test kırılmadan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
test kırılmadan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eyl 2021

Testi Kırılmadan; Trabzonspor Maçı

1- 2021-22 1. dönem at pazarı sonuçlandı, 11 futbolcu transfer ettik, Diğer takımlarla ilgilenmediğimizden biz kendi ahırımızda anıralım. Eşşeği anırtan taşşağıdır diyoruz başlıyoruz. 

İçime sinen en büyük transfer hamleleri, Falcao'dan tamamen, Emre Akbaba'dan en azından 1 sezon kurtulmuş olmamız. Artık maçları Akbaba girecek travması yaşamadan, daha az küfür ederek tamamlayabileceğim. Gelenlerden Çiko'ya kefil olduğumu hiç seyretmeden yazmıştım, lafımın arkasındayım, 2022-23 kadrosuna kaptan çıkarsa şaşırmayın. Bu arada gerekli bir bilgi vereyim Morutan, Morutsan diye okunur, spikerlerden zift medyası maymunlarından önce öğrenmiş olun. 

Diğer  transferleri tanımıyoruz en azından ben hiç birini yolda görsem tanımam. Mutlaka topuklarında görünmez bir yay vardır, belki 10 metre sıçrıyorlardır, baldırlarda platin çivi takılıdır, Ebrar gibi yobazına yobazına topa vuruyorlardır. Kim bilir kimi 3 ciğerlidir? Kim bilecek en geç 1 sene sonra kovacak olanın vardır bir bildiği. Bakalım görelim yaşayalım. Mecbur 3 Türk oynatacaksın, yani rakip 8 yabancıyla oynarken sen Muslera yüzünden 7 yabancıyla oynamak durumundasın. Gerçi 12 yabancıyla oynama hakkı olsa bile buraya not koyalım en geç 10. maça 6 Türk oyuncuyla çıkacak. Yani 14 yabancı geri kalan 4 bilet için birbirini Marcao yapacak. Ne kadar çok futbolcu o kadar kötü oyun. Geçen sezonu Beşiktaş 18 kişiyle oynamış biz 34 kişiyle. İyi ki bir bir birlerini vurmamışlar.

2-Maç taktiği değişmediği sürece istediğin kadar oyuncu değiş sonuç değişmeyecek. Taffarel, Popescu, Bülent'in 15 dakika kadrajda görünmediği maçları hatırlıyorum. Bizim futbolumuzda top en fazla oyunda 60 dakika kalıyor, yarı yarıya olsa 30 dakika GALA oyuncularında,  30 dakikanın en az 15 dakikası da Stoperler ve kaleci arasındaki paslaşmalar. Değil Viktor, Pike'yi Ramos'u getirsen ne olacak. Koy Işık Kaan'ı bedava maliyetle Muslera'ya geri pas versin o da rakibe veya taca şişirerek rakip atağı başlatsın, sen topu kapabilmek için takımı iti gibi koştur.

Biz Şampiyon olamayacağımızı ön görürken diğer takımlar daha iyi, bizden güzel oynuyorlar diye hüküm vermedik. Her geçen sezon ŞEBEKE bir öncekine görece daha organize, her maçını en az bir Liverpool, bir Bayern'e karşı oynayacaksın. Bu akşam Maradona'lı şehir takımı Napoli var karşında Trabzon değil. Her takıma  3 atarım, hakemi de Şebeke'yi de yenerim diyorsanız ben silahları gömdüğüm yerden çıkarıp taburun en önüne geçmeye razıyım.

3- Kerem'de şımarıklık alametleri belirdi demiştik, Marcao'ya saldırdık, 2-0 galipsin, rakip 10 kişi kalmış, 1 golle Şampiyonluk vermişsin, ilk maçtan genel averajı garantileyeceksin anana bile küfür etse yutkun, maçtan sonra döversin. Geçen sezon Denizli'de 2-0 durum, penaltıyı kaçıran Akbaba'yı dövseydin arkandaydım. Babası çıktı rencide olmuş, senede 10 milyon alan adamın babası gündeme düşüyor. Ben istikbal görmüyorum, çok büyük futbolcu olabilir, olma ihtimali doğar doğmaz Avrupa'nın herhangi bir Erzincanspor'una gider. Zaten hedefinin bu olduğunu geçen sezon ilk çıktığı maçtan sonra söylemişti. Düşünün Barça'da ilk maça çıkıyorsun, 2 gol atıyorsun maçtan sonra uzatılan mikrofona önce Barça'da kadroya girmek sonra da Avrupa'da bir takıma gitmek hedefim desen anında lisansını yırtarlar.

4- Trabzon maçı tam ŞEBEKE'lik maç. Ne maç toplantıları yapmışlardır, nasıl bitirtelim diye. Trabzon 3 de 3 yaptı, bizi de yenerse tehlike olabilir, şehir havaya girdimi Şike akıllarına geliyor, yoluna takoz koymak için uğraş dur. Biz yenersek Ligin kuruluş mottosuna ters. Bütün maçlar Gala yenilgisi üzerine kurgulanacak. Fatih Terim bela olabilir, hazır Fener'in yolunu kazasız belasız açmışken 2 şer puan kaybettirmek işlerine gelir. Muhtemelen iğrenç bir oyunla, hakem marifetiyle berabere bitirtirler.  İlk 15 dakika anlarım, daha doğrusu hepiniz anlarsınız .İlk devrenin tam yarısında stoperler birbirleriyle 5 den fazla pas yapmışsa bizim maç kazanmamız mucizeler bağlı. Muhtemelen Abdullah, Vaan'ın tarafından ekmek arayacak. Çuvala verilen pasları takip ettirecek, Topun Çiko'yla az buluşmasını sağlamaya çalışacak. 

En fazla 550 pas yapacak( en az 350 si ileriye olmak kaydı şartıyla), savunma oyuncuları, özellikle saldırı bekleri gol pozisyonuna girecek, gol pası verecek, veya atacak. 6-8 numaralı formalar toplamda en az 23 km koşacak, ilk yarıyı sarı, kartsız tamamlayacaksak maçı kazanmışız demektir, tek gol yetmez, 80.dakikaya  2 farklı galip girememişsek dövünmeyin. 

5- Bu noktada bir kez daha Muslera'ya dönelim. Ben artık futbol dışı bir katakulli olduğu kanısına vardım. Tam bir kısır döngü. Uruguay Milli takımında oynatıyorlar, biz bir bok sanıp kaleye geçiriyoruz, Türkiye'nin en büyük takımında kaleye geçiriyoruz onlar bir bok sanıp oynatıyorlar. Böylece her iki ülke taraftarları kurbağa kazanında kaynattırılıp Muslera'yı vazgeçilemez sanırken Uruguay Merkez bankasını fonluyoruz. Birileri büyük götürdü, götürmeye devam ediyor. Yakında patlar.   

6- Kornerleri serbest vuruşları aslında kötü kullanmıyoruz, aynı kornerleri biz yesek 3 korner bir gol olur. Kafaya çıkanlar da kötü kafa vurucuları değil. peki neden verim alamıyor gol atamıyoruz, atamayız. Çünkü kafaya hazır ol pozisyonunda çıkmamız isteniyor, rakip çözmüş top havadayken kolu açık birisine kafasını değdirdiği zaman geçmiş olsun Vardan gol iptal. Biz değmesek bile kaleciye kendi adamı değse yine faul gol iptal. Öyleyse direk vuruş yapma taktiğinden vaz geçmemiz lazım. Varyasyonlar üretilemiyorsa paslaşılarak  kullanılsın. Ne var ki taç atışlarını kullanamadığımızı söyleyelim. Sanki kural var 2 ve 3 numaralar kullanacak diye. 10 numara taç atmasını bilmiyor mu?

7- Maçta gözüm saldırı beklerinde olacak, topun oyunda kaldığı sürenin en az %60ını rakip yarı sahada oynayamamışlarsa bilin ki kale abluka altında, Hele ilk 30 dakikada savunma ve insan yiyicilerden biri sarı kartlıysa hezimetle burun burunasınız, metin olun.

8- Bu sezon 51 yıllık taraftarlık ömrümün en rahat sezonu. Kendimi 4.lüğe hazırladım. Avrupa maçlarında hezimet bekliyorum, 23 başka baharlara kaldı, Türkiye kupasına talibim. Futbolcularımızda 1. maddede yazdığımız insanlık dışı özellikler yoksa iyi futbol seyretmemiz mümkün değil. Sezonun 2. at pazarı açılana kadar kontrollü kaybediş, 2 maç kazan bir maç yenil, bir maç berabere sürüne sürüne lige tutun, kapanma ihtimalli puan farklarına rıza göster, en az 5 yeni transfer yap matematik olarak Şampiyonluk gidene kadar taraftarı  kazanda ısıtmaya devam et. Hocamızın vardır bir bildiği.

9- Mottomuz belli; İki üç ve daha fazla Gala taraftarı yoldaş kurbağanın kazandan zıplayarak kendini kurtarmasına yardımcı olmak. Kırılacak eşyalardan uzak durun, kafanızı duvara yaslamayın, küfür ederken çenenizi fazla açmayın. Takımı Trabzon'da karşılayan kızı gördünüz, işte tam bu yüğzden tekerlekli sandalyeye koluna serum bağlanana kadar bu takımın başında  Fatih Terim kalmalıdır, Biz his takımıyız, Dünyada hoca lazım olmayan tek takımız. Sistem bu, Şebeke'nin çalışma prensibi böyle, futbol daha uzunca bir süre çim sahalarda oynanmayacak.  Tekelistan'daki yalnız takımın taraftarısınız, futbol lağımda oynandığı sürece de Fatih Terim'den başkasını sakın aklınıza getirmeyin. Gazanız mübarek olsun.

20 Eyl 2010

Testi Kırılmadan

Tükürdüğümüzü yalıyoruz, bir daha yazmayız demiştik tekrar huzurlardayız. Bu Galatasaray beni daha çok yalancı çıkartır.Olsun renkleri sağ olsun, ama en azından beni iki nesildir, Sami Yen tribünlerinin ortasında görenler artık göremeyecekler çünkü kombine almadım. Şu ana kadar da televizyondan tam olarak hiç bir maçı izlemedim. Kendimi Galatasaray maçları için Metin Şentürk gibi hissediyorum. Seyretmesem bile seyrediyorum.

Tek golle 10 puan aldığımız bir haftadan sonra, yani henüz testi kırılmadan bu sezona katkıda bulunmak istiyorum. Kötü oynuyoruz, kötü oyunumuz devam edecek. Peki neden kötü oynuyoruz?

Kaleciden başlayalım. Galatasaray kalesi tarih boyunca çok kötü kaleciler gördü. 14 sene boyunca şampiyon olamadığımız periyotta en az 10 tanesinin sorumlusu kalecilerdi. Fakat hiç biri Aykut'tan daha kötü kaleci değildi. Şu an yedek kalecilerin cebine para doldurmaktan başka bir işe yaramayan kaleci hocası Nezihi dahil. Yerine geçen Ufuk iyi mi? peki. Bilmiyorum, görmeden seyrettiğime göre değil. En azından büyük takım kalecisi değil şu anda. Topu gelişi güzel oyuna sokan kaleci benim için bir doksandan diğer doksana top kurtarsa bile boştur. Kurtardığı top iki dakika sonra yeniden başına bela olacaktır. Kalecinin zerre aklı varsa topu oyuna elle en müsait adama aktarır. Aktardığı adam, boru değil Galatasaray futbolcusudur kolay kolay topu kaptırmaz. Sen de kalede rahat edersin. Tafferel'in iyi kaleci olara tarihe geçmesinin tek sebebi budur. Akıllıydı, topun nereye geleceğini tahmin ederdi, ve topu en az Popescu kadar narin oyuna sokardı.

Ufuk topu oyuna nasıl iyi sokacak peki?  Geriden topu alacak adamlar Neil ve Servet. Servet'i oynatacaksan Neil'i oynatmayacaksın. Yani ikisinden biri fazla. Geçen yıl Sarp ve Topal'ın biri gereksiz diye yırtınmıştık. Şimdi aynı yırtılmayı savunmanın durdurucuları için yapıyoruz. Servet büyük takım topçusu değil, ha milli takımda oynatanlar keriz mi? değil. Yanında Gökhan Zan'ı oynatıyorlar. Gökhan Zan'ı Galatasaray'a alanlar da keriz değil.Bu adamları ya beraber oynatacaksın, ya ikisini birden oynatmayacaksın. İki kazma, topu tehlikeli bölgeden mümkün olduğunca uzakta tutabilirler. İyi oyun nerde mi? hadi gidin be işinize, adamlar1-0 olsun bizim olsun futbol severlerinin olduğu ligte top oynuyorlar. Bizim gibi futbol dilencilerinin futbolcuları olacak değiller ya. Milli takımlarda daha iyi oynuyor gözüktükleri falan yok. Türk Ulus Takımı, oynadığı maçların çoğunda baskın olan taraf olduğundan, top bizde daha faza kalıyor. Çoğunda da galip olduğumuzdan görevlerini yapmış görünüyorlar. Şimdi Almanya'daki maçta göreceğiz, kazmaların kaç karat geldiğini.

İleri uca Misimoviç gibi bir usta transer edilmiş. Daha çok ustalar gelir gider de, biz şimdikini bir masaya yatıralım. Eğer bilerek alınmışsa- ki sanmıyorum- yazık olmuş. Gerisinde Ayhan ve Sarp'lı bir çıpayla oynamak mecburiyetinde olan Miso, kariyerinin en kötü sezonun geçirecek. Muhtemelen yakında yedek kulübesine oturacak ve kaçacak takım arayacaktır. Orta sahadaki 16 numaralı futbolcumuz yüzünden Galatasaray'a, onu oynattığı için Reykart'a küsmüş bendeniz gelecek, oynanacak maçları da görüyorum.

Mustafa Sarp için aralıksız 2 gün konuşabilirim. Kelimeler yetmiyor, ancak mutlulukla takip ediyorum ki benle aynı görüşte olanların sayısı çoğalıyor. İddia ediyorum onun yüzünden bu sene kapalıda büyük bir katliam çıkacak. Hangi maç olacağını da söyleyeyim. İlk puan kaybedilen maçta sırtı sahaya dönük,''bağırın lan''cı çapulcular, Sarp'a küfür etmekte olan bizim çocuklara dalacaklar. Mustafa Sarp; uğruna katliam çıkacak Galatasaray futbolcusu, lanet olsun. Hadi Arda için, Hagi için de benzerleri olmuştu, tribünlerin tansiyonu fırlamıştı. Bu 16 numaralı yaratık yüzünden iki kişinin küfürleşmesi bile fazla. Elinden geleni yapıyormuş, Galatasaray'lıymış, öyle diyor bazı Polyanna taraftarlar. Trübünden en az 10 kişi iner sahaya elinden değil de kalbinden geleni yapmak için. Onun yerinde para verip te oynayacak oynadıktan sonra ölmeyi göze alacak yüzlercesi vardır. Kötü oynumuzun baş sebebidir. 16 numaranın banko oynadığı bir takımın iyi futbol oynama ihtimali, bir maymunun bilgisayar başında rast gele tuşlara basarak evrim tarihini yazması ihtimali gibi bir şeydir. Mustafa Sarp'lı bir takım eğer iyi oyun oynamışa bilin ki başka birileri hayatının en büyük topunu oynamıştır.

Pino, Baros, Kewell, Arda hücum hattını kuracaksan, ne işi var sorumluluk almayan, saklanan, taç atan futbolcudan kaçan bu futbolcuyla. Dünyanın en az pas hatası yapan futbolcusudur muhtemelen. En akıllısı aynı zamanda. Topun nereye gideceğini biliyor, muhtemelen aynştayn beyni var kendisinde. Galatasaray yenerken bir golde kendisi bulup istatistiği yukarda tutmak istiyor. Aynı yollardan Mehmet Topal geçti. Sakatlanma ihtimali olan topa dalmaz, sarı kart almaz, oyundan atılmaz. Riskli pas atıp da tabelacıya top kaybı yazdırmaz. 30 yaşındaymış, 50 yaşına kadar oynar. Galatasaray kaybederken fazladan 1 km daha koşar. En hazla koşan futbolcu listesinden inmez. O kadar vitamini, ilacı, pirzolayı, antrenmanı, parayı kaplumbağaya verseler, tavşana nal toplatır. Velhasıl kelam Sarp'tan tiksindiğimi bir kez daha yazıyorum. Kötü futbolcu çok gördük, kimis Cihan'ı, Orhan Ak'ı, Volkan'ı falan örnek gösteriyor. Tamam kardeşim onlar da kötüydü. Ancak sadece kötü futbolculardı. Cihan orta yapar, taca giderdi küfürü yerdi. Orhan çalımı yer taraftarı çıldırtırdı. Ama görürdük kendilerini maçta. O yüzden gözümüze batar küfür ederdik. Sarp'ı göremiyoruz. Büyük bir hüneri var bizim bilmediğimiz,sadece Raykartın bidiği. Ya bir metafizik gücü var topa yaklaştığında top uzaklaşıyor, ya lama gibi bir salya salgılıyor veya başka bir şey. Futbol dışı bir bit yeniği var bu işte. Orta sahamız kötü diye    yırtınacaksın, geçen  İngiliz liginde en fazla forma giymiş Arnavut'u, artık bilerek mi bilmeyerek mi takıma alacaksın ve yedek bırakacaksın. Biz de bu hocaya iman edeceğiz. Bu takıma il yazılacak savaşan Cana'dır. Yazamıyorsan da ilk gönderilecektir.

Bir önceki yazıyı, yazmayacağım diyerek kendime saklamıştım. Dayanamayıp yayınladım. İster inanın ister inanmayın maçlardan önce yazdım. Bu sene Baros'tan da fazla bir şey beklemeyin. Ona top götürecek Misimoviç, Sarp yüzünden topları diri karşılayamayacağından iyi servis yapamayacak, Baros yanlızları oynayacaktır. İnadım inat taktiği çekirgeyi bakalım ne kadar zıplatacak?

Hiç mi umut yok peki? Olmaz olur mu? Bir gün mutlaka eğrisi doğrusuna gelecek(Reykart'ın bilerek yapacağından umudumu kestim) Servet ve Sarp'ın 18 de bile olmadığı bir takım sahaya çıkacak. Artık kime denk gelirse o takım sezonun en büyük futbolunu oynayacak, unutulmaz goller atılacak, taraftar son yılların en büyük coşkusunu sahaya yansıtacak. Ve ben önce televizyon başına, sonra Sami Yen stadının kapalısının orta yerine,  40 yıl boyunca siperlerini kazdığım mevzilerime geri döneceğim. Umarım Sami Yen'de bir daha maç seyrederim.

Ya ben Sami Yen'de maç seyredemezsem. Alın kalemi kağıdı elinize not düşün. Ligin son maçının kadrosuna bakın. Eğer kalede Aykut, geride Servet, orta sahada Sarp varsa bilin ki takımınız 5.lik maçına çıkıyordur.

Taraftarsınız ya çekersiniz cefa.