinaya aldım.Bundan sonra ömrüm ne kadar vefa ederse yeni tanıştığım birinden referans alacağım. Eğer Fenerbahçeli ise uzak duracağım.

İdam mahkumu Temel'e sormuşlar, son sözün ne diye.'' Bu bana ders olsun'' demiş. Yaşadıklarımı tekrar yaşayamayacağıma göre, önü açık olan kareşlerime evlatlarıma sesleniyorum, Fenerbahçeli'den uzak durun. Vasiyetim olsun, cenazeme Fenerbahçe'li gelmesin.

7 Tem 2011

Büyük Fenerbahçe Taraftarına Açık Mektup

Ey Büyük Fenerbahçe taraftarı;

Lafımız elbette, sarı lacivert forma giyerek Caddebostan'da dolaşan tikiler, yavşaklar, şebekler, statü sahibi görünmek için kombine almış, trafiğe yakalanmamak için 10 dakika önce maçtan çıkan, yenildiğinde kendi futbolcusuna küfür eden, fazla oran var diye kendi takımının yenilgisine bahis oynayan, galibiyet için her türlü pisliğe razı olan, kısaca bir halt olabilmenin tek yolunun Fenerbahçe'li gözükmek olduğunu sanan mikroorganizmalara değil.

Lafımız, aynı bizim gibi  bir renge tutkun olan, tribünlerde bir ömür tüketen, yenildiğinde ağlayan, yendiğinde vakur durabilen, rakibi rencide etmeden sevinmesini bilen, canımız her şeyimiz Fenerbahçe'miz diye her maç bağıran, cebindeki son paralarla maça gidenleredir.

Başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak, artık mutlu olamayacak olanların mutluluğudur. Fenerbahçe yenildiğinde benden daha fazla mutlu olan belki de yoktur. Yenile yenile küme düşseniz deli gömleği giyer Beyoğlu'nda sevincimden teneke çalarım. Ne var ki şimdi düştüğünüz duruma kendi payıma en ufak bir sevinç duymuyorum. Eğer Fenerbahçe'nizi küme düşürürlerse sizlerle beraber ağlayacağımdan emin olunuz.

Ben bu sütunlarda sahanın dışında dönen dolapları defalarca yazdım. Hatta bu sezon ilk defa bir maçınızı Buca maçınızı bütün dikkatimle izledim ve yazdım. Bir şey bildiğimden değil,  o maçta  bir kez daha futbola lanet ettim.

Her güzel şeyi olduğu gibi, futbolu da biz kurduk. Halk çocukları yani. Hani mahalle takımı nasıl kurulur aynı. Mahallenin abileri ön ayak olur, formalar toplar alınır, en yakın mahalleyle maç yapılır. Maçlar ölümüne oynanır, çoğunda kavga çıkar, ertesi gün herkes yine arkadaştırlar. Fenerbahçe taraftarı; belki çoğunuzun haberi bile yok ama , bizden bile önce kuruldunuz. Daha doğrusu teşebbüs ettiniz.  Papazın Çayırı'nda top oynayan ilk Türkler, kurucularınız Fuat Hüsnü, Reşat Danyel ve arkadaşları Black Stocking adını verdiler ilk önce Fenerbahçe'nize. Devrin monarşi rejimi siyah renk protesto rengidir bahanesiyle dağıttı. 3 yıl sonra aynı adamlar bir kez daha kurdular Fenerbahçe'yi Kadıköy Futbol Okulu adı altında. Bu takımı da dağıtıp, kurucuları gözaltına aldılar. Almasalar bizden önce kurulmuş olacaktınız yani. O sıralar belki de Ali Sami Yen, sizin yapamadığınızı yapıp bizi kurdu. Sonra sizin atalarınız gizli gizli oynadılar bu güzel oyunu yıllarca. 1907 lere gelindiğinde 3.defa teşebbüs edilerek bu sefer Fenerbahçe adını verdiler kurdukları takıma. Yani artık kapatılamayacak olan büyük Fenerbahçe'nize, canınız ciğerinize.

Takımın saha çıkarken ürkütücü marş çalar. Biz, taraftar olarak bile o marşı dinlediğimizde maça bir süreliğine yenik başlarız, sesimiz soluğumuz çıkamaz olur, boğazımız düğümlenir. Cihat'lar, Lefter'ler, Can'lar, Fikret'ler. Şanla şerefle bugünlere getirenlerin ismi haykırır Kadıköy'den sonsuzluğa. Bu isimlerden en genci Can Bartu futbolu bırakalı 40 seneyi geçmiş, şanlı tarihinize, şanlı marşınıza ekleyecek birini çıkaramamışsınız. Bir Cemil Turan deseniz yıllar sonra, elinde şike parası dolu çantayla yakaldınzız. Bir Rıdvan diyeniniz çıksa, dinliyoruz senelerdir, çete reislerinin en büyük evladı olarak televizyonlar da, gazeteler de sizleri geri dönüşü olmayan mecralara sürükledi.

Ağla Fenerbahçe taraftarı, ama sakın utanma. Takımını Bank Asya liginde izlemeye hazırla kendini. Hainler, alçaklar Fenerbahçe'yi pisliğe düşürdüler, bu öyle ufak çaplı bir çöplük değil, temizlenmesi zaman alacak ama temizlenecek merak etme. Galatasaray'lılar seviniyor diye üzüntün katlanmasın, sevinmiyoruz. Fenerbahçe'yle oynayamadıktan sonra beni Arena Stadın'da kim motive edecek. Büyük maç oynamadan, Fenerbahçe'yi altıma alamadan gelen Şampiyonluğa sevinemem, bayrak sallayıp coşamam. Hafta sonları Fener ne yapmış diye sormadan geçer mi? Fenerbahçe'nin, Kartalspor'dan yediği gol bizi ne kadar neşelendirecek bu saatten sonra? Şampiyonlar Liginde oynarken yenildiğiniz maçlardan mutlu olurduk saf bir tatminle, artık inşallah  Real Madrid çıkar da rezil olurlar diye bir beklentimiz de yok. Sizin başınızı belaya sokanlar, hayallerinizi yıkanlar inanın en az sizin kadar bizlere de zarar verdiler.

Ağla, ama utanma Fenerbahçe'li kardeşim. Eğer senin o büyük takımın Buca'yı, Belediye'yi yenebilmek için her ihtimale karşı futbol dışı bir müdahele de bulunmuşsa, Korcan'a o gölü yesin diye para gönderilmişse, artık ağlamayı da bırak eyleme başla. Hemen şimdi gidin Federasyon'dan savcılardan önce davranın büyük Fenerbahçe taraftarına yakışanı yapın o lanet olası kupa nerdeyse alın ve Boklu Dere'ye atın. O pislikten onu ancak  o pis adamlar geri çıkartır. Bir kaçınız gidin Samandra'ya Emenike'nin, Sezer Öztürk'ün sırtından o büyük formayı çıkarttırın. Tesislere girişini engelleyin. Yönetim Kurulunuz da muhtemelen çok dürüst adamlar vardır, onların dürüstlüğü sizi kurtaramamıştır, sessiz kalmak suçsuz olmak demek değildir, tarih sizi bataklığa götürenler kadar sessiz kalanları da suçlayacaktır, beklemeyin hepsini kovun. Fenerbahçe'nin sahibi onlar değil, kayıtsız koşulsuz, kongresiz seçimsiz  Büyük Fenerbahçe Taraftarı olarak sizsiniz. Gücünüz her şeye yeter, kimse de taraftar selinin önünde duramaz. Emre Belözoğlu'nu acil takımdan gönderin. O lanetli bir futbolcudur, yeni tertemiz Fenerbahçe'de yeri, forması yoktur.

Büyük Fenerbahçe Taraftarı; Bu güne kadar takımınız hakkında, camianız hakkında defalarca nefret yazımı okudunuz. Hepiniz küfür ettiniz, canınız sağ olsun. Sizin takımıza karşı edilen top yekun küfrün nedeni anlaşıldı sonunda. Sizin taraf olarak baktığınız pencerenin dışında her şey o kadar net görünüyordu ki. Sıraya giriyorlardı hakemler, diğer futbolcular, federasyonlar size kıyak yapmak için. Bir geçim kapısıydı Fenerbahçe'ye yaranmak. Eldeki kanunlara göre polis arabasına onlar binmedi, ama benim gözümde en büyük suçlu onlardır. Takdir hakkını Fenerbahçe'ye kullanan hakemdir esas şike yapan. Esas suçlu aman Fenerbahçe'ye karşı iyi oynayıp başımı belaya sokmayayım diyen futbolcudur. Haksız kazandığı bariz maçtan sonra bile gerçeği yazmayıp sizlere yalamalık yapan medya mensubudur haksız kazanç sağlayan. Senelerdir televizyonlardan dünyanın parasını alan şebeklerin ki şike değil mi? Bal gibi esas suçlu onlar, tetiği onlar çektiler, onlar olmasa bu pislikler o tetikleri  kendileri çekemezlerdi. Çekemedikleri için de var oluş sebepleri bulunmadığından sessiz sedasız aramızdan çeker giderlerdi. Kim bilir kimlerin niyet edip yapamadığı, yapıp da yakalanamadığı, yakalansa bile ört bas edildiği gibi.

Şimdi arınma vaktidir. Aslında bütün renkler aynıdır ama kirlenme hakkı en az beyaza verilmiştir. Sarı lacivert renkler kirlenmiştir, pislikler kirletmiştir siz değil. Savcının yakaladığı ve yakalayamadığı bütün pislikler artık kendilerini nasıl temizleyeceklerinin derdine düşsünler. Futbol bizimdir, Galatasaray kadar, Fenerbahçe'de bizimdir, emin olunuz ki büyük temizliğinizde bir süpürge de ben alıp en ön saflarınızda olacağım. Bizi Kadıköy'de bir kez daha yenebilme ihtimaliniz oluşuncaya kadar, Fenerbahçe nefretimi naftalinliyorum, rafa kaldırıyorum.

Ey Büyük Fenerbahçe Taraftarı; Acınız acım, üzüntünüz üzüntüm, mücadeleniz mücadelemdir. Spor birlik, dostluk dayanışmadır. Onlarcasını seyrettiğim, erkekçe kapıştığımız o büyük maçların tez elden en kısa zamanda geri gelmesini diliyor, hepinizi Galatasaray'lılığımın olanca ateşiyle kucaklıyorum.