fernando meria etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fernando meria etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mar 2009

Süper Loto Bize Çıktı


Hayatımın en büyük transferi gerçekleşti. Ben bu sene Galatasaray'ın evliyası oldum galiba. Skibbe'den sonra taktığım Meira'yı yollamışlar. Ben Bülent Korkmaz için defans uzmanı demiştim. Hiç sevmem ben demedim mi? lafını oysa. Bidon, korkak, sıçan gibi bir futbolcudan kurtulduk. Üstelik merkez bankası yüküyle para alacakmışız saatçilerin takımından.

Büyük bir ikramiye çıkmış bize, acaba hangi yöneticinin balıyla gerçekleşti bu alış veriş. Ruslarda para çok bize kıyak yaptılar şu yok zamanda. Ben çok sevindim umarım Rus'lar başını taşlara vurmaz.

Ne acı, büyük umutlarla Popescu'nun hayaleti diye transfer edilen birinin daha sezon bitmeden gitmesine seviniyorum. Haklı çıktığımamı üzüleyim, bu bok çuvalını kakaladık diyemi sevineyim bilemiyorum. İddia ediyorum bundan sonraki gol yeme ortalamamız düşecek. Ve iddia ediyorum şu sıralar yeni bir Bülent Korkmaz takıma girecek.

Meira güle güle, sen benim için futbolcu değildin, oturan, koşmayan boğaydın, kızılderiliydin benim için. Bizde oynamadın, bizi tanımadın, bizi unut. Ben seni çoktan unuttum.

3 Mar 2009

Kaptan İlk Dersten Geçer Not Aldı




Yalan doğru bilmiyorum, bir kaç gündür bizim Kızılderili'ye kısmet çıktı diyorlar. Hem de iki durdurucumuz sakatken, gündeme transfer haberi düştü. Haydi hayırlısı, ben bir adamı silmişsem mümkünü yok, durmaz buralarda.



Fernando Meira, Song Baba'nın boşalttığı mekana yerleştiğinde ne çok umutlanmıştım. Song'un kesiciliğinde bir şey diyemiyordum da, topun Popescu'dan sonra oyuna gelişi güzel sokulmasına itirazım vardı. Portekiz Ulus Takımı'nın durdurucusu mutlak teknik biri olmalıydı. İlk sahada gördüğümde, uzun boyuyla, uzun saçıyla, karizmasıyla, tekniğiyle tamam dedim. Frank De Boer'in maymuna çevrilip gönderildiği periyodu saymazsak, büyük Galatasaray, Popescu'suna kavuşmuş sanmıştım.



Hatırlayın ilk maçlarda kaleci topu Meira'dan içeri sokuyordu. Son zamanlarda vazgeçtiler, kalecimiz topu göklere dikiyor, santrayı zor geçiriyor, zaten top da çoğu zaman rakipte kalıyor. Bir anlam veremediğim, topu bile bile rakibe vermek sonrada deli dana gibi koşup tekrar kazanmaya çalışmak. Uzun zamandır gözüm Meira'da. Ligin en fazla gol yiyen takımıyız neredeyse. Yedekleri, kalecisiyle hepsi milli takımlarda oynayanlar, çuvalla gol yiyorlar, anlaşılır değil.



Yalvara yalvara Skibbe'yi kovdurduktan sonra, Büyük Kaptan'a kavuştuk. Büyük Kaptan defansa hayatını vermişti. Ondan en azından gol yememeyi öğreneceklerdi. Ve bu Meria'ya bakalım ne yapacaktı?.



Bu kadar eksik varken takımda, gitmesine ağlamayacak olan Kaptan, bana göre ilk sınavını kazanmıştır. Bu Meira'dan savunmacı olmaz arkadaşlar, bize yar olmaz. Belki başka takımlarda çok daha iyi oynayabilir, ama bize uymadı işte. Toptan kaçıyor, basamıyor, kaleciden topu almıyor, gol atamıyor, kafa topu alamıyor. Son maçta iyi oynadı dedi bazılarınız, demek iyi oynayan stoper görmemişsiniz siz. Her pozisyonda topu taca atabilen bir futbolcuya iyi dediler.



Şimdi Kaptan'dan operasyon bekliyoruz. Yeni birini sahalara sürmesi gecikmez. Şöyle gözünü budaktan sakınmayan Emre Aşık gibi vardır elbet Florya deposunda.

25 Şub 2009

Cengaver'in Fernando İle İmtihanı


Geçen yıl; Ey unutulmaz Şampiyonluk yılı. Kalemizde Türkiyenin en kötü iki kalecisi, taraftarın acabası Servet, geri dönüş yapan Uğur Uçar, Emektar Song, Popescu denilen Bouizit ve başlangıçta Fatih Terim icadı Volkan, sonrası montaj yapılan Hakan Balta. İşte bu saydığımız Galatasaray'ın anlı şanlı defansı. İlk yarı sonunda Afrika'ya tamtam çalmaya giden ve geri gelişi geciken Song'un yerine Emre Güngör, sonrası da malumunuz, sakatlanan Uğur'un yerine kim denk gelirse. Ve muhteşem finiş, kaleye top gelmeyen maçlar serisi( Sivas maçında 3 top gelmişti) ve ligin en az gol yiyen takımı, Ali Sami Yen göklerine lazerle yazılan sarı kırmızılı şampiyonluk.

Defansın geçen yıl ki kısa tarihi işte budur. Sonrasında emanet kalecilerin yerine imbiklerle seçilen Morgan, sakatlığı geçmeyen Uğur'un yerine Serkan Kurtuluş ve 3 cent fazla isteyen Song'un yerine eşşeoğleşşek yüküyle alınan kızılderili.
Portekiz Ulus Takımı'nın durdurucusu. Aslanların kan kardeşi Song'un feda edilmesiyle gelen yeni Popescu. Tipine bakınca futbolcuya benziyordu. Laz burnunu saymazsak, uzun düz saçlarıyla, selvi boyuyla, ceylan gibi sekişiyle, top tekniğiyle bi bok sanmıştık kendisini. Dikkatle izledim maçlar boyu, işte şimdi birazdan açıklayacağım nedenlerden dolayı kesin kararımı veriyorum. Galatasaray defansına gelmiş geçmiş en teknik, bi boka yaramayan futbolcudur. Yanlış yere pas atma ustasıdır. İddiaya girerim bileğini kessen kan akmaz. Sıçan gibi korkaktır, Murat Hacıoğlu'ndan bile korkmuş, basamamıştır. Bütün serbest vuruşlarda rakip 18 dedir, tek bir kere bile top kafasına isabet etmemiştir. Kafa toplarına dikkat buyrun, hepsi ya karavana ya da rakibe pas olarak gitmektedir. Hücum eden rakibi geri geri kovalama icadı, gol vuruşunda mümkün olduğunca toptan uzak olup hatasız olmayı başarma.

Ligin en çok gol yiyen takımı(lig dediğimiz yukarısı) biziz elhamdürüllah. Yediğimiz gollerin çoğunun müsebbibi Fernando'dur. Ortada yüksek bir dolandırıcılık mevcuttur. Ne kazmalar gördü bu gözler, kazma herkes için kazmaydı. Bir iki maç oynar, sonrasına yedek kulübesinin toz bezi olurdu. Bu sefer iş başka, koskoca 90 dakika en az hata yapan Meria gözüküyor. Topla en az buluşan o, yenilen golde çaktırmadan arazi olan o. Benden kaçmaz, gerçi iyi oldu, pahalıya patladı ama Skibbe'ye bilet alan da o.

Açıklayacağım biraz, şimdi geldi işte. Bülent Korkmaz'ın yerinde başka biri olsa yazmazdım. İşte benim için, daha doğrusu Kaptan için imtihan zamanı. İlk dersi benim için Meira. Hayatını 18 içinde geçirmiş, şimdilerde Meira'nın ezdiği çimleri tek tek sayabilen Cengaver bakalım Meira için ne yapacak. Durduruculuğun peygamberliğini yapmış Bülent Korkmaz Fernando'ya katlanabilecekmi. Zenith transfer teklifi yapmış, Servet ve Emre Güngör sakatlandığı için gönderilmemiş. En kötüsü budur, gitmek isteyen birini oynatmaktansa eksik oynamak daha iyidir.

Büyük Kaptan sen ki defansın kitabını yazmışın, akıl verecek değiliz, hiç bir sorumluluğumuz yok, hariçten gazel atıyoruz. Bu Meira'yı yanında oturtmazsan golsüz maç bitiremezsin. Seni nasıl ki Monaco maçında 17 yaşında Weah'ın başına diktilerse, sende aynısını yap. Git Paf takımdan birini al, tam zamanıdır delikanlılık raconu kesmenin, hazır Servet ve Emre Güngör yokken, koy büyük maçların 3-5 nöbetçisi Emre Aşık'ın yanına kapat kaleyi.

Fernando Meira, Bülent Korkmaz'ın diploma tezidir. Benim ise ilkokul hal ve gidiş imtihanımdır. 10 kişi çıkarım, Meira'ya limon taşıtmam.

23 Tem 2008

Nerdesin Be Galatasaray


Kaç gündür yazıyorum ve yazdığımı beğenmeyip siliyorum. Muhtemel bu yazımıda beğenmeyeceğim. Meira'nın sırtında Galatasaray forması görmeseydim bugün yine bay geçecektim sayfayı. Ben yabancı futbolcuları pek tanımam, yabancı maçları seyretmediğimden gelenler hakkında seyretmeden yorum yapmam. Olmayana ergi metodu uygularım. Kötü olsalar o takımlarda oynayamazlar. Bizim transfer ekibi de iyi olduğundan kim bilir ne araştırmalara girmişlerdir.

Bizde sorduk tabi bizim eksperlere, çocuklara. Nası lan Meira?, Kimi kesecek. Servet'imi, Emre Güngör'ümü. Cevap geldi, tam senin yıllardır aradığın stoper. Popescu'yu arıyorum yıllardır. Kaleciden topu alacak, şişirmeden Hagi' ye aktaracak. Kaleci arıyorum aslında. Degaj yapmayacak, kendisine ayakla gelen topu dan dun 7 dönümlük arazide dışarı atmayacak. Evet teknik bir futbolcuymuş, kaleciden gelen topu o da Lincoln'e, Arda'ya aktarır. Çapalardan seken topa kademe yapar. Anlaşılan Galatasaray yıllardır özlenen geriden top kurma futbolu oynayacak. Popescu ile Taffarel paslaşarak ileriden bir adam eksiltirlerdi. Çin ordusu orta sahası cehennem presi yapar topu Hag'ye verirdi. Ne maçlar seyrettik, yine seyredeceğiz. Linderoth, Topal, Arda, Aydın, Ayhan, Şaş. Kim oynarsa oynasın.

Futbol olmayınca ortalık sadece yalan transfer habercilerine kalıyordu. Onlarda yüzlerce isim yazıyor yine de tutturamıyorlardı. Hazırlık maçlarını ise oldum olası sevmem izlemem. Sıkıldım, özledim be Galatasaray, nerdesin.