17 Oca 2025

YAPAY ZEKA


 

Ağustos-Eylül: “Bu sene bizim senemiz!”

Transfer döneminin hareketliliği ve hazırlık maçlarındaki coşku, taraftarları umutlandırır. "Kadromuz taş gibi, bu sene fark atacağız!" söylemleri tribünlerde yankılanır. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi maçları nedeniyle lige biraz yavaş başlaması da bu iyimserliği körükler.

Ekim-Kasım: “Hakemler bizi doğradı!”

Ligin ilk zorlu deplasmanında puan kaybı yaşanır. Hakem kararları tartışılır, penaltılar gündem olur. "Bu hakemlerle işimiz zor" yorumları, sosyal medyada trend olur. Galatasaray'ın derbiden galip çıkmasıyla taraftarlar arasındaki tansiyon yükselir.

Aralık-Ocak: “İkinci yarı başka olacak!”

Devre arasına girilirken Fenerbahçe yine Galatasaray’ın birkaç puan gerisindedir. “Erken form tutmanın bir anlamı yok, asıl maraton şimdi başlıyor” denir. Galatasaray ise puan farkını açmaya başlar, ama henüz ümitsizlik hakim değildir.

Şubat-Mart: “Kumpas var!”

Galatasaray, deplasmanda farklı bir galibiyet alır. Fenerbahçeliler bunu "ligdeki yapının açık göstergesi" olarak yorumlar. Birkaç hakem hatası daha eklenir, gündem yine “büyük oyun” olur. Taraftarlar sosyal medyada örgütlenir, dekoder iptali çağrıları tekrar gündeme gelir.

Nisan: “Bu sene olmadı, seneye kesin şampiyonuz!”

Matematiksel olarak şampiyonluk şansı sürse de içten içe taraftarlar teslim bayrağını çeker. Başkan ve yönetime “geçmişteki hataları” hatırlatan eleştiriler yükselir. Ancak yeni sezon transfer söylentileri ile umut yeniden yeşerir.

Mayıs: “Galatasaraylı komşuya mesaj atmayın!”

Galatasaray, görkemli bir şampiyonluk kutlaması yaparken Fenerbahçe taraftarı ekran başında bu başarıyı izler. “Seneye görüşürüz” diyerek bu sezon da bekleneni veremeyen takımı affetme moduna geçilir.

Fenerbahçe taraftarının bu sezonki hikayesi de, geçmiş yılların bir tekrarı gibi duruyor. Ancak umut hiç tükenmez; her bahar, yeni bir başlangıç vaat eder. 🌿

13 Oca 2025

GALAİZM; Bir Dünya Mirası

 


 Nedir bu kin? neden bize karşı en temiz bildiğimiz pis akvaryumun balıkları bile aynı siperden ateş ediyor? Federasyondan, hakemden, Şebekeden tek şikâyet eden takım biziz, buna rağmen futbol meraklılarının gündemini yalana nasıl inandırabiliyorlar. Sebebini açıklıyoruz, bir tarih diyalektiği dersi veriyoruz. Bir Kült, bir duruştur Galatasaraylılık,   

Galatasaray Kültü: Bir Rönesans, Prestoroyka ve Glasnost Hikayesi

Galatasaray, yalnızca bir futbol kulübü değil, aynı zamanda bir kültür, bir kimlik ve köklü bir medeniyetin taşıyıcısıdır. Yüzyıllara yayılan bu hikâye, kulübün eşsiz değerleriyle harmanlanmış ve sürekli yeniden doğuşlarla güçlenmiştir. Galatasaray kültürünü anlamak, bu tarihsel akışın her dönemini bir Rönesans, bir Prestoroyka ve bir Glasnost olarak okumaktan geçer.

 

Rönesans: Yeniden Doğuş

Galatasaray kültürü, her zorlu dönemde bir yeniden doğuş hikayesini barındırır. Bu, yalnızca sahadaki başarılarla değil, aynı zamanda kulübün değerlerinin yeniden keşfiyle de mümkündür. Sarı-kırmızılı forma, tarih boyunca farklı dönemlerde bir Rönesans yaşamış hem sportif hem de kültürel açıdan yepyeni ufuklara yelken açmıştır. Her yeniden doğuş, hars, hulus ve hasletlerini daha da güçlendirmiştir.

 

Prestoroyka: Yeniden Yapılanma

Zaman zaman Galatasaray, tarihsel köklerine sadık kalarak büyük dönüşümlere ihtiyaç duymuştur. Bu Prestoroyka dönemleri, kulübün modern futbol dünyasında ayakta kalmasını sağlamıştır. Yönetimsel reformlar, altyapı devrimleri ve yeni vizyonlar, Galatasaray’ın bu süreçlerden daha güçlü çıkmasını mümkün kılmıştır. Kulüp, töresini koruyarak, DNA’sını modern dünyanın modern futbolunun gereklilikleriyle birleştirmiştir.

 

Glasnost: Şeffaflık ve Açıklık

Galatasaray kültürünün en güçlü yönlerinden biri, samimiyet ve açıklıkla camiasına yaklaşabilmesidir. Glasnost dönemleri, kulübün taraftarıyla olan bağını yeniden tanımladığı, toplumsal bir bütünleşme yaşadığı dönemlerdir. Bu şeffaflık, sadece yönetim değil, aynı zamanda sahadaki futbol felsefesinde de kendini göstermiştir. Galatasaray, her zaman sevgi, saygı ve birlik duygularını pekiştirerek ismini ve taraftarını yükseltmiştir.

Sonuç: Galatasaray’ın Eşsiz Kültürü

Galatasaray, okuldan gelen kültür mirasını yüzyıllar boyunca korumuş ve sürekli yenilemiştir. Bu kültür, sadece bir futbol anlayışını değil, aynı zamanda bir yaşam tarzını temsil eder. Rönesans’ı ile yeniden doğmuş, Prestoroyka’sı ile kendini modernize etmiş, Glasnost’u ile şeffaflık ve samimiyetle yeni bir kök salmıştır. Bir jenerasyonun Galatasaraylı olduğu iklimi yaşıyoruz. Biraz daha Galatasaraylı oluyor biraz daha büyüyoruz.

Bu büyüklük, saha sonuçlarıyla aşılamayacak noktaya gelmiştir ve işte bundan dolayıdır ki, bize yetişmesi mümkün olmayanlar bir potada eritilip sanki tek bir takım gibi her hafta başka renklerle bize karşı ölüm kalım maçına çıkarılmaktadır. Biz birinciyiz, tamamı ikincidir. İnsanlık tarihinin görüp görebileceği en büyük nefret ise İkinci’ nin Birinci ‘ye duyduğu nefrettir. Yatın kalkın bir kez daha sizi Galatasaraylı yapanlara minnet duyun.

Galatasaray kültürü, sadece başarılarla değil, sahip olduğu manevi değerler ve camiasına kattığı derin anlamlarla bir dünya mirasıdır. Bu kültür, tarih boyunca olduğu gibi gelecekte de ışığını yaymaya devam edecektir. Yıldızlarınla Parlayadur GALAXI.

Yaşasın Galatasaraylılığımızın yüksek ideolojisi.

5 Oca 2025

GALAXI'nin Karnesi, GALA 2-1 GÖZ GÖZ

 


GALAXI’nin Karnesi;

Muslera 5; Çerçeveye top gelmese 10 sene daha kalede olsa gıkım çıkmaz. Bir kere geldi o da gol oldu. Çok sertti, köşeye gitti diyen iyimserler çoğunlukta.

Kaan 6; Belli ki sağ saldırı bek departmanını bu sezon da Kaan’la doldurmuş olacağız. Yediğimiz golde çok önde kaldı.

El Patron 2; İlk defa kötü oynarken gördüm, telaşlı, ürkek, sakar. Normal bir Patron arkasından gelenin geçmesine izin vermezdi.

Apo 6; 100. Maçını oynadı günler ne çabuk geçiyor, daha dün sen bu kadar edermisin diyenler 10.stoperi kadrolarına kattılar.

Jakobs 6; çözemedim, öyle ahım şahım, yıllarca oynayabilecek bir futbolcu değil. Sezonluk, hatta mevsimlik, 10 maç oynasın bana yeter.

Thor 8; birkaç maçlık seviye düşüklüğünü atlattı, attığı gol güme gitti. Çıkış periyoduna girdi, böyle devam eder.

SARA 10; Brezilya Milli takım hocası ya futbolu bilmiyor ya da 8 numarası Zico, Socrates, Maestro bir resital sundu. Devre arasında gol bekliyorum X’i attım, asistçini ayağına incecilik yaptı.

Mertens 8; Bir taraftar klasiği oldu, Merteeeeeennnnnssss, Merteeeennnns. Futbolu aklıyla oynayan futbolcuların dilencisiyiz. Büyüksün Ciro’nun babası.

Yunus 8; dara düşersen, başın sıkışırsa omuzuna başını yasla. En umutsuz anlarda aklından çıkarma, Yunus sahada.

Osimhen 8; topla fazla buluşamıyor veya o kafa vursun diye ortalar çok yüksekten kesiliyor. Maç kopmadan kesinlikle oyundan çıkmamalı. Çıktıktan sonra Göztepe üstümüze cehennem gibi çöktü.

Barış 7; boğuşmaktan topunu oynayamadı. Dediler ki bu hayvanat, karşısına kim gelirse o da hayvanat olacak.

17 Ara 2024

PARLAYADUR ''GALAXI'nin Beşinci Yıldızı; GALA 4-3 Trabzonspor

 

Her küçük takım gibi Trabzonspor’da aynı duygu ve hedefteydi, Gala’dan puan al istersen küme düş. Alt ligler çöplüğü böyle takımlarla dolu, bütün sezon oynayacağı topu 2 Gala maçında oynayıp, asıl rakiplerine oynayacak derman kalmayan takımlarla.

Biz ise asıl rakibi ve hedefi belirleyip maça çıktık. Rakibimiz ne hakem ve şebeke marifetiyle yarışta tutulan büyük, ne de eksi puanla daha Ekim ayı gelmeden düşmeyi garantilemiş takıma hezimetten kurtularak yenilen küçük. Biz maçları yayın yönetmenine karşı oynuyoruz. İstediği görüntüyü saklıyor, kırpıyor, hızlandırıp yavaşlatıyor, flulaştırıyor neticede arpasını, samanını, yalını yemini verdiklerinin borusunu öttürüyor.

Siz planlarınızı her hafta üstüne koyarak yapadurun, bizim planlarımız başka. Maçın başı top Yunus’ta, kaç deniz, kaç okyanus yüzmüş, daldı içeriye doğru kıyıya paralel, o sırada bir Dünya Yıldızı henüz kadraja girmemişti, kim bilir neredeydi Yunus’un dostu? 6 kişinin arasından unutulmaz bir pas attı, bir de baktık koskoca Mertens topla buluşmak üzere. Klasına Ciro’ya yakışır şekilde bıraktı ağlara, inanın sevinmedim, acıdım. Böyle gol atılmaz, Teşkilatın tamamı kaledeyken hakemin işaret parmağı son bir umut kulağındayken büyük Gala taraftarı inlemeye başlamıştı, ‘’Merteeeeeennssssss, Merteeeeennnns’’

Yunus doyamadı verdiği pasa, sakatlar kulübedeydi, İcardi’den haber vardı, jeti bekletiyorum ihtiyaç halinde çağırın. Melo maça geldi, tribünlere çıktı, Hepsine bir hoş geldiniz mesajı olacaktı, insanlık dışı vurdu Uğurcan’ın sağ tarafındaki doksana.

Uzun yıllar unutulmayacak bir maç oynandı, zift medyası maçın zevkini çıkaracağına Gala’nın nasıl kollandığını ilmek ilmek dokuyup bulmaya, patrona maçtan sonra hesabı nasıl vereceğini düşünüyordu. Kahpeler.

Muhteşem oynayan Abdülkerim bir anlık gafletle topu auta çıkması için bıraktı, kaleye yakın olan yeri kollamadı, kalecisine güveniyordu, güvendiği dağlara kar yağdı. Trabzon bu golle umutlanıp direnç göstermeye başladı. Nasıl olsa onların güvendiği dağlar karlı değildi, menekşeler saz çalıyor, papatyalar halay çekiyordu. O an biz de Var odasındaydık.

                     VAR KAYDI

-Kaleci itiraz ediyor efendim çıktı mı?

-oyalan lan bakıyoruz, yayın yönetmeni çizgi kamerasını göster.

-Buyurun efendim yarım metre geçmiş çizgiyi

-Teknik olarak topun sibobunu çizgiye değdiremiyor muyuz?

-Mümkün değil efendim işten atarlar bir sonraki maç yerime başkası gelir daha beter olur, golü iptal edin gitsin. 

-İptal edersek sonumuz gelir biraz daha oyalayın düşünelim.

-Beyler kaptanlar, taraftarlar sıkıştırıyor, abluka altındayız bir an evvel verin şu kararınızı.

- Dur ulan patrona soralım, yayıncı orda mısın?  Çizgi kamerasının görüntüsünü vermeyeceğine yemin et lan.

- Valla Billa hocam, çekemedik deriz elimize mi yapışacak kamera.

-Hocam tamam biz izledik, top çıkmadı, ekstra prim talep ettik, Whatsapptan IBAN gönder.

-Peki efendim golü verdim zaten, kararımın arkasındayım.

Son saniyelere 3-3 girdik, son dakikaların büyük golcüsü Batman’la birlikte. Sol taraftan bir serbest vuruş, topun başında Maestro. Top epeydir gollerde görünmeyen ustada. Ölçtü biçti, gez göz arpacık, tetiği çekti, 20 kişi topa yükseldi Batman’ın vuruşu Şampiyonluk alametiydi. Gecenin nemi düştü gözlerimize, ıslak ıslak bakmaya naralar atmaya başlarken söz verdik. Senin için yakarız Dünya’yı Cim Bom.

 

                 GALAXI’nin Karnesi

Muslera 1; Apo senin yerine 2.5 sezondur ne toplarda kaleye geçti, senden daha çok gol kurtarırken defalarca sakatlandı, hala sakat sakat oynuyor. Bir kere de sen onu kurtar be kaleci bir kere.

Jelert 4, İzbandut Makayeme karşısında tüy sıklet savunmacı. Nefes verdiğinde bizimki yıkıldı. İyi futbolcu olabilir, ama en azından kendi sıkletine yakın bir hücumcu, misal Eyüp’lü Halil gibi, Deniz Türünç gibi biri olursa oynatın.

Kaan 7; Sakatlıktan döndü, El Patron’a bir maç daha istirahat verdi, savunmayı yönetti.

Abdülkerim 9; Golü yedirdi diye not kırmam, golü kurtardı diye verdiğim not anasının ak sütü gibi helal. Özelde Muslera’yı genelde takımı kurtardı.

Berkan 6; Nöbetçi sol bek olarak oynatıldı bu kez. Maç 4-3 bitmemiş olsa mükemmel oynamış yazardık. Emaneti Jakobs’a vukuatsız teslim etti.

Thor 7; Duyduk ki sevgilisinden ayrılmış. Lan sevgilin Galatasaray senin, belki de Melo’ya gösteriş maçı oynadı, ortalamasının altındaydı.

Sara 7; Serbest vuruşları Mertens kullanıyor diye suratı asık, belli de ediyor. Ama bu iş böyle çocuk, yaşın genç kim bilir kaç yüz serbest vuruş kullanacaksın. Mertens izin vermediği sürece sakın bulaşma. Bak o biliyor senin ne zaman kullanman gerektiğini.

Sallai 7; görünmez kahraman, takıma taraftara uyum tamamlandığında Valverde'ye dönüşecek.

MERTENS 10; seni 5 yıldızlı general formasıyla binlerce taraftarla omuzlarda göndereceğiz, minnet ve sevgiyle

Yunus 9; Tabelayı aldırdı, bir Messi resitali sundu, oyunu 90 dakikaya yayabildiği zaman Messi’yi de geçecek.

Barış Alper 8; Alçılı sargılı ayakla oynarken, Şebeke 2-3 maçlık sakatlayamayan Manaj’a artık ne ceza keser bekleyip göreceğiz.

Batman; şu adamı en kolay maçta bile ilk 11 oynatmayın, şu adamı ihtiyaç olmasa bile her maç son 10 dakika oynatın.

 

    

                           VERİ

%58 le topla oynama, 2.55 gol beklentisi üstünlüğüyle maçı tamamladık. Milli takım kalecisinin kaleye 22 şut çektik, çoğu isabetliydi, kaleci kurtardı, kimini de biz ya aceleden ya vuruş tercihi dolaysıyla kaçırdık. Maç çok ağır bir skora gebeydi.

397 pası %80 isabetle yaptık. Kendi sahamızdaki bir maç için ideal dolu bir pas trafiği maçıydı.

Son dakikada atılan galibiyet golü, 3 puandan çok daha fazladır. Peşinden geleni uyutmaz, bir sonraki maç pususunu kurdurmaya başlar, ellerine gözlerine bulaştıracaklar. Siz hepiniz biz tek Şampiyon Cim Bom yazdıracağız.

 

       ÖMERABİ KANUNLARI 416 Notları    

1. Son dakika golleri Galatasaray'ın şampiyonluk alameti farikasıdır,

2. Michy Batshuayi'i elleriyle Galatasaray'a ikram eden kıt futbol aklına bin şükran. Abdülkerim Bardakcı'dan sonra ikinci kıyağı oldu Galatasaray'a. İlk 11 çıkmasın artık, yedekten girip şampiyon yapacak,

3. Galatasaray uzun top dışında hiçbir çözümü olmayan Trabzon'dan üç gol yendi. İlki dışında ikisini amatör takım yemez ama Yalı'nın yayın ayağı dışarıdan çevrilen topu nasıl gösterdi bilemiyorum. Futbol cinayetidir. Önümdeki topun auta çıktığını net gördüm oturduğum açıdan,

4. Abdülkerim golü yedirdi ancak Dragus'un topunu çizgiden çıkartarak galibiyeti getirdi. Stoper kornere atabileceği topta rakibi engelleme varyetesi yapmaz,

5. Dries Mertens canımız ciğerimiz ama dördüncü gole kadar Gabriel Sara'ya frikik attırmadı,

6. Beşiktaş maçında Osimhen'e attırdığı golün fotokopisini yaşattı Sara. Üç Trabzonlu savunmacı Osimhen'i tutmaya çalışırken bomboş kalan Batshuayi şampiyonluk golünü attı. Dördüncü gol aynı yerden bir dakika önce atılmadıysa sebebi Mertens'in frikiği doğrudan kaleye vurmasıdır,

7. Yunus harika ilk yarıdan sonra oyundan düştü. Attığı gol ve Mertens'e asisti 10 numara idi,

8. Barış Alper biraz daha sakin kalabilse maç çok farklı biterdi,

9. Torreira orta sahanın kalbiydi,

10. Berkan ilk golde rakibi kaçırdı, onun dışın beğendim,

11. Jelert babası yaşındaki Nwakame'yi durdurmayı beceremedi bir türlü,

12. Kaan Ayhan sakatlıktan iyi döndü,

13. Sallai'nin yakaladığı tüm pozisyonlar soluna geldiği için istediği gibi vuramadı,

12. Osimhen'in adı yeter,

13. Muslera iyi, hoş ama o kadar artık,

13. Son üç maçtır rakipten bazı kamikazeler sırf oyuncu sakatlamak sahaya çıkıyor. Ozan Turan'ın Yunus'a tekmesine nasıl kırmızı çıkmadı anlayan varsa beri gelsin,

14. Galatasaray'ın şampiyonluğu saha içinde engellenemez, ortaya açık biçimde çıktı. Tek silahları Yalı'nın dört bacağıyla direnmek,

15. Yolumuz 25. Şampiyonluk yoludur,

Yolumuz Beşinci Yıldız yoludur,

16. Yaşasın Galatasaray!

29 Eyl 2024

Okan'ın Pisliğine Yeşil'in Diktiği Tüy; GALA 3-3 Kasımpaşa

Dünya yıldızlarıyla, takımın en kötü oyununu oynadığı bir maçın 30.dakikasında 3-0'a getirdiği, 3-3, bitirdiğin, hatta 5 dakika daha olsa kesin 3-4' yenileceğin maçın izahı olmaz, mizahı aşağıda.

GALAXI'nin Karnesi

Yeşil Sepet 1; Kadraja girmediği zaman size katılıyorum Dünya'nın Nonda'sı. Top kontrolünde olduğu zaman başlar bir can bezdirici ritüel. El kol hareketleri, deli deli ritüeller, rakip takımın bütün oyuncuları yerini alana kadar oyalanma, satranç takımı kalecisi gibi dakikalarca düşünüp pas verecekse en kötü tercih, vermeyecekse taca rakibe şişiriş. Yan topa çıkmama bağımlısı. Her maç mutlaka kaleyi boşaltıp saçma sapan bir şeyler yapması. Uruguay merkez bankasının dış borcunu tek başına kapattı, hadi bakalım 30-40 tane daha ye de 5 sene daha sözleşme imzalasınlar. Daha geniş bilgi yıllar öncesinden gelsin, 

https://mahalletakimi.blogspot.com/2021/09/fernando-muslera-ve-buyuk-takm-kalecisi.html

Jelert 1;Şampiyonlar  kalan Kadın futbol takımına teklif et, hocası oynatmaz. Kaz tüyü kadar bile ağırlığı yok. Nefes rüzgarından yere düşüyor. Transferini yapanları Mali Polis gözaltına almalı. Hoca ne yapsın eşşek heybesi para ödenmiş oynatıyor. Kulağına küpe olsun bir daha bizim midemizi bulandırmasın. Zaten gerek de yok, Kaçışı yok 2 Dünya yıldızı 11 oynayacak feda edilecek tek yer 2 numara.

Nelsson 1; Tam bir başaltı takımı 4 numaralı kazması. Beşiktaş'ta olsa heykelini dikerler, Her topa dokunsun, taca kornere şişirsin. Oyun kurma mı? dalga mı geçiyorsunuz? 

Apo 5; Kötü stopere savunmayı emanet edip bir kaç kere çıktığına şükredin. Nefes nefese tam formunun zirvesinin son metrelerine gelmişken 4 basamak geri kaydı. El Patron fazla mesai yapacak artık.

Jakobs 7; Hakan Ünsal'a benzetenler oldu, ben Hakan Balta'yı andırıyor dedim. Savunmanın kör topal ayakta kalan adamı oldu. Uzun yıllar oynar, taç atıcı en azından. Neler çektik bu kötü taçlardan senelerce.

Dayı 1; Size dedim, fazla adam almayın diye, hele 8 numara sakın getirmeyin, getirdiyseniz iyi çıktıysa da Dayı'yı silin defterden. Hoca ayıp olmasın 11'i çıkardı birazdan ona da geleceğiz. Bak Dayı Sara senin yerine gelmedi, ikiniz birden ilk 11, hatta sen bin beterken bile onu çıkarıyorum. Nasıl olsa atıyoruz, kazandık. Dayı- Beni mi kazandınız Hocam. Bana boşuna Dayı demediler, yerime adam alırsan ben de böyle oynarım.

Sara 7; Yukarı momentumda biri daha irtifa kaybetti. Korkudan ileri çıkamadı, Dayı hayatının en iğrenç topunu oynuyor, hoca görmüyordu. 9 değişiklik hakkı olsa çıkacak en son adamdı.

Sallai 1; 30. dakikada 3-0 olmuş bir maçın gollere en ufak bir dahli olmayan sağ açığı, takımın yeni transferi, ilk maçıysa, şeriat kurulmuş hüküm verilmiştir. Net oynamaz, maliyeti son dakikada uçağa bindiren heyetten tahsil edilmeli. Bir maç daha ilk 11 oynasın adı Salak olur. Kaplumbağa daha hızlı koşar, Barış Manço'nun Koca Topçusu topa daha sert vurur. 

Osimhen 10; Bir dünya yıldızı, kimsenin kuşkusu olmasın, isterse hepsi 1 yıldızlık top oynasın, isterse Okan her maçı böyle yönetsin, alır Icardi'sini 50 den fazla atar. Biz boşuna mı yazıyoruz, Şampiyonluktan en ufak bir tereddüdüm olsa  virgül tuşuna basmam. Mayıs'ta noktaya basacağım.

Icardi 9; 5. Dalgayı ben çıkardım, baktım Osimhen sörf yapıyor. Kolay mı lan taraftarın kalbine girmek, çok kısada bir görelim +10'unu. 

Yunus 5; En zor şey kötü oynayan takımın hücum oyuncusu olmak. Hiç alışık olmadığı bir orta saha yapılanması, ters kanatta ne sporu yaptığı belli olmayan bir açık. 3-0'a bile kapanan bir takım savunması. Kim bilir ne taktik vermiş Hoca? 

Okan Buruk 1; 3-0 da eve gitse, Ali Koç yerine gelse şerefsizim yenilmezdi. Hadi o olmaz ironi, Dursun Özbek, hoca şampiyonluğu sattım bu maçı kaybedeceksin diye talimat verse, kaybettiremezdi. 65. dakikada en az 10 dakika daha da uzatma oynanacak. 35 dakika kala Icardi'yi çıkarıp Bats'ı oyuna aldı. deli olsa yapmaz, bırak ihtiyacı biri sakatlansa ki muhtemel maç, 10 kişi kalacaksın. Hadi oyuna pozitif hiç müdahalen yok. Totemcisin, metafizikçisin Yüce Gök'e emanet gidiyorsun, 3-3 olmuş, son top serbest vuruş, Yeşil hariç(gerçi onu göndersen ne olacak da) hepsini içeri yollamışsın, Mertens yerine bence maçın haini Dayı serbest vuruşun başında, kaleciye döndü. Bizim oraların bir lafı vardır, kötü sıçan iki sıçar diye. Sen bu maçta rekor sayıda abdesthaneye gitmiştin, son defa da sahanın ortasına pisledin, Yeşil Sepet'in de tüy dikti.

Tabi sana , Kova'ya, Dayı'ya bırakacak değiliz bu işleri. Büyük Takım taraftarı refleksi göstereceğiz her zamankinden daha fazla, çubuğu tersine bükeceğiz Mayıs'ta 5 yıldızlı formalarla  gezeceğiz.

VERİLER

%50 ile oynamışız yazıyor Alkolik, yalan. Top kalecideyken bizde sayılıyor, en az 15  dakika çaldı, Topla oynanan süreden düş maksimum %30 la oynadık. Hele son 20 dakikayı biri ölçsün %25'i geçmeyiz. 3 şut çekebildik maçı izlemeyene şu  verileri göstersek 5 tane yemiş yenilmişiniz derdi. Bana göre de öyle zaten tabelaya bakma bu maçı farklı yenildik, 3-0 geriden gelip 3-3 bitirdik diye de sevinelim. 3 İnsanlık dışı gol, böyle bile bitse inanın notlarda yorumlarda en ufak bir değişiklik olmayacaktı. Tabela taşır yenilsen ne olacak, ama oyun taşımaz. Bir daha asla olmayacak.

1.06 gol beklentisi varmış. ne demekse hala anlayamadım. Apo'nun ortası dışında diğer iki golün beklentisi falan yok, Ustalar iş başında. 396 pas yapmışız %77 ortalamayla. Üşenmeyip tekrar sayacağım en az 100'ü 'Nelsson-Muslera arasında. Çık 100 pası tekrar oranla %57. kayıp %43 top kaybının en az yarısı Dayı, Jelert, Salağın.  Nelsson'u saymıyorum, Zeus'u var hakkını yemem her topu kayıpsız Yeşile veya Apo'ya atmayı başardı.

Kadıköy'de beraberlik aldığımıza sayın diyenler vardır, değil daha iyi. Rakibinden aldın aşağı ittin 2'li averaj sende, kazansa bile 4 puan öndesin. Rahat ol ''daha gidilecek çok deplasman var'' Alpaslan Dikmen. 



 

 

22 Eyl 2024

PARLAYADUR ''GALAXI'nin Beşinci Yıldızı''; FENER 1-3 GALA

Ne güzel başlamıştı oysa her şey, bütün kaleler zapt edilmiş kölelere tasma takılmıştı. Ne demekse Galatasaraylı futbolcular kart görmüyor teması işlendi hafta boyu. Siyasetle işi yoktu canım olsa da muhalefetti. Tarihî kahramanlıklarla yazılıydı, gemi işçileriyle maç yapmış kazanmış sayesinde kurtuluş savaşı zaferle sonuçlanmıştı. Bu yüzden şampiyon yapılmıyordu. Gittiler devletin başına yalvardılar. Yetmedi Feto baş sponsoru dedikleri eski basketbolcusuna forma gönderdiler. Belki hala bir hükmü vardı kim bilir.

Okan Buruk'a çırak dediler, muhatabım Şampiyonlar Ligi galibi hocalardır dedirttiler, kaçırtacakları son hocaya. Eski hakem yeni kemik yalayıcılarına, güzel bir hakem heyeti ayarlattırdılar. Yerdeki vardaki ceptekiydi. Aslan'a Pusuyu attılar, öküze atacak değillerdi ya. Ve biz aynı zaman dilimlerinde, takımdan hocadan futbolcudan asla umut kesmeyenler, elimizde ne varsa kükrüyorduk. Ekranı, kanalı, sayfası, X'i, Z'si nesi varsa işte. Büyük takım reaksiyonunu devreye soktuk. Metin gibi oynayacaklar, Alpaslan gibi bağıracaktık.

Everest Tepesi'nden Mariano Çukuru'na düşüşün resmiydi. Ömür boyu geçmeyecek bir kara lekeydi,


yıllarca unutulmayacaktı. Gene büyüklük Okan'da kaldı. Son dakikada Bats'ı oyuna alıp Arabistan Çöllerine gidiş biletini öne aldırabilirdi. O olsa yapardı. Adı bundan böyle MOR olarak anılacaktı. Hakem acımasa, taraftar biraz daha bizim gibi tecrübeli ve maçtan emin olsaydı, emin olun çocuklar görüp görülebilecek en büyük hezimet yaşanacaktı. Okan Buruk bizdendi, o da bu yollardan Galatasaraylılıktan geçmişti, kıyamadı tribündeki 2500 Aslana , ekran başındaki milyonlarca 5. dalga çocuklarına. 1 gol daha yiyip  galibiyete buruk bir limon sıkmadı. 

Ey Büyük Galatasaray Taraftarı, ayağa kalkın bayrakları sallayın. GALAXI  artık, Turuncudan iz taşıyan batan güneş sarısı, yeni kabuk bağlamış vişneye çalan koyu kırmızı yara rengidir. Paralayadursun Cim Bom'un Beşinci Yıldızı.

Zaferin kutlu olsun. Mayıs'a bırakmayız.  

  

26 May 2024

PARLAYADUR! ŞAMPİYON GALAXI'nin Beşinci Yıldızı. Kaldı 36 MAÇ; Konyaspor 1-3 GALA


İcardi'nin sponsoru 5. dalga çocuklarına armağan olsun. Sevinin çocuklar, övünün büyükler.

                                                          AĞLAMA

                                        '’24. Şampiyonluğun Kısa Tarihi’’

2023-24 sezonu GALA almanağıdır.

Her maçın öncesi yaşananlar, kurulan tuzaklar, maça hazırlanış, maça gidiş, maç anı, canlı yayının göstermediği sekanslar, maç sonu ikonik ritüeller her biri ayrı bir hikâye olan 38 maç.

İlk 11’in maç performansı; GALAXI,

Her maça özel tarihi bir X; BİZİM SOSYAL MEDYA,

Maç istatistiklerinin teknik analizi; MAÇIN ANATOMİSİ,

Gala taraftarının büyük öğretmeni, divandaki kürsüsü 5. Dalga İsim babası, Reşit Ömer Kükner’in klasik maç sonu kükremesi;

IL GRANDE GALASSICO 416 notları ve Ön Ata Sözleriyle,

Ödüllü sanatçımız 416 tribünlerinin büyük üstadı, büyük taraftarı SITKI GÖRÇİZ’in kapak tasarımıyla,

Büyük Galatasaray Taraftarının huzurunda.

12 May 2024

PARLAYADUR ''GALAXI'nin Beşinci Yıldızı'' Kalan 38; Karagümrük 2-3 GALA

Geçen hafta ayları saydık, Mayıs'ta tutuklu kaldık. Artık günleri sayıyoruz. Galatasaraylı annelere anneler günü hediyesi veriyoruz. Mayıslar Bizimdir, 11 Mayıs 2005 Olimpiyat Stadı Süper Kupasını, Ribery'yi, 5-1 lik hezimeti hatırla sevgili.12 Mayıs 2012 karanlık gecede kaldırdığımız kupayla başlamıştı ay doğarken Gala'nın sultan-ı yegahı. Tarih bizi çağırıyor. Tarih yazıcı hazır, taraftar hazır, futbolcular hazır, Okan Buruk tetikte. İstanbul akşamları donatılmışsa dört bir yan sarı kırmızı bayraklarla bir başka oluyor, hele bir de aylardan Mayıs'sa, hele bir de Fenerbahçe'ye karşı yeni bir zafer gelmişse bambaşka. 

Günler haftalar geçti Şampiyonluk yaklaştı. Cim Bom Bom puanlarını söke söke kopardı. 

Halil Umut Meler'in Kayseri'de çaldığı düdükle başladı 24'ün kısa tarihi. Takımdan emindik, İcardi'nin 5. dalga çocuklarına sözümüz vardı, Mayıs'a bırakmayacaktık. Bahtiyarız ki bir kere daha sözümüzden dönmedik. Aslında matematik olarak çok önceden asmıştık bayrakları, bu kadar çok kollanacaklarını, bu kadar çok ağlayacaklarını hesap edemedik. Bedelini ağır ödeyecekler, hikayenin adını AĞLAMA koyduk. Mayıs bitmeden  Büyük Gala taraftarının huzurlarında olacak. Biz bu dünyadan göçsek bile yıllarca unutulmayacak.

GALA tarihi nice pusulardan yüz akıyla çıkışlarının tarihidir. Bize puan kaybettirmek için kupa finalinden vazgeçtiler. Elinizden geleni ardınıza koymadan önce elinizden ne gelir onun hesabını yapsaydınız keşke.

Galatasaraylılık teslim ol çağrılarına ateşle karşılık vermektir. İki, üç ve daha fazla çocuğu fanatik Galatasaraylı yapmak paroladır, mottomuz, sarı kırmızı beşiklere doğan çocukların ilk avazlarını Cim Bom Bom diye bağırtmaktır.  Çok şükür bugünleri gördük. Son bir adım kaldı, dayanın çocuklar. Ali Sami Yen cehenneminde görüşmek üzere.

Şifreli alüminyum para kasası Haliç'teydi. Kimseye dağıtılamadan hesapta kaldı. Son söyleyeceklerimizi baştan söyleyelim, ülkenin bizden sonraki en büyük takımına karşı oynadık. Taraftar üstünlüğü olsa, şu oyunu her takıma oynasa en kötü ligi 3. bitirir. Kupayı banko alır. Ama gel gelelim takım futbol takımı değil, şer cephesi ağır silah cephaneliği. Hangi mantık karar verdiyse Türkiye kupasından vaz geç, yeter ki Gala'ya en az 2 puan kaybettir sal sayaya takımı.

Motivasyon gibi motivasyon, otobüsü çek 18 üstüne, kur senaryonu Kadıköy'deki maça , gol gelmişse Gala paniğe girecek, bir delik bul golü at, yat. Süper bir küçük takım, küçük hocası taktiği, tutmak üzereydi, Mertens olmasa.

Çok öncelerden yazdım, şahitlerim var, itiraz edene de ispatlarım. 53 yılım geçti tribünlerde tüm jenerasyonların en büyük futbolcusu Barış Alper Yılmaz'dır. Kitaplara geçiriyoruz, laf uçar yazı kalır, 3 sezona kalmaz Şampiyonlar Ligi Kupasını eller. Umarız 53 numaralı GALA formasıyla. 

Fazlasını yazamıyoruz, canımızdan can gittiği bir maçı kazandık, kimsenin de okumaya mecali yok, Mertens'e minnetle kapatıyoruz. Zavallı Fener, yok böyle bir kader, Dünyanın gelmiş geçmiş en şanssız İKİNCİ'si.

Büyük GALA taraftarı bu yazı, sezonun son maç sonu yazısıdır. GALA'nın gala gecesi, ve destanının son satırları ''24'ün Kısa Tarihi'' -AĞLAMA - Kitabımızdadır,  hepsine büyük geçmiş olsun.

GALAXI;

Muslera 5; yediği gollerde hatası yoktu,  kurtarsaydı diye notunu kırdık. 

Kaan 6; savunmada direniş gösterse de hücumda beklenilenin altındaydı. taktik gereği olabilir. Yensek de berabere kalsak da pek bir şey değişmeyecekti.

Nelssoon 8; Bir Viking askeri yaralandı ölmediyse dünyanın en korkunç insanıdır. Akan kanı Şampiyonluğun ilk müjdesidir.

Abdülkerim 1 ; son iki yılda gördüğümüz en kötü topunu oynadı. Kötü başlarsa kurtaramıyor, bir data olmalı artık. Biz ilk yarı çıkarılsın diye X göndermiştik.

Khön  6; Oynayıp oynayabileceği en kötü maç bu, Uzun yıllardan sonra Gala sol saldırı bekini buldu. Kötü oynaması imkansız biri geldi.

Thor 7; Sarı kart sınırında olması  oyununu etkiledi. Ölümcül toplara girmedi akıllıydı, Fener maçında sahada olması lazım.

Dayı8;Özellikle ilk yarı takımın genelde kötü oynadığı kabul edilirse takımın en iyisiydi.

Mertens 9; Takım 1-0 gerideyken kükredik, al şu maçı al şu Şampiyonluğu, heykelini dikelim. Yapımına başlansın.

Ziyech 7; Aslında her zamanki oyununu oynadı, vurdukları girse 2 puan daha yazacaktık. Devam bahtsız Bedevi. 

İcardi 7; gol atamadı ama, bari İcardi'den gol yemeyelim diyen Karagümrük'e cezayı kesti.

Barış Alper 10;  Bir kutsal Gala forması ancak böyle alınır. Fener'le bu gece oynansa razıdır. Dişlerine kan oturmuş bir Aslanı uzun zamandır ilk defa görüyoruz. 

Son sözü GALA akciğerine ayırıyoruz. Gidişine en çok üzülen ben, gelişine şiirler yazdım. Dünyanın her takımında banko oynayabilecek büyük futbolcumuz Berkan Kutlu'ya maçı armağan ediyorum.

5 May 2024

PARLAYADUR ''GALAXI'nin Beşinci Yıldızı'' Kalan 39; GALA 6-1 Sivasspor

Ocak, Şubat, Mart, Nisan, GALA,,,,

Mayıs ayların gülüdür, Mayıs'ta Cim Bom delirir, Mayıs'a önde girerse, Mayıs'lar Gala'nın gala ayıdır. Korkuyormuşuz, evet korkmak ayıp değil, korkuyoruz, ama endişe etmiyoruz, Korkmak için filme gitmek, roller coastere binmek gibi bir şey, hiç bir şey olmayacağını bilirsin ama korkarsın. Havlayan köpekten herkes korkar, havlayan ürkütücü, korkutucu ama tasma kısa ısıramazsın. Bizim korkumuz Büyük Gala Taraftarının başına bir şey gelme ihtimalinin olmasıdır. Her türlü pislik beklenir, İkinci'nin Birinci'ye olan nefreti, gün geçtikçe büyüyor,  halkı kin ve nefret iklimine sürükleme suçu daha nasıl sübut bulacak bekliyoruz.

Okan Buruk dereyi geçecek çayda boğulacak, Ali Koç kuduz aşısı olsun diye Mertens Ciro'yu ağlatacak, İcardi çocukların sırtından ismi yazılı formaları çıkartacak sen Şampiyonluğu Mayıs'ta vereceksin. O tribünlerin yarısı telef olur. Maymunun bilgisayar başında rastgele tuşlara basarak evrim tarihini yazma olasılığı daha yüksek.

Şifreli bir alüminyum para çantası, bizle beraber seyahat ediyor, biz nereye kasa oraya. Kargocu dayan 1 maçın kaldı zaten, Rams Park'ta sahibine iade edersin. Şimdilik garanti 18 puan, yerini ne olacağı belirsiz nasıl, kime patlar bilinmez 18 kara mayınına bıraktı. Küme düşen pis akvaryumun pis balıkları, temiz balıklarla değişti. Sıradaki beleş 6 puan mücadelesi sürüyor. Görevini başarıyla ifa eden Volkan Demirel'i şehri düşürdüğü lağımdan geri çağırdılar, Bülent Uygun'a ültimatom verdiler. Göz yaşlarıyla endişeyle izlemişti mani olamadığı penaltı golüne, Gala'ya puan kaybettiremezse vay haline, ölümlerden ölüm beğensin, yerime Volkan atanacak korkusu başına bakalım nasıl bir bela açacak.

Vay be , ne büyük bir maç taktiği, ne büyük bir konsantrasyon , valizin  içindeki parayı geç, çekirdek parasıdır o , ömür boyun yaşam sigortası, her sezon bir takımda hoca olma garantisi. Çek otobüsü atamayınca sinirlensinler, sinirlendikçe atamasınlar, kaybettir şu mübarek 2 puanı.

Beyin örümcek, vicdan 2011 de tutuklu, suçlu, İddia'nın bile endişesi yoktu. Gala galibiyetine yok para vermişler. Ama dedik ya Polyanna Fenerli, bize 2 puan kaybettiren azılı Fenerli Cim Bom'a neden 3 puan kaybettirmesin?

Peşimizden ağlayanları geride bırakalım, işimize bakalım.

Mertens- İcardi 10 sezon önce bir herhangi bir takımda oynayamamışsa, futbolseverlerin büyük şanssızlığı, aynı takımda oynarken görenler için ise tarif edilemez bir mutluluk, doya doya yaşasınlar.

Beklediğimiz gibi oldu, her takımın birinci görevi Gala'ya en az 2 puan kaybettirmek. 5 kişilik savunma 3 kişilik orta sahayla Sivas Belediye otobüslerini garaja çektiler. Tam benim istediğim küçük hoca taktik tercihi. Oğlum sen ne aptal adamsın, Ülkenin en büyük şut çekicileri bizde, kimse atamasa Muslera atardı. 

Her gol ayrı bir efsane, her futbolcunun başka bir hihayesi var. Galatasaray'da yedek yok, 10 futbolcu değiştirme hakkı olsa tereddütsüz kullanacak.  Kötü oynadın çık denecek kimse yok, özür dilerim oynatamıyorum hadi girin denen oyuncu gurubu var. Ülkenin belki de Popescu'dan sonra en büyük stoperi Patron oynayamıyor, İniesta Berkan yok, Tete en şanssız sezonunda, Zaha ben nereye düştüm oynayamıyorum derdinde, Kerem Aktürkoğlu sezonun en büyük topunu oynadı, Dert Okan Buruk'un olsun.

Ali Sami Yen Rams Park'ın çok büyük bir ikonik ritüeli oluştu. Mertens'in oyundan çıkarken ki gururumu tarif edemem. tabeladan bağımsız 50 bin kişinin Mertens Mertens diye hançere patlatmasına dayanamıyorum, iki damla göz yaşı süzülüp gidiyor bu yaşta göz pınarlarımdan, ve bir kez daha olanca Galatasaraylılığımla haykırmak istiyorum  delicesine.

Yaşasın Galatasaraylılığımızın yüksek öğretisi

Hepiniz gördünüz ama bu notlar geleceğe bir dede mirasıdır, okuyan hatırlasın. Klasik maç bitimi görsel şovu. 3lüyü kim çektirecek? karar Büyük Gala taraftarının. Üzgün Bedevi dedi, muhtemelen tuvalete gitmişti, Muslera'nın soyunma odasına depar attığını gördük, Ziyech'i çağırıyor, Prekazi seyretmeyenler için bir sakinleştirici. Bir de attığında sevinse, insan acaba Var'dan döner mi diye takla bile atamıyor.

Ligin en azılı hocası, en azılı takımı, en azılı hakemine karşı aldığımız bu skor büyük bir travmadır. Biz 23'ü Antalya'da kapatmıştık, Beşinci yıldızın idman maçlarındayız. Sevinin çocuklar, övünün büyükler. 

Ne mutlu Galatasaraylıyım Diyene

Galaxi'nin Karnesi;

Muslera 8; Yemese de aynı not verilecekti, koskoca bir GALA kaptanıydı, oyunda ve sonrasında.

Kaan Ayhan 7; Şartlandım acaba kime kötü puan versem diye , ama kimse yok. Kusuruma bakma Aslan, muhteşemdin.

Nelssoon 7; Kornere engel olman lazımdı Viking, 6 tane de atsak bir tane yedik birine ceza keseceğiz.

Abdülkerim 8; Bu akşam kesin gol bekliyordum., 

Khön 8;  Barış'tan sonraki hayvan oğlu hayvan. Kendi kademesine girdi, bir büyük takım sol saldırı beki. Net iddia ediyorum, bu adam kötü maç oynamaz.

Thor 8; Kim bilir kaç kez yazdık, hiç yazılmamış kabul ediyoruz. orta saha savaş tanrısıdır.

Dayı 9; Hiç kimse yokken ben vardım, herkes 8 çağırırken ben kovdum, minnettarım.

Mertens 10; Sakatlandı dediler, sezonu kapattı diye sevindiler,  ben susuyorum, Büyük GALA taraftarı hançere parçalasın, Napoli efsanesi, dilden dile nesilden nesle söylenedursun.

Ziyech 10; Lan bedevi, bir takla at, bir bağır, spiker bile senin insanlık dışı gollerini anlatırken sıkıntı çekiyor. derdin ne lan, gol attığında kaleciye acıyor musun.

İcardi 9;  Formaları donatmış, bir takıntı oldu bende, Galatasaray formalı bir çocuk görünce arkasına bakıyorum. İcardi yazmayana henüz rastlamadım.

Barış Alper 9; Ben tartışmam, 53 yıldır tribünlerdeyim, sonrası ne olur bilem , tüm jenerasyonların en büyük GALA futbolcusudur. Sol açıkta Büyük Metin var diyen çıkarsa sağ beke alırım.

Rahat olun, Beşinci Yıldız'a konsantre olun.


26 Nis 2024

PARLAYADUR ''GALAXI'nin Beşinci Yıldızı'' Kalan 40; ADS 0-3 GALA

Daha neler göreceğiz diye kendi kendimize söylenirken bunu da gördük, zapta geçiriyoruz. Yalvarma şikesine de şahit olduk. 90. dakikada kazanılan penaltının başına geçen Arnavut futbolcuya ne olur atma bittik diye yalvardılar. 5 dakika süren Var incelemesini İnşazeus vermezler endişesiyle izleyen Bülent Uygun' rağmen Manaj, Hocasına, teklif edilenlere aldırmadan terse yollayıp, rutin dışı sevindi. Her şeyi yap Arnavut'un onuruyla oynama, dünyanın en iyi insanı birden en tehlikeli insanı olur.

Ya çocuk penaltıyı kaçırsaydı, kimi nasıl inandıracaktı? Ya şu pozisyonun aynısı bizim maçta olsa, Mertens konuşsa, penaltı da kaçsa ligi sayarlar mıydı?

Ne dedik, penaltının tanrısı vardır, 40-50 penaltıyla verdiğini 2 penaltıyla geri alır. Penaltıyla yaşayan penaltıyla can verir. Şikelerden pusulara geçiyoruz. Galatasaraylı bir velet, maçın Alman Var hakeminin Galatasaray Üniversitesi mezunu olduğunu yaydı. Aynalı sazanlar üşüştü oltaya. Gerçi okusa ne yazar, umurunda mı kimin şampiyon olacağı, adam mesleğinde ilerleme derdinde. Pozisyon unutulup gidecek, söz uçar yazı kalsın. Fener beki Manaj'ın sağ ayağının arkasından üste doğru dokunuyor, nerdeyse çorabını sıyıracak, çocuk o yüzden plaseyi topuğuyla vurmak zorunda kalıyor, kaleci önce sol sonra sağ ayağıyla top ayaktan çıktıktan sonra dokunuyor. 2 penaltı bir kırmızı kart var, yallah, ağlama duvarına. 

Diploma pususundan önce Var kumpasına yakalandılar. Feto kumpası tutmadı, yoktu, fakat Var kumpası tutar, çünkü var. 5-1 kazanıyor, 1 golü yedim diye hakeme ver yansın ediyor. Aklı sıra kolpa yapıyor. Pokerde kolpanın ( örnek, elimde hiç bir şey yok diye beyan ediyorsun, oyuncu giriyor kazanıyorsun) yaptırımı no bettir. Kazansan bile ödeme yapılmaz. Sahadan bu yüzden kaçıyorum, yabancı hakem getirin hakkımı yiyorlar, yoksa ligten çekilirim, aç kalırsınız. 7 atacakken 5 atıyorum zevk alamıyorum, paramla rezil oluyorum. Kuş(kanarya) beyin olunca içinde leblebi oluyor haliyle. Nasıl olsa yabancı hakem getirmezler, ben kavalı öttürüp sürüyü Papazın Çayırında yayayım. Erden Timur'dan ses çıkmadı, sanki mevcut hakem yönetimlerinden şikayetçi değilmiş blöfü yaptı. Eli doluydu, yok imajı verdi, diğerinin eli bom boş var görüntüsü veriyor. 

Bir gece ansızın yabancı Var hakemi gelmez mi? Ateşle çevrildi artık Akrep, kurtuluşu yok.. 

Bu sana ders olsun acemi oyuncu ''Blöf yapma, blöf yakala'' Kaybedeceksin.

Hocan belki de ilk defa haklı beyanat vermiş maç sonunda, puan farkının açıldığını düşünmüyoruz demiş, doğru. Maç başında 5 olan puan farkı, deplasmanda aldığı 1 puanla 4'e düştü. 

24'ü kapattık, hepimize geçmiş oldun. Gala'dan kurtulmak için işini Ocak'ta bitireceksin, Mayıs'a lider giren Gala'dan Şampiyonluğu almak için Florya'yı ağır bombardıman altına alman lazım, too late. Eşik aşıldı, hakemle, futbolla, şikeyle, hatırla, teşvikle olmaz, vuslat bir başka sezona diyelim, ve bu maçla beraber teleskoplarımızı GALAXI'nin Beşinci Yıldızına doğru çevirelim. PARLAYADUR

Ben yazmaya başlıyorum, siz de saymaya başlayın. Gel 42. maç gel. 

Çok büyük bir takıma karşı oynadık çok büyük. İşçi sınıfı efsanesi, babamların takımı, ömrüm ne kadar vefa ederse bütün dünya demiryolu takımları kardeşimdir. Yolun bahtın açık olsun  Adana Demiryol Spor, sakın gitme bu pis akvaryumdan. Taşırız biz seni temiz futbol taraftarları, oynadığın büyük futbola taraftarına saygı ve minnetle.

Fark atan ilk 11, liyakat. Takımın en formda oyuncusu Barış, Demirspor'un en formda oyuncusu Atal'a denk geldi, Hayvani mücadelede zaman zaman bizim hayvanat öne geçse de öldürücü vuruşu yapamadı. Barış cılız bir vuruş yaptığında kadraj kulübeyi gösterdi, Bilim kurulu mini bir toplantı yapıyordu, o an X attım. ''3-0 yeneriz rahat olun''. 

Fal bakmıyoruz, 5 taş oynamıyoruz, Gala bilimine katkıda bulunuyoruz. Sezonun en büyük topunu oynayan takıma en fazla 60 dakika ömür biçiyoruz. Kim bilir ne hesapları var Okan Buruk'un. Dayı'dan tam umut kesmişken, o nasıl bir insanlık dışı gol.

Ya sen Mertens ne desek ne söylesek, önsöz geçelim, seni 5 yıldızlı orgeneral olarak gönderemezsek bize yazıklar olsun.

Maç hakemi mükemmeldi, Yabancı Var'a boşuna maaş ödendi. Çok büyük bir maç yönetti ,

Kısa kesiyorum sarhoşum, göklere diktim gözümü, Regulus'u arıyorum. Aslan takım yıldızının 10 numarasını, en parlağını, kaptanını. PARLAYADUR

Yaşasın Galatasaraylılığımızın yüksek öğretisi.

GALAXI'nin Karnesi;

Muslera 9; Gol yememe, şampiyonluk son düzlüğü butonuna bastı, kurtardıklarından ziyade sıfır top kaybıyla oynadı, eldivenli Popescu'ydu. Gole kapatma rekoru kırdı. Asistini Barış yemese yıllarca unutulmayacak bir maç oynamış olacaktı, oynadı da.

Kaan Ayhan 7; uzun yıllar birlikteyiz dostum, hangi forma ona kendin karar vereceksin aslanım.

Nelsson 7; Savunma Viking savunması, lafımız yok ama yetmez. Hücumda Patron etkisi yok.

Abdülkerim 8; Gala savunması bel kemiği, hamleyi yapıyorsa korkma rakı içme molası, afiyet olsun.

Khön 9; Maç öncesi en güvendiğim adam ilan ettim, hatta gol bekledim. Uzun yıllardır beklediğimiz sol saldırı beki

Thor 9; Bir orta saha savaş tanrısı, sözleşme yenileyip moralle maça çıktı, bu maç özelinde savaş kahramanıdır.

Mertens 10; Hagi'yi izleyemeyenler üzülmesin, sonraki nesillere anlatsın. Ne yazsak az, susuyoruz.

Dayı 8; İnsanlık dışı şutu direkten dönünce, oyundan da düşer dedik, uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek bir golle Promethaus oldu. 24 ateşini yaktı.

Ziyech 8; Bedevi'nin gol attığı anlaşılmıyor, ne spiker bağırıyor gol diye, ne bir kucaklaşma, ruhsuz, kansız bir kervancı başı. Tek başına maç alır futbolcular var ya işte tam o.

İcardi 7, Golü golcü atmazsa maç öksüz kalır. Mertens'in referansıyla topa temas ettiği an kendimi yerde buldum. Kalk dediler telefona mesaj geliyor. 3-0 oldu

Barış 6; Çok kötü bir sağ beke denk geldi, Okan Buruk korudu, sağa attı, ama tabela alınmıştı. Vurduğu gol olmayınca aklı orada kaldı.

Takımda içimin acıdığı tek futbolcu Akciğerimiz Berkan Kutlu. Takımı hava alanından teslim alın yakın meşaleleri,