mustafa sarp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mustafa sarp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kas 2014

Tüp Futbolu'nun Royal Flushu


-Are you players?
-Yes,we receive 900.000 Tl per of month from idiots like you.


Albert Aynştan'a, Stefan Hawkins'e nal toplatan akılları var. Kıyamet bu gece kopsa 5 kişi sağ kalacak dense bir yolunu bulur kalırlar. Şeytanla maç etseler kazanırlar. Doğdukları zaman götlerini Evliyalar yalamış. Titanik'in mutfağında şarap mezesi olmak için haşlanmayı beklerken, geminin batmasıyla kurtulan canlı yengeçlerden daha şanslılar. Miyarlarca yıllık yaşamda, 2010 yıllarının Türkiyesi'nde yaşadığı için kahreden koskoca bir ulusun içinden seçilmiş yaratıkları bunlar.

Selçuk İnan, Yekta Kurtuluş, Mustafa Sarp, Selçuk Şahin, Mehmet Topal'dan bahsediyoruz. En büyük el onlarda, yüzde yüz kazanacaklar. Az bahis yapan, az seven, az kaybeden, zararın neresinden dönersem kardır deyip sistemden çekilmeyi başarabilenlere geçmiş olsun diyelim. Onlara söyleyecek lafımız kalmadı. Biz, battı balık yan gider diye saldıran halayların başına geçip mendil sallayalım.

Maaşları, 1 lira madeni parayla 5 tondan başlıyor, 7.5 tona kadar çıkıyor. Kıyaslama yapmak isteyenler için yazalım. Ermenek'te henüz cenazesi çıkarılamayan kardeşlerimin aldığı 10 kilo etmiyor. Selçuk İnan 900 Soma maden işçisi maaşı alırken, Dünya Kupasını getiren golü atan Götze, 90 Alman işçisi maaşına oynuyor. Korku filmi gibi. Ne var ki bize komedi diye yutturuyorlar.

Sistemin açığını keşfetmişler, 7 dönüm arazide her futbolcuya 350 metrekare alan düşüyor. Yani normal bir set oyununda top ayağında olan futbolcuya en yakın futbolcu 30 metre mesafede. Hüseyin Bolt bassa, 3.5 saniye  vaktin var topu çıkarmak için. Çalım atar geçerim abi diyenler var, e salak mı olum bunlar, ilk cümlemizde ne dedik, ülkenin en akıllı gençleri. Akıl derken yanlış anlama yabancı dil konuşamazlar, tavla oynamasını bile bilmezler, yoğunlaşmış kuş akılları futbol için. Çalım atıp riske girecek, başını belaya mı sokacak? 20 metre yandaki, gerideki suç ortağı ne işe yarıyor. Ver kurtul. Yeter mi yetmez. Yayıncı kuruluş takometreleri çalışıyor. Senin amel defterini dürüyorlar. Topu bir daha alman lazım, bir daha yana vermek için. Ne kadar çok topa bulaşırsan CV'in için o kadar iyi.Bizim ligte bir maçta topun oyunda kalma süresi en fazla 50 dakika, bunun 10 dakikasını kaleciler yer. Geriye 20 kişiye 40 dakika kalıyor. Kelle başı 2 dakika. Sneijder ver kaççı, tıklama yapar. Yani 90 defa topa değse, 1.5 dakika topla oynamış sayılıyor.  2 hayvani gol atsa toplam 3 saniye. Selçuk'lar, Yekta'lar topla bekliyor, 100 defa buluşsa 20 metre yana verse 4 dakika top oynamış, dolayısıyla Sülük Medyaya göre Sneijder'den daha iyi oynadı diye geyiği yapılıyor. Emre Belozoğlu 5 metre adamı kovaladığında topa müdahale edebiliyor, Selçuk Şahin 50 metre adamla koşuyor, bulaşsa bile 45 metre Emre'den daha fazla koşmuş sayılıyor.

Mehmet Topal'ın insan satıcısı İspanyollara bilezik gibi geçirdi.Dinamo Bükreş maçı CV'sini götürse babasının Barca'sına bile satardı Topal'ı. 3-0 deplasmanda yendi Galatasaray, bana göre takımın en kötü futbolcusuydu, %100 isabetli pasla oynadı. Bir tanesi bile 10 derece ileri değildi. Olsun ona kim bakacak? 150 küsur defa topla buluşup, topu hiç kaptırmadı. Uyarına gelip de bir gol attı, takımın da en çok koşan oyuncusuydu. Sen ona bak keriz alıcı. Mustafa Sarp daha genç olsa, veya onun satıcısı, Topal'ınkinden daha cambaz olsa, Mustafa Sarp gidecekti Valencia'ya. Valencia Real'in, Barca'nın önünde bir kaç sene önce Şampiyon olmuştu. Yine oluruz belki dediler, diploması sağlam Topal'ı alıp, topalladılar. Uyanmaları 2 seneye mal oldu, verdikleri parayı haram edip kovdular.

Hadi bunların maskesinin altındaki yüzlerini bizden başka gören yok, banko oynatıyorlar. Oynamayanlara ne demeli? Yekta Kurtuluş belki de bu akıllıların en akıllısı. Galatasaray maçına gelmiş futbolcuyken. evlenirken Galatasaray marşı çaldırmış, bilemiyoruz belki sarı kırmızılı zıbına bile sarmışlardır doğduğunda bizim oğlan gibi. Öyleyse tam zamanı, Galatasaray'a alalım. Önce bir cep dikelim, sonra cebe yuroları dolduralım. Madem pokere bağladık devam edelim, yüzü poker surat. Kirli sakallı, bir kere de tıraşlı ol, olmaz. 6. gölü yerken de aynı, Sneijder hayvani füzeyi Volkan'a ateşlerken de. Çoğu maç kulübede paspasçı yedek kulübesinin tozlarını alıyor oturarak. Oyuna girdiğinde debelenme, cebelleşme yok. Galatasaray taraftarlığına devam etmiş olsa kale arkasında her maç dayak yer. Bağırmaz, oturun der, çekirdek çiter, gole sevinmez. Yani taraftar olamaz, dolandırmışlar bizi. Aldıkları paraları, Kokareççi Faik'e, Ayı Sinan'a, Hasan Şaş'a yediriyorlar mutlaka. Melo'yu kovup, Yekta'yı oynatacaklar. Melo gibi dalıp, kırmızı kart almazlar, Engin Baytar gibi hakemle dalaşmazlar, oynarken kadraja girmezler.

Fenerdeki muadili daha şanslı. Fenerliler pek kafa yormaz, kim oynuyor, kim oynamıyor diye. Selçuk Şahin oynamış, Salih Uçan uçmuş, Alper Potlamış ilgilenmezler. Takım zaten kendi sahasında kaybetmemek üzerine kurulmuş, küfür edecek, ıslıklayacak bir sonuç görmezler TÜP LİGi'nde. Yabancı maç oynamaları zaten yasak, futbolcuların canına minnet, yuvarlanıp gidiyorlar. Dikkat edin bu saydığım adamlar normalde yolda birbirlerini görse tanımamaları lazım, ama yönetim kurulu toplantılarını Çeşme Marekeş Beac'inde yaparlar. Tribünde 10 kişi buraya diye çağırsın koşarlar, ama bir mekanda 100 kişi selam vermeye kalksa boka bakar gibi bakarlar.

Şu saydığım adamlar eğer futbolcuysa, soruyorum. Bunları çalım atarken, gören var mı? Yine soruyorum bunları, eğer futbolcularsa orta sahada hayalet sporda oynarken değil de sağ bek sol açık bölgelerinde oynadığını hayal edin. Mehmet Topal'ı Motor Sanat Terk stoper oynattı. Ömer Toprak gelmezse gelmesin di canım, koskoca İmparator ayağına mı gidecekti, Topal ne güne duruyordu? Mehmet Topal'ın boyu 1.87. Kornerden gelen topa sabit dursa İzlanda'lı balıkçının önünde 1.87 lik bir set olaacaktı, inanmayan bir kere daha bulup baksın. Mehmet Topal kafaya çıkarak alçaldı, 1.50 lere kadar indi. 4. Neymar gölünde millet Neymar'ı izlerken benim gözüm Mehmet Topal'daydı. Neymar topla bacak arasından geçti, en iyi yaptıkları eylem it gibi koşmaktı, koşsa yakalayabilirdi, durdu, gol anında kadraja girmedi, seyret. Akıllı adamın top çerçeveye girerken TV pilot kamerada görünmesi akıl alır şey değildi.Golün faturası kazma Semih'e kesildi. Maçta  sirk maymununa evrim geçirdiler, ama bakalım ne yapmış Mehmet Topal. Yine 11 km koşmuş, pas hatası yapmamış, gollerde kadrajda görünmemişti. Ömer Üründül'ün deyimiyle günümüz futbolunda topu değil de kendini saklamayı başarmıştı. Takımın en kötü futbolcusuydu bizim gibi şeytanın avukatı için.

1000 den fazla maçı canlı seyretmiş bendeniz büyük yemin ettim. Selçuk İnan'ı ve Yeniçeri Ocağını final maçı, Şampiyonluk maçı dahil hiç bir maç canlı seyretmem. En azından tribünlerde benim küfürlerimi duymayacaksınız rahat olun. Ama, bilin ki mıymıntılar, güzel futbolumuzun mezar kazıcıları, ömrüm ne kadar vefa ederse sizler benim baş çelişkimsiniz. İşçi maaşlarını 4.500 Yuroya çıkarmaya gücüm yetmez, ama temiz futbol sevdalılarına sözüm söz, 900 işçi maaşını bu sırtlanlara aldırmayacağım. Aldıklarını huzurla yedirmeyeceğim.

Elinizde en büyük dizilim var, sizi yenmek için benim elime daha büyük kağıt gelmeyecek biliyorum, siz de bilin, eski kovboy filmlerini hatırlayın. bir mermi her daim, Flush Royaldan daha büyüktür. Bizim tabancamız, tüfeğimiz yok, bizim tek mermimiz tribünlerden gelen gücümüzdür. Futbolu bir süreliğine elimizden aldınız, tepe tepe kullanın, şimdilik beyliğinizin keyfini çıkarın, futbolu atkılı, bereli halk çocukları kurdu, kravatlı eşkıyalara bırakıp gidecek değiliz.

Değirmeninizin üstü her gün yel olmaz bir gün mutlaka bir seansta hepinizi kıstıracağız, donunuzu alacağız.

27 Eyl 2010

Mustafa Sarp Üzerine Tezler

Artık kendisiyle bu denli uzun dalaşmayacağım. İsmini ilk duyduğum(Galatasaray'a transfer olduğu an) andan şu ana kadar ki performansıyla, Galatasaray tarihindeki en nefret ettiğim futbolcu unvanını almış birinden bahsedeceğim. Yalnız, Mustafa Sarp olayı, öyle sadece kötü bir futbolcu oluşuyla geçiştirilecek bir mevzu değildir. Bu gözler 40 yıl boyunca ne kötü futbolcular gördü de, hiç birisinden 16 numarada olduğu ölçüde nefret etmedi. Kötü futbolcular, sadece kötüydü, sahtekar değildi. Son oynanan lig maçında benim taraftar kamera ekibini görevlendirdim. Sadece kendisini çekeceklerdi. Dedim ya işte, bazılarının götünü doğarken evliyalar yalıyor. Yalama sa, bu kadar kötü bir futbolcu koskoca Galatasaray'da  2 sezon boyunca banko oynayabilir miydi. Reykart'ında oynatmayacağı tuttu işte, bizimkiler özel olarak kendisini çekeceklerdi ya. Şans işte.

60 dakika zor dayandı Reykart, Mustafa Sarp'sızlığa. Biz de öyle. Girdiği dakikaya kadar Belediyespor'un şutu, atağı yoktu. Galatasaray ise sezonun en iyi futbolunu oynuyor ve en farklı skoru yazdırıyordu tabelaya. 4,5, 6. goller an meselesiydi. Takım artık şova dönük oynamaya başlamıştı. Taraftar ilk defa Nevizade'yi söylüyordu gol yerim korkusu olmadan. Hatta kaleci Ufuk bile bir topa fantastik atlama yapmıştı skor avantajına güvenerek. Oynadığı yarım saat boyunca sıfır pas hatasıyla oynadı. Dünya'da  üstüne yoktur iddiaya girerim. En az pas hatası yapan futbolcu Mustafa Sarp'tır. Aynı zamanda en akıllı futbolcu da kendisidir. Her pozisyonda topun nereye gideceğini veya geleceğini hesaplayabilir. Bu hesap çerçevesinde topla buluşabilir. Belediye maçında taçtan gelen hiç bir topu almadı. Gole eskortluk etti. 50 metreden gelen topu seyretti, tam Ayı Tum'un kel kafasına teması sırasında  6 pas içinde felç geçirdi. 10 cm zıplasa gol olmayacaktı. Yine oynadığı yarım saat boyunca elinden gelenin en iyisini yaptı. Top ayağında olanla paralel  bağlanmış vaziyette koştu. Ayhan, Cana, Barış'ın topa basma riskine girip sarı kart aldıkları maçta hakemle hiç bir işi olmadı. Şimdi düşünsene, topa çift dalacaksın, hadi dokunamadın atıldın. Bittin lan, sen olsan dalarmısın. Formanın ateşten gömlek gibi giyildiği Galatasaray'da bir çıkartırsan unutulur gidersin. Misal en son Serdar Özkan, anası babası,arkadaşları dışında arayanı soranı var mı acep? Misal Gökhan Zan; Hayret ediyordur her halde kendi durumuna, Türk Ulus Takımının banko stoperi olacaksın, Galatasaray yedek kulübesinin oturaklarını pas pas yapacaksın. Olacak iş mi? Ne günah işlemiş olabilir böyle bir ceza için. Ya da ne sevap işledi öyle büyük bir ikramiye için.

Neyse biz 16 numaramıza dönelim. Biz ya bi bok bilmiyoruz, ya Reykart bi bok bilmiyor. Raykart'ın bi bok bilmediğini iddia edecek durumumuz gerçekte mümkün olmadığına ve biz de evelallah bi bok olduğumuza göre işin içindeki bit yeniğini araştırıyoruz. Neden oynatıyorlar?

Ticari amaçları olabilir, sanırım kontratı 3 yıllık, değilse bile mutlaka devre arasında yenilerler. Mehmet Topal örneğini vermiştik. Şimdi futbolcu piyasası, tanınmamış futbolcular için istatistiki bilgilerle işliyor. Bir futbolcu satıcısı, elinde dosyayla, bir takımın satın almacısıyla konuşuyor. Elimde, ülkenin en büyük takımının orta sahasının bankosu var. Buyur, ligin en çok koşan, en az pas hatası yapan, yenilen gollerde hiç bir hatası olmayan sudan ucuz futbolcu. Resmi veriler böyle ise babanın takımına itelersin. Misal sen bir patronsun, diyorlarki bilmem ne üniversitesini şu dereceyle bitirmiş, ahlaklı, kötü alışkanlığı olmayan sabıkası bulunmayan biri var. İşe almazmısın? Ben alırım arkadaş kimse kusuruma bakmasın. Birinci sebep bu olabilir. Aynı yollardan geçip Mehmet Topal'ı 6 milyon yuroya kakalayan bu  tüccar ekip, eşeği boyayıp at diye satar kimse merak etmesin.

İkinci sebep metafizik olaylarla açıklanabilir belki. Mustafa Sarp muhtemelen bir koku, sıvı, gaz salgılıyordur maçlarda. İlahi bir gücü vardır da belki sayesinde fazla gol yemiyoruzdur. Misal o girdikten sonra pozisyona girdi Belediyespor'lu futbolcular. Birinde İskender inanılmaz avuta attı. Biz öyle gördük, ne biliyoruz o anda kale arkasında bir evliyanın olmadığını. Servet'in çıkardığı topa ne demeli. Sarp oyunda olmasa Servet o topa müdahele edemeyecekti belki de. Ne yalan söyleyeyim, metafiziğe zerre inancım yok, ama maçın birinde Mustafa Sarp'ı kucağına alıp koşan, uçan, gol atan, gol kurtaran ak sakallı bir dede görürsem şaşırmam.

Sebep çok, misal onu oynatarak, yerine yedek kalanlara mesaj veriyorlardır. Misal Cana, misal Elano tımarhaneye gitmek üzeredir belki. Top onundur, yönetici dayısıdır. Hangimiz mahalle maçlarında böylesi haksızlığa uğramadık. Çok sevimlidir, belki diğerleri o takımda diye gerektiğinden daha iyi oynuyordur. Yani ben hoca olsam, her an beni dövecekmiş gibi duran Barış Özbek yerine, kedi uysallığındaki Mustafa Sarp'ı tercih ederim. Ne olacak ki, ha Mustafa Sarp'la oynamışım, ha 10 kişi oynamışım. Futbolda o kadar somut farklar yok ki. Belki uzun mesafe koşularında kullanılan tavşan gibidir. Onun yüzünden yedek bekleyenlerin canına tak edecek, oyuna girdiklerinde aslan gibi oynayacaktır.

Büyük ihtimal yayıncı kuruluş, gazeteler, diğer televizyonlar oynatın diye para veriyorlardır. Futbolun marka değerini yükseltir böyle oyuncular. Adildir, şike yapmaz, hakeme dalaşmaz, sakatlanmaz, sakatlanmaya sebep olacak pozisyonlardan kaçar. Kavgaya karışmaz, rakip seyirciyle didişmez. Olur mu lan deme olur. 96 Dünya Kupasında  Ronaldo oynayacak diye direten Adidas yüzünden Brezilya bir Dünya Kupasından olmuştu. Hani Boklu Derede de, Selçuk var aynı pozisyonda oynayan, taraftarın küfür etmekten yorulduğu dicem ama, Selçuk pislik, onun için para ödemezler. Onun da neden oynadığını  Fenerbahçeli bir başka deli yazsın.

Fenerbahçe Medyası Reykart'ı dolandırıyor olabilir büyük bir ihtimalle. Her maç en iyi oynayanın Mustafa Sarp olduğunu yazarak acaba mı lan dedirtiyorlardır Reykart'a. Şimdi oynatmasam bu ibne basın üstüme gelir, vak vakları ürkütür ekmeğimden olurum, hadi ben oldum mesele değil soğan ekmek yerim de 2 manga adamla çalışıyorum. Boşta kalırsam o adamlara nasıl bakarım? hesabı yapıyordur. Misal Rıdvan, misal Bülent Korkmaz. Bunlara göre takımın en iyi adamı Mustafa Sarp. Neden böyle yazıyorlar? Onun oynadığı takımdan da korkmaya gerek yok da ondan. O halde devam, Mustafa Sarp, Rıdvanmetreye göre 8 tane Cana eder. O zaman bize bok yemek düşer, ben de aklı başında taraftarı dinleyip Sarp'ı son maç yedek oturttum. Allah muhafaza ya Baros atamasaydı. Sülük medya Florya'ya idam sehpasını kurmuştu. Verilmiş sadakam varmış bir daha o aptallığı yaparmıyım? Delimiyim lan ben, önümdeki ilk maç kimle? Karabükspor maçı, yaz Neeskens, ön liberolar Ayhan, Mustafa Sarp.

16 numarada Aynştan'ın, Hawkins'in beyni, Yusuf Has Hacip'in, Kaşgarlı Mahmut'un Türkçesi var. Fizik desen en kral dizilerde oynayabilir. Bugün futbolu bıraksın en baba televizyonlarda yorumculuk yapar. Tugay'ın İngelterede geçirdiği tatlı sürgün yıllarını Mustafa 'da oynayarak geçiriyor olabilir. Reykart'ın gizli şifrelerini ezberleyen ajan olabilir. Yani şimdi Adnan Polat, Sabri'yi, Reykart'ın odasına gönderse, oğlum şu antrenman metodlarının bi fotokopisini arakla da boşuna para indirmeyelim ibnelere dese  Sabri, yapabilirmi. Sanmam, Sabri Fotokopi çekmesini bilmez, önünde yazılı kağıdı okuyup ezberleyemez. Mustafa Sarp öylemi, allem edip kallem edip Reykarty'a en yakın futbolcu olarak bütün Barcelona taktiklerini ezberlemiştir bile. Reykart gitsin, eğer bu madde doğru çıkarsa biz Şampiyon Kulüpler kupasını kazanırız ve de o zaman Mustafa Sarp'a borcumuzu ödeyemeyiz.

Yabancı bir ülkeye gitmiş her yöneticinin böyle bir adamı olur. Kendimden biliyorum, yıllarca Romanya'da iş yaptım. Mutlaka lokal, güvenilir bir adam edinecen kendine. Sır saklayacak, içerde olup biteni sana haber verecek, seni gezdirecek, o da sana taktik verecek. Ne yenir ne içilir, neresi güvenlidir. Bunun için de tek yol o adama iyi bir mevki vermekten geçer. Müdür yapacan, yanından ayırmayacan. Antrenman bitince, maç bitince sik gibi kalırsın yoksa İstanbul'un orta yerinde.Ne gülüyosun lan, Cihan Haspolatlı, Gerets'in dalkavuğu olmuş olamazmı. Bülent Akın, Lucescu'nun. Yıllarca banko oynayan Cihan, Gerets gidince mi futbolu unuttu? Bülent Akın'ın nerde olduğunu bilen var mı? Her hocanın fasulyeden bir kontenjanı olur. Geçen sene Reykart'a  çok güveniyordum o yüzden fasulyeden oynayan Mustafa o kadar gözüme batmıyordu demek. Şimdi Reykart'ıda sildiğim için, oynattığı adam midemi bulandırıyor. Eğer dalkavuksa, Murat Bardakçı tarihin arka odasında söylüyor. Hiç bir dalkavuk kendi eceliyle ölmemiştir. Yeni bir dalkavuk bulununca kelle paça hesabı.

Aklıma irili ufaklı başka nedenler de gelmiyor değil. Buraya yazmamın sakıncalı olacağı şeyler de var. Ama bir şey var eminim. Futbolun dışında başka bir sebebi var banko oynamasının. Ben aklımı oynatıncaya kadar başka bir şey daha gelirse aklıma, onuda paylaşırım sizlerle.

O kadar  okul okudunuz, biraz da siz yorun kafanızı, tezler benden analiz sizden.

21 Nis 2010

Futbola Lanet Ettirenler; Mustafa Sarp

Mutlaka birileri olacak. Bu sene de beni canımdan bezdiren 16 numara oldu. Adını anmak istemediğim, direk şampiyonluğumuza mal olduğunu ispatlayacağım. Büyük Surinamlı'nın vazgeçemediği İniestafa'dan bahsedeceğim. Aslına bakarsak faal Galatasaray futbolcusuna genelde  kolay kolay kem söz söylemem. Servet istisna oldu ve nihayet top kırıcısından kurtulduk. Bakın göreceksiniz, Servet bundan sonraki futbol hayatı boyunca 20 büyük maç oynamadan emekli olacaktır. GS televizyonunda, Yavuz Bingöl'e '' saz çalmasını bilsem bugün futbolu bırakırım''dedi. Sanki saz çalmayı bilmek futbol oynamaya engelmiş gibi. İşte bu akıldaki futbolcu bizlere futbolu sevdiğimize lanet ettirdi.

Bugünkü dersimiz 16 numara. 40 yılda 100 lerce futbolcu seyrettim. Çok kötü futbolcular geldi geçti. İnanın benim seyrettiğim Galatasaray tarihi içersinde 16 numaradan daha akıllı bir futbolcu olmadı. Bunu da göreceksiniz, futbolu bıraktığında en kral televizyonlarda yorumculuk yapacak. Kendisini tanımıyorum, hiç bir fikrim yok, satranç bildiğine, Briç oynadığına bahse girerim. Aynştayn aklı, Yusuf Has Hacip Türkçesi var kendisinde. Fiziği düzgün, reklam filmlerinde oynamayı en çok hak eden futbolcu. Daha ne olsun. Reykart'a bir Türk yardımcı aranıyor, 16 numarayı yapsınlar benim itirirazım olmaz. Gel gelelim sahada, hatta yedek kulübesinde bile görmeye dayanamıyorum. Arşivimizde defalarca kayıt altında, dönüp dönüp yeniden okuyorum. Servet, Topal, 16 numara, Gökhan Zan'ın banko oynadığı bir takımın 3. olacağını liderken yazmışım.

30 yaşına gelmiş, Milli takımın en dandik maçına bile çağrılmamış. Galatasaray'a transferini Bülent Korkmaz yaptığı için hiç tanımadan, seyretmeden bile görüşümü yazmışım. Değil Galatasaray, Hıncal Uluç'un Çatladıkapıspor'unda bile oynayamaz. Oynarsa da oynadığı takım asla üst düzey top oynayamaz, dolayısıyla turnuvaları en tepelerde bitiremez.

Şimdi ben futbolcu satıcısı olsam, elimde kapı gibi verilerle babamın takımına satarım İniestafa'yı. Şu si vi ye bakın, varsa daha iyisi söyleyin.

1-Reykart'ın başında olduğu takımın orta sahasında en fazla maç oynamış adam.Brezilya ulus takımının bankosunu kesmiş kaç maçta. Ayhan'ı malülen emekliye ayırtmış. Topal'a sövdürmüş, Barış'ı dövdürmüş.
2-Takımda en fazla koşan adam.
3-Takımın en az top kaybı yapan adamı.
4-Takımın yediği gollerin vidyosu buyrun efendim iyi bakın, 16 numara hiç görünüyormu kadranda?
5-Takımda en az top kaybı yapan adam.
6- En fazla top kapan adam.

Bulamadım, iddiaya girerim, istatistik bilgileri İniesta'dan daha iyi değilse ben bi bok bilmiyorum. Şimdi elimde böyle bir futbolcu var ve sudan ucuz. Dünya'nın en elit takımlarına kakalamazsam yine bi bok bilmiyorum.

Yediği yemekler, aldığı vitaminler, ilaçlar, yaptığı antrenmanlar kaplumbağaya yaptırılsa tavşana nal toplatır. Çok koşmanın taraftarı kandırmaktan başka bir boka yaradığı görülmemiştir eğer başka meziyetleri sahaya yansıtamamışsan. Misal final maçında Okan bana göre en az 20 kilometre koşmuş olmalı. Suat eğer hesap yapılsa koşa koşa Dünya'yı turladığı ortaya yazılır.

Top kaybı hemen hemen imkansızdır. Türkiye liginin uzak ara en kazma futbolcusu Servet bile yanındaki adama 10 metre pas atabiliyorken bırakın 16 numara da, yana, geriye ya da kaptırmaya ramak kala Elano'ya atabilsin. Top kaybını Elano yapsın, aman 16 numaranın istatistiğine zeval gelmesin. O oynayacak diye Mehmet Topal tir tir titresin, geçen yıllarda oynadığı oyunu oynayamasın.

Top bizdeyken bukelamun olsun, renk değiştirsin, araziye uysun görünmesin. Top isteyip başını belaya sokmasın. Başını belaya başkası soksun, küfürü Elano yesin, Sabri yesin hayırlısıyla şu top kaybedilsin. 16 numaranın görevi başlasın, ya Allah, it gibi koşsun, başta dedik şu an liglerdeki en akıllı futbolcu, topun nereye gideceğini tahmin ediyor, bir şekilde topa dokunuyor, kapıyor ve 10 metre mesafedeki birine aktarıp hazır ola geçiyor. Hafızaları yoklayın 60 metre bir pasını hatırlayan var mı? yoksa ben mi paranoyak oldum 16 numara yüzünden.

Aklını en çok bizim kalenin başı beladayken kullanıyor. Eğer müdahele edebileceği bir pozisyonsa gözüküp, topa dokunarak iyi bir iş yapmış oluyor. Yok eğer golü yiyeceksek, hesabı önceden yaptığı için o anda kazan mevcudunun dışında kalmayı başarıyor. Haliylede gol, kazmaların, bok çuvalının başına patlıyor. Bir de Sabri uzaktaysa değme keyfine 16 numaranın. Gol günah keçisi olarak Sabri emrimizde. 16 numaranın suçu var mı?

İyi Galatasaraylı olduğunu ispatlayarak gelmiş aramıza. Küçükken giydiği sarı kırmızı formalı resmini çıkarmış ortaya.Bursa'da oynarken yedek kulübesine Galatasaray maçı kaç kaç diye sormuş göye. Bu doğru olamaz aslında, Galatasaray!la Bursa ancak birbirleriyel aynı saatte oynar çünkü. Sülük medyasının medarı iftiharı, en kötü oynadığı maçta bile en iyi oynadı diye yazıyorlar, taraftarın kafasını karıştırıyorlar. Biliyorlar ki 16 numaranın, Servet'in, Barış'ın oynadığı takımdan çekinecek hiç bir şey yok. Oynamadığı maçlarda takımın isabetli pas yüzdesi tavan yaptı.

Kendisi hakkında bu son yazımdır. Helal olsun ki Surinamlı'nın başımızda olduğu bir takımdan bile beni soğutmayı başarmıştır. 40 tane takım yaptırsalar bir tanesinde limon taşıtmayacağım adama 1 senedir katlanıyorum. Artık şu son kalan 4 maçta banko oynasın, umurumda bile değil. Ben çok ağladım, bu adam şampiyonluğa mal olacak diye. Sevenleri çokmuş tribünlerde, belki onlar haklı, Reykart'da oynattığına göre bize görünenin dışında başka bir yeteneği var. Bir türlü ben göremiyorum ya, lanet olsun.                                                              

27 Şub 2010

Türkcell Analar Langırt Ligi


Guiza,''asistse asist ne var lan bu işte, kaleye sok da görelim'' deyip al da at pozisyonunda Alex'e topu uzattı. Tersi olduğunda 40.000 kişi Guiza'ya küfür edecekti. Etmediler, analar ligine geri dönüş yaptılar. Liverpool ile oynamak varken dağ başında Belediye takımıyla oynayacaklar.

85. dakikada hakem penaltıyı vermedi, verseler, atsak, Sporting Lizbon'la oynayacağız. Daha kolay bir rakip ve daha iyi bir kadroyla çıkmamız olası. Yarın Kasımpaşa maçına çıkacağız. İşte biz buyuz. Bizim futbolumuzun çapı bu kadar.

Ligimizin en büyük iki takımı(başka da yok zaten) Avrupa Liginde son 16 ya girmek için son dakikalara kadar can çekişiyor. Sonrasında da Polyanna'mız elsik olmaz bizim, Şampiyon olalım. Peki olalım, sanki çok zor, ulaşılmaz bir istek seninkisi.

Fenerbahçe ve Galatasaray malzemecileri aralarında anlaşsalar, formaları  çamaşır iplerine assalar, sırayla şampiyon olacaklar zaten. Bunca yatırıma, bunca büyük futbolculara, hocalara ne gerek var. Koskoca Reykart yarın Kasımpaşa maçına çıkarken ne diyecek olabilir futbolculara?

Eskiden takımlar 1 saat kala saha ısınmaya çıkmazdı. 10 dakika kala çıkış tünelinin önüne gelen takımın kaptanı Cüneyt Tanman bir seferinde şöyle demişti.'' Takımın başında sahaya çıkmak için, tribünlerin elektriklenmesini beklerken, kadroları anons edenin ağzından 5 Cüneyt demeden takımda olduğuma inanamazdım''

Yani koskoca Cüneyt, en öndeyken bile Galatasaray formasının ne kadar değerli olduğuna inanıp kendisini motive ediyor. Bir önceki maç yazısında yayınladım iddia kuponunu. Galatasaray'a inanmışlığım yüzünden yattı. Acaba Arda Turan hariç hangisi 1-1e 1000 dolar basabilirlerdi. Soruyorum Adnan Polat dahil, bütün yöneticilere suçu aşağılık hakeme atıp sorumluluktan yırtmak en kolayı Galatasaray'a o maçta 1. milyon dolar bahis yaparmıydınız?

16 numaralı futbolcu(benden kurtuluş yok, adını anmayacağımı söylediğim sahtekar benim sayfamda bundan sonra 16 numara diye anılacaktır) giydiği formanın hangi takım forması olduğunu biliyor mu? Bakın buraya tarihe not düşüyorum. Galatasaray'ın son maçı Gençlerbirliği maçı. O maçın kadrosuna bakın, Servet, Topal, 16 numara varsa bilin ki Fenerbahçe'nin kupayı almasına dua eder olup, Avrupa ligine yandan girebilmek için 4.lük 5 lik maçına çıkıyor olacağız. Bu aşağılık, sahte futbolcu bozuntusunu Galatasaray'dan kovmadan bana rahat uyku yok. Ben Necati'ye, Cihan'a, Orhan Ak'a saldırmışım. Bugün Cihan'la değişmezsem şerefsizim. Var mı lan böyle bir adalet? Erhan Önal Kartal marka otomobile binerken Servet'in bindiği araba trafiğe çıkınca yanındaki arabalar yana kaçıyor bakmak için. Galatasaray'ı Galatasaray yapan futbolcuların çoğu sürünürken, Galatasaray yansa, bir kova su atmayacak futbolcular senede 2 milyon dolar indiriyorlar. Bize ise tribübünlerde ''yenilsen de yensen de taraftarın senin le'' demek düşüyor.

Takım elenmiş, çağırıyoruz, teselliye, bari Analar Ligini önde bitirsin diye. Topal, Servet kaçmış, tenezzül bile etmiyorlar önümüze gelmeye. Maçtan evvel 10 kişi çağırınca koşarak gelenler, dışarıda taraftar gördüğünde boka bakar gibi bakıyorlar. Bunların ciğerini bilirim ben. Kolayına Arda Turan olunmuyor bu alemde.

Dünkü gazeteleri gözden geçiriyoruz. Talimat gelmiş basın tribününe. Hakeme saldırılacaaaaak, saldır. Hıncal Uluç bile ki- asıl bu maçtan sonra kusması gerek ne kusacak sa- hakeme yüklenmiş. Bir kişi yazmamış avuta giden topu çuval, kaleye 25 metre mesafeden taca atmış, nargile içicisi Uğur beyin ciğeri iflas etmiş, 16 numaranın eli belinde, Topal, topallaya topallaya geliyor, zaten içeride biri kazma, diğeri Balta iki oyuncu var. Topa basan bir tek Lukas, ağlardan çıkaran da, ligin başında en sevdiğim transferken, en sevmediğim durumuna düşen kaleci.

Aynı takımda Dünya çapında oyuncu da var, futbolcu bile sayılmayacak oyuncu da. Direnen, Caner, Kaptan  ve Keita Galatasaray'ı teslim etmemeye uğraşıyorlar. Gel gelelim top gene dönüp dolaşıp çuval kalecinin tahta bacaklarına geliyor. Vurduğu tekmeyle top bir kez daha bizim tribüne geliyor, devamında bu sefer Ayhan Bey'in eskortluğunda, 18 içine kadar sağ selamet geliyor. Kaleci biraz ileri çıkıp hedefi küçültse olmaz, belki gole mani olur, her zaman yaptığını bu kez yapmayıp, kale çizgisine kendini demirliyor. Vurulan sıradan bir top, bizi en azından beni 37 sene önceye götürüyor. Sağolun çocuklar, hem 10.000 liradan ettiniz , hemde çocukluk günlerime geri döndürdünüz beni!

Yarın Kasımpaşa maçı var, sanmayın ki kolay galibiyet alır yola devam ederiz. Ne var ki önemli değil, hangi sonuç alınır sa alınsın, Türkiye Langırt liginde 2.5 takım var. Yarım olan takım 10 senede bir bağış yapılan şampiyonluğu geçen yıl aldı, kalan 2 takım sırayla 4 er şampiyonluk alacaklar. Bu şampiyonluğu almak için de ne Aleks'e Lugano'ya Dahi Daum'a, ne Elano'ya, Lukas'a Surinamlı'ya ihtiyaç var. Amaç sadece buysa, manipülasyonun, dolandırıcılığın ta içindeyiz. Yok, içinizde takım kuruyoruz olacak bunlar diyenleriniz var sa onlara da lafım yok. Ben en ufak bir belirti görmüyorum, gelecek senelerin unutulmaz takımının kurulması yönünde.

Ahval ve şeraite bakınız. 10 sene önce, durum daha zor iken, önümüzde örneği yok iken, develer tellal, pireler berber iken. Taffarel- Leo, Popescu- Bülent, Lukas- Servet, Okan-Emre-Suat, 16 no-Balta-Ayhan, Hagi-Elano, Hakan Şükür-Arif, Keyta-Arda. Oyuncuları hassas teraziye koysak o takımda Arda ve Keyta'dan başka kimse oynayamaz. Bu ne ucuzluktur kardeşlerim? Turuncudan iz taşıyan sarı ile vişneye çalan kırmızı renkler bit pazarına düştü de bizim haberimiz mi yok?

Yarın maçta olacağım. 16 numaranın peşine düştüm, içinizden hayırsever bir Galatasaray'lı varsa beni polise şikayet etsin, içeri almasınlar. Bu gidişle mutlak bir halt yiyecek 40 yıldır şerefle girdiğim tribünlere bundan sonra girmez duruma düşeceğim. Bu nedir ya? Surinam'lı ne yapsın? deliğin biri tıkanıyor, 2 yerden daha delik açılıyor. Demek tek tek olmuyor bu değişim denen dalga, devrim gerekiyor. Nasıl ki biz bir Fenerbahçe maçında Galatasaray devrimi yaptıysak, ona benzer bir şeyin yapılması gerekiyor. Yoksa biz her sene aynı yazıları yazar, aynı şarklıları söyleriz tribünlerde.

''Sen var ya sen, başımın tacı gözümün bebeği, sen var ya sen deplasman yolunda elimde sigara''

12 Şub 2010

Mustafa Sarp Üzerine

Konferans verilmesi lazım gelen futbolcumuzdur. Olacak şey değil, koskoca Reykart, koskoca Galatasaray'ın orta sahasını emanet etmiş, her maç banko oynatıyor. Yazmakta yorumlamakta zorluk çekiyorum. Reykart, Arda'yı kaleye geçirse, Aykut'u santrafor, Leo'yu ön libero, Servet'i sağ açık, Ufuk Ceylan'ı sol açık oynatsa en ufak bir itirazım olmaz. Galatasaray tarihinin görüp görebileceği en büyük hoca, ne yaparsa, ne yapmazsa kefilim, arkasındayım. Bu görüşüm istisna olmak kaydıyla müsaadenizle Mustafa Sarp vak'asına değineceğim.

Sanmayın ki elendiğimiz maçın tabelasına bakarak yazıyorum. Hayır, tanımıyordum kendisini daha önce, ilk çıktığı maçta görüşümü yazdım ne yazık ki, ve hala aynı görüşteyim. Hele ki Mehmet Topal'la birlikte oynadıkları maçın baş çelişkisiyim. Başta sevgili Reykart'tan sonra taraftardan özür dileyerek yazıyorum, Galatasaray'ın en sahtekar futbolcusudur. Galatasaray'ın kötü sonuç aldığı her maçın baş sorumlusu olacaktır. Her maçta en çok koşan futbolcu Mustafa Sarp'tır, manipülasyondur, kandırmaca yutturmaca dır. Taraftara şirin gözükmecedir. Göreceksiniz çok daha önemli maçların kaybedilmesine sebep olacaktır. Her maçını dikkatle izlemekteyim, tamam her topa bulaşmaktadır, tamam bizim bilmediğimiz bir şeyleri yapıyordur. Ne var ki bana göre bir çuval inciri berbat etmektedir. Galip gelirsek, son anda topa vurup gol olursa Reykart'ın cini deyip hakkında olumlu şeyler düşünürüz. Ama dün gece ki gibi Antalyaspor beki olursa iyot gibi açığa çıkacaktır yapamadığı şeyler.

Dikkat edin ilk maçta. Toptan kaçmaktadır, kaleciden topu almamakta, taç atan futbolcuyu görmemektedir. Top bizdeyken araziye uymakta, top rakipteyken çıldırasıya koşup topu kazanmaya çalışmaktadır. Ayağına top geldiğinde ya geriye çıkarıyor, ya en az 10 saniye düşünüp, kaptırmaya ramak kala topu ayağından çıkarmaktadır. Topu ayağından çıkardığında da muhtemelen verimli kullanamamaktadır.

İddiam o dur ki Galatasaray'da oynamasa Kartalspor'da bile oynayamaz. Biliyorum çoğu Galatasaray'lı bu kadar da olmaz diye bana saldıracaktır. Önce ben saldırayım, nasıl ki sezon başından beri Gökhan- Servet ikilisine saldırdım, aynı şekilde bu ikisine saldıracağım. Mehmet Topal ile Mustafa Sarp'ın oynadığı orta saha bizi hiç bir maç ipten alamaz, hiç bir büyük maç bu ikilinin oynadığı büyük futbol neticesinde kazanılamaz. Örnek elendiğimiz Antalyaspor maçında en iyi oynayanlar Caner, Lukas, Emre, yani savunma ise vardır bir hikmeti görüşlerimizin. Evet ligin en adi takımından kendi sahasında 2 gol yiyen takım en iyi futbolcuları savunmacılardır. Yarın hiç gol atamayan forvetler takımın en iyileri olacaktır, ancak Sarp'ın en iyi oynadığı maç hiç bir maç olmayacaktır.

Ben adım kadar eminim, en kısa zamanda Mustafa Sarp ve Mehmet Topal ikilisi takımda olmayacaktır. Onların yerine alternatifim vardır. Hakan Balta ve Barış Özbek ikilisi bu ikiliden çok daha verimli olacaktır. Son elendiğimiz kupa maçı, son yenemediğimiz lig maçı bu sezon oynadığımız, hocamızın bütün hünerini gösterdiği en büyük maçlardır. Zaman zaman ülke futbolu standartlarının üstüne çıktık. Konumuz hoca değil bu yazıda, hocanın hocalığını sülükler kustuktan sonra yazacağız. Konumuz Mustafa Sarp ve ben oynadığı futbolu hiç beğenmiyorum. Nasıl ki 5 takım kursam Servet'i Gökhan'i limon taşıyıcı olarak bile oynatmazsam, Mustafa Sarp'ı da bu takımın orta sahasına yakıştıramıyorum.

3-5 gün sonra sezonun en büyük maçına çıkarken moralinizi bozmak istemem. Yazmak ile yazmamak arasında gidip geldim, yazmaya karar verdim. Mustafa Sarp, Galatasaray futbolcusu değildir, olmadığını pek kısa zamanda Reykart bize gösterecektir.
    

29 May 2009

İlk Transfer



Mustafa Sarp, Galatasaray'ın ilk transferi oldu bu sene. Yangından mal kaçırmışız. Bursaspor'un son maçını oynamayacakmış. Niye ki acep, bir maç daha oynasa eline mi yapışacak?


Gerekçesi şu olabilir. Biz bu hafta yenilip de, Bursa yenerse koskoca Mustafa Sarp İnter Toto turnuvasında oynayacak. Yani bir bakıma maça konsantre olamaz, hatta bilerek kötü oynar.
Ben Mustafa Sarp ismini ilk defa duyuyorum. Mutlaka seyretmişizdir ama gözümüze çarpmamış demek ki. Futbol cahilliğime verin. Yolda görsem tanımam ismini bilmediğim orta saha oyuncusunun. Kim ola ki diye araştıralım dedik, iki satır yazmıyor geçmişi. 30 yaşındaymış, oyun kuruculuk yapıyormuş, bu kadar sene top oynamış 1 defa milli takıma çağrılmış. Zaten en az 1 defa milli takım kampına çağrılmamış oyuncu Süper Lig'de mevcut değil.
Bursaspor'a Erciyesspor'dan gelmiş. Gelmiş dediğimiz, bir ara Bülent Korkmaz Bursaspor'da hocaymış, biz atlamışız bu büyük kariyer geçmişini. Mustafa Sarp'ı Bülent aldırmış Erciyesspor'dan, küme düşmüş takımdan. Muhtemelen gider ayak bir kıyak daha yapmış olmalı Mustafa Sarp'a.
Orta sahada eşşek sürüsü futbolcumuz var. Bir o kadar daha alınacak muhtemelen. Ve muhtemelen Linderoth'un, Lincoln'ün yerine yabancı gelecek. Bu Mustafa Sarp, Aydın'dan, Mehmet Güven'den daha mı iyi acaba? Mehmet Güven 30 yaşına geldiğinde Mustafa Sarp'tan daha mı kötü oynayacak?
Benim tanımadığım futbolcu ve hocalar hakkında bir yorum metodum var. Olmayana ergi metodu. Seleksiyon meselesi, uygunluk derecesi. Komplo teorisi, kıllanma, kuşkulanma, vesvese. Bülent Korkmaz'ın futbol bilgisinin Galatasaray düzeyinde bir takım için kısır, hatta sıfır olduğunu var sayan bendeniz, şimdiden Mustafa Sarp için notumu veriyorum. Gamlı Baykuş kostümümü giyiyorum, kehanetimi açıklıyorum. Eğer Mustafa Sarp Lincoln'den, Kewell'den daha iyi futbolcu değilse, Galatasaray'da bir sezonda 10 maça çıksın, ben yazdıklarımı yerim.
Mustafa Sarp, ilk transferimiz, boş transferimiz, ilk kaçan paramız, bu sene ilk dolandırılışımız. Güle güle harcayın Galatasaray'ın olmayan paralarını. Transfer edenler sağolsunlar.