23 May 2008

Burası Neresi

Şu sağdaki Fenerbahçeye adını veren fener olmasın. Soldaki Türk bayrağının yanında dalgalanan ne bayrağı acaba. Burası Kalamış, Fenerbahçenin bahçesi. Bahçedeki yapıda Galatasaray'ın tesisi. Aklım hafsalam almıyor, bizler şampiyonluk sonrası arabalarımızla Bağdat Caddesinde gezemezken, eleştirdiğimiz eskiler, liseliler adamların bahçesine çökmüşler. Bu bina yapılırken Fener'liler nerdeymiş acaba. Yani Metin Oktay Tesisler'inin içine Kanarya severler derneği sarı lacivert bayrak açıyor. Bizleri çıldırın diye tahrik edenler eskiye baksalar Galatasaray'lı dedelerimiz bizden önce çoldırıp tesis yapmışlar.
Bizler farkında bile değiliz, meğer ne çok rahatsız olan varmış. Geçen yıl Fener maçında Galatasaray'lılar alkışlamalı diyen Gürcan Bilgiç, Kalamışta şampiyonluk kutlaması yapacak Galatasaray'lıları tehdit ediyor. Neymiş Fenerliler tahrik olurmuş. Doğru en önce fair playci gürcan tahrik olmuş.
Ey büyük Galatasaray'ın büyük yöneticileri, bırakın başka yerde eğlenmeyi. Biz her gece kalamışta eğlenelim. Yasakmı, bizim değilmi. Biz çıldıralım onlar kudursun.

Kral Sakaryaspor Seni Bekliyor


Hakan Şükür artık Galatasaray'da oynayamaz. Koskoca kral'a yedek kulubesi toz alma işi verile mez.(Bu işi 1 sezon Ergün'e yakışmıştı. Gençken ne oynamıştı ki, hala oynarım diye tutturuyor. Gaziantep'te 5 maç oynayamadı. Neyse sevmediğimiz adam için tuşlara basmaya değmez.)


Bize sorsalar Hakan Şükür'ü oğlu yetişene kadar oynatırız. Eğer Hakan erken evlenmiş olsaydı aynı takımda kesin oynarlardı. Hakan Şükür'e bırak denmişse, bırakacak artık demekki. Yerine Necati'yi getirecek halleri yok.


Eskiden futbolu bırakma yaşı gelmiş futbolcular takım aramazlardı. Tabi insan ben artık oynayamam diyemiyor. Biz bu yaşta top oynayabildiğimize göre, Hakan o yaşta niye oynayamasın. Hatta oynasın, ama Katar'da, Belediyespor'larda değil. Eğer hükümet yanlısı Belediyelere giderse bu futbol oynama isteği için değil, biraz daha çanağa bir şeyler atmak için olacaktır. Hakan Şükür 8 defa şampiyon olmuş, 6 defa kıl payı kaçırmış bit takımın golcüsüdür. Kümeye oynayan bir takımın golcüsü olarak oynarsa en başta bana rezil olur. Alsın bir sandalye otursun 18'in içine yatırsınlar vatandaşın cebinden milyon dolar daha belediye bütçesinden.


Takım aramazlardı eskiden Hakan Şükür durumundaki futbolcular dedik. Bırakırlar giderler memleketlerinin takımında, olmadı amatör takımlarda oynarlardı. Hakanında aramasına gerek yok. Bundan sonra dünyada Hakan Şükür'ün aslan gibi top oynayacağı takımı var.


Git Sakaryaspor'a Kral. Bu sene İstanbul'dan döndüler, çıkamadılar. Git memleketin bağrına bassın seni. Oyna, at çıkar onları lige. Sana Galatasaray'a gol atmak yakışırmı.

Şampiyon Kırmızı Şeytanlar


Normalde bu maçta Manu'lu olmalıydım. Hiç tanımadığım iki takım amatör ligte maç yapsalar kırmızı formalıları tutarım. Liverpool'u, Roma'yı tutarım her maçlarında. Ne yalan söyleyeyim bu finalde Chelsea'yı tuttum. Maçı seyretmedim, içmeyi tercih ettim. Eve geldiğimde penaltılar atılıyordu. Sızmışım seyredemedim. Merak ta etmedim akşama kadar kim kazanmış diye. Penaltıları dramatik vermişler, çok üzüldüm Fener'li arkadaşlar ve Fener'li Medyamız gibi. Ne büyük bir onuru kaçırdılar. Düşünün Şampiyonlar Şampiyonu bir etapta koskoca Fener'i zor elemişti. Bende Chelsea'lıydım, Fener'i eledikleri için. Fener'i her kademede yenen takıma doğal sempatimizden dolayı taraftık bu finalde. Hemde sevdiğimiz Kırmızı Şeytan'lara karşı.

Ayrıca Chelsea'yı istedim. Başka nedenlerimde vardı. Morinho bey benden sonra tufan diye bekledi. Takımın düşeceğini, eleneceğini öngörüyordu. Aynı bizim gibi iş geldi başlarına. Kaçan Hocaların yardımcılarını tanıdı herkes. Türkiyede Cevat, Dünyada Avram diye biri yaşamıyordu sezon başında. Yol açıldı, kendini bok sanan hocaların işi artık kolay değil. Bu yüzden istedim Avram'ın kazanmasını.

Chelsea'yıistedim. İbrahimoğlu başkan Rus'tu. Eski tüfek olarak Rus'a, Sovyet'e sempatimiz büyük. Kızıl Meydan'daki finali bir Rus çocuğunun takımının kazanmasını isterdim. Yazık oldu Abromoviç'e.

Anelka kaçırmış penaltıyı. Fenerbahçe ile papaz olup gitmiş, kimseye minneti olmayan Niko, avuta gönderince Van Der Sar'a teslim olmuş son maçını oynamış Chelsea'da. Üzüldüm Nicolas'a

Kırmızı Şeytanlar bir kupayı daha indirdiler Manchester'e. Basınımızda benim gibi fransız kaldı şampiyonluğunuza. Biz hakkınızı verelim, her sene böyle olmaz, Liverpool maçınız dışında her zaman yanınızdayım. Kırmızı Aslanlar, Kırmızı Şimşeklerden sonra Kırmızı Şeytanlar.... Rengimizin kardeşliği, ne güzel. Sizlerde çıldırın.

22 May 2008

Kovulmanın Adı Bırakmak





''Terim 1 ay sonra yok hurriyet.com.tr 22 Mayıs 2008
A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, Euro-2008 sonrası Ay-Yıldızlı ekibi kesin olarak bırakıyor..''


Bu kadar kısmetli adam varmıdır hayatta acaba. Şu 50.000 kişilik Fenerbahçe stadında, Yunanistan maçını oynasaydı çoktan kurtulmuştuk. Tükürüklerle kovacaklardı o zaman. Ali Sami Yen'de cılız çıktı siktir git tezahüratları.

Kaçıp kurtulacak şimdi. Kovulacağını bilmese bu lafı edermi. Gidecek dandik bir takıma, 10 maç yönetsin bu sütünlarda eşşek gibi anırırım. Piyasadan çekilecek, Florya'dan içeri giremez, burnu büyük, beğenmez veteran takımında oynamaz. Hiç bir takıma almazlar. Başında Hoca olsa final oynayabilecek Ulusal Takımımız var, rezil olacağamız garanti.

Piskopat, narsist, halk düşmanı adam, ne halin varsa gör. Galatasaray'ı kurtardık, bedelini ağır ödemek pahasına. Her şeye yeniden başladık sayesinde. 2. torbadan seri başı takım, son torbaya ölümlerden ölüm beğenerek girecek. Olsun, hakkım varsa haram olsun. Kaşıkla verdiklerini-ki hiç bir şey vermediğini ispat ederim- kepçeyle geri almıştır. Benim yazdıklarımı bir gün mutlaka Galatasaray tarihide yazacaktır. Sıra Ulusal Takımı kurtarmaya geldi. Bence çoktan gittide, son üç resmi maça katlanacağız. Ezildiğimize üzülecek, Terimden kurtulduğumuza sevineceğiz. Sonra da unutup gideceğiz. Adını lanetle anıp ilgilenmeyeceğiz. O zamanda kendisi benden kurtulacak. Tıpkı Canaydın gibi.
Not; Defolup giderken tek zevkimiz futbolun bizi ilgilendiren cenabından( senin yüzünden milli takımdan soğudum) şu yanındaki valiz taşıyıcını götürmeyi unutma. Kadere bak kafatasçı Fatih Terim Yunan takımına gidiyormuş. İti öldürene taşıtma hesabı. Kim neye karşıysa onu ona yaptırırlar. Marko'yu Mehmet yap, Yunan'a hizmet et. En çok sana yakışır deseleksiyonun imparatoru.

UEFA Kupasını Ellemek


Arada kaynadı gitti, unutmuşum. 17 Mayıs günü yazacaktım. Bir Türk daha elledi kupayı. Fatih Sultan Tekke'nin kaldırdığı kupanın alt sırmalarında Galatasaray'ın arması var. Eminim kaldırırken bakmıştır. Tekke'm garip Trabzon'lu. Önemsiz futbolcu, kaldırdığı kupayıda alan Türk takımıda medyamız tarafından sevilmez. Gerek yok yazmaya büyütmeye, öne almaya.
Naklen yayınlayacağız dediler, maymun Acunun maymun programını seyrettirdiler o anda.
Tuncay'ın oynadığı takım oynayacak finali ve sen o anda kutu açtıracaksın ve orada kalacak hokkabazlık yapmaya devam edeceksin ha.
Allah muhafaza birde Tuncay şu resimdeki gibi bir görüntü verecek sende yayınlamayacaksın.
Helal lan Tekke, tebrik ederim kardeşim. Galatasaray Dükkanlarında satılan maketin aslını kaldırdın, senden başka birde Galatasaray'lı bir kaç kardeşin elleyebildi bu mübarek kupayı. Bizde hakkını verelim dedik, yanlız değilsiniz.

Blog Felsefesi

En baştaki kırmızı montlu olan,

Bu blogun yazarı tarafsız değildir, aksine direkt taraf tutar. Her ne kadar "objektif" kelimesi tarafsızlıkla eş tutuluyorsa da aynı zamanda objektiflik kaygısı vardır. Yani taraflıdır, ama tarafsız bakabilmeye çalışır.Bu blogun yazarı istese tarafsız görünüp daha fazla sayıda insana da hitap edebilir, ama bu yolu seçmez. Veya yine aynı şekilde Avrupa futbolu hakkında da pek yazı yazmaz, zira sadece zevk için izlediği bu maçlara üzerinde kalem oynatacak kadar önem vermez.

Bu blogun yazarı, nasıl ki bir Fenerbahçe taraftarının tarafsız olma çabasındaki sitesine girdiğinde yüzü buruşuyor ve hemen oradan uzaklaşıyorsa, aynı şekilde bir Fenerbahçe taraftarına hitap etmenin gereksizliğinin farkındadır. Dolayısıyla bu blog Galatasaraylıdır. Yazarı Galatasaray aşığıdır. Anadolu kulüplerine saygısı vardır; biz "medya yakıştırmasıyla" büyükler olarak hakkımız yeniyor zannederken, bizim çekişmelerimizle en çok hakkı yenip de sesi çıkmayan, çıksa da duyulmayan bu takımlara sempatiyle bakar. Hükûmet destekli belediye takımlarını, Fenerbahçe'nin kardeş takımlarını ve büyük takım olmak için büyük takımlarla kavga etme yolunu seçenleri hariç tutar, nefret eder onlardan. Beşiktaş'a gıcığı yoktur, hatta Beşiktaş ve Beşiktaşlıyı sever. Fenerbahçe'den ve ona dair hiçbir şeyden pek hazzettiği söylenemez. Yorumları da bu doğrultuda olacağından, Fenerbahçe taraftarı kardeşlerine kibarca kapıyı gösterir. Bunun nedeni düşmanlık değil, bir Galatasaraylıyla bir Fenerbahçelinin futbol üzerine sohbet çabasının nafile olacağını bilmesidir.

Bu blogun yazarı aslında kendini, blogunu veyahut herhangi bir şeyi tanıtmayı da sevmez, amma ve lakin birtakım küfürlü mesajlardan sonra bu yola gitmek zorunda kalmıştır.

Bu Takım Taraftarın



''Necati'ye onay yok
G.Saray Futbol Komitesi dün Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yaptığı toplantıda, Hakan Şükür, Necati Ateş ve Emre Aşık konularını masaya yatırdı. Yöneticiler, Hakan Şükür’ün biten sözleşmesini uzatmama kararı alırken, Necati’nin dönüşüne de onay çıkmadı. Emre Aşık ise önümüzdeki sezon sarı kırmızılı takımın kadrosunda yer alacak''
Merakla beklenen toplantı dün yapıldı. Aslında toplantı moplantı yok, bu işler artık tribünlerin kalbinden gelen ses dinleme aygıtıyla yapılıyor artık.

İşin sırrıçözüldü, senelerdir yok liseli, yok ilkokullu, yok duayen yutturulageldi yönetme işi. Böyle yönetilince görüldü geçen yıl 3000 kombine satabildi fosilimiz Canaydın. Bakın bu sene Sami Yen'de yer kalmadı ek tribün yapmazlarsa bir şey bilmiyorum.
En büyük transferi zaten Canaydın'ı göndermekle yaptık. Şimdi başımızda olanlarda işin en basit ve doğrusunu yapıyorlar, gerisini bize bırakıyorlar.

Necati'den taraftar nefret eder, özellikle ben. Geldiği, Galatasaray adına topa ilk dokunduğu andan itibaren nefret ederim. Benim nefret ettiğimi yönetim sanki bilir ve takıma asla almaz kimse korkmasın. Emre Aşık döner, topunuda oynar. Büyük maçların büyük futbolcusudur. Kaleci Orkun gider. Bu tiple, bu kalecilikle yeri ancak kümeye oynamakta olan takımdır.

Başkada sevmediğimiz oyuncu yoktur. Hocamızda Lucescu'dur. Aman Necati, yerin güzel kardeşim sakın kıpırdama, sinirlerimizi bozma.

20 May 2008

Haydi Körfez Haydi


Hereke doğumluyum, Kocaeliye bağlı, memleketim Sivas'a bağlı Gemerek. Kayseriye yakındır ilçemiz, ve Galatasaraylıyım müsadenizle.

Bütün takımlarım ligte, ve manevi olarakta Eskişehir'e severim taraftarından dolayı. Ne kadar güzel, her maç mutlaka bir takımı tutabileceğim. Atahan Kardeş söylemişti. Göztepe, Karşıyaka, Adanaspor, Karşıyaka, Sakaryaspor... gibi takımlar ligte olsalar ne güzelolurdu lig. Düşünsene Gençlerbirliği Oftaş İ.Büyükşehirspor ile maç yapıyor. belediye amelelerinden izinli olanlarla Cavcavın un fabrikasından of çekerek arazi olanlar dışında kimin umurunda maç.

Bu yüzden şehir takımı, kabadayı takım lige çıkarsa sevinirim de düşerse üzülürüm. Birde deplasmanı hesap ederim. Kocaelispor'u hem severim, hemde yakındır maça giderim.

Körfez maçları her zaman elektrikli geçer. O stadta bir çampiyonluk verip bir şampiyonluk almışızdır. Hatırası vardır. Çok pis seyircisi vardır, çingene tribünü tehlikelidir. En çok onlar küfür eder, hele şu küfüre ceza başladı ya görürsünüz kaç maç ceza alırlar.

Kulakları çınlasın amigoları İbo, renkli kişiliktir. Yemyeşil, simsiyah diye üçlü çektirir. Fener'e gıcıktırlar, Fener yüzünden küme düşmüşlüğü vardır. Meşhur Dobrovski bu takımdaydı.

Körfez; birinci lige yakışırsın, renk katarsın. Seka'nın kağıtlarını en çok sen atarsın maçlarda. Sen de hoşgeldin. Düşeyim müşeyim demeyin ha, yerinize Belediye takımları düşsün.

Delikanlıymışın Topuz


Senelerdir üç büyükler peşinden koştu. Futbolun kralını oynadın. Ne simsarlar sırtından para kazanabildi, ne yalan makinaları. Aslan gibi kulübünde kaldın. Koskoca kenti sevindirdin. Seni milli takıma neden almadıklarıda belli oldu şimdi. Sen sinyali çakmış olaydın, Fener'e geliyorum diye bak bakalım banko oynuyormuydun yoksa televizyondanmı seyrediyordun turnuvayı.
Meraklanma Mehmet Topuz, az kaldı. Turnuvadan sonra kurulacak Milli Takımda adaşın Brezilya'lı yerine sen oynayacaksın.
Üç maç oynayıp İstanbul'a kendini satan, ve kulubeye mahkum olanlardan hep nefret etmişimdir. Gelmeyin kardeşim, orası vatan değilmi, orda para yokmu. Kayserispor bu yıl şampiyonluğa oynasın, katkınız büyük olsun. Gelmeyin sakın, Topuz, Mehmet Yıldız, Gökhan Ünal. Seni severdim şimdi daha çok sevdim. Anadolu'nun yiğit delikanlısı, topuzu...

adam Sandıklarımız ; Hıncal Uluç

Çok uzun düşündüm, acaba Hıncal Abi'mide listeye eklesemmi diye. Çünkü hakikaten bi boktu benim için. İlk Cumhuriyet yazaruyken tanıdım kendisini. Hasan Cemal'e küsüp gazeteyi bırakmış, yazılarını okuyacak yer bulamıyorduk 80 li yıllarda. İmza topladım tekrar dönsün diye. O zamanlar bok! olduğu için direk telefonundan kendisiyle konuşabiliyordum istediğim zaman. Sarı kırmızılı atkısıyla basın tribününe oturup sözde tarafsızım diyen gazeticilere ilk isyan bayrağını açtığında idolümüz olmuştu. Darwell- Denizli Hoca, Uluç Florya baş konuğuydu. Ne günlerdi o günler. 14 sene sonra gelen şampiyonluk son 3 maçta kaçmak üzereyken, Beşiktaş bayrakları Caddeleri süslemişken, taraftar Darwel'in kellesini almak üzereyken Kocaeli maçında öncesi direnmiş, daha lig bitmedi diye unutulmaz yazı yazmış bizi cesaretlendirmişti. O gazla çıktığımız maçta takım galip gelmiş, Beşiktaş yenilmiş, sonraki hafta bir mucize gerçekleşmiş ve Eskişehir maçına lider çıkılmıştı.

Hıncal Uluç'un bende kredisi büyüktü. Jardel'e saldırmış, Samsunlu Serkan daha iyi yazmıştı, Lucescu'ya saldırmış, hoca değil demişti ölüye top oynatan Hoca için. Talihli korkak yazdı, Türk futbolunu öldürüyor yazdı. Lucescu gittikten sonra öldük. Süper Kupa'ya dandik dedi. Sonra ne olduysa olmuş, önceleri en çok nefret ettiği Fatih Terim'in kankası olmuştu, Fatih yenildikçe İmparatora madalya taktı. Terim kovulurken yanlış yaptıları savundu. Hagi'yi hiç sorma, hiç sevmedi kendisini. Oynarken, tarih yazarken, taraftar ''ı love you Hagi'' diye yırtınırken oda bir yerlerini yırtıyordu Hınc'ından. Gerets'i bizde sevmedik o da, önemli değildi. Bu arada bütün Galatasaray'a saldırmaya başladı. Üyeliğini yırrtı, yırtmasa biz yırtmışız zaten. Tribüne gelemez, bok atar stad kötü diye. Allah uzun ömür versin beklediği lükslükte stad 2 yıl sonra hazır, gelebilirse eşşeğim.

Ne olursa olsun bu listeye sokmayacaktım kendisini. Bu sene için bütün yazdıklarını sineye çekecektim. Galatasaray Fenerbahçe'yi yenerek 3 puan öne geçmesine , hala Fener şampiyon olur diye yazmasına rağmen. 1988 yılında olma ihtimaline karşı bu durumda olmama ihtimali matematiğin durması kadardı oysa.Gel gelelim Sivas maçı sonrası yazdıklarıyla,benim için bu listeya yazdıklarımdan hiç te aşağı kalmadığını ispatlamış oldu.

Galatasaray şampiyonluğu, yazdığın her yazını isabetsizliğe uğrattığı için şeref duy emi Hıncal Uluç. Takımını değiştirdiğini ilan et, başarısızlığını yalandan Aziz Yıldırım'a saldırıyormuş gibi yapıpta kamufle etmeye çalışma, kayıkçı kavgalarını kimse yutmuyor artık bu zamanda. Meraklanma seni onlar, bi bok dahi sanmıyor.