konyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 May 2024

PARLAYADUR! ŞAMPİYON GALAXI'nin Beşinci Yıldızı. Kaldı 36 MAÇ; Konyaspor 1-3 GALA


İcardi'nin sponsoru 5. dalga çocuklarına armağan olsun. Sevinin çocuklar, övünün büyükler.

                                                          AĞLAMA

                                        '’24. Şampiyonluğun Kısa Tarihi’’

2023-24 sezonu GALA almanağıdır.

Her maçın öncesi yaşananlar, kurulan tuzaklar, maça hazırlanış, maça gidiş, maç anı, canlı yayının göstermediği sekanslar, maç sonu ikonik ritüeller her biri ayrı bir hikâye olan 38 maç.

İlk 11’in maç performansı; GALAXI,

Her maça özel tarihi bir X; BİZİM SOSYAL MEDYA,

Maç istatistiklerinin teknik analizi; MAÇIN ANATOMİSİ,

Gala taraftarının büyük öğretmeni, divandaki kürsüsü 5. Dalga İsim babası, Reşit Ömer Kükner’in klasik maç sonu kükremesi;

IL GRANDE GALASSICO 416 notları ve Ön Ata Sözleriyle,

Ödüllü sanatçımız 416 tribünlerinin büyük üstadı, büyük taraftarı SITKI GÖRÇİZ’in kapak tasarımıyla,

Büyük Galatasaray Taraftarının huzurunda.

17 Mar 2023

23 Yolu 25; Konyaspor 2-1 GALA

Marstan kurulma ustasını anlatacaktım aslında,  profesyonel tavlacılar bilir, 4. vidoya peki demişsin, oyun kaçağa binmiş. Can çekişiyorsun son zarla marstan kurtulup seviniyorsun. Gerçekten büyük ustalık JJ nin oyunu.  Elendik ama ezilmedik. Zaten lig biz geriye düştüğümüz için şaibeli, atayım bir kılçık, boğazlarına takılsın hesabı. Yenildiğimiz maçtan sonra neden yazdım? siz de yazın bir tarafa diye. En ufak bir kuşkum yok, şampiyon olacağız. hatta 2 yenilgi daha olsun sorun yok. Son maça 3 puan geriden girelim, mars yapmamıza gerek bile kalmayacak rahat olun.

Elbet bozulacaktı bu seri, aslında geçen haftadan sinyal veriyordu. Felaket arası takımın ritmini bozdu, çok da iyi oynamadığımız maçı kazanmıştık. Beklenen direnişi gösterdi Konya diyeceğim ama  değil, biz çok kötü oynadık. Eminim İcardi'de hayatının en kötü maçını oynamıştır. Ne var ki Abdülkerim tersten kariyer maçını oynadı. Şu oyun benim 50 senedir gördüğüm en kötü stoper oyunuydu.  Belki de Nelsson yokluğunda greve çıkmıştı, o kadar da değildir. Milli takım stoper Kaan'la oynuyorsun. Nazar boncuğu takalım.

Barış Alper, sonradan girdiği maçlardaki iyi oyunuyla ilk 11 başladı. Paradoks, ilk 11 başladığında ters birine denk geldiğinde etkili olamıyor, neden? tek tip çalımı var. Ezberlemiş bek fiziksel üstünlük de sağlamışsa geçmiş olsun, 20.dakikada çıkarılması lazımdı.

Kerem-İcardi ortaklığı bu maç konkordato yedi. Irz düşmanı bitikti, vuruş pozisyonuna topu bir türlü alamadı. Hep yazdık Sergio bu takımın vites kolu, bir türlü araziye takamadı. Okan Buruk'da kötü oynayınca beraberliğe razı olacağımız dakikalarda şok golü yedik.  

Maçtan önce bir haberle sarsıldık aslında, geçen hafta Donk'un kırmızı kartlık pozisyonu bir istifa bir suç duyurusu getirdi. Bu maça ne derken, Dobias'a hayvani giriş sarı kartla geçiştirildi. Aslında hakem bekledi, emin değildi sarı kart az gibi geldi, oyna devam çok bile verdin. 

Ne diyelim ki başka, zaten kimse okumayacak, tarihe not düşelim diye yazıyoruz, yazdık olmadı, yazmasak olmazdı. Şebeke topuyla tüfeğiyle üstümüze saldırdı, bu kez reaksiyon veremedik. Canınız sağ olsun, yenilsen de yensen de taraftarın senle, atarız tutarız yar başında tutarız. Sezon başında Okan'la olmaz diyen, yenilgi bekleyen Galatasaraylı varsa dikiliriz,  Arena'da görüşürüz. 

Galatasaraylının yarası, ilk Fener maçı son düdüğüyle iyileşir. 6 puanla 5 puan arasında fark yok, biz berabere kalacağımıza, Fener berabere kalırsa tabela aynı kalır. 

Sadakamız olsun, Nil, Tuna, Mississippi boyuna, Amazon Nehri debisine, bütün Dünya coğrafyasına şampiyon Cim Bom yazdıracağız.

Yolumuz 23 yoludur. 

17 Eyl 2022

23 Yolu 7; GALA 2-1 Konyaspor

 

Her maç öncesi Gala taraftarının olmazsa olmaz prima gündemi, yine maçın önüne geçti. Bu haftayı da Oscar'lık filmle, Nobel'lik romanla geçirdik. Okan'a kefen biçmekle meşgul olduk kimimiz,  Kimimiz son sahnesine takıldık, acaba ne dedi, profesör Langdon olduk, şifreleri çözmeye çalıştık nasıl bir pusu bizi bekliyordu.

Biz uyuduk, su uyudu düşmanı her zaman ki gibi olanca kini uyutmadı. Cuma günü bizim maçı 20.00 ye yazdı. Biliyor ki kapalı gişe, biliyor ki taraftar 23 koduyla kenetlenmiş durumda. Ligin en iyi, en zor gol yiyen, hatta yemeyen takımına karşı puan kaybı için zerre katkısı olacaksa o hakkını kullanırdı, kullandı. Gözüm maçtan çok tribünlerdeydi, 30. dakikadan sonra tam kapasiteye ulaştı. Çoğu golü göremedi. Biz Ali Sami Yen'e Cehennem adını takmıştık, Maça zor gidebilen, giren, zor çıkan, metrolarda nefessiz kalan taraftar da nasibini aldı yangından.

Kolay geçecek demiştik, havaya hamasete değildi, tezlerimiz vardı, hocası, topçusu, taraftarıyla ligi domine edecek, maçı maç gibi oynayacak, pisliğe tenezzül etmeyecek pis akvaryumdaki temiz balıkla oynayacaktık. Öyle de oldu, aslanlar gibi kapıştık, göğüs göğüsse bir maç oldu, kalecisinin yedikleri talihsiz gole takıntısıyla yaptığı pislik olmasa tam bir büyük maç notu verecektik. 

1 dakikada 15 pası geçmeyeceklerdi, fazlası kötü futbola yazardı. Limitle oynadık, golü erken bulacağımızı öngörmüştük, ama bu kadar çabuk Okan Buruk'da beklemiyordu ki, yediğimiz gole kadar güzel futbol adına reaksiyon üretemedik.  Sağ saldırı beki, her geçen maç bir önceki maçından iyi oynadığı için, göze hoş gelen futbol sağ parselde oynandı. 

Sol saldırı beki Anholt'u çok dikkatli izledim, galip takım bozulmaz, atan oynar düz hoca mantığıyla değilse neden ısrarla yabancı kontenjanını en verimsiz bölge için kullanıyordu? Sağdan daha çok saldırı planlandığı için ters kademe nöbeti mi tutturuyor dedik ama değil. Ben çözemedim, doğal seleksiyonla sorun kendiliğinden çözüldü. Okan Buruk 1 yemle, 3 balık birden tuttu. Balıklar;

a-) Kefal; Boey çok formda, Cafu transfer edilse kesemez, başına bela kaldı.

b-) Sazan; Dobi, adamı yedekte paslatamazsın,  en zayıf halkanın hattında sunum yaptı, Bir büyük takım bekine yaraşır orta pası attı, o pasın hakkı %90 goldü zaten.

c-) Kofana; İcardi, sevinmediğine göre o atmadı dedik zaten, ne var ki golü yine de ona yazmamız gerekecek. Büyük golcülerin nefes sesi bile stoperleri ürkütür.

Korktuğumuz kısmen başımıza geldi, Muslera sarı kart aldı. Her takıma olur, her maç rakibi hakem heyeti olan takıma kaleciden kaptan olmaz. Pozisyonlara  uzak, hakemi kötü kararı öncesi baskı altına alması imkansız. Kaleci olarak iyi başladığı bir sezonda onurlu çıkış yapılması zamanı geldi. Top kontrolüne geçtiği anda fırçalar, söylenmeler, bir kaç adım öne yürümeler, deli deli ritüeller, rakip sete yerleşmeden topu oyuna sokmuyor. Gereğinden çok vakit geçiriyor, en önemlisi, 2 takım yabancı forması varken, birini işgal ediyor. Bir an evvel Okan'ın kaleyi devir alması, kendisinin kaleci antrenörü olması elzemdir. Koskoca Mata, maçları tribünden izlemek için gelmedi, oynamayan yabancı moral bozar, sıkıntı yaratır.

Emin Bayram'ın mecbur oynatıldığı kazanılmış maçtan sonra da ilk 11 yazılması doğru karardı. Forma için hem yerli hem yabancı oyuncu siperlerdeydi. Kötü oynarsa kayıp yok, değiştirirdi, iyi oynarsa yeni bir Ozan Kabak daha üretmiş olacaktı. Ben bu kumarı sabaha kadar oynarım.

Son 15 dakikayı kalecisiz oynayan takıma karşı cılız İcardi geri pasını saymazsak şutsuz geçirdik. Acridoidea Çekirgesi gibi bakalım kaç maç daha sıçrayacağız. İlk golü erken atacağımız bir maç kolluyordum gol yeme düşmanı Konyaspor'a denk geldi. Cehennem gibi saldırdılar, Direkten dönen toplardan birine kaleci felç geçirdi, diğerinde kaleye Nelson geçti, Emini kurtardı. 

Tam kadro en iyi 11 i henüz sahaya süremedik, milli maç arası çeyrek sezon öncesi kampı olur, çok adam takımlara gitti, hiç bir milli maç umurumda değil, kazasız belasız dönsünler yeter, son dakika, kendi kalesine gollerle kazanılan maçların nümerik değeri 3 den fazladır. Şebeke'nin sinirleri bozuktur, sevgili takımları travmayı atlatamadan puan kaybetse bari. 

Hakemin kötü niyetinden çok futbolu bilmemesi öne çıktı. Kerem'in muhteşem söktüğü topa, Muslera'nın kaptan olarak kavgayı ayırmayı gelmesine sarı kart gösterdi. Cenabet Dilaver yarım abdestle maça çıktı, son adam olarak indirildi, kırmızı vardı, tekrarını göstermediler, heyetteki bayan hakem maça güzellik kattı.

Şampiyonlar Ligi hazırlık maçlarımızın 7.sini mutlu, huzurlu bir şekilde atlattık. Bunlar tatbikat, savaş henüz başlamadı, yolumuz 23 yolu, yaşasın GALA 

23 Yolu 7 Puan Tablosu; Muslera 2( top kurtardığına puan verecek değilim, top kontrolüne geldiğinde rakip yerleşene kadar bekliyor, yediği golde atladı tamam, doksandan dönende felç geçirdi, artık kadro Okan’ı çağırıyor) - Boey 9( sağ saldırı beki tamamdır), Nelsson 5(hucümda yok), Emin 2( büyük takım savaş beki için erken) Aanholt 2( ilk 11 den ilk kesilecek yabancı- Buc 8, Sergio 9( maçın adamı) Mertens 2( büyük futbolcu refleksi gösteremedi)- Yunus 4( çalım repertuarını geliştirmesi lazım, 3 maç sonra çalım atabileceği bek kalmayacak Gomis 2( atan oynar felsefesi ilk 11 oynattı) Kerem( yunus için söylediklerimiz geçerli)

Okan Buruk 6( golü erken bulduğuna şaşırdı, klasik hoca sevk idaresi, kazanan takımı bozma, 60 a kadar adam değiştirme)

16 Eyl 2022

Şampiyonluk Ekspresi 7. İstasyonu; GALA- Konya

 

1-Şimdiye kadar oynadığımız maçlar içinde en kolay maça çıkıyoruz.

a-) Rakip lider, kazanmak için oynayacak, hocası iyi, ekstra dolduruşa ihtiyacı yok.

b-) GALA henüz en ideal 11 le maça çıkmadı, sonradan girecek 5 oyuncu çıkan 5 oyuncudan mutlaka daha iyi oynayacak.

c-) Liderle, muhtemelen şampiyonluğu son haftalara kadar kovalayacak takımla oynuyoruz, taraftarın bahanesi yok, mahşeri bir tribün bekliyorum.

d-) Terim belgeseli kim ne anladıysa usulen tartışmaya açık olsa da, esastan ekstra motivasyon sağlayacak.  

2- Topla oynama oranı, pas sayısı istatistiklerini ihmal et, dakikada 15 pası geçme

3-Saldırı bekleri mesaisini rakip sahada geçirsin, kim saldırıyorsa diğeri ters kademe için nöbette beklesin.

4- Savaş beklerinden artık gol bekliyorum, bir biriyle olan pas sayısı 20 i geçmesin.

5- Maçta her zamanki gibi en büyük rakip Global Kraliyet Ailesi Hakem Heyeti olacak, ilk 30 dakikayı kartsız geçir.

6-Adam yiyicileri (Luc + Dilaver Altıntop) toplam 25 km koştur.

7- Rakipten sarı kartlı olanın üstüne ısrarla çalımcıları sür,

8- Muslera vakit geçirmeden, en az 2 adam eksilterek topu oyuna soksun, rakip kalecinin ayakları iyi değil, pas trafiğinde birinin ayağı tetikte olsun.

9- Gol sırası Yunus'ta, şut özgürlüğü tanınsın, penaltı olursa topun başına Gomis gitmesin.

10- Efendiler bu gece 22 de liderliğimiz ilan ediyoruz. Yolumuz 23 yoludur.

5 Mar 2022

Endülüs'te Halay Provası, Konya'da Çiftetelli

1- Vamos Bien (iyi gidiyoruz) Spor değil, bilim yapıyoruz. Devrilen, gücünü hüküm sürdüğü zamanlarından çok daha fazla artırıp saldırır. Devrimi korumanın tek yolu tavizsiz, acımasız diktatörlüktür. Çöplüğü temizleyeceğiz.

2- Gala Tarihinde ilk defa takım profesyonel bir ekip tarafından manej edilmektedir. Taç, korner atışçısı, geçiş oyuncusu, top kapma hocası, sadece işini yapan 2 aydır aynı eşofmanı giyen, yardımcı tokatlamayan, kova taşıtmayan, hık deyicisi olmayan bir gariban. 

3- Engellemekle bitmiyor, ya 15-20 takipçili yeni mürit, ya nasıl olmuşsa olmuş 50, 100 bin takipçili kul. onlar sizi bloklamadan basın tekmeyi. İnanın Gala'ya hiç bir faydaları yok. Bizde Efsane olmanın yolu kupa alan takımın başında durmaktan geçmez. Metin Oktay'ın kupası mı var?

4- Son 10 yılın en önemli 1 ayına girdik. Endülüs'te Halay için son antrenman. Korner, serbest vuruş golü atıldı, savunma gol atmaya başladı, klasik zevk idare yerini tez antitez sentez e bıraktı. Geriye düştün al bir 9 daha, atamadı at sonuncu 9 u, atamadı bir sonra kes.

5- Herkes 9 herkes 1, sonuç ne olur bilinmez, çünkü ülkemizde futbol çim sahalarda oynanmıyor. Belki bilim de bir işe yaramayacak, en azından güzel günlere inanan bir Gala sınıfı oluşacak, bu da bir şeydir be. Rize'ye iki defa yenik düşüp, maçı kazanma ihtimali var mıydı?

6- Aanholt için en kötü oynadığı maçlarda bile görüşümü yazmıştım. Sol saldırı beki parametrelerin tamamına sahipti. Elbet maçını bekleyecekti, 9 numaraya geçti. Saldırı bekleri mesaisinin çoğunu rakip sahada geçirecek. Gole katı yapacak. Büyük Takım bilimi bunu yazıyor.

7- İlk topa basıcıların koşu mesafesi, kötü sonuçlara bağlı olarak düşmüştü, bu akşam tavan distance olur. Sadece düz koşu da değil, Taylan- Berkan'dan kesin gol bekliyorum. Kaybedecek neyiniz var lan, saldırın yaralı aslan gibi, kazanacak bir tarih diyalektiği var önünüzde. 

8- %20 yle oynayacaksan git tribüne, maçı evinde izle. Morutan için aldığı karar doğru. Herkes kötü oynayacak, sen oynamayacaksın. Sen umutsun, kimse Nelsson'a bizi kurtar diye bel bağlamaz, sen yatıracaksın, beklerin belinden su alacak, Cim Bom'u ipten döndüreceksin. Daha fazla rezil etme Hemşehrini.

9- Düşmana inat bir maç daha atlat. Haydi Takım, ateşlerden geçiyoruz. Endülüste Halay'dan önce İç Anadolu'da bir çiftetelli çkelim. Hani benim 2 duble ırakım, içer içmez geçti benim merakım, Konyalım yürü.

Yaşasın Galatasaray'ı hesapsız sevenler. 

16 Eki 2021

Testi Kırılmadan; Konyaspor Maçı

 

1- Rize maçı maç olarak kalsa en kolay maçtı, ne öngörmüşsek o karşımıza çıktı, az daha testiyi devirip dönüyorduk. Karşımıza puan kaybederse Dünyanın sonu geleceğine inandırılmış bir takım, ve puan kaybettirmezse kağıt toplayıcı olacağı tehditi altındaki bir hakem heyeti vardı. Öcü'nün insanlık dışı direnişiyle attırdığı gol 10 dakika önce olsa saymazlardı. O golü sayamayacak heyette Rasputin gibi 3 testisli biri lazımdı, o testis heyette hiç kimse de yoktu. 

2- Babel belki de hayatının topunu oynadı. Umarım Terim farkına varmamıştır. Büyük futbolcular 3 biçimde ölür. a) Hagi gibi son maçını oynar, omuzlarda göz yaşlarıyla uğurlanır. b) Falcao gibi 30 bin kişi karşılar, götüne teneke bağlanır nereye gittiği bile belli olmaz. c) senede 5-6 maçlık barutu kalmıştır, sürüne sürüne idare eder, 7. maça çıkarırsan mezarını kazar. Babel c şıkkı büyük futbolcu, Feghouli de öyle. Bu adamlar bu sezon en fazla 5 er maça çıkacak, o maçta da unutulmaz futbollarını oynayıp maçı alacaklar. Babel birini oynadı, nadasa alalım, 2. defa oynayacağı maçı isabet ettirmeye bakalım.

3- Rize maçından alınacak çok ders vardı, Teknik açıdan bizim yapabileceğimiz bir şey yok oynanmış maça. Oynanan diğer maçlara baktığımızda oluşan puan farkının oyundan kaynaklanmadığını net görebiliyoruz. Liderle aramızda(Trabzon'u kastetmiyorum) oluşan puan farkı, korner, serbest vuruş golleriyle, hakem toleransı farkıdır.  Bu arada Beşiktaş yenilmiş, taraf olmadığım maçı izlemem, Vida'nın penaltı istediği pozisyonu gördüm,  adam haklı isyanında. Daha önce defalarca almış, kendisi defalarca yapmış verilmemiş. 

Bizim kullanıcılar kötü kullanıyor, veya kafa vurucular vuramıyor değil hadise. Hazır ol vaziyetinde sıfır ilk hızla sıçrayacaksın. Birisi sana değse bile faul. Örnek Çika aynı kornerleri bize karşı kullansa şimdiye kadar en az 5i gol olmuştu. Ne yapmalıya döneceğiz, biraz  Milli maç arası verelim.

Kerem öksüz evlat, Cengiz dersine iyi çalışmış, Norveç maçında Burak'a pas veriyorum zannıyla bir baktı Kerem'e vermiş. Gole sevinmedi bile. Kerem'e gol attırmamak için az daha fişimizi 2 maç kala çekiyordu. Kuntz erken uyandı, Şenol Güneş'e demek söylediler, o yüzden oynatmıyordu. Cengiz'le, Burak'la, Caner'le, Merih'le oynayacaksan Kerem'i oynatmayacaksın. Verim alamazsın.

4- Stat adımız değişti, görüşümüzü söylemesek olmaz. 20 yıl kaybımız var. Cem Uzan sürgüne gönderilmeseydi, şimdi Mecidiyeköy'de 100.000 kişilik Ali Sami Yen Berke, en az 3 Şampiyon Kulüpler kupalı Galatasaray'ımız vardı. Messi'ler, Ronaldo'lar, Neymar'ları seyrediyorduk.

Yüksek ulusal Burjuva taraftar şirketi, ana sponsor oldu, alınacak para umurumda bile değil, futboldan anlamayan, gerici yobaz ortaçağ kafası bir Arap 5 misli para ödese basardım küfrü. Yaşasın Ali Sami Yen NEF Arena Cehennemi.

5- Bir kaç gün önce bir tweet gördüm, taraftarın biri Çika'yı görmüş, eli ayağı titriyormuş. Taraftar profili ne kadar düşmüş çok üzüldüm. Sene 99 Ailece Bükreş'e gidiyoruz, Popescu aynı uçakta, bizim oğlana git konuş imza iste dedim. Ben koskoca Gala taraftarıyım, o kim de imza isteyeceğim, gelsin o benden istesin demişti, 11 yaşındaydı. Şampiyonlar Ligi maçlarında deplasmanda topuna iddiaya girer beraberliği verirdi. 2-2 lik Juve maçında kaybetmişti. Demek şimdiki taraftar Hagi'yi görse aklını oynatacak. Biz bu adamlarla mübarek formayı bile giymiştik!


Bu vesileyle biraz Büyük Takım taraftarlığını açalım. Büyük takım taraftarı kalecisinin kurtardığı golle övünmez, işin ucunda kupa, eleme falan yoksa son saniyede bile atsa beraberlik golüne sevinmez. Büyük takım taraftarı doymaz, 3 gol atan golcüsü 4. golü kaçırırsa küfür eder. Tribündeyiz Jardel'in ilk maçı 6. golü attı, kendisinin 5. golüydü. Bir gol kaçırdı ki Lukunku atardı, ne biçim homurdanmıştık. 

6- Ne yapmalı? ya katkı yapmaya çalışacağız. Galatasaray her maçı bir kişi eksik oynuyor. Açalım. Sahaya sürülen 12, 13, futbolcularımıza bakalım. En azından 13 kişiyi, başta Fener olmak üzere 13 takıma dağıtalım, soruyu sormuyorum hepsi ilk 11 oynar. Bizde mutlak 1, 2, si oynayamıyor. İlk 11 yapıldığında mutlaka birinin ikisinin hakkı yeniyor. Ben bu maçtan itibaren yedeksiz bir Gala ilk 11 i çıkarmaya çalışacağım.

Marcao'yu var kabul ediyorum, bu maçta yerine kim oynayacaksa bir sonraki maç olmayacak. Bilinen aksine 1- Muslera demeyeceğim, sondan başlayacağım.  Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük forveti 62 Dünya kupası Brezilya'sı, Didi, Vava, Pele, Zagolla, Garinga 5 lisiydi. Ben olsam denerim, hepsi hak ediyor, hatta BJK maçını da garanti ederim aynı 5liye. 

Morutan, Öcü, Mohammed, Halil, Kerem  ilk 11 çıkarım- Ölüm forveti tamam. Uruguay savunmasına bu arada teşekkür ediyorum, Muslera'ya çok büyük antrene vermişler. 2 maçta 7 tane yemiş, özetlere baktım 15 tane kurtarmış, hadi madem ki Dünya kupaları nostaljisi yapıyoruz devam edelim. 74 Zaire Ulusal Takım kalecisi Tibukandu'yu minnetle analım. Yugoslavya maçı 9-0 bitmişti, maç Zaire 6 pasında oynandı, kurtardığı en az 20 gol daha vardı. Muslera 2 maçta 7 defa abdest almış, o abdestle bu sezon çok namaz kılar. Kale güvende elde var 6.,,,

Berkan(bu maç istisna) Çika; 2 insan yiyici, 6-8 numaralı formalar, toplam en az 26 km koşacak. Maçına göre Taylan illaki 60 da birinin yerine girecek, formayı koşturacak. Kaldı 3 kontenjan. 2 Savaş Beki, görünen o ki bunlar Nellson, Marcao olacak. Zurnanın son deliğine parmağı tıkıyorum, bakalım ses nasıl çıkacak. İki saldırı bekinden antrenmanda kim öne çıktıysa o ilk 11 başlayacak; Bitmedi. Diyelim ki Paşa başladı, mesaisinin büyük bölümünü rakip yarı sahada geçirecek, ilk değişiklik sağ kanatta yapılacak. Kötü oynuyorlar diye değil, bilakis iyi oynadıkları varsayımıyla değiştiriyoruz.

 Ekürisi Morutan'la beraber çıkıp, Vaan,( Barış, Ömer, Arda, Emre Kılınç kim sağsa) birlikte oyuna giriyorlar. Eğer Vaan ilk 11 başlamışsa bu sefer tam tersi, Vaan-Kerem çıkacak, yerlerine Paşa( Fegholi, Kılınç, Babel kşm sağsa) oyuna girecek. 

Kağıt üzerinde top bizdeyken 3-2-5 Langırt dizilişi, top rakipteyken, Öcü hariç 5311 

Şablon budur yedek oyuncu yoktur, takım her maç tam kadro sahadadır. Sizden ricam dizilişi bir kere daha okuyup yorum yapmanız.

İş forma adaletine kalsa Ömer Bayram oynaması lazım. 3 numaralı saldırı baki forması Şampiyon olduğumuz senenin en iyi futbolcusunun olmalı. Yaptığı ortalar Çika'nın ortalarından kötü değil, golcü asistçiyi ya rezil ya vezir ediyor. Bu arada Vaan'da benim saldırı beki algoritmalarına uyuyor, geziyor, gezen tavuğun yumurtası pahalı olur. Bir gole bir asiste bakar. Eğer Paşa'da sıkıntı varsa Alpaslan'da yedek kulübesi pas pasçısı olarak futbolcu değil.    

7- Konyaspor bu sezon seyrettiğim takımlar içinde en iyi futbol oynayan takım. Özellikle Serdar Gürler, Milli Takım futbolculuğunu sonuna kadar hak etti. Mutlaka son iki maçın kadrosuna alınacak. Üstelik hasta Galatasaraylı olduğunu da öğrendik. Bu demek oluyor ki kapağı Florya'ya atabilmenin yolu, hayatının topunu Galatasaray'a karşı oynamaktır. Gözüm üzerinde olacak, futbolcu küçümsenmeden özel önlem alınmalı.

8- Algoritma belli, 450 pası geçmeyeceksin, stoperler kendi arasında 20 den fazla pas yapmayacak, 6-8 numaralı formalar belirlenen mesafeyi koşacak, saldırı bekleri oyunu rakip sahada oynayacak, ilk yarıyı sarı kartsız atlatacaksın, taçları kendi adamına atacaksın, maçı hakeme bırakmayacaksın.

Haydi çocuklar, gazanız mübarek olsun.

28 Nis 2021

Maç Yazısı; Galatasaray- Konya City


Her hafta bir birinden kuvvetli Dünyanın en büyük takımı. Bu seferki giydirilmiş kudurtulmuş, Konya United. Ben razıyım, Paris Sn Germain'le maçı değişmeye. İnanın daha zor maç çocuklar. En azından bizim maç bitmeden başlayacak olan yarı final, maç 3 ihtimalli. Maça çıkan heyetin umurunda değil sonucu. Diğer maçlara göre pozisyon almak maçı oynayacak hocaların bile işi değil. Çıkacak oynayacak 3 ihtimalli bir maç. Bizim ki öyle mi? her hafta tek ihtimalli maça çıkıyoruz. Karşında koskoca bir Teşkilat, puan alacaksınız diye tehdit edilmiş bir takım, Gala lehine hakem hatası olursa Malta'ya sürgün edilecek bir hakem şebekesi.

Şebeke demişken, belki de en zor haftaları, isteseler böyle kuramazlardı. Aynı takım ikiye ayrılmış, bir birlerini sigortalayacak şekilde kafamızı koparmaya yemin etmişler. Kim kazanırsa diğeri için de bayram. Yeter ki biz kazanmayalım. Bu yüzden bir önceki maçlarını her iki takım da hakem marifetiyle kazanmalarına rağmen ölü taklidi yaptılar. Rize tescilli bir Fenerbahçe takımı, Fenerbahçe olmasa Rize'de çay üretimi bile olmaz, İkizdere kurur, Çamlı Hemşin ormanlarını talan ederler. Zaten öyle mi yaptılar? neyse. Acaba Teşkilatın talimatı ne yönde. Bize saldırdığı gibi Patronunun rakibine saldırsa mı, yoksa her ihtimale karşı Gala'nın son nefesini vermesini mi beklesinler. Ya Beşiktaşlı Alanya, al sana çok bilinmeyenli bir denklem, ve çözmesi için ödev verilmiş cahil bir Hoca. Ya Fener'e çelme takmaya kalkma kararı almışsa. Fazla mesai yapadursunlar. Biz işimize bakalım.

Ne yapmalı? diğer takımların puan kaybedecekleri öngörüsünde bulunduk, ne var ki bizim takım hesaplarımızın da üstünde kaybetti. İddiamın arkasındayım, Beşiktaş toplamda 10 puan daha kaybedecek, Kayseri'nin işini son maça kadar bitiremezlerse Kapalı Kale Fener'i sağ selamet İstanbul'a yolcu etmez.  Ülkenin tek futbol takımı Yılmaz Vural'ın takımının başı dertte, İbrahim Erkal için oynayacak. Yani demem o ki Teşkilatı yenip Şampiyon olma ihtimali hayal değil.

Epey geriye sarıyorum filmi, Rize'de yenilmişiz, Beşiktaş son 3 maç kala averaj üstünlüğüyle beraber 4 puan önde. O zamanlar galibiyet 2 puan. Kocaeli maçında Darwall'ın Dürülülü'nün kellesini almak üzere kapalıdayız. Büyük Metin'li Malatya'dan gelen gol sesiyle, Ali Sami Yen'i yıkıyoruz. Sondan 1 önceki maçta Antalya'yı deplasmanda kolay geçtiğimiz dakikalarda Beşiktaş İnönü'de Denizli'ye son dakikalarda 1-0 önde giriyor. Ve biz hazırlanıyoruz 15 senelik bu çile tezahüratına. Son dakikada Denizli'li Erol 40 metreden göklerden bir ses getiriyor. Eskişehirspor maçını ezbere bilmeyen taraftar yok. Galatasaray Şampiyon. İnanın çok daha olası bu sezon ki. Gala  çok büyüdü, öcü oldu, mezarlardan hortluyor. Biz kazandıkça korkudan onlar kaybedecek. 

Algoritma belli, kim oynarsa oynasın sonuca etkisi farklı olmaz.

Dandik gol yeme, yersen ilk 5 dakika içinde cevap ver.

İlk 35 dakikayı kartsız geçir.

450 pastan fazla yapma.

Savunma oyuncuları gol atsın veya gol pası versin. 

Serbest vuruşları pozisyonun almış savunmayı dağıtmak üzere kullan, karavana atış yapma.

Gerisini onlar düşünsün.

Haydi Cim Bom, yaparsın bilirim.

 

 

15 Eki 2017

Böyle Özletme Kendini Cim Bom; Konyaspor 0-2 Galatasaray


Futbolu bitirmek için ellerinden gelen bu kadardı, daha fazlasını yapabilseler tereddüt etmeyeceklerdi. Passolig icat ettiler, maça geleni fişlediler, rutin dışına çıkanı maça almayız dediler, koskoca Konya'da bu Galatasaray'ı kimse canlı izleyemedi. Çok mu zor, sadece olaylı maça gelenleri maça sokmamak. Kaldı ki o maça gidip olay çıkarmayan binlerce taraftar da var. Babası embesil oğlunu işten el çektirmek için Ayı Sinan'la arkadaş yaptığından beri başımız belada. 

Gideceğimden değil, istesem de gidemezdim, maça bilet almaya kalktım. Satışa çıkar çıkmaz en hızlı bilgisayar çekenimizi görevlendirdim, 30 saniyede bitti, hayatında bilgisayar görmemiş Sabo'lar, Yılmaz'lar benden önce davranmış demek, oradaydılar. Bu sene ne götürüyorlar ama, BMV'ler yenilenmiştir. Hele ki Fener maçında gasp ettikleri kartları kaça satacaklar acaba?

Kara günler için kombine almış, en yakınlarımdan fırça yemiştim, biz Galatasaraylılığı sokakta bulmadık, artı eksi bize ihtiyaç duyulacak biliyorduk. Düşüş sürseydi de Fener maçında tribünde olacaktık. Dursun'un kellesini alacaktık, şimdi gırtlak parçalatmaya geliyoruz.

Biz yokken ne güzeldi ortalık, maçlara 5.000 kişi gidiyor, küçük boy baş altı takımı kendini Şampiyon oldum sanıyor, lig öyle 8. Haftada falan bitti sayılmıyor, lağım medyasın maymunları zevkten kuduruyor, yayıncı kuruluşun kardan zararını konuşmuyor, futbolcunun pasaportuyla ilgilenen yok. Biz olmadığımız için, bizim 1.torbaya attığımız Milli Takım 3.torba takımı olmuş, en kolay gruplardan çıkıp turnuvaya gidemiyor, giderse de kovuluyor derdine düşen çıkmıyor. Hayat bayramdı çocuklar, şimdi nasıl geçecek daha 26 ızdırap haftası var. Çekilecek dert değil, bilirim, o muhteşem 4 ızdırap yılı yaşayanlar benden daha iyi bilir. Hiç bir korkuya benzemez ayağa kalkmış Galatasaray korkusu. Daha bunlar bir şey değil. Öcünüz, zebellahınız, kıyametiniz olacağız. 

Tarih diyalektiği dersi veriyoruz. Galatasaray Şampiyon olmayacaksa, kötüyse göz yanılması, Fenerbahçe iyi görünür, görecelidir. Fenerbahçe'de kötüyse Beşiktaş Başakşehir'le şampiyonluk yarışına girip kazandım sanır. İllizyondur, Galatasaray Şampiyon olacağım diyorsa da herşey teferruata girer, gerçek ortaya çıkar. 2.ler, 3.ler içtimada görünür. Beşiktaş kötü oynadığı için fark yemiyor, sen iyi oynadığın için olması gereken oluyor. Muhtemel lağım kanallarındaki şebekler şaşırıyorlardır, seyretmesek de seyredenler bildiriyor. Asıl şaşırmaları gereken hadise bu Beşiktaş'ın nasıl 2 yıl Şampiyon olduğu olmalı oysa.

Şaşırmaları da iyi bir şey, şaşırmak iyidir. Ağzı bir karış açık şaşıran Aynştayn fotoğrafı vardır. Biz şaşırıyorduk yıllardır, nasıl oluyor da Şampiyon olmuyorduk(olamıyorduk değil). Şaşırdığımız için de biliyorduk, ülkemizde futbol Galatasaray'a karşı oynanan oyundu, bu yüzden en çok Şampiyon olmamızı da savaş gücümüze bağlıyorduk. His takımıydık, kenetlenmesini bilirdik. Mekan sahibi geri döndü kabul edin.

Nutuk uzun sürdü, maça gelelim biz. Futbol adına ne varsa ilk biz yapmıştık ya, yine yapıyoruz. İlk defa yabancı pasaportlu ilk 11 le sahaya çıktık. Kural bize özel değil, hatta biz Şampiyon olmayalım diye çıkarılmış zabazingo. Geçen yıl da çıkabilirdik, geçen maçta, gelecek maçta da. Türk oynamayacak diye bir şey yok. Derde düştüğü için oynayan Türk'e, kaptana değil, Galatasaray derde düştüğü için oynayacak kaptanlara oyunculara kapılar da açık, tribünlerde. Son 3 yılın en büyük topunu oynadı Selçuk Bey. Sana demiştim, Burak'ı unut sana en fazla Marakeş'te meyveli kokteyl ısmarlar, sen onu kurtarırsın, ama onun sana kıyağı olmaz. Sıkı sarıl Gomis'in saçlarına, 3 hafta önce atmadığın pasları at korkma. 

Çıkardı Rodrigez'i, devreyi beklemeden. 1 maçı 5 maç gibi oynuyor Tudor. Yürümedi, bir şeyler ters gidiyor, adam geçemiyordu. Galatasaray'ı durdurmanın yolunun gol yememek olduğunu sanan küçük hocalardan birine daha denk gelmişti. 6 bekle oynadılar, setten, akan oyundan gol atmak için dakikalar hızla geçiyordu. Ameliyatı erken yaptı, adam geçemeyen Rody'nin yerine topu havadan geçirme ihtimali olan Selçuk'u soktu. Belki şartlı soktu, beni bitirmeye oynarsan bitiririm mi dedi bilinmez. Uzun dikine oynamaya başladık. Topu tutarak av aradık. En ufak bir şüphesi olan Galatasaraylı  yoktu sanırım puan kaybı olur diyen. 

Fernando maçın en büyük futbolcusuydu. Bana göre de şu ana kadar ki en büyük futbolcusu. Futbol ayakla değil, kafayla oynandığı zaman güzel. Adam yiyiciler, kabus olmaya devam edecek. Gol olsaydı unutulmaz bir gol olacaktı Feghouli'nin çektiği insanlık dışı şut. Muhtemel benzerlerini çok seyredeceğiz. 

Gugıl dayıya sormadan adlarını doğru yazamam, tanımıyorum. Fener'in, Beşiktaş'ın aldığı golcüler varmış. Daha doğrusu gol atamayıcılar. Ulu Tudor onları veto etmiş, belki çok atacaklardı, ama his takımı oyuncuları değil demiş. Ve Aslanla insan karışımı Saçlı'yı seçmiş ( Romanya'da bir meyhanede seyrettim maçı, Gomis'e saçlı diyordu) ve tam isabet kaydetmiş. Saçlı( bu kadar kelin olduğu takımda da güzel bir ironik lakap) aslan yürüyüşü yapmadı. Adamlığından, olmayan seyirciye saygısından. Bence deplasmanlarda yapmasa daha iyi olur. Halk düşmanı bir hakeme denk gelir, taraftarı tahrikten basar kartı. 

Sadece ben mi arıyorum bilmem, Tolga Ciğerci'yi unutmayın kazanıyoruz diye. Biz kazandıkça oynayacağımız takımların direnci artacak, her maçımızı bekleyen takım, Hoca iştahla ilk çelmeyi ben takayım diye bir sezonu feda etmek pahasına bizim maçta can çekişecek. Tabelaya tutunmaya çabalayacak Konya hocası gibi, 1-0 yenikken bile gelmeyip, son barutu son 5-10 dakikaya saklayacak. Tudor penaltıdan bağımsız son dakikaları Serdar'la oynayacak yoğurdu bile üfleyerek yiyecekti zaten. Maç doldur boşalta gidecek, yeteri kadar hava topu golü yedik, sütten ağzı çok yandı. Denayer'e de kıyamadı, iyi oynadı, bir kişi değiştirip 3 kişi değiştirmiş oldu.

Eren Derdiyok o golü atacaktı. Yedek kalmasını sebebi atamaması değil, gol postta kararının yanlış olması. Çalım atarak boş kaleye atacak ne tekniği, ne hızı vardı oysa. İnsan kendini bilir, iman gücüyle üste doğru vururdu. Kaçırsa bile dert değildi, mesele ne yapacağını bilmemesi. Yazık daha çok kulübe paspasçısı olacak bizim çocuklar. Şu kupa maçlar başlasa da paslanma dursa bari. 

Dükkanı bu haftalık kapatıyoruz, bundan sonra yazacaklarım Fener maçı yazısına girecek. Kelimeleri tüketmeyelim,  Şunu bilmenizi istiyorum çocuklar. Bükreş'te şu an saat 05.17 ve ben akşamdan kalma, yorgun Galatasaraylı Ahmet Kaya dinliyor, son sözlerimi yazıyorum. Fener maçına anırmaya geliyorum. Bu takım bizim.

Ne mutlu Galatasaraylıyım diyene, hepinizi Galatasaraylılığımın olanca ateşiyle kucaklarım.

14 Oca 2017

Rodrigo Konçertoya Başladı; Konyaspor 0-1 Galatasaray

Başlıyoruz,

Son 2 yılın yedek kulübelerine baktığımızda, ilk defa bu gece kenarda oturanların, oynayanlardan daha iyi olduğunu gördük. Kötü olan, neden ısrarla, sahaya sürsen rakibi boğacak adamların varken ısrarla ben artık futbolu bıraktım diyenler oynatılıyor? İyi olan, kötü futbolcularla en fazla kaleci dahil 3 kişinin iyi oynayabildiği takımla bu kadar puan toplamışız, sahaya sürecek daha en az 5 futbolcumuzun olması.

Selçuk İnan, Carole başta, takımın puan kaybetmesi için ellerinden geleni fazlasıyla yaptı. Artık Selçuk İnan'dan iyi futbol beklentimiz kalmadı, Uzun zamandır, hepimiz aynı fikirdeyiz, daha kötü oynayamaz dediğimiz her maç bir önceki maçı arar olduk. İlk defa seyrediyor olsam kesin şike yapıyor derdim. Yine de diyorum, bir futbolcu bu kadar kötü istese de oynayamaz. Kötü oyunu bence bilerek oynuyor. Galip geldiğimiz bir maçta yazayım da, tabela yazdırıyor denmesin. Takım Arabistan'a boşuna götürülmedi, yeni sahip Emir malı görücüye çıkardı. Gidiş Galatasaray'ın bir Arap tarafından satın alınışı gidişi ve bu işi alıştıra alıştıra yapıyorlar. Tetiği de Selçuk'a çektiriyorlar. Kazandığımıza sevindiğine beni kimse inandıramaz. Dursun'dan, JOR'dan çöplerden kurtulmak için satışa sevinecek çok Galatasaraylı olduğunu da biliyorum. 10 kişi kalmış takıma karşı bile oyunu forse edemiyorsak, son saniyede kendi 18 imize top kesiyorsa, bunun adı futbol değil, ihanettir.

Kırık parmakla kaleye geçen, bir topu da 1 metreden kurtaran Muslara'ya bir kere daha minnet duydum. Yıllarca topu şişiriyor, yan topa çıkmıyor diye söylendim durdum. Önündeki kazmalara rağmen yıllardır direniyor, bir kaleci değil, bir Adam transfer etmişiz. Bu maçı da kendisine yazıyorum.

Kazmalar demişken, Galatasaray savunma tandemini bir teknik süpürücü, ve gözünü budaktan sakınmayan bir kasap tarafından oluşturduğunda Şampiyonluklar geldi. Papaz-Cüneyt, Falco-Stump, Popescu-Bülent ve en son Ufo-Semih'le destanlar yazmıştık. Ahmet Çalık'ı tanımıyorum, Semih'ten daha kötü bir stoperin olamayacağı, teknik bir stoperin de alınmayacağı varsayımı ile Hakan Balta-Ahmet ikilisi kör topal da olsa bizi yarışta tutacak diyorum.

Maç 11 ini öğrendiğimde takımın topu rakip 18 e sokamayacağını öngördüm. Hakan-Semih paslaşmaları rekor yaptı belkide, koca bir ilk yarıyı her zamanki gibi çöpe attık. Oynayan Galatasaray forması olmasa, Konyalı futbolcular girdikleri pozisyonları çok rahat gol yapabilirdi. Nasıl ki bizim klasik oyunumuz deşifre oldu, rakipler de Galatasaray'a gol atmanın klasik metotlarını keşfettiler. Galatasaray'dan gol yemek istemiyorsan topun arkasına geç, basma, göreceksin ki Muslera-Semih_Hakan arasındaki paslaşmalarla en az 30 dakikayı atlatacaksın. Poescu-Bülent-Taffarel paslaşmalarını hatırlayın en az 2 futbolcuyu oyundan düşürürlerdi, bunlar oyundan düşmüş futbolcuyu, tekrar oyuna sokuyorlar. Kötü futbolumuzun 1. derecede sebebi budur.  Muslera'ya şut çekmek büyük aptallık, sol tarafa akıllı toplar indir, Çöp Carole, muhtemelen yerinde olmayacak, olsa da müdahale etmeyecek, olabildiğince sıfıra in, içeri kes, stoperler eğilecek, kafayı mutlaka sen vuracaksın, vurdun, çerçeveyi buldu, uzak köşeye gitti Bein TV almış futbolumuzu, tabela değiştiricisini çağır. En az 3 defa aynı taktikle, çalışılmış kombinasyon  yaptılar, dediğim gibi mental eksiklikleri, büyük takıma, büyük kaleciye karşı çok daha garanti vurmak istedikleri için kaçırdılar. Gol olmaması, savunmanın iyi olmasından değildi. Muslera'ya her ne kadar top gelmese de, sakat sakat kalede olması bile rakibi ürkütmeye yetti.

Paradoksal olarak ilk yarı gol atamadığımıza sevindim. Atsak konçertoyu dinlememiz gecikebilirdi. Takım yapmayı bilmeyen yaşlı Çaylak, Rodrigo'yu oyuna sokmayı aklına bile getirmezdi. Yanlışlıkla Bruma'yı oyuna soktular sandık. Tipi, stili, hızı, öldürücü çalımları aynıydı. Sabri gibi lanetli bir futbolcuya gol attırmasıyla da gitarın tellerine ilk dokunuşunu yaptı. Bruma-Sneijder-Podolski-Rodrigo- Sinan Gümüş, 58 Dünya kupasının unutulmaz  Brezilya'sının unutulmaz ölüm forveti Didi-Vava-Pele-Zagolla-Garrinca 5 lisini oluşturabilir.

Gördük ki Linnes sağ bekte aklıyla oynar, boyu uzun kafa topuna çıkabiliyor, tekniği iyi, çalım atıp adam geçebiliyor, en önemlisi orta yapacağı zaman yüzücü gibi kafasını çevirip bakıyor, orta değil pas atıyor. Ah bir de maçın başındaki sakatlığı ciddi olsaydı! JOR için Meram Bağları'na dalıp izinsiz üzüm yemek gibi olacaktı. Sezonu kapattı derler, Sabri'yi garanti ederlerdi. Şans işte, bazılarının götünü doğarken evliyalar yalardı, Sabri hem golü attı, hem bütün gol pozisyonlarında vardı. Gol attığı için yerini sağlamlaştırdı belki ne var ki üzüm yemenin de bir ölçüsü var, kararında yersen şarap içmiş olursun, fazla yersen pekmez sıçarsın JOR Efendi.

Kötü oyunla bir maçı daha atlattık, Sneijder cezalı, her işte vardır bir hayır, JOR memnun olmuştur, mecburen bu 5 liden 3 üyle sahaya çıkacak, Karabük maçını da geçersek taraftar geri dönüş yapar, vakit çok erken daha Galatasaray iyi oynamadı. Kadro gurubundan çıkan en iyi takım bu değil, futbolcular da son düzlüğe tam kapasiteyle girmek ister, ligin bitimine 5-6 hafta kalmış olsa, Fener, Beşiktaş maçları dahil takım puan kaybetmez derdim. Görünen o ki ızdırap çeke çeke ilerleyeceğiz. İçeriden bir ihanete uğramazsak, Başkansız, Hocasız, bir Şampiyonluk daha görürüz.

Zorlu deplasman, kudurmuş seyirci önünde, kötü oyunla üstelik Sabri'nin golüyle galip gelmek rakiplerin kimyasını çok kötü bozar. 5-0 yensek bu kadar koymaz, tv.leri seyretmiyorum kim bilir nasıl ağlıyorlardır. Ölümüz bu, 5-6 futbolcuyla De Jong'la, Linnes'le galip gelmesini beceren mübarek forma, 11 kişiyle sahada olduğunda neler yapabileceğini dosta düşmana bir kere daha gösterdi. Korku filmi izler gibi izlesinler artık kendi maçlarını. Düşünün Fener'den 2 puan gerideyiz, Konya ile deplasmanda oynuyor, mutlak puan kaybetmesini beklediğimiz, dilediğimiz maç, hezimetten kurtulmuş, berbat oynamış, en kötü futbolcusu gol atmış, Konya'nın en iyi oyuncusu atılmış, hakem Konya'nın penaltılarını vermemiş(bize de öyle görünecek),sinirden bizim maçı bile seyredemezdim.

Bu gece de ölmedik, Bu dağlarda Aslan olmalıyız, olamazsak çakallara yem oluruz. Direnin Çocuklar, Galatasaray'dan başka hiç bir şeyimiz yok.