hasan şaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasan şaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağu 2013

TÜH Size(Taffarel-Ümit-Hasan Sayz)

Önce Yüce Gök'e tapınarak başlayalım. Çok şükür ki, başımızda futbol oynamış, hatırlayanlar var iyi de oynamış dolayısıyla futboldan çok iyi anlayan bir Başbakan var. Hatta az daha Fenerbahçe'ye bile transfer oluyormuş. Konu bu değil ama keşke olsaymış, en fazla şimdi bir Penguen kanalında Fener geyiği yapan onlarca şebekten biri olurdu. Totemin etrafında dans etmeye devam edelim, ya futboldan anlamayan, topu görse bomba diye karakola götüren Ecevit Başbakan olsaydı. İyi ki Ecevit futboldan anlamıyormuş, devrinde Galatasaray Dünyanın en büyük takımı, Milli Takım Dünya 3.sü olmuştu. Bereket şimdi çoğu veteran futbolcudan daha fit Tayyip var, her şeye karıştığı gibi futbolumuzu da kendisi idare ediyor. Etmese Geçen yıl Galatasaray çeyrek finali, Fener bir gol daha atsa veya yemese finali görmüştü. Toteme yüz sürün Milli takım son 4 maç kala hala umudunu sürdürüyor. Diğer sporlarla ilgilenmediğimizden bilmiyoruz, muhtemelen madalya koyacak büfe bulamıyoruzdur.

Ve Tayyip futbolda son kumarını geçen hafta oynadı. Maksat ulus sporunun zirvelerde dolaşması değil, nerede bir hatırı sayılır bir kademe varsa oraya mutlaka şeriatçı birini yerleştirmek. Kendisi bulunduğu yere başkalarının planlamasıyla geldiği için, her durakta bir ricayı emri yerine getiriyor. Futbol para etmeye başladı başlayalı da kontrolü altında. CAS dan takımların kasılarak gönderileceğini herkesten önce ve daha iyi biliyordu. Gezipark olaylarının patlayacağını bilse, kendisi sırça köşkte otururken, Fenerbahçelilerin gecekondusunu taşlamazdı. Başına iş aldı, şimdi eğer futbol yasalarını az buçuk bile işletse Fenerbahçe'nin amatör kümelere kadar düşürülmesi gerekecekti. Futbol oligarşisinin sonu demekti bu ameliyat. Daha kolay bir yol buldular. Ve birazdan gerekçelerini yazacağım ameliyatı geçen hafta yapıp, hastayı yoğun bakıma aldılar.

Başbakanın futbol, takımlar, milli takım umurunda bile değildir. Hikmetyar'ın önünde namaz kıldığı zaman muhtemelen futbol hayatı bitmiştir. Daha ciddi misyonu vardır.Şu an kontrol edilemez biçimde sürüklenmektedir. Aklı selim Fenerbahçe Taraftarı, başlarına sebebi mutlaka anlaşılacak felaketi açanın Tayyip Erdoğan olduğundan emindir. Artık her maç bu daha başlangıçtır. Fenerbahçe Avrupadan kovulmuş, ligten düşürmek de Şebeke'nin işine gelmemektedir. Böyle idare edelim desen hadi Beşiktaş'ın da yarası var gocunuyor, Galatasaray taraftarını nasıl zapt edeceksin. Milletin balık hafızalı olduğu konusunda hem fikiriz de, yine de bir zaman ihtiyaç var. Başka zaman olsa, Galatasaray hocasını aynı anda Milli Takımın başına getirmeye kim cesaret edebilir. Geçen yıl, Aykut aynı anda Milli takım hocası olsa biz kıyameti koparırdık. Fenerlilerin koparmaması garip değil mi?

Fatih Terim'in Milli takımın başına getirilmesi, bir anlamda Fatih Terim'in Şebeke'nin başına getirilmesi demektir. Şimdi hangi Galatasaraylı, hangi, maçta Fatih Terim orada reisken, Feneri düşürün diye bağırabilecektir. Sistemi kuranların içinde olmadığımızdan ancak olaylar bittikten sonra yorum yapabiliyoruz. Belki de bu sezon Galatasaray'a, nasıl olsa Fenerbahçe Şampiyonlar Ligine gitmeyecek, Galatasaray'ın gitmesi garanti, bari Şampiyonluğu Fener'e verin de hassas denge bozulmasın diye rica ettiler, pardon emir verdiler. Belki de 10 yılda bir Şampiyon olmasına izin verilen Beşiktaş'a sıra gelmiştir. Ben bu sezon eğer Başbakan taklaya gelmezse, Galatasaray'ın Şampiyon olmayacağına(olamayacağına değil) bahse girerim.

Biz kendi kapımızın önünü süpürelim bari. Bu sütunlarda onlarca yazı yazdım, Fatih Terim Hoca değil diye. Bahtiyarım ki şimdi bütün futbol milleti benimle aynı fikirde oldu. Milli takıma Hoca lazım olsa, 2 ay önce yarı final görmüş koskoca Aykut, seneler önce yarı final oynamış, 3 takımda Şampiyonluk yaşamış Dürüllülü, Dünya 3.sü Şenol Güneş, Milli Takım hocalığı seçimle olsa uzak ara seçilecek Yılmaz Vural hocalar boştayken, tuvalete gidecek vakti olmayan Fatih Terim'e görev veriliyor. Yani hocalık görevi değil verilen anlatmaya çalıştık. Bir başka ifadeyle Fatih terim Hocaysa bu saydıklarım, ve şu an o takım senin bu takım senin Evliya Çelebi gibi dolaşanlar ne. Kaldı ki Galatasaray ve Fenerbahçe'ye hoca lazım değil. Olsa Reykart geldi, teneke bağlandı arkasına. Oligarşinin iki yağlı kazığı hocalarla idare edilemez. Fenerbahçe idare edilir sandığı için başına bu felaketler geldi. Fatih Terim olmasa bizim başımıza da gelmesi işten bile değil. Fatih Terim Galatasaray'da futbol takımı hocalığından çok daha başka işler yapmak mecburiyetindedir. Kuşkularımız, kuruntularımızın sebebi budur. Yol yakın, uyarıyorum, Galatasaray, yapılan ameliyatla steril odaya alınmış serum bağlanmıştır. Bakalım Fatih Terim hem Musa'yı hem İsa'yı nasıl memnun edecektir?

Bu kadar yazdığımız yazı giriştir. Okunacağından emin olsam 100 sayfa devam ederdim kesiyorum, ana fikre giriş yapıyorum. Taffarel'e, Ümit'e, Hasan'a yani Grande'nin yardımcılarına. Galatasaray tarihinin en büyük macerasını yaşayan, yaşatanlara. En sevdiğim Galatasaraylılardır, bunu peşin yazayım. Yardımcılık adında bir ekmek varsa bu çocuklar yesin, helal olsun. Ne iş yapar bu yardımcılar bir bilene soralım. Taffarel kalecileri çalıştırıyor, acaba Rüştü bir takımdan kaleci hocalığı teklifi alsa kabul eder mi? Taffarel etmiş, sorun yok devam etsin. Fatih Terim'in destanlar yazdığı maçların büyük kalecisiydi, minnet borcumuz vardı, ödüyoruz. Ümit Davala, Milan maçında son saniye penaltısını atmış, Terim'i Danimarka trenine bindirmişti. Arsenal'e bir penaltı golü daha atmış, kupayı elletmişti. Hasan Şaş o unutulmaz maçın, 10 kişi kalan takımına sonradan girmiş, son saniyelerde saldıran Galatasaray'ın bir neferi olmuştu. Hasan'ın sonrasını da hepimiz biliyoruz. Fatih Terim'e apolet takıp İmparator yapan futbolculardı onlar. Sırası geldiğinde de terim onları koruyup kollayacaktı. İş futbol takımı hocalığı yardımcılığı değil, herkes kendi kesesinden yesin içsin saltanatım var benim işiydi. Yardımcılara verilen para, Galatasarayın parasıydı. Gözümüz yok, baştan da dedik tekrar edelim böyle kolay bir ekmek kapısı varsa, Galatasaray'ın efsane futbolcuları yesin ekmeği, doğrusu budur. Ne var ki efsaneler TÜH le sınırlı değildir.

Hakan Şükür'ün ihtiyacı yok, palazlandı, zaten yapmaz onu bırakalım. Suat Kaya var, Arif Erdem var, Hakan Ünsal var, Vedat var, Emre aşık var. Madem adalet dağıtıcısın sırayla yaptır bu işi. Ne yapıyor yardımcılar? Antrenmanlarda hafif düz koşu yapılır, Hasan'la, Ümit manga komutanlığı yapar koşarlar, çift kale maçta hakemlik yaparlar. Canları isterse oynarlar. GS tv izleyicileri merak eder, bekler programlara çıkarlar. Futbolculara sessiz film oynatırlar. Maçlarda Fatih Terim'in yanında oturur, gol olduğunda sevinirler. Değişecek futbolcuyu çağırırlar, formu doldurup yan hakeme verirler. Bunlar yardımcı hocanın işleridir. Bu işi her Galatasaraylı en az Hasan kadar yapar. Patagonyaca'dan tut Urduca'ya, Çince'den Rusça'ya her dili konuşan, Ümit'in aldığının onda birine razı olan, kendi ligimizi geçtik, Dünya'daki bütün futbolcuların ayakkabı numarasını bile bilen Galatasaraylı yüzlerce vardır. Almazlar, niye çünkü onlar Fatih Terim yürütülürken, koşturulurken bir emeği geçmemiştir. Nitekim Avrupa Şampiyonluğundan bir önceki sezon Atletik Bilbao maçında son saniyede golü atamayan Burak Akdiş takımı guruplardan çıkaramamış, Fatih Terim'e bir yıldız da o koyamamış, sonrasında Florya'dan içeri bile girememiştir. Burak'a Terim'in borcu yoktur.

Bütün kurumlarda yardımcının işi, rüyası günün birinde yardım ettiği kişinin yerine olabilmektir. TÜH'ün bu anlamda bir beklentisi yoktur, asla da olmayacaktır. Ellerine büyük bir fırsat geçmişti oysa. Fatih Terim'in başına iş gelmiş uzunca bir süre takımın en azından 90 dakikalığına sevk ve idaresi kendilerine verilmiş. Baş cümleye dönmek gerekiyor ki, Fatih Terim'den başka futbolun dümenine geçebilecek hiç kimse yoktur. Eğer vakti varsa Federasyon Başkanlığı, hatta boş zamanlarında da Spor Bakanlığı yapabilir. Ne acıdır ki ülke Fatih Terim'e bir yardımcı bile yetiştirememiştir. Bizim yardımcıların ustalarından öğrendikleri tek şey ego olmuştur. Tıpkı Bülent Korkmaz'ın Lincoln'ü çıkarıp, Yaser'i oyuna alıp küfür yemesi, tıpkı Ersun Yanal'ın Hakan Şükür'ü ilk maçtan rencide etmesi, tıpkı Apo'nun Selçuk İnan'la dalaşması gibi. O kadar büyük futbolcularla  oynadınız, o kadar büyük hocalarla çalıştınız icraatınız Drogba'yı çıkarıp, Emre'yi oyuna almak oldu, tüh size.

Dünyada hiç bir mal yoktur, 1.89 luk ölçü biriminde olup, 1.65 lik ölçü birimiyle değişilip karlı çıkılan. Bir önceki maçta Selçuk'u çıkarıp aynı haltı yediniz. Emre Çolak'ı 2-0 galip takıma aldınız, maç 3 dakika daha olsa berabere kalacaktınız. Takım Bursa'da ligin başı itibarıyla en unutulmaz maçını oynuyor, galip, 2.ciyi atsa ligi daha 2. maç koparacak, top direkten döndü, uyarıyı bile anlamadınız, Muslera adam basana kadar topu tutmayıp vakit geçiriyor, Bursa düştü düşecek 2. yemeyip maça tutunmaktan başka bir planı yok, siz panik halindesiniz. Daum'a sorsan o bile akıl edemez, siz ediyorsunuz Drogba'yı oyundan alıyorsunuz. Tüy siklet Emre Çolak'ı oyuna soktunuz. 3 senedir takımın içindesiniz hangi maça Emre girdi de maç girdiğinden daha iyi bir sonuçla bitti? Özürünüz kabahatinizden büyük, orta sahayı 5 lemişsiniz. 3 lediniz haberiniz yok. Madem yatacaksınız, Drogba'yı beke alın. Drogba sizi dövse haklı. Bakın çocuklar Drogba kendi istemediği sürece oyundan çıkmaz. Yorulursa söyleyin otursun orta sahada 5 dakika dinlensin.Maç kopana kadar Drogba çıkmaz. Drogba çıkarsa Sneijder oyuna girer, en kötü Melo girer. Büyük takımların yedek futbolcusu olmaz. Yedek ne demek? sakatlanırsam, maçta hastalanırsam çıkacağım yerime o girecek.

Yedek sadece Eray İşcan'dır. Onunda kaleci olup olmadığını kimse bilmiyor. Muslera sakatlanmadığı, atılmadığı sürece o sandalyede oturacak. Diğerleri eğer yedekse dediğim olasılıklar da oyuna girecek. Yok illaki Emre Çolak, Erman Kılıç oynayacaksa ilk 11 başlatın. Kenarda yedek futbolcu olmasın midem bulanıyor. Onlar çıktığı zaman Selçuk girsin, Drogba girsin, taraftar heyecanlansın, rakip ürksün. Bir şeyler yapabilme ihtimali belirsin. 2000 senesinin takımında yedek mi vardı?. Kimi oynatırsan oynat cehennem gibi cezalandırıyorlardı.

TÜH, size söylüyorum. Hamit'in 90 dakikanın tamamında iyi veya tamamında kötü oynayamayacağını bile bilmiyorsunuz. Hamit kötü başlarsa sonradan açılıyor, ivme kazanıyor, vitesi artıyor. Haberiniz var mı? bu yönde bir uyarıyı Usta'nıza yaptınız mı? ya da her hangi bir durumda hiç uyarıda bulunuyor musunuz, yoksa Tayyip'in yardımcıları gibi el kaldırıp indiriyor emredersiniz efendim mi diyorsunuz.Fatih Terim takımı size bırakıp tuvalete bile gidemeyecek mi? Yarın hocaya bir şey olsa, maça bile gelemese ne yapacaksınız bir planınız var mı?

Geçen yılı saymıyorum. Arada puan farkı vardı eğer maç içinde Terim bir şekilde size talimat vermemiş de takımı siz yönlendirmişseniz bile benim için ölçü değildi. Bu sene 3 maça çıktınız, kupayı Fener'den aldık ama biz Hatice'ye bakanlar yusuf yusuf maçı seyrettik. Hiç bir maçı koparamıyor, öne geçince sıçan gibi yatıyorsunuz, daha doğrusu yatamıyorsunuz bile. Bursa maçında son dakikalarda ceza sahası çizgisinden çaprazdan serbest vuruş kazandı Bursa. Tek kişi baraj kurdurdu Muslera, kimdi gördünüz mü? 1.65 boyundaki Erman Kılıç. Zıpladığında Drogba'nın ancak çenesine geliyor. Kıl payı gol olmadı, Aleks olsa, Hagi olsa, Selçuk olsa, Sergen olsa, önünde Erman varsa affetmezdi, görmediniz mi?

Sizin sayzınıza, bedeninize bu takımın umarım bir daha ihtiyacı olmaz. Galatasaray'a, Fatih Terim marifetiyle yapılan operasyondan endişe duyduğum için uyarmak ihtiyacı hissettim. Her şey her gün değişiyor, gelişiyor, bakarsın takım yoğun bakımda tahmin edilenden  çok daha uzun kalır, kim bilir Terim yardımcım var zanneder de takım size kalır.. Nasreddin Hoca'lık yapalım, su testisi kırılmadan suya gi
derken sizi dövelim. Şu büyük takımla şu iki maçı yönetemediniz ya, tüh size TÜH Sayz üçlüsü.

30 Ağu 2009

Nedir Bu Kuyruk Acınız


Ümit Davala, Hakan Ünsal, Hakan Şükür, Hasan Şaş, Bülent Korkmaz, Suat Kaya, Okan Buruk, Arif Erdem. Ergün Penbe. Galatasaray tarihinin en büyük maceraperstleriydiler. En büyük maçları oynadılar ve muzaffer çıktılar. Kendileriyle birlikte bizlerin de başını göğe erdirdiler ve hepsine minnet ve şükranlarımızı fazlasıyla ödedik. Sonra birer birer aramızdan gözümüzün önünden ayrıldılar. Gönlümüzden asla ayrılmayabilirlerdi. Çok geçmedi daha dündü, kimileri sabır edemediler, çoktan tarih olmuş jübile maçları sevdasına düştü kimileri. En son jübile maçı, Mehmet Özdilek'in jübilesiydi. Beşiktaş takımı İnönü Stadında işemeye gelse en az 10.000 kişi tribünlere dolardı. Mehmet'in maçına 2.000 kişi, ya geldi ya gelmedi. Fatih Terim jübile yaptığında maça 40.000 kişi gitmişti. Jübile eskidendi. Bırakın ağlamayı çocuklar.

Ümit Davala, Arif, Suat sessizce çekildiler ortamdan. Galatasaray aleyhine bir laf ne duyduk, ne okuduk. Okan Buruk, döndü dolaştı kürkçü dükkanına bir tur daha attı. Oynadı oynayamadı, sonra o da gitti. Futbol oynayabileceği bir takımda devam ediyor.

İlk ihanet Hakan Ünsal'dan geldi. Tutturdu ben oynayacağım diye. Atarım tutarım, yar başında tutarım Fatih Terim'in bir bildiği varmış demekki. Tekrar geldiğinde alayını kadro dışı bıraktı. 2. Fatih Terim dönemi fiyaskoyla sonuçlanınca yerine gelen Hagi bunları affetti. Onlar da Hagi'nin sonunu getirerek borçlarını ödediler! Hakan Ünsal Rize'ye gitti, aklı sıra kendini gönderenlerle sahada hesaplaşacaktı. Sahada olmadı ama maymunlar cehenneminde gün be gün hesap ödemekte kendisi.

Ergün Penbe fazla ısrarcı olmadı, büyük takımın efsane futbolcusu olma sıfatıyla kendisi de oynamadan para aldı Galatasaray'dan. O kadar da olurdu, kolaymıydı Avrupa Şampiyonu olmak. Kolaysa aradan 10 sene geçti hadi bizden geçti diyelim, medyamızın, ülkemizin resmi takımı alsaydı. Ergün oynarım sandı, gitti Gaziantepspor'da bir kaç maça çıkabildi sadece.

Hakan Şükür küstü, Şampiyon takımın kaptanı olarak bir sezon daha oynamak istiyordu. Dediler Baros'u getireceğiz. Olsun bana ne ben Hakan Şükür'üm bana para verin diye tutturdu. Yalvardılar, gel heykelini dikelim dediler, gel istediğin kademede Galatasaray'da ol dediler. Kendini biliyordu, ömür boyu tutamayacaktı dilini. Heykeli dikilseydi şimdi yıkılacaktı.

Bülent Korkmaz son sene hiç oynamadan milyon dolarları cebelleze indirdi. Aynı şey onun içinde geçerliydi. İstese tekme tokat Galatasaray Başkanının odasına girer kimse de bir şey söyleyemezdi. Oynayacağım dedi, gitmem dedi. Kayboldu, haber alınamadı kendisinden. Bir de baktık Bakkal çırağı olarak Ankara'daydı. Galatasaray'a gol atmıştı çıraklık yaptığı takım. O golde yaptığı şaklabanlık, benim Bülent için bitim noktası oldu.

Bu sene de Hasan Şaş fırladı lüverden. Son 4 senede 10 maça çıkmamış Hasan Şaş bir sene daha oynamamak üzere kalmak istiyordu. Galatasaray tarihindeki en sevdiğim futbolculardan Hasan Şaş, böyle mi şaşırtacaktı beni? Hangi takımın var böyle efsane futbolcuları? Sessiz sedasız çekilip, taraftarın kalbinde sonsuza kadar oturmak varken, her görüldüğün yerde saygı, sevgi, izzet ikram görmek varken nedir bu kin, neyin kuyruk acısıdır? Üç beş çapulcu(yarın Arda Turan için de yapacakları garanti) ıslıkladı diye koskoca Galatasaray taraftarına kusmak. O Galatasaray taraftarı değil miydi sizleri bağrına basan, hançerlerini yırtarcasına bağıran, gaz veren, normal oyununuzun üstüne çıkartan.

Bunların derdi futbol oynamak değil. Eğer futbol oynayabilecek gücü, kabiliyeti kendilerinde görseler şüpheniz olmasın, Hasan Adana'ya, Hakan Sakarya'ya giderdi. Oralarda bile oynayamayacaklarını bildikleri için , oynamayacakları takımda kalıp para alma derdindeler. Bu Galatasaray kadrosunda hangisi oynayabilir? Koskoca Kewell'in, Elano'nun ilk 11 yeri garanti değilken Hasan şaş, Hakan Şükür oynayabilir mi? Oynayamaz, antrenmana çıkarlar, tribünde otururlar para alırlar. Daha öncekiler yediler kolpayı, Adnan Polat yemedi. Oynatmayacağım futbolcuya niçin para vereyim dedi. Bizimkiler de kutsal ittifak içinde oldular. Şimdilerde muhtemel bir ikinci zaferin önünü tıkamakla iştigal etmekteler. Göreceksiniz ortalık kızıştıkça bunlar ellerinde benzin tenekeleriyle koşacaklar yangın yerine.

Şimdi moda Galatasaray'lı eski futbolculara kapı aralamak. Prim yapıyorlar, Rıdvan, Selçuk para etmiyor. Onların Galatasaray'a sövmesine kimse yeşil indirmiyor. Fener'e yalamalık yapıyorlar zaten yaptıkları kadar, bilinmedik beklenmedik şeyler değil.

Bakıyoruz ve çok üzülüyoruz, Hasan Şaş'da sürüye katılmış. Beni Kaptan yapmadılar'da Arda'yı yaptılar diye için için hayıflanıyor.

Ulan Surinam'lı yarın yenilde şu garibanlar sevinsinler. Öteki hafta da maç yok nasılsa bir 15 gün içlerindeki irini kussunlar. Bizim içimizde hala onlara laf söyletmeyenler var, onlar da görsün yıllarca koynumuzda neler beslediğimizi. Bir elensin ortalıktaki sülükler, bakalım kimler kalacak bizden yana. Dostumuzu düşmanımızı öğrenelim.

Dün yazdık, hızımızı alamadık bugün de devam ettik aynı konuya. Hiç bir şey istemiyoruz sizden eski Galatasaray'lı futbolcular. Gölge etmeyin yeter. Bırakın takımı bize, ArdaTuran'a ve Surinam'lıya.

29 Ağu 2009

Bırakın Bari Anılar Güzel Kalsın



Metin Oktay'ı seyretmedim, emek harcamadım yani. Yani seviyormuyum sevmiyormuyum bilemiyorum. Ancak saygı mecburdur bizde, sevgi ise özgürdür. Sevenleri üzmeyen babayı, görmesek bile sevmişizdir. Sevginin de bire bir karşılığı emektir. En çok neye emek verdiysen o en sevdiğindir, en sevdiğin şeye de en çok emeğin geçmiş demektir. Yani biz, yani Galatasaray'ı 1000 defa seyretmiş taraftarlar için en büyük emek takıma verilmiştir. Ve bu yüzdendir di, geceleri ateşler içinde uyanıp, kana kana su içer gibi, ekmeği tuza batırıp yer gibi sevdiğimizdir Galatasaray.

Galatasaray'a emek harcarken aynı zamanda yüzlerce Galatatasaray futbolcusu geldi geçti. Yüzlerce Galatasaray futbolcusuna da emek harcadık. 40 yıllık blançoya baktığımda Galatasaray futbolcularının içinde benim için özel olan futbolcu sayısı 5(yazıyla beş)i geçmez. İlk yıllarda Büyük Mehmet'ti idolümüz, topun kendisine gelmesi için adeta yalvardığımız Ördek Mehmet son iki sezonunu Fenerbahçe'de geçirerek sevgimizi çaldı götürdü. Bizim için Galatasaray'la ilgili ilk travmaydı.

Sonrasında Büyük Metin'i sevdik, Metin Yıldız'ı. İsyancıydı, serseri avare ruha sahipti. Sapına kadar Galatasaray'lı bir büyük futbolcuydu. Galatasaray'ın ilk maceralarında vardı, kim bilir kaç çocuğu Galatasaray'lı yapmıştı. Ve bugün 20-25 yaşlarındaki ismi Metin olan Galatasaray'lı gençlerin sorumlusuydu. İsmini Oktay'dan miras olarak almış ve miras olarak bırakmıştır.

Fatih Terim, Cüneyt, Prekazi, Simoviç, Tanju Çolak, Papaz... gibi nice sevdiğimiz futbolcular geldi geçtiler. Ama tüyler diken diken değildi işte bir şekilde. Sonra bir baktık Tugay Kerimoğlu çıktı sahalara. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en teknik futbolcusu Tugay, her Galatasaray'lının olduğu gibi benim de en sevdiğim futbolcular arasındaki ilk 5 ime girmişti.

Ve unutulmaz senelerin başlangıcında, 1996 yazında Hagi devraldı sevilen Galatasaray'lı futbolcular bayrağını. Adını andıkça içimizin bir tuhaf olduğu Karpatlar'ın Maradona'sı gelmiş geçmiş en sevilen Galatasaray futbolcusu oluvermişti benim nazarımda. Gittikten sonra futbola küsmüştüm ki, antrenör olarak geri dönmüştü. Hagi en çok emek verdiğim Galatasaray futbolcusuydu. Ne yazsak az gelir, yazamayız, hiç bir kelimeyle tarif edemeyiz sevgimizi.

Bir de Karataş'lı Hasan vardı, benim en sevdiğim futbolcular listemde. Hiç oynamadığı 2006 şampiyonluğu onundu. Hastaneden kaçıp, tribünlerde oturması bile yetmişti. Ağlayarak beklediği şampiyonluktaki resmi, duruşu asla unutulmayacaktı. Hiç oynamadığı son üç sezon vardı. Hiç birimize fazla gelmiyordu.


630 maça çıkmış Bülent Korkmaz, inanın benim için en sevdiğim futbolcular listesine hiç bir zaman girmemişti. Aynı duygularım Hakan Şükür için de geçerliydi. Onları sadece Galatasaray futbolcusu oldukları için sevmiştim yani. Futbolu bıraktıktan sonraki icraatları Galatasaray'lıları yaralasa da ben bunlardan fazla bir şey beklemiyordum zaten.

Hiç affedemeyeceğim şey nankörlüktür. Biz de nankörlük etmiş olmayalım. Ancak Hasan Şaş'la, Bülent Korkmaz'ın sanki sözleşmiş gibi kustukları irini görmezden de gelmeyeceğimizi dosta düşmana gösterelim.

Neler söylemişler, hepiniz biliyorsunuz, ben tekrarlamayayım. Büyük Hocamız Bülent Korkmaz kendini, Rijkaard'la bir tutmuş, Kewell'i yedek bırakmakla övünüyor. Kewell yedekteyken Yaser'i oynat, elinde Lincoln varken Mehmet Güven'i sahaya sür, tek gol at üstüne yat, küme düşen takımlardan hezimet ye ve kus. Sana aykışır, benim Bülent'ten beklentilerim çok fazla. 630 maça çıkmış, Galatasaray'dan başka bir takımda oyna(ya)mamış, son senesini kulübede geçirerek milyon doları cebe indirmiş, Gençlerbirliği yardımcıyken Galatasaray'a attıkları golden sonra el kol hareketi yapmış, bi bok sanılarak Çaylağın yerine getirilmiş, takımı boka çevirerek kovulmuştur. Göreceksiniz çok yakında bütün Galatasaray'lılar kendisinden nefret edecektir. İlk yenilgide, başlar ilk derde girdiğinde salyalarını akıtmak için tereddüt göstermeyecektir. Galatasaray'ı beter olmasını istemiyorsa eğer ben Galatasaray'lılığımın hayrını görmeyeyim. Lucescu'nun geçen yıl Fenerbahçe'ye hoca olarak gelme ihtimalinde yardımcısının Bülent Korkmaz olacağını söylersem ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Şaş, dümeni her futbolu bırakan Galatasaray'lı gibi Bokludere'ye doğru kırmıştır. 5 defa istemişlermiş, gitmediğine pişmanmış. Merak etme Hasan'ım seni o zamanlar isteyenler iyi futbolcu olduğun için değil, Galatasaray'ı karıştırmak için istemiştir. Keşke gitseydin de bu lafları senden işitmeseydik Hasan. Surinam'lının Barca'dan başka başarısı yok diye zırvalamışsın. Daha ne olsun, Galatasaray'ın başındaki adamlar Dünya'nın en büyük takımında 5 yıl hüküm sürmüşlerdir. Keşke Bülent'in dolduruşuna gelip, iki oda bir holken oyuna girip maskara olmasaydın. Belki şimdi sen de medya maymunu olacağına Büyük Surinam'lının büyük futbolcuları içinde olacaktın.

Arif, kadar Suat kadar, Ümit Davala kadar olamadınız. Param da param diye tutturuyorsunuz dilenci gibi. Ne oynadın kardeşim son 5 sene, eğer maç başı para yazsalardı Galatasaray muhasebecileri sana, şimdi Hakan Ünsal gibi bir delikten çıkmak için yalamalık yapacaktın. Bizim sevdiğimiz Hasan Şaş asla yalama olmayacaktır, Bülent Korkmaz önemli değildir, istediğini yapabilir, şaşırtmaz bizi Hasan. Ama sen şaşırtırsın, senden Galatasaray zararına bir hareket duymak, okumak bizi yaralar. Yol yakınken çık bu eski Galatasaray'lı futbolcuların Galatasaray'a sövme çetesinden. Sen kim Bülent Korkmaz kim, Bülent Korkmaz'ı tel örgülerin dışına çık kimse tanımaz, seni bütün Dünya tanıyor Hasan. Mısır'da Türk'üm deyin hilafsız yanınızda kim varsa ''yavaş yavaş Hasan Şaş''der.
Ha yok kardeşim, ben paramı isterim, ben de diğerleri gibi ekmeğimi Galatasaray'a söverek daha rahat bir şekilde kazanırım diyorsan yolun açık olsun. Listeden adını çıkarırım olur biter, nitekim senden önce oynayanların nicesini sildiğim gibi.

Bize Metin Oktay, Hagi ve Büyük Kaptan Arda Turan yeter.10 ların sevgisi büyük Galatasaray taraftarını doyurur. Siz elinizden geleni ardınıza koymayın.
Bıraksaydınız bari anılar güzel kalsaydı.

22 Haz 2009

Hasan; Uyan Artık Uykudan Uyan




Şu Galatasaray tarihinde en sevdiğim futbolcular içindesin Hasan'ım. Ben de kredin hiç bitmez. İki oda bir hol olup ta elendiğimiz maçı kurtarmak üzere oyuna girdiğinde bile kızmadım sana. Ki tribünlerde topa ilk dokunduğunda homurdular kopmuştu.




Hasan'ım sen büyük Galatasaray devriminin oynayan son devrimcisiydin. Bir nesil seninle birlikte tarih oldu. Taffarel'li Brezilya'ya gol attıktan sonra namın Dünya'ya yayıldı, mazlum ülkeler futbolseverleri duvarlarına senin de resmini astılar.




Ve Hasan'ım duyduklarım umarım yalan haberdir. Galatasaray'dan alacağın 1.milyon doları alabilmek için kapımıza haciz gönderecekmişsin. Hani haber doğru bile olsa meraklanma seni silmem, ama insan sevdiğine sitem edermiş. Sadece sitem ederim sende mi Hasan'ım derim? Sürekli lanet ettiğim endüstri futboluna, sürekli küfür ettiğim futbolcu satıcılarına basarım kalayı olur biter.




Hasan hatırlıyorum bundan 3 sene öncesini. Felaket bir sezon geçirdikten sonra malum rakipten bile teklif gelmişti sana. Adana'lı, Karataş'lı, Galatasaray'lı Hasan'ımızı yollayacak değildik. Daha çok işimiz vardı seninle. Sen olmasan kim dalaşacaktı Kadıköy'deki soytarılara, maç uçurumlara giderken kim forseleyecekti oyunu? Sen sahada topla harman dalı oynayacak, kendine bile çalım atacak, biz tribünlerde halay çekecektik daha. Görecek günlerimiz vardı Hasan seninle. Nankörlük etmeyelim gördük de. Kayseri'yi yenip Denizli'den haber beklediğimiz 16 dakikanın baş efsanesiydin. Klasiklere girdi üstün çıplak başın kel, gök tanrıya yakarış fotoğrafın.




Ve Hasan Şaş'ım sen bu son üç sezonda toplam 38 maça çıkmışsın haberin var mı? Haberin varmı Karataş'lı geçen sene sadece 10 maça çıkmışsın, kaç maça sonradan girdin, kaç maçı tamamladın saydın mı? Hasan bu sene ne zaman sakatlandın, çoğu torpille 8 maçta oynamışsın. Sonunda da yuhalanmışsın. Kısaca Hasan'ım, benim sevdiğim Hasan'ım son transfer paranı haketmemişsin. Adana'da acılımı yedin? göbek yapmışsın.




Ne yapsaydık Hasan, Surinam'lı Bülent değil ki nazımız geçsin. Bir sene daha kıyak yapsın sana. Galatasaray'ın Başkanı Sultan Süleyman değil'ki sen kulübede esnerken cebine para doldursun. Elini vicdanına koy, bu takımda oynayabilirmisin. Biz Linderoth'a kaptırdığımız paraya yanarken içimizden birini nasıl domine edeceğiz? Hepiniz senede 2 ameliyat geçirdiniz, burası futbol kulübü mü, hastane'mi belli değil. İş futbolcuya kalsa demek bizim kalede hala Turgay Şeren vardı. Hakan Şükür, Bülent, Ergün, Arif hepiniz takımdaydınız. Hiç biriniz Hagi olamadınız yazık. Son maçta tribünler ağlayarak yolladı Hagi'yi. Yalvardılar Romanya'da, bir sene de burada oyna diye.




Ergün kulübeden emekli oldu. Bülent Korkmaz kulübenin tozunu aldı son sene. Sen bırak kulübeyi revirden emekli oluyorsun. Hakan Şükür son maçta gol atarak gitmişti, kendi gitse ne güzel olacaktı. Bir de bu takıma vefasız diyorsunuz, ne vefası be çocuk? Daha ne yapacaklardı?




Benim bildiğim Hasan Şaş, son sene aldığı bir para varsa Florya çalışanlarına bağışlar, aslanlar gibi ayrılır ve istediği zaman gelir. Ya haber doğru çıkar da, icra marifetiyle hak etmediği parasını alırsa ne olacak. Bilmiyorum çocuklar, Hasan'ın ihanetine dayanamam.

30 May 2009

Güle Güle Karataş'lı



Hep beraber yedik Hasan Şaş'ımızı. Geçen yıl, oynamadığı halde Şampiyonluğun en büyük futbolcusu oydu. Tribünlerden, yedek kulubelerinden, ameliyat masasından ne çalımlar, ne asistler yapmıştı. Bitirdik işini bir efsanenin daha. Bir büyük Galatasaray'lı geçen gece yoktu UEFA kupasını alan bazı futbolcuların içinde. Çok da önemli değil aslında orada olması, bana sorarsan olmaması daha iyi olmuş. Ancak Hasan Şaş'ın ligin, futbol hayatının Galatasaray'daki en son maçında sahada olması önemliydi.

Hazır olmadan, pisliğe bulaştırılmış takıma, kurtar bizi diye oyuna sokulan Hasan Şaş, tıpkı daha öncekiler gibi taraftarın gözünden düşürüldü.

Şimdi Hasan Şaş'ımız ne yapacak? Biz Hasan Şaş'sız ne yapacağız?

Mısır'a gidenler bilir, gidecek olan varsa öğrenir. Türk'üm dediğiniz anda yanınızda kim olursa olsun şu cümleyi duyacaksınız.''Yavaş yavaş Hasan şaş'' Mısır'da en sevilen futbolcu, Messi, Ronaldo değildir. El Sakayı, Ayman'ı tanımazlar bile. Ne varki Hasan Şaş nedendir bilinmez Mısır'da efsanedir.

Tugay'ın İngiltere'ye gidip bizde olduğundan daha fazla kıymete bindiğini futbol tarihi bizlere göstermiştir. Sıra Hasan'dadır. Gitsin Mısır'a yıllarca omuzlarda taşınacaktır.

Hasan Şaş; Galatasaray'da en sevdiğin futbolcular kim diye bana sorulduğu zaman, ismin Tugay'ın önünde, Hagi'nin arkasındadır haberin var mı?

Yolun ve bahtın açık olsun, Çağırdığımızda yalpalayarak önümüze gelen, Galatasaray'ı biraz daha fazla sevmemizi sağlayan yiğit, mert Adana'lı.

2 Şub 2009

Galatasaray'lı Hasan Şaş ile Fener'li Ciksin


Fenerbahçe'ye geldin ya at kalede Kova Yaşar var. Galatasaray alt yapısında başlamış futbola. Kaç yaşında? 8. Ben futbolcu değilim, 3 yaşında başladım futbola. Topa vurduğum zamanlarda, duydum Metin Oktay Fenerbahçe ağlarını yırtmış. Abim 5 yaşında Fenerbahçeli, ben Galatasaraylı oldum. Oluş o oluş. Galatasaray için ölümlere gidip geldim, bir oğul yetiştirdim benden daha Galatasaray'lı.

Emre'ciksin, hayırlı olsun Fenerbahçeliliğin. Sen o takımda 10 maç forma giy, ben bırak yazı yazmayı, yazılan her hangi bir şeyi okumam bile. 8 yaşında Galatasaray'da oynamış, ne mübarek hocalar varmış ki seni adam yerine koymamışlar. Atmışlar bir tarafa, yürümüşün gitmişin Fener'li aslan baban sayesinde. Layık olduğun, olman gereken yerdesin şimdi. İki maçta attığın şutlar direkten dönmese sadece Emre Yazı tipi boyutuidin, şimdi Ciksini eklediler.

Bizden uzak olun lan, adımızı ağzınıza almayın. Biz Galatasaray'ız, bizim yaşam şeklimiz başkadır. Bizde oynamak için kıstas iyi futbolcu olmak değildir. Bizde oynamanın biricik şartı, yabancılar dahil Galatasaray'lı taraftar olmaktır. Tarihimizide nice futbolcular vardı, iyi futbolcu değillerdi, kalbimize girdiler. Öner Kılıç, Kedi Bülent, Çaycı Ahmet.... sapına kadar Galatasaray'lılardı. Bugün Sabri, Hasan Şaş, Arda..., varmı üstlerine Galatasaray'lı.

Ey büyük Galatasaray, hayatım her şeye pişmanlıkla geçti. Şükür etmedim, Galatasaray'lı olduğumdan başka hiç bir şeye. Gökhan Emreciksin gibi bir sinsi futbolcu, harbi Emre gibi bizi kullanamadan layık olduğu yere geldiği için sevinelim. Ve ey büyük Galatasaray taraftarı, senin taraftar futbolcuların, Arda'ların, Sabri'lerin, Hasan Şaş'ların olduğu sürece başın her zaman yukarda olacaktır. Ve korkma hiç bir zaman asla eksik olmayacaktır, santra yapılırken ayağa kaldırdığın Ali Sami Yen'in çektiği üçlüde sarı kırmızı formalarıyla saldıran takımda Galatasaray'lı bir futbolcu.

9 Ağu 2008

Yavaş Yavaş Hasan Şaş



''Mısır kancasıGalatasaray'ın yıldız futbolcusu Hasan Şaş'a Mısır'dan teklifler var. Hasan'ı çok sevdiklerini ve onun ülke futboluna katkıda bulunmasını isteyen Mısırlılar, "Hasan'ın, Ahli ve Zamalek kulüplerinden birisine gelmesini bekliyoruz" dediler. 2002 Dünya Kupası'nda hafızalara yer eden Şaş, ülkedeki en ünlü yabancı futbolcular arasında gösteriliyor.''

Yalancı Fotmaç haberi. Ancak doğruluk payı var. Yalancı yazar her halde Mısır'da bulunmuş. Eğer giden varsa, yolu düşen olursa, Türk'üm der demez her Mısır'lı aynı şeyi söyler. ''Yavaş yavaş Hasan Şaş.'' Mısır'lının Hasan'ı nedense çok sevdiği doğrudur. Hasan sinirlendimi 10 kişi ayıramaz, Hasan delikanlıdır, kavga etmişse mutlaka haklıdır. Maçlara birer kişi çıkılsa ben Hasan'la çıkarım. Mısır'lıda bence hırçınlığını, mertliğini sevmiş olmalı.
Delikanlı Hasan bu sezon senin sezonun. İlker Yücesir'den iğne yemezsen en büyük sen oynayacaksın. Haydi Hasan Şaş, coş, koş


Hasan'ı işte biz bu

2 Haz 2008

Paranız Çoksa Bunlarıda Alın


Bu arkadaşlarda futbolcu. Profesyonel, ekmeğini futboldan kazanıyor. Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı 1475 sayılı iş kanuna tabi. Geleceğini ve ailesini düşünmek zorunda. Üstelik sabıkalı adamlar, her zaman aynı parayı kazanamazlar. Serde Galatasaray'lılık olduğundan bazen profosyonelliği unutup tribüne çıkarlar. Ana avrat söverler bazen. Ceza alırlar, atılırlar. Maç başı para aldıklarından para kaybederler. Akılları kıttır, ekmeğini sadece Galatasaray'dan kazanma yolunu seçmişlerdir. İki Adnan'dan biri kapıyı gösterse, aileleri aç kalır. Emre kadar para kazanamazlar. Emre daha evlenmeden, ailesini, çocuğu yokken çocuğunun geleceğini düşünmek zorundayken şu bizim geri zekalılar! paralarını sokağa atarlar. Florya'dan başka mekan bilmezler. Kapıdan kovuludu Sabri, bacadan girdi. Her sene yerlerine transfer yapılır, bir bakarsın bir kaç maç sonra sahadalar.
Ey serveti nerden geldiği belli olmayan büyük Fenerbahçe Başkanı; İş parayla değilmi? bastır paralarını al bu arkadaşlarıda. Sudan ucuz Emre'nin yanında. Üstelik bu arkadaşlarda parayla alınıp satılamayacak sizlerde olmayan beş okka taşşak var. Bakarsın başka zengin çıkar Emre'ye senden çok verir senide satar gider. Peki bu arkadaşlarının taşşağını satın alabilecek bir para varmı ki dünya üzerinde.
Ne yaparsanız yapın, ne kadar şerefsiz iyi futbolcu varsa doldurun Boklu Dereye. Dün kara dediğiniz şeye bugün ak deyin. Emre'nin atacağı bir aşırtma golü bekleyin. Unutursunuz size gösterdiği kol böreklerini. Küfür edenler tapınmaya başlar yakında. Hani yazmışınız ya büyüklüğümüz kupayla değil başka bir şeyledir diye. Bizimde büyüklüğümüz başka. Bizim büyük futbolcularımız başka. Biz futbolcunun oyunculuğundan çok, yüreğini kontrol ederiz. Onun içindirki taşağı ağır basan futbolcular, büyük rakam yazılı renkli kağıt parçalarını cebe indirmeyi değil, sarı kırmızılı parasal değeri düşük formaları giymeyi tercih etmişlerdir. Onlara saygılarımızla,

12 May 2008

Hasan Olunmalı


Aykut, Orkun; Kaledeki yanlız adamlar. Mondragon gider gitmez acabalar başladı. Forumlar'da ''kaleciler yeterlimi'' konuları açıldı. Ben Orkun'u Tubikandu'ya benzettim, Aykut'ada hiç güvenemedim, ödüm patladı en küçük maçta bile. En az gol yeme ortalamasıyla bitirdiler sezonu.

Kaleci olunmalıydı bu yıl Galatasaray'da.

Sabri; taraftar kontenjanlı delikanlı, orta yapmayı becerebilse Dünya'nın en büyük sağbeki olacak. Fener maçlarının amigosu. Kadro dışı bıraktı moruk. Yüreği kadro içindeydi, atamadılar. Müthiş finalle noktaladı macerayı. Sabri'mi olsaydık bu sene yoksa.

Servet olunmalıydı galiba; Kuşkularımız vardı, saatli bombaydı bizim için, Fener'de oynamıştı. Hiç bir takımı tutmuyorum demişti. Son 10 dakikaya kadar kahramanca çarpıştı. Tekmeye kafa koydu, kendi ortaladığı topa kendi vurdu, en değerli golü attı Süleymanoğluna.

Emremi olsaydık; Song tamtam çalmaya memleketine gidince Boızıt oynayacak ve marmara çırası gibi yanacaktık. Bir delikanlı geldi Ankaragücü'nden. Tanımıyorduk, tanıttı kendisini. Unutulmaz kaptan 3 numaralı formasını bu yıl hediye ederse şaşırmayın.

Uğur Uçar olsaydık keşke; Geleceğin kaptanı deselerdi bize. O karlı, buzlu Konya Stadında, ne olur ne olmaz desek, topu kaptırmayıp balta Batista'ya ayağımızı kaptırsaydıkta, koltuk değnekleriyle Fener maçına gelebilseydik.

Ayhan olsaydık; Sezona fırtına başlasaydık, yerimizi aratmayacak bir nöbetçi bulur bulmaz ameliyat olsaydık. Tam ihtiyaç varken iyileşseydik. Hatta iyileşmeden sahaya çıksaydık. Sivas'a unutulmaz bozukayı gönderebilseydik.

Şu genç yaşımızda Arda olsaydık; Bassaydık çalımı, yapsaydık ortayı, attırsaydık golleri. Bazen daha da öne çıkıp kendimiz atsaydık. Getirseydik takımı kapalının önüne, Re Re Re çektirseydik. Ben yenilmem diyenlerin önüne geçseydik. Ali Sami Yen'de halay çekseydik.

Topal olunmalıydı; Linderoth sakatlanınca kimseyi istemem diye haykırdı. Bakmayın siz adımın topal olduğuna dedi. Ne topalı meğerse adamımızda 3 bacak 2 yürek varmış.

Ümit Karan olabilseydik de sezon başı transfer olmasaydık başka takıma. Göğsümüzde bir topu yumuşatıp havada ters parande atarak Belediye ağlarına topu gönderebilseydik. Fener maçında bitime 2 dakika varken yaratana sığınıp çaksaydık ta Ali Sami Yen'i ağlatsaydık. Ümiiiiiiiit deseydi hopörlör ve stad yıkılsaydı Karaaaaaaaaan diye.

Kral Hakan Şükür olmak vardı bu sene. Millet kudurdukça golü atsaydık, biz attıkça onlar kudursaydı. Yüzlerine tükürseydik bizi çekemeyenlerin. Gol rekorunu kırsaydık, en çok şampiyonluk gören diğer Galatasaray'lı kardeşlerimize yetişseydik. Veda maçımızda şampiyonluk golünü atsaydık. Kral Hakan Şükür olarak zapta geçirseydik adımızı Galatasaray tarihine.

Hepsi biz olsaydık keşke oğul. Hepsi bizdik zaten. Ama biri daha olunmalıydı. Fener maçını almazsanız Ameliyat olmam dedi. Aldılar, ameliyata gitti, hastaneden kaçtı Sivas yollarına düştü. Bu sene en az oynayan oydu ama , bütün büyük maçları o aldı. Herkese kendi yüreğinden bir parça verdi. O yüzdendi iki kişilik oynayanların sırrı. Hepsi olunmalıydı ama en çok,

Hasan olunmalı oğul, Hasan Şaş olunmalı.

23 Nis 2008

Hasanoğlan


Hadi be Hasan Şaş. Ne olacaksan bu maçtan sonra ol. Senin yolunu bekliyor bu muhteşem taraftarın. Şampiyonluğa yürüyor arkadaşların, bir sen yoksun içlerinde. Fener maçlarının en güvenilir adamı sensin. Bu maç maç değil, spor değil, bu maç iyi oynayarak kazanılmaz. Bu maç yürek ister, kavga ister, dayanışmanın, dostluğu tavan yaptığı maçtır. Ne rahatsızlığın varsa bırak bir tarafa, bundan böyle şaş istersen, nasıl olsa hoca yok başınızda. Çık, ben oynayacağım de, doğrusuda bu zaten. Raconu kestiniz, arkanızdayız, Fener maçı futbolcusu başkadır, son maça çıkan kadrodur. Barış yerine sen oynarsan daimi Fener maçı kadrosudur. İlerde Hakan Şükür arkasında Lincoln, orta sahada azılı Galatasaray'lı 5 kişi.
Hasan Şaş, maç kavgaya dönüşürse kim sataşacak, kim saldıracak sen olmazsan, geriye düşersek kim forseleyecek senin gibi, kim slalom yapıp kopup akacak Fener kalesine. Kim ağlayacak senin gibi galip geldiğimizde taraftarın önünde. Hepiniz yaparsınız eminizde sen başkasın be Şaş.