kalli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şub 2009

Şıracıyla Bozacı




Defolun gidin lan yakamızdan. Ne aşağılık heriflermişsiniz. Geçen sene soğuklarda bademciklerin şişti, torununu özledin, Leverkesen'deki kankana hezimet yedin uzadın gittin. Bilerek yapmadıysan şayet daha beter, bi bok değilmişsin. Sonra aman ha bir Alman yesin paramızı, gelsin dolandırsın koca kulübü diye yolladın başımıza. Canımızdan bezdirdin çoğumuzu, maymuna döndük maçlarda. Bir maç 15 pasla gol atan takım, diğer maçta toplamda 3 pas yapamaz duruma geldi.

Gönderdiğin adamın başına getirdiler seni, adamın sesini çıkarmadı, yardımcılarını kovdular bana ne dedi. Şimdi nasıl bakacak suratlarına onların. Cukka sağlam, ben olsam bende sesimi çıkarmam, hırsızlar ülkesi zaten bizim ,ülkemiz, bir kaç milyonda adını lanetle anacağımız adam götürsün.

Şimdi de sen moruk, bu saatten sonra ne yapacaksın parayı. Git bir söğidün gölgesine anılarını yaz, vardır muhakkak iyi bir şeylerin. Adamını, vatandaşını kovuyorlar, koskoca tribünler küfür ediyor seyirci kalıyorsun. Racon kessene, ben de giderim desene. Ne onursuz adammışın sen, senden bize na fayda gelecek. Sen bulaştıkça boka batıyoruz.

Normal gitmez bu Almanlar, disiplinlidir, onur, insanlık arama bunlarda. Düşene bir tekme de bunlar vurur. Ben Dünya'da sadece Alman'a karşı ırkçıyım. Dedelerimizi bizlerden alıp ırgat ettiler belki de bundandır gıcıklığım. Ne Alman futbolcusu, ne Alman Hocası isterim.


Hadi Bülent Kaptan, sıra sende bir omuz da sen at, takımı Alman boyunduruğundan kurtaralım. Sonrası kol kırılsın yen içinde kalsın. Ona danışacağına tribüne danış daha iyi. En azından saf kan Galatasaray'lılardır, dediklerini yapıpta kaybedersen seni taşırlar. Sana yakışan, takım arkadaşlarından birini yardımcı yapmandır. Arkandayız, Gençlerbirliği maçında yaptığın hareketleri de yapmamış olsaydın ne güzel olacaktı. Mertliğine verdik. Gözümüz sende......

29 Kas 2008

3.Ramses


Beni, ırkçı, şoven, faşist yaptınız lan bu yaştan sonra. Ne alıp veremediğiniz var bizle. Ne diyet borcumuz var da senden vazgeçemiyoruz. Yıllar önce sen Frankfurt'un başındayken geçirmiştik sana. Kuyruk acınmı var lan. Yaşlısın, saygı gösterecekmişiz. Siktirin gidin başımızdan, yıllardır babalarımızı, dedelerimizi, amcalarımızı köpek gibi çalıştırdınız yetmedi mi. Ben Galatasaray'a zarar verenin yaşına başına bana yakınlığına bakmam. Bazen tek bir taraftar gibi hürüm, bazen de bir tribün dolusu adamım ben. Tribünden gelen gücümü kullanır, küfür ederim. Ramses'misin nesin, ne diyet borcıumuz var açıklayın.
Ülke batmış, binlerce kişi simit yiyor, 75 yaşındaki moruğa euro kaptırıyoruz. Ne iş yapacakmış bilen varmı. Skibbe'ye karışmayacakmış. Niye geldin lan o zaman. Muhasebeyemi bakacaksın. Ortaksınız lan siz ibneler. Geçen sen 5 tane yedirdiğin maçtan sonra gülüyordun. Galatasaray tarihi bu kadar ruhsuz hiç olmadı. Yeniliyoruz, sonraki idman neşe içinde geçiyor, ha gayret diyen bir futbolcu yok saha içinde. Galatasaray kaptanı her maç itirazdan, kasaplıktan sarı kart alıyor. 15 sene kaptanlık yapan Cüneyt bir kere sarı kart aldı. Aziz Yıldırım'ı vekaleten başa getirsek bu kadar zarar veremez takıma. Tabeladan vazgeçtik, kötü oyundan vazgeçtik, bizi biz yapan hasletimizi bitirdiler. Re re re, Ra ra ra diye bağıramıyor kimse. Futbolculara bağıra çağıra Metin Oktay formaları giydirdik bir kaç maçtır. İçindeki utanıyor, sıkılıyor, elinden gelse çıkacak formanın içinden. Ben adammıyım, ben futbolcumuyum da bana bu formayı giydiriyorsunuz diyor çoğu.
Verin paralarını hiç bir oynamak istemez. Götüyle, sümüğüyle futbol oynayan hazreti balta Servet bile, anlaşamazsam giderim diyor, para için oynadığını bari söyleme hıyar. Hepiniz defolun lan, Galatasaray tarihi örnekleriyle doludur kolpacı futbolcuların. Geçen yıl takım yabancısız şampiyon oldu. Hasan Şaş kulubeden kaç kere asist yaptı. Sivas maçını, Fener maçını eski hocalar aldı. Ruh aldı, hepimiz kaleye geçtik, gol attık tribünlerden.
Lanet olsun bu endüstri futbolunun fitilini ateşleyenlere. Sanıyorlarki böyle gider bu düzen. Çok sevgili, çok zengin Fenerbahçe'nizi göreceğiz, bu maçı alamasın bundan sonraki maçlarnı 5.000 kişiye oynarlar. O zenginler takım sevgisinden mi maça geliyor sanıyosunuz.
Galatasaray taraftarının Dünyada eşi benzeri yoktur. O taraftar futbolcularını sadece formanın içindeyken değil, formayı çıkarttıktan sonra da sevmek ister. Takımda öylelerini görmek ister. Simoviç'i, Prekazi'yi, Taffarel'i, Hagi'yi.....
Şu Nonda siktirip gitse bir tane Galatasaray'lı adını bile anmaz. Skibbe döndüğü zamanTürklerin ikinci vatanında sokakta, barda gören Galatasaray'lı selam bile vermez. Ben daha önce yazdım, ironiyle karışık. Artık inanıyorum. Adnan Polat bu Almanlar'dan hınç alıyor. Kovduğunda zevk alıyor.
Ramses efendi, burası Adnan Baba'nın çiftliği değil. Her ne kadar ferman onlardaysa takım bizimdir. Burası Aslan Yuvası'dır. Florya'daki villalardan ibaret değildir bizim yuva. Tribünler bizimdir, geliş biletinizi ferman sahipleri alır, bize sormazlar, ama dönüş biletini bu güne kadar hep biz kesmişizdir. Sonsuza kadarda biz keseceğiz. Kimini seve seve, ağlayarak göndeririz, kimini döve döve paketleriz.
Al geçen yıl bizi kumpasa getirip kakaladığın vatandaşını defol git, sabrımız taşmak üzere. Kargonuz hazırlanıyor.

26 Kas 2008

E-5 Yolları


''Teknik Danışmanımız Karl-Heinz Feldkamp
Galatasaray Spor Kulübü’nde 1992 - 1993 ile 2007 - 2008 tarihlerinde Teknik Direktörlük, 1993 - 1994 sezonunda ise Teknik Danışmanlık yapan Karl - Heinz Feldkamp, 27 Kasım 2008 / 27 Mayıs 2009 döneminde Teknik Danışman olarak görev yapacaktır.
Sayın Karl - Heinz Feldkamp’a başarılar dileriz.
Kamuoyuna duyurulur.
Galatasaray Spor Kulübü''




1960 lı yılların ortalarıydı, savaştan sonra toparlanmaya çalışan Almanya ağır işlerini başta bizimkiler yaptırdı. Hayatında şehrini göremeyen köylülerimiz, tarlasını satıp paşaport aldılar. Alamanya yollarına düştüler, Münüf'te, Berlin'de, Kölün'de buluştular. En ağır işlerde köpek gibi çalıştılar. 5-10 köylü ailesi aynı evde bulgur pilavı yiterek biriktirdikleri marklarla köylerine izine geldiler.

Otoban yoktu o zamanlar, izin zamanı eski Alaman arabalarında yeni gurbetçiler köylerine gidebilmek için E-5 yollarına düşmüşlerdi. Yıllar nesiller geçti, mark için ırgat olanların torunları o diyarları kendi memleketleri bellediler. Her alanda kendini kabul ettirenler çıktı. Futbolcularda elbet. Burnu büyük Almanlar o zamanlar Türkler'e boka bakar gibi bakıyorlardı. Gün oldu devran döndü. Galatasaray'a Adnan Polat başkan oldu. Hesaplaşma zamanıydı.

Ey Büyük Galatasaray'ın büyük başkanı Adnan Polat; Dedelerimizin intikamını alma vaktidir. Zamanında dedelerimizi mark için ırgat olarak çalıştıran şu Almanlar'ı Euro için maymun olarak çalıştır. Sıraya diz, bir Alman'ı kov yerine bir Alman getir. Onu kovma başına bir Alman daha getir. Ne kadar çok Alman'ı kovarsan sana sevgim o kadar çoğalacak bilesin. Benimde çocukluk gıcığım vardı seni gibi, sevdiklerimizi bizden ayıran Alman'lara. Ne zaman bir Alman Galatasaray'a gelse kovulacağı günü düşünerek içimi anlatamayacağım bir sevinç kaplar.

Şu benim için beter geçen günümün mutlu noktası, Kalli başımıza gelmiş. Ne mutlu kovulacakları güne.

9 May 2008

adam Sandıklarımız ; Kalli


Aynı kader Gerets'in başına geldi oysa. Sigi Held'ten sonra Galatasarayın başına gelen en kötü hocanın. Son haftalara girilirken takım az daha cortlayacaktı. Küsenler oldu, Gerets istifa etmedi, kovamadılar. Her zamanki gibi Galatasaray'ın Galatasaraylı futbolcuları olaya el koydu. Hasan Şaş, Hakan Şükür, Ümit Karan, Ayhan kare ası biz teslim olmayız dediler,'' biz ölürsek kartal gibi ölürüz, yaşayanlara kan kustururuz''. Takım mucize bir şekilde şampiyon oldu. Stresten, korkudan Fenerbahçeli olmayan Fenerbahçe topçuları yabancılar oynayamadı atamadı.



Bizim başımızda da tarihimizin en kötü Başkanı hüküm sürmekteydi. Şampiyon olunca bir bok sanıp devam ettiler. Devam eden ligi son haftalarda vermek üzereyken sözleşmesini yenilediler. Yani bu yıl yine Gerets olacaktı. Taraftar el koyup kovdu. Kısa hikaye başladı.



Adnan Polat, yakın akrabası olan, eskiden Florya'da isim yapmış kurt hocayı buldu getirdi. Kurt kocamıştı, köpeklere maskara olacağı kesindi.(Tanburacı hariç). Tarihe geçti Nazi Subayı. Lincoln'ü, Hakan Şükür'ü en önemli maçta kadro dışı bıraktı. Boızıt adında birini besledik bu yıl. Git Iğdır'a, Bitlis'e kapı kibi bir delikanlı bul getir oynat daha iyi. Sonra grip oldu, aspirin içmek için Almanya'ya gitti. Yokmu dede burda doktor. Bunamıştı, bir maçta 3 sağbek oynattı. Osman Tanburacı dahi dedi kendisine, Hakan'la dalaştı ya, Almancı ya, geldiğinde çok methetmişti ya o yüzden. Sonra bir maçta baktık Servet sağaçıkta. Yine bir maçta kapalının önünde 5 metre kare mesafede birgörüntü oluştu. 3 Galatasaray'lının uzunluğu 4.80 metreydi. Okan, Serkan, Sabri sahadaydı. Memleketinin takımına fark yedirdi bizi durup dururken. Soğuk bastırdı Türkiye'de, üşüdü ısınmaya memleketine gitti. Gelemez inşallah diye fal baktık, geldi. Hiç bir şey olmamış gibi oturdu kulubesine. Pamuk ipliğne bağlandık, an meselesi çözülmemiz. Gaziantep'le 0-0 berabere kaldı takım İstanbul'da. Eyvah çekmeye başladık Kasımpaşa maçında tarihin en kötü futbolunu oynayarak yenildik. Bu takım bizim takımmıydı, bu futbolcular bizimkilermiydi. Bir haber, bir kıpırtı, bir delikanlı yokmuyudu. Çoooooktu bizde delikanlı. Toplantı yapıldı, gerek olmadığına karar verildi, kaptanlar dilekçesini arzuhal eyledi, senedin altına imzalarını attılar. Kovdular, senette ''biz kalan bütün maçlarımızı kazanır şampiyon oluruz'', yazıyordu.

Bir şafak kaldı senedin vadesine. Protesto ettirmezle bu saatten sonra, ettirmeyiz.

Eh be ihtiyar delikanlı, bizde seni bi bok sanmıştık.

Bu Takımdan Bir Şey Olurmuş

''Galatasaray'ın bu kadar çok soruna rağmen başarılı olacağını beklemiyordum'' Zaman Gazetesi Feldkamp.

Ya bu moruk 6 hafta öncesinin Galatasaray Hocası değilmiydi. Zaman gazetesine spor yazarı olmuş haberiniz varmı. Bizim eski moruk böyle kelam etmiş. Bunları kendi ülkesinde adam yerine koymuyorlar, 1 ay sonra Avrupa Kupası finalleri var, git orda kendi ülken yerine yorum yapsana gestapo. Sen olsaydın elbet başarılı olmayacaktı, doğru söylemişsin. Sen çalıştırdığın takımın hangisi olduğunu bilmiyorsun sepet. Bu takım kırık kollularla, sakat bacaklılarla Avrupa Şampiyonu oldu. Neyi beklemiyorsun sen. Bizimi dolandırıyorsun, deseydin ya ilk hafta bu takımdan bir bok olmaz diye. Sen o zaman bu ülkede bu kışı geçirebilecekmiydin. Ne sorunu varmış Galatasaray'ın. Paraysa en kolay sorun. Parayla alınıp satılabilen şey en ucuz şeydir bizim için. Gelir parası çok aklı kıt biri, basar alır ne alınacaksa. Aldı diye adammı olacak şimdi o.

Anlamazlar, anlayamazlar. Bizde olmayan şey parayla alınabilir ama bizde olan şeyin fiyatı yoktur, satılık değildir. Satmaya kalksak kimsenin işine yaramaz, almaz.

Avrupa Kupası'ına, Süper Kupaya Kapalıçarşıda bir kuyumcu 1000 dolar ödemez.

6 Nis 2008

5 Nisan 2008 Devrimi


19 Mayıs 2007 de taraftar devrimi gerçekleşmişti. Başta Başkan olmak üzere(Başkan o maçta değişti) Hoca, ve nerdeyse bütün takım değişti. Ne varki bu değişim taraftarı mutlu etmeye yetmedi. İhtiyar gelmeseydi edecekti belki de. Sezon başında, hoca hasta değilken, Lincoln, Linderoth, Ayhan sakatlanmamışken bayağı bir yol alınmıştı. Lig uzundu, gittikçe boka batıyordu takım. Kimse gerçek oyununu oyna(ya)mıyordu. Düştü düşecekti potadan. Üstelik rakibe yapılan kıyaklar taraftarı sinir krizlerine sokmaktaydı. Ve 5 Nisan sabahı Galatasaray'ın önder futbolcuları darbeyi gerçekleştirdi. Aslında deneyimleri vardı, bir önceki sezonda Gerets'e karşı son haftalarda Hasan Şaş, ile Hakan Şükür bayrağı alıp son dakikalara taşıdı umudu ve şampiyonluğu.
Şimdi değilse ne zamandı. Kovdular, helal olsun. Hocaya falan gerek te yok. Kapanacak 15-16 kişi. Floryadan maça maçtan Floryaya. Eve gitmek, çarşıya çıkmak yok. Dünya Kupası statüsü uygulanacak. Sezon sonuna kadar oynayacak futbolcuların dışındakiler memleketlerine gönderilecek. Ajanlık, muhbirlik yapmasınlar diye.
Evet bu gün futbolcu devriminin ilk günü. Huzur ve coşkuluyum. Devrimler tarihin lokomotifleridir. Galatasaray tarihi bu devrimi yapanları minnetle anacaktır. Bundan sonra geleceklere de ibret olacaktır. Bu gün Galatasaray'lı olmanın saygı doruğundayım. Defoldu gitti, unutun gitsin, Hagi''yi bekliyorum.

24 Mar 2008

Feldkamp'ımıza Kavuştuk


''Feldkamp'a kavuştukAlmanya'da rahatsızlanan teknik direktörümüz Feldkamp, Türkiye'ye döndü'' Allah başımızdan eksik etmesin hocamız dönmüş. Uçakta yüksek basınçta damarları patlamadan gelebilmiş. Takım lider sayılır, teslim alabilir. Kaza ile şampiyon olursa kendisi yapmış olacak. Aslında yeni bir çığır açıldı. Anlaş bir hoca ile, adam kendi evinde ülkesinde otursun maçtan maça gelsin 90 dakika takımı yönetsin sonra tekrara ve dönsün. Ne gerek var diğer maçları takip etmeye, oynayacağın takımın son durumunu öğrenmeye, kim sakat, kim formsuz kurgu yapmaya. Gel leşe kon, çıkar takımı maça yenersen, büyük hocasın yenilirsen kaç git torun sevmeye. Dünyada örneği varmı takımın hocası torun sevmeye ülkesine gidiyor. Diyelimki son 7 maçı galip geldi takım ve uzak ara şampiyon oldu. Bu hoca ile seneye başlanacakmı. Eğer başlanacaksa ben Galatasaray'lı değilim, beni silin dostlar kimse kusuruma bakmasın. Bu fosilin yönettiği takımın taraftarı olmam.

18 Mar 2008

Kalli'den Müjdeli Haber!






Feldkamp'ın dönüşü zorYönetim, kulüp doktoru İlker Yücesir'i kesin bilgi almak için Almanya'ya gönderdi. Kalli bir daha dönmeyebilir. G.Saray'da geçen hafta torununu görmek için gittiği Almanya'da ayağından virüs kapan teknik direktör Feldkamp'ın geri dönmeyebileceği iddia edildi. Bu sezon ikinci kez virüs kapan ve ülkesinde tedavi altına alınan Alman hocaya, doktorların ilerlemiş yaşını da dikkate alarak 'görevini bırak' tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.
Uzmanların, 74 yaşındaki çalıştırıcıya, "Uçağa binmen bile riskli. Bu halinle çalışırsan sağlığını tehlikeye atarsın" uyarısını yaptığı öğrenildi.

Çok memnun olduk, uzun ömürler dileriz dede. Senin torunun milyonlarca Galatasaray'lıdan daha önemli Adnan Ağa için. Kalabilirsin telefon denen alet var. Söyle tercümana çıkarsın takımı. Şampiyon olursan sen ve Adnan yaptınız, 4. olursak ne yapalım takdiri ilahi sağlık, hastalık. Burda aspirin yok, grip ilacı yok. Kulüp doktoru baytar İlker gelir seni iyileştirir. Bütün futbolcular sayesinde turp maaşallah, sakatımız yok.
Çocukluğunda sapan kullananlar bilir, Taşı en uzağa atabilmek için kauçuğu en geriye çekebilmelisin. Adnan Polat bunu başardı. Bilerek, isteyerek, kurnazca bir politika izleyerek Galatasaray'ı en geriye götürmeyi başardı. Bundan sonra odun bile başkan olsa ileriye gidilecek kimsenin kuşkusu olmasın. 75 yaşındaki zavallıyı başa getirirerek ve de gider ayak kefeninin cebine euro koyarak Galatasaray'ın ocağına incir dikme pahasına, kendine gelecek hazırlamış günümüz kapitalistinin en acımasızı, en komprodoru olmuştur. Hayırlı olsun. Bırakın 75 yaşını hiç hastalanmadan okula giden öğrenci, rapor almayan bir işçi varmı içinizde. Koskoca Galatasaray tercümana emanet, diyelimki şampiyon yaptı tercüman ne olacak. Kovulmayacakmı, o zaman niye kassın kendisini, Daha doğrusu kasabilecek kadar bile kabiliyeti varmı Hoca denilen tercümanın. Brian Birch diye bir Hocamız vardı 70 li yılların başında, 3 yıl üst üste şampiyon olmuştuk, eğer ölmediyse onu getirsin bari tekrar. Kendi holdingine gidin bakın emekliliği gelen adamı çalıştırmışmı.
Ah Galatasaray'ım ah. 10.000 kişiye oynamaya mecbur bırakılırsın, torununu sevmeye giden, kızını sevdi diye kaptana ceza kesen Nazi Subayına emanet edilirsin, 3 gün sonra dalavare ustası biri tarafından mazbatan işgal edilecek. Acemi birliğine dönen Florya'na kimbilir ne futbolcular daha gelip, dövülüp, parayla gönderilecek.

Gün bu gündür, 8 maç kalmıştır. Kuşanın Cim Bom Bomlar uyanın Kuva-i Milliyeciler savaş çıktı!. Kayıtsız koşulsuz bizim olan Galatasaray'ımızı asıl çapulculardan kurtaralım. Maça gelmeyenlerden, seçilmezse gelmeyecek olanlardan, 17 Mayıs 2000 i unutturmaya çalışanlardan, benden sonra tufan diyenlerden.

22 Şub 2008

Burası Aslan Yuvası, Dingo(Adnangiller),nun Ahırı değil




Büyük ustasın öyle kabul ediyoruz. Yıldızmış, gezegenmiş tanımazsın. En iyi oynayacak 11 i sahaya çıkartırsın. Sana karışabilecek yönetici, akıl verebilecek kimse yok. Onlar monşer, ellerinden cep telefonu düşmez, kimseye selam vermez, tribünlerin dışında bir Galatasaray'lı görseler mideleri bulanır.(bunları bu hafta Konya'da aynı otelde kaldığım takım ile 2 gün geçirdiğim için söylüyorum) ellerinde cep telefonu sanarsınki dünyanın kaderi Adnangillerin elinde. Sen de şu ölümlü dünyada allahtan torpilin olsa kaç sene daha yaşayacaksın, ne istikbalin , ne gelecek kaygın var, kariyer peşinde değilsin. Kim bilir gençliğinde denemek istediğin, aklında kalan yapamadığın şeyleri dene işte şu mazlum ülkenin sahipsiz takımının başındayken. Aldır Nonda'yı, Borussa'yı, Boizid'i,Lincoln gibi taraftarın gözbebeği olmuş ama sakatlanmış büyük ustayı. Sonra oynatma kulubeye oturt, kumarın tuttu, çocuklar da idare etti bas cezayı ustalara. Uyut bizi, kandır bizi, bizim için nasılsa farketmez, biz formanın içindekine değil formaya aşığız.

Her şeye varız, denedin işte belki başkaları da dener, alırlar Dünya'nın en büyük futbolcularını oturturlar kulubede oynatırlar yerlerine ilk defa uluslararası maça çıkacakları. Peki be moruk sen Alman'sın, Kafatasçı olduğun da belli, Kalli'sin. En iyi bildiğin yerden geldi soru, Alman takımı çıktı. Hemde Usta Lincoln'ün düşmanı takım. Bıraksana çocuk oynasın, madem oynatmayacaksın, bunu sen kafana koymuşsun o zaman dinlendirsene bankoları. Çık yedeklerle Konya maçına, Nonda, Song, Barusso, Lincoln, Boızit, Carrusca, Hakan Balta ile, hem bu çocukları! yedekleri! pazarlamış olursun, hemde Emre'yi, Serkan'ı, Topal'ı, Ayhan'ı..... dinlendirirsin. Akıllı ol, biz alışık değiliz Avrupa'nın sıradan takımlarına elenmeye, fark yemeye, kendine gel, burası babanın çiftiliği değil, giderayak kefenine para dolduranların hiç değil, burası bir zamanlar Avrupa'ya nam salmış, korku vermiş aslan yuvasıdır.

Üç kuruş ucuza kaleye geçecek diye al Orkun'u gönder Mondragon'u Almanya'na işçi olarak 2. lig takımına. Ajanmısın sen be bunak, sıkıysa elen de Fener'e gör bak bakalım büyüklere saygımız kalırmı. Biz ne yönetici, ne Hoca, ne futbolcu tanırız, Biz Galatasaray'lıyız, tribünden baktığımızda Galatasaray'a yakışmaz diye racon kestiğimize Ali Sami Yen'i dar ederiz. Nitekim son Fenerbahçe maçında ettiğimiz gibi.