12 Mar 2008

Fenerbahçe Yarı Finalde!

''Bu fikstür F.Bahçe’yi yorar
Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk çeyrek finalden önce Beşiktaş derbisi var. G.Saray derbisi ise yarı finaldeki 2 maçın arasına rastlıyor''11.3.2008 Vatan Gazetesi

Ben demiyorum günlük gazete diyor. Meğer Fenerbahçe'miz çeyrek finali geçmişte haberimiz yokmuş. Yarı final maçları arasında bizim maç varmış. Daha ne istiyorsunuz yalamalar, niye yorsun sizi fikstür. Nasılsa kazanacağınız garanti maç!. Moral olur sizlere.

11 Mar 2008

Galatasaray'lının Oğlu


Ninnilerle değil,
Tezahuratlarla büyüdüm ben...
Süper kahramanlarım,
Parçalı formalar giyerdi benim...
Bir oyuncak istemedim,
Seni canlı görebilmeyi istediğim kadar..
Hayır, lunaparka değil,
Sami Yen'e götür beni baba...
Gözyaşlarım yere düştüğümden değil,
Kazanamadık diye bu hafta..
Bana masal anlatma baba,
On dört sene nasıl beklediğini anlat..
Bir gece evvelden maça gidip,
Sabahın köründe maça girdiğini,
İçindeki sevginin,gecenin ayazında
Üşümene nasıl engel olduğunu anlat..
Bana öyle bir aşk anlat ki baba,
Ben de yüreğimden dağlanayım..
Kalbime iki harf kazıyayım baba...
İki renk kazıyayım...
Tek bir isim kazıyayım...
Çocuk şarkıları dinletme bana baba,
Tribünlerde söylenen o besteyi dinlet..
Söyle senden başka kimim var benim..
Düşünüyorum da şimdi..
Kimim var söylesene?
Söylesene cimbomum,
Sen şampiyon olamamışsın kupaları alamamışsın,
Kaç yazar...
Değiştirebilir mi sence bunlar sana olan sevgimi..
Olur mu lan öyle şey..
Değişebilir mi hiç...
Sami Yen'in önü bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim gerisi yalan...
Harbiden yalan cimbomum..
Gerisi harbiden bir dolu yalan...

Genç Hasdemir

Deplasman Otobüsü


Taraftarlar için kutsal yolculuktur deplasmana gitmek. Takım sevgisinin ayrıcalığıdır, fedakarlığıdır yüksek aşamasıdır. Birlik dostluk ve dayanışmanın en yoğun yaşandığı mekandır deplasman otobüsü. '' yine düştük yollara'' denir ve gidilen maça göre bazen sabahın köründe, bazen geceden buluşulur Ali Sami Yende ve başlar umuda yolculuk. Bir çiledir deplasman yolculuğu, en kötü otobüsler kiralanır en ucuza gidebilmek için. Tezahürat yoğunluğuyla gaza basılır, muhabbeti boldur. Yolculuk hiç bitmesin istenir, molalarda inilir yer içilir sanki maç varmış gibi Anadolu bozkırları stada çevrilir. Varılacak yerdeki yerel taraftarlar tarafından karşılanmak gururlandırır deplasman taraftarını. Saygı duyulur, dile kolay burnunun dibindeki maça gitmeyenler dururken kilometrelerce öteden takımın gerçek taraftarı inmiştir o şehre. Senede bir defa maça gidenler, her maça gidenleri karşılamıştır. Kimbilir ne maçlar görmüştür şu otobüsten inenler diye meraklananlar bile olur karşılama yerinde. Gidilen şehir ve oynanacak maça göre(Konya, Manisa, Denizli....) bazen şehirde kahramanca gezilir, bazende hemen bol soğanlı köftelerle turnikede bulursunuz kendinizi(Kocaeli, Bursa, Trabzon,Sakarya...) Birazdan yaşam sebebiniz sahaya çıkacaktır. İlk işleri yanınıza gelmek olacaktır. Stadın en kötü yerindesinizdir, ev sahibi taraftar karşısında direnişe başlarsınız. Sayıca az olduğunuzdan sesinizi duyurmanın taktiklerini geliştirirsiniz ve mutlaka duyurursunuz.

Deplasman taraftarı her zaman normal taraftardan daha önemlidir, parasını zamanını başka şehirde maç yapacak takımı için feda edendir. Sonuç ne olursa olsun paylaşılan şeyler her zaman çekilen çileye değer. Galibiyetle dönüldüğünde daha bir başka binilir otobüslere, galibiyete pay çıkartılır, daha çok bağırılmıştır, daha bir bitkinlik hakimdir

İlk molada sıcak bir çorba içilir, yorgunluk kendini iyice gösterir, son yorumlar yapılır ve aniden sessizliğe bürünür otobüs. Artık herkes normal hayatına dönmüştür.

Herkes uyur.
Deplasman bir tribün kültürüdür, geleneğidir. Kimine göre yaşananlar bir aptallıktır, kimine göre de vazgeçilmez bir yaşam biçimidir. Yaşamayan bilemez, yaşamayanlara da zaten taraftar denmez. Renklerin, armanın, formanın yanında her zaman her yerde olabilmenin gururunu yaşamak, taraftarın en büyük hakkıdır. Yine düştük yollarına......

Azerbaycan'dan Sevgilerle



ultrAslan Azerbaycan
Uzun uzun, sakitce düşünürem bezenm laleler açan, sarı-qırmızı bahar kiminsen tanıdığım en gözel, en anlamlı esersen razıyam men ölmeye, her daim sen istesen Ana sevgisi kimin qarşılıqsız sevilir sensensiz yaşamaq olmaz, dünyalara deyersen leyli ve Mecnunun eşqinin zirvesindesen ayrılmaram senden, qoymaram tenha yeriyesen naynkorluq edersem razıyam, başımı da kesersen



Azerbaycanda doğuldum könlümü sene verdim Zaman keçdikçe senin, zeferlerine sevindim En gözel neğmeleri senin üçün besteledim Rahat ol cimbombomum, çünkü sene söz verdim Bunu da sözle deyil, icraatla gösterdim Ayrılıq neğmesini eşidende kövreldim Yadıma düştükce sen xeyalımda seyr etdim Cnımı da senin olsun, buna da men and içtim Adın üçün qelbimin en gözel yerini seçtim Neğmeler söyleyerek her daim CIMBOM dedim!
Yaşar Hasanzade,

10 Mar 2008

Zeten Yeneceklerdi!


''Alex’in 13. dakikada soldan kestiği topa Aurelio’nun kafa darbesiyle ilk gol geldi. Bu gol birazcık ofsayt kokuyordu. Ama F.Bahçe’nin oynadığı olumlu futbol karşısında Vestel Manisa’nın zaten yapacağı fazla birşey yoktu.''


Bu yazıyı yazdığı için para almış, bizim bir bok sandıklarımız tayfasından Selim Soydan. Ben maçı seyretmedim, sonradan da hiç bir programı seyretmem o yüzden görmedim. Ama bu azılı yalama ofsayt kokuyordu diyorsa kesin ofsayttır. Yoruma göre ofsayt mofsayt verilsin Fener takımına! gol, zaten atacaklar. Karşı takım da fazladan efor sarfetmesin, bir daha ki maçı düşünsün. Spor Bakanlığına Fenerbahçeye futbol dersi vermesi için akıl veriyor. Tek ihtiyaç olan bakanlık şu anda Şeref Bakanlığıdır. Sizin gibileri yatırıp falakaya eşşek sudan gelinceye kadar dövmeli, Namık Kemal'leri çağırmalı, öyle bir şeref dersi verilmelidir ki; Fener'in ilk hezimet maçını 40 gün 40 gece seyrettirmeli. Sonra da aynı yorumu yaptırmalıdır.

Super Lig Formula

2008 Ağustos ayında başlayacak olan Formula Super Lig’e dünyanın başarılı spor külüpleri katılıyor.Bu ligde 750 beygir gücündeki 12 silindirli 20 arac yarışıyor.Ligde yarışması kesinleşen külüpler: Galatasaray, AC Milan, FC Porto, Olympiakos, PSV Eindhoven, Borussia Dortmund, RSC Anderlecht, Flamengo, FC Basel …
Kayseri maçından önce Galatasaray'ın arabası resmi geçitte ve ben televizyon başındayım. Ne Öztürk Pekin, ne de her daim küçük Hakan en ufak bir yorum yapmadılar. Sahanın ortasına uzay aracı konsa gene yapmayacaklar bu şerefsiz insanlar. 2 gündür bakıyorum en ufak bir haber yok. Ah bir Fener olaydı bak neler olacaktı şimdi. Ey büyük Türk Medyası, Fenerbahçe'ye yalamalık yapmaya devam edin. Sessiz çekildik piyasadan ama dönüşümüz muhteşem olacak. Gök tanrıya şimdiden duacı olun gazabımızdan korusun sizleri.

Beter Ol Emi


Ne yazık, senin cezanı biz vermek isterdik. O kadar büyük ah aldın ki 1 haftada biletin kesildi. Gelmiş geçmiş en büyük hakemliğini yapmiş Cüneyt Çakır'ı kurşuna dizerken, hiç düşünemezdin başına gelecek felaketi. Hayatın boyu yalamalığını yaptığın Fenerbahçe ve taraftarları cezanı kesti. Hakemliğin boyunca hep Fenere çalıştın, Beşiktaşın attığı golü saymadın, yorumcu oldun nefesini, kalemini Fenerbahçe'ye heba ettin. Hayat bu işte iti öldürene taşıtıyorlar. Bir kere daha ne yazık ki, ilk defa Fenerbahçelilerle aynı fikirdeyim. Beteroladur Ahmet Çakar.

Kahramanlar Dönüyor, Aynı Şey







Kahramanlar dönüyor
Fenerbahçemiz bugün TSİ 14.10'te İspanya'dan İstanbul'a hareket edecek. Sarı-lacivertli ekip özel bir uçakla 18.10'da İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı'na gelecek. Fenerbahçe Vestel Manisaspor ile Pazar günü ligde yapacağı maçın hazırlıklarına Perşembe günü saat 17.00'de yapacağı idman ile başlayacak.


Genelkurmay beklenen açıklamayı yaptı Genelkurmay Başkanlığı’nca sınır ötesi harekata ilişkin yapılan açıklamada, "Harekatın başlangıçtaki hedeflerine ulaştığı değerlendirilmiş; birliklerimiz arazi arama ve taramaları yaparak, 29 Şubat 2008 sabahı itibarıyla yurt içindeki üs bölgelerine dönmüşlerdir" denildi.Açıklamada, "Harekatın başlangıç ve bitiş zamanı tamamen askeri gerekçe ve ihtiyaçlara göre tarafımızdan belirlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu kararına içeriden ya da dışarıdan herhangi bir etki söz konusu değildir. Kaldı ki, bu konuda bazı haberlerin çıktığı gün, harekata katılan birliklerin bir kısmı başlangıçtaki planlama gereği sınırlarımız içine çekilmiş durumdaydı" ifadesine yer verildi.

adam Sandıklarımız; Bülent Tulun



Yerine adnan sezgin'in getirilmesiyle birlikte Galatasaray'daki görevinden ayrıldıktan itibaren televizyonda ne zaman görsem Galatasaray'daki hiç bir şeyi beğenmediğine ve bunu kin kusarcasına, ukalaca, çok bilmiş tavırlar içinde ifade ettiğine şahit olduğum itici adam. Kendi getirdiği için olsa gerek, Gerets'ten başkası yalan diyen kıl adamdır. Galatasaray'ın başına Sigi Held'ten sonra gelen gelmiş geçmiş en kötü hoca Gerets, kovulurken her halde daha önce kovulduğu için omuzuna yaslanıp ağlamak için Bülent Tulun'u bulamamıştır. Şimdilerde kendileri haklı çıksın diye Galatasaray'ın başarısız olması için elinden geleni ardına koymayacağı garantidir. Her konuşması, her yorumu takımın, ve şimdiki yöneticilerin aleyhinedir. Kalli'den nefret etmektedir. Adnan Sezgin'i bir kaşık suda boğar. Bir mucize olurda tekrar Kulübe dönerse yapacağı icraat Ali Sami yen'de yeni bir taraftar isyanına döner. Uzak dur bizden Tulun, senin gibi ukala, kıl, meymenetsiz adamları görmek istemiyoruz. Camiada seni seven varmı acaba çok merak ediyorum. Geçen yıl Konya'da Rixos Otelde asansörde seni nasıl dövmediğime hala pişmanım. Televizyon programını zaten izlemem, umarım bir daha asla karşılaşmayız pis herif.

9 Mar 2008

Atina'nın Yolları Taştan


Bu yazı sayın Galatasaray ex başkanı Özhan Canaydın için yazacağım son yazıdır. Kendisine bundan sonra her hangi bir yerde, gazetede televizyonda görmemek dileğiyle uzun ömürler dilerim. Kendime söz verdim ki adını lanetle bile anmayacağım.
Geçen sezonun başında Şampiyonlar Ligi maçları öncesi Ali Sami Yen çadırındaydım. Her zamanki gibi ne alalım diye gezerken bir tişört gördüm. Üstünde Atina Yolu yazıyor, Galatasaray ile birlikte, Liverpool, Bordoeux, PSV armaları vardı. Ne vardıki Atina da diye düşündüm. Niye gidiyoruz Atinaya. Meğerse Şampiyonlar Ligi finali Yunanistanda oynanacakmış.
Bu kadarmı öngörüden yoksunsun be Özhan Canaydın. İçine ettiğin takımmı Atina'da finale gidecek. Yada sen bizi her zamanki gibi müşterilerini kerizmi sandın o tişörtü alacak mahallede giyecek sonrada sonuncu olduğunda göt olacak. Zavallı Ümit Karan yapmış reklamı. Yüzündeki ifadeye bakın,'' taraftarım beni kullandılar affedin ben bu işte yokum'' der gibi.
Takımın takım olduğu 2000 yılındaki macerada bile UEFA Şampiyonu tişörtü, forması yaptırılamadı. Bırak nasıl futbolcu alınacağını ne tişörtü yaptıracağını bile bilmeyen üstelik zenginliğinin kaynağı tekstil olan bir Başkan'dan kurtulduk. Geçmiş olsun hepimize. Meraklanmayın daha kötüsüde gelmez, çünkü yok.