alibeyköy adalet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alibeyköy adalet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mar 2017

Beşiktaş; Ülkemizin Küçük Boy Başaltı Konjonktür Takımı


Beşiktaş, Dolmabahçe Sarayının atlarına, at arabalarına bakan, arabacılar, kaşağıcılar, tımarcıların formda kalması, idman yapması için Kafkas kökenli saray bakıcıları Fetgeri kardeşler tarafından kurulmuş beden kulübüdür. Bu yüzden ARABACILAR diye nam salmıştır. Futbolla alakaları 20 sene sonralarına dayanır, Galatasaray'la maç yapabilecek seviyeye gelişi Cumhuriyet sonrasıdır. Şimdilerde büyük sayılmaları konjönktür sayesindedir. Beşiktaş'tan daha büyük takımlar tarih olmuştur. Mensucat Fabrikası takımı Alibeyköy Adalet, Gayri Müslim esnafın yoğun desteklediği Beyoğluspor, Ermeni tekstilcilerin takımı Feriköy, Kabadayıların, bitirimlerin, Bebe Ruhi'lerinin takımı Karagümrük, Bozacıların Lise takımı Vefa bugün bile Beşiktaş'tan büyük takımlardır.

MKE, Ankara'ya taşınmasa Ankaragücü, Zeytinburnu Sanatkarangücü olarak kalacak, belki de Galatasaray'dan bile büyük takım olacaktı. Beşiktaşlılar, Sarıyer, Beykoz gibi bir takım değilse Baba Hakkı'ya dua edeceğine İsmet İnönü'ye dua etsinler. Dolmabahçe Stadı şimdiki yerine değil de Haliç'e yapılmış olsaydı, Beşiktaş maçlarını yürüme mesafesi Saray'ın bahçesi Şeref stadında oynayacak, en fazla 3. ligte mücadele ediyor olacaktı. Stada yürüyerek gelip giden Beşiktaşlı çocuklar, çoğaldılar, semt takımın büyüttüler. Nitekim araçla gidemedikleri Olimpiyat Stadı günlerini hepimiz hatırlıyoruz. Sütlüce'den Taksim'e yürüyerek gelemeyen Alibeyköy, mazi olmuş, maçlara tabanvayla gelebilen Çarşı esnafı beden takımı, Beşiktaş'a dönüşmüş ise de. benim nazarımda Alibeyköy Adalet'ten büyük takım değildir.

Kendine özgü bir tezahüratı, huyu, kültürü yok. Semtin dışına hele ülke dışına çıksan tanıyan bulamazsın. 3-4 yıl önce Türkiye'nin en zengin ailesi Başkan iken, menemen yiyen takım, devlet desteğiyle pirzolaya geçmiş, hakem kararıyla Fenerbahçe ile yıldızı eşitlenmiştir. Yarın KOÇ, Tüpraş'ın spornsorluğunda Kocaelispor'u alsa, takımın başına Hagi'yi akademisiyle beraber İzmit'e getirse, 60.000 İzmit'liye kağıt attırır, Eskişehirspor'un 40-5- yıl önce yapamadığını yapar, Şampiyonluklara ambargo koyar. İsanbul takımı taraftarını Diliskelesi'ne kadar kovalattırır, Beşiktaş'ın önüne geçer. Neyin büyük? Şubat ayını alttaki 3 takıma 28 puan puan fark atarak geçerek Şampiyon olmuşsun, lağım medyada Fenerbahçe kadar adın geçmiyor.

Kaldı ki 3. yıldız mücadelesi veriyoruz diyorlar ya, o da yalandır. 12 Şampiyonlukları var. 59 yılında kurulmuş ligde 57,58 şampiyonluğunu yazdırmakta övünenler, muhtemel alacakları 2011 Süper Kupadan kendi isteğiyle vazgeçmiştir. Sadece bu olay bile bir büyük takım refleksine uymamaktadır. Mit Ajanı Seba, Fetullahçı Kalkavan sayesinde çok geride kaldıklarından acımışlar, lig kurulmadan önce 2 sezon Avrupa kupası maçı oynadıkları bahanesiyle bedava Şampiyonluk vermişlerdir. Duyan da bir Avrupa destanı var sanacak. Aynı mantıkla onlardan önce ilk Şampiyon kulüpler maçını oynamış ve elemiş Galatasaray'a şampiyonluk verilmemiştir. Galatasaraylı da istemeye tenezzül etmemiştir.

İşte böyle bir sıra takımının ligi forse etmesi, ülkede zaten dibe vurmuş futbolu, anıt mezara sokmuştur. Bu ayıp ve suç da Fenerbahçeli, Galatasaraylı başkan, yönetici, hoca ve futbolcularındır.

24 Şub 2010

Arabacı Kartal'a Karşı Kaptan Duruşu




Bu satırlarda Beşiktaş'la ilgili çok az yazımı okumuşsunuzdur. Beşiktaş benim için, Manisaspor'dan, Kasımpaşa'dan farklı bir takım  değildir. Yani benim için Beşiktaş, yok hükmündedir. Maçını seyretmem, çoğu futbolcusunu tanımam bile. Beşiktaş Şampiyon olsa, 10. olsa fark etmez. Daha açık konuşayım, Beşiktaş şampiyon olacağına Fener olsun isterim. Nefret de bir duygudur, en azından Fenerbahçe'den nefret ediyorum. Beşiktaş'tan nefret bile etmiyorum. Belki bu son yazım olur, Beşiktaş diye yazarken bile midem bulanıyor.

Mithatpaşa Stadı, Beşiktaş'da değilde Haliç'te yapılsaydı. Bugün Beşiktaş diye bilinen takım yerine Alibeyköy Adalet olacaktı. Arabacılar, maç zamanı dükkanlarını kapatıp, 200 metre yürüme mesafesindeki stadyuma gidebiliyorlardı. Gide gele işte şu 15.000 çapulcuyu toplayabildiler. Şehir dışında, ülke dışında taraftarı yok. 3 büyük diye yutturmuşlar bir zamanlar, 2 tane beleş Şampiyonluğu yazdılar da 2 yıldız taktılar formalarına. Trabzonspor, Beşiktaş'tan çok daha büyük takımdır bana göre.

Neyse bana ne, ben Beşiktaş'la gerçekten ilgilenmiyordum. İlgilenmeyeceğim de. Son oynanan maçın aynısını Kadıköy'de oynasaydık, bu gün bütün Türkiye hala bu maçı konuşuyor olacaktı. Barış Özbek'i atmayan, içeri giren topu vermeyen, Keita'nın dirseğini görmeyen hakemi yaşatmazlardı. Zaten maçın hakemi de görürdü.Beşiktaş'lı futbolcular maçı, germeden, hakemi zorlamadan, taraftarı kışkırtmadan bitirdiler. Bu anlamda teşekkür etmek lazım.

İşte sayfayı şimdi çeviriyoruz, çapulculara doğru. Dünya'nın en iğrenç seyircisi her halde bunlar. 2 ay önce iki kupa almış takımlarını, 2 ay sonra dövmeye kalkıyorlar. Gürültü kirliliği yaparak tezahürat yaptıklarını sanıyorlar. Sorsalar hiç bir futbolcu, taraftarın sesini duymak istemez. Bu taraftarla bu takım yine iyi puan almış tabelaya bakarsak. Akılları sıra her maç sosyal mesaj veriyorlarmış. Benim bunlardan alacağım en ufak bir ders olamaz.

Biz onların efsane ismine Baba Hakkı demişiz. Kçmse tanımaz, ama her hangi bir Galatasaray'lıya sorsan, Beşiktaş deyince Baba Hakkı der, Metin, Ali, Feyyaz der, hadi İbrahim Üzülmez der, ben de İbrahim Toraman derim. Ama Beşiktaş taraftarı son maç en büyük çirkefliğini yapmıştır. Arda Turan ısınırken, onlara hiç bir şey yapmamışken küfür etmiştir. Galatasaray'ın kurucusuna, Ali Sami Yen'e küfür etmiştir. Yani hepimizin anasına avradına sövmüş, raconu bozmuştur. Bundan sonra demektir ki Beşiktaş'a tarafsız gözle bakmayacağız, kimle oynarlarsa oynasınlar oynadıkları takımdan taraf olacağız.

Ve işte şu tarihe geçecek duruşuyla, Arda Turan milyonlarca Galatasaray'lı adına en güzel cevabı vermiştir. Galatasaray'lı duruşu işte tam budur.

Sizi gidi arabacılar sizi, kıl payı Alibeyköyspor olacakmışınız ama, işte zamanın bir akıllısı, sarayın tam karşısına stadı yapmış ta siz futbol maçı seyreder olmuşsunuz. 1 km yukarıdaki Ali Sami Yen Stadı daha önce yapılmış olsaydı, acaba hangi arabalarınızla maça gidecektiniz?

16 Şub 2008

Alibeyköy Adalet ;BEŞİKTAŞ









Hepsi semt takımıydı, Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Alibeyköyspor.






Galatasaray ilk defa futbol takımı kurdu. En kaliteli okuldan çıktı takım. Adı medeniyetle akılla bilimle anıldı. İstanbulda kalburüstü insanların yaşadığı semtin takımıydı. Hatta diğer semtlerde oturan bıçkın delikanlılar Beyoğluna takılırdı. Galatasaray maçlarını Taksim Stadında oynardı. Maçı seyretmek isteyenler yürüyerek giderlerdi maça. Sonraları Ali Sami Yen'e taşındı Galatasaraylılar. Taksimden yürüme mesafesiydi, geze geze gidilirdi. Gide gide büyüdü taraftar, takımıda büyük yaptılar.


Fenerbahçe, Galatasaray'la maç yapabilmek için ve de mecburiyetten kuruldu. Vapurla her zaman karşıya geçilemiyordu. Moda güzel bir semtti. Karşı tarafın zenginleri otururdu. Takımı tutanlar Dere ağzındaki Papazın Çayırına gezerek koşarak yürüyerek giderlerdi. Fenerbahçeyi tutanlar zenginlerdi. Çok şampiyon oldular. Şampiyonluklar çoğalınca taraftar çoğaldı. Büyük takım oldu. Son yıllarda Türkiye'nin en güzel stadını yaptılar. Taraftarların yarısı yürüyerek maça gider oldu. Artık şampiyon olmasa da olurdu, 3 Büyüklerden birisi sayıldı.


Beşiktaş semti ile Alibeyköy semtinde yaşayanlar hemen hemen aynıydı. Orta sınıf alt sınıf gariban sınıf. Beşiktaş maçlarını Şeref Stadında oynadı yıllarca. Garibanı, balıkçısı nalburu, berberi, taraftar oldular, yürüme mesafesi stadı her maç doldurdular.


Sonra İnönü Stadı yapıldı. Bütün takımlar İnönü Stadında oynamaya başladılar. En yakın Beşiktaşlılardı. Onbinlerce Beşiktaşlı bağıra bağıra İnönü'ye geldi. Geldikçe büyüdü arada sırada şampiyon oldu.


Aynı stada Fenerliler Kadıköyden motorlarla, vapurlarla yıllarca geldiler gittiler. Şampiyon oldular, olunca seyircisi gittikçe arttı. Galatasaraylılar Beyoğlundan gezerek,Taksim Parkından süzülerek indi İnönüye. Çok şampiyon oldu. Yetmedi Avrupada da şampiyon oldu. Büyüdü ismi Dünyaya yayıldı.


Alibeyköylüler için İnönü Stadı uzaktı. Yürüyerek maça gelemediler. Sadece kendi semti sahiplenebildi. Şampiyon olamadılar. Çoğalamadı taraftarı, şampiyon olamadı, büyüyemeyince küçüldü kayboldu. İnönü Stadı Haliçte yapılsaydı Beşiktaş ta oturanlar için çok uzak olacaktı. Bu gün üç büyükler diye sayılan takımlarda Beşiktaş yerine Alibeyköy Adalet olacaktı.