felipe melo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felipe melo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şub 2014

Felipe Melo, Sen İnsan Değilsin; Galatasaray 6-0 Bursaspor

Maçın tam 13. dakikasıydı,  henüz harlanmamıştı oyun, hatta bir önceki hafta oynanan rezalet futbolun devamı olacak diye vesveseye kapılanların sayısı gittikçe artıyordu. Bir önceki gün rakip yenilmiş, kaybedilecek bir puan bile lig ölümü demekti. Kısaca durum umutkar değil, maç öncesi Drogba toplantısı bile işe yaramayacak gibiydi sanki. Alınan onca transferin hiç biri sahada değildi. Mancini'ye benim gibi erkenden saydıranların yanında, toplu yerde seyrettiğim için biliyorum, giydirmeye başlayanlar da çoğalıyordu. Ve top Melo'yla buluştu(Melo topla değil). Uçurumdan bir kayanın düşmesi gibi ivme kazandı Pitbull. 2 kişiyi kısmi felç geçirtip, sağa doğru hırladı. Limit hızla topu içeri, ölüm üçgenine(gol anındaki top ve iki kale direği) kesti. Biraz yavaş vursa, top birilerine çarpacak, biraz hızlı vursa bizden kimse vuramayacaktı. Ağır çekim seyretmesi kolay, o topa gol vuruşu yapacak golcü bir ligte en fazla bir taneydi, ve çok şükür bizim takımdaydı.

Top ağlara gittiği an, ritüllerimi sergiledim.  Önce bir anırdım, sonra yanımdaki tanımadığım adamı yumrukladım, ibadetim biter bitmez, ellerimi havaya kaldırıp, Yüce Gök'e yalvardım. Lorik Cana'yı Muslera ile kim değişmişse, Lorik Cana'dan boşalan yere( 7 dönümlük arazinin tamamı) Melo'yu kim salmışsa, Hagi'yi aldıranla beraber onu da futbol cennetine kabul et diye dua ettim.

Homeros çırak çıkar, yazamaz, Dünya'nın en uzun destanı Kırgız Manas'ı futbol üzerine yazılmış olsaydı bile bu güne kadar yazılmamış olacaktı. Ve artık bir destan yazıldı, Galatasaraylılar dilden dile nesilden nesle aktaracak. Futbol icat edildiğinden beri halı saha maçları dahil, hiç kimse şahit olmamıştır eminim. Tek bir devrede insanlık dışı atılan 3 golün sahibi değil de, maçta hayvani futbol oynayan biri maçın adamı olacak, Günün anlam ve önemi dolayısıyla da maçın Metin Oktay'ı seçilecek.

İşler sarpa sarar bazen, takım kötü oynar, tam ümitler kesildi sanırsın, sahada o an futbolcu aramazsın, başka bir şey gerekir, futbol dışı, Hoca ile, çalışmakla, taktikle işin olmaz. Bir deli lazımdır, ağlayacak olsan bile omuzuna yaslanacağın güvenilir biri. Takım yenilir belki ama ben yenilmem diye patlayacak bir nükleer bomba gerekir. Taraftarı roketleyecek bir tetiğe ihtiyaç vardır. İşte bu hayvandır o. Adam diyemiyorum, futbolcu hiç demiyorum. Futbolcu olsa, gördük Juventus'lu Vidal'i, Melo'nun dövmesi etmez, göreceğiz Skolari'nin ön liberosunu, Mexico 70 den beri Dünya Kupalarını izlerim. 2002 de bizim iki maç hariç Brezilya'yı tuttum. Eğer Melo oynamayacaksa, ilk defa Brezilya'dan taraf değilim.

Bu maçla beraber, bir başka futbol miladını daha yaşadık. Bilinen bütün dizilişlerin toplamı 10 a çıkıyordu. 442, 433,352 yaz maç öncesi tahtaya, maçın 2. dakikasında unutsunlar. Galatasaray 3-1-7 oynadı. Muslera ki- Burak Yılmaz hatır şikesi! yapmasa lig rekoru kırılacak, bir 30 sene üstümüze yapışacak bir skor daha alınacak maçta 3 maymuni kurtarış yaptı- Semih, Hakan Balta geride, 1 kişilik orta saha oyuncusuyla, Melo'yla, Ceyhun dahil diğer 7 kişiyle hücum oynadığımız büyük takım dizilişini seyrettik.

Galatasaray aslında fark atmazdı, rakibe saygıdan dolayı, tabela alındıktan sonra hırpalamazdı. Ne var ki hesap kitap yapıyorduk. Rakiple averaj dezavantajı vardı. 2-0 yensek, iş ara maçlarda atılan, yenen gollere kalacaktı. Bursaspor kusurumuza bakmasındı. Sırasını savdı, artık kime denk gelirse onlar da bize hak versindi. Cim Bom kan kokusunu almış kudurmuştu.


43 senedir tribünlerdeyim, ilk defa bu sezon, ligin yarısı geçmiş, takımda tanımadığım 8-9 kişi var. Yeni gelenler şu takımın oynadığı futbolu gördüğünde belki de geldiklerine bile pişman oldular. Aslında takımda 7 kişi banko. Bunca transfer, onca savaş 4 forma için. Yesinler birbirlerini, bu takım artık berabere bile kalmaz.

Maçın en kötü adamı hakemdi! 10 saniye bile uzatmadı, eminim başta Melo olmak üzere yarım saat daha uzat diye yalvarmışlardır. Büyük bir şovu ne yazık ki, futbolun hilafına, ama insanlık namına acı düdükle bitirdi. Uzatmak saygısızlıktı. Bir Melo rüyası görüyorduk, bu rüya boyunca boyut değiştirdik. Ganj Nehrinde yüzdük, Nepal'de Katmandu'da Dalay Lama ile arındık, Olimpos Dağında Tanrılarla konuştuk, Sina Çöllerinde halüsinasyonlar gördük. Ah be hakem neden uyandırdın bizi?

Türk spor medyası, oynadığı ilk maçta farkına varmıştı. Gitsin diye, kaçsın diye, ceza alsın diye az uğraşmadı. Kiralıktı ya, Galatasaray geri getirmesin diye fallara totemlere yattılar. Hatta alınmasın diye Alper Potuk'u kakaladılar bir kaç günlüğüne, Yekta daha iyi diyen fosillerden geçilmedi foseptik çukurları. Büyük Galatasaray Taraftarı tuzaklara düşmedi. Florya'da yangın çıksa ilk kurtaracakları Melo'yu zor kullanarak aldırdı. Belki de Melo için çıkardılar yabancı kotasını. Belki Galatasaray uyutulur, Melo'dan vazgeçmesi sağlanırdı. Ama artık geçmiş olsundu. Hagi gittikten sonra rahatlayanlara, Melo gidene kadar huzur yoktu, 100. maçına çıktı,TFF nun kimyasını bozmuştu, suçu büyüktü. Galatasaray taraftarıyla müebbet cezaya çarpıldı. 300. maçını oynamadan tahliye olamayacaktı.

Büyük Galatasaray Taraftarı tribünlerde milyonlarca Galatasaraylı adına son sözünü söyledi.

Conk Bayırında Mustafa Kemal ne ise, Arena'da  Felipe Melo oydu.

17 Tem 2013

Pitbull'dan Çıkan Post

Kafadan dalalım, Juventus'un ve Brezilya Ulusal takımın ön liberoları, sanırım şu an oynayan Dünya'nın en büyük ön liberoları olmalı. Melo'dan daha iyi ön liberoları yoksa bu takımların başındakilerin zır deli olması lazım. Tanımam etmem kimdir o futbolcular, Galatasaray'ı bile artık neredeyse askıya aldım, ve sanırım bu sene maçları seyretmem gibi geliyor. Ülkemiz yangın yerindeyken, İsyan gençliğinin cebinde 10 lirası yokken, Aydın Yılmaz adındaki bir futbol tepikçisi, Galatasaray maçlarını tribünden seyretmek için senede verilen 700.000 yuroyu beğenmezken, futboldan konuşmayı içime sindiremiyorum. Ama gel gelelim çocukluk hastalığından da bu yaştan sonra kurtulamıyoruz işte.

Galatasaray gençliğimizin ebesini bellerken, miting meydanlarından kaçıp maçlara giderken yakalandığımız o hastalık, bakalım bu sene bizi nerelere sürükleyecek derken, sıfır gazete okurken, Halk tv ve Ulusal Kanal dışında bir kanal seyretmeye utanırken yine de çocukluk hastalığımızın sara nöbetleri bırakmadı bu yorgun bünyemizi. Pitbull'dan söz ediyorum İnanın çocuklar, eğer Melo gelmeseydi, kesin olarak Galatasaray'ı seyretmeyeceğim diyecektim, şimdi belki diyorum. Çok daha büyük futbolcu gelirdi mutlaka şüphem yok, ama Melo gelmezdi. Bilen bilir defalarca söylemişliğim yazmışlığım vardır, Melo için takımı, Terim', Başkan'ı dahil tamamını satarım ben. Melo demek, 34 maçlık turnuvayı önde bitireceğinin garantisi demektir. Melo demek pisliğin içine batmış, milletin soğuduğu futbola bir kaç yeni çocuğun daha tutunması, Galatasaraylı olması demektir.

Peki Pitbull'dan post çıkar mı? Kaç post çıkar? biz bu gece işin bu tarafına bakalım. İt sağlam, it kahraman, it Melo'ysa çıkar kardeşim hemde bir kaç post çıkar. Serelim o zaman postları, bakalım kaç tane çıkarabilmişler güncel deyimle futbol lobileri, baronları, eski, benim deyimimle futbolun global kraliyet ailesi. Galatasaray 3 yıllığına kiralamış.  Kiralamayıp bonservisini alsa en fazla 3 yıllık kontrat yapılacağından bir fark yok gibi görünüyor. Var, Melo kiralık Galatasaray borsası için, muhasebesi blançosu için 3 yıllık paranın tamamı çıkmış görünmüyor. Fiktif olarak çıkmış, çıkacak para Ali Cengiz oyunuyla 3 yılda ödeneceği için kaynatılıp eritilecek, işe parasal boyutuyla bakanlar için ana sermayeden tek kalem para çıkışı olmayacağı için dikkate değer bir data olmayacaktır.  Ünal aysal Melo'dan bu hamleyle bir post çıkarmıştır.

Aynı gerekçelerin tam tersi, Juventus cephesinde mevcuttur. 3 senelik kiralama bedeline hemen hemen aynı paraya  bonservisini vermek yerine, kiralama yöntemiyle dahiyane bir planla bir postta Juventus çıkarmıştır. Meloyu aldığı paranın yarısı bile etmeyen bedelle Melo hikayesi bitmek üzeredir. Borsası, ortakları, mafyası olan İtalyan kulübü yumuşak geçişle alıştıra alıştıra zararı realize etme yoluna geçmiştir. Orada da gerçekte aynı para alınacekken, fiktif olarak hala bizim oyuncumuz, elimizden tamamen çıkmadı yasal yalanıyla durum bertaraf edilmiş, Melo'dan kurtulunmuştur.

İki taraflı oyun kurgulanırken her türlü yasal zemin hazırlanmıştır. Biri çıkar sorar, ne fark ediyor kardeşim 3 sene kiralamakla, 3 sene kontrat yapmak aynı şey değil mi? Baştan adını koyduk, futbol baronları herhalde bizden akıllı, Melo'nun 3 sene sonra bitecek kontratı 5 seneye çıkarılıyor. Yani Melo 3 sene sonra serbest kalamıyor, ama Galatasaray'la anlaşıldı 250.000 yuroluk ödemeyle son 2 sene için Galatasaray'a da oynaması garanti altına alınıyor. Muhtemelen Melo, değilse bile yamyam meneceri bu operasyondan indiragandi yapmışlardır.Öyle ya kendisiyle ilgili he iki kulübün menfaatine olan bir katakulliden Melo niye hakkını, komisyonunu almasın? Neticede sağlıklı almak için spor yapan biri değil Melo. Kendisine, kendisinden bir post çıkarması anasının ak sütü gibi helal.

Peki Melo için oluşmuş şehir efsaneleri var, para için oynuyor, önce yatıyor, sezon sonuna doğru coşuyor, kontrat yapılınca yatar, 3 yıl bizi dolandırır gibi. Küllüm yalan, küllüm vesvese, bu sene sonunda Dünya Kupası var Melo kesin hayatının sezonunu geçirecek. Sonrası ne olur hep beraber göreceğiz, olurda Gamlı Baykuş'lar haklı çıkarsa Melo'dan bir post daha garanti. İtalyan mafyası ile bizim tüccar Ünal Aysal mutlaka anlaşmışlar, kaskoyu şimdiden yapmışlardır. Bakın buraya yazıyorum, 2017 de tekrar okuyalım. Eğer Mole Baros, gibi, Elmander gibi kıçına teneke bağlanır duruma gelmişse mutlaka bir Arap, Amerikan, Çin, Rus takımına kakalanır. Ha
tta iddia ediyorum bu olasılık karşısında bir kaç takımla ön anlaşma yapılıp kapora bile alınmıştır.

Yani Pitbull maskara olmaz arkadaşlar, postunu da posasını da çıkarırlar. Geçek olan bir şey varsa, Melo Galatasaray orta sahasında uzun bir süre daha hırlamaya, dosta güven düşmana korku salmaya devam edecektir. Bir takım orta sahası kadar konuşur, Fatih Terim Melo'yla beraber konuşacaktır. Ben mi ne yapacağım? Biz bir garip Galatasaray dervişiyiz, yüzbin kere tövbe eder gene şarap içeriz.

10 Ağu 2012

Felipe Melo

Aslında bu yazı hazırdı, en ufak bir şüphem yoktu Melo'dan yana. Ne var ki içimden de bir korku sarmadı değil her yanımı. Yok, bu korku Melo gelmez diye değil, hatta tas tamam ifade edeyim, korkum Melo'dan çok daha iyi futbolcunun gelme ihtimali içindi. bu yüzden bekledim. Bundan sonra yazacaklarım daha önce yazılmıştı.

Net olarak söylüyorum, benim seyrettiğim tüm jenerasyonların en büyük yabancı futbolcusu Hagi'den sonra Pitbull'dur. En iyi futbolcu demiyorum, bu tartışılır, ama büyük futbolculuk tartışılmaz. Şimdi saymaya kalksam iyi futbolcuları en az 10 kişi sayarım, Prekazi'den, Simo'ya Lincoln'den, Taffarel'e say sayabildiğin kadar hiç birine haksızlık etmem, hepsi efsane olmuş, destan yazmış, Galatasaray'a Galatasaraylı kazandırmış futbolculardı. Ama melo bir başka en azından benim için. Çünkü ben futboldan soğumuş, taraftarlık kimlik kartımı yırtmıştım. futbol takımıysan orta sahan kadar konuşacaksın. Mehmet Topal'dan, Mustafa Sarp'tan, Barış Özbek'ten, insanı canından bezdiren orta sahadan sonra Melo beni tekrar aynı şevk ve heyecanla tribünlere tutunmamı sağladı.

İşler sarpa sardığında, takım kötü oynarken, geriye düştüğünde, tam ümitler tükenmek üzereyken sahada ben yenilmem diyen bir dinamite ihtiyacı olur Cim Bom'un. Ağlamak istediğinde bir omuz arar yaslanmak ,çin Büyük Galatasaray taraftarı. Bu adam sevgili Selçuk İnan değildir,  Hamit olamaz. Amrabat ağlamaz Galatasaray yenildiğinde, Emre Çolak'tan kimse tırsmaz, Burak Yılmaz ürkütemez Galatasaray kalesine saldırmaya cüret edecek olan defans oyuncularını. Melo gelmese eminim ondan çok daha iyi futbolcu gelir, kim gelirse gelsin Arena'nın bu sene en yoğun şekilde sahaya göndereceği enerjiyi kısa yoldan takıma aktaramaz. Susan seyirciyi kimse ateşleyemez. Şampiyonlar ligi takımları Semih'i tanımaz. çocuğun üstüne oynayacak olanlar Melo'nun soluğunu duyacaklar, Pitbull'un hırlamasını hissedecekler.

Melo bir orta saha oyuncusundan çok daha fazla benim için. Çok para alacakmış umurumda değil. Biz Galatasaray muhasebecisi değil taraftarıyız. Çok büyük maçların arifesindeyiz. Geçen sezon takımın büyük maçlarında neler yaptığını gördük? Onlar tatbikattı, savaş bu sene başladı. Kim gelirse gelsin, Arena'da oynanacak en büyük maçın favorisi Galatasaray'dır. Bunu söylerken de en güvendiğim futbolcumuz Melo'dur. Çok daha iyi futbol oynayacağından eminim. Takım çok daha büyümüştür. Büyük maçlara hazırdır. Savunmasının sigortası Melo olan Galatasaray kükremek için gün saymaktadır. Ve Pitbull varken benim emekliliğim ertelenmiştir.

Sevgili Pitbull, sayende biraz daha Galatasaraylı oldum. Köpekten korkardım, sayende sokaklarda ellemeye başladım. Gel, kükre, havla, ısır, senin yolunu bekliyoruz.

1 Eki 2011

Lorik Cana ve Felipe Melo

Lorik Cana ile Muslera'yı değişen, Lorik Cana'dan boşalan yeri Melo ile dolduran her kim ise, Galatasaray'a Hagi'yi aldıran adam kadar sevap işlemiştir. Melo ismini, bu sene diğer tüm transferler gibi, bize transfer olduğunda öğrenmiş oldum. Tıpkı Lorik Cana gibi, onu da ilk Galatasaray maçında gördüğümde tanımıştım. Yabancı futbolcular konusunda cahilliğimi kabul ediyorum, kesin olarak içinizde, Galatasaray maçı hariç olan maçları en az seyreden benimdir. Hele ki yabancı maçları senede 5 defa seyretmişsem, çok seyretmişim diyorum. Ne var ki, yine de hatırı sayılı yabancı futbolcu tanıyorumdur. Ama yalan yok, Kewell'i, Neill'i, tanımıyordum da Baros'u tanıyordum. Lincoln'ü tanıyordum mesela, Misimoviç'i de, ama Keita'yı hiç duymamıştım.

Evet tarihin en berbat sezonundan sonra, başında İmparator'un olduğu Galatasaray'da tüylerimi diken diken edecek, beni futbola bağlayan zayıf ipliği mumlayacak, yeniden alıp bayrağımı tribünlerde nöbet bekletecek futbolcuları bekledim. Ne yazık ki, hiç biri bu vasıflara sahip bir futbolcu değil benim için. Ama biri var ki ''tanımıyorsan tanı be abi'' diye hırladı, oynadığı ve 2-0 yenildiğimiz ilk lig maçında. Lorik Cana'yı da oynadığı ilk lig maçında tanımıştım. Şimdi hipotezi ortaya atıyorum. Lorik Cana ve Felipe Melo şimdi tam oynayacakları, bayrak adam olacakları takımdalar. Her ikisi de sezon sonu dolmadan taraftarlarının 10 numaralı futbolcuları olacaklardır. Galatasaray'lı Cana için  düşündüklerimi yazmıştım. Asla Galatasaray futbolcusu değildi ve olmayacaktı. Melo ise tam Galatasaray futbolcusudur, takas cuk oturmuştur.

Galatasaray; Türkiye'de oynadığı bütün maçların favorisidir. Çıkacağı ilk lig maçında, kimle oynarsa oynasın Galatasaray yenilir diye servet basan bir kumarbaz mevcut değildir. Çünkü Galatasaray'ın ismi, markası sezona puan farkıyla önde başlar zaten. Maçlar oynandıkça, oynanan oyunlar, oynayan oyuncular artı veya eksi yönde kağıt üzerindeki avantajı değiştirirler. Lorik Cana'lı bir orta sahası olan Galatasaray'da oynadığı bütün maçlara favori çıkar. Ama oyun üstünlüğünü ele geçiremez. Güzel futbol oynayamaz, çünkü Cana ancak top rakipteyken üstünlüğünü ortaya koyabilen bir cengaverdir. Şut çekemez, topla dans edemez, penaltı atamaz, frikik kullanamaz, gerekirse kaleye geçemez. Ancak kafa kafaya veya karşı takımın daha iyi olduğu maçları oynayabilir. Dolayısıyla da, kazma bir orta sahayla oynayan Galatasaray çok fazla maçını mahkum oynayacak, kaybetme olasılığı artacak, Cana gibi savaşan futbolcu eksikliğiyle, defansın baltalığı, kalecilerin kötülüğü birleşip tabelaya facia olarak yansıyacaktır. Nitekim yansımıştır da. Lazio'nun oynayacağı maçların çoğu kendisinden daha güçlü takımlarla olacağı için, Cana'dan sadece Lazio'nun daha az gol yemesine katkıda bulunması beklenecektir. Halbuki Galatasaray'da, savunmacı diye bir futbolcu yoktur. Varsa hemen ilişkisi kesilmelidir. Ne savunması, neyi savunacak Galatasaray savunma futbolcusu. Kalecisi bile Galatasaray'ın gol atması için uğraşmalıdır. Galatasaray'ın sağbeki, stoperi teknik olmak zorundadır. Galatasaray'daki kazma futbolculardan nefretim bu yüzdendir. Her maça yenmek için çıkacaksın, bu yönde bir taktiğin, oyun kurgun olacak, gerekirse hezimete uğrayacaksın. Ama adın Galatasaray'sa hezimete uğradığın takımı 15 gün sonra hezimete uğratabilme ihtimalin olacak. Beni Galatasaray imanlı biri olarak yaşatan tek şey bu ihtimaldir.

Pitbull'lu Galatasaray oynayacağı bütün maçları kazanmak için oynar. Benim tanıdığım Fatih Terim hiç bir maçta beraberliğe el sıkışmaz. Galatasaray isminin avantajına, oynayan oyuncuların kalitesi eklendiğinde mutlaka saha neticeleri de gelecektir. Melo topu rakipten kapmak için cebelleştiğinden çok daha fazla olarak topla oynarken görünecektir. Gol atması tesadüf, ya da çok iyi futbolcu olduğundan değildir. Oynayacağı en randımanlı takım Galatasaray olduğu içindir. Yani zaten savaşçı bir futbolcunun bir de bütün maçları üstün oynayan bir takımın orta sahasında oynaması, kendisine hem moral, hem zevk, hem de itibar kazandıracaktır.

Melo, Galatasaray'ın göğüs göğüse oynayacağı maçlarda, takıma orta saha üstünlüğünü sağlatabilirse, işte o zaman tam kararımızı vereceğiz. İşte o zaman, sahada her sene olan fakat aslında taraftarın kalbine gömülü 10 numarasının 3.sahibi olarak nesiller boyu isimini, sarı kırmızılı harflerle Arena'ya kazıyacaktır. Galatasaray futbolcusunu birazcık tanıyorsam da, Metin Oktay ve Hagi'den sonraki 10 numaralı Galatasaray formasının arkasında Pitbull yazmalıdır ve yazacaktır da.