skibbe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
skibbe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şub 2009

Şıracıyla Bozacı




Defolun gidin lan yakamızdan. Ne aşağılık heriflermişsiniz. Geçen sene soğuklarda bademciklerin şişti, torununu özledin, Leverkesen'deki kankana hezimet yedin uzadın gittin. Bilerek yapmadıysan şayet daha beter, bi bok değilmişsin. Sonra aman ha bir Alman yesin paramızı, gelsin dolandırsın koca kulübü diye yolladın başımıza. Canımızdan bezdirdin çoğumuzu, maymuna döndük maçlarda. Bir maç 15 pasla gol atan takım, diğer maçta toplamda 3 pas yapamaz duruma geldi.

Gönderdiğin adamın başına getirdiler seni, adamın sesini çıkarmadı, yardımcılarını kovdular bana ne dedi. Şimdi nasıl bakacak suratlarına onların. Cukka sağlam, ben olsam bende sesimi çıkarmam, hırsızlar ülkesi zaten bizim ,ülkemiz, bir kaç milyonda adını lanetle anacağımız adam götürsün.

Şimdi de sen moruk, bu saatten sonra ne yapacaksın parayı. Git bir söğidün gölgesine anılarını yaz, vardır muhakkak iyi bir şeylerin. Adamını, vatandaşını kovuyorlar, koskoca tribünler küfür ediyor seyirci kalıyorsun. Racon kessene, ben de giderim desene. Ne onursuz adammışın sen, senden bize na fayda gelecek. Sen bulaştıkça boka batıyoruz.

Normal gitmez bu Almanlar, disiplinlidir, onur, insanlık arama bunlarda. Düşene bir tekme de bunlar vurur. Ben Dünya'da sadece Alman'a karşı ırkçıyım. Dedelerimizi bizlerden alıp ırgat ettiler belki de bundandır gıcıklığım. Ne Alman futbolcusu, ne Alman Hocası isterim.


Hadi Bülent Kaptan, sıra sende bir omuz da sen at, takımı Alman boyunduruğundan kurtaralım. Sonrası kol kırılsın yen içinde kalsın. Ona danışacağına tribüne danış daha iyi. En azından saf kan Galatasaray'lılardır, dediklerini yapıpta kaybedersen seni taşırlar. Sana yakışan, takım arkadaşlarından birini yardımcı yapmandır. Arkandayız, Gençlerbirliği maçında yaptığın hareketleri de yapmamış olsaydın ne güzel olacaktı. Mertliğine verdik. Gözümüz sende......

23 Şub 2009

Ben Demedim mi?


Sizlerden bir ricam var, nasıl yazacağımı bilemiyorum. Lütfen Skibbe etiketli yazılarımı bir kez daha okuyunuz. Ve bu konuyu artık kapatıyorum. Ne yazık ki iş işten geçtikten sonra siktir olup gitti. Galatasaray tarihi, gelmiş geçmiş en kötü hoca olarak yazacaktır kendisini.

Ben bıraktım, bu andan itibaren benim için zaten yoktu şimdi hiç oldu. Kötü dersek eksik diyeceğiz, hiyanet etti bize. En büyük hasletimiz, Galatasaray ruhumuzu çaldı bizlerden. Takım 2-1 mağlup devre arasına gitmiş, ısınan futbolcular neşe içinde ortada sıçan oynuyorlar. Oyundan çıkan Ümit Karan devre arasında eve gidiyor. İkinci yarıya her şeye rağmen taraftar iş başa düştü deyip takımı çağırıyor, kaptanı yok takımın. Lincoln getiriyor tribüne. Sahi ikinci yarıda kaptanlık pazubandı kimdeydi? ben farkedemedim.

Her şeyin bir nedeni var, bu gerilemenin de. Koskoca adamların bizim bildiğimizi bilmemesi imkansız. Adnan Polat hepimizden iyi bilir Galatasaray'ı. Bu Skibbe'yi fabrikasında meydancı çalıştırmaz, 2 sene oturup, yatıp, narkozda geçiren bir işçisi olsa t utar mı?. Para vermese Nonda, Meira bu takımda oynayabilir mi?. İş bizim bildiğimiz, dahası bilemediğimiz gibi değil. Manipilasyon var, dilim söylemeye çekiniyor ama üç kağıt var. İnat var, eleştirilme korkusu var, belki de seçimlerden dolayı birilerine gebelik var.

Kılıçdaroğlu hangi takımı tutuyor acaba?. Bir elde bize atsa bir şeyler çıkarabilirmi?. Dua etsinler taraftarın yarısı parasını perşembe maçına yatırdığı için maça gelemedi. Yoksa tükürükle kovardık Skibbe denen illeti. Yine kovduk bana göre, geçmiş olsun hepimize. Biz bu yükün altından da kalkarız. Hasan Şaş'ı hortlatırız, geçiririz halayların başına, daha önce yaptık tecrübeliyiz, atarız irinleri içimizden yürürüz yine aynı yollarda. Yeter ki re re re ra ra ra diye yırttığımızda ortalığı kan gölüne döndürecek oyuncularımız sahada olsun.

Tez elden, kansız futbolcular kovulmalı, Galatasaray yenildiği zaman gülen varsa dövülmelidir. Baştaki balıktan başlayalım. Siktir git lan Saftiggibe.
Not; tekrar ediyorum bu yazıyı okuyan, daha önce yazılmış bütün skibbe yazılarını okumadan yorum yazmasınç

24 Kas 2008

Dil Şürçmesi



''Taktiri hak ediyoruz'' Fotomaç
Dili sürçmüş hocamızın, yanlış anlaşılmasın. Meali; T yerine S, a yerine i olacak
Hadi hoca moca değilsin, Adnangillerin basiret bağlanması sonucu kendini Floryada buldun. İnsan bu kadarmı salak olur ya. Ankaranın ayazında incecik ceketle tir tir titriyorsun kulubede.

1 Kas 2008

Skibbe'yle Deplasman Maçı Oynamak


Hepimizi maymuna çevirecek gibi görünüyor. Çok sevdiğimiz, büyük Galatasaray'lıların(azınlıktakiler, belki de tek kişi(Atahan)) cımbızla ayıklayarak çıkardığı yorumlara bakılırsa, kendisinden umut kesmeyenler var. Yani Galatasaray tarihinin Sigi Held'den sonra görüp görebileceği en kötü Hocası Gerets'in şampiyon olması gibi bir şey olacak eğer Galatasaray şampiyon olursa. Tarihimizin2.5 uncu kötü hocası şampiyon olur meraklanmayın. Sonrada kovulur gider.




Galatasaray hocası takımı şampiyon yapsın diye görev almaz. Karizmadır, örnek olması gerekir, kendisinden sonra gelenlere yol göstermesi akıl vermesi beklenir. Rakibi ürkütmeli, takıma, taraftara güven vermelidir. Hiç sevmediğim Fatih Terim kulubedeyken, maç gitti gidecek derken gözlerimin futbolcuya değilde kulubeye çevrildiği çok olmuştur. Bu adam ömrümü çaldı benim, bir kere bile seyretmedim kendisini. Ne sahaya çıkarken, ne gol atmışken, ne yemişken. Yolda görsem tanımam belki de. Beyni futbolun Ainstain'i olabilir, geleceği çok parlak olabilir bana ne. Neymiş efendim Alman Milli takımının hocası Löw'de Fener'den Bursa'dan kovulmuş. Bugün bana gelse gene kovarım. Sabredelimmiş. Nesine sabredeceğim bildiği garanti şeyin.

Orkun bey 5 lik olmasa Türkiyede tek bir futbolseverin ismşni bile bilmeyecek olduğu birinin bize hüküm etmesine dayanamıyorum. Yok sakatı fazlaymış, yok hakem ofsaytı görmemiş. Futbol oynamayanlar ne bilecek. Galatasaray'ın başındaki hoca çıkın bu maç yenilin lan dese bile takım çıkar yenmeye oynar. Sen oyunun gidişatına göre siper alacaksın. Oynanan maçlardaki çıkarılan oyunlar şahittir. Adam dışarda beraberliğe razı. İçerde taraftar asla takımın gardını düşürtmez. Nitekim de hep öyle oluyor. Kimle oynanırsa oynansın Ali Sami Yen'de puan kaybetmek mucize olur. Gaziantep maçı çok kolay geçilecektir. Sonraki Benfica maçı ve devamındaki Fener maçını bu adamla, ya da bu adam kafasıyla geçebilirseniz ben bu yazı yazma işini bırakıyorum. Tarihin en büyük kadrosunu ligin ortaları gelmiş, liderden 4 puan gerideyiz bir şey değilmiş züğürt edebiyatıyla savuşturan taraftarlara yazık.

Geçen senenin sonlarındaki diriliş tez zamanda gerçekleşmelidir. Bizim ihtiyacımız hocanın vereceği 442-4123 taktikleri değildir. Tek ihtiyaç gazdır,motor gücüdür. Ne yazıkki o gazı verecek yürek bu çapı düşük Almanda mevcut değildir.

14 Eki 2008

Defol Git Lan


Lafın tamamı aptala anlatılır. Tamam, bu kadar iyi icraatın içinde birde kötü icraat gerçekleşti. Kimin basiret bağlanması sonucu, kimin yürü ya kulumu bilinmez başımıza bela oldun. Duruşun, anti karizman, acemiliğin ilk maçta ortaya çıktı. Gelenek melenekmiş, ne geleneği kardeşim. Bir maç bile olsa yanlış yanlıştır. Ne demek Galatasaray'da hoca sezon ortasında hoca değişmez diye. Arkasında olduğumuz, güvendiğimiz başkan ve yancıları, yaptıkları yanlışı düzeltme operasyonu yaptılar. Taraftarın yoğun baskısı bu Hocaya 2009'u göstermez. İşin ucunda eşşek yükü tazminat var. Yardımcılarını kovdular, yarın senin futbolcun sana güvenirmi. Yedek kalan futbolcu basar fırçayı bir bok diyemezsin. İlk mağlubiyette benim meşe odunu devreye girer. Tükürükle Ali sami Yen'den gidersin sonra Leverkusen'i bile bulamazsın.


Ben bu futbolu, Galatasaray'ı azıcık biliyorsam bu hocayı şimdiden yok bilin. Ben uçaktan indiği gün silmiştim. Galatasaray'la ilgili ilk defa yanıldım. Bu lanet hoca benim tahminimden çok daha uzun süre kulubeye çıktı. Gerets'le uğraşmıştım, şimdi karşılaşsam özür dilerim. Beterin beteri varmış. Bundan daha kötü hoca gelirmi acaba. Bu kadar onursuz bir Hoca kovulmasa ve de takım Şampiyon olsa, hatta UEFA'da çiftlese ne yaparız bilinmez.

10 Eki 2008

Saftiggibbe Abbas, Bağlasan Durmaz


Ben demedim mi; en sevmediğim laf. Adamım adını ilk duyduğum gün yazmışım. Demekki ben yazmadım mı desem fazla ukalalık etmemiş olurum. Nerden biliyordum da daha hiç bir icraatını görmediğim biri için net olumsuz görüş yazmışım. Bir kere geliş biçimi sakat. Küçük bir Alman takımının küçük hocası hasbelkader derdine düşmüş yakaladı Cim Bom'u. Zamanında Avrupa Şampiyonu olmuş takımları Dortmund rastladığında Maymuna çevirmiştik onları kendi sahalarında. Nasıl elendiğimizi ben biliyorum. Burada tek kale oynamış, golü bulamamıştık. Orada yarı sakat takımla, hiç dinlenmeden çıkıp Orkun'un jübile maçını oynadık. Artı bir demek o gün sayılmıştı. O maçta biz tur atlasak bu Saftigibbe'yi kim hatırlayacaktı ki.

Sonrasında tip analizi yaptım. Şovun içinde tip karizma çok önemlidir. Ali Eren'den, Takoz Recep'ten Necati'den asla büyük futbolcu olmayacağı gibi, Rıza Çalımbay'dan, Ziya Doğan'dan da olmaz. Tipsizsen Rıaziger olacaksın, boyun kısaysa Messi. Hem boyun kısa hem Serkan Çalık'san geilip geçersin kimse anlamaz. Skibbe çok tipsiz biri, bu tiple büyük takımlarda istikbali yok. Gerçi Daum'da çok tipsizdi ama o tipsizliklikle kaydettiği mesafeyi, tipi düzgün olsa çok daha erken katedebilirdi. Bizimkinin arayı kapatması için şimdikinden çok daha fazla balı olması lazım.

Daha sonraya gelipte icraatın başlamasıyla gördük ki Hoca moca değil. Hazırlık maçlarını saymadık bile. Adam en dandik maçta orta sahayı kuvvetli tutup, en zor maçta boş bıraktırıyor. En son Bursa maçı Antrönörlük diplomasının kopya ile aldığının ispatıdır. Yusuf gibi teknik birisi halı sahada bile böyle rahat oynamamıştır. Nitekim bir radyo programında denk geldim, hayatımın en rahat maçını oynadım dedi. Defans salyongoz yumuşaklığında, aralara atılan her top gol tehlikesi. Takımdaki üst düzey futbolcu sayısı çok fazla. O yüzden takıma hakim değil. Devamlı kadroyla oynuyor, hatta oyuncuların mevkileriyle bile oynuyor. Oyuncu değiştirme, oyuna müdahele hak getire. Biz neler gördük tribünlerden, iş boka sardığı dakikalarda gözümüz kulubeye takılmıyor artık. Biri ortaya çıkıp maçı koparamazsa o hafta kayıp.

Gelecek korkusu sardı taraftarı, dolayısıyla yönetimi. Ben sanki Adnan Polat'ın yanındaymışım gibiyim. Sanki beni dinliyor, sanki yazdıklarımı okuyor. Ümit Davala yazısı, kadrandan düşmeden rap müzik dinlemeye göndermişler kendisini. Tez zamanda bu Alman'ı da memleketine göndereceklerinden kuşkum yok. Ne yazık ki bir kere daha yazdıklarımın haklılığına sevinmek durumundayım. Güle güle Saftig'in hayaleti.

3 Eki 2008

Meşe Odunu Hazır


Maçlardan önce yazdım, bu turu kıl payı geçersek beni kimse tutamaz diye. Ben bu çaylağı sanal alemde eşşek sudan gelene kadar dövdüm arkadaşlar. Saftigibe Hoca geçen sene bizi nasıl eledi hatırlayın. Ali Sami Yen'de Estergon Kalesi taktiği ile sıçan gibi oynadı. Berabere kalıp giderken bir gün başımıza geleceğini bilseydik suratına bakardık. Muhtemelen ağzı kulaklarındaydı. Götünü evliyalar yalamıştı takım Konya'dan gazi olarak geldi kucağına. Baş belası Orkun kaleye gelen bütün topları içeri aldı ve hezimet skorla koskoca Galatasaray'ı eledi. Bu eleyişle bokunda boncuk hesabı tarihin kurulup kurulacak en büyük kadrosuna Hoca yapıldı.



Ne beklenirki, adam küçük takımların patronu olarak küçük beyin sahibi. Deplasmanda berabere kalırsa iyi sonuç, Avrupa takımı maçında ne yapıp yapıp turu geçerse iyi sonuç. Biz neticenin değil haticenin peşindeyiz oysa. İçimize sinmeyen bir penaltı golüyle anlamsız bir futbol oynayıp takım bile sayılmayacak bir futbol mangasını elemişiz diye sevinelimmi.



Yolun başındayken yazıyorum, bu takıma yazık olacak. Bir ara kapalının önünde Serkan'la Yaser'i 1 metre arayla seyrederken tuhaf oldum. Yaser Kartal'da simit yediği günleri aşamamış, bu acemilikle en tecrübeli taraftarın olduğu tribünlerin önünde adeta gladyatör görevi üstlenmiş. Ayakları titriyor, bağıra çağıra Yaser'i ileri gönderebildik. Kafasına çarpan top kaleye girdi. O gölü biz attık, kimse leşe konmasın.



Serkan Kurtuluş Galatasaray'ın sağ beki olamayacak. Bu futbolla sakatların geri dönüşü onun sonu olur. Çaylak 3 sol bekle oynuyor, sanki voleybol takımı gibi sanıyor futbolcuları. Nereye koyarsa oynayacak. Balta oyun kurucu, Servet santrafor, bir gol atsa da kurtulsa bari.



Ne günlere kaldık. Milan'ı ,Real Madrid'i evire çevire yenen takımın tribünlerinde yırtınmış biri adını bir daha hiç anmayacağımız bir takımı sidik zoruyla elemiş takımın tribünlerinde aynı coşkuyla yırtınamaz. O maç Alpaslan'ın hatırına, gömüldüğü gün üzüntüden maça gelemeyenlerin icabeti sayesinde tıklım tıklım oldu. Bir de 3 gün önceki Baros-Kewell-Lincoln-Arda forvetinin resital verme ihtimali için coşkuluydu. 1-0 öne geçmiş ve kötü oynamaya devam eden takıma Nonda'yı sokamayan hoca beni korkutuyor.



Bu hocayı kovalım demiyorum. oldu bir kere sene sonuna kadar katlanacağız. Buraya yazıyorum Şampiyon bile olsak bu Hoca seneye yok. Başkan işi ona bırakmayacak kadar tecrübelidir. Gerekirse kadroyu da yapar. Yapamazsa durumdan vazife çıkarır olaya el koyarız. Nitekim geçen sene koyduğumuz gibi.

16 Eyl 2008

Topun Ağzı


Nedir bu topun ağzı. Ne işe yarar. Bu terim top mermisinin toptan fırladğı yer olarak kullanılmıyor herhalde. Ban askerdeyken bile hiç duymamıştım topun ağzı lafını. Gitmesi an meselesi Hocalar için kullanıldığını anlıyoruz her hafta bizim çaylak hakkındaki yorumlardan. Bu çaylak diyelimki UEFA şampiyonu oldu, ne değişecek bizim için. Adam zaten topun ağzındaydı oradan bir fırlayacak, yürü ya kulum. Misal daha önce aynı topun ağzından fırlayıpta daha yere düşmeyen, düşürülemeyen, düşürülemeyecek olan biri gibi.




Adını bile yazamadığımız, hangi ligte olduğunu sokakta sorsak yüzde doksanının(ben bilmiyorum) bilmediği bir takımla UEFA maçı oynayacağız, korku dağları bekliyor. Neymiş o maçlarda başarısız olursak çaylak toptan fırlayabilirmiş. Ben size garanti veriyorum, o maçları bırakın Hocayla 8 kişi bile oynasak kazanırız. Mesele o değil, demek başarısız olabilme ihitimalimiz var hatta başarısız olabilme itimalinden sonrada çaylağın durumunun tartışılacağını varsayarsak kalma ihtimali bile var.




Vay be, adam tarihinin en kötü(tek puan alamazlar) Steaua'sına elenip bizi ikinci ligte sıradan bile olmayan takımlarla angarya maçlarına çıkartacak, olmadı onu bile geçemezse ne yapalım, spor, 3 ihtimal falan deyip katlanacağız. Hadi lan, ben ki 40 yılını Ali Sami Yen kapalısının betonunda geçirmiş biri, turnuva dışı kalmış koskoca Galatasararayın başında en başta isminden nefret ettiğim çaylağın başımızda sahaya çıkmasına rıza göstereceğim.




Sizleri bilmem, eğer takım bırak elenmeyi, turu zor geçsin ne yapıp yapıp bir kızılcık sopasını sahaya sokupta ilk maçta eşşek sudan gelene kadar bu çaylağı dövmezsem Galatasaray'lılığımın hayrını görmeyeyim. Benim de taraftarlıktan jübile maçım olur o maç. Her halde beni kaybetmek istemezsiniz.

6 Eyl 2008

Görevimin Başındayım!


Ne sevgili kulmuşun birader, Almanya'nın 5. sınıf takımının, 5. sınıf hocası iken, elenmek için tur sayarken, karşına Galatasaray çıktı. Ali Sami Yen'de hezimetten döndün. Estergon kalesi taktiğini ne güzel bilirmişin küçük takımın küçük hocası. Evliyalar yardım etti berabere bitirdin maçı kurşun döktürdün. Evimde nasıl tur atlarım diye totemlere girişirken gök tanrı kader ağlarını örmüştü bile.

Takım sana gelmeden önce Konya'ya geldi. Konya, Konya olalı böyle soğuk, ayaz görmedi. Maça çıkamadık zamanında. Bırak maçı oksijen alabilmek için sokağa bile çıkamadılar. Ben de yanlarındaydım, ikinci gün 100 lerce insan karları kürdü, maç dersen maç oynandı. Takımın yarısı sakatlandı. Kimisi hala sakat yatıyor. Apar topar kucağına oturduk. Kaleye Galatasaray tarihinin görüp görebileceği en kötü iki kaleciden daha kötüsü geçti. Ne olduğunu anlayamadan 3 lük olduk. Olsun hala sana geri döneriz futbolu oynuyorduk. O kadar küçük takımdın ki. Arkadan 2 tane daha yumurtladı Orkun Bey. Bokunda boncuk bulunmuştu. Belki o an söz kesilmişti sana. Kendini Florya'da tarihin belki de 2000 yılları dahil en büyük kadrosunun başında buldun. Eğer futbolun tanrısı varsa en sevgili kul sensin. Terim senin yanında bahtsız bedevi kalır

Aslında bu gün yazmayacaktım. Milli maça Erivan'a konsantre olmuştum. GS Televizyonuna bir demeç mi ne vermişin, sinirden gazeteyi yedim.''Yönetimle hemfikiriz, daha kuvvetli hale geleceğiz''. Nasıl yani, daha gelemedinmi? Ne kadar daha zaman lazım kardeşim sana. Yönetimle hemfikir olmak ne demek. Kadroyu beraber mi yapıyorsunuz(Keşke yönetim yapsa). ''Antalya maçını kazanacağımıza inanıyorum''. Şüpheye bak, sanki Milan maçı oynayacak, inanırsak kazanırız. Senin üstadın, geçen yıl ikide bir torununu sevmeye ülkesine giderdi, kulübede kimse yokken bile biz ne takımları yendik. ''UEFA'da final oynamak elbette güzel bir düşünce ama ilk başta Bellizona'yı geçmeliyiz''. Hadi ya, geçememe ihtimalimiz var yani. Efendiiiii emrindeki bu takımın müzesinde, senin hayalini bile kuramadığın şeylerden 2 tane var. '' Serkan Kurtuluş iki aydır idman yapmıyor, hazır değil''. Uğur Uçar iyileştiği zaman hazır olur, ne olacak ki. Burası huzur evi. Gelsin o çocukta bir ekmek yesin ne olacak. Sabri, Uğur, Barış, Serkan, Aydın, Emre Güngör sağ ayağıyla topa vurabilen herkes sakat(Afferin kulüp doktoru bu arada) Onlar iyileşince bizim Serkan Kurtuluş'ta hazır hale girer. Tatlı bir forma rekabeti yaşanır sağ bekte. Sorun değil.

Hocanın eşeği kaybolmuş, her kes harıl harıl arıyor, hocada hiç bir telaş yok. Derlerki ya Hocam hepimiz seferber olduk senin eşeği arıyoruz, sende kaygı hak getire, sanki kaybolan eşek senin eşeğin değil gibi. '' Şu karşı dağın ardında çıkar diye bir umudum var, eğer o dağın ardında da çıkmazsa eşek, bakın görün bendeki yaygarayı ,ağıtı''


Ben dağın ardına bile bakmıyorum kardeşlerim, Fotomaç adamın ismini yalan transfer haberini yazdığı günden beri ağlıyorum. Galatasaray'ım sakın sen ağlama, dayanamam.

30 Ağu 2008

Zavallı Saftgibbe


8 yıl önce Lucescu ilk resmi maçında Real Madrid'i evire çevire yenmişti. Alman köylüsü hocamız ilk resmi maçında zangır zangır titremiş, bir kazaya karşı takımı kasko ettirip 4 stoperle maça başlamıştı. Gelen gideni aratırmış, Gerets'e çok yüklenmiştim geçmişte. En azından Gerets büyük bir futbolcuydu, dolayısıyla büyük takımlarda oynamış, büyük hocalarla çalışmıştı. Onlardan mutlaka bir şeyler almıştı ki hoca olmuştu.

Skibbe'nin futbolculuğunu hatırlayan yok, Orkun Efendi 5 yemeseydi hocalığından da haberimiz olmayacaktı. Korkarım aynı mantıkla Lakatus seneye bize gelir. Skibbe hangi takımda hangi büyük futbolcuyu yönetmiş de bize gelmiş. Hagi gilden sonraki en büyük yabancılarla çalışma bahtsızlığında hoca. Linderoth'u çıkarıp Aydın'ı alıyor. Kewel'e, Lincoln'e, Meira'ya yöneticilik yapıyor. Arkada Hasan, Ayhan, Aşık Emre, Güngör Emre, Karan, Volkan bir sürü adam. Kimi oynatmasa acaba, takım çıkaramıyor.

Küçük takımdan geldiği için Avrupa Kupalarında bir kaç maç edip, ligte de seneye Avrupaya gitme derecesini alırsa mutlu olacağını sanıyor. Kenardan bir müdahele falan yok, gol olursa zıplama eylemi kadar katkısı var gole. Karizma yok, hiç bir takımın hocasını ürkütemez. Yarın futbolcular zayıf noktalarını tesbit edip sallamzlar bile. Belki de sallamıyorlar zaten. Hakan Şükür'ün Florya'yı terketmesiyle ruh küçülmesine girdi takım. Hiç alışık olmadığımız gibi 7 yabancıya çıktık. Hepside Avrupa'da isim yapmış futbolcular. Bu adamlar geçenseneki gibi bir ortama girersek kıllarını kıpırdatmaz fazladan. Fenerbahçe'ye döndük. Ne kadar büyük futbolcu olurlarsa olsunlar ben bu konuda tutucuyum, Galatasaray değerlerine göre en fazla 3 yabancıyla oynayalım yeter. Bir Taffarel, bir Popescu, bir Hagi yete de artar. Gerisi enflasyondur, iyi giderse iyi gider, ters bir durumda toparlayamayız. Ters giderse Saftig'in hemşerisi cortlar.

Adana Polat futbolu hepimizden iyi bilir. Bu adam kukla antrönördür. Sıkışırsa kovar alır sazı eline yeniden. Papaz her zaman pilav yermi bilinmez. Bendeniz Galatasaray taraftarı Gamlı Baykuş, testi kırılmadan dayağımı atıyorum. Bu Skibbe'den hoca olmaz tez kovula. Ha kimse benden böyle dedim diye Galatasaray'ın beter olmasını istememi beklemesin. Biz bu takımın öncü birliğiyiz, militanıyız. Ne Skibbeler gördü bu gözler. Bu kadar büyük takım kurulmuş, bari büyük bir hocaya teslim edilseydi.

Yazık oldu Alman'a, üstelik bir de Milan Baros geldi. Ne yapacak lan şimdi bu. Çobana büyük ikramiye çıkmış gibi bir şey. Kesin taşıyamaz, şampiyon olsak ile taşyamayacak. Holmann şampiyon yapmış, kovulmuş yerine Saftig gelmişti. Gelmesiyle gitmesi 10 ayı buldu. Bırakalım Skibbe stajını tamamlasın 10 aydan fazla kalsın. Hocalığı öğrensin sırtımızdan. Sesimizi çıkarmayalım bekleyelim. Ne güzel UEFA kupasına katılma hakkı elde etti. Güle oynayada ligi en az ikinci bitirir başarılı sayılır. Beni bu sene çok uğraştıracak anlaşılan.

23 Ağu 2008

Büyük Takım Hocası


Futbol tarihi yazdı büyük hocaları. Yılmaz Vural'ı, Güvenç Kurtar'ı, Giray Bulak'ı. Hepsi büyük hocalardı ama küçük takımları çalıştırdılar. Hepsi forse yemiş, gol yememek için kurgu yapmış, rakibin en önemli futbolcusuna birini yapıştırmış, gol yememek için yaradana sığınmıştı.

Nasıl olmalı büyük takımın CEO su. Futbolcu hata yaptığında ya da iyi bir şey yaptığında göz ucuyla kulübeye baktığında belli olmalı büyük takım hocası. Devamlı hücümu düşünmeli, nasıl yemem değil nasıl atarımı yaşamalı. Yabancı takımla oynarken herkesin tanıdığı ürktüğü biri olmalı.

Adam değiştirdiğinde taraftarın heyecan duyduğu, bir şeyler olur diye beklediği biri olmalı. Her şeyin bittiği anda mucizeler yaratandır büyük takımın hocası. Devamlı elleri ileriye işareti yapandır. 1-0 öne geçtiğinde yatmayıp ikinciyi arayandır. Son dakikalarda gol yemeyendir, atandır.

Büyük takım hocası maça daha fazla defans oyuncusuyla değil, daha fazla hücümcuyla çıkandır. Taraftarın tezahürat yaptığı hocadır. Varlığı güven duyulandır, giderken ağlanılan hocadır. Kovulsun diye tezahürat yapılmaz büyük hocaya. Büyük futbolcuları yönetebilendir, her yıl bir iki futbolcuyu yıldız yapabilendir.

Adıyla, geçmişi karizmasıyla, demeciyle, duruşuyla, otorite olmalıdır. Takım haksızlığa uğradığında, çizgilerin dışına çıkıp kavga edendir. Gole sevinendir, tepki verendir. Gerekirse son dakikalarda kalecisini bile gol atmaya gönderebilendir.

Galatasaray'ın başındaki yabancı, büyük takım hocası değildir. Asla olmayacaktır.

4 Ağu 2008

Michael Skibbe'mi Büyük, Benjamin Toschak'mı





Bilmiyorum çocuklar, bir birlerinden ayrılmazlar, ayrılamazlar. Biri olmadan biri olmaz. Beraber anılırlar alemde. Hangisinin büyük olduğu tartışılır. Normal zamanlarda Benjamin daha bir okkalı durur sanki, daha büyüktür. Mertlik, delikanlılık, cesaret ölçü birimidir, sembolüdür. Ama birde normal olmayan zamanlar vardır, Michael büyüdükçe Benjamin büzülür, küçülür. Küfürün hammaddesidir. Eylemdir, yaşam biçimidir, felsefedir Michael.

Emin olduğum bir şey varsa, Michael'in her zaman her koşulda her pozisyonda Benjamin'in hemen üstünde olduğudur!

11 Haz 2008

Almanların Bokunda Boncuk Var


3 aydır sır gibi saklanan hocamız belli olmuş. İlk yorum benden olsun. Sezonu bitiremez. Nerden bulduk, kimdir Skibbe. Ha hatırladım Leverkusen'in hocasıymış, bize 5 atmışlar ya vardır bir bildiği. Yolda görsek tanımayız Galatasaray'ın başındaki adamı. Niye Alman diye sorsam, eski yazılarıma baktım. Artık eminim, Adnan Polat bu Almanlar'dan intikam alıyor. Zamanında bizi ırgat olarak çalıştıranları kendisi maymun olarak çalıştırıyor.


Ben Almanya'dan, Alman'dan uyuz olurum. Doğal antipatim var kim gelirse gelsin. Ne hikmeti varmış bu Hocanın, ne başarısı. Bu adamdan Türkiye'de yokmu. İş gene bize düşecek gibi gözüküyor. Hocayı kovar Şampiyon oluruz.


Ben Galatasaray'dan asla umut kesmem. Hocaları benim için önemli değildir, hatta başkanları da. Bakarız görürüz, içimize sinmezse göndeririz. Bakarsın bu Almanın bokunda bir boncuk çıkarda seviniriz. Kalli götüyle gülüyordur şimdi. Almanı kovup Alman aldık. Bize haram sürekli sevinmek, mutlak biri çıkar sevince limon sıkar.


Kimse kusuruma bakmasın, bendeniz Gamlı Baykuş, ben bu adamı sevmedim. Tezahürat yapmam, haberiniz olsun.