bülent uygun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bülent uygun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mar 2009

Fener'e Yenilme Ustası



Bir kez daha kazasız belasız yenildin Fener'e. Fener'e yenilme ustası. Parası çok olanın, birine yemek ısmarlaması gibi bir şey. Ya da pahalı bir hediye alması. Adam en zor maçını en kolay bir şekilde atlatıyor bir şekilde. Sonlara doğru kazayla bir gol attı. Ah o golü Galatasaray'a atsa, nitekim attığında gördünüz. Sivas'a gol atmak, Milan'a gol atmaktan daha zor. Sivas bütün bir sezon yediği gollerin tamamını Fener'den iki, üç maçta yedi.


Golü Fener atıyor, başkanı amigo gibi seviniyor neredeyse. Golü Sivas atıyor, Sivas başkanı işkencede sanki. Fenerbahçe'ye bakıyoruz, en büyük maçlarını Sivas'a karşı oynuyor. Taraftarın baş çelişkisi Deniz Barış, hayatının golünü atıyor. Ne garip, Fener seyircisi, bu sefer adını lanetle değil de büyük bir gürültüyle haykırıyor. Fenerbahçe'nin potansiyel iki hocası var. Bunlar Fener'de olsalar Fener'e bu kadar hizmetleri olmaz. Biri, dün Beşiktaş'a geçirip Fener'e 40 sene sonra bir kupa hediye edebilmenin gayreti içindeydi. Diğeri demin, ne yapıp yapıp, rezil kepaze olmadan elenip sevgili takımlarının yolunu açtı.


Bokludere yolunda, asker öne geçti. Ankara'daki görevini yapamadı. Gök Tanrı ne güzel kurmuş yarı finali. Baktı Fenerbahçe kendi çabasıyla nesiller geçse de alamayacak şu lanet olası kupayı. Beşiktaş'a bir Fenerli'yi, Fener'e diğer Fener'liyi görevlendirdi. Ne güzel yakışırdı Aykut Hocaya, Fenerbahçe ile Kayseri Kadir Has Stadında( ben öyle tahmin ediyordum) final oynamak. Final oynattığı için karizma yapacak, yıllar sonra kupayı Fener'e vererek vefa borcunu ödeyecekti.


Ah be Beşiktaş, neden yendin şu zalim Fener'linin takımını. Bozdun yukarının tezgahladığı oyunu. Bizi bu saatten sonra Kartal gol gol gol diye bağırttıracaksın. Yılanın sevmediği ot deliğinin dibinde bitermiş. Şimdi gel Dürüllü'lü kazansın diye götünü yırt. İşte budur, itin leşini kim öldürmüşse ona taşıtırlar.

1 Şub 2009

Türk Futbolunun Kolpacıları





Ligin en az gol yiyen takımları. Sanırsınız ki defansları çok büyük futbolculardan kurulu.Başındaki Hocalar şapkadan tavşan çıkaran ulema hödükler. Birinde Uruguay Milli takımının ve Brezilya Milli takımının stoperleri 19 tane yemiş. Başındaki hoca dede, moruk. Bu tarafta Türk Milli takımının defansı 21 tane yemiş. Başındaki hoca acemi çaylak(benim deyimimle). Buna karşın Sivas defansı, 12 tane, Trabzon defansı ki- 3 tanesini bizden yediler-toplamda 14 gol yemiş. Diğer kolpacı ki- oda bizden 3 gol yemiş- 14 gol gçrmiş kalelerinde. Dolayısıyla üst sıralara dizilmişler. Hocalar'da Trapottoni, Mourinho, Capello.

İddia ediyorum ligin en kötü futbolunu Sivas ondan sonra da Ankaraspor oynuyor. Atmaya gelince de yabancı hocalara ver yansın ediyorlar. Biz ne güne duruyoruz diyorlar. Açın bakın, seyredin. Sivasspor bir maçta kaç gol pozisyonuna giriyor. Üst üste kaç pas oynayabiliyorlar. Sen kur defansın üstüne futbolu. Geri çekildiğin için diğer takımlar otomatik sana hücum ediyor Hücum etmek daha zor, bu yüzden senden daha fazla yoruluyor. Sen ikinci yarı al hızlı bir adamı, at bir gol yat üstüne al 3 puanı koy cebine doları.
Sizi gidi kolpacılar, Edirne'nin dışın çıkınca, elen en boktan takımlara. Yata yata üstlerde kendine yer bul, seni bi bok sansınlar, mafya gazıyla, Korkuyla, Fener yalamalığıyla tutun tepelerde. Yok öyle yağma, bu kolpa düzen yıkılacak. Liderim diye burnun havada, ama lig 5. si Dürüllülü şampiyon olacağım diye borazan öttürürken sen diyemiyorsun şampiyon olacağım diye. Aklın sıra mütevazisin o yüzden söylemiyorsun. İnsan en iyi kendisini bilir, pamuk ipliğiyle tutunduğu liderlikten inmesi an meselesi. Bir maç yenilse ambara fare girecek, arkası gelecek.

Real Sociadat vardı İspanya'da bir zamanlar, kafaya oynamışlardı. Nihat var diye seyrettiriyorlardı bize. Toshak, 8 kişi defansa çekiliyor, Kovaöeviç'le, Nihat'la bir gol bulup yükseklerde yalandan tutunuyordu. Ne oldu, sürünüyorlar. O gazla küçük takım ancak 1 sezon gidebilir. Onlarada demiştim küme düşerler diye. Şimdi iddia ediyorum, bu sezon olmaz artık ama seneye küme düşmeye en yakın takımlar Sivasspor ve Ankaraspor olacak. Ya da bunlardan biri küme düşmez ise ben bu yazdıklarımı yiyeceğim.

Galatasaray istese hiç bir takımdan gol yemez. Büyük takımları büyük yapan haslet işte tam da budur. Gol atma pahasına gol yemece. Risk almaca. Riskin karşılığı kardır. En olmaz takımlar yenilirler ama şampiyon yine büyük takımlardan çıkar. Tarih Galatasarayı yenen Sivasspor'u yazmaz, tarih Parken'i yazar, 2. Lui'yi yazar. Tarih Kahramanmaraş'a yenilip Arsenal'i yenen takımı yazar. Korkakları, kolpacıları, manipilasyoncuları değil.

Sizi gidi kolpacı hocalar, Uygun'lar, Kocaman'lar, Yenal'ler. Şimdilik düzen sizin düzeniniz, Hagi'den, Maradona'dan Zidane'den hoca olmaz, kazmalardan Rıza'lardan Erdoğan'lardan olur hoca. Piriniz Fatih Terim'den olur da, Sergen'den olmaz. Oynatın Estergon kalesi futbolu, Çanakkele geçilmezleri. Maç başlamadan önce edin dualarınızı televizyonlar göstersin.
Bilezik gibi geçirecekleri günler yakındır, kollayın bir taraflarınızı.

16 Kas 2008

Bokludere'ye Doğru Sidik Yarışı





Çok merak ediyorum bu yarışı kim önde tamamlayacak. Yıllardır biteviye süren amansız yarışı. Aziz Abi, kurtar şu çocukları bu eziyetten. Birini al önce, misal bu seneden başla. Bu sene sana en çok kıyağı kim yapmışsa onu al. Bi bok olmadığını anlayınca kovarsın. Senden önce Ali Abi aynı şeyi yapmış, Rıdvan'ı bi bok sananlara ispat etmişti bi bok olmadığını. Alın lan size Şeytan dedi, 3 maç sonra kovdu, kovuş o kuvuş. Sesini kesti Rıdvangilist'lerin. O gün bugün Rıdvan sidik yarışının dışında kaldı gibi, kendine akacak başka mecralar buluyor. Gerçi bulması çok zor değil, Fener'e yalamalık yap, yalamalık yapanları görmezden gel, yürü git şu ölümlü Dünya'da. Sanamı kalmış, bozuk çarkın dişlilerini tamir etmek. Hem tamir edersen sen dışında kalırsın sistemin.

Dünkü maçla beraber sidik yarışında Aykut Kocaman bir adım öne geçti. Maçı istesen milyon dolarlar ödesen böyle kuramazsın. Tek kale oyna, 3. dakikada hakem niyetini belli etsin. İki penaltın verilmesin, yediğin iki gol hatalı olsun, bal kaymak bir Fener yenilgisi. Şimdi kötü bir oyunla hezimet yesen seni düşünen Aziz Abi, ''ulan bunda bi bok yokmuş'' deyip gündemden düşürecek. Parası çok ama vicdanı da vardır herhalde Aziz'in. Haketmediğini biliyordur. Maçtan sonra da çok güzel konuştu Aykut. Hakemlerden memnunun dedi. Büyük takıma yenildik dedi. Kıyameti koparsa , daha ilk virajda yarışı kaybedecek. Sonradan demezlermi adama kendini Bokludere'de bulursan, ne o lan o zamanki feryadın diye. Taraftar unuturmu, sessiz sedasız verdin 3 puanı, camiandan da fırça yemedin. Kendi aranızda hakem hatası olmasa yenecektiki konuşursunuz.

Şimdi kara kara düşünme sırası Bülent Uygun'da. Ne yapsa da yetişse Aykut'a. Aşağı tükürse sakal yukarısı büyük. Gerçi geçen seneden kredisi var Bülent'in. Ne güzel yenilmişti Şampiyonluk şansı varken Fener'e. Ancak bu sene kredisini harcadı ilk maçta. İki sene üst üste yenilse bu sefer hocalığı tartışılacak. Bülent Hoca önündeki maçlara bakacak şimdi. Fener'in rakiplerine aşırı motivasyonla çıkıp yollarına taş koyacak ve tereyağdan kıl çeker gibi, vakvakları ürkütmeden Kadıköy'e 3 puan bırakarak ayrılacak-ki yarışta kendiside olsun. Aman allahım birde Kadıköy'de Fener'e yenilemezse, ya futbolcular ters kolpayla oynarsa, ya da Bülent'in aldığı puanlarla Fener Şampiyonluğu kaybederse.

İşte o zaman yarışta tek kalan Aykut Kocaman'ın kısa dönem Fener Hocalığı görevi geçmiş olsun.

Zordur rüzgara karşı işemek, Türk Futbolumuzun geleceği genç hocalar. İşerken üstünüzü pisletiyorsunuz. Yakalanıyorsunuz, kimse görmese de biz görüyoruz en azından.

27 Eyl 2008

Bir Yanımda Yaprak Düştü Bir Yanım Bahar Bahçe



Bülent Uygun kazandı, ben üzüldüm.

Fenerbahçe kaybetti, ben sevindim.

Memleketimin takımı kazandı, ben sevindim.

Dünyanın ikinci büyük takımı!, sıradan bir takıma yenildi, ben üzüldüm.

Selçuk gol attı, ben sevindim(bir dahaki maç oynatsınlar diye, Can kendi kalesine gol attığı için de üzülmüştüm).

Kazım oyundan atılmadı, ben sevindim(bir daha oynasın diye)

Emre oyundan çıktı, üzüldüm(Foyası ortaya henüz çıkmadı)

Alex gol kaçırınca sevindim, o golü Semih kaçırsa üzülürdüm, (yedekliğine yedeklik katmasın, bir an önce banko oynasın diye)

Aragones yenildi üzüldüm(Ambara fare girdi yerine hoca arayışına başladılar, devam etseydi babalık)

Volkan Babacan yedi üzüldüm.(o kurtarışlardan sonra yemese, belki Volkan Demirel iptal olacaktı futbol aleminden.)


Ben futbolsever değilim. İster inanın ister inanmayın bu sene dünkü Fener maçının ikinci yarısı hariç hiç bir maçı seyretmedim. Ben Galatasaray'lıyım, 40 yıldır hemen hemen her maçını seyretmişimdir. Benim futbolla ilgili tek motivasyonum Galatasaray'ın kazanması ve Fenerbahçe'nin kaybetmesi üzerinedir. Diğer bütün takımlar benim için aynıdır. Beşiktaş dahildir. Beşiktaş benim için yok hükmündedir. Denizlispor'dan, Gaziantepspor'dan bir farkı yoktur. Kazanması, kaybetmesi bende en ufak bir etki tepki yapmaz. Nasıl ki Kocaelispor Avrupa'da bir maç oynayınca kazanmasını isteriz aynı duygu Beşiktaş içinde olur. Ama bizim ligte değişmez.

Futbol endüstri olmaya başladıkça, futbol sevgisi benim için yok olmaktadır. Misal 30 sene önce Ajax'ın maçı olduğunda Cruyf'un, Haan'ın, Bayern maçı olduğunda Backenbauer'in, Real'in maçı olduğunda Santilla'nın, Dinamo Kiev'in maçında Blohin'in oynamadığını sakat olduğunu göremezdik. Onlar olamdığı için de sevinen olmazdı. Şimdi bir bakıyorun maçlara, her takımın hastanesinde büyük futbolcular yatıyor. Hiç bir takım maça en iyi kadrosuyla çıkamıyor. Ve maç kazanılması içinde her yol geçerlidir kuralı işliyor.

Bizim gibi amatör ruhlu, mahalle takımı sevdalısı futbolseverler, yerlerini futbolu sevmeyen, sosyal statü kazanmak için maça giden ya da takım tutan bencil, her şeyi kendisi kazanmak isteyen aç gözlülere bırakıyor. Onların olduğu yerlerde bizler olamayacağımız içinde mümkün olduğunca kaçıyoruz. Seyretmiyoruz futbol sirkini. Kötü olan herşey iyi olanı kovmuştur. Ne yazıkki futbolu sevme işindede aynı teori geçerlidir. Bizi kovdular.

Bülen Uygun'un, kendisinin kazanırken nasıl üzüldüğünü bu kadar maymunlaşarak anlatabilmesi ne büyük bir çelişkidir. Ne büyük bir cezadır kendisi için. Dünyanın en büyük ikinci takımını yenmiş, sevinemiyor. Kadir gecesi yücegök adamı böyle çarpar işte.

22 Eyl 2008

Haydan Gelen Huya Gider



Sivasspor'a şok haber
Sezona iyi bir başlangıç yapan yiğidoların 3 puanları silinecek




Geçen yılın başında sahada kaybettikleri maçı masada 3-0 kazanmış, yürümüştü Bülent Hocam.

Sesini çıkarmadı, attı 3 puanı cebe. Trabzonspor'un feryadı nafileydi. Yiğido, son haftalara bu puanlar sayesinde şampiyonluk hesabı yaparak girdi. Bülent Uygun Fener'e yaranacağım hesabına girmese Şampiyon bile olacaklardı nerdeyse. İstemem haksız puanı ama yan cebe koyun hesabı.

Bakıyoruz bu yıl aynı muamele Sivasspor'un başına gelmiş. Sahada kazanmışlar, yok esame yok yanlışlık falan masada kaybedecekler. Bakalım gözü yaşlı şair Hocamız ne diyecek bu işe.

Sivas; memleketimin takımı, kazanmasını isterim ama kayısı ağacı misali, kayısıyı ağaçtan yemek istersen dalı her tarafını çizer, üstün başın yapış yapış olur, yemekten vazgeçersin, lanet edersin kayısıyı dalından yemeye vazgeçersin. Aynı duygu benimkisi, Bülent Uygun'un başında olduğu takımın kazanmasını göreceğime bağrıma taş basarım.

Kusuruma bakmayın hemşehrilerim, Bülent bugün var yarın yok, biz her zaman burada ve birlikteyiz.

11 May 2008

Kıyakçılığın Sonu Ayakçılıktır


Sen devam et yalakalık yapmaya. Takımın şampiyonluğa oynasın, sen Fenerbahçeliyim de. Sezonun en kötü 2 maçını çıkar, nasıl becerdiysen Fener maçlarında. Ben olmayayımda Fener olsun de Galatasaray maçında. Elinden geleni ardına koma. Güven Fenerbahçeye, seni kurtarır. Dara düşersen yardımcı olur. Hocasını kovar seni alırlar belki. Şu Fenerden 1 puan alabilseydin şimdi Şampiyonlar ligine giden anadolu takımının hocası ünvanın olacaktı. Şimdi neyin var, Sivaslı dan daha fazla Fenerli Bülen Uygun'sun sen.

Yukardakinin sopası yok, hiç hesapta yoktu demi 3 lü averaja kurban gitme ihtimalin. Fener'e kim güvenmişte, iki yakası bir araya gelmiş.

Sivas; memleketimin takımı, ne yazıkki senin yüzünden sevindim Uefa'ya gidemedin diye. Sana İntertoto çok bile, beter ol.

25 Nis 2008

Uygun! Adım


"Gönlümden geçen Fenerbahçe´nin kazanması. Ben Fenerbahçe forması giydim, orada futbol oynadım. Gönlümden tabii ki Fenerbahçe geçiyor. Fenerbahçe daha iyi bir kadroya sahip. Dolayısı ile ağırlık Fenerbahçe´den yana ama neticede bir derbi maç ve ihmale gelmez. Takım halinde mücadele etmek ve stresinizi yenmek zorundasınız"


Aslında şampiyonluğun en büyük favorisi ama olsun, amaç bu ülkede hangi kademede olursa olsun, futbol ile ilgilenen herkesin amacı Fenerbahçe'ye yaranmak. Ekmek kapısı, ne yapacaksın. Ben razıydım halbuki, Sivassporla Fenerbahçe aynı puanda olsalar, ben 3 puan geride olsam. Sivasta Fener maçı olsaydı. Sivas Feneri yener yada berabere kalırsa haftaya Sivasla ben oynasam, çok rahat kazanıp lider olurdum.


Galatasaray- Fenerbahçe maçı berabere bitmezmi biter. Sivas kendi sahasında Galatasaray'ı yenemezmi yener. Son maçta Trabzon Fenerle berabere kalamazmı kalır. Eeee kim şampiyon olur o zaman Bülent Uygun. Sezon boyunca ağladın, bizi şampiyon yapmazlar diye, hatta en kolay maçını verdin Fener'e nasıl olsa ben olamayacağım, bari Fenerbahçe'me taş koymamayım dedin. Kim bilir Galatasaray'a karşı ne futbol oynayacaksın. Oyna zaten, bilerek bize karşı oynamayan şerefsizdir.


Sen kendi maçına baksana, şampiyonluğa oynuyorsun sana ne başka maçtan. Hadi Fener çok altta olurda kendini düşünerek Fener yensin diye uğur yaparsın. Daha dün Belediyesporluları suçlamadılarmı yatacaklar, yattılar diye. Ya sana da derlerse şimdi ne yapacaksın. Demek Fenerli olduğundan bilerek yenildi diye. Meraklanma biz demeyiz.