sabri sarıoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabri sarıoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Şub 2017
Sarıoğlu Sabristan'ı
Sebastian Perez'den başlayalım, Muhammed Sarr, Emrah Umut, Suat Usta, Cesar Pratez, Cihan Haspolatlı, Uğur Uçar, Ali Turan, Serkan Kurtuluş'ta mola verelim. Xavier'i hatırlayalım, Koskoca Eboue'yi Florya'ya sokmadığını, Salih Dursun'a, Veysel Sarı'ya, Tarık'a kulübü soydurduğunu söyleyelim.Yasin Öztekin'in kupa maçlarına denk gelmese Florya'nın sağ bek kapısından atılacağını dikkate alalım, devam edelim. Linnes'i Cavanda'yı salgıladığı bilinmez sıvıyla zehirlediğini, kollarına serum bağlayıp yoğun bakıma kaldırdığını da hesaba katalım.
Bu arkadaşlar Florya Sarıoğlu Kabristan'ında yatan sağ bek şehitleri.
Luıcescu, Terim(2 defa), Hagi(2 defa), Bülent Korkmaz, Reejkard, Gerets, Feldkamp, Skibbe, Bülent Ünder, Cevat Hoca, Mangini, Prandelli, Hamza, Dürülülü, Orhan Atik, JOR;
Bu ulu ölüler de, Sabri eşinin garajına Ferrari, Landaulet, Mclaren, Zenvo, Lombarghini çeksebilsin diye kendilerini feda eden kamikaze komandoları. Sarıoğlu Kabristan'ın şeref konukları.
Her sezon sağ bek aramışız, her gelen önce sağ bek sorunu var zannıyla operasyona kalkışmış, başına iş almış. Şu saydığımız adamlara kaptırılan paraları kendisinin aldığı parayla toplasak, Küçük bir Güney Amerika takımına yatırsak, Kıta Şampiyonu olurduk. Ve o kıta Şampiyonu takımın Dünya'nın dört bir yanına dağılmasıyla da binlerce Sabri'yi ben de futbol oynarım umuduyla futbol sahalarına sokardık.
İşte tam da bu noktadan tezlerimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Futbolun kendi felsefesiyle açıklanamaz bir durum söz konusu. Sabri, Galatasaray'dan ayrılsa, Tepecikspor'da bile oynatmazlar, halı sahaya çağırmazlar. Karizma yok, tipten kaybediyor, ülkenin belki de en zengin futbolcusu ama görüntüsü gariban. Muhtemelen eğitim de hak getire. Neredeyse 2 demet Hoca görmüş ama bilgi birikimi olduğunun bir emaresi yok, hoca yapmazlar. Futbolla ilgili donanımı 3 e kadar sayıp ellerini sahanın ortasında havaya kaldırıp indirmek taraftarı coşturmakla sınırlı, zift medyasında Galatasaray Maymunu da olmayacak.
Peki neyin bedelidir, neyin karşılığıdır, Milyonlarca Galatasaraylıya senelerdir çektirilen bu cehennem azabı?
Rumence'den, İsanyolca'dan, Almanca'dan, Flemenk'çeden, İtalyanca'dan, Japonca'dan,,, her dilden sporcuyla muhatap olup, Türkçeyi bile konuşamamak, nasıl bir Galatasaray Kaptanlığıdır? cevabı bulmaya çalışacağız.
Önce her maç tutulduğumuz, küfretmekten çene felci geçirdiğimiz, Sabri atraksiyonuna değineceğiz.
Sabri'nin Uzun Taç Atışı;
Top defalarca sağ taraftan taca çıkıyor, 100 metrelik hat boyunca nereden çıkarsa çıksın, Sabri topu ellemezse sanki hükmen mağlup sayılacağımız başkaları için küçük, en azından benim için büyük olan eylemini deşeceğiz. Özellikle rakip kaleye yakın yerden top lehimize taca çıkmışsa. Mücadeleye en yakın oyuncu topu bir an önce oyuna sokmak ister, tac atmasını bilmeyen, daha doğrusu Sabri'den daha kötü atan oyuncu bulunmadığından, Sabri'nin ''bıraaaak'' emriyle taç atımından vaz geçer. Hele maç yağmurlu bir havada oynanıyorsa bu ritüel daha bir anlam taşır.
Galatasaray konumu itibarıyla her maçını galibiyete oynamak durumundadır. Dolayısı ile saniyelerin önemi büyüktür, top ne kadar çok oyun içerisinde kalırsa Galatasaray için avantajdır. Tabi Sabri için bu avantajın önemi yoktur. Topu top toplayıcıdan ister, çoğunda beğenmez, kenardaki çocukla değiştirir. Formasının içine sokar, topu kurular. Bu eylemi bilimsel olarak açıklamaya kalksak, kalkabiliriz. İhmal edilebilir şeyleri bile ihmal etmiyoruz. Topun üstündeki ıslaklık zerreleri, muhtemelen taç atışı boyunca sürtünmeyi olumsuz etkileyebilir. Mutlaka bir ağırlığı vardır topun üzerindeki damlaların. Topun yer çekimine direnci azalır, Sabri'nin hesapladığı zamandan daha önce eğik atış durumuna geçebilir. Bu durumda misal Podolski'ye doğru atılmış gelişi güzel taç, Podolski'ye gelemeden rakip oyuncu müdahil olabilir. Hadi Sabri hesabı tam yaptı diyelim, ıslak topu Sneijder'le buluşturdu, Sneijder kel kayabilir, Eren'le buluştursa boyu ayarlayamaz topla buluştuğunda ne gibi olumsuzluk olur çalışılmamış. En iyisi topu kurulamak.
Kurulanmış top, Sabri'nin elinde atış anını bekleyedursun. Zaman Galatasaray aleyhine işliyor, taç atışından kaybedilen süre maça eklense Sabri'li maçta sadece taç atışlarından 4 dakika eklenmesi lazım. İnanmayan ilk lig maçında kronometre tutsun. Sabri Reiz hesap yapıyor rahatsız etmeyelim. Topu başının üstüne getirdi, atacak, rakip taraftar olsam sadece bu anları seyretmek için maça giderim. Topla buluşmak isteyen futbolcuların deli danalar gibi sağa sola kaçışmaları, Sabri'nin bir türlü karar verememesi, verdiği andaki kimyasal, tıbbi değişimler. Ciğere oksijen çekiş, duluğu şişiriş, denge, Taç kullanan Sabri, taçtan gelen topa dokunan futbolcu, kaleciden oluşan üçgenin hipotenüsü, açı, ilk hız. Pozisyona alınacak, verilecek reaksiyon, rakip futbolcuların tacı kapıp, kontratağa çıkma telaşı. Kalbe son bir nefesle kan pompalama, geriliş ve topun elden çıkışı. O an gözünü kapa, 3 saniye bekle, sonra aç, Sabri'nin kaptırdığı topu kapmak için takımın 10 futbolcusunun hesapta olmayan enerjisini, koşu mesafesini, mücadelesini, büyük ihtimalle rakip takımın kalemize bilinçli veya kontra başlattığı atağı, Sabri'nin kıçına nişadır sürülmüş kedi gibi koşuşunu göreceksin.
Sabri'nin kullandığı tacın golle sonuçlanmasını geçtik, tehlike yaratmasını da geçiyoruz, topun bizde kalmasına razıyız. Vakit geçirmek bizim avantajımıza değil, ayağınla atamıyorsun, onun sebebine daha geçemedik, en kısa anda, en yakınındaki adama elinle bile atamıyorsan, o Porshe'ler, Ferrari'lere nasıl biniyorsun? Taç atışlarından kaybettiğimiz zamanı, çoğu zaman mumla arıyoruz. Topa en yakın kimse tacı o atsın, bizi ızdıraptan kurtarsın diyoruz, teknik tarafından meseleyi kapatıyoruz.
Hiç bir büyük takım futbolcusu olma özelliği olmayan futbolcu, neden bertaraf edilemez peki. Yazının başında saydığımız futbolcuların çoğu Sabri'den daha iyi futbolcu olduğu, defalarca kadro dışı kaldığı halde alavere dalavere Sabri Reiz Sağ beke nin futbol dışı açıklaması nedir?
Muhtemelen, yüz binlerce baba, oğlunu, Sabri'yi gördükten sonra benim oğlum da futbolcu olur haklı hayaliyle spor okullarına yazdırır, futbol endüstrisine bu anlamda büyük bir katkısı vardır. Her sağ bek Dany Alves olsa, düşünsene hangi baba çocuğuna futbolcu olsun diye yatırım yapar. Futbolcu olmayacak olan çocuk, okumaya yönlendirilecek, muhtemelen bir baltaya sap olacak. Sap olunca ülke meselelerine kafa yoracak, muhtemelen kurulu sistemlere bizim gibi muhalefet yapacak. Anarşi, kargaşa. Bakın Acun Ilıcalı'ya, 10 yıldır, bir ulusun beyin ameliyatını tek başına yaptı. Kutu açtırdığı dakikalarda Fener- Bursa yarı final maçı vardı, Her iki takım tam kadro, stadyum tıklım tıklımdı, halkımız narkozu yemiş, Acun'un hokkabazlarını seyretmeyi uygun görmüştü.
Sistem hassas bir tahterevalli üzerinde suni bir denge üzerine kurulmuştur. Selçuk Şahin gibi, Sabri gibi çok kötü futbolcu olduğu halde çok uzun süre kompanse edilmesi gereken futbolculara ihtiyaç vardır. Bir takıma bir Sabri çok, hiç Sabri eksiktir. Bu yüzden futbolun kendi kriterlerine göre Sabri, her sezon için önce düşünülmüyor, sonra ihtiyaç duyulacak hale getiriliyordu. Tıpkı Selçuk Şahin gibi. Sabri sayesinde takıma takıma 15 sezonda 18 sağ bek transfer edilmiş, kim bilir kaç yönetici, kaç hırsız, kaç menajer, kaç kravatlı eşkıya sırtımızdan palazlanmıştır. Düşünsenize Sabri iyi çıksa bu transferlerin hiç biri yapılmayacak, borcumuza borç eklenmeyecekti- ki bu durum futbol endüstrisine darbe demekti.
Bir gün elbet her şey olduğu gibi futbol da temizlenecek. Oyunu biz kurduk, halk çocukları, düştüğü lağımdan çıkaracak olan da bizleriz. O günler geldiğinde, mertçe, delikanlıca maçlar yeniden oynandığında hak etmeyen hiç kimse futbolcuyum diyemeyecek, Sabri özelinde tüm vasat altı, niteliksiz, futbolcu lisansına sahip gençler, büyük maçları bizim gibi tribünlerden izleyecek. Şimdi zaten izleyenler de para alamayacaklar. Porshelerini, sevgililerini antrenman sahalarında sergileyemeyecekler.
Umarım o günler çok uzaklarda değildir.
Split Haydutu Igor Tudor yoldaş, uyarım sanadır, bu bir Galatasaraylılık tarih diyalektiği dersidir.
29 Nis 2015
Sabri'nin Uzun Taç Atışı
Beyhude bir teoremin peşine düşüyorum, haydi hayırlısı,
100 yıllık futbolda en büyük futbol teorisyenlerinin bile açıklayamayacağı dosyayı açıyorum.
Sabri Sarıoğlu nasıl olur da, bir ülkenin en büyük futbol takımının vazgeçilemez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez sağ beki olabilir?
Eskittiği, kovduğu, futbol kariyerini bitirdiği sağ beklerin, aklımızda kalanlarını yazalım.
Sebastian Perez'den başlayalım, Muhammed Sarr, Emrah Umut, Suat Usta, Cesar Pratez, Cihan Haspolatlı, Uğur Uçar, Ali Turan, Serkan Kurtuluş'ta mola verelim. Koskoca Eboue'yi Florya'ya sokmadığını, Salih Dursun'a, Veysel Sarı'ya, Tarık'a kulübü soydurduğunu söyleyelim.Yasin Öztekin'i az daha iptal ediyordu diyelim ve başlayalım.
Bu yazıyı yazdığımızda da 6 maç kalmış, 6 sını da kazanırsak şampiyon oluyoruz, ne yazık ki alternatifsiz sağ bek olarak bu son 6 ölüm kalım maçını oynayacak. Göreceğimiz korku filmine taraftarı alıştırarak bir kere daha elimizden geleni karınca kararınca yapmaya kalkalım.
Her sezon sağ bek aramışız, şu saydığımız adamlara kaptırılan paraları kendisinin aldığı parayla toplasak, Küçük bir Güney Amerika takımına yatırsak, Kıta Şampiyonu olurduk. Ve o kıta Şampyonu takımın Dünya'nın dört bir yanına dağılmasıyla da binlerce Sabri'yi ben de futbol oynarım umuduyla futbol sahalarına sokardık.
İşte tam da bu noktadan tezlerimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Futbolun kendi felsefesiyle açıklanamaz bir durum söz konusu. Sabri, futbolu bıraktıktan sonra, halı saha maçına bile çağırılmayacak, mevcut karizmasıyla, bilgisi, kariyeriyle Hoca olamayacak, futbol taraftarıyla ilişkisi, 3 e kadar sayıp, ellerini sahanın ortasında havaya kaldırıp, taraftarı coşturmakla sınırlı bilgisiyle, zift medyasında Galatasaray Maymunu yapılmayacak.
Peki neyin bedelidir, neyin karşılığıdır, Milyonlarca Galatasaraylıya senelerdir çektirilen bu cehennem azabı?
Lucescu, Hagi, Feldkamp, Skibbe, Reykart, Mancini, Prandelli, çalıştığı yabancı Hocalar, çalıştığı yabancı futbolcuları yazıp kafa şişirmeyeceğim. Rumence'den, İsanyolca'dan, Almanca'dan, Flemenk'çeden, İtalyanca'dan, Japonca'dan,,, her dilden sporcuyla muhatap olup, Türkçeyi bile konuşamamak, nasıl bir Galatasaray Kaptanlığıdır? cevabı bulmaya çalışacağız.
Önce her maç tutulduğumuz, küfretmekten çene felci geçirdiğimiz, Sabri atraksiyonuna değineceğiz.
Sabri'nin Uzun Taç Atışı;
Top defalarca sağ taraftan taca çıkıyor, 100 metrelik hat boyunca nereden çıkarsa çıksın, Sabri topu ellemezse sanki hükmen mağlup sayılacağımız başkaları için küçük, en azından benim için büyük olan eylemini deşeceğiz. Özellikle rakip kaleye yakın yerden top lehimize taca çıkmışsa. Mücadeleye en yakın oyuncu topu bir an önce oyuna sokmak ister, tac atmasını bilmeyen, daha doğrusu Sabri'den daha kötü atan oyuncu bulunmadığından, Sabri'nin ''bıraaaak'' emriyle taç atımından vaz geçer. Hele maç yağmurlu bir havada oynanıyorsa bu ritüel daha bir anlam taşır.
Galatasaray konumu itibarıyla her maçını galibiyete oynamak durumundadır. Dolayısı ile saniyelerin önemi büyüktür, top ne kadar çok oyun içerisinde kalırsa Galatasaray için avantajdır. Tabi Sabri için bu avantajın önemi yoktur. Topu top toplayıcıdan ister, çoğunda beğenmez, kenardaki çocukla değiştirir. Formasının içine sokar, topu kurular. Bu eylemi bilimsel olarak açıklamaya kalksak, kalkabiliriz. İhmal edilebilir şeyleri bile ihmal etmiyoruz. Topun üstündeki ıslaklık zerreleri, muhtemelen taç atışı boyunca sürtünmeyi olumsuz etkileyebilir. Mutlaka bir ağırlığı vardır topun üzerindeki damlaların. Topun yer çekimine direnci azalır, Sabri'nin hesapladığı zamandan daha önce eğik atış durumuna geçebilir. Bu durumda misal Umut Bulut'a doğru atılmış gelişi güzel taç, Umut'a gelemeden rakip oyuncu müdahil olabilir. Hadi Sabri hesabı tam yaptı diyelim, ıslak topu Umut'la buluşturdu, Umut kel kayabilir, Burak'la buluştursa Burak'ın saçı her maç başka bir stil, topla buluştuğunda ne gibi olumsuzluk olur çalışılmamış. En iyisi topu kurulamak.
Kurulanmış top, Sabri'nin elinde atış anını bekleyedursun. Zaman Galatasaray aleyhine işliyor, taç atışından kaybedilen süre maça eklense Sabri'li maçta sadece taç atışlarından 4 dakika eklenmesi lazım. İnanmayan ilk lig maçında kronometre tutsun. Sabri Reiz hesap yapıyor rahatsız etmeyelim. Topu başının üstüne getirdi, atacak, rakip taraftar olsam sadece bu anları seyretmek için maça giderim. Topla buluşmak isteyen futbolcuların deli danalar gibi sağa sola kaçışmaları, Sabri'nin bir türlü karar verememesi, verdiği andaki kimyasal, tıbbi değişimler. Ciğere oksijen çekiş, duluğu şişiriş, denge, Taç kullanan Sabri, taçtan gelen topa dokunan futbolcu, kaleciden oluşan üçgenin hipotenüsü, açı, ilk hız. Pozisyona alınacak, verilecek reaksiyon, rakip futbolcuların tacı kapıp, kontratağa çıkma telaşı. Kalbe son bir nefesle kan pompalama, geriliş ve topun elden çıkışı. O an gözünü kapa, 3 saniye bekle, sonra aç, Sabri'nin kaptırdığı topu kapmak için takımın 10 futbolcusunun hesapta olmayan enerjisini, koşu mesafesini, mücadelesini, büyük ihtimalle rakip takımın kalemize bilinçli veya kontra başlattığı atağı, Sabri'nin kıçına nişadır sürülmüş kedi gibi koşuşunu göreceksin.
Sabri'nin kullandığı tacın golle sonuçlanmasını geçtik, tehlike yaratmasını da geçiyoruz, topun bizde kalmasına razıyız. Vakit geçirmek bizim avantajımıza değil, ayağınla atamıyorsun, onun sebebine daha geçemedik, en kısa anda, en yakınındaki adama elinle bile atamıyorsan, o Porshe'ler, Ferrari'lere nasıl biniyorsun? Taç atışlarından kaybettiğimiz zamanı, çoğu zaman mumla arıyoruz. Topa en yakın kimse tacı o atsın, bizi ızdıraptan kurtarsın diyoruz, teknik tarafından meseleyi kapatıyoruz.
Hiç bir büyük takım futbolcusu olma özelliği olmayan futbolcu, neden bertaraf edilemez peki. Yazının başında saydığımız futbolcuların çoğu Sabri'den daha iyi futbolcu olduğu, defalarca kadro dışı kaldığı halde alavere dalavere Sabri Reiz Sağ beke nin futbol dışı açıklaması nedir?
Muhtemelen, yüz binlerce baba, oğlunu, Sabri'yi gördükten sonra benim oğlum da futbolcu olur haklı hayaliyle spor okullarına yazdırır, futbol endüstrisine bu anlamda büyük bir katkısı vardır. Her sağ bek Dany Alves olsa, düşünsene hangi baba çocuğuna futbolcu olsun diye yatırım yapar. Futbolcu olmayacak olan çocuk, okumaya yönlendirilecek, muhtemelen bir baltaya sap olacak. Sap olunca ülke meselelerine kafa yoracak, muhtemelen kurulu sistemlere bizim gibi muhalefet yapacak. Anarşi, kargaşa. Bakın Acun Ilıcalı'ya, 10 yıldır, bir ulusun beyin ameliyatını tek başına yaptı. Kutu açtırdığı dakikalarda Fener- Bursa yarı final maçı vardı, Her iki takım tam kadro, stadyum tıklım tıklımdı, halkımız narkozu yemiş, Acun'un hokkabazlarını seyretmeyi uygun görmüştü.
Sistem hassas bir tahterevalli üzerinde suni bir denge üzerine kurulmuştur. Selçuk Şahin gibi, Sabri gibi çok kötü futbolcu olduğu halde çok uzun süre kompanse edilmesi gereken futbolculara ihtiyaç vardır. Bir takıma bir Sabri çok, hiç Sabri eksiktir. Bu yüzden futbolun kendi kriterlerine göre Sabri, her sezon için önce düşünülmüyor, sonra ihtiyaç duyulacak hale getiriliyordu. Tıpkı Selçuk Şahin gibi. Sabri sayesinde takıma takıma 13 sezonda 14 sağ bek transfer edilmiş, kim bilir kaç yönetici, kaç hırsız, kaç menajer, kaç kravatlı eşkıya sırtımızdan palazlanmıştır. Düşünsenize Sabri iyi çıksa bu transferlerin hiç biri yapılmayacak, borcumuza borç eklenmeyecekti- ki bu durum futbol endüstrisine darbe demekti.
Bir gün elbet her şey olduğu gibi futbol da temizlenecek. Oyunu biz kurduk, halk çocukları, düştüğü lağımdan çıkaracak olan da bizleriz. O günler geldiğinde, mertçe, delikanlıca maçlar yeniden oynandığında hak etmeyen hiç kimse futbolcuyum diyemeyecek, Sabri özelinde tüm vasat altı, niteliksiz, futbolcu lisansına sahip gençler, büyük maçları bizim gibi tribünlerden izleyecek. Şimdi zaten izleyenler de para alamayacaklar. Porshelerini, sevgililerini antrenman sahalarında sergileyemeyecekler.
Umarım o günler çok uzaklarda değildir.
20 Eyl 2011
Sabri Sarı(kırmızı)oğlu; Tommiks
Şu an Galatasaray skut ekibinde biri var, adı bende saklı kan kardeşimdir, eski futbolcudur. Okan'dan Suat'tan, Emre'den başka hiç mi kimse çıkmayacak mı diye sormuştum bir zamanlar. Dedi ki yok yok, o nesil bitti, bir daha gelmesi mucize, ama illaki bir isim istiyorsan, zorlamayla birini söyleyeyim . Sağ kulvarda biri var işte, takıma girmeye en yakın adam, adı Sabri. Benim için otoriteydi, sattım Sabri'yi bizim çocuklara. Geliyor demiştim, daha kendisini hiç görmeden.
188 lig maçı oynamış Tommiks, 18 gol atmış. Bir sağ bek olarak oldukça fazla. Çoğu Galatasaraylı sevmez kendisini, şut çekiyor, çoğunu dağlara taşlara atıyor diye. Rakibi, yere göğe, Barca'ya Real'e sığdırılamayan Gökhan Gönül, oynadığı 112 maçta 5 gol atabilmiş.. Bu ortalamayla Fenerbahçeli prens Gökhan 188 maç oynadığında yazıyla sekiz gol atmış olacak. Sabri'yi sevmeyen Galatasaraylılara duyurulur.
Ben çok mu seviyorum Sabri'nin oynadığı futbolu? Kesinlikle hayır diyorum. Ve açıyorum mevzuyu. Sabri istese hiç bir maçta şut çekmez, var mı itiraz edecek olan? Serbest vuruş kullanmaz, korner atmaz, kondüsyonu yeterli, her topa deli dana gibi koşar, hepimizin gözünü boyar, maçtan sonra da üçlü çektirip günü tamamlar. Sorun var mı? Böyle yaparsa kızacak adam çıkar mı? Bence çıkmaz, hatta şimdikinden çok daha fazla prim yapar sevgili Galatasaray'ın çapulcu, amigo kaptanı.
Konu değil, bence sakıncası da yok ama belki bilmeyeniniz vardır. Galatasaray Kaptanı sevgili Arda Turan'ın sevgilisi daha önce Sabri'nin kız arkadaşıydı. Benim için bunları söylemek ayıp, bana yakışmaz belki ama amacım Tommiks'i bilmeyenlere, sadece kuşları döven ortalarına küfür edenlere bir şeyler daha aktarabilmektir.
Şu son oynanan lig maçında sahaya çıkan Galatasaray'da, Galatasaraylı olan tek futbolcudur kendisi. Galatasaray yenildiğinde evinde ağlayacağına emin olduğum tek futbolcudur aynı zamanda. Daha dün gördünüz at gözlüklü Galatasaraylılar, Mustafa Sarp'ı. Bu sütunlarda kimilerinden çok küfür yedim, daha hiç seyretmeden saldırdığımda. Ne oldu? kaç metreymiş Mustafa Sarp'ın Galatasaraylılığı, ölçtünüzmü? Sizin için sahada oynayan futbolcuların Galatasaraylılığı ne kadar önemli? Bilmem, ama benim için tek parametre, futbolcuların ne kadar iyi olduğu değil, ne kadar Galatasaraylı olduğudur.
Galatasaray gerekirse 10 kişi oynayacaktır. İşinize gelirse, Sabri yazılacak, sonra diğer 10 kişi belirlenecek. Sabri, başka bir Sabri'ye formasını teslim edinceye kadar bu takımda istediği kadar kötü oynayabilecektir. Büyük Galatasaray, büyük bir Galatasaraylı futbolcusu Sabri'yi taşımaya muktedirdir. Metin Oktay'dan şüphe ederim, Sabri'den etmem ki asla başka bir takım forması giymeyecektir.
Büyük Galatasaray taraftarı, Galatasaraylı olmanın da bir bedeli vardır. Aklını başına devşir, tabelaya, oynana oyuna bakma. galibiyetler, şampiyonluklar gelip geçer, Metin Oktay'lı takımın kaç şampiyonluk kazandığını bilen var mı aranızda? gerek yok, ben de bilmiyorum, bildiğim tek şey Galatasaraylılığa katkıda bulunan futbolcuya minnet duymam gerektiğidir. Ve eminim ki Sabri, sağ kulvarda Galatasaray gol yemesin diye cebelleştiği kadar, nice çocukları Galatasaraylı yapmak için savaş verdiğidir.
Sabri'ye küfür eden bana küfür etmiş demektir. Ben tribünlerde olduğum sürece, Sabri'ye saldıran karşısında beni bulacaktır. Hani hep deriz ya biz olsak daha iyi oynarız diye, işte o biz, Sabri'dir. Sağ bekten öte Galatasaray amigosudur, kredisi sonsuzdur, yerine adam arayan başına büyük bela alır.
Sabri; Futbolunu gram ilerletemedin, ama hiç önemli değil kardeşim. Sakat ve cezalı olmadığın sürece takımın her hangi bir mevkisinde seni gördüğüm sürece Galatasaraylı olduğuma şükür edeceğim. İstediğin kadar kötü oynayabilirsin, yolun bahtın açık olsun sevgili kardeşim.
188 lig maçı oynamış Tommiks, 18 gol atmış. Bir sağ bek olarak oldukça fazla. Çoğu Galatasaraylı sevmez kendisini, şut çekiyor, çoğunu dağlara taşlara atıyor diye. Rakibi, yere göğe, Barca'ya Real'e sığdırılamayan Gökhan Gönül, oynadığı 112 maçta 5 gol atabilmiş.. Bu ortalamayla Fenerbahçeli prens Gökhan 188 maç oynadığında yazıyla sekiz gol atmış olacak. Sabri'yi sevmeyen Galatasaraylılara duyurulur.
Ben çok mu seviyorum Sabri'nin oynadığı futbolu? Kesinlikle hayır diyorum. Ve açıyorum mevzuyu. Sabri istese hiç bir maçta şut çekmez, var mı itiraz edecek olan? Serbest vuruş kullanmaz, korner atmaz, kondüsyonu yeterli, her topa deli dana gibi koşar, hepimizin gözünü boyar, maçtan sonra da üçlü çektirip günü tamamlar. Sorun var mı? Böyle yaparsa kızacak adam çıkar mı? Bence çıkmaz, hatta şimdikinden çok daha fazla prim yapar sevgili Galatasaray'ın çapulcu, amigo kaptanı.
Konu değil, bence sakıncası da yok ama belki bilmeyeniniz vardır. Galatasaray Kaptanı sevgili Arda Turan'ın sevgilisi daha önce Sabri'nin kız arkadaşıydı. Benim için bunları söylemek ayıp, bana yakışmaz belki ama amacım Tommiks'i bilmeyenlere, sadece kuşları döven ortalarına küfür edenlere bir şeyler daha aktarabilmektir.
Şu son oynanan lig maçında sahaya çıkan Galatasaray'da, Galatasaraylı olan tek futbolcudur kendisi. Galatasaray yenildiğinde evinde ağlayacağına emin olduğum tek futbolcudur aynı zamanda. Daha dün gördünüz at gözlüklü Galatasaraylılar, Mustafa Sarp'ı. Bu sütunlarda kimilerinden çok küfür yedim, daha hiç seyretmeden saldırdığımda. Ne oldu? kaç metreymiş Mustafa Sarp'ın Galatasaraylılığı, ölçtünüzmü? Sizin için sahada oynayan futbolcuların Galatasaraylılığı ne kadar önemli? Bilmem, ama benim için tek parametre, futbolcuların ne kadar iyi olduğu değil, ne kadar Galatasaraylı olduğudur.
Galatasaray gerekirse 10 kişi oynayacaktır. İşinize gelirse, Sabri yazılacak, sonra diğer 10 kişi belirlenecek. Sabri, başka bir Sabri'ye formasını teslim edinceye kadar bu takımda istediği kadar kötü oynayabilecektir. Büyük Galatasaray, büyük bir Galatasaraylı futbolcusu Sabri'yi taşımaya muktedirdir. Metin Oktay'dan şüphe ederim, Sabri'den etmem ki asla başka bir takım forması giymeyecektir.
Büyük Galatasaray taraftarı, Galatasaraylı olmanın da bir bedeli vardır. Aklını başına devşir, tabelaya, oynana oyuna bakma. galibiyetler, şampiyonluklar gelip geçer, Metin Oktay'lı takımın kaç şampiyonluk kazandığını bilen var mı aranızda? gerek yok, ben de bilmiyorum, bildiğim tek şey Galatasaraylılığa katkıda bulunan futbolcuya minnet duymam gerektiğidir. Ve eminim ki Sabri, sağ kulvarda Galatasaray gol yemesin diye cebelleştiği kadar, nice çocukları Galatasaraylı yapmak için savaş verdiğidir.
Sabri'ye küfür eden bana küfür etmiş demektir. Ben tribünlerde olduğum sürece, Sabri'ye saldıran karşısında beni bulacaktır. Hani hep deriz ya biz olsak daha iyi oynarız diye, işte o biz, Sabri'dir. Sağ bekten öte Galatasaray amigosudur, kredisi sonsuzdur, yerine adam arayan başına büyük bela alır.
Sabri; Futbolunu gram ilerletemedin, ama hiç önemli değil kardeşim. Sakat ve cezalı olmadığın sürece takımın her hangi bir mevkisinde seni gördüğüm sürece Galatasaraylı olduğuma şükür edeceğim. İstediğin kadar kötü oynayabilirsin, yolun bahtın açık olsun sevgili kardeşim.
16 Şub 2011
Tommiks
Yıllardır Galatasaray sağ tarafında çırpınan, didinen, cebelleşen biri var. Karizma yok, görüntüsü daima gariban, öksüz, ne yaparsa yapsın yakışıklı olamıyor. Adı, normal halk çocuğu adı, muhtemelen dedesinin adını koymuşlardır, yeni yetme Galatasaraylı çocuklara koyulacak gibi değil. Tek ve biricik özelliği Galatasaraylılığı.
Futbolunun üstüne koyabilmiş değil. Attığı şutlar gök kubbeyi dövüyor hala. Hala, ortaladığı topların çoğu dağlara taşlara doğru yol alıyor. Hangi hoca olursa olsun, takımın bankosu. Milli takımda bile mutlaka kendine yer buluyor. Ve bu çocuk senelerdir gözümüzün önünde. Ve biz da dalgamızı geçiyoruz. Arkadan gelen 10 larca Sabrimiz var ya, o yüzden. Yarın sözleşmesi bitince uzayıp gidecek yabancılara verdiğimiz değerin yarısını vermediğimiz Tommiks.
Gelinen noktada tek suçlu Başkandır elbet, ama ondan sonraki pay taraftarındır.Linderoth'a, Kewell'e, Baros'a, Cana'ya hayran olup, Mehmet Güven'e küfür eden taraftardır. Bu taraftara da bu netice bu takım fazladır. Alt yapıdan kimse seneye oynayamayacağına göre, daha beter bir sezon geçirilmesi garantidir.
Ulan Sabri, her maç 40 metreden şut çek. Taca gitsin, korkma. Serbest vuruşların başına geç. Nasıl olsa hiç kimse atamıyor, bari kırk yılda bir iyi atılan bir serbest vuruş sana yazılsın. 40 tane takımım olsa 40 ına da banko seni yazarım. Bana kapıdan kovsak, bacadan girecek futbolcu lazım. Galatasaray yenildiğinde ağlayacak, geriye düştüğünde savaşacak adam lazım.
Ben bu takımla oynayacağıma, Uğur, Semih Kaya, Oğuz Sabankay, Ferhat Öztorun, Mehmet Güven, Serdar Eylik, Sen ve Arda'yla oynamayı yeğlerdim. İddiaya girerdim ki, iyi bir kaleci, Baros gibi bir golcü, ve Lincoln gibi pasörle takım 2000 li yıllardaki havasını yakalardı.
Bu gidiş gidiş değil, önce kaptanı yediler, şimdi senle dalga geçiyorlar. Oynasın, Serdar Kurtuluş senden iyi onlar için. takımda Galatasaraylıya yer yok. Tribünde olmadığı gibi. Yarın Arda yok olur gider, kınaları yakarlar, sen de zaten pamuk ipliğiyle bağlısın, düştün düşeceksin. Galatasaray semtinin nerede olduğunu bilmeyenler oynar yerinize. Avrupa şampiyonluğu mu? geç bunları Tommiks Sabri, bir kere olduk boyumuzun ölçüsünü gördük. Bir daha olacak aptal başkan çıkar mı sanıyorsun?
Hagi'den önce gazozuna maçlar oynanıyordu bizim buralarda. Hagi'den sonra da gazozuna maçlar devam ediyor. Arada sırada gelen tesadüfi şampiyonluklarla idare edilir gidilir. Taşıma futbolcularla iki maç üst üste iyi oyun oynayamazsın. 10 tane yabancı var, en fazla 6 sı oynayabiliyor. Oynayamayanlar oynayanların can düşmanıdır. Galatasaray hiç bir takıma benzemez. En fazla 4 yabancı olacak, ve en az 7 tane adam alt yapıdan beri birlikte oynayacak. Böyle bir kadro kurulamadığı her sezon kayıp sezondur.
Böylesi bir kadronun içinde de Sabri olacak ve taraftarıyla birlikte savaşacaktır.
Futbolunun üstüne koyabilmiş değil. Attığı şutlar gök kubbeyi dövüyor hala. Hala, ortaladığı topların çoğu dağlara taşlara doğru yol alıyor. Hangi hoca olursa olsun, takımın bankosu. Milli takımda bile mutlaka kendine yer buluyor. Ve bu çocuk senelerdir gözümüzün önünde. Ve biz da dalgamızı geçiyoruz. Arkadan gelen 10 larca Sabrimiz var ya, o yüzden. Yarın sözleşmesi bitince uzayıp gidecek yabancılara verdiğimiz değerin yarısını vermediğimiz Tommiks.
Gelinen noktada tek suçlu Başkandır elbet, ama ondan sonraki pay taraftarındır.Linderoth'a, Kewell'e, Baros'a, Cana'ya hayran olup, Mehmet Güven'e küfür eden taraftardır. Bu taraftara da bu netice bu takım fazladır. Alt yapıdan kimse seneye oynayamayacağına göre, daha beter bir sezon geçirilmesi garantidir.
Ulan Sabri, her maç 40 metreden şut çek. Taca gitsin, korkma. Serbest vuruşların başına geç. Nasıl olsa hiç kimse atamıyor, bari kırk yılda bir iyi atılan bir serbest vuruş sana yazılsın. 40 tane takımım olsa 40 ına da banko seni yazarım. Bana kapıdan kovsak, bacadan girecek futbolcu lazım. Galatasaray yenildiğinde ağlayacak, geriye düştüğünde savaşacak adam lazım.
Ben bu takımla oynayacağıma, Uğur, Semih Kaya, Oğuz Sabankay, Ferhat Öztorun, Mehmet Güven, Serdar Eylik, Sen ve Arda'yla oynamayı yeğlerdim. İddiaya girerdim ki, iyi bir kaleci, Baros gibi bir golcü, ve Lincoln gibi pasörle takım 2000 li yıllardaki havasını yakalardı.
Bu gidiş gidiş değil, önce kaptanı yediler, şimdi senle dalga geçiyorlar. Oynasın, Serdar Kurtuluş senden iyi onlar için. takımda Galatasaraylıya yer yok. Tribünde olmadığı gibi. Yarın Arda yok olur gider, kınaları yakarlar, sen de zaten pamuk ipliğiyle bağlısın, düştün düşeceksin. Galatasaray semtinin nerede olduğunu bilmeyenler oynar yerinize. Avrupa şampiyonluğu mu? geç bunları Tommiks Sabri, bir kere olduk boyumuzun ölçüsünü gördük. Bir daha olacak aptal başkan çıkar mı sanıyorsun?
Hagi'den önce gazozuna maçlar oynanıyordu bizim buralarda. Hagi'den sonra da gazozuna maçlar devam ediyor. Arada sırada gelen tesadüfi şampiyonluklarla idare edilir gidilir. Taşıma futbolcularla iki maç üst üste iyi oyun oynayamazsın. 10 tane yabancı var, en fazla 6 sı oynayabiliyor. Oynayamayanlar oynayanların can düşmanıdır. Galatasaray hiç bir takıma benzemez. En fazla 4 yabancı olacak, ve en az 7 tane adam alt yapıdan beri birlikte oynayacak. Böyle bir kadro kurulamadığı her sezon kayıp sezondur.
Böylesi bir kadronun içinde de Sabri olacak ve taraftarıyla birlikte savaşacaktır.
14 Şub 2009
Galatasaray'ın Recep İvedik'i; Sabri Sarıoğlu

Alt yapıdan geldi, hasta Galatasaray'lı. Futbolu bırakır, Galatasaray'dan başka takımda oynamaz. İki maç üst üste oynayabilir. Sakatlanmaz, atılmaz, fazla sarı kart görmez. İşin kolayına kaçıp kendini tribüne sevdirmiş. Tribün dilinden çok iyi anlıyor. Recep İvedik magandası nasıl, maganda ağzıyla malı götürüyor, Sabri de öyle. Gelip tribünlerin önüne üçlü çektiriyor. Fener'in anasının icabına bakması istendiğinde, peki deyip, önümüzde eğiliyor, kalbine elini götürüp formasını öpüyor. Dağlara taşlara vurduğu toptan sonra homurdanan kapalıya elini kaldırıp özür diliyor. Gelen her hocayla iyi geçinip bir şekilde banko yer buluyor. Yürü ya kulum dediklerinden, kim formdaysa sağ kanatta o sakatlanıyor. Tam unutulmaya yüz tutmuşken bir maça girip, senede oynayacağı 3 maçtan birini oynuyor. Her şey sil baştan oluyor. Sağ kanatta bir maçta 20 kere gidip bir kere isabetli pas veremiyor. Serbest vuruşların başında. O kadar sıklıkta serbest vuruş kullandığı halde isabet ortalaması son derece düşük.
Kendine güveni tam. Cafu'dan iyi sağ kanat oyuncusu olduğunu sanıyor. Mesafe tanımaksızın şut çekiyor. Kornerlerde topun başında. Tribün tezahüratlarına ilk o cevap veriyor. 3 kişi çağırsa 100 metre koşup referans veriyor. Kredisi sonsuz, atsan atılmaz satsan kimse almaz bir futbolcumuz. Takımda bu kadar ruhsuz futbolcu varken, kötü oynayan Sabri'ye kıymak ne kadar doğru olur bilemiyorum.
Bütün rakip Hocalar öğrendiler. Dikkat edin son maçlarda atakları hep Sabri cihetinden yiyoruz. Çok top geliyor, sınırlı yeteneği olduğundan çok hata yapıyor. Başımızdaki çoban futboldan anlamadığı için devamlı oynatıyor. Biraz unutturulması lazım. Şu anda takımda Sabri'den daha kötü oynayabilecek kimse yok. Barış'ı koy, Emre Güngör'ü koy oynasın. Göreceksiniz Çarşamba akşamı en iyi oyunu Sabri oynayacak. Tabi eğer Fransız takımının hocasına Sabri tüyosu gitmediyse.
Sabri Sarıoğlu; Bugün taraftarların çoğu sana küfür ediyor, ama inan bir maçta çoğu karavana olan şutlarından biri istikameti şaşırıpta çatala takılırsa koş gel tribünün önüne. Seni en az sevenimiz bile kucaklayacaktır.
Sen bizim Recep İvedik'imizsin.
4 Ara 2008
Sabri'nin Şut İstatistiği
Takımın en fazla şut çeken oyuncusu Sabri'nin şutlarının istatistiğini üşenmeden tutan Galatasaray'lı taraftara sevgilerimle
%4 taç
%12 korner direği dibi
%23 ceza alanı çizgisi hizası
%35 altıpas-cezaalanı çizgilerinin arası
%14 kalenin 10m. üstü
% 6 kalenin 5m. üstü
% 3 az farkla aut
% 2 kalecinin kurtarması
% 1 gol
Olsun gene de sen şut çek Sabri, medeni cesaretin için teşekkürler en azından.
Olsun gene de sen şut çek Sabri, medeni cesaretin için teşekkürler en azından.
2 Haz 2008
Paranız Çoksa Bunlarıda Alın

Bu arkadaşlarda futbolcu. Profesyonel, ekmeğini futboldan kazanıyor. Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı 1475 sayılı iş kanuna tabi. Geleceğini ve ailesini düşünmek zorunda. Üstelik sabıkalı adamlar, her zaman aynı parayı kazanamazlar. Serde Galatasaray'lılık olduğundan bazen profosyonelliği unutup tribüne çıkarlar. Ana avrat söverler bazen. Ceza alırlar, atılırlar. Maç başı para aldıklarından para kaybederler. Akılları kıttır, ekmeğini sadece Galatasaray'dan kazanma yolunu seçmişlerdir. İki Adnan'dan biri kapıyı gösterse, aileleri aç kalır. Emre kadar para kazanamazlar. Emre daha evlenmeden, ailesini, çocuğu yokken çocuğunun geleceğini düşünmek zorundayken şu bizim geri zekalılar! paralarını sokağa atarlar. Florya'dan başka mekan bilmezler. Kapıdan kovuludu Sabri, bacadan girdi. Her sene yerlerine transfer yapılır, bir bakarsın bir kaç maç sonra sahadalar.
Ey serveti nerden geldiği belli olmayan büyük Fenerbahçe Başkanı; İş parayla değilmi? bastır paralarını al bu arkadaşlarıda. Sudan ucuz Emre'nin yanında. Üstelik bu arkadaşlarda parayla alınıp satılamayacak sizlerde olmayan beş okka taşşak var. Bakarsın başka zengin çıkar Emre'ye senden çok verir senide satar gider. Peki bu arkadaşlarının taşşağını satın alabilecek bir para varmı ki dünya üzerinde.
Ne yaparsanız yapın, ne kadar şerefsiz iyi futbolcu varsa doldurun Boklu Dereye. Dün kara dediğiniz şeye bugün ak deyin. Emre'nin atacağı bir aşırtma golü bekleyin. Unutursunuz size gösterdiği kol böreklerini. Küfür edenler tapınmaya başlar yakında. Hani yazmışınız ya büyüklüğümüz kupayla değil başka bir şeyledir diye. Bizimde büyüklüğümüz başka. Bizim büyük futbolcularımız başka. Biz futbolcunun oyunculuğundan çok, yüreğini kontrol ederiz. Onun içindirki taşağı ağır basan futbolcular, büyük rakam yazılı renkli kağıt parçalarını cebe indirmeyi değil, sarı kırmızılı parasal değeri düşük formaları giymeyi tercih etmişlerdir. Onlara saygılarımızla,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)

