2 May 2022

TorrEND Amigo

Geçici, kalıcı, çöp, çaylak, efsane, İmparator 82 hoca dan sonra tanıdık seni.  Bildiğimiz tek şey şu an cari dünyanın en büyük Hocasının yanında Dünya'nın en büyük 3 takımında senelerce maça, antrenmana çıktığın geçmişindi. Buna güvenerek, takımın en fazla çıkan hocasının kovulmasına, ve Florya'da antrenmana çıkışına alkış tutmuş, şu ana kadar ölümüne savunmuştuk. 83. nün bokunu eşeledik, boncuk aradık, daha önce görmediğimiz neler sunacaktın bize?

Futbolculuğun yok, olsa tanırdık. Önemli değil, Morinho'da futbolcu değildi. Her Büyük hoca çırağı gibi, ben kalfa oldum zannıyla Amerika'ya oradan Brezilya'ya uzanmışsın. Çalıştırdığın takımları duymadık, nasıl futbol oynadıkları da bizi bağlamaz. Amerika'da futbol bildiğimiz kadarıyla yok dan biraz iyi.

Acemi nalbant, ustalığa Kürdün eşeğini nallaya nallaya geçermiş. 60 yaşında kalfalıktan ustalığa geçmek için Türk'ün en büyük takımını nallamaya gelmişsen Dünya'nın en şanssız hocası sensin. Vakit tamam, Hocam, yedi yerden yara aldık, kalan 3 maçla, atılacak bir kaç golle yapacağın pansumanla iyileşecek gibi değil.

Yaralı Aslan nasıl iyileşirim derdine düşmez, öcünü nasıl alacağının planını yapar. Büyük ölçüde içeriden vurulduk, kendi virüsümüzü kendimize bulaştırıp virüsle pusuya düştük. Bu sabahtan itibaren ilk işimiz, sebep olanları ifşa etmek, hesabını sormaktır. Ant olsun ki soracağız Hocam, umarım sana sıra gelmeden uçağa yetişip kaçmak için zamanın kalır. 

Ayda bilmem kaç  yüz bin yuro maaşın var, Nelsson'u 2 metre daha sıçratmak, Halil'in baldırına yay takmak, Taylan'ı 15 km koşturmak, Morutan'ın kıçına motor takmak, Berkan'a beyin ameliyatı yapmak için gelmediğine göre ne hünerin var diye maçları mikroskopla, dürbünle, teleskopla izlemeye başladık. 

İnsan üstü bir yeteneğin yok yani, uzmanlık alanın Teknik Direktörlükse, umumi manzara şu şekildeydi.

Mishels olamazdın, total futbol icat edildi, patenti kapıldı. Sizin tika takalarında miadı doldu. Catenoccio yu ben buldum desen yalan, Hereria'dır mucidi. Bir zamanlar WM sistemi vardı, W şeklinde savunma M şeklindeki hücum hattının oluşturduğu sistemin yaratıcısı unutulmaz Arsenal'in unutulmaz Teknik Direktörü Herbert Chepman'da değildin yani, 83. Galatasaray Hocası.

62 Brezilyasını sahaya Didi, Vava, Pele, Garrincha, Zagolla ölüm forvetiyle çıkartan, Dünya'nın sayılı büyük testisli hocalarından Moreira'ya benzer miydin acaba ? Keşke olsaydın, ilk maçlarda cortladın. Ulusları savaş zamanlarında bile futbola sevdalı yapan büyük hocalar uçurtmalara binip gittiler. 

Çok şey mi istiyoruz, Labonowski'nin top Dinamo Kiev'deyken, 1-8-1, top rakipteyken 0-10-0 taktiğiyle oynatıp, rakibi orta sahada boğacak gibi özgün, Rudakov'u Dünyanın en gereksiz kalecisi yapan, orijinal bir taktiğin var mı diye beyhude bekledik, yok hükmünü verdik.

Futbol Takımı Hocalarının daimi en büyük hocası Langırtı İcat eden Alajendro Finisterre(bakınız mahalletakimi.blogspot.com etiketi) olabilseydin keşke. Savunma milinde 2, orta saha miline 5, hücum miline 3 futbolcu bağlayabilseydin, bir kaç gol daha yiyip, daha fazlasını atmaya cesaret edebilseydin. Yani ciğer, Büyük takım hocası ciğeri değil.

Varsa ki vardır, bildiğin oyun taktiğini sahaya sürmeye kalktıysan geçmiş olsun Hocam. Kimseden duymadıysan bizden duy, bizde futbol çim sahalarda değil, lağımda oynanıyor, Yani bildiğin sökmez, sökmedi. Sökse senden önce en kralları geldi bu ülkeye. Koskoca Reykart'ların, Dünya Kupası kazanmış Del Boske'ler, Aragones'ler, Low'lar, Hidink'lerin götüne teneke bağlayıp gönderdik. Bari onurunu kurtar, ilk Madrid uçağına at kendini. Sana paslı teneke hazırladık. 

Umarım haberin vardır, Galatasaray'ımıza Monşer Hocalar, bağırmayan, sarı kart görmeyen, küfür etmeyen, yardımcılarıyla konuşan Hocalar uymaz. DNA larımız  kaldırmaz, biz his takımıyız, taktikten önce isyan gelir. Galatasaray'ın Türkiye'deki langırt liginde Şampiyon olması için bir Hoca'ya ihtiyacı bile yok. Formayı sahaya atsan, en kötü lig sonunu 3. bitiriyorsun. Galatasaray'ın kötü oynaması, yenilmesi, Şampiyon olamaması için bir büyük Hoca hamlesi gerekebilir belki. İstesen de kötü oynatamazsın yani. Sen oynattığına göre sebebini bulup raconu kesmek, infazı yapmak Büyük Gala Taraftarının ilk görevidir.

Sessiz sedasız gelmiştin, kovulma sırası gelen 83. Galatasaray Hocası, Bizde saygı mecbur, sevgi özgürdür. Seni unutmayacağız, tipin, kıyafetin, kirli sakalın bile bize ters. 1-2 veya daha fazla Galatasaray taraftarı çocuk da, senin sayende fanatikleşip tribünlerde hançere parçalayamadı. Kısaca oyun bitti hocam, jeton da kalmadı elimizde, kaybettik. 

Yolun ve bahtın açık olsun, adios  Amigo

27 Mar 2022

Ateş-Güneş



Galatasaray'ın ilk üyeleri 1930lu yıllarda yeni yeni fosilleşmeye başlamışlardı. O yıllara kadar sadece lisede okuyanlar futbol takımında oynayabiliyorlardı. Mahalleden biri bile eğer lisede okumamışsa oynayamazdı. 

Öte yandan Fenerbahçe ve Beşiktaş istediği futbolcuyu oynatıyordu. Fenerbahçe misal Kuva-i Milliye'nin Kartallı kahramanı Kazım'ı oynatabiliyordu da biz Metin Oktay'ı lise mezunu değil diye oynatmıyorduk. Galatasaray'ın ilk fosillerine direnen Yusuf Ziya Öniş dışardan adam alınması için baskı yapıyordu. 

O zamanın Divan da şimdiki gibi  Nuh diyordu da peygamber demiyordu. 1933 te ayrıldılar Galatasaray'dan, Ateş Güneş adı altında yine sarı kırmızı bir takım kurdular. Anlayana ders vereceklerdi ve de fazlasıyla verdiler. 

Gittikçe güçlendiler ve çok sevdikleri Galatasaray'a en büyük hezimetleri tattırdılar. İstanbul liginde şampiyon oldular ve bir gün, bir Galatasaray maçı finalini kazanıp, kupayı almadılar ağlayarak takımı feshettiler, ortadan kayboldular. 

Galatasaray'dan koparak ortalığı yakan ateş, kavuran güneş öyle bir battı ki, hala doğmadı.

Tarih seni çağırıyor, Tarihini bilmeyen kötü anılarını misliyle yeniden yaşar.

7 Mar 2022

Endülüs'te Halay



Ne zaman bir isyancı bir büyük takımla eşleşsek, gözlerim dolar, içerim sızlar. Hele ki bu isyancı takımın formasında  vişneye çalan  renk varsa bir başka olurum.  Kralın takımlarına karşı ezilen ulusun başkaldırı takımıysa bir de. Hele bir de beni çocukluk çığlığımı attığım tribünlere geri gönderiyorsa eğer, şimdi raksın vaktidir. Zil, şal ve gül, Gomis'in şutu, Kerem'in hızı

Ve bu gece Endülüs sarı kırmızı.

Futbolun sihirli şarkısı yüzlerce dilde söylenir, bu gece şarkılarımız İspanyol ziliyledir. 

Nereden nereye? 1994 Ali Sami Yen  Romario'lu Barcelona'yla eşleştiğimizde, büyük İspanyol futbolcularını görmek için koştuğumuz tribünlere, bugün onları yenmek elemek için koşuyoruz. En kabadayılarının façasını indirdik. Kral'ın takımından Süper Kupa'yı aldık, averajla yarı finalden döndük. Katalonya prensine çeyrek finalde ofsayt golle geçildik. Mallorka'larını, Sosyete takımlarını saymıyoruz. Ali Sami Yen'de harman dalı, kılıç kalkan oynattık.

Bu hafta seferiyiz Büyük Endülüs'e, Tarık Bin Ziyad'ın cebelleştiği kayalıklarda, yelpaze çevrilir gibi dönüşlerini, işveyle saçılış, örtünüşlerini seyredeceğiz.

Her rengi istemeyiz, bizim gözümüz, gönlümüz aldadır. 

İspanya'da, Barcelona Limanında, Yeni Kamp'ta çıldırmaya koşanlar, dalga dalga bu akşam şaldadır. 

Televizyon başında bizler, orada olamayacak olanların kadehleri eldedir. Galatasaraylı neredeyse, gönülleri Galatasaray'ın olduğu yerdedir. Barcelona, bugün Galatasaray Halklarının baş şehridir. 

Marcao başta, elinde mendil, halay ortasında bir durup bir zıplar gibi, bir baş çevirmesiyle Kerem, bakanı süründürür gibi. Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli.

Barça'lı güzelleri. Şeytan diyor ki Taylan, maç ne olursa olsun, sarmalı, yüz kere bin kere öpmeli. 

Ben diyorum ki Büyük Galatasaray'ın Kaptanı Muslera; Barcelona delikanlılığımızın Royal Madrid'e karşı savaş takımıdır, Her ülkeden bir takıma sevdalanırdık,  İspanya'daki ÇOCUKLUK AŞKIMIZ'dır. Yense de büyük yenilse de, taraftar zaten ölümüne sizinle. Bırakın lan maçı, bırakın raksı. Maç bitsin, topla takımı gidin taraftarın önüne, üçlüyle beraber çekin bir halay, atılsın naralar,

''Her Yerde her Zaman En Büyük Şanlı GALATASARAY''.

Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle, her kalbi dolduran sarı kırmızı renklere, zile, 
Her sineden, her kalpten, çekin bir ''OLEEEEEEE''

5 Mar 2022

Endülüs'te Halay Provası, Konya'da Çiftetelli

1- Vamos Bien (iyi gidiyoruz) Spor değil, bilim yapıyoruz. Devrilen, gücünü hüküm sürdüğü zamanlarından çok daha fazla artırıp saldırır. Devrimi korumanın tek yolu tavizsiz, acımasız diktatörlüktür. Çöplüğü temizleyeceğiz.

2- Gala Tarihinde ilk defa takım profesyonel bir ekip tarafından manej edilmektedir. Taç, korner atışçısı, geçiş oyuncusu, top kapma hocası, sadece işini yapan 2 aydır aynı eşofmanı giyen, yardımcı tokatlamayan, kova taşıtmayan, hık deyicisi olmayan bir gariban. 

3- Engellemekle bitmiyor, ya 15-20 takipçili yeni mürit, ya nasıl olmuşsa olmuş 50, 100 bin takipçili kul. onlar sizi bloklamadan basın tekmeyi. İnanın Gala'ya hiç bir faydaları yok. Bizde Efsane olmanın yolu kupa alan takımın başında durmaktan geçmez. Metin Oktay'ın kupası mı var?

4- Son 10 yılın en önemli 1 ayına girdik. Endülüs'te Halay için son antrenman. Korner, serbest vuruş golü atıldı, savunma gol atmaya başladı, klasik zevk idare yerini tez antitez sentez e bıraktı. Geriye düştün al bir 9 daha, atamadı at sonuncu 9 u, atamadı bir sonra kes.

5- Herkes 9 herkes 1, sonuç ne olur bilinmez, çünkü ülkemizde futbol çim sahalarda oynanmıyor. Belki bilim de bir işe yaramayacak, en azından güzel günlere inanan bir Gala sınıfı oluşacak, bu da bir şeydir be. Rize'ye iki defa yenik düşüp, maçı kazanma ihtimali var mıydı?

6- Aanholt için en kötü oynadığı maçlarda bile görüşümü yazmıştım. Sol saldırı beki parametrelerin tamamına sahipti. Elbet maçını bekleyecekti, 9 numaraya geçti. Saldırı bekleri mesaisinin çoğunu rakip sahada geçirecek. Gole katı yapacak. Büyük Takım bilimi bunu yazıyor.

7- İlk topa basıcıların koşu mesafesi, kötü sonuçlara bağlı olarak düşmüştü, bu akşam tavan distance olur. Sadece düz koşu da değil, Taylan- Berkan'dan kesin gol bekliyorum. Kaybedecek neyiniz var lan, saldırın yaralı aslan gibi, kazanacak bir tarih diyalektiği var önünüzde. 

8- %20 yle oynayacaksan git tribüne, maçı evinde izle. Morutan için aldığı karar doğru. Herkes kötü oynayacak, sen oynamayacaksın. Sen umutsun, kimse Nelsson'a bizi kurtar diye bel bağlamaz, sen yatıracaksın, beklerin belinden su alacak, Cim Bom'u ipten döndüreceksin. Daha fazla rezil etme Hemşehrini.

9- Düşmana inat bir maç daha atlat. Haydi Takım, ateşlerden geçiyoruz. Endülüste Halay'dan önce İç Anadolu'da bir çiftetelli çkelim. Hani benim 2 duble ırakım, içer içmez geçti benim merakım, Konyalım yürü.

Yaşasın Galatasaray'ı hesapsız sevenler. 

18 Şub 2022

Crear Dos Tres Muchos Fanaticos De GALA

Galatasaray Dergisi Ocak 2022 sayısı 120-21 sayfada yayınlanmıştır.

İki üç ve daha fazla Fanatik Galatasaraylı Hereke tren istasyonu, demiryolcu babam 200 metre uzunluğundaki marşandizin istasyonda boşaltılacak yükünün olduğu vagonu rampaya yanaştırıyor. Makiniste bayrak sallıyor, sarı yavaşla, kırmızı dur, çeşitli ritüellerle işaret veriyor. Hayal mayal, sallanırken seyrettiğim ilk ve ömrüm ne kadar vefa ederse sallayacağım sarı kırmızı bayraklar. Hepimizin mahallesindeki bir bakkalın önü, biraz sonra başlayacak mahalle maçı için toplanılan sosyal tesisler. Ama önce transistörlü radyodan dinliyoruz, Çocuğuz, İnönü Stadı tribünlerini tavaf edeceğimiz günlerin arifesi. Aydın Köker’e, Orhan Ayhan’a bağlanıyoruz sırayla. Metin’in deniz tarafına doğru vites attığı atağı, Gökmen’in gazhane tarafındaki kaleye çektiği şutu dinliyoruz, hayaller kuruyoruz. Bütün statların isim babasıdır İnönü stadı. Her tarafı kapalı statlarda taraftarın yoğun olduğu kale arkası yeni açıktır. Yayının karşısı kapalıdır. Daha bu sene yeni açılmıştır, ama her stadyumda bir eski açık tribün vardır. Sebebi İnönü stadı tribün emekçileridir. Ve işte haftalar yıllar geçti, biz biraz daha büyüdük, Kartal’dan trene, Haydarpaşa’ya oradan vapurla Karaköy’e ve sonrasında Dolmabahçe’ye yürüyecek yaştayız. Maç karın mı doyuruyor diyen gariban bir babanın çocuğuyuz. Ama işte o gün geldi çattı, çocukluk hastalığına yakalanacağımız, binlerce taraftarın ilk uğrak ilk sınav yerindeyiz. Ve fırtına yaklaşıyor, yeni açığın kapalıyla birleştiği yerde bir hareketlenme, dalgalanma var. Amigo Orhan geldi, orta katta tribünün tam ortalarına kadar yürüdü, ince bir elektrik direği vardır, reklam sac tribün paravanına çıktı, el sürenler, dokunanlar bacaklarından tutuyor mübarek adamı, çööök diye bağırdı, sağ elini sallayarak olanca sesiyle başlattı, ilk duyduğum tezahüratı, Biirrr baba Hinddiiiiii. Cim Bom Bom. Artık biz de taraftar olduk, kısılan sesimiz, yediğimiz pideden, içtiğimiz ayrandan olduğumuz ishal maça gittiğimizin şeref belgesi. Maça henüz gitmemiş çocukların efsanesiyiz. Gökmen’ler, Yasin’ler, Metin’ler, Büyük Mehmet’ler. 1967-79 yılları Arası Galatasaray’ın bir Büyük Mehmet’i vardı. Metin Oktay’dan Fanatik Galatasaray taraftarı yetiştirme misyonunu devir almıştı. Arda Turan’ın en iyi oynadığı maçları hatırlayın stili aynıydı. Arda Turan’ı ilk seyrettiğim maç demiştim, Büyük Mehmet diye. Kafayı arkaya atışı, paytak yürüyüşü, zaten hep aklımdaydı içimde bir hicran yarasıydı anlı şanlı Büyük Mehmet. Unutulmaz bir tekniği vardı, o çamurlu, toprak sahalarda gözümüzün önünden hiç gitmeyen çalımlarını şimdiki sahalarda hayal etmek ne menem bir duygudur? Hemen hemen her maç aklıma gelir. 1973 fener maçı, dakika 85 de ofsayttan 2. Golü yedik. Büyük Mehmet delirdi, Galatasaraylılık bazen deliliktir. Santrayı yaptı herkesi çalımlayıp gol attı. Tekrar kapılan topu aldı, önüne geleni ipe diziyordu, Alpaslan’ı iki defa çalımladı, Küçük Mehmet’in önüne bıraktı 2-2. Hakem Fener’e acıyıp bitirmese yenecektik. Tüm zamanların en büyük Galatasaray 11 ine 8 numara yazılırdı. Genç nesil bilmez unutuldu. Florya’ya giremedi, maça gelemedi, Kadırga’lı Büyük Mehmet olarak Kumkapı’da ömrünü geçirdi. Hoca olamadı, spor yazarı yapmadılar, televizyona çıkarmadılar, futbolu değil, futbol oynamasını sevdi bu büyük futbolcu. Peki ne günah işlemişti de 3 maç oynamış olanların cirit attığı camiada adı sanı anılmıyordu. Suçu çok büyüktü! 1979 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldu. Neden diye soranı olmadı. 1 sene daha oynayayım sonra Jübilemi yapıp semtime döneyim dedi Coşkun Özarı’ya 5 sene daha oynardı, zaten o 1 seneyi de büyük oynamıştı. İzin vermediler, jübile bile yapmadılar, Cemil’in çok yakın arkadaşıydı, neden hala bilinmez son saniyelerde Dereağzı’nın yolunu tuttu. Parayla, unvanla işi hiç olmadı, binlerce Galatasaraylı çocuğu ağlattı hepsi bu. Sonra bıraktı, daha doğrusu futbol ve futbolu sevenler Ördek Mehmet’i bıraktılar. Gitmeseydi, adı Metin Oktay’la yan yana yazılacaktı, Galatasaray taraftarları fazla üzülmesindi, yeni bir efsane bayrağı teslim almıştı, taraftar yetiştirme bayrağını. Kenar mahalle toprak sahalarının, Sur İçi'nin Maradona’sı, adı Galatasaraylı Büyük Mehmet olarak sonsuza değin efsane olarak mutlak birileri tarafından nesilden nesle aktarılacaktı.

Pek çok şey hatırlıyorum Büyük Fatih, 5 numaralı kutsal formayla 74 de İnönü'ye çıktığın ilk çıktığın Es Es maçından,85 deki Altay maçına kadar pek çok şey. Kulübeye ilk geçtiğin 96 Vanspor maçından Salgın günlerinin finali, 15 Mayıs 21 Malatya maçına kadar pek çok şeyi yaşadı bu taraftar.

3 defa ışıklar sönmüştü, uzatmalara giden maçın son penaltısını atıp karanlık gecemizi aydınlatmıştın, hatırla maziyi, ilk kupanı. Galatasaray'ın ezildiği bir maçtan sonra ''yense de büyük yenilse de'' diye mikrofona bağırmanı, Hamza Alan olayını, Milano sokaklarında hezimetine iddiaya giren medya mensubunu tartakladığın günü, taraftarın bilmediği pek çok şeyi. İnönü Stadı deniz tarafındayız, Avusturya'dan 1-0 yenik döndüğümüz Rapid maçındayız. Maçı sonlara doğru 3-1 e getirmişiz, 40.000 kişi ölüm sessizliğinde Rapid can havliyle saldırıyor, son topa Krankl vurmuş top Yasin’i geçmiş 90 dan ağlara takılmak üzere, elenmeye salise var, bir krampon girdi topla kale direğinin arasına Samantha’nın kramponu. Bir dizi vardı o zamanlar başı derde girenlere yardım eden tatlı bir cadıydı, Büyük Fatih, Samantha Fatih oldu maçtan sonra. Son Şampiyon kadroya dahil oldu Topal Talat'ın oğlu. Metin Oktay'ın emaneti. Unutulmaz maçlar, unutulmaz yılların geçtiği, biraz daha Galatasaraylı olduğumuz çocukluktan delikanlılığa geçtik. Gala tarihinin en büyük futbolculardan birini Kadıköy’den 40 bin kişiyle uğurladığımız maçta da tribündeydik. Bu onu ilk ve son uğurlayışımızda, artık beşik kertiğiydik. 96 yılının yazında çıktı geldi, hiç gitmemişti. Futbol Tanrılarının da bir hesabı vardı, Koskoca Fatih Terim’e kaptan olarak elletmediği Şampiyonluk Kupalarını fazlasıyla kaldırtacaktı. Çok daha fazlası oldu Tribünlerinde Dağ Başı'nı söylediğimiz Arsenal maçı bitiminde, Takım Avrupa göklerine sonsuza kadar parlayaduracak olan UEFA Şampiyonu Takım Yıldızını bıraktığında artık Samantha’nın adı İmparatordu. AVRUPA Kupasıyla Şampiyon son maça Sami Yen’e çıktığında veda ihtimaline karşı gitme diye ağlayanların da arasındaydık elbet. Gitti, yapacak belki de çok şey vardı, o günlerde Galatasaray, verdiği imaj çizdiği rotayla Şampiyonlar Ligi kupasını alabilecek takımdı, nitekim ramak kalmıştı. Fatih Terim’le Galatasaray taraftarı arasında hiçbir zaman kavga olmaz, ama sitem konur. Sitem sevdiğine duyulan bir duygudur. Galatasaray’ın başında bulunmadığı senelerin en büyük sitemkarı benim. Terim’in Florya’da olmadığı her saniyenin zebanisiyim, Galatasaraylılıktandır bunca savaş. Kanamanın dinmediği bir sezon bitiminde beşik kertiğini çağırdık. Bir hışımla başladı 3. Grande. 2000 takımı tarih olduysa 2000 ruhu ne güne duruyordu, çağırdı. İşte bizim anlatmak istediğimiz şey de buydu. Bize Şampiyon olmak için Hoca lazım değil. Biz his takımıyız, bize ruh çağırıcı lazım. Çocuklar inanın, taraftar sayısı Şampiyonluklarla, kupalarla artmaz. Biz Şampiyon olamadığımız sıralı 13 sezon boyunca büyüdük. Takım Şampiyon olamadıkça durumdan vazife çıkarıp tribünleri doldurduk, doldurdukça gırtlaklarımızı parçaladık bağırmaktan. Takıma daha sıkı bağlandık, bağlandıkça yeni gelenleri peşimizden sürükledik. Deplasman trenlerine, otobüslerine bine bine, savaşa savaşa, sıcaktan sıtma olarak, soğuklarda it gibi titreyerek kendine özgü bir tribün ultrAsı öğretisi oluşturduk. Övündüğün, yüz akın yaşamındaki tek gerçek yol göstericindir Galatasaraylılık. Sizlere miras bırakmıyoruz, yeni doğacak Galatasaraylı bebeklere borcunuzdur. İşte o çileli doktriner eğitim yıllarının en büyük kahramanı, öğretmeni, Şampiyonluk kupasını kaldıramamış kaptanın Fatih Terim’dir. His takımı, Dünyada futbol takımı hocasına ihtiyaç duymayan tek takımdır. Başında kim olursa olsun kısa süreli başarılar elbet gelecektir, ama yetmez. Sonunda mutlaka istenmeyen adam ilan edilecektir. Başka hiç bir Gala hocası omuzlarda davulla zurnayla meşaleyle gönderilmeyecektir. Biz deliyiz, azız, Galatasaray Şampiyon olamasın diye kurulan kumpasların belalısıyız. Ne zaman tabutumuza son çiviyi çakmaya bir cenaze levazımatçısı gönderseler, hatta gömseler mezarlardan fırlayan hortlağız. Aldığımız kupaların, kaybettiğimiz Şampiyonlukların salt ,klasik bir futbol takımı hocalığıyla alakası yoktur. Kaybettiğin kupada sebep sorumlu araman beyhudedir. Bize Hoca değil, ne kadar kupa kaybederse kaybetsin kulübede, hatta zaman zaman cezalı olup tribünlerin en tepesinde bir yerlerde tek başına, Florya dışında hangi delikteyse başımız derde girdiğinde, ezildiğimizde tam yeniliyoruz bittik dediğimizde göz göze geleceğimiz, omuzuna yaslanıp ağlayabileceğimiz biri lazım. Olsa söylemez miyim, inanın ondan başkası yok. Büyük Fatih, Samantha, İmparator, Grande; Olmasa belki daha çok şampiyon olurduk, belki de çok daha az. Bunu ölçemeyiz, ama ölçebildiğimiz çok daha önemli şey var. 3 Kıtada 30 dan fazla ülkede bayrak salladım, en büyük maceralarda Avrupa’nın en büyük stadyumlarında tepindim. GALA adı nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsa yanında Terim’le yaşadığının şahidiyim. Mecellen Boğazından, Sibirya Bozkırlarına, Yeni Zelanda’dan Alaska’ya Dünyanın bütün koordinatlarında kalbi Galatasaray için atanların en az 1/3ü Fatih Terim sayesindedir. Kaybedilen kupalar gün gelir fazlasıyla alınır. Galatasaray taraftarlığı bir ÇOCUKLUK AŞKIDIR , sonuç ne olursa olsun Fatih Terim bir taraftar makinasıdır. Turuncudan iz taşıyan tok bir sarı- vişneye çalan koyu kırmızı beşiklere düşen, ilk avazı Cim Bom Bom olan bir bebek şampiyonluktan çok daha kıymetlidir. Ve yüzlercesine eminim ki son 10 yıllardakilerin sebebi Terim’dir. İşte sadece bu yüzden dolayıdır ki, Fatih Terim ölene kadar, hatta ölse bile en az 5 sene, o da taraftarın yarası kapanmaya yüz tutarsa, o günler gelene kadar Galatasaray’ın başına geçirilmek istenen hiçbir hocaya rıza göstermeyin. Benim başka bildiğim, istediğim Gala Hocasını analar henüz doğurmamıştır direnin. İki üç ve daha fazla fanatik Galatasaraylı yetiştirmek, parolamız budur, Teşekkürler Grande

11 Şub 2022

Acemi Nalbant'a 12 Şubat Muhtırası; Kayseri Maçı


Vakit tamam Amigo, yolda bulduğumuza gereğinden fazla ömür biçtik. Aslında ilk antrenmanı bitirdiğinde kovmamız lazımdı. Bu ne sefil görüntü? Metroda yatarken mi çağırdılar seni? Ne var ki devrim oluyor, kelle alınıyor, hesap soruluyor, Acemi Nalbant'tır çabuk ustalaşır dedik 4. maçını görmüş olduk.

Sen bizi Osasuna sandın herhalde, deplasmanda 10 kişi de kalsa bir takımdan 1 puan almak iyidir. Çırak Bey, biz 10 kişi Yeni Saha'da koskoca Barca'yı sıçana kadar kovalamış takımız. Ustandan yaşlıymışsın, küçücük beyninle bizim eşeği nallayarak ustalaşacağını mı hesap ettin?

Geldiğinde yazdık, bilinen uygulanan, unutulan her taktik, birileri tarafından patenti alınmış. Hiç biriyle alakan yok. Dalga mı geçiyorsun sen bizle, ıska geçen sağ bek, sol beke, çalım yiyen sol bek sağ beke. Ülkenin en kötü iki sol bekiyle dansöz mü seyrettik biz?

Galatasaray bir his takımıdır, Hocaya ihtiyacı olmayan dünyadaki tek takımdır. Gala taraftarı dünyada hiç bir taraftara benzemez, futboldan anlar, potansiyel gücünü kullan ömrünü uzat, bizim kupayla, 3 puanla işimiz olmaz, kullanmam, ben bilirim diyen nicelerinin dönüş biletini çek in yaptık.

1, 6, 9 numara eksik diye söyleyemeyen taraftar yoktu zaten, yani bir hünerin yok bu tespitte. Üçünü birden oynatacağın, bahanesi olmayan bir maça çıkıyorsun. Aslında senin ölüm kalım maçın. 1 gol atar yatarım, 3 puanı alır kaçarım taktiğin varsa Dünyanın en şanssız hocasısın.

İstersen 5 tane at, kötü oynamışsan bizi yorma, kovulma tazminatı var diyenlere güvenme, veririz, 12-13 yaş gurubuna, gider Gebze'de antrenman yaparsın. Kovarsak 5 cent ödemeyiz, git seni kim getirdiyse onu icraya ver. Devrim Kanunları devrede.

Koskoca Fatih Terim'i uğurladık. Daha yasımızı bile tutamadan kendini İstanbul'da buldun . Bu saatten sonra acımak yok, Gala'ya ve onun büyük taraftarına maddi manevi zarar veren, misliyle ödeyecek. Futbolcuymuş, yöneticiymiş, adamın adamıymış, sehpalar kurulu.  

Son uyarı; At sidiğinde yüzen saman parçasına konan bok böceği, kendini kaptan-ı derya sanırmış. Umarım böyle bir niyetin yoktur. Rasim Baba'nın lafıyla icat çıkarma. Burası Covid aşısı laboratuvarı değil. Biontekçi, Sinovakçı işine baksın, biz Gala aşısı vurulmuşuz. Deney tüpüne git başka takımı sok.

İşte stat, işte taraftar, işte hodri işte meydan. Çıkar içimizin sineceği bir 11, Lağım ligi artık bizim için yaklaşan Avrupa Kupası fırtınaları için tatbikattır, görelim Avrupa Şampiyonu büyük Galatasaray refleksini. Aslanlı yolda sehpan hazır, ipini yağladık, bir ışık göremezsek başka maça çıkarmayız.    

Karıncayı incitmeyiz dediysek böcekler durumdan vazife çıkarmasın, Biz Galatasaraylıyız, nasıl düştüysek öyle kalkacağız. Mayıslara sözümüz var, halayların başına geçip mendil sallayacağız, Şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz.

Galatasaraylılık ''Hazırolll'' komutunda esas duruşa geçmemektir. DİRENEDURUN

5 Şub 2022

Savaş Yolu; Alanya Maçı

Ne yazık ki 50 yılı aşkın bir sürede kanla irfanla oluşturduğumuz Gala Tribün Ultrası 1 ayda dağıldı, kabul etmeliyiz ki Gala artık iki ana sevene veya sevmeyene bölünmüştür. Kim hain kim kahraman tarih belirleyecektir. Sonuç ne olursa olsun taraflardan biri  Gala'dan soğuyacaktır. 

Alanya maçı öncesi Terim hakkında son sözlerimi söylüyor, gerisini gelecek kuşakların  aklı hür vicdanı hür Galatasaraylı çocuklarına bırakıyorum.

a-) Maçtan önce Torrent'i kovduk, Terim'i getirdik deseler en çok ben sevinirim.

b-) Terim bir futbol takımı hocası değildir, futboldan taktikten futbolcudan anlamaz. Gala cari açığının en az %70 i sayesindedir. Boğazlı kazakla geldiği kulübeden Bodrum'dan sonra Alaçatı'nın da ağası olarak ayrılmıştır. Aldığı kupaları geçtim,  aldığı 3 puan bile yoktur. Benim için dışarıdaki Terim yok hükmündedir.

Bir paradoks vardır taraftarla Terim arasında, gelmesini isterim taraftar kazandırma makinası, konsolide etme  harcıdır. Gelir, oynatamaz, çöp transferleri alır, takım düşer, taraftar uzun süre yerde sürünmesine izin vermez. Kısır döngü devam eder, 6.7.8.,,, Terim devri görürüz.  Keşke bir yolu olsaydı da Terim Hoca olarak değil de Tribün Lideri olarak gelseydi. İnanın çok daha faydası olacaktı. 30 yılda 20 milyon daha fazla bebek Galatasaraylı olarak doğardı.   

Transferler, Gala Devrim yasalarına göre yapılmaktadır, Adamın adamlarına kapılar kapanacak, adamın veto ettiklerine açılacaktır. Devrin bahrinde Floransa'ya devlet memuru gönderilmişti, seneler sonra aynı şehirden bir Gala neferi getirdik. Kükreyedur Başparmak Allende. Neştere kafa atan Asimo Semih döndü, kale boştu, Okan dönene kadar idare edecek biri doldurdu, hükmünü en geç 2 maç bitiminde veririz.

Burak Elmas küfür çuvalının biri üşenmemiş, yediği gollerin videosunu yapmış, defalarca seyrettim, her topa atlamış, bunu Muslera kurtarırdı dediğim bir tek gol yememiş. Görmeden atış yapmayalım. 

Simoviç kanunları kaleci ölçeri der ki;

a-) Top çerçeveden içeri girerken felç geçirme, ayakta kalan futbolcu kaleci değildir, atla, gol üçgeni (top kale direkleri arası)dışında kalma.

b-) Yan top kafa vurma mesafesinde geliyorsa kesin çıkma, daha yukarıdan geliyorsa çık tokatla hücumu başlat.

c-) Vakit geçirme, adam eksilterek topu oyuna sok, istediğin kadar ye, korkma, moralini sakın bozma takım en az 1 fazlasını atacaktır.

Harekat başladıktan beri her maç yenildik, nasıl yenildiğimizin önemi yok, yarın unutulur gider, maç bazında sebep sorumlu aramak, şartlı yazanların, iş bekleyenlerin, hesap peşinde olanların işidir. Teşhis konuldu, kaleci, ilk topa basan, tabelacı yoktu. Alındı mı evet, peki nasıllar? kutsal Gala forması içerisinde göreceğiz.

Transferi kapatın, kurtulamadığınız, seneye oynamayacağı kesin kim varsa hemen, maç öncesi kadro dışı bırakın. Çekirdek kadro ne kadar azsa, ne kadar çok sıkışmışsa patlaması o kadar erken olacaktır. Kadro genişliği acemi hocaların, hırsız yöneticilerin, insan celeplerinin bir yutturmacasıdır.

Görünüşe göre 8 yabancıyla çıkılacak her maça, gözüm Devrim Lokomotifini çekecek Troyka'da ilk 3 için sahne sizin Türk pasaportlu topçular. Yiyin birbirinizi, formayı çıkaran bir daha alamaz ona göre oynayın.  

Bundan sonra Şebeke'nin organize ettiği lağım liginde, oynama motivasyonumuz,  Avrupa Kupası ve gelecek sezon için antrenman maçları oynamaktır. Seneye Avrupa maçı oynamak istiyorsak, lağım liginde kendimizi parçalayarak 4. olmaktan çok daha kolay bir yol vardır.

Gala'nın kuruluş mottosuna uygun olarak yabancı takımlarla oynamak, ilk hedefimizdir. Şebeke çok güçlü, futbol lağım yerine çim sahalarda oynanan kadar Şebekeyi yenemeyiz, ya da her maç en az 3 atmalıyız. Avrupa Şampiyonu olmak bu ülkede Şampiyon olmaktan inanın daha kolaydır, konsantrasyon.

Kaleciden sonraki en önemli forma ilk topa basıcı 6 numaradır. Gözümüz venseremosta, 12 km den fazla koşacaktır. Gomis zaten ağır son top tabelacısıydı, muhtemelen hızı daha da yavaşlamıştır, ya sağ sol hücum oyuncukları yağmur gibi pas atacak ya iki kişi oynayacaklar.

Bozuk düzenden çıkış için başka yol yoktu, bir devrim başlamıştır, süreklidir, zaferler zayiat ister, acımak yok ezip geçeceğiz, lider düşerse, çözülürse, devrimi satarsa hesabını soracağız. Düşmesinler peşimize kupa kazanamadık diye takıma küsenler,  Aslan'ın  yaralarını saracağız, ikiye ayrılmıştık ya yeniden kucaklaşacağız, tribünlerde hep beraber Pınarbaşı çekeceğiz. Büyük Galatasaray Taraftarının büyük takım taraftarı refleksine güveniyorum. 

Mayıslara sözümüz var bizim, ölürüz yoluna, haydi çocuklar hazırız biz, yakarız ortalığı bilirsiniz, top sizde.

Yolumuz Cim Bom'un Savaş Yoludur.  

22 Oca 2022

Çubuğu Tersine Bükmek; Trabzonspor Maçı

 


1-BJK maçı gündüz oynanmış haberim yok, sonucu Maçkolikten öğrendim, o sırada Ümraniyespor maçını izliyordum. Akşam Fener maçı izledim, 2.yi atsa kapatıp kaçacaktım. Bu yaşıma geldim, bizim maç hariç Fener'in 2 farklı öne geçtiği golü görmedim. Durum 1-1 stoper, kalecisine vakit geçirmek üzere yerdeki topu eğilerek kafayla pas veriyor. Biz bunlarla rakip değiliz.

2- Ülkedeki futbol endüstrisi 3 sezon üst üste küçük takım şampiyonluğu taşıyamaz, Biz Fener'e gülerken, onlar bizim berbat halimizle teselli bulurken, futbolumuzun marka değeri bit pazarına düştü. Romanya futbolu  kasaba semt takımları(Vitorul, Urziceni, Galati, Giurgiu, CFR...,)  şampiyon ola ola öldü. Benzerini yaşıyoruz.

3- Tarihimizin en rezil puan tablosuyla karşılaşılınca cinayeti de üstlenen delikanlı çıkmayınca devrim yapmak kaçınılmaz olmuştu. Yarın düzlüğe çıkılınca kimse Keşanlı Ali olmaya kalkmasın. İlk 2 maç eşek yükü gol yendi, kanama devam ediyor. Öyleyse devrim de devam edecek. Galatasaraylı çocukları ağlattınız hesabını soracağız. 

4- Yanlış bulduğumuz olayın tam tersini uygulayarak eğilen çubuğu tersine bükmekten başka çare kalmamışsa, Lenin'e danışmanın tam zamanıdır. Sadece dalları yerinden oynatmakla olmaz, kütükleşmiş gövdeyi silkeleyeceğiz. Galatasaray taraftarı sadece sevinçten ağlar. Kelle almaya devam.

5- Kim gereksiz yere yüceltilmiş, kim hak etmediği payelerle donatılmışsa, ona haddini bildirmenin vakti gelmiştir. Kupaları Galatasaray kazanmış, kaybetmiştir. Yolumuz kısalmıştır, kazanamayan takımın başında ortasında ayak ucunda kim varsa af yok, gazabımız korkunç olacaktır.

6- Trabzonspor'un bizden daha iyi oynadığını kabul etmiyorum. Atılan yenilen golleri çıkar, arada 25-30 fark var diye bilmeyen birine izlet, futbol oyununu yasaklar. Söyledik vaktimiz yok beklemeye, 2 haftada patlamalı Gala tohumları. Yok takım çalışmamış, yok futbolcular kötüymüş, savunma yok. 

7- İsmail Çipe lisanslı bir uzun adam, kaleci değil, Storlardan lisanslı bir ürün kaleye geçirsek topun çarpma ihtimali var en azından. Kimin torpili, hangi cemaatin sakallısının emri, sular durulunca dosyayı açacağız. Şimdilik başka birinin kaleye geçmesini, ve kaleye top gelmeyecek bir planın uygulanışını görmek istiyoruz.

8- Uğurcan'ın eli ne kadar iyiyse, ayağı o kadar kötü, 90 a şut çekme çıkarır, yerden üstüne nişanlasan gol atma şansın daha fazla. Verilen geri paslarını kovalasak bile ekmek çıkar. Hele çalımcılardan birini ısrarla Hüseyin kazması üstüne salarsak pasta bile yalarız. Devir kendi oyunumuzdan çok rakip hatası bekleme devri. Küçüldük. 

9- Maça gidecek Galatasaray Taraftarının her biri birer madalya hak etmiştir. Bizler kupasız geçen yıllarda tribünlerde büyüyerek, formanın şerefini koruduk. Yenilgi yılları bir tarih diyalektiği dersidir, kazanılan maçın taraftarı olmak kolaydır, Göster kendini miras bıraktığımız kötü gün taraftarı.  

10- Can evinden vuruldun Aslan, öldün sanma sadece yaran kanıyor, teslim olma ayağa kalk savaş yeni başlıyor, kalkamazsan işte o zaman ucunda ölüm var. İki üç ve daha fazla Gala taraftarı yetiştirmek; Parola budur.

Haydi Cim Bom, Çubuğu Tersine Bük, sen bizim ÇOCUKLUK AŞKIMIZSIN.

20 Oca 2022

Devrimin İlk Resmi Geçidi; Kasımpaşa Maçı



1-Maç oynandıktan, sezon bittikten sonra herkes yazar, maksat önceden yazmak. 5 taş oynamıyoruz, hipotez ortaya koyuyoruz, Galatasaray'da Devrim olmuştur, esas olan budur, şartlar oluşmuş, devrim yapılabilecek fikir birliğine varılmış, engellenemez bir anda da kırmızı butona basılmıştır. Yöntemi Tartışılsın.   

2- Yardımcı hocaymış, burun kıvıranlar var, adını ilk defa duydum, yolda görsem tanımam, Galatasaray'ın içler acısı durumu baz alındığında tez doğrudur, Dünyanın şu an en büyük hocasının yanında en büyük 3 takımla 13 sezon geçirmiş. Pep'in berberi gelse fikrim değişmezdi, gelişine  bayrak sallarım.

3- İşimiz kolay, artık bir Hocayı kovma süresi çok kısaldı, aksiyona bakacağız. Görünürde fark yediğimiz bir maçını izledik. Tabelacı, biatçı, mitolojiciye, zancıya göre felaket daha da büyüdü. Acaba gerçekten öyle miydi, 30-40 dakikalık futboluyla ömür biçilebilir mi? Evet, Ömrü uzun olacak.

4- Görüntülerden golleri çıkarıp maçı tekrar izliyoruz. Sağ sol saldırı bekleri mesailerinin büyük bölümünü efektif olarak rakip yarı sahada harcadı. Faktör, Büyük Takım oyun planı faktörü. Kalede sepet yerine kaleci olsa, savaş beklerinden biri kazma olmasa, tabelacıda az yetenek olsa maç hezimetle kazanılırdı.

5- Saldırı beklerinden gol bekliyorum asisti saymam demiştim, penaltıyı atsa teze yardımcı olacaktı. Futbolcular da sanki yeni gelmiş gibiydi, ulan sezon başından beri hakeme karşı oynuyorsunuz, eller kollar yanda kafaya çıkıyorsunuz. Helal süt emmiş hakeme! denk geldin de serbest vuruş golünü saydı.

6- Korner, penaltı atmasını bilmeyen takım, çok iyi kornerden gol yer, kalecisi her penaltıda terse atlar. Çünkü atmaya çalışmadın ki yememeye çalışacaksın. Kerem'in serbest vuruş antrenmanı düştü internete, aynısını attı. Devamı gelecek, korner golleri başlayacak.

7- Emre Kılınç'ta zinciri çözülmüş köle huzuru gördüm. İlk form tutan olacaktır. 6-8 numaralı formalar, koşu mesafesi kriterlerine uyuyor, geçiş oyunlarında geri dönüşlerde cortluyor, çare bulunur, Bartuğ'a güveniyorum.

8- Maça gelecek kullar, sonuçtan bağımsız, istifa, terim tezahüratı yapacak duyumları var. Burak Elmas, eğer sen de zerre kadar Gala sevgisi varsa, en ufak bir tezahüratta maçı durdur, tribünleri boşalt. Adamın adamı, adamın düşmanının Büyük Gala tribünlerde yeri yok, gerekirse emekli olduğumuz tribünlere döneriz.

9- Oynadığımız oyundan daha kötüsünü oynamamız mümkün değil, bu kumarı ben de oynardım. Ekibiyle, gestapo subayı Piri dahil kovulması bir ayaklanmadır, fazla beklemeyeceksiniz, bu akşam yetişmedi, Trabzon maçında kalecisi olan takım kükremeye başlayacaktır.

10- Galatasaraylılık, kişilerden, Başkan'dan Hoca'dan 3 puandan Kupalardan bağımsız, bir kültür, bir gelenek, bir huy, bir yaşam biçimidir. Yaşasın Galatasaraylılığımızın yüksek öğretisi.  

16 Oca 2022

İMPARATORRENT

 


1- Dünya'nın en korkunç yaratığı Yaralı Aslan'dır, Teslim ol çağrılarına ateşle karşılık verirken düştük. Yedi yerden yara aldık.  Uyan ey yareli Şir-i Jiyan bu hab-ı gafletten diyoruz, silkiniyoruz, yeniden başlıyoruz. Gazamız Mübarek olsun. 

2- Cevap hakkı doğmadığı sürece bari kişisel anılarımın  güzel kalması için Fatih Terim'le ilgili paradoksal fikrimi söyleyip geri çekiliyorum. Milano sokaklarında Halil Özer'i kovalattığım günlerin büyük hatırası var.  Bu akşam yeni gelen Çaylağı kovduk, VI. Terim'i çağırdık deseler itiraz etmem. Futbol takımı hocası değildir, bana da hoca lazım değil, Ali Sami Yen'in torunu, Metin Oktay'ın çocuğu hoca olsa  benim için fark yoktur.

3- Bu kumar oynanırdı çocuklar, en iyi kadro bizde olmasına rağmen en kötü topu biz oynuyorsak mevcut hoca gitmiyorsa başka yolu yoktu. Daha kötü olursa kovulma operasyonu kolaylaşmıştır. Asırlık bir yük kalktı üstümüzden. Bedeli  çok pahalıya mal oldu. Bodrum'dan sonra Alaçatı'ya da Terim Ağalığı kurduk.

4- Çaylağın ismini bile bilmiyorum, yolda görsem tanımam, bana düşen, sıfatı Galatasaray hocası olan birine saygıdır, mecburdur. Sevgi özgürdür, eleştiri ateş serbesttir. Ayağa kalkmaya ateşe devam etmeye katkısı olmayacaksa bizim de beklemeye zamanımız yoktur. onun da fazla seçeneği, ik yolu var, ya dönüş biletini okeyletmek ya ayağa kaldırmak.

5- Kimin hain, kimin kahraman olduğuna cari karar vericiler, anı yaşayanlar değil, geleceğin büyük Galatasaraylı kuşakları karar verecektir. Sefasını sürdük, cefa yılları büyük Gala Taraftarı için bir tarih diyalektiği dersidir, geçeceğine asla şüphem yoktur.

6- Büyük takım taraftarı aldığı kupalarla övünen değil, kaybettiği kupaları alamadığına üzülen, hesap sorandır. Büyük Takım Taraftarlığının gereğini yapınız. Galatasaray'dan başka neyiniz var, kenetlenin. Eğer içinizde Terim yeniden gelir belki yenilelim diyen varsa, en ağır küfürleri ettim duyabilir.

7- Haydi bakalım kovulma sırasını bekleyen Galatasaray'ımızın 83. Hocası. 2000 lerin Şampiyonlar Ligi kafa takımıdır teslim aldığın, hani logodaki 8 yıldızdan birinin sahibi, kurucu ortağı. Gözümüz üzerinde Metin gibi, Hasan gibi oynat yeter, yenilmekten sakın korkma, Peşindeyiz.

8- Galatasaraylılık sonuçtan, kupalardan kişilerden bağımsız, bir imaj, bir hulus, bir haslet, bir mürşit sonsuzluğa akıp giden bir harstır. Yense de büyüktür yenilse de. Bugün de ne mutlu,  Ben Galatasaraylıyım diyene