27 Nis 2010

Ne Bok Yedik Usta

Bilindik bir hikayedir, lafın tamamı aptala anlatılır desturuyla kısa geçelim. ''Bir ağa, yanında ırgatlarından biri, kağnı ile kasabaya gidecek olur vakti zamanında. Mola verdiklerinde ağa taşak geçmek için yerdeki öküz bokunu yerse kağnıyı ırgata vereceğini söyler ve ırgat boku yer. Dönüşte kara kara düşünen ağasına mola verdikleri bir anda, ''ağam pişman oldun galiba, istersen şu öküz bokunu sen ye kağnıyı sana geri vereyim'' der. Ağa boku yer ve kağnıyı kaprtırmaktan kurtulur. Şen şakrak dönerlerken ağa ''biz bu ticarette ne kazandık, ne kaybettik'' diye sorar.

''İkimizde boku yedik ağam ikimizde''

Kazananlar Boklu Dere'ye döndüler, götleriyle gülüyorlar.

Ligin zirvesindeki takıma bakın. İki gol kralı yedek kulübesinde oturuyor, İspanya gol kralından Allah razı olsun, daha ne yapsın çocuk?  Atamadı işte garanti golleri. 7 gol atıp 7 maçı galip bitirmişler. Golleri kim atmış? inanılır gibi değil. Bu kadar kötü futbolu, bu kadar kötü futbolcularla oynayan takım şampiyon olacak. Peki bu şampiyon takım hangisi?

Kimse kimseyi kandırmasın ki, şampiyon takım falan yok ligimizde. Bir tarafta Aziz Yıldırım, diğer tarafta 2 salak, 1 şampiyon olacağını sanan talihli, 12 işbirlikçi. Teke tek maç yapsalar Aziz Başkan her sene şampiyon olur. Dünyanın bütün profesörleri, şifreci Don Brown, Hawkins bir araya gelse böyle bir plan yapamazlar. Ligin en kritik haftasında bu kadar verimi aldın ya Aziz Yıldırım, tek kelime söylüyorum sana bütün içtenliğimle. Kinaye falan değil, HELAL OLSUN.

Öyle bir takım kurdun ki, kendine değil takımı bizim salaklara kurdun. Leo'yu geçirttin kaleye, Peypır Muun'daki toplantıda, Beşiktaş'ın kovduğu Hazreti Balta Gökhan Zan'ı alavere dalevereyle Galatasaray'a kakaladın. Beşiktaş'ın aldığı Mehmet Topuz'u da Kadıköy'e. İmparatore'nin Türk futboluna en büyük kazıklarından, Kazma Servet'le beraber oynamasını sağladın Reykart'ın. Çok geç de olsa Reykart uyandı, kovdu Servet'i ama olsundu, sayesinde leş kuşları yeterince beslenmişti. Gerçi hala uyanamadığı biri daha vardı senin Galatasaray kadrosuna koydurduğun. 16 numara hala sana hizmetini sürdürüyor başkan.

Yıllar önce Beşiktaş seri şampiyonluklar alırken, yönetici Selim Soydan demişti.'' Beşiktaş'ın kazma bekleri Samet, Ulvi, Kadir'i transfer edelim'' Ne demek istediği sonra anlaşıldı,'' bu adamları alıp oynatmayalım, zaten oynayamazlar, Beşiktaş'ı bozalım, Beşiktaş'ın suni dengesini bozamazsak şampiyon olamayız''

Benim Kasımpaşa maçından önce yazdığımı bugün Hıncal Uluç yazmış. Yekta'nın ve Sercan'ın seneye hangi takıma gideceklerini bir takip edelim lütfen.

Kalede Leo, Servet, Gökhan Zan, 16 numara bizden. Tabata, Nihat kahveci Beşiktaş'tan. Gerekirse kullanacağı Şampiyonluğa yakın Anadolu takımından pişmiş aşasu katmaya aday futbolcu. (Sercan, Volkan, olmadı gerekirse İvankov) Orta sahaya oyun  kuramayacı bizim Başkan. Gol atmamaya programlı Mustafa Denizli, Forvete dolandırıcı Tüpçü. Olmadı kıdemli bir yan hakem(orta hakemler bu ara çok kamerayla izleniyorlar, operasyonlar yardımcılara, hem harcaması kolay oluyor) Sindirilmiş Federasyon başkanı. Bütün bunların başına da hoca olarak sülük Türk Spor Medyası. İşte büyük ligimizin büyük takımı. Her sene Şampiyon.

Böyle bir takımın başkanı da yaksın purosunu, maçları izlemeye bile gerek yok. Sene sonunda gitsin ilgili makamdan kupasını alsın.

Elimde imkan, cebimde para olsa moda şimdi bir film de ben yapacağım. Yılmaz Vural'ı doldurdular önce, daha doğrusu dolmuş gibi yaptılar. Daum'la ilgili bir kaç kem söz söylettiler. Yani usta Yılmaz, can düşmanı Daum'u yenecek ha meraklanmayın. Aklınıza kötü bir şey gelmesin. Hem kümeden kurtardık Kasımpaşa'yı, son haftalara Barça gibi futbol oynayarak girmesini sağladık. Bu ne demek? bizim lig için dandik bir maç çıkarmak demek. 11 kişi defans yapmayacaksın, Don Kişot'sun ya kısa, teknik paslarla, çalım denemeleriyle idare edeceksin. Maçı gergin oynayarak bir kazaya sebebiyet vermeyeceksin. Sert girmek yok, abanmak yok, kazayla gol pozisyonuna girersen vur Lugano'nun üstüne günah senden gitsin. Ey kaleci Murat, bizden ekmek yedin, daha fazlasını da hak etmelisin. Vakit geçirmeyeceksin, topa sahip olduğunda önünde Pike var Doni Alvez var onlara ver topu şişirme. Yılmaz, şimdi ne gerek vardı, bütün bir sezon kapıştığın, parasını kıskandığın ve yüzde yüz de haklı olduğun Daum'a 70 milyonun önünde yalakalık yapmana.

Ama aslında o yalakalık değildi yaptığı, bize mesajdı. Bakın benden umut bekleyen varsa nesli tükenmemiş futbol sevdalısı. Ben de bir emir kuluyum yani, bunca yıldır yaptığım şaklabanlıklar bi işe yaramadı. Bırakın kalan ahir ömrümü sermayenin kemil yalayıcısı olarak tamamlayayım. Mesaj alınmış, adam listemizden çıkarılmışsınızdır Yılmaz Vural.

Hafta boyunca Galatasaray ürkütülmemeye çalışlıldı. Yapılabilecek en iyi şeyi yaptı takım. Aykut tarihinde antrenman maçı dahil, gol yemeden bir maç bitirdi. Kafaları karışık, Arda ve Sabri dışındakiler oynanan tiyatroya Fransız'dı. Gol atmak için sezonun en iyi performanslarını gösterdiler. Taraftar ikiye bölündü, kronik Galatasaraylı'lar, Fenerbahçe'ye şampiyonluğun gitmesine tarafsız kalamıyorlardı. İşte kaptanlar, büyük liderler böyle anlarda ortaya çıkarlar. Tarihte belki ilk defa Arda, böyle bir yol kavşağına geldi. Boşuna ticaret yaptılar, sonunda ikisi de boku yedi. Ben Galatasaray kaptanı olsam, sahada işi bitirirdim. Ömer'le anlaşırdım. 85. dakikaya kadar aslan gibi oynardım aynı oynadıkları gibi. Sonrası daha önceden belli olacaktı. Ve maç mutlaka biri tarafından kazanılacaktı. İki gündür maymun gibi bütün Galatasaraylı'lar. Bok yemenin nahoş tadı var damaklarında.

Geçen yıl, 4. olan takıma, Elano, Keyta, Leo, Caner tansfer edildi, başlarına Reykart getirildi. Yetmedi Lukas Neil, Co, El Çiko fazla mesai yaptılar, 4.olmamak için son 3 gazoz maçına çıkacaklar. Benim suçlularım bellidir. Büyük pasta Adnan Gillerin, sonra Servet ve 16 numara'nın. Sonra taraftarın kalanı da büyük Surinamlının.

İdam sehpasında Temel'e sormuş savcı,''son bir sözün var mı?''

''Bu bana bir ders olsun'' demiş Temel, Geçen yıl bu zamanlar da Temel sizdiniz, onun kadar olamadınız, yazıklar olsun.

25 Nis 2010

Ligin En Büyük Maçı; Galatasaray 0- Bursaspor 0

Seyrettiğim en büyük 0-0 biten maçtı. Ve bu sene Galatasaray'ın oynadığı en büyük maçtı bana göre. Büyük oyunun sebebi var tabi. Kendiliğinden oynanmıyor. Büyük futbolu büyük futbolcular oynar. Sezonun ilk yarıda oynanan Bursaspor maçından, Gökhan, Leo, Balta(sol tarafta değil ) 16 numara, Kazma Servet, Kewell(sakatlandı), Uğur yok. Ve oyun planı tamamen değişmiş. Bu değişim en çok Aykut'a yaradı. Hayatının en büyük maçını oynadı. Kurtarışlarını bir tarafa bırakıyorum, Aziz Yıldırım'dan özel prim alır muhtemelen ama ben topu oyuna sokuşlarına hayran kaldım. Ve şu ana kadar hiç sevmediğim kaleciye acaip sempati duyuyorum artık.

Oyun planı kaleciden başlıyor, kazmalardan arınmış defans kaleciden topu alıyor. Kabak belki Leo'ya patladı. O kazmalarla oynadığından topu istemiyorlardı. İstese ne yapacak, 5 metre isabetli pas atamayan futbolcuya bu kadar nasıl dayandı Reykart hayret.

Değişik duygularla izledim maçı. Ne yalan söyleyeyim kaçırdığımız gollere pek yanmadım. Hatta 16 numara girdikten sonra itiraf edeyim ki yenilmemizi istedim. Eğer yenilseydik cezayı ona kesecektim. Yine de kesiyorum, yine de söylüyorum o bile kesemedi Galatasaray'ın temposunu. Şu takım, bu oyun planıyla oynasa şimdi biz 10 puan fark atmıştık 2.ye.

Elano bu maçta bile sakınarak oynadı. Şunun şurasında kalmış 3 maç, umurunda mı ölüm kalım maçları? O Dünya kupasını düşünüyor, kazasız belasız kadroya dalmanın planlarını yapıyor. 70. dakika bizim herhalde değişiklik yapma istasyonuna varış saatimiz. O dakikada tren duruyor, içerdeki oyun ne olursa olsun değişiklik yapılıyor. Ne menem bir futbolcu olduğunu anlayamadığımız, yalvara yalvara kulubeye attığımız 16 numara oyuna giriyor. Takım, Bursa'yı boğmuş, 3 dakikada 3 net pozisyona girmiş, oyun forselenmiş. Dedik tren istasyona yanaştı, tren dediğimiz marşandiz, yük treni. Kargo değeri yüksek bir değer indiriliyor, mal bindiriliyor.

Aynı anda para verdik çöpe gitmesin hesabı, Jo oyuna alınıyor. Adam gol atsa bile ben şüphelenecem Erman Toroğlu gibi. Aleks'e kıyak olsun diye attı diyeceğim, iftira atacağım ama nerdeee? Nerdeyse giren golü çıkaracak. Takımın bu büyük temposunda Arda Turan'ın katkısız oyunu devam ediyor. Ne yapsın çocuk, onun da benim gibi kafası karışık. Bütün Galatasaraylılığımla eminim ki, eğer Fenerbahçe yenilseydi, bu takım Bursaspor'u hezimete uğratacaktı.

Bursaspor'a da helal olsun diyorum. Karşılarında sezonun en iyi maçını çıkaran bir takım ve hayatının en iyi performansını gösteren kaleci Aykut vardı. Bilmiyoruz, belki Aykut bir 5 sene daha kendini garanti altına almıştır. Kalan 3 maçta gol yesin ben ona hesap sorarım. Kalede bu şekilde duracaksa seneye de durabilir. İstediğim budur, topu en yakın adama aktar kardeşim,sonra kurtarabildiğini kurtar. Leo'yu deri ceketle tribünde görünce içim acıdı. Sen kalk İspanya liginde 10 sene aralıksız kaleye geç, burada maymun ol takımını tribünden izle.

Ah be Büyük Surinamlı, bu olup bitenleri daha önce niye ön göremedin? Nerden bileceksin, Türk Milli Takımının stoperleri bende diye sevinmişsindir hatta.  Yanındakiler de seni uyandırmadı, bilseler uyandırırlardı, ama o zaman da kendi aptallıkları ortaya çıkacaktı. Gökhan Zan tam Çanakkale Dardenel'e geri dönmek üzereyken Florya'ya aldılar deler mi sana bu adam kazmadır oynatma diye? Şimdi bütün futbolcuları tanıdın, eğer bu maçta Servet oynasaydı kesin yenilirdik diye ahkam kesmeyeceğim. Biz Servet'le şampiyon  bile olduk  ama şöyle bir oyun oynadığımızı hatırlamıyorum.

Artık biz de devre dışı kaldığımıza göre bütün sinerjimizi Bursa için kullanabiliriz. Fener 2 saat önce ne güzel dostane bir şampiyonluk maçı oynadı. Fark olsa Yılmaz Vural kabul etmezdi, zor kazanılmış süsü verilen bir galibiyetle 3 puan tereyağdan kıl çeker hesabı alındı. Bütün hafta boyunca çakma Barcelona ayarı verildi Kasımpaşalılara Onlar da hazır kritik olmayan bir maç yakalmışlar üstelik bütün gözlerin izlediği bir maçta normalde en azından beraberliğe yatmak varken kısa paslarla varyete çekmeyi yeğlediler. Bizim çaı hatırlayan vardır Kasımpaşa'da, son dakikalara önde giren Murat, tek başına 20 dakikayı çalmıştı. Bu maçta Valdez oldu, ayağıyla eliyle topu bir an önce oyuna sokup, bir an önce gol yemenin telaşındaydı. Guiza Galatasaraylı olmasa hezimet gelirdi. Cenk'de şunun şurasında futbolu bırakacak, sistemin ucundan yakalama ihtimalini çöpe mi atsın? Pisliğe taş atıp üstüne mi sıçratsın? Bu kafayla ben futbolcu olsam boş kaleye bile Fener kalesine gol atmam. Son 8 maç,7 si 1-0 bir tanesi 1-1 helal olsun nediyelim. Hile hurda, yalan dolan, sistem böyle çalışıyor. Her sene bir imalat hatası takım çıkıyor. Bu senekinin federasyonda dayısı, memleketlerinde kabadayısı(başkanı) olduğundan hala direniyorlar, ruhlarını teslim etmediler daha yüce Rabba. 9 canlı çıktı bu sezonun Anadolu beyi. Bu saatten sonra onların tek yardımcısı, ebedi dostları Ankaragücü olacaktır. Onun da tepesinde çöreklenmiş Fenerbahçeli  belediyecileri ne kadarına izin verir bilinmez. Futbolcularının delikanlılıklarına kalmış, bugünkü Kasımpaşalılardan umarım daha delikanlı çıkarlar.

Aslına bakarsanız çocuklar biz olamadık Fener'de olamasın derdindeysem şerefsizim. Bu Beşiktaş olacağına varsın Fener olsun derdim, ama iş Bursaspor ve gerçekten hak ettiler. Eğer futbolsever kararı diye bir merci olsa kesin şampiyon ilan edilirlerdi.

Bize geçmiş olsun, bu haftadan itibaren seneye oynayacak futbolcularla çıkalım, onlar belli değilse en azından seneye olmayacakları tatile gönderelim de boşu boşuna otel parası, yemek parası ödemeyelim.

Maçı televizyondan, şehir dışında kalabalık bir mekandan izledim. Bu yüzden taraftar hakkında bir şey yazamıyorum. Yanlız, beraber seyrettiğim Anadolulu Galatasaraylılar gerçekten saflar. Adamlar maça sadece o maç gözüyle bakmaya alışık olduklarından ince hesap içine girmiyorlar, hesap   kitap yok onların defterinde. Sorsan kim lider haberleri yok. Eminim tribünde, televizyon başında ah bi gol yesek diye yalvaran Galatasaraylı az değildir.

En azından tek de olsam, bendeniz.
Maçın en iyi adamı yine Lukas Neil'di, Hakan Balta, Mehmet Topal mükemmel oynadılar. Baros, Keyta iyiydi. Ve son maçlarda ki gibi 11. adam Sabri'ydi. Yeni damattan artık bir şey beklemeyelim, bırakalım çocuk balayına çıksın. Bursasporlu bütün futbolculara yürekten tebrikler, kalecilerine ve Ömer Erdoğan'a benden birer bonus. Yolları açık olsun, eğer lider girerlerse son maçta aralarında olacağım.

24 Nis 2010

Bo(A)k Borsa

Bursaspor'lu bir taraftar Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuş. Tebrik ederim arkadaşı, ben daha önce düşünmediysem şerefsizim. Ben savcı olsam o biletleri ucuza sattırırsam daha büyük şerefsizim. Hadi sattılar, satanları manipülasyondan içeri tıkmazsam daha büyük şerefsizim. Şeytanın aklına gelmeyecek şeyler bunların aklına geliyor. Lanet olası şampiyonluğu kurul kararıyla verelim kurtulalım. Benim de 1 oyum varsa lanet olsun ben de vereyim de şu pislik olayları duymayayım, görmeyeyim. Puştluğa karşı puştluk. Teröre karşı terör. Biz peygamber değiliz, tokat yedikten sonra diğer yanağımızı çevirelim. Ne güzel iş parası olana, yeri gelince taraftar çapulcu, lazım olunca tetikçi.

120 lira olan bileti Aziz Yıldırım kapatmış, ticaretten anlar, karaborsa yapıp satsa ne güzel indirecek. Ne yapmış ak borsa, damping, piyasa değeri artmış ligimizde kampanya fiatına maç. Amme hizmeti, parası olana 50 lira, parası olmayana bedava. Sen kimsin kardeşim, hayır kurumu değilsin, kızılay değilsin, hangi yasayla bedava bilet dağıtıyorsun. Maksadın ne kerizmisin de 120 liraya aldığın malı 80 liraya veriyorsun? Aynı şeyi misal biz yapsak şimdi, 120 liradan Kasımpaşa tribünlerinin bütün biletini biz alsak da, Beşiktaş'ın, Galatasaray'ın, Bursaspor'un en azılı taraftarına bedava versek suç değil mi?

Çivi çıkmış diye bir deyim var, şampiyonluk yolunda her şey mübah bu takım için. Belki biz de yaptık aynı şeyleri 4 sene üst üste şampiyon olurken. Ama yaptığımız ne varsa belgesini getirdik Atatürk Havalimanı'na. İki Avrupa Kupasıyla, varsa sicilimizde bir pislik temizledik. Siz ne yaptınız beyler? şu son 10 yılda diğer büyüklere tur bindirdiniz. İşin sportif yönüne baksak elinizi sıkacağız. Avrupa'da bir halt yeseniz, yine bir derece pislikleri ihmal edilebilir noktasına koyacağız.

Yarın ki Kasımpaşa maçı mercek altında olacak. Beni hiç kimse delikanlı gibi bir maç olura inandıramaz. Tek güvencem, Türkiye'de tek geçtiğim hocam Yılmaz Vural'dır. Hocalığına kalsa bahse girerim yine indirir. Ama onun da hesapları var gelecek için. Bu kadar kahpeliği yapanlar onu da düşünmüşlerdir. Daum'dan sonra hoca sensin demişlerdir. Gaziantepspor'lu Erhan Albayrak'ı unutmadık. 3-0 galip bitirdikleri maçı 4-3 vermenin bedelini fasülyeden bir sezon Fenerbahçe'de oynayarak tahsil etmişti. Kasımpaşa maçı istedikleri gibi tecelli ederse kadrosunu bir tarafa not edin, en iyi hizmet vermiş Kasımpaşa'lı seneye Fener'e ya da Sivasspor'a transfer olacaktır.

Aceto yazmış, yarım asır önce basketbol maçında son saniyelerde takımı geri çekmişler, Galatasaray şampiyon olmasın diye. Hükmen yenilince Fener, Moda şampiyon olmuş, Fener'in puştluğu o sezon iki takımı şampiyon saydırmış. Bin defa eminim, aynı şey Fener'in başına gelse biz ne yapacaksak tam tersini yaparlar. Biz yapamayız sahtecilik, kahpelik. O yüzden kendileri, sülük medyası rahatlar. Aksi olsa kusmuşlardı hafta boyunca Galatasaray yatacak diye. Kasımpaşa yatmazsa göreceksiniz neler olacağını. Yarın ki maçta hakemden çok yan hakeme dikkat edin. Kasımpaşa defans futbolcularına iyi bakın. ilk 20 dakikada sarı kart almışlarsa kapatın televizyonu. Ben yıllardır izlerim Yılmaz Vural takımlarını. Belli bir şablonu vardır ve gücü bütün takımlara yeter. O ortalamayla oynayabilirlerse Kasımpaşa'yı Fener yenemez. Sonrasına bakarız, şimdilik ak borsaları hayırlı olsun. Yaptıkları yanlarına kar kalmayacak.


Haydi Yılmaz Vural, bunca yıldır biriktirdiğin ne varsa ispatlayacağın er meydanı kuruldu. Kazanırsan, malum camia dışındaki bütün futbolseverlerin isyancısı, Che Guevera'sı, lideri, yol göstericisi olacaksın. Ezilen, hak ettiği yerde olmayan hocaların şanlı bayrağını taşıyacaksın. Kısacası hocam eğer indirisen Bizim MAHALLE TAKIMI'nın müebbet hocası apoletini takacaksın. Yok sen de düzenin çarkına feda edilirsen, buna göz yumarsan en azından benim futbolla ilgili son hayallerimi de yıkarsın. Bir halt sezersen, çek takımı sahadan. 2 saat sonra, aslanları maymunlara kükretip her şeyi berbat etme.

22 Nis 2010

adam Sandıklarımız; Fabio Bilica

Aslında uyandırıp da geleceğimizi riske atmak istemezdim. Bıraksaydık, tam layık olduğu üzere 12. takımında ömür boyu top oynasaydı. Şimdi istermisiniz, benim yazdıklarımı dikkate alıp adamı kovsunlar. Oturur ağlarım o zaman. Sen çok yaşa Bokludere'de emi, Türkiye'ye gelmiş geçmiş en aşağılık futbolcu, insan kasabı Bilika.

Tam 12 takım değiştirmiş, adı sanı belli olan bir tek Fenerbahçe var. Sivas'ta oynarken ikinci senesinde Brezilya'lı olduğunu anlamıştım. Romanya'ın Kluj takımından gelmiş ve ben onu Romen sanıyordum. Kluj, Romanya'nın en pis en belalı kenti ve takımıdır. Kazıklı Vayvoda'nın memleketinin takımıdır. Bir yerde ülkenin sürgün şehridir. Nerde pislik bir futbolcu varsa o takımda oynar. Nitekim geçen yıl, yaptıkları onca dalavereyle şampiyon oldular.

Paskal Nuuma, tombala çektiğinde, üstelik takımın meneceri Ayı Sinan için son derece normal bir hareket yaptıktan sonra, taraftarın hala en çok sevdiği yabancı futbolcu Paskal'ı kovmuşlardı. Hiç kimsenin en ufak bir kötü söz söylemesine izin vermeden sözleşmesini fesh etmişlerdi. Aşağılık Bilika için, Fenerbahçe cephesinden ve taraftarlarından övgüden başka bir şey gelmedi. Kokainci Daum bile futbolcusunun yaptığına normal dedi.

Ulan adi herif, sen nasıl bir Brezilya'lı futbolcusun. Sana kim lisans verdi? Adı futbolcu olan pislik ilk okul 2 den terkmiş, okuma yazması bile yokmuş. Bizim takımda üniversite okuyan tek futbolcumuz olan Servet'e biz kafası çalışmıyor diye kızarken, Ali okuluna bile gitmemiş kasap için Fenerbahçe'nin hiç bir şey yapmadığına şahit olunca, tuttuğumuz takımın değerini anlıyoruz. Aynı hareketi Arda yapsa, ben en az 10 tane küfür yazısı yazardım. Bu adi futbolcuyu barındıran bir takım, her maçını tekme tokat, hakem kıyağıyla 1-0 kazanıyor ve şampiyon olacak. O şampiyonluk kupasına da lanet olası Bilika'nın elleri değecek.

Sabri zurnanın son deliğiydi, geçen yıl ki Fener maçında. Futbolu yönetenlerin mallarının değerini düşürüyor diye ceza kestiler. Çok para eden mallarını ise Bilika,borsada tavan yaptırıyor. Öyle ya malın en büyük alıcısı bu futbolcuyu bok sananlar. Yazıklar olsun, hakeme direk atmadığı için, Fener cephesinden kimseye sitemim yok, eğer tavır koysalardı çok üzülürdüm. Fener'den gelecek erdemli bir hareket beni hayal kırıklığına uğratır.

Çok yaşa Bilika, aman diyeyim gitme, gideceksen yerine senden daha aşağılık birini bul öyle git. Yok sanmayın, lanet olası paranın padişah sayıldığı bu sektörde bizim bilemediğimiz ne Bilika'lar vardır. Her şey ne güzel oturmuş, Bülent Uygun'un bulup getiriği futbolcunun karekterli olma ihtimali varmıdır?

21 Nis 2010

Futbola Lanet Ettirenler; Mustafa Sarp

Mutlaka birileri olacak. Bu sene de beni canımdan bezdiren 16 numara oldu. Adını anmak istemediğim, direk şampiyonluğumuza mal olduğunu ispatlayacağım. Büyük Surinamlı'nın vazgeçemediği İniestafa'dan bahsedeceğim. Aslına bakarsak faal Galatasaray futbolcusuna genelde  kolay kolay kem söz söylemem. Servet istisna oldu ve nihayet top kırıcısından kurtulduk. Bakın göreceksiniz, Servet bundan sonraki futbol hayatı boyunca 20 büyük maç oynamadan emekli olacaktır. GS televizyonunda, Yavuz Bingöl'e '' saz çalmasını bilsem bugün futbolu bırakırım''dedi. Sanki saz çalmayı bilmek futbol oynamaya engelmiş gibi. İşte bu akıldaki futbolcu bizlere futbolu sevdiğimize lanet ettirdi.

Bugünkü dersimiz 16 numara. 40 yılda 100 lerce futbolcu seyrettim. Çok kötü futbolcular geldi geçti. İnanın benim seyrettiğim Galatasaray tarihi içersinde 16 numaradan daha akıllı bir futbolcu olmadı. Bunu da göreceksiniz, futbolu bıraktığında en kral televizyonlarda yorumculuk yapacak. Kendisini tanımıyorum, hiç bir fikrim yok, satranç bildiğine, Briç oynadığına bahse girerim. Aynştayn aklı, Yusuf Has Hacip Türkçesi var kendisinde. Fiziği düzgün, reklam filmlerinde oynamayı en çok hak eden futbolcu. Daha ne olsun. Reykart'a bir Türk yardımcı aranıyor, 16 numarayı yapsınlar benim itirirazım olmaz. Gel gelelim sahada, hatta yedek kulübesinde bile görmeye dayanamıyorum. Arşivimizde defalarca kayıt altında, dönüp dönüp yeniden okuyorum. Servet, Topal, 16 numara, Gökhan Zan'ın banko oynadığı bir takımın 3. olacağını liderken yazmışım.

30 yaşına gelmiş, Milli takımın en dandik maçına bile çağrılmamış. Galatasaray'a transferini Bülent Korkmaz yaptığı için hiç tanımadan, seyretmeden bile görüşümü yazmışım. Değil Galatasaray, Hıncal Uluç'un Çatladıkapıspor'unda bile oynayamaz. Oynarsa da oynadığı takım asla üst düzey top oynayamaz, dolayısıyla turnuvaları en tepelerde bitiremez.

Şimdi ben futbolcu satıcısı olsam, elimde kapı gibi verilerle babamın takımına satarım İniestafa'yı. Şu si vi ye bakın, varsa daha iyisi söyleyin.

1-Reykart'ın başında olduğu takımın orta sahasında en fazla maç oynamış adam.Brezilya ulus takımının bankosunu kesmiş kaç maçta. Ayhan'ı malülen emekliye ayırtmış. Topal'a sövdürmüş, Barış'ı dövdürmüş.
2-Takımda en fazla koşan adam.
3-Takımın en az top kaybı yapan adamı.
4-Takımın yediği gollerin vidyosu buyrun efendim iyi bakın, 16 numara hiç görünüyormu kadranda?
5-Takımda en az top kaybı yapan adam.
6- En fazla top kapan adam.

Bulamadım, iddiaya girerim, istatistik bilgileri İniesta'dan daha iyi değilse ben bi bok bilmiyorum. Şimdi elimde böyle bir futbolcu var ve sudan ucuz. Dünya'nın en elit takımlarına kakalamazsam yine bi bok bilmiyorum.

Yediği yemekler, aldığı vitaminler, ilaçlar, yaptığı antrenmanlar kaplumbağaya yaptırılsa tavşana nal toplatır. Çok koşmanın taraftarı kandırmaktan başka bir boka yaradığı görülmemiştir eğer başka meziyetleri sahaya yansıtamamışsan. Misal final maçında Okan bana göre en az 20 kilometre koşmuş olmalı. Suat eğer hesap yapılsa koşa koşa Dünya'yı turladığı ortaya yazılır.

Top kaybı hemen hemen imkansızdır. Türkiye liginin uzak ara en kazma futbolcusu Servet bile yanındaki adama 10 metre pas atabiliyorken bırakın 16 numara da, yana, geriye ya da kaptırmaya ramak kala Elano'ya atabilsin. Top kaybını Elano yapsın, aman 16 numaranın istatistiğine zeval gelmesin. O oynayacak diye Mehmet Topal tir tir titresin, geçen yıllarda oynadığı oyunu oynayamasın.

Top bizdeyken bukelamun olsun, renk değiştirsin, araziye uysun görünmesin. Top isteyip başını belaya sokmasın. Başını belaya başkası soksun, küfürü Elano yesin, Sabri yesin hayırlısıyla şu top kaybedilsin. 16 numaranın görevi başlasın, ya Allah, it gibi koşsun, başta dedik şu an liglerdeki en akıllı futbolcu, topun nereye gideceğini tahmin ediyor, bir şekilde topa dokunuyor, kapıyor ve 10 metre mesafedeki birine aktarıp hazır ola geçiyor. Hafızaları yoklayın 60 metre bir pasını hatırlayan var mı? yoksa ben mi paranoyak oldum 16 numara yüzünden.

Aklını en çok bizim kalenin başı beladayken kullanıyor. Eğer müdahele edebileceği bir pozisyonsa gözüküp, topa dokunarak iyi bir iş yapmış oluyor. Yok eğer golü yiyeceksek, hesabı önceden yaptığı için o anda kazan mevcudunun dışında kalmayı başarıyor. Haliylede gol, kazmaların, bok çuvalının başına patlıyor. Bir de Sabri uzaktaysa değme keyfine 16 numaranın. Gol günah keçisi olarak Sabri emrimizde. 16 numaranın suçu var mı?

İyi Galatasaraylı olduğunu ispatlayarak gelmiş aramıza. Küçükken giydiği sarı kırmızı formalı resmini çıkarmış ortaya.Bursa'da oynarken yedek kulübesine Galatasaray maçı kaç kaç diye sormuş göye. Bu doğru olamaz aslında, Galatasaray!la Bursa ancak birbirleriyel aynı saatte oynar çünkü. Sülük medyasının medarı iftiharı, en kötü oynadığı maçta bile en iyi oynadı diye yazıyorlar, taraftarın kafasını karıştırıyorlar. Biliyorlar ki 16 numaranın, Servet'in, Barış'ın oynadığı takımdan çekinecek hiç bir şey yok. Oynamadığı maçlarda takımın isabetli pas yüzdesi tavan yaptı.

Kendisi hakkında bu son yazımdır. Helal olsun ki Surinamlı'nın başımızda olduğu bir takımdan bile beni soğutmayı başarmıştır. 40 tane takım yaptırsalar bir tanesinde limon taşıtmayacağım adama 1 senedir katlanıyorum. Artık şu son kalan 4 maçta banko oynasın, umurumda bile değil. Ben çok ağladım, bu adam şampiyonluğa mal olacak diye. Sevenleri çokmuş tribünlerde, belki onlar haklı, Reykart'da oynattığına göre bize görünenin dışında başka bir yeteneği var. Bir türlü ben göremiyorum ya, lanet olsun.                                                              

20 Nis 2010

Safları Sıklaştırın Sülükler

fotomsElimize, ocağımıza düştünüz. Şu Bursaspor'u bir yenelim de marka değeriniz korunsun. Anlı şanlı takımınız şampiyon olsun. Yedi bela Aziz'in şerrinden korunun.

Göreceksiniz çocuklar, bu hafta bütün Türk sülük tayfası Galatasaray'lı olacak. Takımı motive etmek, gaza getirmek için her türlü yolu deneyecekler. Akşam Sergen, Fenerbahçe'nin şampiyonluğuna iddiaya giriyor. Anladık Fener'e bu saatten sonra puan kaybettirmezler. Üstelik son maçı Trabzonspor'la, onlarda Anadolu'dan çıkan tek şampiyon ünvanlarını bölüşmek istemezler. Aynı Sergen, Galatasaray'ın Bursaspor'u yenemeyeceğini söylüyor. Son maçı da ahı gitmiş vahlı Beşiktaş'la oynayacak olan Bursaspor'un acaba puanını mı silecekler? de Fener öne geçecek.

Kimse girmezse ben girerim iddaya senle Sergen Efendi. Yukarıdan bir emir gelmez ise Yılmaz Vural hepinize bir ders daha verecek. Sonra yine bir dalga olmazsa Ankaragücü size(Yani hepinizin ittifakla tuttuğunuz takıma) hayatının topunu oynayacak. Hadi diyelim futbol bu, Fenerbahçe bütün maçlarını kazanacak. Peki Bursaspor Galatasaray maçını kazandıktan sonra hangi takıma takılacak da siz şampiyon olacaksınız.

Arda Turan'ı hep beraber yedirdi bize sülükler. 1 ay sonra Florya'dan bile geçmeyecek Caner'i dövmüş, kaptanlığını alalımmış. Helal lan sana büyük Galatasaray kaptanı, İstersen bütün takımı sıra dayağından geçir. Gücün yetmezse ben yardım ederim. Kimbilir nasıl girmiştir Arda'ya antrenmanda. Mehmet Topal şampiyonluğumuza mal oldu. Arda'yı sakatladı, daha doğrusu bizi sakatladı.

Oyuna geliyoruz, kimisi Büyük Mehmet'i, Cüneyt'i, Prekazi'yi seyretmiş ben için Arda'yı neden koruyorum diye bana kazıyor. Sorunun cevabı sorunun içinde oysa. Büyük Mehmet, kalecimiz Bahattin'i 40.000 kişinin önünde dövmüştü Galatasaray gol yedi diye. Arda Turan'ın en az benim kadar Galatasaraylı olduğuna eminim. Ne yapıyorsa veya ne yapmıyorsa Galatasaray içindir. Biz tribünlerde kriz geçiriyoruz şampiyonluk gitti diye de, Arda ne yapsın? Gelmiş geçmiş en büyük kadro, en büyük hocayla 3.lük mücadelesi veriyoruz. Ben Galatasaray kaptanı olsaydım şu an takımın yarısını sakat bırakırdım.

Bursa maçı kafalarımızı karıştırdı. Tamamdır, elbette hiç bir Galatasaraylı takımın yenilmesini istemez. Bizim dememizle olacak şey değil zaten. Hatta, Kasımpaşa, Fener'e Hacıhüsrev'de klarnet çaldırırsa o maç final maçına dönüşür. Biz Bursayı yensek bile Bursa şampiyon olur. Ancak ben sülüklerin Galatasaray'ın aklını başından aldırmasına takılıyorum. Bütün bir sezon kötü dedikleri Galatasaray çıkacak ligin en iyi takımını yenecek. Beklentiye bak, daha 2 hafta evvel Diyarbakırspor'u yenemez diyenler, bu hafta bizi Don Kişot ilan ettiler.

Şimdi, yazacaklar 50 sene önceki fosilleri çıkaracaklar ortaya. Kadri'ler, Turgay'lar, Baba Hakkılar, Cihat'lar. Bir maç oynanmış bu şekilde millattan önce. Millattan önce Bilika'mı vardı Türk takımlarında? O zamanki başkanlardan hangisi benziyordu Aziz Yıldırım'a? Futbolun zevk için oynandığı zamanlarda elbet oynadığın her maçı kazanamak için oynayacaksın. Hatta bir olasılık daha vardı bu sezon için. Trabzonspor kupayı kazanamazsa, Avrupa'ya gidebilmesi için Fenerbahçe'nin şampiyon olması gerekiyordu. Böyle bir maça çıkmış olsa Trabzonspor'lu futbolcu ne yapacak? Eğer yenerse Avrupa'ya gidemeyecek olan bir takıma hocası ne taktik verecek?

Bırakın hamaseti çocuklar. Galatasaray etiği, yenilmeyi istemezmiş. Yanildik diye alıp bayrağı tura koşacak değiliz. Üstelik büyük ihtimalle yenileceğiz de. Bu futbolla, kalan maçları kazanamayız. Lig ikincisi ancak Kasımpaşa yenerse olabiliriz. Olsak bile ölümlerden ölüm beğenildiği eleme turunu geçemeyiz. Kendimizi şartlandırmaya kasmaya gerek yok. Ben eğer yenilirsek takıma ve Arda'ya kötü şeyler olmasın diye yazıyorum. Dolduruşa gelen çapulcu, taraftarı yine kullanır bize bir sonraki sezonu bile kaybettirir.

İnanın çocuklar, şampiyonluk potasında Bursaspor olmasa hiç umurumda olmazdı. Hatta Eskişehirspor bile olsa sadece Rıza'ya yaramasın diye tarafsız olurdum. En çok Bursaspor haketti. Hangi takım bütün bir sezon  tıklım tıklım tribünlerde oynadı? Fenerbahçe bile 20 liraya düşürdü bilet fiatlarını da Bokludere tarafı seyirci gördü. Bize bu maçta düşen, Bursaspor'la kardeşçe bir maç oynamak. Elbette yatmadan, hileye karışmadan, takımın imajına zarar vermeden maçı bitirmek. Eğer bizi yenerlerse, Galatasaraylı duruşuyla şampiyonu selamlamak, misafirperverce uğurlamak ve canımız Galatasarayımızı bağrımıza basmaktır.

Sülüklerin hevesinin kursağında kalacağı bir hafta ve bitiminde bir sezon diliyorum.

19 Nis 2010

Galatasaray Bursaspor Maçının Stratejisi

Takip eden var mı bilmiyorum? Bu hafta Hollanda liginde Feyenord, Tivente ile karşılaştı. Feyenord Ayaks ilişkisinin yanında bizim Fenerle olan ilişkimiz fair play ödülü alır. Tivente Ayaks'ın 1 puan önünde ve dün Feyenord'la maçı vardı. Feyenord'lu azılı taraftarlar hafta arasında kendi takımının antrenmanını basıp, Ayaks şampiyon olmasın diye futbolcularına Tivente'ye yenilin talimatı verdi. Sonuç; Tivente, Feyenordu 2-0 yendi. Olay bu hafta oynanacak Bursa maçı ile aynı. Biz Bursaspor'u yenersek Fenerbahçe şampiyon olacak. Şimdi ne yapmalı sorusu karıştıracak taraftarın kafasını. Dün esefle seyrettik Fener-Beşiktaş maçını. Bu zamana kadar hakemlerle ilgili pek bir şey söylemişliğim yoktur. Hakem kendi eliyle bize gol atsa bile laf söylemem. Hatta bu yaratık, ilk yarıdaki maçta bizi doğradığında bile kem söz söylemedim. Ne var ki dün aşşağılık Bilica o bok çukurunu kazarken seyretti ya, bu hakem bırakın hakemliği insan bile değil benim için. Aslında gözlerden kaçıyor asıl suçun büyüğü karşı tarafın yan hakemindeydi. Fener'in büyük maçlarının altın yan hekemi. Orta hakemin bile önüne geçti. Gel gelelim yine de maçı hakeme bağlamam. At kardeşim penaltıyı, üstelik bana göre penaltı vermese bile bir şey demezdim o pozisyona. Önceki penaltıydı esas. Bir de hakemin iyisi için denir ya gördüğünü çalsın diye. Bence iyi hakem görmediğini çalandır.Gördüğünü çalmak marifet mi, herkes görüyor. Dün maçı anlatan spikerler gördüler Bilicka'nın yeri eşelediğini. Yine de kabahat hakemde değil, gördük Fener kaptanını, maçı kazanmak için nerdeyse tribüne çıkıp amigoluk yapacak. Beşiktaşlıların hiç biri görmedi mi pisliğin yaptığını. Beşiktaş kaptanı o an ne yapıyordu acaba? Hangi Beşiktaşlı futbolcu itiraz etti? Maç bitiminde konuşmak kolay, ne oynadın ki yenilgiye kılıf arıyorsun. İstese Bobo penaltıyı diğer kaleye atardı, öyle bir hakkı olduğunu biliyor mu acaba? Konuyu dağıtmayalım, kendimize bağlayalım. Puan cetveli haklı mı ona bakalım. Fenerbahçe bizi 2 defa yenmiş, 6 puan fark olması lazım ki 4 puan var önde olmak hakları. Biz Beşiktaş'tan 3 puan öndeyiz o tam oturuyor. Fener'in Bursa'ya averaj dezavantajı var. 1 puan Bursa önde. Bursa 3 büyüklere puan üstünlüğü sağlamış önde olması normal. Bu kadar kötü oynanan ligte belki de son yılların en adaletli dağılımı olmuş. Gök tanrı sıralamayı çok güzel götürdü şu ana kadar. Ve geldik final sayılabilecek bir haftaya. Ve biz işte bu durumda ne yapmalıyızın cevabını arıyoruz. Ellerde hesap makinaları, önümüzde kalan maçlar fallardan fal bakıyoruz. Beşiktaş rahatladı. Hatta son maçta Bursasporla barışma şansını yakaladı ki bu şansını asla tepmez. Hele dünkü maçta dayak yiyen Beşiktaş'lı futbolculardan hiç biri, gelmiş geçmiş en aşağılık yabancı futbolcu olan Bilika'ya şampiyonluk kupasını elletmez. O maçı kazasız belasız yenilip, yıllar önce Rize'ye yenilişlerinin diyetini öderler. Ve analarının ak sütü gibi de helal olsun mağlubiyetleri. Olan bize bile olsa o maçta yenildi diye Beşiktaşlılara kızmam. O halde bizim Bursaspor'u 2-0 yendikten sonra hesap yapabileceğimiz bir Kayserispor maçları var. Vicdanı olan hangi futbolsever o maçta Bursaspor'un yenilmesine sevinir. Ben kendi payıma taraftara acır, hakem olsam Bursaspor'un kazanmasını sağlarım. Kayseri maçı Kayseri'de olsa Kayseri yensin isterim ama Bursalı küçük çocuklara kıyamam. Fenerbahçe'yi yenebilecek en yakın takım, daha doğrusu hoca Yılmaz Vural'dır. Bana göre bizim liglerin en büyük 3 hocasından biridir.( Güvenç Kurtar ve Giray Bulak diğerleri) Bir hakem faciasına ya da derinden bir darbeye kurban gitmezse Hacıhüsrev'i dar edecektir kimsenin şüphesi olmasın. Ancak havaleyi Yılmaz Vural'a gönderip yan gelip yatmak yok. Pazar günü taraftarlık tarihinin en büyük imtihanı vardır. Taraftarım diyenler için işte hodri işte meydandır. Bursalı ve Galatasaray'lı taraftarlar el ele kol kola Yılmaz Vural'a desteğe koşmalıdır. Bu büyük bir görevdir ve büyük Yılmaz Vural'a minnettir. Saat 5 gibi Fener'in işi bitiririlecek marşlarla, şarkılarla Mecidiyeköy'e akılacaktır. Fener diyetini Kasımpaşa'da ödeyip kurtulamayacak kimse korkmasın. Asıl bela Ankaragücü maçında karşılarına çıkacaktır. 25.000 Ankaragüçlü ve Bursalı Fenerbahçe'yi ve pislik futbolcularını başı önde gönderecektir. Her iki takım da en az berabere kalır ve bizimle aynı puana gelirler. Rıza'dan medet bekleyen kutup ayısından çölde hizmet beklesin. Bir güzel yenilir ve abilerini ürkütmez. Trabzonspor bu ne yapacağı belli olmaz. Şampiyonluk potasından uzaklaşmış Fenerlileri ikinci olup Şampiyonlar ligine katılma hesabı tatmin etmez. Beni etmiyor da onları nasıl etsin. Zaten hangi takımımız ikinci olupta seri başı bir takımı eleyip turnuvaya katılmış? Yani sevgili taraftarlarımız. Biz şampiyonluğu Sivas'ta bıraktık. Galatasaraylıyız ve bu güne kadar takımımız yenilsin diye hiç düşünmedik. Yine düşünmemeliyiz belki, ama ben kendi fikrimi yazıyorum. Bana katılmayanın fikri de mutlaka doğrudur. Yani bu maç serbestsiniz. Ben hele ki Fener, Kasımpaşa'yı yenmişse kuzu kuzu kartımı Bursalıya vermeye, kapalıda yeşil beyaz atkı açmaya kararlıyım. Hayatımda ilk defa takım yenildi diye sevineceğim. Bu takım Bursaspor olmasa yine bir dereceydi, ne var ki Şampiyonluk şarkılarını bu sezon en çok Teksas söyledi, son maçta da söylemek en çok onlara yakışacaktır. Ve ben o son maçta Teksas'a davetliyim, onların arasında olacağım.                                                                             

17 Nis 2010

68 Dakikalık Maç; Manisaspor 1- Galatasaray 2

Çok geç oldu çok. Defansta kazmalardan çektiğimiz, 20 metre pas atamayan futbolcularla oynadığımız maçlara gel de yanma. Milli takımın bütün stoperleri bizde, hepsini toplasan bir futbolcu etmiyorlar. Nihayet Surinamlı feryadımızı duydu, ligin en kötü stoperinden bizi ve takımı kurtardı. Hakan Balta stoper olmakla kalmadı, Caner'den sol bek icat edilmesine yardımcı oldu. Şu an defans hattı Sabri hariç mükemmel. Üstüne üstlük, hiç sevmediğim kaleci Aykut'a artık sempatiyle bakmaya başladım. Böyle giderse seneye kaleyi kendisine vereceğim. Çok iyi kalecilik yapıyor diye değil. neticede bizim bok çuvalı dediğimiz kalecimizden Türkiye'nin en iyi kalecisi sadece bir gol az yemiş. Yani önemli değil,  Galatasaray kalecisinin gol yemesi, ben Galatasaray kalecisinden topları şişirmemesini istiyorum sadece. Ve gördük ki iki maçtır, her topu şişiren Aykut, topları elle önündeki adamlara aktardı. Bütün toplar oyuna bilinçli sokuldu, belki de şişirme toplar Servet yüzünden oluyordu. Kaleciye top geldiğinde, dönüp bakmıyordu topu kendisine atar belki diye. Afferin Aykut diyorum, senin yediğin goller batmıyor artık bana.

Biz yırtındık bütün sezon boyunca. Orta sahada iki kazmayla oynuyoruz diye. Gördük iki maçtır yapılan pas trafiğine, bu maç % 65 le falan oynamışızdır. Ne zamana kadar? Elbet benim, baş çelişkim oyuna girene kadar. 68. dakikada Arda yerine 16 numara girdiğinde maç benim için bitti. Elano'nun kaçırdığı top dışında kaleye gidemedik. Gidemediğimiz gibi kendi kalemize gol attık, az daha bir gol daha yiyip tarzan gibi bağıracaktık Manisa'da. Ben mi üstüne çok gidiyorum bu adamın ama oynadığı futboldan tiksiniyorum. O oyunda olduğu sürede bizim iyi oyun oynamamız imkansız.

Arda Turan'ı acaba nasıl mutlu edeceğiz? Maçın başında civar illerden gelen senede bir dafa seyredenlerin tezahüratına icabet etmemiş. Surat bir karış, gözünün feri gitmiş. Attığı gole bile sevinmeyecek duruma gelmiş. Durumu vahim, bakalım altından neler çıkacak sezon sonunda? Yeter be kaptan fazla naz aşık usandırır. hep beraber bok ettik işi, bari şu son 4 maçı kazanıp bekleyelim sonucu.

Elano'nun adaptasyon süresini bekliyoruz haliyle. Kazasız belasız Dünya Kupasında oynaması bizi de gururlandıracak. İdare eder futbolunu oynuyor, toplara fazla girmiyor. El Çiko gün geçtikçe takıma yerleşti, seneye çok daha büyük maçlar oynayacak eğer kalırsa. Ancak biri var ki, adaptasyon falan hak getire. İnsan futbolcuysa oynar kardeşim, Lukas Galatasaray savunmasında parladıkça parlıyor. Dünya kupası umurunda değil gibi giriyor toplara. Popescu özlemimiz Lukas'la birlikte sona ermiştir.

1-0 galip olduğumuz 67 dakikada değişikliğe karar verdi Reykart. Arda o anda gol att(ır)ı. Hoca kararından dönmedi gol oldu diye. Anlaşıldı, 1-0 ın üstüne yatmaya karar vermişti, takım ikinci gole çok yaklaşıpta atamayınca. 2-0 olunca ballı ekmek kadayıfı oldu yatmaya karar veren hoca ve takım için. Gol yemeden maçı bitiremeyiz ya, kimse atamayınca çok da iyi oynayan Örümcek çaktı kafayı. Ben böyle bir kafa vuruşunu görmemiştim şimdiye kadar Topal'ın. Sonrasında acabalar başladı. Totemler tutuldu, kornerleri bile kullanmayıp vakit geçirmeye oynadık.Deplasmandaki en iyi oyunu oynadığımız halde maçı zor kazanmış olduk.

Sabri'nin çıkıp, Emre'nin girmesini ben yatmaya bağlamıyorum. Bizim kendi öz evlatlarımıza bir haller oldu. Sabri sakatken geçirdiği zamanda öğrendiği bütün şeyleri unutmuş. 2 sene önceki futboluna dönmüş, her şeye yeniden başlayacak gibi. Reykart seneye Sabri'siz bir takım kurar.

Kara Şimşek bu maçta da fantastik hareketlerini gösterdi bizlere. Yanlız adamımızın kafası ayaklarından az çalıştığı için şu an hakettiği yerde değil gibi. Takla atması da yasaklanmış, iyi olmuş. Düşüp bir tarafını kıracak diye korkuyorduk.

Şimdi yarın geçeceğiz televizyon başına, hayatımızın en zevkli maçını izleyeceğiz. Maçın sonucu ne olursa olsun bize yarar. Ortada 3 puan var, beraberlik halinde kaybedilecek 4 puan bizim için en evla sonuç olur. Dün Bursaspor'un dandik gollerinden sonra bu ligte her şey olabilir diyorum. Sivas maçından beraberlikle dönmeseydik kesin şampiyon olacaktık. Ben Bursaspor'un devrileceğini düşünüyorum sonuç böyle olursa büyük Bursaspor taraftarına çok üzüleceğim. Bu sezonun taraftar şampiyonu Teksas'tır.

En iyi Lukas, en kötü Sabri'nin oynadığı maçtan alınan 3 puan, serumla yaşamamızı sağladı. Canımız çıkıncaya kadar umudu kesmeyeceğiz.

13 Nis 2010

ultrAdnan, Çapulcu Haldun

Taraftarlık zor zanaattır, son maça gidenler, lafım sizlere. Kendini bilen biliyor, yarası olan gocunsun isteyen de bir daha beni okumasın. Kapalının önüne dikilmiş üç beş tane çapulcuya da lafım yok benim. O her maça giden, reis dedikleri, başkan dedikleri zatı muhteremleri 40 yıldır tanırım ben. Her hangi bir tezahüratı söyleyebilsinler, ilk maçta Fenerbahçe bayrağını alırım elime, bir daha Galatasaray'ın ismini bile anmam. Ama dedim işte lafım o tetikçilere değil. Onlar bu orta oyununun en zavallı insanlarıdır. O tetiği çektirenlerle benim işim.

Maçtan 3 gün önce açıklandı, o ne olduğu anlaşılamayan, hedefinin neresi olduğu belli olmayan tezahüratın yapılacağı. Jo lavuğunun ıslıklanacağı, Arda Turan'ın kulağı çekileceği, Reykart'ın devre dışı kalacağı, taraftarın bölüneceği. Bunları yaptıan akıllı adamların da yok Galatasaray'la işleri. Yöneticiliği bıraksınlar ve bir daha yönetci olmayacaklarına karar versinler maça bile gelmezler. (Örnek; Ergun Gürsoy) Kimbilir ne puştluk düşünüyorlardır. Senelerdir getirdikleri bunca yabancıya kaptırdıkları paraların hesabını soran yok. Galatasaraylılığın ne olduğunu kendileri biliyormu ki, gelenlere öğretsinler. Onlar için tek gaye, taraftarı uyutsunlar, iki senede bir sırayla seçilsinler, padişahlıklarını sürdürsünler. Haldun'u kim tanırdı yönetici olmasa, beni bile şurda yazıyorum diye 250- 300 kişi tanıyor. Adnan Polat belki de şirketini iflastan kurtardı sayemizde.

Arda Turan; bu ülkede son yıllarda gelmiş geçmiş en büyük futbolcudur. Oynamadığı maçlarda gördük, pozisyona bile giremedik. Yani, Fener maçında oyuna sakat sakat girdikten sonra maçı çevirseydi, bırak Sinem'i Paris Hilton'u bile götürmesi için 10.000 kişi bağıracaktık. Bırakın lan bu işleri, o bilmiyormu sanki taraftarla barışmak için yapması gerekeni. Alır takımı maçtan önce, getirir kale arkasına, başlarını eğerler olur biter. Taraftarın takıma sitemi sevgidendir, ancak başımızdaki belaların yaptırdığı şeylerin sevgiyle alakası yok. Arda gibi başka kaç tane futbolcun var ki gitsin diyorsun. Bizim en büyük özelliğimiz di oysa, takımda ilk 11 den en az 4 kişinin kendi evladımız olması.

Arda Turan'ı satmak istiyorlar bence, bunun en kolay yolu taraftarın gözünden gönlünden düşürmek. Aksi durumda, kupa kaldırmış Arda'yı satabilirlermi? Demek kaleye seneye yabancı almayacaklar, Leo'yu ıslıklatın, protestoya devam edin talimatı tetikçilere. Jo kim ya, onu kim aldıysa zararı ondan tahsil etmemiz lazım. Esas protesto bunun için yapılmalı. Yazıları ters asmışlar çapulcular, ne zaman girdiniz o stada. Hepinizi tanıyorum, bedava aldığınız konbinelerinizi Fener maçında 500 liraya sattınız. Sonra her zamanki fare deliğinden içeri alındınız. Hiç biriniz tezahürat yapmasını bilmez, forma giymez, tipleri kayık, ağızları ishal.

Bizim 40 yıldır tribünlerdeyiz diye övündüğümüz, tribünler bunlar değil çocuklar. 14 sene beklemişler, ne beklemesi? Darwell'i ilk geldiği sene linçten Alman polisi kurtarmıştı. Daha dündü, Fener'e yenilen İmparator Terim, takım otobüsünden kaçarak canını zor kurtarmıştı bunların elinden. Gittikleri her deplasmanda olay çıkaranlar, her biri sabıkalı, bir o kadar tehlikeli yaratıklar. Çıkmışlar iyi okumuş terbiyeli gerçekten taraftar olmak isteyen yığınlara liderlik taslıyorlar. Aslanları kedilere boğduran, Haldun, bu tezgahın baş sorumlusudur. Şu an tartışma sıfırdır, ligin Belediyespor dahil en kötü taraftarı Galatasaray taraftarıdır. Maç başlar alır bir meleme melodisi, sahadaki oyunla alakası olmayan bir desibelle yırtarlar bir taraflarını. Köylere, yaylalara giden bağırtılar. Bir maç''yensen de yenilsen de'' diyenler, bir sonraki maç '' sizin gibi ruhsuz görmedik'' derler. Ne gördünüz ki lan siz. Ben Arda Turan olsam, bağırmayın daha iyi diye beyanat veririm.

Bataklıktaki sivrisineklerle uğraşalım istiyorlar. Yeni stadyumda bu çapulcular kendiliğinden asimile olurlar. Numaralıdaki, durumdan vazife çıkarıp bağıranlar, işte o meşhur 14 sene şampiyonluk görmemiş çocuklardır, iyi bakın onlara. Ceplerinden verecek olsalar paraları da olsa hangi çapulcu 4.000 dolar verip de o tribüne gider? Ben numaralı tribünlerden şimdiye kadar hiç bir maçta en ufak bir protesto sesi duymadım.

Taraftarın Fener maçında tribünleri yaktığında içlerindeydim. İşte odur devrim, yapacaksan onu yapacaksın. Takımı tamamen değiştirteceksin. Bugün küfrettiğin futbolcuyu, yarın önüne çağırmayacaksın. İşin çok kolay yolu vardı oysa. Hiç bir futbolcuyu maç öncesi şova çağırmasanız yeterdi. Merak etmeyin bizden aptal değil futbolcular, anlarladı demek istediğimizi. Arda'dan benim beklentim yokmu kaptan olarak? Var elbet, misal Fener'e yenildikleri gece alem yapanın izini sürmek, yakaldığında da kafa göz girişmek. Biz neler gördük, kaptan Büyük Mehmet, son dakika da Antiç'ten dandik bir gol yediğinde laleci Bahattin'e sahanın ortasında yapıştırmıştı tokadı. Sende döv Leo Franko'yu, bok çuvalı bir maç kurtaramamış çıkartma çapulcu taraftarın önüne, kendiniz kesin cezayı. Her türlü harekete verilecek cevabım var benim Galatasaraylılık mazimde. 14. şampiyonluk geldiyse o çapulculara karşı tribünlerde verdiğimiz savaşla gelmişti. Hatırlayan varsa bilmem, şimdikinden çok daha beter girmiştik son düzlüğe. Takım Rize'de yenilmiş, 3 maç kala şampiyonluk muczelere, 15. seneye kalmıştı. Kocaelispor maçında o zamanın çapulcuları, takımı, Darwell'i dövmeye hazırlıklıydı. Şimdiki gibi değil tam 2 misli insan vardı tribünlerde. Küfürlü tezahüratı yaptırmak isteyenlere karşı, bilinçli taraftarlar olarak çıkmıştık betonun üstüne. Susturduk, takımı bağrımıza bastık, aynı anda Malatya'dan gelen gol haberiyle biraz umutlanır gibi olduk. Sonraki hafta Antalya'da biz galipken, İnönü'de bir mucize oldu. Son dakikada Denizli, Beşiktaş'la berabere kalarak son Eskişehir maçına lider çıkmamızı sağladı. Ne oluyoruz be, paçası sıkan benle iddiaya girsin, her maçı kazanırsak şampiyon biz oluruz.

Oyunlara gelen, maşa olan, maçtan ekmek yiyen çapulcu tayfasını alt etmemiz imkansız. Bizim feryadımız, bizimkilere, siz o maşaların maşası olmayın yeter. Bırakın tezhürat yapmayı, yaptırmayı, konuşmayı bile bilmeyen adamlardan uzak durun. Gerekirse bir sezon onların bulunduğu yerden kombine almayın. Korkmayın Galatasaray'a bir halt olmaz. Daha da gerekiyorsa bir sezon maçlara gitmeyin. Yapabiliyorsanız yöneticilere ulaşmaya çalışın. Onların foyalarının çıkmasına yardımcı olun. İnanın bu sezon saha sonuçları gelmemişse bunun tek sebebi dışarda Haldun- Adnangiller, içerde lanet olası 16 numaradır. Dolduruşa gelipte çapulcunun tezahüratına eşlik eden bizimkilere gelince, bu maç sarı kartla kurtuldunuz benden. O da Galatasarayı ne kadar çok sevdiğinizi bildiğim içindir, son sözlerim şudur.

Sizin dün yaptığınız şeyleri, çok daha haklı olduğumuz halde biz yapsaydık, bugün sizlerin'' sizin gibi ruhsuz görmedik'' diye bağıracağınız bir takımınız bile olmayacaktı. Dün sizin kaptan Arda'ya yaptığınızı biz Cüneyt'e yapmış olsaydık, Avrupa Şapiyonu takımımız var diye övünen tek bir Galatasaraylı olmayacaktı. Zor zanaattır Galatasaraylılık, öyle formayı giyip, tribünde iki bağırmakla, üç sövmekle taraftar olunmuyor. Aklınızı başınıza devşirin, Galatasaraylı olduğunuza şükredin.

11 Nis 2010

Diyarbekirliymiş Adı Bahtiyar; Galatasaray 4- Diyarbakırspor 1

Şamar oğlanına çevirdiler bu sene Diyarbakırspor'u. Bir stada gidiyor taşla sopayla kovalıyorlar, bir başka yerde 4 bir taraftan tribüne çağırılıyorlar. Yok mu kardeşim şunun ortası? normal muamele yapsanız ya.

Sahaya çıkan kadroyu gördüğümde fark olacağına kehanet ettim her Galatasaraylı gibi. Ben sezon başından beri söylüyorum, Servet ile 16 numara bizim iyi futbol oynamamızı engelliyor diye. Bir ara televizyon 4-0 iken yedek kulübesini gösterdiler, zaten spiker de söyledi, Servet sanki Diyarbakırspor'da oynuyor gibiydi. Surat 5 karış, Galatasaray'ın yendiğine sevinmişse eşşoleşşek olayım. Aynı şekilde diğeri, umarım tamamen kurtulmuşuzdur.

40 senedir içinde bulunduğum tribünlerden bu maç iğrendim. Ağlama, meleme, Galatasarayı akıllarınca çok sevme. Tamam kardeşim, takımın son maçlarda oynadığı oyun için hepimiz aynı fikirdeyiz. Son Sivas maçından kaç kişi  vardı sahada sanki? Bir musibet, bin nasihatten daha önemliymiş, demek kazmalardan kurtulmamız için çok puan kaybetmemiz gerekiyırmuş. Takımın hele gündüz oynanan maçtan sonra umudu sürerken, Beşiktaşlı bile çıkmayan candan umut kesmemişken, her şeyin olabileceği bir ligte bu teslimiyet nedendir?

Arda Turan tepkilerden en çok etkilenen oyuncu oldu. Morali sıfırın altında bir maç çıkardı ki, taraftar Arda konusunda yanlış düşünüyor. Oynamadığı 5 maçın 4 ünü kazanamadık. Ölüsü yeter bu takıma. Onu da bitirip, sülükleri güldürmek neyin nesi? Zayıf rakip karşısında da olsa görüldü ki Milan Baros'suz geçen haftalarda neler kaybetmişiz. Gol vuruşlarını özlemişiz.

Bugün her iki bekimiz dışında takımda herkes iyi oynadı. Caner ve Sabri çok top kaybettiler, takıma katkıları hiç olmadı. Hatta Sabri anlaşılan kaybedilen maçlarda yapılan bireysel hatalardan hiç ders almamış. Beyin özürlü olduğu için, her şey beklenir Sabri'den. Yaptığı yan pası bu kez Aykut içeri almayarak Sabri'yi kurtarmış oldu. İşte takım olmak dediğimiz şey bu, biri bir aptallık yapsa dahi diğerleri onu kurtaracak.

Aykut beklentilerimi boş çıkarmadı. Çerçeveyi bulan topun içeri gireceğinden emindim. Sanırım Aykut'un boş geçtiği maç yok. Ancak ben peşin yargılı olmadığımdan, ne kadar yerdiysem o kadar da överim. Bu maçta özellikle baktım tek bir top hariç hiç top şişirmedi. Demek ki bu işe el atılmış. benim beklediğim kaleci işte böyle bir kaleci olmalı. İstediği kadar yesin ama topu oyuna elle, bilinçli olarak soksun. Bu maç itibariyle Aykut için geri dönüş yapabilirim. Kurtarma işine gelince, o topu sanki Leo yemeyecekmiydi sanki?

Galatasaray öyle aman aman bir futbol oynayarak fark atmadı. Ancak kolay değil, taraftar kösteğiyle o kadar kötü oyunlardan sonra, ne olacağı meçhul bir maça çıkmak. Usta işi goller maçın rahat geçmesini sağladı. El Çiko'nun da gol atmasını çok istedim ancak takımda kalması adına umutlandım. Reykart'ın takımında olması gereken bir futbolcu. Taraftar'dan Surinamlı'ya verilen destek çok iyi oldu. Bu arada numaralı taraftarı gerektiğinde devreye girmesini bildi.  Takıma tezahürat yaptılar. Protestolar çok sıktı, çapulcu daha çok sıktı.

Reykart'ın Jo'yu içeri alırken taraftarın ıslığı, onların bu maçta tek doğrusuydu. Galatasaray'a yakışmayan futbolcunun derhal bileti kesilmeli. Burası Rusya'nın CSK takımı değil kardeşim. Belediyespor'da oynasan tamam, taraftarın yok, profesyonelsin ama burası Galatasaray. Hele Fener maçından yenilgiyle çıktıktan sonra gülemezsin bile. Aynı şeyi, Sabri yapar mı?

Cuma'dan beridir maç yayınlıyor televizyon. 3 maç 0-0 bitti. Baros'a özel ikramiye vermesi lazım yayıncı kuruluşun. Malları bit pazarına düşmek üzereydi.

Noktayı Lukas Neil için koyuyorum. Maçın adamıydı, savunmada teknik bir futbolcuyu ne kadar özlemişim. Helal olsun diyorum kardeşim sana.

Ziya Doğan'ın bok ettip kaçtığı takımın başına geldin Güvenç Kurtar. Aldığın enkaz toparlanacak gibi değil. Adın bahtiyar, suçun doğudan saz çalmak. Dünya'yı dar ederler adama. Memleketine bile sokmazlar adamı. Geçmiş olsun.