fener maçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fener maçı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eyl 2024

PARLAYADUR ''GALAXI'nin Beşinci Yıldızı''; FENER 1-3 GALA

Ne güzel başlamıştı oysa her şey, bütün kaleler zapt edilmiş kölelere tasma takılmıştı. Ne demekse Galatasaraylı futbolcular kart görmüyor teması işlendi hafta boyu. Siyasetle işi yoktu canım olsa da muhalefetti. Tarihî kahramanlıklarla yazılıydı, gemi işçileriyle maç yapmış kazanmış sayesinde kurtuluş savaşı zaferle sonuçlanmıştı. Bu yüzden şampiyon yapılmıyordu. Gittiler devletin başına yalvardılar. Yetmedi Feto baş sponsoru dedikleri eski basketbolcusuna forma gönderdiler. Belki hala bir hükmü vardı kim bilir.

Okan Buruk'a çırak dediler, muhatabım Şampiyonlar Ligi galibi hocalardır dedirttiler, kaçırtacakları son hocaya. Eski hakem yeni kemik yalayıcılarına, güzel bir hakem heyeti ayarlattırdılar. Yerdeki vardaki ceptekiydi. Aslan'a Pusuyu attılar, öküze atacak değillerdi ya. Ve biz aynı zaman dilimlerinde, takımdan hocadan futbolcudan asla umut kesmeyenler, elimizde ne varsa kükrüyorduk. Ekranı, kanalı, sayfası, X'i, Z'si nesi varsa işte. Büyük takım reaksiyonunu devreye soktuk. Metin gibi oynayacaklar, Alpaslan gibi bağıracaktık.

Everest Tepesi'nden Mariano Çukuru'na düşüşün resmiydi. Ömür boyu geçmeyecek bir kara lekeydi,


yıllarca unutulmayacaktı. Gene büyüklük Okan'da kaldı. Son dakikada Bats'ı oyuna alıp Arabistan Çöllerine gidiş biletini öne aldırabilirdi. O olsa yapardı. Adı bundan böyle MOR olarak anılacaktı. Hakem acımasa, taraftar biraz daha bizim gibi tecrübeli ve maçtan emin olsaydı, emin olun çocuklar görüp görülebilecek en büyük hezimet yaşanacaktı. Okan Buruk bizdendi, o da bu yollardan Galatasaraylılıktan geçmişti, kıyamadı tribündeki 2500 Aslana , ekran başındaki milyonlarca 5. dalga çocuklarına. 1 gol daha yiyip  galibiyete buruk bir limon sıkmadı. 

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı, ayağa kalkın bayrakları sallayın. GALAXI  artık, Turuncudan iz taşıyan batan güneş sarısı, yeni kabuk bağlamış vişneye çalan koyu kırmızı yara rengidir. Paralayadursun Cim Bom'un Beşinci Yıldızı.

Zaferin kutlu olsun. Mayıs'a bırakmayız.  

  

29 Eyl 2019

Çok Sevdiğimizdendir Bunca Savaş Gala 0-0 Fenrebahçe

Bu yazdıklarımın çoğunu maçtan önce yazmıştım. 2-0 lık galibiyete bile razı değildim, Şebeke'nin açık oturumla iptal ettiği penaltı golüyle galip gelmiş olsak, inanın daha beterini yazacaktım.

Durum içler acısı, Gala'ya karşı tarihte görülmemiş bir cephe savaşı var, hamasetle geçiştirmek, nasılsa Mayıs'ta biz Şampiyon oluruz gafletiyle bu kadar organize saldırıya seyirci kalmak, Gala'ya ihanetlerin en büyüğüdür. Yıllardır yazıyorum biz farklı onlar aynı takımın yandaşı. Global Kraliyet Ailesi mensuplarının takımı falan yok, Bu ailede Gala'lı kodoman, prostatlı hırsız yok sanmak en büyük aymazlıktır. Biz siperlerde yaylım ateşiyle karşı karşıyayken, takımın kanadı kolu kırık vaziyetteyken, her maç kudurtulmuş bir takıma 5 hakem, yetmedi VAR Şarlatanına oynar yara alırken, senin Başkan'ın sistemin bir parçası, Ailenin bir üyesi de kendisi olduğu için tek kelime etmez, edemez. Şer Cephesi'nin Ekselansıyla selfi çeker, biz sinirden kahrolmuş milyonlarca taraftar birbirimizle it dalaşı yaparız, Böyle gelmiş böyle gider.

Ülkemizde bir diktatör var deniyor, yok olduğunun en büyük kanıtı futbol. Olsa, aynı yetkilerle ben olsam dün gece maçtan sonra her iki takımın Başkan'larını Hocalarını halkın şu yok zamanda 2 gün önce deprem korkusuyla mahvolmuş moralini sinirini bozmaktan, milyonlarca futbolseveri büyük bir maç olacak beklentisiyle dolandırmaktan, 5 Cente muhtaçken  büyük maç oynayacaklar diye çöp yabancıları doldurup milyonlarca yuro yu çaldirmaktan hapse attırır, en az 20 futbolcunun lisansını yırtar, yabancıları kovardım. Dalga mı geçiyorsunuz lan bizle?  Sen kalk Dünyanın en büyük golcülerinen birini 2.5 ay pazarlıktan sonra getir, egonun tatmin için oynatma, yenildiğin maçın son dakikasında sok,  onu seyretmeye gelmiş taraftarın önünde rencide et, son saniye çıkar, Adem'ı sok. Hocamısın diye sormuyorum adammısın?

Ülkede futbol lağımda oynanıyor, lağım futbolunun en büyük Ceo'susun, soruyorlar ne alıp veremediğin var diye? Var kardeşim alacağım var, lağıma pislik taşıyanların da başında. Ve sistem böyle gittiği sürece de hepinizden daha çok ondan yanayım. Fatih Terim tekerlekli sandalyeye bile düşse Gala kulübesinde olması lazım. Olsa geçen hafta Andone bu hafta Lemina pozisyonlarından sonra maçı başlatmazdı. İstedikleri oldu 3 maçta 4 puan kaybettirdiler, aldığın 3 puana da zamanları yetmedi.

Gelelim taraftara , hiç şüphe yok, Dünyanın en kötü taraftarı bizde. Görüntü muhteşem, kırmızı bir manzara, içinde maç olmasa Dünyanın en güzel mekanı. Locandasın ,yak bir havana, aç bir Shateau Cheval Blanc şarap, ortaya Hazar Denizi Mersin'i havyarı saatlerce seyredersin. Ürkütücülüğün zerresi tezahüratın tınısı yok. Neden? Çünkü maçın manüpüle edilmiş yüzbinlerce müşterisi var, kombineler cahil, kıro tribün çetelerine devredilmiş, karaborsa satıyorlar. satın alanlar da maç taraftarı değil, giymiş formayı takmış atkıyı, sırtı sahaya dönük, maçtan pozisyonlardan bağımsız hırbolardan talimat bekliyor. Tezahürat yerine böğürtü çıkarttırıyorlar, onu da onlar bilmiyor, sistemin tam aradığı atmosfer. 50 yıllık tribüncü olarak söylüyorum, 52.000 yerine 20.000 Ali Sami Yen taraftarı olsa yakardı ortalığıda bu takıma bu hocaya bu topu oynatmazdı.

Yıldız Tablosu;

Muslera 10( çerçeveye top gelmediği zaman muhteşem kaleci, son dakikalarda acaba mı diye uyandı ligin bizden sonra en kötü topunu oynayan Fenerbahçe, eli ayağına dolaştı) Kötü oyunun 1 numaralı sorunsalı, Gala tarihinde Hayrettin, Bahattin dahil gördüğüm en kötü kaleci. Bunu sadece kale de dikilen gole mani olan biri olarak yazmıyorum. 1 kişi eksik oynuyoruz. O var diye bir yabancı kadro dışı kalıyor. tezimin doğruluğunu test edebilirsiniz. Sezon başı Altay tıpkı Okan gibi Muslera:ya yedek diye alınsa bu maçta kaleye geçirirmiydiniz? geçirmezsin Okan'ı da çöpe atacaksın bu sepet yüzünden. Bu sepet yüzünden Linnes çoluk çocukla antrenman yapıyor, bu sepet yüzünden takımın tek bankosu üvey evlat Donk mayın eşşeği görevinde. Azıcık adamsanız, zerre toptan anlıyorsanız bırakın şu sepeti kadro dışı, yazın 12 yabancı kadroya, bir adam bir adamdır. 9 senedir Muslera marifetiyle dolandırılıyoruz. Melo'lu Drogba'lı Şnaijder'li kadroda kalede bir Türk olsa bir büyük yabancı futbolcu aha oynatabilsek Avrupa Şampiyonu olurduk, siz çeyrek finale fit oldunuz. Geçen yıl en kötü futbolu yine biz oynadık Şampiyon olduk gözlerinize perde indi. Temennim rezil olmadan Şampiyonlar Liginden elenip lağıma bir an önce kavuşmak.

Mariano -2 futbol ölümü geçekleşmiş adım atacak dermanı yok. aklı sıra hücuım beki, ne hücumcu ne bekçi.

Luindama+Marcao 1 benim için bu adamların 2 si tek futbolcu. Biri olmasa kayıp değil. Normali stoperlerden birinin kesin Donk olması, bu iki salaktan birinin de kurayla 11 e veya tribüne gönderilmsidir.

Japon -5 Öcü dolayısıyla 2. plana atmıştım, Orhan Ak dahil Gala tarihinin en kötü sol beki. Kendi getirmese Linnes gibi miras kalsaydı, kesin Linnes yerine Japon lisans dışı kalırdı. Büyük sahtekarlık büyük aptallık büyük hainlik, büyük iş bilmemezlik.

Uzunzi 10 şu an takımda kupa ellemiş en kariyeli futbolcu. Ne var ki lağım futboluna yabancı, dürüst futbol sahalarının vazgeçilmez oyuncusu. Bir Melo değil, pislik yapmaz, itiraz etmez, tribünü ateşleyemez, bu anlamda bizim almak istediğimiz verimi ondan alamayız. Görürsünüz yakında çöpe ayırılar.

Lemina 8 çok iyi futbolculardan biri daha, ne var ki adam hasta. Adrian İlie'yi hatırlayanlar varsa bilir aynı yüz hali, aynı ritüeller, tahminim hepatit B, iyileşirse adam yer, iylişemezse o da çöp.

Maskeli Arap 1 kornerleri ben atsam bari kaleye yetiştiririm. Organiz profesyonel amatörlük oynatılması. Neymiş hocam ben sakat sakat oynarım. Lan şerefsiz sen Bülent Korkmaz'mısın, Hasan Şaş'mısın, Elmander'misin. Korkudan bir kere bile kafaya çıkmadın, en büyük özelliğin yatarak dalmandı bir kere dalmadın. Paris maçına kaskla, zırhla çık bari.

2. Arap 1 Falcao'nun baş düşmanı, eğri gemi doğru sefer yamış Rodrigez satılmış kendine yer bulmuş, son düzlüğe denk gelmiş oynayacağı bir kaç güzel maç Şampiyonluğun en büyük elemanı olmuş. Ee ne yapalım, bedava mı oldun. Çıkarken yaptığı tripe bakın, kenarda salak olsa 15. dakikada çıkarırdı.

Falcao 8 bir kere top taşındı, o açıdan ulaşılamaz köşeye o şutu çekti ya ispata gerek de yok du aslında. Ne var ki takım çöp, oyun oynatılamıyor, topla buluşturulamıyor. Madem oyun planın böyle daha doğrusu hiç bir planın yok ne diye transfer edersin böyle büyük bir futbolcuyu.

Babel 1 Küfür etmekten çenem felç olacak diye ödüm koptu. takımda en nefret ettiğim 2 oyuncu var ikisi de sol, Paris Sn Germen'in de en öldürücü tarafı sağ. Felç bölgemizden ameliyata giriyoruz, masada kalmamak için Yüce Gök'e şimdiden duaya başlayın.

Toparlayıp noktayı koyalım. Fatih Terim futboldan, futbolcudan oyun okumaktan anlamaz, hiç bir maç planı yok, adam kayırır, sevdiği adamı oynatır tek kelimeyle Hoca değildir. Ama hepiniz karşı çıksanız, gitsin deseniz tek başıma savaşırım. Futbol lağımda oynandığı ve uzun süre daha oynanacağı için takımın başında Fatih Terim hariç kim gelirse gelsin her sezon takım 10.lıktan toplarız. Bu yüzden ölene kadar Fatih Terim.

Şebeke'nin Gala düşmanlığı gayet normal. Ülkede her kurumun olduğu gibi Futbol da denge unsuru. İki takımı var, Beşiktaş büyük takım değil( bunu ayrıca yazıp ispatlayacağım). Aradaki şampiyonluk sayısı hassas dengeyi bozdu. Her ne kadar Başkanları yöneticleri güdebiliyorlarsa da Fatih Terim'i ve Büyük Gala Taraftarını(sadece maça gidenleri kastetmiyorum) güdemiyorlar. Her saldırıda bir delik bulup çıkıyorlar. Bu sezon işi baştan sıkı tuttular ve gördük ki sonucu  da alıyorlar. devamı gelecektir.

Tribünlerden çete liderleri acilen temizlenmeli maça girişleri yasaklanmalarıdır. Spor polisi var da spor savcısı yok mu kardeşim bu ülkede. Gitsin birini yakalasın 50 yıldır tanırım aynı adamlar 1 dakika çalışmadılar araştırsanlar mal varlıklarını.Ya da bir gazeteci ropörtaj yapsın bir tezahürat söyletsin. 3 lüyü bile söyleyemezler. Güzel insanları, unutulmaz tribün liderlerini dövdüler, tribünlerden kovdular. Bu sezon stad kapalı gişe, hayatlarının vurgununu yapacaklar.

Son sözüm şu, futboldan nefret ediyorum. Şebeke'nin bu sezon bizi daha fazla engelleyeceğine eminim. ligi en iyi ihtimal 5. bitiririz metin olun sükunetle karşılayın. Hakkımızla kaybedeceğimizden değil, şikeyle kinle, nefretle saha dışından emirle. Ben hazırlıklıyım bu yazıyı da bu yüzden yakın tarihe not düşmek için yazdım.


Biz Gala'yı şampiyon olsun diye sevmiyoruz, çok sevdiğimiz içindir bunca sitem bunca savaş. İnsan sevmediğine sitem edemez. Yensen de büyüksün yenilsen de tek gerçek bu.

3 Kas 2018

Bizim El Sikko; Gala 2-2 Fener

Maç başlayana kadar son yılların en büyük taraftarı tribünlerdeydi. Uzun zamandır ilk defa gördüm, localar bile tıklım tıklımdı, keşke maç başlamasaydı da şovu izleyip eve dönseydik.

Ne yazık ki maç başladı, Japon sakattı, oynamadığı 3 maçta da pozisyon bulamamıştık. Ama bu sefer maç Fener maçıydı. Fener'i ilk defa sezonun 1/3 ü lig 15. si Sami Yene çıkarken gördük, sanki o maç bu maçtı, tarih çağırıyordu Fatih Terim'i. İtiraf edelim hiç birimiz galibiyete 100 lira basacak kadar bile emin değildik.

Başka maç seyretmediğimizden ancak seyrettiğimiz takımlara göre ahkam kesebilirdik. Bu maça kadar 10 maç 11 takım seyretmiştik. oynadığımız 10 takımdan da kötü takımdık. Tabelaya baktığımızda bu 10 takımdan Fener'le oynayanlar da vardı ve Fener 15.ydi. Demek Fener bu 10 takımdan bile kötüydü. Maça 0-0 verdim öncesi, rezalet oynarız dedim, Bu takım gol pozisyonu bile bulamaz diye tweet attım golden 10 saniye önce. Bulamadı da zaten, bir duran top, bir serseri topa vurulan usta sağ bek işi golle, ataksız, sıfır forvet katkısı, insanı bırak püre bile yiyemeyen Ndiaye'siz, 2-0 öne geçtik.

Keşke maç başlamasaydı işte. Ya da UltrAslan kareografi yaptıktan sonra evine gitse, ya da en azından hiç bağırmadan otursaydı. 2-0 ı emeksiz bulmuşsun, Fener maçı bırakmış, bir yumruk daha atsan lig rekoru kıracaksın, hakemin aklına bile gelmeyecek serum takmak. Sen o iğrenç cenaze marşı tezahüratlarından sonra oley çekmeye başladın ya, maçı orada verdin. O dakikalardan sonra maçın hakkı en az 2-4 olmalıydı. Yeniler bilmez, 3-0 galip soyunma odasına gittiğimiz maçın ikinci yarısında, Uğur bom boş kaçırdı, arkasından Tanju çok kolay atacağı golü rövaşataya kalkıp atayıma gitti, taraftar da aynı dün gece gibi dalga geçmeye başladı.Bir kıvılcım yetti 4-3 yenildik yarım saatte. Oley oley lerde bu maç aklıma geldi.

Sanırım Hasan'lar Ümit'ler de kulübede oley çekiyor, Fatih Terim dalgaya icabet ediyordu. Diyorlar ki hakem. EEe hakemin işi bu kardeş. İşini iyi yapana saygım sonsuzdur. Muta Çocuğu bu kadar kötü iki takımdan birinin farklı kazanmaması gerektiğine karar verdiğinde geçmiş olsun du. Gala büyük takım refleksini çoktan kaybetmişti. Takımın son büyük futbolcusu Sneijder'i ağlata ağlata yolcu ettiğimizden beri, Avrupa Kupası ellemiş futbolcumuz yoktu, ne yazık ki daha uzun süre de olmayacaktı. Bir büyük futbolcu olsaydı 2-2 olduktan sonra titreyen, cebelleşen, can çekişen bir futbolcu 3 tane daha atacak zaman vardı. Fenerbahçe korkusu 2-2 ye razı oyun oynattı.

Tek tek futbolcu performansına girmek aptallıktır. Takımın en büyük futbolcusu Ozan Kabak'tır diyelim kapatalım, ne kadar küçük takım olduğumuzu da  varın siz hesaplayın. Maçı kaybeden(benim için 2 li averajı düşündüğümüzde kaybedilen maçtır) Fatih Terim ve ona referans unutulmaz koreografi yapan Büyük Gala Taraftarıdır. Ölülerden can bekliyor, bal kaymak 2-0 öne geçmişsin, forvetin son 20 yılın en katkısız, en kötü oyununu oynuyor orada öyle bir hamle yapacaksın ki, hem kendi takımını hem rakibi maymuna çevireceksin. Hadi Sinan adam attırmaya oynuyordu, üstüne üstüne gidebilirdi sarı kartlıların, aldırdığın çöp, geçen sene para edip bu sene hurdaya çıkan Rody'yi çıkar al Maicon'u santrafora, taraftarı da fırçalat oley çekmesin diye, bitmişlerdi, saldır.

Kimse kusura bakmasın ben helal olsun Fenerbahçe'ye diyorum, taraftarını da selamlıyorum. 2. yarı maç başlarken öğrendik, taraftar stadı terketti gitti, El Sikko'nuz batsın dediler, İzmir Marşı'yla gittiler. Kalanlar da Mustafa Kemal'in Askerleri savaştı, 2-0 dan sonra acaba mı diye saldırdı. Tek bir tanrıya iman ederim, Futbol Tanrısı ne derse o.Beni vekil tayin etseydi, 50 yıllık azılı Gala Taraftarlığımın üzerine yemin ediyorum Fener'i 3-2 kazandırırdım. Hem 20 yaşında tribünden toprağa giden çocuğu ödüllendirmek, hem de rakiple zamansız dalga geçmeye kalkan taraftarı cezalandırmak için. Yine de fazla gaddarlık yapmadı da sepet bir topu kurtardı.

Deplasman Tribününün adının Koray Şener Tribünü olmasını öneriyorum.

Bundan sonra ne olur sorusu geldi. Söyleyeyim, kalan bütün maçları kaybedebilirsin, kalan bütün maçları kazanabilirsin, veye her maç berabere biter. Ülkede langırt futbolu var, gözler bantla bağlı her oyuncuda 2 şer futbolcu mili var, rastgele sallıyor, çekiyorlar, elbet bir netice olacak. Romanya futbolu bu yüzden battı, bizde de batacak. Hele şu Başakşehir bir kere Şampiyon olsun, önümüzdeki sezon takımlar anlaşıp çöp harici transfer yapmasın, en kabadayı maçı 5.000 kişi izleyecek. Kendi payıma beklentim, bize en az 5 maç ceza verseler de maça gitme derdinden kurtulsam diyorum.

50 yıldır belki ilk defa oluyor, takımda sevdiğim tek oyuncu Serdar Aziz. Bir sonraki maç tamamını atıp alt yapı takımıyla çıksa bir kişiyi bile aramam. Ozan Kabak'ı da bir kenara ayırıp, kaleci başta tüm takımı lağım çukuruna attım bile. Bizden bir bok olmaz, anca Şampiyon oluruz.

Belki bir daha yazmam, ilave edeyim, Schalke maçından büyük hezimet bekliyorum, ama işte genlerde Avrupa maçları oynama harsı var, son 3 maçı kaybetsek bile ki öyle de görünüyor, Avrupa Liginde devam etmen garanti. İstesen de elenemiyorsun, vah vah.


14 Kas 2016

Fener Maçı Manifestosu.



Kafamıza huniyi geçirdik, uzun paltomuzu giydik, Rozinanta'ya binip elimizde mızrakla dört nala saldırıyoruz haramilerin, şövalyelerin, baronların değirmenlerine.

Öyle bir ön yargı ki tarihin bütün Don Kişot'ları bir araya gelsek yıkamayacağız. Maksat safımız belli olsun. İbrahim Peygamber için yakılan ateşe su taşıyan karıncayız. Varlığımız önce Vatan sonra Galatasaray varlığına feda olsun.

16 sezondur Fenerbahçe'yi Kadıköy'de yenemiyoruz. Öyle bir algı var ki sanki Ali Sami Yen'de, Arena'da da yenemiyoruz. Hatta sor bir ortalama Fenerliye berabere bile kalamadınız der. Kadıköy'de yenemediğimiz doğrudur. Peki bu periyotta ne olmuş ona bakalım. Neticesi 3 ihtimalli olan sıradan bir lig maçı. Kazansa Şampiyon olacağı sadece bir maç oynanmış, onda da Galatasaray Şampiyon olmuş. Madem ezici bir üstünlüğün var rakibine bak bakalım sportif üstünlüğün var mı? Bu periyotta alınmış en ağır hezimetin olduğu sezonu Galatasaray Fenerbahçe'nin 22 puan üstünde bitirdi desem Galatasaray'lı bile inanmaz.

Hayatını sadece Kadıköy'de Galatasaray galibiyetine kurmuş Şizofren, Başkanlık yaptığı sezonların en beterini 6-0 yendiği sezon yaşamış, Fenerbahçe sportif olarak Avrupa Kupası maçı oynayamamış. Galatasaray 16 sezon üst üste Arena'da Fenerbahçe'yi yenmiş olsa en az 10 Şampiyonluk farkı atardı. Eşi benzeri yok, hangi lig hangi takım olursa olsun, bir rakibini devamlı yeneceksin ve sportif olarak, kupa olarak o takımın altında kalacaksın. Benim gibi 40 deli bir araya gelse nafile. Anlatamazsın. Bir Fenerbahçeliyle tartışamazsın, üstünlük sağlayamazsın.

Peki ne oluyor, nasıl oluyor da Galatasaray 16 yıldır deplasmanda Fenerbahçe'yi yenemiyor? Yenmesi için ne yapmalı?

Aklı vicdanı hür bir Galatasaray Taraftarı olarak dosyayı açıyorum.

1- Futboldur, neticesi 3 ihtimallidir, belki de 16 değil 36 sene daha yenemeyebiliriz. Maç bizim için amaç değil araçtır. Amaç hasıl olduğu, kader bizi o maça bağladığı zaman da neler olduğuna, ampulleri patlayan projektörler,soyunma odası duvarları şahittir.

2- Bütün bir sezonu tek bir maça fiksleyip, nasıl olursa olsun yenilmemeye programlanıp algıyı sürdürüyorlar. Kadıköy'de yenilmemek onlar için galibiyettir. Galatasaray yenilmemeye oynasaydı, belki de hiç bir maçı kaybetmeyecekti. Her defasında yenmeye oynadığı için kaybediyor.

3- Kazanamadığımız 16 maçın en az 10 unu kazanabilirdik. Baros'un son saniyede vurduğu top direkten dönmese tarih 2-0 dan geriye muhteşem dönüşümüzü yazacaktı. 6-0 yenildiğimiz maçta bile 2-0 iken Arif'in topu direkte patlamasa aynı hezimeti onlar yaşayacaktı.Ben hatırlamıyorum Kadıköy'de yenemeyip de bir kupa, bir Şampiyonluk kaybettiğimizi.

4- Hakemler hiç bir maçı delikanlı gibi yönetmediler. Ben bu konuya girmeyeceğim, isterlerse bu hafta da yönetmeyebilirler. Hatta delikanlılarsa yönetmesinler. Ben hakemi de yenmeye gidiyorum.

5- Metafiziğe zerre kadar inancım olsa, büyüye Yüce Gök'e bağlayacağım da, bırakın bu safsatalara zır deli görünümlü en akıllı en güçlü Fenerbahçe'nin başındaki eşkıyalar inansın.

Fenerbahçe'yi nasıl yeneriz?

KADRO; Ben olsam, Muslera- Sabri, Ched, Serdar Aziz, Hakan Balta- Linnes, Tolga, De Jong- Sneijder- Podolski-Bruma ilk 11iyle çıkarım. Isınmaya sadece 11 i değil bütün takımı gönderirim.

OYUN PLANI; Önce 2 sağ bekle neden çıktığımı açıklayacağım. Hatta maçı 3 sağ bekle tamamlayacağım. Sağ tarafımız hücumda yok, bari savunmada tam randımanla oynatayım. 2 sağ beki kozmik odaya alırım. Sizden atak beklemiyorum, risk alan alsın, kim daha iyi oynarsa bir sonraki maç forma garanti. Sol açıklarını ceza sahasına sokmayacaksınız. Ciğeriniz patlayana kadar koşacaksınız. Yorulan işaret edecek, Hamit'le değişecek. Ben 2 numaralı formayı 14 km koşturacağım.

Muslera'ya da sözüm olacak. Yandan 2.5 metre civarında gelen topa sen çıkıyorsun, topun geliş yönünün ters kademesindeki beki ön direğe yolluyorsun. Topu uzun içeri sokmaya karar verdiğin zaman futbolcu bloğunun tamamını sağ tarafa yönlendir. Yani sahayı dikine ortadan bölen bir çizgi çek, sol tarafta kimse olmasın. Bruma'yı erketeye gönder, top bizde kalırsa, çok daha fazla boş alan bulsun sol tarafta.

Stoperleri ayrı çalıştırıyoruz.1.gün 2.5 metre yükseğe para dolu çantayı asıyoruz. Kafasıyla düşürebilen harcasın, helal olsun. Parayı kapmak için uzun yüksek atlama rekoru kırarlar. Bütün gün para kapma antrenmanı yaptırdıktan sonra bir odaya hapis yatırıyoruz. Aç susuz bırakıp ertesi gün aynı yüksekliğe yiyecek asıyoruz. Kafayla düşüremeyen aç kalsın, susuz kalsın. 3. gün serbest bırakıyoruz, gitsinler köye, dağa odun kessinler, ameliyat olup bacaklarına yay taktırsınlar.Maç günü kafileye yetişsinler. İlk toplara Serdar Aziz çıkacak, RVP'den başka tehlikeli adam yok, kafa topu vurdurmayacak, vurdurursa gol olmasa bile Florya'yı unutsun. Ben bu riski alamam diyorsa ben de almıyorum. O paraya 3 metredeki topa bile kafa vuracak adam bulurum.

Sol beke Hakan Balta'yı koydum. En tecrübeli Fenerbahçe maçı futbolcusu. Hücumu soldan yapacağımızı söyledik. İyi servis yapan, şut çekebilen, soğukkanlı, kafaya çıkabilen bir Hakan Balta, Carol'den çok daha etkin olacak.

Orta sahada ilk topa Tolga basacak, De Jong kademesinde olacak, bu ikili kadrajdan dışarı çıkmayacak. Top havadaysa bile gerekirse biri uçacak. Galatasaraylılık ne emrediyorsa o. Ben yapamam diyen ilk istasyonda trenden insin.

İki kazma stoperle oynuyorlar. Bruma'ya ekstradan birer tekmelik daha takın. Maçın başlarında üstlerine üstlerine dalsın, sarı karta zorlasın. Muhtemelen Tosiç gibi sarı kart, penaltı korkusuyla giremeyecekler, aynı tip bir gol bekliyorum. Tosiç kadar akıllı değillerse de erken sarı kart alırlar, penaltı yaptırabilirler, kendi kalelerine bile atabilirler.

Fenerbahçeli futbolcuları şuta zorlarım. Penaltı bile olsa şuttan korkmam. Muslera yemez. Yeter ki orta yaptırma.

Maçı 6 ya 6 oynamaya zorladık. Bizim en iyi 6 hücumda, onların en kötü altı 6 savunmada. Bundan sonrası cephe savaşı.

Göksenin Köksal bu hafta boyunca futbol takımıyla antrenman yapsın. Taktiğin % 90 ı motivasyon.

Geriye düşmeyi aklıma bile getirmiyorum, bu yüzden Eren Derdiyok'u oynatmıyorum. Orta sahada bittim diyenin yerine Sinan'ı sokuyorum.

TARAFTAR; Maça gidecek olan Büyük Galatasaray Taraftarının en azılı, en fedakar, en yiğit 2500 kişilik öncü birliği tribünlerde olacak. Tatbikatı Vodafon'da yaptılar,savaşa Ülker'de çıkacaklar.

Gazanız mübarek olsun çocuklar.

18 Eki 2014

Fenerbahçe Maçı Nutku;

Ey Büyük Galatasaray;

Her türlü pisliğin, iç ve dış saldırının doruğa ulaştığı bu günlerde, bir kez daha, Türkiye Futbol Şebekasyonu'nun düzenlediği ligimizin en büyük maçına çıkacaksın. Gazan mübarek olsun.

Cim Bom Bom'larım,

100 yılı aşan tarihimizde çok büyük işler yaptık. Yaptığımız işlerin en büyüğü, temeli, Galatasaray kahramanlığı ve yüksek Galatasaray inanmışlığı olan Avrupa şampiyonluğudur. Devamında gelen Süper Kupadır. Bundaki başarıyı, Galatasaray'ın ve onun büyük taraftarının bir ve beraber olarak istekli ve kararlı yürümesine borçluyuz.

Fakat bu büyük hadiseleri geride bıraktık, bu başarıları bu zaferleri asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük maçlara çıkmak zorunda ve kararındayız. Galatasaray'ı Avrupa'nın en mamur en büyük olma seviyesine çıkaracağız. Bunun için bizdeki zaman ölçüsü geçmiş yıllarda kalan büyük zaferlerin gevşetici sarhoşluğuna göre değil, günümüz gerçeklerine göre düşünülmelidir. Bu büyük cenklere yolculuk, bunun gibi büyük maçların dikenli yollarından geçmektedir. Geçen yıllara oranla daha çok çalışacağız, en büyük maceralarımızdan birini yaşayacağız. Başarılı olacağımızdan şüphem yoktur. Çünkü; Bu akşam Arena'da kuşatmayı yarmış, ateşlerden geçmiş, takımına ölümüne bağlı görece sayısı az, ama desibeli fazla bir taraftarın, sırtında Metin Oktay'ın o mübarek, kutsal parçalı forması olacak. O formaların içinde de her biriniz,  teslim ol çağrıları gelirse, ateşle karşılık vereceksiniz. Çünkü; Aklınızdan bir an bile çıkarmayın, Galatasaray'ın şampiyonluklarında ağlayan coşan gülen milyonlarca Galatasaraylının,  Dünya'nın her tarafında, televizyonlar başından, ciğerlerinize, kalplerinize, bacaklarınıza, en büyük enerjilerini iletecekler. Ve çünkü sizler, Galatasaray'ın yürümekte olduğu Savaş yolunda, Pitbull'u, Muslera'sı, Sneijder'i başta olmak üzere gücüne güç katacağımız 11+3, yenilseniz de, yenseniz de asla yalnız yürütmeyeceğimiz Aslanlarımızsınız.

Büyük Galatasaray Taraftarı!

Yıllardan beri çıktığın maçlarda başarı vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki bu sözlerimin çoğunda Galatasaray'a inancımı sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki yönetim, futbolcu ve taraftar bütünlüğüyle yürümekte olan Galatasaray'ın kim olduğunu, ne olduğunu bu geceden itibaren, dost düşman bir kez daha anlayacaktır. Asla şüphem yoktur ki Galatasaray'ın unutturulmaya çalışılan bu büyük yeteneği ve büyük karakteri bu maçtan sonraki gelişmesiyle  yarının şafağında Arena'nın ufuklarından yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Galatasaraylılar!

Sonsuza akıp gidecek yıllarda, bu büyük ve şanlı takımınla daha büyük şeref ve mutlulukla övünmeni; daha da yükseklere taşımanı gönülden dilerim..

NE MUTLU GALATASARAYLI'YIM DİYENE!

6 Nis 2014

Hepiniz Hasan Gibi Oynayın

Hepiniz Metin gibi oynayın, yenilmekten sakın korkmayın, ruhunuzu koyun bu gün ortaya, aslan gibi çıkın sahaya. Sen ki kupalara layık takımsın, korkma ölmez asla bu büyük taraftarların. Nasılki bu ulusun tacıdır yıldızla ay, yüksel ta arşa kadar şanlı Galatasaray, Taraftarın Cim Bom Bom'usun sen bizim canımızsın, hepimizin kanı sarı kırmızı akar, her maç haykırıyoruz işte seviyoruz seni can-ı gönülden. Sen istersen donatırız stadları bayraklarla, çınlatırız dört bir yanı şarkılarla. 

Adımız Galatasaray, armamız Aslan, taraftarız ultrAslan, şampiyonluk şarkıları söylenir stadlardan, göklerde yıldız, kalplerde ay, Avrupa Şampiyonu Galatasaray. Türkiye'nin gururu, alkışlayın. Sevinin aslanlar, övünün aslanlar. Alındı kupalar, çekilsin halaylar, zaferlerin kutlu olsun şanlı Galatasaray. Söyle senden başka kimimiz var bizim. Yenilsen de yensen de ben hep aynı yerdeyim. Her takımın tarihi hezimetlerle doludur,  fakat Avrupa Kupaları bizim müzemizdedir ,yürüyedur Galatasaray. 

Bu akşam 19.00 da çalacak cehennem borusu, hazırız bak,beni yak kendini yak her şeyi yak. Yanardağ ağzında biriktik 53.000 kişi . Ne maçlar yaşandı , Dünya cehennemi bizimle tanıdı. Bekleyin, çıldırın geliyoruz Aslantepe Çocukları maça değil, savaşa çıkıyor. Haydi Cim Bom, yollara düştük bu gece zafer naralarıyla, savaş sloganlarıyla, gırtlağımızı parçalarcasına, ölümüne, benzeri görülmemiş tezahüratla imtihan vereceğiz.


Ciğerleriniz patlayana kadar oynayın, Zafer zaiyat ister, Hepiniz Hasan olun, Elmander olun, gerisini bize bırakın. O zaman öl deyin, ölmeyeni s.kelim. Ne kupa istiyor bu taraftar, ne de şampiyon olmak, iki dileğimiz var Cim Bom, ikiside Fener'e koymak..

12 May 2012

Ne Yapmalı?

Yarın gece bu saatlerde futbol tarihimizin en büyük lig maçı oynanmış olacak. Ve tabi yine bu saatlerde bir renke tutkun olanlar sokaklarda, barlarda, kırlarda, ovalarda şarkılar söylerken, kaybeden eğer sarı kırmızı renklere tutkun olanlar olursa, kötü kaderine küsecek, canından bezecek, uzun süre yüzü gülmeyecek, kendi kabuğunun yalnızlığına çekilecek. Kaybetmeye hiç ihtimal vermiyoruz, ama yine de her ihtimale karşı elimizden gelen karınca kararınca sinerjimizi sevgili Galatasarayımıza ulaştırılmak üzere sonsuzluğa bırakıyoruz.

Eminim ki Fatih Terim, bildiğimiz klasik Galatasaray dizilişinde değişikliğe gidecek. Bu değişiklik asla beraberliğin bize yaraması dolayısıyla değil, bilakis beraberlik yettiği halde, saldırmak, tarihe bir kez daha nam salmak için olacaktır. Grande, nice maçı beraberliğe razı olmayarak kaybettiği için adı İmparatora çıkmıştır. Sıçan gibi oynayarak Galatasarayı yenen Aykut Kocaman'ın taraftarı olmaktansa, aslan gibi oynayarak Fenerbahçeye yenilen Fatih Terim'in taraftarı olmanın onur ve gururunu taşırız. Aynı oyunu oynasınlar, isterse her maç yenilsinler.

Finallerin mazereti yok, bize yakışmaz. Baştan kabul edip, lige devam ettik lig bitmedi, yarın bitecek. Galatasaray büyük takım, ne finaller gördü bunun gibi, ne finallerden utkuyla ayrıldı, yarın ayrılacağı gibi. Şimdi kendimizi bir anlığına Galatasaray kulübesine koyuyoruz. Ve takımı gerekçeli kararlarımızla çıkarıyoruz.

Muslera; Son maçlarda topu oyuna sokmakta çok hata yapıyor. Attığı topların neredeyse tamamı taca, rakibe gidiyor. Daha sakin oyuna sokmalı, garanti pas atmalı. Asla vakit geçirmeye oynamamalı. Hatta, topu acele elle oyuna sokarak Fenerbahçeli futbolculardan asla korkmadığını maçın başında hissettirmeli. Büyük kaleci olduğunu geçen yaz gördük, bu finalde de biraz daha büyüyeceğine eminim.

Sabri; Ben sağ bekte azılı Galatasaraylı Sabri ile başlarım. Fener maçları başka maçlara benzemez, bugün var yarın yok futbolcularla Fener maçı kazanılmaz. Kosantre bir Sabri, aşırı motive şekilde maça çıkar, Galatasaray sağ tarafını aslan gibi savunur. Savunup savunamayacağı zaten maçın başlarında belli olur. Baktık tekliyor, önce saha içi önlem alınır o da olmaz sa ilk değişiklik yapılır. Bir kaç iyi hamle ile başlarsa da hayatının topunu oynar, önündeki hücum beki Ebu'nun vitesini büyültür.

Semih Kaya; Özel bir taktiğe gerek yok, ilk topa çıkacak. İlk müdaheleleri yapacak, penaltı veya serbest vuruşa sebep olmayacak. Emre Aşık performansı bekliyorum.

Ufo; Son maçlarda düşüşe geçenlerden. Maçta en korktuğum futbolcu olacak. Risk alıp topu Muslera'dan istemeli, kazasız belasız Selçuk'un sihirli ayaklarına ulaştırmalıdır. Bence maçın kader adamlarının başında olacak. Hata yapmaz ise kolay kolay gol pozisyonu vermeyiz.

Hakan Balta; İşi kolay, Fenerbahçe'nin sağ tarafı sol tarafından güçsüz. Gökhan Gönül her maç olduğu gibi bu maçta da yarım sakat olarak oynayacak. İçeri iyi orta yapılmasını engellesin, top kalemşizden mümkün olduğunca uzakta kalacaktır. Normal oyununun üstüne çıkabilirse hücumda da kendini gösterir. Bu maçta da koyar mı koyar.

Ebu; Ben bu maçlığına hücum bekimizi biraz daha önde konuşlandırıyorum. İki sebepten, biri Fener'in en tehlikeli, en hızlı futbolcusu Stok'u ilk kapatacak olmasından, ikincisi daha önemlisi Zikler'in üstüne üstüne salınarak tam bir kara bela olması açısından. Ebu, bence önünde kat edeceği mesafe kısa olduğunda daha tehlikeli olur. Ayrıca bitmez tükenmez enerjisi ile savunmada Sabri imdat dediğinde yetişir.

Selçuk; Kötü oynaması yasak olan futbolcularımızdandır. Muslera, Ebu, Melo, Elmander ile birlikte mutlaka iyi oynama mecburiyeti olan futbolcularımızdan biridir. Diğerlerinden biri kötü oynarsa kompanse edilebilir, ama bu saydığım futbolculardan biri bile kötü oynarsa sonuç felaketimiz olur. Profesör Selçuk bu maçtan da yüz akıyla çıkacak, şu an oynayayan en büyük Türk futbolcusu olmanın onuruyla tatile çıkacaktır.

Melo; Pitbull maçta, benim en güvendiğim futbolcu olacaktır. Sezonun en büyük futbolunu oynayacağına inancım tamdır. Cami tarafındaki kaleye doğru işeyeceğine inanıyorum. Hırlayacak, havlayacak, ısıracak, boğacak, kan kusturacaktır.

Engin Baytar; Açıklardan biri odur. Fener seyircisi, maçın ilk dakikaları atlatıldıktan sonra susacaktır. Korkudan bağıramayacaklardır. İlerleyen dakikalarda golü bulamayan Fenerbahçeli futbolcuların savunmada mutlaka dikkati dağılacak, hata yapacaklardır. Fenerbahçe'de en güvendiğim futbolcu Bekir'dir. Bekir'e doğru atılacak her topu kovalasın mutlaka pozisyon bulacaktır. Ben ekmeği Bekir'den yiyeceğimizi düşünüyorum.

Aydın Yılmaz; Diğer tarafta da Aydın'ı koşturmayı planlıyorum. Engin için söylediklerim onun için de geçerlidir. Bekir'e kim daha yakınsa pusuya o yatsın. Elmander'in bozacağı savunmada bir Galatasaraylı olarak tarihe geçme fırsatı kendi ellerindedir.

Elmander; Neco veya baros yok diye sakın ola ki tek forvet oynuyoruz sanmasın kşmse. Bir kere Neco'nun gelişi Baros'u bitirmiştir. Baros golcüdür, atamadığı her maç stresini bir sonraki maça taşır. Fatih Terim kendisini hazırlamayarak Şampiyonluğu  riske atmıştır. Neco ile ısrar edip, değersiz gollere razı olacağına, o değersiz gollerden birini Baros'a attırabilseydi, yarın bu maçı Baros tek başına alabilirdi. Ama artık macera aramak için çok geç. Elmander daha önde oynayacak, Ebu'nun gücüne güç kattığı orta saha topu kendisiyle daha fazla buluşturacaktır. Kötü gol atmaya yeninli Elmander'den artık jeneriklik, unutulmaz bir gol beklemek bütyük Galatasaray Taraftarının hakkıdır.

İlk 11 i bu diziliş ve taktikle sahaya sürdükten sonra, artık oyunu okumak, yönetmek Fatih Terim'in tecrübesine kalmıştır. Ne yapacak yapacak oyun üstünlüğünü bariz bir şekilde onlara vermeyecektir. Olur ya, Futbol Tanrısı yine onlardan yana fetva verir de golü kalemizde bulursak. Oyun planında epey bir süre ısrarcı olacaktır. Cüneyt Çakır seyirciden etkilenmemekle ün salmış bir hakemdir. Avantaj uygulatmaz, kolay kırmızı çıkarır, kolay penaltı çalar, Hoca, gözünü maçtan bir an bile ayırmayacak, tuzaklara düşmeyecektir. Maçın sonlarına doğru hala vaziyet bizim lehimize değilse, artık ya herro ya merro taktiğiyle oynanacak. Baros, Emre, Neco, Ayhan artık elinde ne kozu varsa cepheye sürecektir.

Sonuç; Galatasaray kimle nerede oynarsa oynasın yenmek için oynar. Yeter ki aslan gibi oynadıklarından, maç bittiğinde 1 metre koşacak dermanları kalmadığından emin olalım. Gerisi 3 ihtimallidir, katlanırız. Eğer kaybedersek,de takımın yeniden denemesi için katkıda bulunmaya devam ederiz. Biz Galatasarayız, Galatasaraylıyız, yensek de büyüğüz yenilsek de. Biz Galatasarayı Şampiyon olsun diye sevmedik diyoruz. Ve takımın kupayı getireceğine gönülden inanıyoruz.

Eğer maçta dara düştüğünüzü hissettiğiniz bir an gelirse Arsenal maçını hatırlayın.

Yolunuz açık gazanız mübarek olsun çocuklar, her zaman sizinleyiz. Haydi Fatih'in Aslanları kükreme sırası sizin..  .

7 Ara 2011

Hepiniz Hasan Gibi Oynayın

Hepiniz Metin gibi oynayın, yenilmekten sakın korkmayın, ruhunuzu koyun bu gün ortaya, aslan gibi çıkın sahaya. Sen ki kupalara layık takımsın, korkma ölmez asla bu büyük taraftarların. Nasılki bu ulusun tacıdır yıldızla ay, yüksel ta arşa kadar şanlı Galatasaray, Taraftarın Cim Bom Bom'usun sen bizim canımızsın, hepimizin kanı sarı kırmızı akar, her maç haykırıyoruz işte seviyoruz seni can-ı gönülden. Sen istersen donatırız stadları bayraklarla, çınlatırız dört bir yanı şarkılarla. Adımız Galatasaray, armamız Aslan, taraftarız ultrAslan, şampiyonluk şarkıları söylenir stadlardan, göklerde yıldız, kalplerde ay, Avrupa Şampiyonu Galatasaray. Türkiye'nin gururu, alkışlayın. Sevinin aslanlar, övünün aslanlar. Alındı kupalar, çekilsin halaylar, zaferlerin kutlu olsun şanlı Galatasaray. Söyle senden başka kimimiz var bizim. Yenilsen de yensen de ben hep aynı yerdeyim. Her takımın tarihi hezimetlerle doludur,  fakat Avrupa Kupaları bizim müzemizdedir ,yürüyedur Galatasaray. Bu akşam 19.30 da çalacak cehennem borusu, hazırız bak,beni yak kendini yak her şeyi yak. Yanardağ ağzında biriktik 53.000 kişi . Ne maçlar yaşandı , Dünya cehennemi bizimle tanıdı. Bekleyin, çıldırın geliyoruz Aslantepe Çocukları ilk savaşa çıkıyor. Haydi Cim Bom, yollara düştük bu gece zafer naralarıyla, savaş sloganlarıyla, gırtlağımızı parçalarcasına, ölümüne, benzeri görülmemiş tezahüratla imtihan vereceğiz.


Ciğerleriniz patlayana kadar oynayın, Zafer zaiyat ister, Hepiniz Hasan olun, gerisini bize bırakın. O zaman öl deyin, ölmeyeni s.kelim. Ne kupa istiyor bu taraftar, ne de şampiyon olmak, iki dileğimiz var Cim Bom, ikiside Fener'e koymak..

9 Kas 2011

Bak İşte Yaklaşıyor Fırtına

Şimdiye kadarkiler fasa fisoydu, hatta önümüzdeki Beşiktaş maçı da olsa olsa en fazla gerçek mermilerin kullanıldığı bir tatbikat olur. Türkiye'de maç dedin mi esas duruşa geçeceksin. Ak koyunun, kara koyundan ayırt edileceği, edile geldiği ANAMAÇ'a bakacaksın. Fenerbahçe'yi yenmeyen takımın aldığı zaferler hep bir tarafımı eksik bırakır benim. Sayıyorum günleri, kamptayım ara verdiğim tribünlere o maç için bir kereliğine yeniden dönüyorum.

Kalbimin turuncudan iz taşıyan sarısı Mecidiyeköy'de kaldı benim. Hepimizin bir hatırası var dı orada elbette. Bizim emeğimiz belki de hepinizden çok daha fazla olduğundan, en geç biz alışacağız Yeni Dünya Düzeni'ne. Arena; Vestfealen'i, Barnabeu'yu, San Siro'yu, Stamford Köprüsü'nü görmüş gözler için söylüyorum ki, bu stadyumlar yanımıza bile yaklaşamazlar. Ne var ki Ali Sami Yen ruhuna da o kadar uzakta. Aslında olmayabilirdi, Eski sabık Başkan kendi egosunu tatmin peşinde olmasaydı, bütün stadyumlardan önce alacaktı Arena'da büyük Galatasaray Taraftarının tüylerini diken diken eden CEHENNEM namını. Tarihin en kötü takımıyla, en berbat sezonunda apar topar taşıdılar bizi daha Aslan olamamış, Seyrantepe'ye. Yarım sezon 15.000 kişi olan taraftarı, bellli belirsiz 15-2000 kişiyle takviye yoluna gittiler. Gel kim olursan gel, kombineni al, sığır gibi maç seyret. Halbu ki takım kurmaktan çok daha zordur taraftarı kurmak. Biz o 15.000 öncü birliği, en kemik, en aktif, taraftar taburunu oluşturabilmek için ne maçlar, ne savaşlar verdik. Sen bastır parayı, caf caflı koltuklarda Galatasaray'ı seyret adına taraftar densin. Aslantepe'ye zebani diksen gelenleri korkutsa, aşağıdan su sıksan, metro da sabaha kadar nefessiz bıraksan, geçen seneden daha kötü bir takım kursan, Tınaz Tırpan'ı hoca olarak getirsen bile o 15.000 kişi o tribünlerde olacaktır. İş  nitelikli diğer 30.000 kişinin seçimidir.

Olmazdı, o takımın futbolcuları o stadyumda Galatasaray formasıyla çıkamazdı. Çıktılar en ufak bir katkı yapamadan, tek bir taraftar daha yaratamadan kaybolup gittiler. Beklenecekti, başında Terim'in olacağı bir takım beklenecekti. Yeni bir gaz yeni bir ivmeyle o yiğit 15.000 kişinin harmanlayacağı bir 30.000 kişi daha bulunacaktı. Bize kalsa yapardık, bize kalsa en az 5 sınavdan geçirirdik kart alacakları. Gerekirse yine 15.000 kişiyle oynardık, ama taraftar olmayanı o muhteşem mabede sokmazdık.

Taraftar denince, içinde bulunmaktan onur duyduğum ilkeli ve gönüllü birlik gelir aklıma. Forma seyretmeye giden, tabelaya asla bakmayan, yenilmemek için önlem almayan, en umutsuz anlarda bile asla pes etmeyen, yenildiğinde, yenen takımı anasından doğduğuna pişman eden bir büyük takımın taraftarıyım ben. Muslera'nın kurtaracağı penaltıyı seyretmeye gitmem ben, ağlaya ağlaya, küfür ede ede takıma koyduğumuz Semih Kaya'nın yatarak top kesmesini de, Ufo'nun fuleli saçlarını savura savura topu ön cephelere götürmesini de. Ligin sıradan bir takımına karşı bile bariz bir üstünlük kuramayan, lanet olası 3 puan peşinde olan, 2. bir golcüyü sahaya süremeyen takımı da. Kendisi coşan ardından taraftarı coşturan futbolcular arıyorum. Sezon başında gelen yabancı futbolcuların Melo dahil hiç birini tanımıyordum. Yani beni Galatasaray kombine satıcısının masasına koşturacak bir futbolcu yoktu. Yine yok, şu geçen fasa fiso maçlarında da Melo oldu biraz. Onu da dedim ya ben Fenerbahçe maçında seyredeceğim olanca coşkumla.

Arena dolmuyor, dolmaz. Ne biletler pahalı diye, ne ulaşım sorunu var diye değil. Takımda büyük futbolcu yok diye dolmaz. Bir Lincoln, bir Hagi, hatta bir Misimoviç olsa şimdikinden en az 5.000 kişi daha fazla taraftar olurdu. Turgay Şeren 10 çocuğu Galatasaraylı yapabilir, ama  Metin Oktay doğan bütün çocuklara metin ismi koydurur. Hiç kimse çocuğuna Simoviç adını koymadı, ama hepimizin oğlunun adı bir zamanlar Prekazi'ydi. Elmander belki çok büyük futbolcudur, ama son senelerde doğan küçük Galatasaraylı çocukların adı Baros'dur.

Biz zaten vardık,15-2000 Galatasaraylı, yarın Fenerbahçe maçında bize ilave 30.000 kişi daha gelecek. Kaçının taraftar kalacağını göreceğiz. Taraftarı çoğaltan alınan kupalardan çok, büyük futbolcularıdır. En azından ben bu sene Arda gitmeseydi, tribünlerde olacaktım yine de. Taraftarlık için yaşım geçti, eskisi gibi bağıramıyorum, sevinemiyor, üzülemiyorum. son senelerde 2 futbolcu beni maçlardan soğuttu. Takımın büyük futbolcusu olmadığı için de sıradan maçlara gidemiyorum. Başta dedim ben bunlara maç diye bakmıyorum. Real Madrid'e geçiren formayı, Mersin'e bile geçirmesi garanti olmayan formayla değiştiler, Her sene Milan'a geçirdik diye bağıranları, Gaziantep'e yenilirken Arena'da hakeme küfür ettirdiler.

Fırtına yaklaşıyor, Fener maçı ben o maça kadar izinliyim. O maçtan sonra da izine çıkacağım. Kadıköy'deki Fener maçına kadar. Fenerbahçe maçında Hagi'yi bekliyorum. Ekstra bir taraftar motivasyonu sağlanır, maç hafta içi, saat erken, Nevizade yasak, hava muhtemelen kötü. Yani bir Anamaç için ev sahibi takım adına işler iyi gitmiyor. Yapılacak iş o maça gelecek diğer 30.000 kişiyi iyi seçmek. Ben derim ki hepimiz başka şehirlerden azılı Galatasaray taraftarı avına çıkalım. Kendi payıma 2 kişi getiriyorum Kayseri'den, Parken'e götürdüğüm  adam ve o maça götürmediği için 2 sene babasıyla konuşmayan oğlu.

Arena'nın cehennem olmak için Sami Yen gibi senelerce beklemesini istemiyorsanız paçaları sıvayın. İstanbul dışındaki deli taraftarlar size de lafım. Birilerine ulaşın en az bizim gibi taraftarsanız ne yapın yapın maça gelin. Gelenler işin keyif tarafını başka maça saklasınlar, maça erken girsinler. Mutlaka ilan edilecek olan parçalı formayla maça gelsinler. Uyarına gelirse ufaktan da çakır keyif olsunlar. Maçın başlama vuruşuyla birlikte sahaya çöksünler. Görceksiniz, böyle bir ortamdan hiç bir takım sağ selamet çıkamayacak. Derdim o maçta Fenerbahçe'nin sağ selamet çıkamamasından çok, taraftar parametresini en az 40.000 kişilere çıkartmak.

Şanlı şerefli geçmişimiz asla tükenmeyecek. Çok daha beter sezonlar geçirsek bile Galatasaray büyümeye devam edecektir. Geçse de yolumuz bazen bozkırlardan, adımız Galatasaray olduğu sürece zaferlere çıkacak bütün yollar.

Bayramınızı olanca coşkumla kutlar, yolunuzun ve bahtınızın tuttuğunuz takımla özdeşleşmesini gönülden dilerim.    

26 Mar 2010

Fener Maçına Çıkarken

Galatasaray maçlarında hiç heyecenlanmadan çıktığım tek maç Fenerbahçe maçıdır. Bana göre her maç Fener maçı olsa, hiç itiraz etmem. Hele ki, Kadıköy'de oynanan maçlar, benim için sıradan, Ankaraspor maçı hükmünde bile değildir. Sonucun belli olduğu tek maç her halde o maçlardır çünkü. Şimdi ise yeni bir Fener maçına çıkılacak Pazar günü. Bu maç bizim çöplükte, ötmemizin muhtemel olduğu kendi çöplüğümüzde.

Ne umutlarla başlamıştık sezona her zamanki gibi. Takmın başında Dünya'nın en elit hocalarından biri, üstüne Keyta, üstüne Elano, kaleye Leo, kulubeye Neeskens. Sezon başladı, kayıpsız geçilen haftalar. Yenilenden çok atılan golle bitirilen maçlar. 15-20 pasla oynanan oyun, bir birinden fantastik goller. 7 maç sürdü hüküm. Top elle oyuna sokulurdu, Kewell sonradan girerdi oyuna, yeni kurulan takımda herkes kendine bir delik bulma mücadelesindeydi. Top çoğunlukla bizdeydi, ilk toplara devamlı biz basıyorduk. O lanet Ankaragücü maçında değişti herşey. 3-0 kaybedilecek maç değildi, arkasından Trabzon maçında da 3 gol yenince bütün taktik değişti. Koskoca Reykart takımı sıçan gibi oynatmaya başladı. Lanet, kahrolası ön liberolar takımın en önemli iki adam yerini işgal ettiler. Gerideki kazmalardan ikisi bir adam etmemeye başladı. Kaleci kendine gelen bütün topları taca şişirmeye başladı. Baros sakatlanıp, Kewell banko oynamaya başladı. Üsütüne fazla yük binince kronik sakatlığı baş gösterdi, ve o günlerden bu günlere gelindi.

Bu arada, Avrupa liginden elendi takım, yetmedi, Antalyaspor'a kaybetti kupada. Elimizde tek hedef kaldı, taraftarı oyalayabilecek. O da geçen haftaki tabeladan sonra başka takımların hikmetine, himmetine kaldı. İyi oyun mu dediniz? hak getire, bu oyuncu kadrosu, bu oyun taktiğiyle Galatasaray'ın Diyarbakırspor önünde bile iyi oynaması imkansızdır. Takımın başında Reykart değilde, Tınaz Tırpan olsa şu anki puanlardan daha az puanı olamazdı takımın. Bu saatten sonra Şampiyon bile olsak ne yazar, ben bayrak bile asmam.

Bursaspor'la 5 puan fark oluşmuş, yarın kapanabilir de hiç önemli değil. Şampiyon olmak sadece Fener olamadı motivasyonu için bir anlam taşır benim için. Aradaki fark, ön liberolardaki futbolcular ile, teknik kaleci farkıdır. 16 numaralı futbolcuyla, kaleci verilip, benim ligimizde tek geçtiğim İvankov'la biz oynasak bu fark bizim lehimize oluşurdu. O kadar fantastik futbolcu alıp, bir tane topa basacak, oyuna topu sağlıklı sokabilecek birini almayanlar, transfer ustası olarak yeniden seçilmiş olacaklar yarın akşam. Ben de diyorum ki, Haldun Üstünel, transferin T'sini, takımın ruhunu, eksiğini gediğini bilmeyen biri. Vermişler eline mühürü, git ucuz iyi futbolcu avla. Doldur 7 tane forveti takıma, yesinler bir birlerini takıma girmek için.

Gelelim Pazar günkü maça, ne olur sorusuna cevap bulmaya. Başta dedim, hiç heyecan duymuyorum, muhtemelen maça bile gitmeyeceğim. Langırt maçına çıkılacak, kalecimiz kendisine gelen her topu taca atacak. Tactan rakibe geçen topu kapmak için, paralele bağlanmış, hayalet 16 numara top ayağında olan futbolcuyla aynı hızda bizim ceza sahasına kadar refakat edecek. O anda kısmı felç geçirerek duracak, topun kaderini metafiziğe bırakacak. Top bizde mi, ön liberolar araziye uyacak, bana atma diye toptan kaçacaklar. Kaçmayan usta Elano buluşacak mecburen topla. Attığı topa koşan, koştu, koşmadığında Elano kötü pas vermiş sayılacak. 60-70. dakikada oyundan çıkacak.

Yaptığı hatadan dolayı, muhtemelen Emre Güngör oynamayacak. Yerine oynayan Ayıboğan, her topta ayakta kalacak. Topuz, Emre, Alex şut falan çekmeye kalkarsa götünü dönecek, şut kaleyi tutarsa, kaleci zaten o anda taş kesildiğinden gol olacak. Gol olunca Daum yatmaya başlayacak, o arada bir gol bulduk bulduk, bulmadık önümüzdeki maça, hatta önümüzdeki seneye bakacağız.

Şut çekmeyip, kenarlardan gelirlerse işimiz nisbeten kolay. Hızlı koşan Sabri, Caner oyunu yandan kurmalarına müsade etmezler. Arda Turan şu ana kadar hiç bir Fener maçında iyi oynamadı. Pazar günü için de durumu kahve falı. Ya çok iyi oynayacak, ya her zaman ki gibi. Maçta en büyük, belki de tek koz Keyta, karşısındakini perişan edebilir. Sanmayın ki takımdan ümidim yok da böyle yazıyorum. Galatasaray, hangi kadroyla, hangi hocayla, hangi kademede maç oynarsa oynasın o maçta mutlaka ümit vardır. Ben sadece bu seneki oyun ortalamasıyla bir tesbit yapıyorum. Körün taşı köre denk gelipte hiç ummadığımız adamlar, hayatının topunu oynarlar belki. Olasılık yok mu? var! bir maymunun bilgisayar başında tuşlara dokunarak evrim tarihini yazması olasılığı kadar. 16 numaranın, Mehmet Topal'ın, Servet'in olduğu takımın iyi futbol oynayabilme olasılığı, bana göre daha az bir olasılıktır. Ama adı üstünde olasılık hesabı. Ligin belki de en kötü futbol oynayan takımı Fenerbahçe'yi yenemezlerse de, demektir kimseyi yenmeye hakları yok.

Maç Ali Sami Yen'de, üstelik Özhan Başkan'ın anısına centilmence geçilmek isteniyor. Hakem en güvendiğim hakem, maçın önemine bakmaz, ben bilmem merkez bilir diyen Cüneyt Çakır. Kırmızısız bitmez, penaltı muhtemel. Fener maçılarında taraftarı hiç beğenmem, karaborsa, pahalı bileti alan çekirdekçi tayfası dolar tribünlere böyle maçlarda. Dolayısıyla, ürkütücü bir tezahürat olmaz.

Peki, bunun dışında, bir mucize olup, Reykart'a vahiy gelse de başka bir yol bulsa,  ya da bize müracat edilse de, ne yapsak diye sorsa. Ben bu maçı farklı kazanırım. Bizden çok daha kötü olan fakat, bizim maçlarda aşırı motivasyonla çıktıkları için ezilmeyen Fenerbahçe'yi hezimete uğratmazsam, Ali Sami Yen'de kellemi ortaya koyarım.

1- Parçalı formayla sahaya çıkılacak.
2- Maça gelenlerin tamamı parçalı forma giyecek.
3- Ne yapıp edilecek, maça giremeyen profesyonel taraftarın girmesi sağlanacak. En az 5.000 kişinin daha olmalı.
4- Maça, Leo- Sabri, Hakan Balta, Emre Güngör, Caner- Ayhan, Lukas, Elano- Keyta, Baros, Arda ile çıkılacak.

Maç taktiği; Oyun kaleciden başlayacak. Kaleci topu kesinlikle elle oyuna sokacak. İlk devre Ayhan, ikinci devre barış oynayacak. Önceden anons edilecek bu durum. Ayhan yarım devre kanının son damlasına kadar koşup, ilk yarı bitiminde 20 metre koşacak dermanı kalmayacak. Aynı şeyler, ikinci yarıda Barış için geçerli olacak. Sıradan bir galibiyet bu durumda taraftarı kesmez, evire çevire yenmek lazım bu saatten sonra. Maçın başında seyirci gazıyla çullanılacak, gol bulunduğu zaman, sanki biz yemişiz kabul edilecek. İkinci için fazla vakit kaybedilmeyecek. Velev ki ikinciyi bulduk bulur bulmaz, biri feda edilecek Jo oyuna girecek. Nefes bile aldırmadan hezimete gidilecek.

Olmadı, golü biz yedik o zaman kaleci oyundan çıkarılacak. Aykut'a gol yemek serbest olacak. Jo ve El çiko dahil bütün yabancılar sahada olacak. Ya herro ya merro düzenine geçilecek. Nasıl olsa takımın başında karizmatik sistem adamı Reykart yok, ben varım.

Maçı kafamızdan böyle oynuyoruz işte. Her büyük maçı olduğu gibi. Ne yazık ki, biz sıradan çapulcu bir taraftarız. Yarın yönetim yeniden seçilmiş olacak, Galatasaray'ın  yeni sahipleri belli olacak. Bu söylediklerimizin hiç biri olmayacak. Elden geldiğince her iki takım kazmaları sahada olacak. Maçın başında yapılacak saygı duruşunun saygısı 10. dakikada son bulacak. Bizim kazmalarla, onların kasapları arasında 90 dakika boyunca gelişi güzel dolaşacak olan topun canı kimi istemişse tabela onun adını yazacak. Belki de ikisini birden cezalandırıp, hadiyin lan, bunca yatırıma, bunca taraftara, hileye dolapa rağmen şu Bursa'nın yarısı kadar bile olamadınız diyecek.

Yani çocuklar, ben bu maçtan hiç bir şey beklemiyorum, tam bir Türkcell langırt ligi maçı olur. Ve ben bir kez daha hiç heyecanlanmadan bir Fener maçı izlemiş olurum.

29 Nis 2008

Fener Maçı Bitmedi


Fenerbahçe maçı öncesi ne yazmışsak aynen devam. Sivas'ın Fenerbahçe'ye yakınlığını bilmeyen yok. Başkanları Sivaslıdan çok Fenerli, Hocaları zaten kendi maçını bırakmış, kendi kariyerini Fener'e yaranarak geliştirmeye çalışan zavallı. En kolay yenildikleri maç, Fener maçıydı, kimse unutmadı.


Bakıyorumda Fenerliler totem efendiyi hortlatmışlar. Hepsi Galatasaray'ı şampiyon ilan etmişler. Teşekkür ederiz, meğer ne çok sevenimiz varmış. Forma aşkı, para aşkını yenmiş, Daha evvelki akşama kadar yere göğe koyamadıkları Zico, bu işi bilmezmiş. Avrupa takımlarının gözdeleri futbolcularını her zamanki gibi Samandra'da tartakladılar.


Ah bi Sivas geçirse şu Galatasaray'a, bak nasıl salyaları, zehirleri akıtacak şerefsizler ordusu. Bizim mütareke taraftarı yazarlarımızın durumu daha beter. İttihat ve Terakkici Osman Paşa, pis bıyıklarını kıvırarak yazamadı ben demedimmi diye. Turgay Şeren'in ecbet hesabı tutmadı, Lise geleneği Ali Sami Yen soyunma odalarında son buldu. Hıncal Abi, birazda ironi yaparak Fener'i çoktan şampiyon ilan etmişti. Bülen Tulun, Ayhan Akbin gibi bi bok sandıklarımız ekibi yazdıkları bir yerlerine kaçtığından, sevinemiyorlar, her yanları ağrıyor.


Galatasaray'ın final takımı olduğunu, dünyada hiç bir takımda olmayan Re Re Re ruhunu taşıdığını, sevenlerinin sevgilerinin kupalara, şampiyonluklara, pamuk ipliklerine bağlı olmadığını daha ne zaman öğrenecekler.


Bizim maçtan sonra yaptığımız gösteri sevinç değil, gururdur, minnettir, onurdur. O gün maçta milyonlarca Galatasaray'lıyı temsilen gırtlağını yırtan 22.000 ultrAslan tarihe geçmiştir. Turuncudan iz taşıyan tok bir sarıyla, vişneye çalan koyu kırmızıya sevdanın, inanmışlığın, taraf olmanın bizleri ulaştırdığı nokta, Galatasaraylı olmanın saygı doruğudur.

27 Nis 2008

Söz Bitti,Şimdi Çıldırın


Her şey tamam, söylenecek sözler bitti. Fener maçı ancak böyle oynanır, ancak böyle kazanılır. Ne demişiz daha önce bir çek edelim.


Kalli kovulacak, kovuldu


Ahmet Akcan kovulacak, kovuldu


Kadro 18 kişiye inecek, oynamayacak olanlar tatile çıkacak,çıktı


Oynamayan yabancılar Carusca, Barussa, Bouzıt unutulacak, unutuldu


Maça gelecek en azılı 22000 kişi bulunacak, bulundu


Parçalı formayla çıkılacak, çıkılacak


Her taraftar aynı renk giyecek, giyecek kıpkırmızı


Bu maç bestesi olacak, oldu özel şarkı tribünler için çıldırın tezahüratı


Lincoln hazırlanacak, hazırlandı Brezilyalılara karşı tek tabanca boğuşacak


Görsel şov yapılacak, yapılacak 25000 el bayrağı dağıtılacak, büyük bayraklar stadı süsleyecek


Eski hocalar maça çağrılacak, başta Hagi olmak üzere Terim hariç hepsi tribünde olacak


90 dakika susulmayacak, susulmayacak.


İşte bu yöneticilerden istediğimiz şeyler. Şimdi sözü kapattık, çıldırmaya Ali Sami Yen'e savaşmaya gidiyoruz. Gazamız mübarek olsun.